ÖZET: Başvuran, hafif çalışma gücü kaybı nedeniyle 18 yıl birleştirilmiş hizmet süresi üzerinden emekli olduğunu, ancak emekli ikramiyesinin ödenmediğini ifade ederek bu ödemenin yapılmasını talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 22.01.2019 tarihinde görevine son verildiğini ve 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(c) bendi kapsamındaki hizmetlerinin, engelliliği nedeniyle yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli olan 18 yıldan az olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, başvurana emekli ikramiyesi ödenmemiştir.

Kurum, emekli ikramiyesinin ödenebilmesi için, başvuranın hizmet sürelerinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi gerektiğini vurgulamıştır. Mevzuat gereği, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekli olanların, emekli ikramiyesi alabilmesi için gerekli koşulları sağlaması gerektiği ifade edilmiştir. Başvuranın durumu, mevcut hukuki çerçeveye göre değerlendirildiğinde, emekli ikramiyesi ödemesi yapılmasına olanak tanımayan bir durum olarak belirlenmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın emekli ikramiyesi talebinin reddine ilişkin karar, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuştur. Kamu Denetçisi, başvurunun incelenmesi sürecinde idarenin iyi yönetim ilkelerine kısmen uyduğunu, ancak başvurana karşı başvuru yollarını belirtmediği için bu ilkeye tam olarak riayet etmediğini tespit etmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/7371-S.24.11528

BAŞVURU NO : 2024/1409

KARAR TARİHİ : 12.07.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleri tek başına

BAŞVURUNUN KONUSU :

yaşlılık aylığı bağlanmasına yeterli değilken görevine son verilen başvurana emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceği hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 24.01.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; hafif çalışma gücü kaybı bulunduğundan 18 yıl birleştirilmiş hizmet süresi üzerinden emekli olduğunu ancak emekli ikramiyesinin ödenmediğini belirterek emekli ikramiyesinin ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 13.11.2023 tarihli ve – – sayılı yazısında mevzuat hükümlerine yer verildikten sonra özetle; 2.1. 5434 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; anılan Kanun ve/veya 5510 sayılı

Kanun’un geçici 4’üncü maddesi kapsamındaki hizmetlerinin yanı sıra 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a)

ve/veya 4/1-(b) bendi kapsamında yahut 506 sayılı Kanun’un geçici 20’nci maddesi kapsamındaki sandıklara tabi hizmet süreleri bulunması nedeniyle mülga 2829 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananların 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı

Kanun’un geçici 4’üncü maddesi kapsamındaki hizmet sürelerine, söz konusu çalışmaların 1475 sayılı

Kanun’un 14’üncü maddesinde belirlenen kıdem tazminatına hak kazanma koşullarına uygun biçimde sona ermesi şartıyla emekli ikramiyesi ödendiği,

2.2. Ancak memuriyet görevleri göreve son verme, kamu görevinden çıkarılma gibi kıdem tazminatına hak kazanma koşullarına aykırı biçimde sona eren ve birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanması nedeniyle taraflarına Kurumlarınca emekli ikramiyesi ödenemeyenlerin, emekli ikramiyesi ödenmemesi işleminin iptali talebiyle Kurumları aleyhine açmış oldukları davalarda, ilk derece mahkemelerinde ve ilk derece mahkemelerinin kararlarına yönelik istinaf veya itiraz süreçlerinin sonuçlandırıldığı Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay kararlarında (ilk derece mahkeme kararlarında

Kurumları lehine hükmedilmiş olsa dahi); ilgililerin 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesi kapsamındaki hizmet sürelerinin emekli aylığı bağlanması için öngörülen 20 veya 25 yılın üzerinde olması nedeniyle tek başına bu hizmet süreleri ile de emekli aylığına hak kazanabildikleri ve bu nedenle 5434 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında emekli ikramiyesine hak kazanmış oldukları belirtilerek emekli ikramiyesi ödenmemesi işleminin iptaline karar verildiği, 2.3. Bu kapsamda konuya ilişkin mahkeme kararlarının Kurumları aleyhine istikrar kazanması nedeniyle

Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunca 04/02/2022 tarihli ve “Emekli İkramiyesi” konulu Genel

Yazı ile duyurulduğu üzere; görevine son verilme, meslekten çıkarılma, kamu görevinden çıkarılma ve

5434 sayılı Kanun’un 39’uncu maddesinin (e) ve (f) bentleri kapsamında ahlak noktasında hükümle ya da

yetersizlik veya disiplin sebeplerinden dolayı sicilleri üzerine veyahut kapatılan askeri mahkemelerce verilen kararlar üzerine resen emekliye sevk edilen ve mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden kendilerine emekli veya yaşlılık aylığı bağlananlardan, 5434 sayılı

Kanun ve 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesi kapsamındaki görevlerinin sona erdiği tarih itibarıyla söz konusu hizmet süreleri tek başına; -kendilerine 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli aylığı bağlanacak olanlar için bağlanacak emekli aylığına özgü hizmet süresi koşulunu, -kendilerine 4/1-(a) veya 4/1-(b) bendi kapsamında veya 506 sayılı Kanun’un geçici 20’nci maddesi kapsamındaki banka sandıklarından yaşlılık aylığı bağlanacak olanlara ise ilk defa çalışmaya başladıkları tarihe göre 5434 sayılı Kanun’un geçici 205 ve 39’uncu maddesinin (b) bendindeki 20 veya 25 yıl koşulunu, karşılayanlara 1475 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma koşullarına bakılmaksızın emekli ikramiyesi ödenmesinin uygun olacağına karar verildiği, 2.4. Bu çerçevede, Yönetim Kurulunun 06.01.2022 tarih ve sayılı kararı ile yukarıdaki çerçevede işlem yapılmasına oybirliği ile karar verildiği, 2.5. Başvuranın görevine 22.01.2019 tarihinde son verildiği, anılan tarih itibarıyla 4/1-(c) kapsamındaki hizmetlerinin engelliliği esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanması için aranan 18 yıldan az olduğu, başvurana topluluk sigortasına tabi hizmetleri de eklenerek birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlandığı, 2.6. Buna göre, 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamındaki hizmetleri tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmadığından başvurana emekli ikramiyesi ödenmediği, açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “5434 sayılı Kanun’a ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4’üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4.

maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10.

maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır.

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.”, 6. Mülga 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun; 6.1. “Emekli Aylığı Bağlanacak Haller” başlıklı 39’uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “(Değişik 2. fıkra: 25.08.1999 – 4447 S.Kanun/Madde 23) Emekli aylığı bağlanabilmesi için yukarıdaki (c ve d) fıkralarında yazılı hallerde ilgililerin fiili hizmet müddetlerinin 15 yılı, (e ve f) fıkralarında yazılı hallerde de 25 yılı doldurmuş olmaları şarttır. (b) fıkrasının ikinci paragrafı ile (27/07/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu gereğince kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenler hariç) (d, e ve f) fıkraları kapsamına girenlere 61 yaşını doldurmadan emekli aylığı bağlanmaz.”, 6.2. “İkramiye” başlıklı 89’uncu maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkralarında; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 4. maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife

malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen

Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanun’a tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.

…

Yukarıdaki fıkralara göre (…) mülga 2829 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanun’a tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesindeki şartlar aranmaz.”, 7. Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin

Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un; 7.1. “Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu

Kanun’a göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.

Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz”, 7.2. “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.”, 8. 1475 sayılı İş Kanunu’nun “Kıdem tazminatı” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci fıkrasında;

“Bu Kanun’a tabi işçilerin hizmet akitlerinin:

1. İşveren tarafından bu Kanun’un 17. maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanun’un 16. maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle,

4. Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. 506 Sayılı Kanun’un 60. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanun’un Geçici 81. maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.”, düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle; hafif çalışma gücü kaybı bulunduğundan 18 yıl birleştirilmiş hizmet süresi üzerinden emekli olduğunu ancak emekli ikramiyesinin ödenmediğini belirterek emekli ikramiyesinin ödenmesini talep etmektedir.

11. İdarece özetle; görevine son verildiği 22.01.2019 tarihi itibarıyla başvuranın 4/1-(c) kapsamındaki hizmetlerinin engelliliği esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanması için aranan 18 yıldan az olduğu, 5510 sayılı

Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamındaki hizmetleri tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmadığından başvurana emekli ikramiyesi ödenmediği ifade edilmektedir.

12. Bilindiği üzere emekli olan kamu kurumu ve kuruluşu çalışanlarına yapılan emekli ikramiyesi ödemesinin dayanağını 5434 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesi oluşturmaktadır. Maddenin birinci fıkrasında hizmet sürelerinin tamamı 5434 sayılı Kanun kapsamında geçenlerin durumu düzenlenmişken, maddenin ikinci fıkrasında mülga 2829 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi uyarınca hizmet süreleri birleştirilenlerin durumu düzenlenmiştir. Buna göre, bir kimse tüm çalışma hayatını 5434 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışarak geçirmişse görevin nasıl sonuçlandığına bakılmaksızın ilgiliye koşulsuz olarak emekli ikramiyesi ödenmekte ancak kişi hizmet birleştirmesi yapmış yani diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında da çalışmışsa, bu kişinin kamu kurum ve kuruluşlarındaki çalışmasının ne şekilde sonlandığına 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14’üncü maddesindeki kıdem tazminatına hak kazandıracak sebeplere uygun biçimde sonlanıp sonlanmadığına bakılarak emekli ikramiyesine hak kazanıp kazanmadığının değerlendirilmesi yapılmaktadır.

13. Öte yandan mevzuatta açık bir tanımı bulunmamakla birlikte emekli ikramiyesi; emekli olan memurlara veya ölümleri halinde hak sahiplerine, hizmet süreleri dikkate alınarak herhangi bir prim ya da kesinti karşılığı olmaksızın çalıştıkları kurumlarca çalışma hayatında istikrar ve devamlılığı sağlamak

amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan ödül niteliğinde bir ödeme olarak tanımlanmaktadır.

Niteliği bakımından kıdem tazminatına benzeyen emekli ikramiyesinin bu niteliği Anayasa Mahkemesi kararlarında da vurgulanmaktadır. Emekli ikramiyesinin kıdem tazminatından ayrıldığı yönlerden en önemli ikisi emekli ikramiyesinin yalnızca emeklilik aşamasında ödenmesi ve söz konusu ödemenin ilgililerin kurumları adına SGK tarafından yapıldıktan sonra faturası karşılığında ilgili kurumdan tahsil edilmesidir.

14. Diğer taraftan emekli ikramiyesi ödemelerine ilişkin olarak mevcut başvuruyla da örtüşür şekilde

Kurumumuza daha önce yapılmış başvurular üzerine verilen kararlarda yasal mevzuatın tarihsel geçmişi ve değişim süreci, yasa koyucunun emekli ikramiyesinin hak kazanılması ile kıdem tazminatına hak kazanılma koşulları arasında niteliksel bir uyarlamaya gidişi, Anayasa Mahkemesinin emekli ikramiyesini çalışma hayatında istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme türü olduğu ve anayasal ilkelere aykırı olmamak kaydıyla emekli ikramiyesinin miktar ve ödenme koşullarını belirleme konusunun kanun koyucunun takdirinde olduğu şeklindeki nitelemesi, emekli ikramiyesinin ödül niteliğinde bir ödeme olduğu dikkate alındığında 5434 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrası arasındaki niteliksel uyumsuzluğun hakkaniyet boyutu ayrıntılı şekilde açıklanmış ve tartışılmıştır (B.No: 2017/1693, 25/08/2017, Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı; B.No: 2019/22285, 09/06/2020, Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı).

15. Ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarındaki hizmet süreleri kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erenlerden, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekli olanlara emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceği meselesinin de daha önce Kurumumuza yapılan başvurular üzerinden incelendiği görülmektedir (B.No: 2020/100103, 05/05/2021, Ret Kararı; B.No: 2021/973, 10/06/2021, Ret Kararı; B.No: 2022/16548, 08/03/2023, Ret Kararı; B.No: 2023/9361, 29/11/2023, Ret Kararı).

16. Somut olayda, görevine son verildiği tarih itibarıyla, tek başına 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c)

kapsamındaki hizmetlerinin, başvurana engelliliği nedeniyle yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli olmadığı, engelliliğe bağlı yaşlılık aylığının 2829 sayılı Kanun’a göre birleştirilen hizmet süreleri üzerinden bağlandığı anlaşılmıştır. Bu durumda, 5434 sayılı Kanun’un ve 1475 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri birlikte değerlendirildiğinde başvuranın kamu görevinin kıdem tazminatına hak kazandıracak sebeplere uygun biçimde, yani emekli ikramiyesi ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermediği anlaşılmaktadır.

17. Bu kapsamda başvuranın iddiası, idarenin cevabı ve bütün dosya kapsamına göre

Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekli olanlara emekli ikramiyesi ödenmesi için aranan şartları sağlayamayan başvurana, emekli ikramiyesi ödenmemesi yönünde kurulan idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin,

başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu Ret Kararı’nın başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi