|
ÖZET: Başvuran, zabıta amiri olarak görev yaptığı dönemde 2008 yılında bir kişinin ölümüne sebep olduğu iddiasıyla tutuklanmış ve ardından memurluktan çıkarılmıştır. Emeklilik sürecini dışarıdan tamamlayarak 2016 yılında emekli olan başvuran, dışarıdan tamamladığı süre nedeniyle emekli ikramiyesinin ödenmediğini belirterek haksızlığın giderilmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın memuriyet hizmetinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermediği için emekli ikramiyesi ödenemeyeceğini ifade etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesi gereği, emekli ikramiyesi ödenebilmesi için memuriyetin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermiş olması gerektiğini belirtmiştir. Başvuranın memuriyetten çıkarılmasının bu şartları sağlamadığı, dolayısıyla emekli ikramiyesi talebinin yasal dayanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan işlemlerde hukuka aykırı bir durum olmadığını değerlendirerek başvurunun reddine karar vermiştir. Sonuç olarak, başvuranın emekli ikramiyesi talebi, ilgili mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde incelenmiş ve talebin reddedilmesi yönünde bir karar alınmıştır. Başvuran, bu karara itiraz edebilir ve yargı yoluna başvurabilir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/2921-S.20.4724
BAŞVURU NO : 2019/14763
KARAR TARİHİ : 24/02/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın kamuda geçen süreleri için emekli ikramiyesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 28/08/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, zabıta amiri olarak görev yapmaktayken 08/02/2008 tarihinde bir kişinin ölümüne sebep vermekten tutuklandığını, mahkeme süreci sonunda müebbet hapis cezasıyla cezalandırıldığını ve memurluktan çıkarıldığını, emekli olabilmek için 25 yıllık hizmet süresini dışarıdan tamamlayarak 20/06/2016 tarihinde emekli olduğunu, ancak bir buçuk yıllık süreyi dışarıdan isteğe bağlı olarak tamamladığı için emekli ikramiyesinin ödenmediğini belirterek söz konusu haksızlığın ortadan kaldırılmasını ve emekli ikramiyesinin tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 10/09/2019 tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından
gönderilen 25/10/2019 tarihli ve … sayılı yazı ve eklerinde özetle:
2.1. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun “İkramiye” başlığı altındaki 89 uncu maddesinin; “ Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik
Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.
Yukarıdaki fıkralara göre (…) mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu
Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu
Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.” hükmünü amir olduğu, 2.2. Buna göre 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği mülga 2829 sayılı Sosyal güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında
Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya
5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi
daire, kuruluş veya ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerektiği, 2.3. Diğer taraftan 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası ile kıdem
tazminatı ödenmesi gereken haller, hizmet akitlerinin:
– İşveren tarafından 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinde gösterilen sebepler dışında, – İşçi tarafından 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesi uyarınca, – Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla, – Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla, – 506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartlar (yani 7000 günlük prim ödeme gün sayısını veya 25 yıllık sigortalılık süresi ile 4500 günlük prim ödeme gün sayısının tamamlanması) veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını (yani 15 yıllık sigortalılık süresi ile 3600 günlük prim ödeme gün sayısını) tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle feshedilmesi, – Kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
olarak belirlendiği, 2.4. Yargıtay’ın istikrar kazanmış kararları ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun içtihadı birleştirme kararlarının da farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi çalışması bulunanlar bakımından emekli ikramiyesinin ödenmesinde kıdem tazminatı ile emekli ikramiyesinin aynı nitelikli kavramlar olduğu ve kamuda geçen sürelere emekli ikramiyesi ödenmesinde kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek biçimde sona ermeyen çalışmaların dikkate alınmaması gerektiği yönünde olduğu, 2.5. Başvuranın Çankırı … İlçe Belediyesinde Zabıta Amiri olarak görev yapmakta iken 08/02/2008 tarihinde bir kişinin ölümüne sebep vermekten tutuklandığı, Çankırı E tipi Kapalı
Cezaevinde tutuklu olarak bulunmakta iken 17/02/2012 tarihinde memurluktan çıkarıldığı, 2.6. Yine başvuranın Kurum kayıtlarına 24/06/2015 tarihinde geçen 22/06/2015 tarihli dilekçesi esas alınarak, 18 yıl 2 ay 15 gün 4/1-(c) bendi kapsamındaki fiili hizmeti, 1 yıl 6 ay askerlik borçlanması süresi, 3 yıl 11 ay 4 gün 4/1-(a) bendi kapsamındaki hizmeti ve 1 yıl 6 ay 4/a-(b) bendi kapsamındaki hizmeti olmak üzere toplam 25 yıl 1 ay 19 gün hizmetine karşılık
6 ncı derece 2 nci kademe intibakı üzerinden tarafına 01/07/2015 tarihinden itibaren
birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlandığı, ancak memuriyet görevinin kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona ermemesi nedeniyle 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi hükmü gereği tarafına emekli ikramiyesi ödenmediği, 2.7. 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamındaki memuriyet hizmeti 1475 sayılı İş
Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermemesi (Devlet memurluğundan çıkarılma) nedeniyle söz konusu hizmet süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesinin kanunen mümkün olmadığı şeklinde Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, 2.8. Konu hakkında başvuran ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında herhangi bir dava veya verilmiş yargı kararı bulunmadığı, hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun “İkramiye” balıklı 89 uncu maddesinde; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik
Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.
Yukarıdaki fıkralara göre (…) mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu
Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu
Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.” 6. Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin
Birleştirilmesi Hakkında Kanunun “Aylığı Bağlayacak Kurum” başlıklı 8 inci maddesinde; “ Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.
Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.” 7. Mülga 1475 sayılı İş Kanununun halen yürürlükte olan “Kıdem Tazminatı” başlıklı 14 üncü maddesinde;
“Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.” hükümlerini amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran zabıta amiri olarak görev yapmaktayken 08/02/2008 tarihinde tutuklandığını, ve memurluktan çıkarıldığını, emekli olabilmek için hizmet süresini dışarıdan tamamlayarak emekli olduğunu, ancak bir buçuk yıllık süreyi dışarıdan isteğe bağlı olarak tamamladığı için emekli ikramiyesinin ödenmediğini belirterek emekli ikramiyesinin tarafına ödenmesini talep etmektedir.
10. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı
Kanununun “İkramiye” başlığı altındaki 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği mülga 2829 sayılı Sosyal güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında
Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya
5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi
daire, kuruluş veya ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerektiği, başvuranın Çankırı Ilgaz İlçe Belediyesinde Zabıta Amiri olarak görev yapmakta iken 08/02/2008 tarihinde bir kişinin ölümüne sebep vermekten tutuklandığı, Çankırı
E tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu olarak bulunmakta iken 17/02/2012 tarihinde memurluktan çıkarıldığı, kurum kayıtlarına 24/06/2015 tarihinde geçen 22/06/2015 tarihli dilekçesi esas alınarak, 18 yıl 2 ay 15 gün 4/1-(c) bendi kapsamındaki fiili hizmeti, 1 yıl 6 ay askerlik borçlanması süresi, 3 yıl 11 ay 4 gün 4/1-(a) bendi kapsamındaki hizmeti ve 1 yıl 6 ay 4/a-(b)
bendi kapsamındaki hizmeti olmak üzere toplam 25 yıl 1 ay 19 gün hizmetine karşılık 6 ncı
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
derece 2 nci kademe intibakı üzerinden tarafına 01/07/2015 tarihinden itibaren birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlandığı, ancak memuriyet görevinin kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona ermemesi nedeniyle 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi hükmü gereği tarafına emekli ikramiyesi ödenmediği hususları bildirilmiştir.
11. Bu çerçevede uyuşmazlığın başvuranın memuriyetten çıkarılmasından sonra hizmet sürelerini isteğe bağlı sigortalılık hükümlerine göre tamamlaması sonucu tarafına yaşlılık aylığı bağlanması ancak memuriyette geçen süreleri için tarafına emekli ikramiyesi ödenmemesi hususunda düğümlendiği anlaşılmaktadır.
12. 5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları “Bu
Kanunda aksine hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır…
Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga
2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.” hükmünü amirdir.
13. Bu itibarla 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin gereği hakkında kapsamında yer alan başvuranın emekli ikramiyesinin hak edilmesi yönünden incelemede bulunmamız gereken yasal düzenlemeler, 2829 sayılı Kanunun “Emekli ikramiyesi” başlıklı 12 nci maddesi ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunun aylık bağlananlara hangi şartlarda emekli ikramiyesinin ödeneceğini düzenleyen “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesidir.
14. Emekli ikramiyesine hak kazanılmasında hakkı doğuran ilk koşul iştirakçinin emeklilik hakkının doğması ve emeklilik aylığının bağlanması veya diğer tahsis işlemlerinin gerçekleşmesidir. Diğer taraftan, emekli ikramiyesi ödeme şartlarının belirlendiği mevzuat başvuranın görevde bulunduğu süre içerisinde birden fazla defa değişmiş ve bu değişiklikler
Anayasa Mahkemesi incelemelerine konu olmuştur.
14.1. Anayasa Mahkemesince ilk olarak, 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesindeki emekli ikramiyesi ödemesi için aranmakta olan “son defa emekli sandığına tabi bir görevden ayrılarak emekli olma” şartı, eşitlik, sosyal hukuk devleti ilkeleri yönünden incelenmiştir. 2829 sayılı
Kanunun 12 nci maddesi hükmüne istinaden son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılanların, 5434 sayılı Kanuna tabi geçen hizmetlerine (memuriyet hizmet sürelerine) karşılık emeklilik ikramiyesi verilmekte iken, Anayasa Mahkemesi 05/06/2009 tarihli ve 27249 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 05/02/2009 tarih ve 2005/40 E., 2009/17
K., sayılı Kararı ile 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve” ibaresini iptal etmiştir.
14.2. Ancak, 01/06/2006 tarihinden geçerli olarak yürürlüğe giren ve 19/06/2010 tarihli ve
27616 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5997 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile benzeri bir
düzenleme yapılmış ve bu kez 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası; “…Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve kendilerine mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ise, bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden bu madde hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir.” şeklinde düzenlenmiştir.
14.3. Anayasa Mahkemesinin 09/07/2011 tarihli ve 27989 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 12/05/2011 tarih ve E.No:2010/81, K.No:2011/78 sayılı kararı ile, anılan 14 üncü maddeyle, 5434 sayılı Kanununun 89 uncu maddesinin değiştirilen birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve” bölümünün de Anayasaya aykırı olduğuna ve İPTALİNE karar verilmiş, iptal kararında kararın yürürlüğüne ilişkin olarak herhangi bir süre verilmemiş ve 12/05/2011 tarihli iptal kararı 09/07/2011 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.
14.4. Bunun üzerine, 26/01/2012 tarihli ve 28185 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 17/01/2012 tarihli ve 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesi ile 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik
Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş
Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.
Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu
Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu
Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
…” hükmü ile memuriyet hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin esaslar yeniden belirlenmiştir.
15. Buna göre; 2012 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin
Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerekmektedir. Böylelikle emekli ikramiyesinin hak kazanılması ile kıdem tazminatına hak kazanılma koşulları arasında niteliksel bir uyarlamanın 5434 sayılı Kanuna göre emekli ikramiyesinin hak kazanılması bakımında da ilk defa düzenlemeye kavuşturulduğu görülmektedir.
16. Buna göre, bir kimse tüm çalışma hayatını devlet memuru olarak geçiriyorsa o görevin nasıl sonuçlandığına bakılmaksızın koşulsuz olarak emekli ikramiyesi ödenmekte ancak kişi hizmet birleştirmesi yapmış yani devlet memurluğu dışında başka hizmetlerde bulunmuşsa bu kişinin devlet memurluğu görevini ne şekilde sonlandırdığına -kıdem tazminatını almaya hak kazanacak şekilde sonlandırıp sonlandırmadığına- bakılarak emekli ikramiyesine hak kazanıp kazanmadığının değerlendirilmesi yapılmaktadır.
17. Emekli ikramiyesinin yasalarda bir tanımı bulunmamakla birlikte, emekli olan memurlara, ölümleri halinde hak sahiplerine, kıdem süreleri dikkatte alınarak, çalıştıkları kurumlarca yapılan bir ödeme olarak tanımlamak mümkündür. Niteliği bakımından kıdem tazminatına benzemektedir ki Anayasa Mahkemesinin de kıdem tazminatını ve emekli ikramiyesini nitelik bakımından birbirine benzettiği görülmektedir. Emekli ikramiyesinin kıdem tazminatından ayrıldığı yönlerden en önemlisi ise emekli ikramiyesinin emeklilik aşamasında ödenmesidir. Kişilerin çalıştığı yıllarda maaşlarından bir kesinti yapılmaksızın, bu kişilerin ilgili bulundukları Kurumları tarafından çalışmada istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla yapılan ödül niteliğinde bir ödeme olduğu kabul edilmekle birlikte, meri mevzuat hükümlerine bakıldığında 5434 sayılı Yasanın 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının bu nitelikle örtüşmediği görülmektedir. Zira anılan fıkra uyarınca devlet memuru görevden ne şekilde ayrıldığına bakılmaksızın tüm hizmetleri 5434 sayılı kanunun yahut 5510 sayılı
Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçmesi halinde ikramiyeye koşulsuz olarak hak kazanmaktadır. Diğer yandan, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca birleşen hizmetler üzerinden emekli olanların emekli ikramiyesine hak kazanması için memuriyet hizmetinin, yukarıda belirtilen ve Anayasa Mahkemesince belirlenen niteliğine uygun olacak şekilde kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi şartına bağlandığı görülmektedir.
18. 6270 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmetleri birleştirilerek emekli aylığı bağlanan ve emekli sandığı hizmeti bulunanlara emekli ikramiyesinin ödenmesi için; memuriyet hizmetlerinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde son bulma şartı getirilen bu hükmün; “hizmet akdiyle çalışanlarla kamuda ilgili personel kanunlarına göre çalışanlar arasında; hak, ödev, sorumluluk ve yasaklarla görevden çekilme ve göreve son vermede farklılık bulunduğu, kamuda ilgili personel kanunlarına göre çalışanlara emekli ikramiyesi ödenme koşullarının, hizmet akdiyle çalışanlara kıdem tazminatı ödenme esaslarına bağlanmasının, emekli ikramiyesi ödenmesini imkansız hale getirdiği, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilen sigortalılardan, 8.9.1999 tarihinden önce kamuda çalışmaya başlayıp da bu tarihten sonra 15 yıl sigortalılık süresine ve 3600 prim ödeme
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
gün sayısına sahipken ayrılanlara emekli ikramiyesi ödenirken, aynı kapsamda ve aynı koşullarda 15 yıldan daha az çalışma süresine sahipken ayrılanlara emekli ikramiyesi ödenmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, ayrıca 5434 s. Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki “Son defa bu Kanun veya 5510 s. Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve…” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 12.5.2011 günlü, E.2010/81, K.2011/78 sayılı kararıyla iptal edilen hükümle aynı nitelikte olduğu belirtilerek kuralların, Anayasa’nın 2., 10., 87. ve 153 üncü maddelerine aykırı olduğu” gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinde iptal başvurusu yapılmıştır.
19. Anayasa Mahkemesinin 21/09/2013 tarih ve E.2012/33 K.2012/174 sayılı Kararında, “… Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır.
Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.
Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez. Dava konusu kuralla, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek Emekli Sandığı dışındaki sosyal güvenlik kuruluşlarından emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara, kamuda geçen çalışmaları için emekli ikramiyesi ödenmesine İMKAN SAĞLANMIŞTIR. Ancak, bu kapsamdakilere kamuda geçen çalışmaları için emekli ikramiyesi ödenebilmesi için hizmet akdiyle çalışanlar için öngörülen kıdem tazminatına hak kazanma koşullarının
GERÇEKLEŞMESİ GEREKMEKTEDİR. Böylece, hizmet akdiyle çalışanlar için öngörülen kıdem tazminatı ödenme koşulları, kural kapsamındaki kişilerin kamuda geçen çalışmaları için emekli ikramiyesi ödenmesi bakımından GEÇERLİ KILINMIŞTIR. Farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek Emekli Sandığı dışındaki sosyal güvenlik kuruluşlarından emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlar için kamuda geçen görevlerinden; evlendiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde isteğiyle ayrılan kadın sigortalılara, muvazzaf askerlik görevi nedeniyle isteğiyle ayrılan erkek sigortalılara, 8.9.1999 tarihinden önce çalışmaya başlayıp, bu tarihten sonra 15 yıl sigortalılık süresine ve 3600 prim ödeme gün sayısına sahipken ayrılan sigortalılara, 8.9.1999 tarihinden sonra çalışmaya başlayıp 25 yıl sigortalılık süresi ve 4500 prim ödeme gün sayısına sahipken veya sadece 7000 prim ödeme gün sayısına sahipken ayrılan sigortalılara ve emekli, malullük, vazife malullüğü aylığı bağlanarak veya toptan ödeme yapılarak ayrılan sigortalılara emekli ikramiyesi ödenebilmesi ilk kez dava konusu kurallarla mümkün HALE GELMİŞTİR. Emekli ikramiyesi, çalışma hayatında istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme türü olup, anayasal ilkelere aykırı olmamak kaydıyla emekli ikramiyesinin miktar ve ödenme koşullarını belirleme konusunda kanun koyucunun takdir YETKİSİ VARDIR. Bu itibarla kanun koyucunun, hizmet akdiyle çalışanlar için öngörülen kıdem tazminatı ödenebilmesi koşullarını, dava konusu kural kapsamındaki sigortalıların kamuda geçen çalışmaları için de geçerli kılmasında hukuk devleti ilkesine aykırı bir YÖN
BULUNMAMAKTADIR. Ödenme koşulları dikkate alındığında emekli ikramiyesi; emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı almaya hak kazanan kamu çalışanlarına, aylıklarında yapılan emekli kesintilerinden bağımsız olarak, çalışmada istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme olduğundan asgari sigortalılık süresi belirlenmesi, bu ödemenin NİTELİĞİNE UYGUNDUR. Öte yandan, hizmet akdiyle çalışanlara ödenmekte olan kıdem tazminatıyla benzer hukuki niteliği haiz olan emekli ikramiyesi ödenebilmesi için asgari sigortalılık süresi belirlenmesi ve bu sürenin 15 yıl olarak tayin edilmesi kanun KOYUCUNUN TAKDİRİNDEDİR. Dava konusu kuralın atıf yaptığı 1475 s.
Kanun’un 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi yürürlüğe girdiği tarihte aynı durumda bulunan kişilerin tamamına uygulandığına ve bu kişiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığına göre dava konusu kural eşitlik ilkesine AYKIRI DEĞİLDİR.” gerekçesi ile hüküm hukuk devleti ve eşitlik ilkesi yönlerinden değerlendirilmiştir.
20. Somut olayda başvuranın emekli ikramiyesinin 18 yıl 2 ay 15 gün 4/1-(c) kapsamındaki fiili hizmeti bulunmasına rağmen 4/1-(c) kapsamındaki memuriyet hizmetinin 1475 sayılı İş
Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermemesi nedeniyle ödenmediği görülmüştür. Bu nedenle ilgili mevzuatı ve
Anayasa Mahkemesi’nin bir önceki paragrafımızda belirtilen kararı da dikkate alındığında devlet memurluğunda çıkarılma nedeniyle sona eren memuriyet görevi dolayısıyla başvurana emekli ikramiyesi ödenmemesi söz konusu olmaktadır.
21. Yukarıda yer verilen açıklamalar ve ilgili mevzuatı çerçevesinde; başvuranın birleştirilen hizmet süreleri dolayısıyla emeklilik şartlarını yerine getirmesi ve bu nedenle hakkında 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılması ile memuriyet görevinin kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermemesi nedeniyle tarafına emekli ikramiyesi ödenmemesi yönünde tesis edilen idare işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir yön bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin
Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.