ÖZET: Başvuru, emekli ikramiyesi talebi üzerine yapılmıştır. Başvuran, 01/05/2017 tarihinden itibaren 30 yıl 10 ay hizmet süresiyle emekli olduğunu, ancak 1985-2016 yılları arasında Vergi Dairesi’nde kesintisiz çalıştığını ve askerlik hizmetini borçlandığını belirtmiştir. Başvuran, askerlik süresinin emekliliğe sayılıp sayılmadığı ve emekli ikramiyesinin ödenip ödenmeyeceği konusunda bilgi talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın emeklilik sicil dosyasını incelemiş ve başvuranın 30 yıl 9 ay 14 gün hizmet süresi üzerinden emekli aylığı bağlandığını, ancak memuriyet görevinden çıkarılma nedeniyle emekli ikramiyesi ödenemeyeceğini ifade etmiştir. Başvuranın askerlik borçlanması dikkate alınmış, ancak emekli ikramiyesinin ödenmesi için gerekli şartların sağlanmadığı belirtilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın emekli ikramiyesi talebi kısmen reddedilmiş, emekli ikramiyesinin ödenmesi koşullarının yeniden değerlendirilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunulmuştur. Kararın, başvuran ve SGK’ya tebliğ edilmesi gerekmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/3652-S.5300

BAŞVURU NO : 2018/16521

KARAR TARİHİ : 24/05/2019

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Emekli ikramiyesi talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 11/12/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 01/05/2017 tarihinden itibaren 30 yıl 10 ay hizmetine karşılık 2. derece 6.

kademeden emekli olduğunu, ancak … Vergi Dairesinde 01/10/1985 tarihinden 01/10/2016 tarihine kadar ara vermeden çalıştığını, 20 ay askerlik hizmetini borçlanarak Şubat-Mart 2003 tarihlerinde ödediğini, 14/06/2017 tarihi itibariyle askerlik hizmetinin emekliliğe sayılıp sayılmadığını, 14/06/2017 tarihi itibariyle emekli ikramiyesinin ödenip ödenmeyeceğine ilişkin tarafına yazı ile bildirilmesini ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 17/01/2019 tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından

gönderilen 13/02/2019 tarihli ve … sayılı yazıda:

2.1. Emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; ilgilinin 01/10/1985-03/04/1986 tarihleri arasında 6 ay 2 gün 4/1-(a) kapsamındaki çalışmasından sonra 20/07/1987 tarihinde açıktan atanma yoluyla 5434 sayılı Kanuna tabi olarak göreve başladığı ve 01/09/2016 tarihli ve 672 sayılı

Kanun Hükmünde Kararname ile görevine son verildiği, 2.2. İlgilinin açıkta iken SGK kayıtlarına 12/04/2017 tarihinde geçen 06/04/2017 tarihli dilekçesi ile tarafına emekli aylığı bağlanmasını talep etmesi üzerine, SGK 11/05/2017 tarihli ve 475376 sayılı işlemiyle 29 yıl 1 ay 14 gün 4/1-(c) kapsamındaki hizmeti, 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması olmak üzere toplam 30 yıl 9 ay 14 gün hizmeti üzerinden 01/05/2017 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı ve tespit edilen 6 ay 2 gün 4/1-(a) kapsamındaki hizmeti için yazışma yapıldığı ve bu hizmeti nedeniyle memuriyet görevi kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermediğinden tarafına emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmediği,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

2.3. İlgilinin başvuru konusuyla aynı ‘konulu 19/06/2017 tarihli dilekçesine ve 28/08/2018 tarihli elektronik başvurusuna 14/09/2018 tarihli yazı ile cevap verildiği, 05/10/2018 tarihli ve 16712 sayılı Gönderme Kararımız üzerine ilgiliye 03/01/2019 tarihli yazı ile cevap verildiği ancak Kurumumuza sehven bilgi verilmediği, 2.4. Ayrıca, ilgilinin 4/1-(a) kapsamındaki 6 ay 2 gün hizmetinin teyidi üzerine SGK 17/10/2018 tarihli ve … sayılı işlemiyle bu hizmetler ilave edilerek, emekli aylığı bağlanmasına esas hizmet süresinin 31 yıl 3 ay 16 güne yükseltildiği ve emekli aylıklarının 01/05/2017 tarihinden itibaren güncellendiği, 2.5. Bu itibarla, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 01/09/2016 tarihinde kamu görevinden çıkartılan ve farklı sigortalılık statülerine tabi olarak geçen birleştirilmiş hizmetleri üzerinden 01/05/2017 tarihinden itibaren 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması da dikkate alınarak emekli aylığı bağlanan ilgiliye, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi uyarınca emekli ikramiyesi ödenmesine yasal olarak imkan bulunmadığı, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı” başlıklı Geçici 2 nci maddesinin son fıkrası;

“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır…” 5.2. “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce

5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır…

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır…” 6. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun; 6.1. “İkramiye” başlıklı mülga 89 uncu maddesinin (Değişik: 17/1/2012-6270/1 md.)

birinci fıkrası; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.”, ikinci fıkrasında “…Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen

Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya

5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire,

kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.”, 6.2. Geçici 223 üncü maddesinde (Ek: 17/1/2012-6270/2 md.); “Bu maddenin yürürlük tarihinden önce, mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlar ile ölenlerin hak sahiplerine, varsa açlıkları davalardan vazgeçmeleri ve bu Kanunun 89 uncu maddesindeki şartların varlığı halinde aynı esas ve usuller çerçevesinde emekli ikramiyesi ödenir. Davalardan vazgeçilmesi halinde, mahkemelerce Sosyal Güvenlik Kurumu lehine hükmedilecek vekâlet ücretleri Kurumca tahsil edilmez.

Bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında fasılalı olarak hizmeti bulunan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihle aynı kapsamda çalışmakla olanlardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihlen sonra emeklilik, yaşlılık, malûlliik ile dul ve yetim aylığı bağlanacak olanlar hakkında 89 uncu maddenin dördüncü fıkrasının uygulanmasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki fasılalı hizmet süreleri için 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz. ” 7. 27/5/1983 tarih ve 18059 sayılı Resmi Gazete yayımlanan 24/5/1983 tarihli mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi

Hakkında Kanun’un;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul ve esaslarının düzenlenmesidir.” 7.2. “Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesi; “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir. Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz.” 7.3. “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesi; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir. Ancak, malullük, ölüm,

5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma (Ek ibare:

27/1/2000 – 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.” 7.4. “Emekli İkramiyesi ” başlıklı 12 nci maddesinde;

“ (…) kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı

Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. (Ek cümle: 24.07.2008 – 5793 S.K/Madde

4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi

ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır.(Değişik 2. fıkra: 24.07.2008 – 5793

S.K/Madde 6) Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.

Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli

ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır. (Ek cümle:

24.07.2008 – 5793 S.K/Madde) Bu fıkraya göre emekli ikramiyesi ödenmesinde, birinci fıkra

hükümleri de dikkate alınır.

8. 13943 sayılı Resmi Gazetede 01.09.1971 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren

25.08.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun “Kıdem tazminatı” Başlıklı 14 üncü

maddesin birinci fıkrasında;

“Bu Kanununa tabi işçilerin hizmet akitlerinin, 1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.” 9. 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin “Yaşlılık aylığının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 57 nci maddesinin ikinci fıkrası; “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetlerle birlikte Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında aylık bağlanacağı durumlarda, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetler, prim ve prime ilişkin her türlü borçların ödendiği tarih itibarıyla geçerli sayılır ve aylık bu tarihi takip eden ay başından itibaren başlar.” hükmünü amirdir.

IV. IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU

BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran tarafından 01/05/2017 tarihinden itibaren 30 yıl 10 ay hizmetine karşılık 2. derece 6. kademeden emekli olduğu, ancak … Vergi Dairesinde 01/10/1985 tarihinden 01/10/2016 tarihine kadar ara vermeden çalıştığı, ayrıca askerlik sürelerini borçlandığı, ancak borçlandığı askerlik süresinin emeklilik hesabında dikkate alındığına ilişkin tarafına bilgi verilmediği, bununla birlikte emeklilik ikramiyesinin ödenmediğini ifade ederek mağduriyetinin giderilmesini talep ettiği, buna karşın SGK tarafından 01/09/2016 tarihinde kamu görevinden çıkartılan ve farklı sigortalılık statülerine tabi olarak geçen birleştirilmiş hizmetleri üzerinden 01/05/2017 tarihinden itibaren 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması da dikkate alınarak ilgiliye emekli aylığı bağlandığı ancak 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi uyarınca emekli

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

ikramiyesi ödenmesine yasal olarak imkan bulunmadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiği görülmektedir.

12. Başvuranın askerlik borçlanması nedeniyle 1 yıl 8 ay süresinin hizmetine dahil edildiği dolayısıyla söz konusu hususun uyuşmazlık dışı olduğu, bu çerçevede uyuşmazlığın; memuriyet görevi, kamu görevinden çıkartılma ile sona ermesi nedeniyle başvurana emekli ikramiyesinin tahakkuk ettirilip ettirilemeyeceği noktasında toplandığı görülmektedir.

13. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvuranın, 01/10/1985-03/04/1986 tarihleri arasında 6 ay 2 gün 4/1-(a) kapsamındaki çalışmasından sonra 20/07/1987 tarihinde açıktan atanma yoluyla 5434 sayılı Kanuna tabi olarak göreve başladığı, 06/04/2017 tarihli dilekçesi ile tarafına emekli aylığı bağlanmasını talep etmesi üzerine, SGK’nın 11/05/2017 tarihli ve

475376 sayılı işlemiyle 29 yıl 1 ay 14 gün 4/1-(c) kapsamındaki hizmeti, 1 yıl 8 ay askerlik

borçlanması olmak üzere toplam 30 yıl 9 ay 14 gün hizmeti üzerinden 01/05/2017 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı, 6 ay 2 gün 4/1-(a) kapsamındaki hizmeti için yazışma yapıldığı, ilgilinin 4/1-(a) kapsamındaki 6 ay 2 gün hizmetinin teyidi üzerine SGK 17/10/2018 tarihli ve … sayılı işlemiyle bu hizmetleri ilave edilerek ilgilinin emekli aylığı bağlanmasına esas hizmet süresinin 31 yıl 3 ay 16 güne yükseltildiği ve emekli aylıklarının 01/05/2017 tarihinden itibaren güncellendiği ancak, 4/1(a) hizmeti bulunması sebebiyle memuriyet görevi kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermediğinden tarafına emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmediği, görülmektedir.

14. Başvuranın 5510 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim Ayı başından önce 5434 sayılı Kanun kapsamında görev yapması nedeniyle anılan Kanunun Geçici

4 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları (§ 5.2) gereği, Kanunda aksine bir hüküm

bulunmadığı takdirde hakkında 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınarak yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılması gerekmektedir.

15. Başvuranın emekli ikramiyesinin ödenmesi yönündeki talebine istinaden yapılan değerlendirmede; 15.1. Emekli ikramiyesine hak kazanılmasında hakkı doğuran ilk koşul iştirakçinin emeklilik hakkının doğması ve emeklilik aylığının bağlanması veya diğer tahsis işlemlerinin gerçekleşmesidir. Ancak Anayasa Mahkemesinin, E.2006/111, K.2006/112 sayılı ve 15/02/2006 tarihli Kararında 5510 sayılı Kanunun devlet memurları ve diğer kamu görevlileri ile ilgili yasa maddelerini iptal etmesi sonucu, 5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uyarınca başvuran hakkında emekli ikramiyesinin hak edilip edilmediği yönünden incelenmesi gereken yasa öncelikle 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti

Emekli Sandığı Kanunun 89 uncu maddesidir.

15.2. Emekli ikramiyesine ilişkin koşulların belirlenmesi açısından yapılan son düzenlemede:

26/01/2012 tarihli ve 28185 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/01/2012 tarihli ve 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesi ile 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi değiştirilerek;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

“Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik

Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.

İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici

4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak

bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun

12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu

maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.

Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu

Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu

Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.” hükmü ile son halini almış ve memuriyet hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin esaslar belirlenmiştir.

15.3. Buna göre; 2012 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerekmektedir. Böylelikle emekli ikramiyesinin hak kazanılması ile kıdem tazminatına hak

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

kazanılma koşulları arasında niteliksel bir uyarlamanın 5434 sayılı Kanuna göre emekli ikramiyesine hak kazanılması bakımında da ilk defa düzenlemeye kavuşturulduğu görülmektedir.

15.4. Emekli ikramiyesinin yasalarda bir tanımı bulunmamakla birlikte, emekli olan memurlara, ölümleri halinde hak sahiplerine, kıdem süreleri dikkatte alınarak, çalıştıkları kurumlarca yapılan bir ödeme olarak tanımlamak mümkündür. Niteliği bakımından kıdem tazminatına benzeyen emekli ikramiyesinin, bu niteliği Anayasa Mahkemesinin 21/09/2013 tarih ve

E.:2012/33 K.:2012/174 sayılı kararında da görülmektedir. Emekli ikramiyesinin kıdem tazminatından ayrıldığı yönlerden en önemlisi ise emekli ikramiyesinin emeklilik aşamasında ödenmesidir. Kişilerin çalıştığı yıllarda maaşlarından bir kesinti yapılmaksızın, bu kişilerin ilgili bulundukları Kurumları tarafından çalışmada istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla yapılan ödül niteliğinde bir ödeme olduğu kabul edilmekle birlikte, meri mevzuat hükümlerine bakıldığında 5434 sayılı Yasanın 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının bu nitelikle örtüşmediği görülmektedir. Zira anılan fıkra uyarınca devlet memurunun görevden ne şekilde ayrıldığına bakılmaksızın tüm hizmetleri 5434 sayılı kanunun yahut 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçmesi halinde ikramiyeye koşulsuz olarak hak kazanmaktadır. Diğer yandan, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca birleşen hizmetler üzerinden emekli olanların emekli ikramiyesine hak kazanması için memuriyet hizmetinin, kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi şartına bağlandığı görülmektedir.

15.5. Bu yönüyle yapılan düzenlemenin 2008 yılında gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformu ile kabul edilen ve tüm çalışanların statüsel farklılıklarının giderilmesi, sosyal politikalara ilişkin haklarının çalışan kavramı altında tekleştirilmesi amacına uygun olacağı değerlendirilmekle birlikte, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki durumun emekli ikramiyesinin ödül niteliğini sekteye uğratarak, salt hizmetlerin birleştirilip birleştirilmediği ayrımı yapmak suretiyle uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmektedir.

15.6. Gerek emekli ikramiyesi ve kıdem tazminatının niteliksel eşitliği görüşü, gerekse 2829 sayılı Kanunun gerekçesinde yer verilen emekli ikramiyesinin devlete yapılan hizmetin karşılığı olarak ödenen bir meblağ olduğu açıklaması göz önüne alındığında; bu ödemenin, kamuda geçen çalışma sürelerine sadakat yükümlülüğü karşılığında yapılan ödül niteliğinde bir ödeme olduğu, bu sebeple emekli ikramiyesi ödemesinin belirli koşullara bağlanmasının, hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, bu bakımdan emekli ikramiyesinin hak edilme koşullarının tekrar değerlendirilerek 5434 sayılı yasanın 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının, ikinci fıkrası ile uyumlu hale getirilmek suretiyle düzenlenmesi gerektiği, aksi halde 89 uncu maddenin birinci fıkrasının uygulanması yani hizmetlerinin tamamı iştirakçi olarak geçenlerin memuriyeti hangi halde sona ererse ersin ikramiyeyi hak etmesi halinin neden sonuç ilişkisini sekteye uğratmaya devam edeceği ve aynı koşullar altında emekli olan kişiler arasında hakkaniyete aykırı uygulamanın sürdürülmesine sebep olacağı, değerlendirilmektedir.

16. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın, kamuda geçen hizmetleri (memuriyet hizmetleri) kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermediğinden (göreve son), hakkında 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

uyarınca ikramiye tahakkuk ettirilmemesi yönünde yapılan işlemde ise hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olmadığı, sonuç ve kanaatine, varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme, hesap verilebilirlik, şeffaflık, kararların gerekçeli olması ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kısmen Tavsiye

Kısmen Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara

İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE;

-Emekli ikramiyesi talebi kapsamında , emekli ikramiyesinin esasen devlete yapılan hizmetin karşılığı ödül niteliğinde bir ödeme olduğu, 89 uncu maddenin birinci fıkrasındaki durumun emekli ikramiyesinin ödül niteliğini sekteye uğratarak hizmetlerin birleştirilip birleştirilmediği ayrımı yapmak suretiyle hakkaniyete aykırı olacağı tespiti yapılarak ve hizmet birleştirme işleminin zorunlu olup olmadığına ilişkin herhangi bir değerlendirmeye gidilmeksizin; emekli ikramiyesinin ödül niteliğinden dolayı kamuda geçen hizmetleri kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermeyen başvuranın “kendisine emekli ikramiyesi ödenmesi talebinin

REDDİNE,

-Emekli ikramiyesinin niteliği de göz önüne alınarak emekli ikramiyesin ödemesi koşullarına ilişkin 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 89 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının birbiri ile uyumlu hale getirilmek suretiyle, mevzuat değişikliği için gerekli çalışmaların yapılması hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.