ÖZET: Başvuran, Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda çalışan eşinin emekli ikramiyesi hakkındaki taleplerini Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) iletmiştir. Eşinin 37 yıllık hizmet süresinin SGK kayıtlarında 29 yıl 11 ay olarak görünmesi nedeniyle, aradaki 7 yıllık sürenin hizmet süresine eklenmesini ve bu süreye karşılık gelen ikramiye tutarının ödenmesini istemektedir. Ancak SGK, başvuranın eşinin emeklilik sürecinde 30 yıl hizmet süresinin altında kalması nedeniyle talebin yasal dayanağının bulunmadığını belirtmiştir.

SGK’nın açıklamalarına göre, emekli ikramiyesi ödenebilmesi için en az 30 yıl hizmet süresine sahip olunması gerekmektedir. Başvuranın eşinin emeklilik dosyasında yapılan incelemelerde, 8 Ağustos 1927’de göreve başladığı ve 16 Eylül 1964’te emekli olduğu tespit edilmiştir. Ancak, başvuranın talep ettiği 7 yıllık hizmet süresi, ilgili mevzuat gereği emekli ikramiyesi hesaplamasında dikkate alınamamaktadır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvurunun reddedilmesi yönünde bir karar önerisi sunmuştur. İlgili mevzuat ve Danıştay kararları doğrultusunda, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Başvuran, bu ret kararına karşı Ankara İdare Mahkemesi’nde dava açma hakkına sahiptir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 4565-4565 |sayi|53878609-101.07.05-E.53878609-101.07.05-E.

BAŞVURU NO : 2017/11669 2017/ 11669

KARAR TARİHİ : 16/03/2018 |tarih|

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu

BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli ikramiyesi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 20/09/2017 20.9.2017

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığında çalışan eşi ait

Genel Kurmay Başkanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığından aldığı hizmet belgesi ve evsaf kartını

Sosyal Güvenlik Kurumuna göndermiş olmasına rağmen 37 yıllık hizmetin SGK kayıtlarında 29 yıl

11 ay olarak göründüğünü, hizmet belgesi ile SGK kayıtları arasındaki çelişkinin düzeltilerek 37 yıl

hizmet süresi içinde kabul edilen 29 yıl 11 aydan arta kalan 7 yıllık çalışmanın hizmet süresine eklenmesini ve 7 yıllık ikramiye tutarının kendisine ödenmesi suretiyle mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Hava Kuvvetleri Komutanlığının konuya ilişkin 17/ 10/ 2017 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1 Başvuru konusu hakkında yapılan arşiv incelemesi neticesinde tespit edilen ve söz konusu

başvurunun çözümüyle ilgili olabileceği değerlendirilen belgelerin birer örneğin yazı ekinde bulunduğu, 2.2. Başvuranın kızının bilgi edinme talebine cevaben iletilen evsaf kartının bir örneğinin ilgiliye

.

1 / 7verildiğinin bilgisi,

2.3. Başvuranın eşinin Hava Kuvvetleri Komutanlığı emrinde 08 Ağustos 1927 tarihinde memur olarak göreve başladığı ve 16 Eylül 1964 tarihinde emekli olduğunun arşiv dosyasında yer alan evsaf kartından tespit edildiği, 2.4. Başvuru konusu hakkında yargı organlarında sonuçlanmış ya da karara bağlanmış herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığının bilgisi, 2.5. Başvurunun çözümüne yönelik olarak tesis edilebilecek bir idari işlem bulunmadığı, dostane çözüm kapsamında ilgili incelemenin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılması gerektiği, Hususları belirtilmiştir .

3. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün konuya ilişkin 16/ 11/ 2017 tarihli ve E.11481 sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 3.1. Başvuranın yaşlılık aylığı hak ettiği ve kendisine emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin olarak uygulanması gereken mevzuat kapsamında : emekli, malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için ilgililerin en az 30 yıl hizmet süresine sahip olmaları gerektiği, emekli ikramiyesinin hesabında ise 6 ay ve daha fazla hizmet yılı kesirlerinin de tam yıla iblağ edileceği, 3.2. Bu çerçevede başvuranın eşi emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; adı geçenin Hava Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Başkanlığında Sivil Teknisyen olarak görev yapmakta iken 16/ 09/ 1964 tarihinde isteği ile emekliye sevk edildiği, 3.3. Emekliye sevk onayı ekinde alınan Hizmet Cetveline göre 08/ 08/ 1927 tarihinde ücretli olarak göreve başladığı ve 4644 sayılı Kanun gereği 30/ 11/ 1944 tarihinde maaşlı memuriyete geçirildiği, 3.4. Yine, 30/ 11/ 1944 tarihinde yürürlüğe giren 4644 sayılı Kanunun Muvakkat (Ek) 2 nci maddesi gereği Kanunun yürürlük tarihinden geriye doğru en fazla 10 yıl ücretli hizmet süresinin borçlandırılarak 30/ 11/ 1934- 30/ 11/ 1944 tarihleri arasındaki 10 yıllık sürenin fiili hizmet süresine eklendiği, 08/ 08/ 1927- 30/ 11/ 1934 tarihleri arasında geçen ücretli çalışma süresinin ise 4644 sayılı Kanunun amir hükmü gereği fiili hizmet süresine eklenmediği, 3.5. Adı geçenin emeklilik talebi üzerine Kurumun 24/ 09/ 1964 tarihli ve sayılı işlemi ile toplam 29 yıl 10 ay 1 gün fiili hizmetine karşılık 01/ 10/ 1964 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı ve 10 ay 1 gün hizmeti tam yıla iblağ edilerek ( 30) tam hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, 3.6. Adı geçenin 04/ 06/ 2004 tarihinde vefat etmesi üzerine eşi (başvuran)

01/ 07/ 2004 tarihinden itibaren dul aylığı bağlandığı, 3.7. Başvuranın talebi doğrultusunda işlem tesis edebilmek adına : 4644 sayılı Kanuna göre fiili hizmet süresine eklenemeyen ücretli çalışma sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesine kanunen imkan bulunmadığı, .

2 / 73.8. ’ in Kurum kayıtlarına 11/ 08/ 2017 tarihinde geçen 07/ 07/ 2017 tarihli 7 yıl

ikramiye tutarının ödenmesi talepli dilekçesine, ilgilinin eşinin 30 yıldan fazla hizmetinin bulunmadığının görülmesi üzerine ayrıca cevap verilmediği, 3.9. Başvuran ile Kurum arasında ilgilinin başvurusuna ilişkin yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış bir uyuşmazlık bulunmadığı, Hususları belirtilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” 5. 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” hükmü, 6. 03/ 08/ 1944 tarihli ve 4644 sayılı Devlet Memurları Aylıklarının Tevhit ve Teadülüne Dair

Olan 3656 Sayılı Kanuna Ek Kanun Muvakkat 2 nci maddesinde :

“Bu kanunun meriyete girdiği tarihte :

A) Ücretli kadroları kaldırılanlardan ikinci madde mucibince maaşlı memuriyete tayin edileceklerin, B) Bu kanunun altıncı maddesinde yazılı kadrolarda müstahdem bulunanların, C) Mebus bulunanların, D) 1683 sayılı Askeri ve Mülki Tekaüt Kanununa tabi bir hizmette bulunanların, E) Mahsus bir kanunla tekaütlük hakkı tanınmış vazife ve hizmetlerde müstahdem olanların,

Üçüncü muvakkat maddede yazılı esaslar dahilinde talep ederek borçlandırılmaları şartiyle :

1- Muvazenei umumiyeye dahil dairelerde, 2- Muvazenei umumiyeye dahil mütedavil sermayeli daire ve müesseselerde, 3- Mahsus bir kanunla kurulan tekaüt sandıklariyle ilgili daire, müessese, idare ve şirketlerde, 4- Hizmetleri hususi kanunlar ile tekaütlük müddetine eklenen mülga daire, müessese, idare ve şirketlerde, 5- 3670 sayılı kanunla kurulan Milli Piyango İdaresinde ve bunun yerini tuttuğu Türk Hava

Kurumu mülga piyango idaresinde,

3 / 76- 4426 sayılı kanunla kurulan kibrit ve çakmak inhisarı muvakkat idaresinde,

7- Mülga şeker, petrol, barut ve kibrit ve çakmak ihisar idare ve şirketlerinde, aylık ücretli daimi vazifelerde geçen hizmetler ile 2264 sayılı kanunun şümulü haricinde kalan belediyelerde sicilde kayıtlı musaddak kadrolara bağlı daimi vazifelerde, murakabeleri Hükümete ait şirketlerin komiserliklerinde, kadroları bütçelerin masraf tertiplerinden alınmakta iken bir kanunla daimi ücretliler meyanına ithal veya bu kanunla maaşlı teşkilata ilave edilen vazifelerde ve maaşlı hizmetlerden muhtelit hakem mahkemelerine maaşla tayin edilip bu vazifelerde bulunmakta iken maaşları ücrete çevrilenlerin mezkur vazifelerde geçen hizmet müddetlerinin en çok on yılı fiili hizmet müddetlerine eklenir .” hükmü, 7. 08/ 06/ 1949 tarihli ve 5434 sayılı mülga Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun;

“Sandıktan Faydalanacaklar” başlıklı 12 nci maddesi :

“Bu kanunla tanınan haklardan aşağıda (I) işaretli fıkrada yazılı yerlerde çalışanlardan, Türk uyruğunda olmak ve 18 yaşını bitirmiş bulunmak şartıyla, (II) işaretli fıkrada gösterilenler faydalanırlar .”

7.1 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 09/ 07/ 1953 tarihli ve 6122 sayılı Kanunun 5

inci maddesi ile değişik 89 uncu maddesi :

“Emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı ilk defa bağlananlardan bağlanması sırasında ve bağlanmaya esas fiili hizmet müddetleri 30 yılı doldurmuş bulunanlara (Emekli ikramiyesi) adiyle bu aylıklarına esas tutulan vazife aylık veya ücretleri tutarının bir yıllık toplamı ödenir .

Fiili hizmet müddetleri 25 yıl veya daha fazla ve 30 yıldan eksik olanların kurumlarınca resen veya istekleri üzerine emekliye ayrılmaları halinde bunlara 30 seneyi dolduranlar için verilecek ikramiye miktarının 25 veya daha fazla senelere isabet eden nispetteki miktarı verilir .

Bu fıkraya göre verilecek ikramiyenin hesabında 6 ay ve daha fazla yıl kesirleri tam yıl sayılır . Altı aydan az kesirler nazarı itibara alınmaz . …” hükmü, Düzenlenmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9.1 Başvuran, hak sahipliği dolayısıyla eşinin 37 yıllık hizmet süresi için kabul edilen 29 yıl 11

aydan arta kalan 7 yıllık çalışmanın hizmet süresine eklenerek düzeltilmesini ve 7 yıllık ikramiye tutarının kendisine ödenmesini talep etmektedir .

4 / 79.2. Dosya kapsamında başvuranın eşinin hak sahipliği dolayısıyla başvurduğu, hak sahipliği

konusunda herhangi bir tereddüdün bulunmadığı anlaşılmıştır .

9.3. Başvuru, başvuranın iddiaları ve başvuruya konu idarelerin açıklamaları kapsamında değerlendirilmiş olup : başvurunun, başvuranın eşinin 37 yıllık çalışmasından 29 yıl 11 aylık sürenin fiili hizmet süresinden sayılarak arta kalan 7 yıllık çalışmanın fiili hizmet süresinden sayılmadığı iddiası noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır .

9.4. Başvuruyu konu olarak emekli ikramiyesinin hesabında değerlendirilemeyen 7 yıllık sürenin kararımızın 6 no.lu paragrafı kapsamında ücretli kadrolardan maaşlı memuriyete atananların bu vazifelerde geçen en fazla 10 yıllık hizmet sürelerinin Kanunun yürürlük tarihi olan 30/ 11/ 1944 tarihinden itibaren fiili hizmet süresine ekleneceğini düzenleyen hüküm kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır .

9.5. Yine başvurucunun eşinin emekliliğe ayrıldığı dönemdeki meri mevzuat kapsamında emekli ikramiyesinin tespiti açısında uygulanması gereken ve kararımızın 7.1 no.lu paragrafında yer alan hüküm kapsamında emekli ikramiyesi ödenebilmesi için ilgililerin en az 30 yıl hizmet süresine sahip olmaları gerektiği, 25 yıl veya daha fazla ve 30 yıldan az hizmet süresine sahip olanların ise 30 yıl hizmeti olanlara ödenen emekli ikramiyesinin hizmet sürelerine oranlanması ile bulunacak tutarda emekli ikramiyesi alabilecekleri huşundaki düzenlemede emekli ikramiyesine hak kazanma noktasındaki süreler açısından fiili hizmet sürenin dikkate alındığı anlaşılmaktadır .

9.6. 5434 sayılı Kanun kapsamında ücretli çalışılan sürenin emekli ikramiyesi kapsamında fiili hizmet olarak değerlendirilebilmesi için anılan sürenin ya doğrudan kanun tarafından (sandığa gerekli prim ve keseneklerin ödenmiş olası şartıyla) fiili hizmetten sayılması ya da yine kanunla öngörülen borçlandırılmak suretiyle fiili hizmetten sayılan sürelerden olması gerekmektedir .

Başvuranın eşinin 4644 sayılı Kanunun tanımış olduğu hak kapsamında 10 yıllık süreyi borçlanmak suretiyle fiili hizmetten saydırması durumu, ilgilinin söz konusu ücretli çalışmalarında ( 30/ 11/ 1934- 30/ 11/ 1944) tarihleri sandığa prim ödemediğini göstermektedir . Zira talebe konu hizmetler ( 08/ 08/ 1927- 30/ 11/ 1934), 08/ 06/ 1949 yılında kabul edilen 5434 sayılı Kanun ile 14/ 07/ 1965 yılında kabul edilen 657 sayılı Kanunun yürürlüğünden çok önceki döneme ilişkindir .

9.7. Konu hakkında, Danıştay Büyük Genel Kurulunun E.1983/ 3 K .1983/ 12 sayılı kararında :

“T.C. Emekli Sandığına tabi personelin bir kısım hizmet sürelerinin borçlanma yoluyla emeklilik fiili hizmet sürelerine ithaline imkân veren gerek 5434 s. Kanunun geçici 65 inci maddesindeki, bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, I . işaretli fıkrada gösterilen personelin II . işaretli fıkrada yazılı vazife ve hizmetlerde geçmiş olan hizmet müddetlerinin 10 yılının Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde yazıyla Sandığa müracaatla geçici 66 ncı madde gereğince borçlandırılmalarını istemeleri halinde yalnız emeklilik hesaplarında sayılmak üzere fiili hizmet müddetine ekleneceği yolundaki borçlanma hükmünde , gerekse muhtelif tarihlerde bu Kanuna getirilen bazı ek ve geçici maddelerdeki veya bu Kanunun bazı maddelerini değiştiren Kanunlarda getirilen yeni borçlanma hükümlerinde, hep borçlanma imkânı tanınan personelin statüsü belirtilmek ve borçlanılacak hizmet süreleri de, geçtiği vazife ve hizmetler açıklanmak suretiyle tarif edilmiş; …, 5434 s. Kanundaki veya bu Kanuna muhtelif tarihlerde muhtelif Kanunlarla getirilen ek ve geçici maddelerdeki borçlanma hükümlerinde öngörülen süreler içinde başvurulması koşuluyla başvuru tarihinde iştirakçi statüsünde bulunan kimselerin Bakanlar Kurulu

Kararnamesiyle vatandaşlığa kabulleri tarihinden önce geçmiş, yukarıda sözü edilen Kanunlardaki

5 / 7borçlanma hükümleri şümulünde olan hizmetlerinin borçlanma suretiyle emeklilik fiili hizmet

süreleri meyanına ithal edilmesi yolundaki 3 üncü Dairenin E : 82/ 5107, K: 83/ 510 sayılı ve

102.1983 günlü kararı doğrultusunda birleştirilmesine 29.12.1983 tarihinde OYÇOKLUĞUYLA

KARAR VERİLDİ .” şeklinde karar verilmiştir .

9.8. İlgili mevzuat ve anılan Danıştay kararı doğrultusunda hizmet sürelerinin belli bir süreyle sınırlı olarak borçlandırılması hususuna ilişkin düzenlemelerin kanun koyucunun temel hak hürriyetleri ancak kanunla sınırlandırabilmesi kapsamında takdirinde olduğu, 9.9. Başvuranın emekli olduğu tarih itibariyle kendisine uygulanması gereken 5434 sayılı Kanunun;

“Sandıktan Faydalanacaklar” başlıklı 12 nci maddesi dikkate alındığında, 8/ 8/ 1927- 30/ 11/ 1934 tarihleri arasındaki ücretli çalışmasının bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, 9.10. Başvuranın eşi in ücretli kadrolardan maaşlı memuriyete atanması dolayısıyla bu vazifelerde geçen en fazla 10 yıllık hizmet süresinin Kanunun yürürlük tarihi olan 30/ 11/ 1944 tarihinden itibaren fiili hizmet süresine ekleneceğine ilişkin düzenlemeye dayanarak emekli ikramiyesi hesabında değerlendirilemeyen 7 yıllık hizmetinin fiili hizmet süresine eklenmesine kanunen imkan bulunmadığı gibi, ilgilinin emekliye ayrıldığı tarihte yürürlükte bulunan

5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi gereği toplam 29 yıl 10 ay 1 gün hizmetinin yıl kesirleri tam

yıla iblağ edilerek ( 30) tam hizmet yılına emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilen ilgilinin 4644 sayılı

Kanuna göre fiili hizmet süresine eklenemeyen 7 yıllık ücretli çalışma sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesine de kanunen imkan bulunmadığı değerlendirilmektedir .

9.11. Kanun koyucunun 5434 ve 657 sayılı Kanunların yürürlüğünden önceki çalışmaların, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geriye doğru en fazla 10 yıllık süresinin, borçlandırmak suretiyle fiili hizmetten sayılacağı yönünde düzenleme yapmasının, yasama yetkisinin genelliği ve asliliği ilkeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; bu yönüyle, Sosyal Güvenlik Kurumunca gerçekleştirilen işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 10. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; her ne kadar İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı , görülse de başvurucunun Kurum kayıtlarına 11/ 08/ 2017 tarihinde geçen 07/ 07/ 2017 tarihli 7 yıl ikramiye tutarının ödenmesi talepli dilekçesine, ilgilinin eşinin 30 yıldan fazla hizmetinin bulunmadığının görülmesi üzerine ayrıca cevap verilmediği hususunda “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin ilgililere yönelik işlemlerinde de bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

11. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .

.

6 / 7VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

.