ÖZET: Başvuran, Samsun Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nde memur olarak çalışırken yaş haddinden emekliye sevk edildiğini ve emekli ikramiyesinin, askerlik süresi dahil 44 yıl 3 ay hizmet süresi üzerinden değil, yalnızca 40 yıl üzerinden hesaplandığını belirtmiştir. Başvuru, Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde geçen askerlik nedeniyle işten ayrıldığı sürelerin emekli ikramiyesi hesabında dikkate alınmasını talep etmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, başvuranın emeklilik işlemlerinde 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi çerçevesinde, 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam ettiğini açıklamıştır. Başvuranın, Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde 1/7/1978 – 1/6/1983 tarihleri arasında çalıştığına dair kayıt bulunmadığı belirtilse de, başvuranın emeklilik cetvelinde bu sürelerin yer aldığı anlaşılmaktadır. Kurum, başvuranın askerlik sonrası aynı iş yerinde çalışmaya devam etmesi nedeniyle, bu sürelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde işçi olarak geçen sürelerinin emekli ikramiyesi hesabında dikkate alınması gerektiği tespit edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin kabul edilmesi yönünde tavsiyede bulunmuş ve bu kararın Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na iletilmesi gerektiğini belirtmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/14179-S.23.22427

BAŞVURU NO : 2023/7097

KARAR TARİHİ : 07/11/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

ÇORUM İL TARIM VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ

Emekli ikramiyesi işlemleri hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 22/05/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, Samsun Vakıflar Bölge Müdürlüğünde memur olarak çalışmakta iken yaş haddinden resen

emekliye sevk edildiğini, emekli aylığının 44 yıl 3 ay hizmet süresi üzerinden emekli ikramiyesinin ise 40 yıl hizmet süresi üzerinden ödendiğini, bununla birlikte 1/7/1978 – 27/2/1981 tarihleri arasında askerlik nedeniyle işten ayrıldığı işyeri sicil numaralı Çorum-Çankırı Kırsal Kalkınma Proje Müdürlüğü

Çorum İl Müdürlüğünde geçen sigortalı sürelerinin emekli ikramiyesi hesabında dikkate alınmadığını belirterek söz konusu hizmet sürelerine de emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru

konusuna ilişkin 5/8/2023 tarihli ve sayılı yazısında özetle;

2.1) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 4. maddesinin dördüncü

fıkrasının birinci cümlesi uyarınca, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce sosyal güvenlik bakımından 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’na tabi çalışmaları bulunanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu madde ile belirlenmiş esaslar çerçevesinde, yürürlükten kaldırılmış olsa da 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edildiği,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

2.2) Bu kapsamda, 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinin bir ila üçüncü fıkraları, mülga 2829 sayılı Sosyal

Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 12. maddesi doğrultusunda 5434 sayılı Kanun’a tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak geçen hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenebilmesi için iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması gerektiği,

2.3) Öte yandan kıdem tazminatına hak kazanma şartlarının ise 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde

düzenlendiği, dolayısıyla söz konusu maddede belirtilen şartların emekli olan kişiler tarafından sağlanması halinde 5434 sayılı Kanun’a tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak geçen hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödendiği,

2.4) Buna göre, kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarda geçen sigortalı hizmetlere karşılık ikramiye

ödenebilmesi için; bu sürelere karşılık kıdem tazminatı ödenmemiş olması, hizmet akitlerinin veya sigortalılıkların, 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması veyahut feshedilmesi gerektiği,

2.5) Bu çerçevede başvuranın emeklilik sicil dosyasının tetkikinden; 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi

kapsamında ve askerlikte geçen, emekli aylığı bağlanması işlemlerinde esas alınan hizmet sürelerinin aşağıdaki tablodaki gibi olduğu;

İşyeri İşe Giriş Tarihi İşten Çıkış Tarihi Gün

Sayısı

SSK Akçay Kampı 17/6/1974 25/9/1974 68

Tarım Bak. Çorum İl Müd. (Kamu) 1/7/1978 3/3/1981 959

Askerlik 4/3/1981 30/10/1982 600

Tarım Bak. Çorum İl Müd. (Kamu) 1/11/1982 1/6/1983 210

Toplam 1837

2.6) Başvuranın, Vakıflar Genel Müdürlüğü Samsun Vakıflar Bölge Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak

görev yapmakta iken 8/6/2022 tarihinde yaş haddinden emekliye sevk edilmesi üzerine, 16/6/2022 tarihli ve sayılı işlem ile 1. derecenin 4. kademesi intibakı ve (3000) ek gösterge rakamı üzerinden 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(c) bendi kapsamındaki 39 yıl 14 gün fiili hizmet süresi, 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması süresi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamındaki 3 yıl 5 ay 24 gün hizmet süresi olmak üzere toplam 44 yıl 2 ay 8 gün hizmet süresine karşılık 15/6/2022 tarihinden geçerli olmak üzere emekli aylığı bağlandığı, 4/1-(c) bendi kapsamındaki 39 yıl 14 gün fiili hizmet süresi ve 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması süresi olmak üzere emekli ikramiyesi ödenmesine müstahak toplam 40 yıl 8 ay 14 gün hizmet süresinin (40) tam yılına karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği,

2.7) Buna göre başvuranın, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Çorum İl Müdürlüğünde 1/7/1978 – 1/6/1983

tarihleri arasında fasılalı olarak 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında işçi olarak geçen 3 yıl 3 aylık çalışmalarının, istifa edip memuriyete geçmek suretiyle sona ermesi ve askerlik hizmeti sonrasında aynı iş yerinde çalışmaya devam etmesi nedeniyle söz konusu çalışmalarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla memuriyet öncesi çalışmalarının 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazandıran sebeplere aykırı biçimde sona erdiği anlaşıldığından söz konusu sürelerine emekli ikramiyesi ödenmemesi yönündeki Kurum işlemlerinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

3) Tarım ve Orman Bakanlığı Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 18/9/2023 tarihli ve

sayılı yazısında özetle;

3.1) Çorum Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ile yapılan yazışmadan, başvuranın 1/7/1978 – 1/6/1983 tarihleri

arasında çalıştığına dair kayıt bulunmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”

başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin

birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

6) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 4. maddesinin dördüncü

fıkrasının birinci cümlesi ile beşinci fıkrasının birinci cümlesinde;

“Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.

…

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.”

/

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

7) 5434 sayılı mülga Emekli Sandığı Kanunu’nun “İkramiye” başlıklı 89. maddesinin bir ila

dördüncü fıkralarında;

“Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen

Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.

İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.

Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya 5510 sayılı

Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.”

8) 2829 sayılı mülga Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi

Hakkında Kanun’un “Emekli ikramiyesi” başlıklı 12. maddesinde;

“(…) kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır.

Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.

Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır. Bu fıkraya göre emekli ikramiyesi ödenmesinde, birinci fıkra hükümleri de dikkate alınır.”

9) 1475 sayılı mülga İş Kanunu’nun;

9.1) “Kıdem tazminatı” başlıklı 14. maddesinin birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci fıkralarında;

“1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,

Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.

İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

12/7/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.

…

T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle

Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.

Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.”

9.2) “Askerlik ve kanundan doğan çalışma” başlıklı 27. maddesinin dördüncü fıkrasında;

“Herhangi bir askeri ve kanuni ödev dolayısiyle işinden ayrılan işçilerden bu ödevin sona ermesinden başlıyarak iki ay içinde işe girmek için başvuranları, işverenler boş yerlere öncelikle işe alma zorundadırlar.”

10) 4857 sayılı İş Kanunu’nun geçici 6.maddesinde;

“Kıdem tazminatı için bir kıdem tazminatı fonu kurulur. Kıdem tazminatı fonuna ilişkin Kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar işçilerin kıdemleri için 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hükümlerine göre kıdem tazminatı hakları saklıdır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabul

edilmesi hususunda hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12) Başvuran bir numaralı paragrafta da ifade edildiği üzere, 1/7/1978 – 27/2/1981 tarihleri arasında Çorum

İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde işçi olarak geçen çalışma sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmektedir.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

13) Somut olayda başvurana 8/6/2022 tarihinde yaş haddinden emekliye sevk edilmesi üzerine, 16/6/2022

tarihli ve 554945 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu işlemi ile 1. derecenin 4. kademesi intibakı ve (3000) ek gösterge rakamı üzerinden 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(c) bendi kapsamındaki 39 yıl 14 gün fiili hizmet süresi, 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması süresi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamındaki 3 yıl 5 ay 24 gün hizmet süresi olmak üzere toplam 44 yıl 2 ay 8 gün hizmet süresine karşılık 15/6/2022 tarihinden geçerli olmak üzere emekli aylığı bağlandığı, 4/1-(c) bendi kapsamındaki 39 yıl 14 gün fiili hizmet süresi ve 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması süresi olmak üzere emekli ikramiyesi ödenmesine müstahak toplam 40 yıl 8 ay 14 gün hizmet süresinin (40) tam yılına karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği görülmektedir. Bununla birlikte, başvuranın Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde geçen çalışma süreleri bakımından askerlik hizmeti sonrasında da aynı iş yerinde çalışmaya devam etmesi dikkate alınarak söz konusu çalışmalarının bir bütün olarak değerlendirildiği, ikinci dönem çalışmasının istifa edip memuriyete geçmek suretiyle sona ermesi nedeniyle de 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazandıran sebeplere aykırı biçimde sona erdiği gerekçesiyle söz konusu çalışma sürelerine emekli ikramiyesi ödenmediği anlaşılmaktadır. Şu durumda somut olayda uyuşmazlık, başvuranın 1/7/1978 – 3/3/1981 tarihleri arasında Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde işçi olarak geçen çalışma sürelerinin emekli ikramiyesi hesabında dikkate alınıp alınmayacağı hususundan ibarettir.

14) Bu noktada, her ne kadar Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce, Çorum Sosyal Güvenlik İl

Müdürlüğü ile yapılan yazışmadan, başvuranın 1/7/1978 – 1/6/1983 tarihleri arasında çalıştığına dair kayıt bulunmadığı ifade edilmekte ise de; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel

Müdürlüğünün 5/8/2023 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinden söz konusu çalışma sürelerinin emekli aylığı bağlanması işlemlerinde esas alınan hizmet sürelerinden olduğu, nitekim başvuranın hizmet cetvellerinde de söz konusu çalışma sürelerine yer verildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden, başvuranın söz konusu çalışma sürelerinin emeklilik işlemlerinde dikkate alınması gereken geçerli sigortalılık sürelerinden olduğu kanaatine varılmıştır.

15) Bu aşamada öncelikle belirtmek gerekir ki; yasada belirlenen şartlar doğrultusunda kamu çalışanlarına

ödenen emekli ikramiyesi, kamu çalışanlarının aylıklarından yapılan kesintilerden bağımsız olarak, çalışma hayatında istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödemedir.

(Anayasa Mahkemesinin 8/11/2012 tarihli ve E: 2012/33, K: 2012/174 sayılı kararı) Bu yönüyle emekli ikramiyesi, çalışma ilişkisi devam ettiği sürece talep konusu olmayan, çalışanların kamu kurumunda geçirdikleri sürelerin karşılığı olarak verilen, yasaca öngörülmüş mali haktır.

16) Diğer taraftan kıdem tazminatı ise, işçinin uzunca süre işverene bağlı kalması nedeniyle ücretinden

bağımsız bir ikramiye alacağı niteliğinde olan ve çalışma ilişkisi devam ettiği sürece işçinin hak iddia edemediği, ancak kanuni şartların tahakkuku ile talep edilebilir hale gelen ve işverene kanun tarafından yüklenen borçtur. Bununla birlikte çalışma hayatındaki önemi nedeniyle kıdem tazminatının ödenme koşulları, hesabı ve ödeme şekli doğrudan kanunda düzenlenmiştir. Bu kapsamda feshe bağlı haklardan olsa da, iş sözleşmesinin sona erdiği her durumda işçinin kıdem tazminatı talep hakkı doğmamaktadır.

Nitekim 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinde iş sözleşmesinin fesih hallerinden hangilerinin kıdem tazminatına hak kazandırdığı tahdidi olarak sayılmıştır.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

17) Görüldüğü üzere farklı statülerde çalışan kişileri ilgilendiriyor olsalar da hem kıdem tazminatı hem de

emekli ikramiyesi ortak bir deyimle, ilgililerin çalışmalarının karşılığı olarak ödenen toplu bir meblağı ifade etmektedir. Bununla birlikte her iki ödemenin gerçekleşmesi için de çalışma ilişkisinin belirli şartları taşıyarak son bulması gerekmektedir. Nitekim 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesi her iki toplu ödemenin de ne zaman, hangi şartlar altında yapılacağını düzenlemektedir. Ancak farklı hukuki statülere tabi kişileri ilgilendiren bu düzenlemeler, 2829 sayılı Kanun uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emekli ikramiyesinin hesabı konusunda kesişmektedirler. Bu durum ise 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinin dördüncü fıkrası ile 2829 sayılı

Kanun’un 12. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmektedir. Özetle ifade etmek gerekirse mezkûr düzenlemeler, 2829 sayılı Kanun uygulanarak emekli aylığı bağlanan kişilerden, 5434 sayılı Kanun’a tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda işçi statüsünde çalışmış olanların bu hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş ilişkisinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermiş ve kişilere kıdem tazminatı veya bu mahiyette başka bir ödemenin yapılmamış olmasını gerektirmektedir. (2017/1790 numaralı başvuruya ilişkin 11/8/2017 tarihli Tavsiye Kararından)

18) Bu noktada somut olayda, başvuranın Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne ait işyerinde işçi

statüsünde 1/7/1978 – 3/3/1981 tarihleri arasında geçen çalışma süresinin askerlik nedeniyle sona erdiği, askerlik dönüşü aynı işyerinde 1/11/1982 tarihinde yeniden çalışmaya başladığı ve ikinci dönem çalışmasının da 1/6/1983 tarihinde başka bir kurumda memuriyete atanması nedeniyle istifa ile sona erdiği görülmektedir. Öte yandan, Sosyal Güvenlik Kurumunun başvuranın askerlik hizmeti sonrasında aynı iş yerinde çalışmaya devam etmesi nedeniyle her iki dönem çalışmasını bütün olarak değerlendirdiği ve ikinci dönem çalışmasını sona erdiren istifa olgusunun birinci dönem çalışması yönünden de kıdem tazminatına hak kazanmasına engel olduğu sonucuna ulaşarak söz konusu işyerinde geçen işçilik sürelerini emekli ikramiyesi hesabında dikkate almadığı anlaşılmaktadır. Şu halde, başvuranın 1/7/1978 – 3/3/1981 tarihleri arasında Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde işçi olarak geçen ve askerlik nedeniyle sona eren birinci dönem çalışmasının istifa ile sona eren ikinci dönem çalışması ile birlikte bütün olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorununun çözümlenmesi gerekmektedir.

19) Belirtmek gerekir ki, başvuranın her iki dönem çalışmasının bütün olarak değerlendirilebilmesi, iş

sözleşmesinin askerlik nedeni ile sona ermediğinin kabulünü gerektirmektedir. Bu kabul ise askerlik süresince, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde bir nevi askı halinin mevcut olduğunun ispat edilmesine bağlıdır. Bu noktada, 1475 sayılı Kanun’da iş sözleşmesinin hangi hallerde askıya alınmış sayılacağına yönelik genel bir hükmün bulunmadığı görülmektedir. Bununla birlikte mezkûr Kanun’un 27. maddesinin dördüncü fıkrasında işverenlere, herhangi bir askeri ve kanuni ödev dolayısıyla işinden ayrılan işçilerden bu ödevin sona ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek için başvuranları, boş yerlere öncelikle işe alma mükellefiyeti yüklenmiştir. İşçi ve işverenin iradelerine uygun olarak bireysel iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile askerlik hizmetinin iş sözleşmesini sona erdiren bir hal olmaktan çıkarılıp askı hali olarak düzenlenmesi mümkün olmakla birlikte, söz konusu yasal düzenleme ile askerlik hizmeti sebebiyle doğrudan bir askı hali öngörülmediği anlaşılmaktadır. Aksine askerlik hizmeti sebebiyle işten ayrılma, fesih olarak düzenlenmiş ve askerlik sonrası başvuru halinde diğer koşulları da varsa işveren tarafından yeniden iş sözleşmesi yapma yükümlülüğü öngörülmüştür. Bu nedenle, askerlik süresince iş sözleşmesinin askıya alındığından söz edebilmek için bu yönde karşılıklı açık iradelerin varlığının tespiti gerekir. (Benzer

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

bir değerlendirme için bk. Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesinin 5/11/2019 tarihli ve E:2019/2990, K:

2019/19191 sayılı kararı)

20) Nitekim öğretide de, işçinin iş görme edimini yerine getiremediği anda, muvazzaf askerlik gibi ifa

engelinin geçici sayılamayacak ölçüde uzun bir süre devam edeceği saptanabiliyorsa iş akdinin askıya alındığının kabul edilemeyeceği görüşü öne sürülmüştür. (Sarper Süzek, İş Akdinin Askıya Alınmasının

Genel Teorisi, Ankara, 1989, s. 55 vd.) Bu kapsamda somut olayda, askerlik hizmeti süresince iş sözleşmesinin askıda olduğuna yönelik bireysel iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi hükmü bulunmadığı ve askerlik hizmetinin uzun bir süre devam ettiği görüldüğünden başvuranın birinci dönem çalışmasına ilişkin iş sözleşmesinin askerlik nedeniyle sona erdiğinin kabulü gerekmektedir.

21) Sonuç olarak dosya kapsamından başvuranın; askerlik hizmeti nedeniyle kıdem tazminatına hak

kazanacak şekilde sona eren ve askerlik hizmeti süresince iş sözleşmesinin askıya alındığına yönelik bilgi veya belge bulunmayan, ayrıca kıdem tazminatı ya da bu mahiyette herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılan, 1/7/1978 – 3/3/1981 tarihleri arasında Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde işçi olarak geçen birinci dönem çalışma sürelerinin emekli ikramiyesi hesabında dikkate alınması gerektiği anlaşılmaktadır.

22) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık

bağlanan başvurana, askerlik hizmeti nedeniyle sona eren 5434 sayılı Kanun’a tabi kamu kurumunda geçen işçilik süreleri de dikkate alınarak emekli ikramiyesi ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete uygunluk tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

23) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24) 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden

işlemeye başlaması” başlıklı 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin kabulüne;

Başvuranın 1/7/1978 – 3/3/1981 tarihleri arasında Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde işçi olarak geçen çalışma sürelerinin emekli ikramiyesi hesabında dikkate alınarak, başvurana fark emekli ikramiyesinin ödenmesi hususunda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,

Kararın başvurana, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ve Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğunun idareye hatırlatılmasına,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr