ÖZET: Başvuru, emekli ikramiyesi talebi üzerine yapılmıştır. Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun müvekkilinin istifa ettiğini belirttiği yazısına itiraz ederek, işine OHAL valiliği tarafından son verildiğini ve bu süreçte kesintilerin yapıldığını ifade etmiştir. Dolayısıyla, müvekkilinin emekli ikramiyesi alması gerektiğini ve kendisinden yapılan kesintilerin iade edilmesini talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın emekli ikramiyesi talebinin reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kurum, emekli ikramiyesinin, emekli olan kamu çalışanlarına, maaş kesintilerinden bağımsız olarak, çalıştıkları süreler dikkate alınarak yapılan bir ödeme olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca, başvuranın memuriyet görevinden çıkarılma cezası nedeniyle emekli ikramiyesine hak kazanamayacağı ifade edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddedilmesine dair önerisini Kamu Başdenetçisi’ne sunmuş ve yapılan işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilmediğini belirtmiştir. Başvuranın emekli ikramiyesi için kesilen primlerin iadesi talebinin de hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. İdarenin, başvuranın memuriyet görevinin sona erme nedenine ilişkin kayıtların düzeltilmesi gerektiği de önerilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/708-S.1060

BAŞVURU NO : 2018/12276

KARAR TARİHİ : 11/04/2019

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / :

TEMSİLCİSİ

BAŞVURUYA KONU : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

İDARE

SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli ikramiyesi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 12/10/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde vekili Av. tarafından yapılmış olan başvuruda, başvuran vekili müvekkilinin; Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/9994 nolu dosya üzerinden vermiş olduğu Gönderme Kararı sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumunun kendisine cevap verdiğini, cevabi yazıda, müvekkilinin kendi rızasıyla istifa ettiğinden bahsedildiğini, oysa müvekkilinin işine devam ederken dönemin OHAL valiliği tarafından görevine son verildiğini, müvekkilinin, çalıştığı süreler boyunca kendisinden hem sigorta primi hem de emekli ikramiyesi için kesintiler yapıldığını, kendi isteği dışında meslekle ilişkisi kesilmiş olduğundan emekli ikramiyesi alamadığını, çalışması sonucu hak kazanmış olduğu ücretten yapılan kesintiler toplamının müvekkile ödenmemesinin hakka ve hukuka aykırı olduğunu belirterek; müvekkilinin sadece emekli ikramiyesi için kendisinden yapılan kesintilerin iade edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Konuyla ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri

Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 11/12/2018 tarihli ve sayılı yazıda özetle:

2.1. Başvurana 01/02/2018 tarihinden itibaren 11 yıl 5 ay 14 gün 4/1-(c), 3 yıl 2 ay 24 gün 4/1(a), 4 ay 1 gün 4/1-(b) kapsamında olmak üzere toplam 15 yıl 9 gün hizmeti esas alınarak 5434 sayılı

Kanun hükümlerine göre aylık bağlandığı, 2.2. Emekli ikramiyesinin emekli, yaşlılık veya malullük aylığı bağlanan veya toptan ödeme yapılan kamu çalışanlarına, maaşlarından yapılan sigorta primi/emekli keseneği kesintilerinden bağımsız olarak, kıdem tazminatı gibi işverene bağlılığın karşılığı olarak, çalışmada istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince ilgililerin kamuda geçirdikleri hizmet yılı esasına göre tek seferde yapılan bir ödeme olduğu, 2.3. Ayrıca, gerek 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortasında, gerekse 5434 sayılı

Kanunun ilgili maddelerinde, 4/1-(c) kapsamında sigortalı sayılan memurlara ilgili mevzuat esas alınarak, müstahak olmaları şartıyla, Kurumca yapılan emekli ikramiyesi ödemelerine ilişkin olarak, ilgililerden veya kurumlardan bir kesinti yapılacağına dair herhangi bir hükme verilmediği, Kurumca ilgililerden ve işveren niteliğindeki kurumlardan alınan sigorta primi veya emekli keseneği ile kurum karşılığı tutarlarının, hak kazanılması halinde ödeme ya da kesenek iadesine esas hizmet süresinin karşılığı olarak yapılan kesintileri oluşturduğu, 2.4. Dolayısıyla, Kurumca başvuruda belirtildiği üzere emekli ikramiyesi ödemelerine esas olmak üzere Kurumca yapılan herhangi bir kesintinin söz konusu olmadığı, 2.5. Nitekim 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 89 uncu maddesi ile aynı Kanunun,

2008 yılı Eki ayı başından sonra ilk defa 4/1-(c) sigortalı olanlar hakkında uygulanan ek 82 nci

maddesi uyarınca, Kurumca yapılan emekli ikramiyesi ödemeleri için ilgililerden herhangi bir kesinti yapılmadığı, aylık bağlanan veya toptan ödeme yapılan sigortalılardan müstahak olanlara emekli ikramiyesinin Kurumca ödenerek daha sonra ilgiliye emekliye sevk onayını veren kurumdan veya hazineden tahsil edildiği, 2.6. Bu kapsamda, başvurandan emekli ikramiyesine ilişkin herhangi bir prim kesintisi yapılmadığından, ilgiliye yapılabilecek herhangi bir iade bulunmadığı, 2.7. Başvurana, Kurumun 13/08/2018 tarihli ve sayılı yazısı ekinde gönderilen Gönderme

Kararına istinaden, 18/09/2018 tarihli ve sayılı yazı ekinde Kamu Denetçiliği Kurumuna da gönderilen aynı tarihli yazı ile cevap verildiği, 2.8. Başvuran ile Kurum arasında ilgilinin başvurusuna ilişkin yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış bir uyuşmazlık bulunmadığı, İfade edilmiştir.

3. Konuyla ilgili olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Personel Dairesi Başkanlığının

10/12/2018 tarihli ve sayılı yazıda özetle:

3.1. Mülga Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Hakkâri Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü emrinde olarak görev yapmakta iken, 13/09/1991 tarihli ve sayılı Yüksek Disiplin

Kurulu Kararı ile Devlet Memurluğundan çıkarılma cezası verilen ve 02/10/1991 tarihi

itibariyle görevinden ayrılan ’in görevinden çıkarılmasına ilişkin evrakların gönderildiği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 1475 sayılı İş Kanunu’nun “Kıdem Tazminatı” başlıklı 14 üncü maddesi;

“(Değişik birinci fıkra: 29/7/1983 – 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:

1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. (Ek: 25/8/1999 – 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A)

bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun

Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.

…” 7. Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin

Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un “Emekli İkramiyesi” başlıklı 12 nci maddesi; “Son defa

T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir.

Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce kıdem tazminatı veya emekli ikramiyesi ödenmiş süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz

Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır.” 8. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun

8.1. 89 uncu maddesi; “Bu madde gereğince Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen emekli ikramiyeleri, düzenlenecek fatura üzerine Sayıştay ve Danıştay başkanları için kendi kurumları, diğerleri için emekliye sevk onayım veren kurum tarafından karşılanır. Özelleştirilen, faaliyeti durdurulan, kapatılan veya tasfiye edilen kamu İdareleri tarafından karşılanması gereken emekli İkramiyesi tutarları İse, emekliye sevk onayı aranmaksızın ve faturası karşılığında Hazine tarafından karşılanır. Bu fıkraya göre Sosyal Güvenlik

Kurumuna yapılacak Ödemelerin, fatura düzenlenmesini müteakip İki ay İçinde Sosyal Güvenlik

Kurumuna aktarılmasa zorunludur.” 8.2. Ek 82 nci maddesi

Bu madde gereğince Ödenen emekli ikramiyesi, emekliye sevk onayı veren kamu İdareleri (Danıştay

Başkanları İçin Danıştay, Sayıştay Başkanları İçin Sayıştay) itirafından yazı İle istenilmesi üzerine en fazla iki ay içinde faturası karşılığında Sosyal Güvenlik Kurumunun göstereceği hesaplara yatırılır. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından (6) numaralı fıkra uyarınca fazladan ödenecek emekli ikramiyesi tutarları ile (7) numaralı fıkra gereğince ödenecek emekli ikramiyesi tutarları ise yazı ile istenilmesi üzerine en fazla iki ay içinde faturası karşılığında Hazine tarqfindan Sosyal Güvenlik

Kurumunun göstereceği hesaplara yatırılır.” 8.3. Geçici 223 üncü maddesi; “Bu maddenin yürürlük tarihinden önce, mülga 2829 sayılı

Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlar ile ölenlerin hak sahiplerine, varsa açtıkları davalardan vazgeçmeleri ve bu Kanunun 89 uncu maddesindeki şartların varlığı halinde aynı esas ve usuller çerçevesinde emekli ikramiyesi ödenir. Davalardan vazgeçilmesi halinde, mahkemelerce Sosyal Güvenlik

Kurumu lehine hükmedilecek vekalet ücretleri Kurumca tahsil edilmez.

Bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında fasılalı olarak hizmeti bulunan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte aynı kapsamda çalışmakta olanlardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra emeklilik, yaşlılık, malûllük ile dul ve yetim aylığı bağlanacak olanlar hakkında 89 uncu maddenin dördüncü fıkrasının uygulanmasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki fasılalı hizmet süreleri için 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.” hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuru konusu uyuşmazlık, başvuranın Hakkari Bilim Sanayi ve Teknoloji İl

Müdürlüğünde 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa tabi geçen çalışmaları kapsamında ücretinden ikramiye için yapıldığını iddia ettiği kesintilerin kendisine ödenmesi talebine ilişkindir.

11. Emekli ikramiyesinin yasalarda bir tanımı bulunmamakla birlikte, emekli olan memurlara, ölümleri halinde hak sahiplerine, kıdem süreleri dikkatte alınarak, çalıştıkları kurumlarca yapılan bir ödeme olarak tanımlamak mümkündür. Niteliği bakımından kıdem tazminatına benzeyen emekli ikramiyesinin, bu niteliği Anayasa Mahkemesinin emsal bir çok kararında da görülmektedir. Emekli ikramiyesinin kıdem tazminatından ayrıldığı yönlerden en önemlisi ise emekli ikramiyesinin emeklilik aşamasında ödenmesidir. Kişilerin çalıştığı yıllarda maaşlarından bir kesinti yapılmaksızın, bu kişilerin ilgili bulundukları Kurumları tarafından çalışmada istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla yapılan ödül niteliğinde bir ödeme olduğu kabul edilmektedir.

12. Emekli ikramiyesinin emekli, yaşlılık veya malullük aylığı bağlanan veya toptan ödeme yapılan kamu çalışanlarına, maaşlarından yapılan sigorta primi/emekli keseneği kesintilerinden bağımsız olması hususu, gerek 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortasında, gerekse

5434 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde, 4/1-(c) kapsamında sigortalı sayılan memurlara ilgili

mevzuat esas alınarak, müstahak olmaları şartıyla, Kurumca yapılan emekli ikramiyesi ödemelerine ilişkin olarak, ilgililerden veya kurumlardan bir kesinti yapılacağına dair herhangi bir hüküm olmamasından da anlaşılmaktadır. Kurumca ilgililerden ve işveren niteliğindeki kurumlardan alınan sigorta primi veya emekli keseneği ile kurum karşılığı tutarları, hak kazanılması halinde ödeme ya da kesenek iadesine esas hizmet süresinin karşılığı olarak yapılan kesintilerden ibarettir.

Dolayısıyla, emekli ikramiyesi ödemelerine esas olmak üzere Kurumca yapılan herhangi bir kesinti söz konusu değildir. Bu yönüyle başvuranın kendisinden emekli ikramiyesi için kesilmiş olan primlerin iadesi talebinin reddi işleminde, bu şekilde bir prim kesintisi yapılmaması nedeniyle hukuka aykırı bir durum tespit edilememiştir.

13. Diğer yandan, başvurana ikramiyeye hak kazanıp kazanmadığı yönünde de inceleme yapılmış olup, 2829 sayılı Kanun hükümleri uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekli aylığı bağlananlara hangi esaslarla emekli ikramiyesi ödeneceği son olarak 26/01/2012 tarihli ve 28185 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/01/2012 tarihli ve 6270 sayılı Türkiye

Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5434 sayılı Kanunun 89 uncu (§ 8.1) ve geçici 223 üncü (§ 8.3) maddelerinde belirlenmiştir.

Yapılan düzenleme ile daha önce son defa memuriyet görevlerinde bulunma şartına bağlı olarak

belirlenen emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceği memuriyet görevinin ne şekilde sonlandığı esas alınarak belirlenmeye başlanmıştır.

14. 89 uncu maddenin ikinci fıkrasında, birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya

5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi daire,

kuruluş ve ortaklıklarda geçen memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi gerektiği düzenlenmiştir.

15. Geçici 223 üncü maddenin birinci fıkrasında ise, 89 uncu maddede yapılan değişiklikten önce birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanmış olanlara, 89 uncu maddedeki şartların varlığı halinde aynı esas ve usuller çerçevesinde emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği düzenlenmiştir.

16. Buna göre, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesindeki değişikliğin yürürlüğe girdiği 26/01/2012 tarihinden önce birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, kural olarak memuriyet görevlerinin kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi şartıyla emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

17. Kıdem tazminatına hangi şartların varlığı halinde hak kazanılacağı 1475 sayılı İş

Kanunu’nun 14 üncü maddesinde belirlenmiştir. Anılan maddenin başvuranın memuriyet görevinden çıkarılmak suretiyle ayrıldığı tarihte yürürlükte olan hükmüne göre, Kanunda sayılı diğer hallerin dışında, işçilerin hizmet akitlerinin bağlı bulundukları ve Kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla feshedilmesi halinde de işçilere Kanunda belirlenmiş esaslarla kıdem tazminatı ödeneceği düzenlenmiştir.

18. Diğer taraftan, 8/9/1999 tarihli ve 23810 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile yapılan değişiklikler neticesinde 08/09/1999 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazanmak için; kadınlarda 58, erkeklerde 60 veya kademeli olarak belirlenmiş emeklilik yaşının doldurulmuş olması şartı aranmaya başlanmıştır. Aynı Kanunla 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine de “506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,” hükmü eklenmiştir. Bu düzenlemeye göre, 08/09/1999 tarihinden önce çalışmaya başlayanlardan en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödeme gün sayısını tamamlayanlar; bu tarih veya sonrası itibarıyla çalışmaya başlayanlardan ise en az 25 yıl sigortalılık süresi ve 4500 gün prim ödeme gün sayısını ya da en az 7000 gün prim ödeme gün sayısını tamamlayanlar, iş akitlerini kendi istekleri ile sonlandırmaları durumunda kıdem tazminatına hak kazanmaktadır. 4447 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik neticesinde kıdem tazminatına hak kazanma koşulları arasına, aylık bağlanması amacıyla hizmet akdinin feshedilmesi hali yanında, 8/9/1999 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yaş dışındaki emeklilik şartlarını tamamlamış olma hali de eklenerek değişen emeklilik şartları dikkate alınarak maddenin kapsamı yeniden belirlenmiştir.

19. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesindeki 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine yapılan atıf gereği, ilgililerin memuriyet görevlerinden ayrılışlarının kıdem tazminatına hak kazanma

şartlarına uygun olup olmadığı belirlenirken görevden ayrılış tarihlerindeki 14 üncü madde hükümlerinin esas alınması gerekmektedir.

20. Memuriyet görevine son verilmesi veya kamu görevinden çıkarılma da, 1475 sayılı Kanunun

14 üncü maddesinde sayılan kıdem tazminatına hak kazandıran sebeplerden biri olmadığından, bir

diğer ifade ile, kıdem tazminatına hak kazandıran sebeplere aykırı olarak çalışmanın sona ermesi olduğundan, mevcut mevzuat hükümlerine göre çeşitli sebeplerle memuriyet görevine son verilenlerin veya kamu görevinden çıkarılanların memuriyet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmemektedir.

21. Bu çerçevede, somut olayda, Hakkari Sanayi ve Ticaret Müdürlüğünde olarak görev yapmakta iken, Hizmet Belgesine göre 02/10/1991 tarihinde müstafi sayılarak görevden ayrıldığı belirtilen; ancak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından alınan personel sicil dosyasına göre 13/09/1991 tarihli ve sayılı Yüksek Disiplin Kurulu Kararı ile Devlet Memurluğundan çıkarılma cezası verilen ve 02/10/1991 tarihi itibariyle görevinden ayrıldığı anlaşılan başvuranın; 01/02/2018 tarihinden itibaren 11 yıl 5 ay 14 gün 4/1-(c), 3 yıl 2 ay 24 gün 4/1-(a), 4 ay 1 gün 4/1(b) kapsamında olmak üzere toplam 15 yıl 9 gün hizmeti esas alınarak 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli olduğu; ancak memuriyet görevi kamu görevinden çıkarılma ile sona erdiğinden, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde emekli ikramiyesine hak kazanmasına imkan bulunmamaktadır.

22. Diğer bir deyişle, başvuranın talep ettiği döneme ilişkin emekli ikramiyesi alması ile ilgili olarak memuriyet görevinin istifa veya kamu görevinden çıkarılma haliyle sona ermesi bakımından herhangi bir farklılık söz konusu değildir.

23. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; memuriyet görevinden 13/09/1991 tarihli ve sayılı Yüksek Disiplin Kurulu Kararı ile Devlet Memurluğundan çıkarılma cezası verilen ve 02/10/1991 tarihi itibariyle görevinden ayrıldığı anlaşılan başvuranın, kıdem tazminatına hak kazandıracak nedenlere aykırı biçimde sona eren memuriyet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmemesi yönünde idarece yapılmış işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı gibi, emekli ikramiyesi ödemelerine esas olmak üzere Kurumca yapılan herhangi bir kesinti söz konusu olmadığından, başvuranın kendisinden emekli ikramiyesi için kesilmiş olan primlerin iadesi talebinin reddi işleminde de, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir 25. Diğer yandan, başvuranın Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında da yer alan Hizmet

Belgesinde, memuriyet görevinin istifa ile sona erdiği hususu düzenlenmiş ise de, anılan kayıt

gerçek durumu yansıtmamakta olup, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca düzenlenen Hizmet

Belgelerinin doğru şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda ilgili kayıtlarda, başvuranın memuriyet görevinin sona erme nedeni hakkında gerekli düzeltme işlemlerinin tesisi iyi yönetim ilkesinin gereğidir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

26. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURAN vekiline, SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA ve SANAYİ ve

TEKNOLOJİ BAKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi