|
ÖZET: Başvuran, PTT Bursa Başmüdürlüğünde 9/9/1986 – 6/3/1989 tarihleri arasında işçi olarak çalıştığını ve bu sürelerin emekli ikramiyesi ödemesinde dikkate alınmadığını öne sürerek, bu süreler için emekli ikramiyesi talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın istifa ederek işten ayrıldığını ve bu nedenle kıdem tazminatı ödemesi gerektirmeyen bir durumla karşı karşıya olduğunu belirtmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, emekli ikramiyesinin ödenebilmesi için iş ilişkisinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermiş olması gerekmektedir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirirken, PTT’de geçen sürelerin emekli ikramiyesi hesabında dikkate alınamayacağına karar vermiştir. Başvuranın kendi isteğiyle işten ayrılması, bu sürelerin kıdem tazminatı ödemesi gerektirmeyen bir durum oluşturduğundan, emekli ikramiyesi ödemesi için gerekli şartlar sağlanmamıştır. Kurum, başvuranın talebinin reddine yönelik kararında hukuka ve hakkaniyete uygunluk tespit etmiştir. Sonuç olarak, başvuranın emekli ikramiyesi talebi, ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde, kabul edilmemiştir. Karar, başvurana ve ilgili idarelere tebliğ edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/74674-S.20.81176
BAŞVURU NO : 2020/16195
KARAR TARİHİ : 09/09/2020
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
TÜRK TELEKOM A.Ş.
Başvuranın, işçi olarak çalıştığı sürelerin emekli ikramiyesi
BAŞVURUNUN KONUSU :
ödemesinde dikkate alınması talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 03/05/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde çalışmakta iken
16/7/2019 tarihinde emekli olduğunu, ancak PTT Bursa Başmüdürlüğünde 9/9/1986 – 6/3/1989 tarihleri arasındaki çalışmalarının emekli ikramiyesi ödemesinde dikkate alınmadığını, oysa söz konusu çalışması için kıdem tazminatı almadığını belgelediğini belirterek söz konusu sürelere ait emekli ikramiyesi ödemesinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün
başvuru konusuna ilişkin 5/6/2020 tarihli ve E: sayılı yazısında özetle;
2.1) 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun “İkramiye” başlıklı 89.
maddesinde, emekli ikramiyesinin ödenebilmesi için ilgililerin hizmetlerinin hangi kanun kapsamında olması gerektiğinin ve ikramiye ödenmesinde hangi esasların uygulanacağının belirlendiği,
2.2) Diğer taraftan, mülga 2829 Sayılı Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına Tabi Olarak Geçen
Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 12. maddesi gereğince 5434 sayılı Kanun’a tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak geçen hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenebilmesi için iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olmasının gerektiği, kendi isteği ile istifa etmenin kıdem tazminatı ödenmesini gerektiren durumlar arasında yer almadığı,
2.3) Başvuranın emeklilik sicil dosyasının tetkikinden, BUSKİ Genel Müdürlüğünde Daire
Başkanı olarak görev yapmakta iken 19/7/2019 tarihinde görevinden ayrıldığı, talebi üzerine 22/8/2019 tarihli ve sayılı işlemi ile 15/8/2019 tarihinden başlamak üzere 24 yıl 5 ay fiili hizmet, 9 yıl 9 ay 9 gün sigortalı (SSK) hizmeti olmak üzere toplam 34 yıl 2 ay 9 gün hizmet süresi üzerinden emekli aylığı bağlandığının, ancak özel sektörde geçen SSK hizmeti ile yukarıdaki açıklamalar ışığında Türk Telekomünikasyon AŞ. bünyesinde geçen sigortalı hizmetine, görevinden istifa ederek ayrıldığı için emekli ikramiyesi ödenmediğinin, yalnızca (30) tam yılına ikramiye tahakkuk ettirildiğinin anlaşıldığı,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
3) Türk Telekomünikasyon AŞ. Bursa Bölge Müdürlüğünün 8/6/2020 tarihli ve
TT. sayılı yazısında özetle;
3.1) Başvuranın 9/9/1986 – 6/3/1989 tarihleri arasında işçi statüsünde çalıştığı, istifa ederek
görevinden ayrıldığı için söz konusu çalışma sürelerine kıdem tazminatı ödenmediği,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6) 5434 sayılı mülga Emekli Sandığı Kanunu’nun “İkramiye” başlıklı 89.
maddesinde;
“Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik
Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.
Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu
Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu
Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.
Emekli ikramiyesinin hesabına esas hizmet süresinin tespitinde dikkate alınmak üzere, emeklilik veya malullük aylığı bağlanması dışında herhangi bir sebeple görevleri sona erenler için, görevin sona erme sebebinin bu durumu kanıtlayan belgelerle birlikte yazılı olarak kuruma bildirilmesi ve bunların özlük dosyasında saklanması zorunludur. Bu zorunluluğa uymayanlar ikinci fıkra hükümlerinden yararlandırılmazlar…
Bu madde gereğince Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen emekli ikramiyeleri, düzenlenecek fatura üzerine Sayıştay ve Danıştay başkanları için kendi kurumları, diğerleri için emekliye sevk onayını veren kurum tarafından karşılanır. Özelleştirilen, faaliyeti durdurulan, kapatılan veya tasfiye edilen kamu idareleri tarafından karşılanması gereken emekli ikramiyesi tutarları ise, emekliye sevk onayı aranmaksızın ve faturası karşılığında Hazine tarafından karşılanır. Bu fıkraya göre Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemelerin, fatura düzenlenmesini müteakip iki ay içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılması zorunludur…”
7) 2829 sayılı mülga Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin
Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un “Emekli ikramiyesi” başlıklı 12. maddesinde;
“(…) kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı
Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır.
Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.
Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır. Bu fıkraya göre emekli ikramiyesi ödenmesinde, birinci fıkra hükümleri de dikkate alınır.”
8) 1475 sayılı mülga İş Kanunu’nun “Kıdem tazminatı” başlıklı 14. maddesinde;
“1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,
Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.
İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.
İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz.
T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar
Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.
Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.
Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı
Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz.
Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar…”
9) 4857 sayılı İş Kanunu’nun geçici 6. maddesinde;
“Kıdem tazminatı için bir kıdem tazminatı fonu kurulur. Kıdem tazminatı fonuna ilişkin
Kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar işçilerin kıdemleri için 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hükümlerine göre kıdem tazminatı hakları saklıdır.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
10) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya
kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11) Başvuran bir numaralı paragrafta da ifade edildiği üzere, PTT Bursa Başmüdürlüğünde
9/9/1986 – 6/3/1989 tarihleri arasında işçi olarak geçen çalışma sürelerinin emekli ikramiyesi ödemesinde dikkate alınmasını talep etmektedir.
12) Bilindiği üzere farklı statülerde çalışan kişileri ilgilendiriyor olsalar da hem kıdem
tazminatı hem de emekli ikramiyesi ortak bir deyimle, ilgililerin çalışmalarının karşılığı olarak ödenen toplu bir meblağı ifade etmektedir. Bununla birlikte her iki ödemenin gerçekleşmesi için de çalışma ilişkisinin belirli şartları taşıyarak son bulması gerekmektedir. Nitekim 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesi her iki toplu ödemenin de ne zaman, hangi şartlar altında yapılacağını düzenlemektedir. Ancak farklı hukuki statülere tabi kişileri ilgilendiren bu düzenlemeler, 2829 sayılı Kanun uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emekli ikramiyesinin hesabı konusunda kesişmektedirler. Bu durum ise 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinin dördüncü fıkrası ile 2829 sayılı Kanun’un 12. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmektedir. Özetle ifade etmek gerekirse mezkûr düzenlemeler, 2829 sayılı Kanun uygulanarak emekli aylığı bağlanan kişilerden, 5434 sayılı Kanun’a tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda işçi statüsünde çalışmış olanların bu hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş ilişkisinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermiş ve kişilere kıdem tazminatı veya bu mahiyette başka bir ödemenin yapılmamış olmasını gerektirmektedir. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 11/8/2017 tarihli ve E: 9220 sayılı kararından)
13) Somut olayda başvuranın, PTT Bursa Başmüdürlüğünde 9/9/1986 – 6/3/1989 tarihleri
arasında işçi statüsünde çalıştığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Bununla birlikte başvuranın söz konusu çalışmasını kendi isteği ile sona erdirdiği, diğer bir deyişle söz konusu çalışmasının istifa ile son bulduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Türk Telekomünikasyon AŞ. Bursa
Bölge Müdürlüğü tarafından Kurumumuza iletilen işten çıkış bildiriminde hizmet akdinin istifa ile son bulduğunun yazılı olduğu, başvuranın da başvuru dilekçesinde PTT Bursa
Başmüdürlüğünde inşaat mühendisliği kadrosu olmaması nedeniyle işten ayrıldığını ifade ettiği anlaşılmaktadır.
14) Bu noktada işçilere kıdem tazminatı ödenmesi gereken hallerin, 4857 sayılı Kanun’un
geçici 6. maddesi atfıyla uygulanmakta olan mülga 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinde düzenlendiği görülmektedir. Mezkûr maddede ise kıdem tazminatı ödenmesini gerektiren haller arasında, iş sözleşmesinin işçinin isteği ile sona erdirilmesinin yer almadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda PTT Bursa Başmüdürlüğünde işçi olarak çalışmakta iken kendi isteği ile ayrılan başvuranın iş sözleşmesinin, kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermediği açıktır. Hal böyle iken başvurana yapılacak emekli ikramiyesi ödemesinde, PTT
Bursa Başmüdürlüğünde 9/9/1986 – 6/3/1989 tarihleri arasında geçen çalışma sürelerinin de dikkate alınmasına imkân bulunmamaktadır.
15) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın istifa ile sona eren
işçilik sürelerinin, emekli ikramiyesi hesabında dikkate alınmamasına yönelik Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının
başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Bursa İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine;
Kararın başvurana, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ve Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi