ÖZET: Başvuran, emekli ikramiyesi talebinde bulunarak, 30/04/2020 ile 14/02/2022 tarihleri arasında ikramiye alırken, 21/09/1994 – 15/07/2002 tarihleri arasındaki çalışma sürelerine ilişkin ödeme yapılmadığını belirtmiştir. Başvuran, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesi gereği, belirtilen tarihlerdeki çalışma sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiğini savunmuştur. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, başvuranın istifasının kıdem tazminatına engel olduğunu ve bu nedenle ilk dönem çalışma süresinin ikramiye hesaplamasına dahil edilemeyeceğini ifade etmiştir.

Kurum, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 4. maddesi çerçevesinde, başvuranın emeklilik talebinin 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre değerlendirildiğini belirtmiştir. Başvuranın istifa ettiği tarihte gerekli sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını sağlamadığı için, emekli ikramiyesi talebinin reddedildiği açıklanmıştır. Ayrıca, başvuranın kıdem tazminatına hak kazanma şartlarını yerine getirmediği için, ilk dönem çalışma süresinin ikramiye hesaplamasına dahil edilmesi mümkün olmamıştır.

Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddine karar verilmiş ve bu karar, ilgili taraflara tebliğ edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sırasında idarenin iyi yönetim ilkelerine tam olarak uymadığını, başvurana hangi mercilere başvurabileceğinin belirtilmediğini tespit etmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/1229-S.23.2076

BAŞVURU NO : 2022/13234

KARAR TARİHİ : 27/01/2023

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli ikramiyesi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 13/09/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran özetle; emekli ikramiyesinin 30/4/2020 – 14/2/2022 tarihleri arasına ilişkin olarak ödendiğini,

kamuda 21/9/1994 – 15/7/2002 tarihleri arasında geçen çalışma sürelerine ise ikramiye ödenmediğini, oysa

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca istifa ettiği 14/2/2022

tarihinde 9889 gün ile 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 gün koşullarını sağladığını, yasanın farklı zaman aralıklarında kamu hizmeti görülebileceğini öngörmesine rağmen uygulamada kamu hizmetinin bir döneme ilişkin olması gerektiğinin arandığını belirterek söz konusu çalışma sürelerine ilişkin emekli ikramiyesinin ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru

konusuna ilişkin 27/11/2022 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 4. maddesinin dördüncü

fıkrasının birinci cümlesi ile beşinci fıkrası uyarınca 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı

Kanunu’na tabi iştirakçilerden 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra yeniden 4/1-(c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlar hakkında yürürlükten kaldırılan maddeleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı, bu kapsamda 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi

Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara, hizmetlerinin 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödendiği,

2.2) Diğer taraftan, 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasına 4447 sayılı İşsizlik Sigortası

Kanunu’nun 45. maddesi ile eklenen hüküm ile 8/9/1999 tarihinden itibaren 506 sayılı Sosyal Sigortalar

Kanunu’nun 60. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde ve aynı Kanun’un geçici 81. maddesinde yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile iş akdini sonlandıranlara kıdem tazminatı ödenmesi imkânı getirildiği, buna göre, 5434 sayılı Kanun kapsamındaki görevinden istifa ederek ayrılanlardan; 8/9/1999 tarihinden önce çalışmaya başlayanlara, 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinde öngörülen en az 15 yıllık sigortalılık süresini ve 3600 prim ödeme gün sayısını, 8/9/1999 tarihinden sonra (30/4/2008 tarihine kadar) çalışmaya başlayanlara, 506 sayılı Kanun’un 60. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen en az 25 yıllık sigortalılık süresi ve 4500 prim ödeme gün sayısı veya sigortalılık süresi aranmaksızın sadece 7000 prim ödeme gün sayısını doldurmaları halinde emekli ikramiyesi ödenebileceği,

2.3) Bununla birlikte yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün

sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile iş akdini sonlandıranlara kıdem tazminatı ödenmesine ilişkin hüküm 8/9/1999 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiğinden sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı ne olursa olsun bu tarihten önce istifa eden memurların emekli ikramiyesinden yararlandırılamayacağı,

2.4) Bu itibarla 21/9/1994-15/7/2002 tarihleri arasında 4/1-(c) kapsamında Sağlık Bakanlığına bağlı tabip

ve uzman tabip olarak görev yaptığı, 15/7/2002 tarihinde kendi isteği ile kamudaki görevinden ayrıldığı, 23/3/2020 tarihine kadar 4/1-(a) bendi kapsamında çalışıp 30/4/2020 tarihinde tekrar kamu görevine girdiği ve bu görevinden de 14/2/2022 tarihinde yine kendi isteği ile ayrıldığı, talebi üzerine 15/3/2022 tarihinden başlamak üzere 4/1-(a) bendi kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı ve 30/4/2020-14/2/2022 tarihleri arasında geçen 1 yıl 9 ay fiili hizmet süresinin ikramiyeye esas (1) tam yılına karşılık 17/8/2022 tarihinde emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilen başvurana, görevinden ayrıldığı 15/7/2002 tarihinde en az 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı şartını sağlamadığı için bu tarihten önceki sürelerine emekli ikramiyesi ödenmediği açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”

başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin

birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “5434 sayılı Kanuna ilişkin

geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarının birinci cümlelerinde;

“Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.

…

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.”

6) 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun “İkramiye” başlıklı 89. maddesinin

birinci, ikinci ve dördüncü fıkralarında;

“Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen

Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.

…

Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya 5510 sayılı

Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri

arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.”

7) 1475 sayılı İş Kanunu’nun “Kıdem tazminatı” başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasının dört ve

beş numaralı bentlerinde;

“Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:

…

Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;

506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen

yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,

feshedilmesi … sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Bir numaralı paragrafta da ifade edildiği üzere başvuran, kamuda 21/9/1994 – 15/7/2002 tarihleri

arasında geçen çalışma sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmektedir.

10) Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca, 5510

sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup, daha sonra 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar hakkında yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılmakta ve bu kapsamdaki kişilerin emeklilik ikramiyesi talepleri 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre değerlendirilmektedir. Bu kapsamda 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca da, 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamında hizmeti

/

bulunanlardan mülga 2829 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara, 5434 sayılı Kanun’a tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenmektedir.

11) Bu açıklamalar ışığında somut olayda, 5434 sayılı Kanun’a tabi olarak 21/9/1994 – 15/7/2002 tarihleri

arasında çalışan ve kendi isteği ile görevinden ayrılan, bilahare 30/4/2020 tarihinde tekrar kamu görevine başlayan başvurana emekli ikramiyesi ödenmesinde 5434 sayılı Kanun hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Şu durumda, 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesi uyarınca mülga 2829 sayılı Kanun’un 8.

maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden yaşlılık aylığı bağlanan başvuranın 5434 sayılı

Kanun’a tabi olarak geçen çalışma sürelerinden, 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona eren dönemlerin emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında dikkate alınabileceği anlaşılmaktadır.

12) Bu noktada, başvuranın kamuda 21/9/1994 – 15/7/2002 tarihleri arasında geçen birinci dönem çalışması

istifa ile son bulduğundan emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında dikkate alınmasına hukuken imkân bulunmamaktadır. Zira kamu kuruluşlarında daha önce geçen çalışma sürelerinin, yine kamu kuruluşlarında geçen son çalışma süresine katılarak emekli ikramiyesi hesabına dâhil edilmesinin temel koşulu önceki çalışmaların kıdem tazminatına hak edecek şekilde sona ermesidir. Buna karşılık başvuranın ilk dönem çalışması istifa ile sona erdiğinden ve istifa 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatına engel bir hukuki işlem olduğundan, bu çalışma sürelerinin emekli ikramiyesine esas alınan son dönem çalışma süresine dâhil edilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan 1475 sayılı

Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasının beş numaralı bendinde, yaş hariç yaşlılık aylığı bağlama şartları oluşan çalışanların kendi istekleri ile işten ayrılmaları durumunda kıdem tazminatına hak kazandıkları düzenlenmiş olup, bu durum istifa olgusunun kıdem tazminatına engel teşkil etmesinin istisnasını oluşturmaktadır. Hal böyle iken, istifa ettiği tarihte yaş hariç, yaşlılık aylığı bağlama şartlarının oluşmadığı belirgin olan başvuranın birinci dönem çalışma sürelerinin, mezkûr hüküm kapsamında değerlendirilmesine de imkân bulunmamaktadır.

13) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın istifa ile sona eren birinci dönem

çalışma sürelerinin emekli ikramiyesine esas fiili hizmet süresinin hesabında dikkate alınması talebinin reddedilmesine yönelik Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

14) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine;

Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi