|
ÖZET: Başvuran, 506 sayılı Kanuna tabi çalışarak 2001 yılında emekli olduğunu, ancak 1980-1986 yılları arasında devlet memuru olarak çalıştığı süreye ait emekli ikramiyesinin ödenmediğini belirterek, bu sürelere ilişkin ikramiye talebinde bulunmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın emekli ikramiyesi talebini, Anayasa Mahkemesi kararları ve ilgili mevzuat çerçevesinde, son görev yaptığı statünün devlet memurluğu olmaması nedeniyle reddetmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, 2829 sayılı Kanun’un 12. maddesi gereğince, memuriyet hizmet sürelerine ilişkin emekli ikramiyesinin ödenebilmesi için, başvuranın son defa devlet memurluğundan emekli olması gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, 6270 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler doğrultusunda, emekli ikramiyesine hak kazanmanın, kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş hizmet sürelerine bağlı olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın emekli ikramiyesi talebi, mevcut mevzuat hükümleri gereğince reddedilmiştir. İdarenin bu kararı, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuş, başvuranın kamu görevi istifa ile sona erdiği için emekli ikramiyesi ödenmesi mümkün olmamıştır. Başvuranın, bu karara itiraz etme hakkı bulunmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 6001-6001 |sayi|53878609-101.07.05-E.53878609-101.07.05-E.
BAŞVURU NO : 2017/14919 2017/ 14919
KARAR TARİHİ : 04/04/2018 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –
BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu
BAŞVURUNUN KONUSU : Farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmetleri birleştirilerek emekli olan başvuranın, 5434 sayılı Kanun kapsamındaki çalışma sürelerine ilişkin emekli ikramiyesi ödenmesi talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 30/11/2017 30.11.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, 506 sayılı Kanuna tabi olarak çalışmakta iken birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden
2001 yılında emekli olduğunu ancak 04/ 04/ 1980 – 31/ 07/ 1986 tarihleri arasında devlet memuru
olarak çalıştığı sürelere ilişkin emekli ikramiyesinin ödenmediğini belirterek söz konusu sürelere ilişkin emekli ikramiyesinin ödenmesini talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna
ilişkin 21/ 12/ 2017 tarih ve sayılı yazısında;
2.1) Mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca farklı sigortalılık statülerinde geçen
hizmetlerin birleştirilmesi suretiyle aylık bağlanan memurlara, aynı Kanunun 12 nci maddesi hükmüne istinaden son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılma şartı ile
5434 sayılı Kanuna tabi geçen hizmetlerine (memuriyet hizmet sürelerine) karşılık emeklilik
ikramiyesi verilmekte iken, Anayasa Mahkemesinin 05/ 06/ 2009 tarihli ve 27249 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanan, 05/ 02/ 2009 tarihli ve Esas No:2005 / 40, Karar No: 2009/ 17 sayılı Kararı ile anılan 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Son defa T.C. Emekli
1 / 8Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve” ibaresini iptal ettiği ve daha sonra 01/ 06/ 2010
tarihinden geçerli olarak yürürlüğe giren ve 19/ 06/ 2010 tarihli ve 27616 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5997 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile de benzer bir düzenleme yapıldığı, ancak
Anayasa Mahkemesinin 09/ 07/ 2011 tarihli ve 27989 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 12/ 05/ 2011 tarih ve Esas No:2010 / 81, Karar No:2011 / 78 sayılı Kararı ile bu düzenlemeyi de iptal ettiği,
2.2) Bunun üzerine, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı dikkate alınarak, 26/ 01/ 2012 tarihli
ve 28185 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/ 01/ 2012 tarihli ve 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesi ile 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin yeniden düzenlendiği ve yapılan bu yeni düzenlemeye göre; birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerektiği ve aynı Kanun ile
5434 sayılı Kanuna eklenen Geçici 223 üncü madde ile de; gerek 26/ 01/ 2012 tarihinden önce emekli
olmuş ve kendilerine memuriyet hizmetleri karşılığında emekli ikramiyesi ödenmemiş, gerekse 26/ 01/ 2012 tarihinde halen memuriyet görevinde bulunanların, memuriyet hizmetleri için emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin geçiş hükümlerine yer verildiği,
2.3) 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası ile kıdem tazminatı ödenmesini
gerektiren hallerin düzenlendiği, bununla birlikte 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının ( 4) numaralı alt bendine göre kıdem tazminatına hak kazanmaya ilişkin şartlardan birisinin, işçilerin hizmet akitlerinin bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla son bulması olarak belirlenmiş iken, 08/ 09/ 1999 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazanmak için kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşın veya kademeli olarak belirlenmiş emeklilik yaşının doldurulmuş olmasının gerekmesi nedeniyle anılan 14 üncü maddeye 4447 sayılı Kanunun 45 inci maddesi ile iş akdinin yalnızca yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile iş akdini sonlandıranlara kıdem tazminatı ödenmesine ilişkin hüküm ve uygulamaların ilk defa 08/ 09/ 1999 tarihinden itibaren başlandığı,
2.4) Dolayısıyla 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının ( 5) numaralı alt bendine
göre;
– 08/ 09/ 1999 tarihinden önce çalışmaya başlayanlar için aylığa hak kazanma koşullarından yaş dışında en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödeme gün sayısı ( Görevlerinden 08/ 09/ 1999 tarihinden sonra ayrılmak şartıyla ), – 08/ 09/ 1999 tarihinden sonra çalışmaya başlayan ve bu tarihten sonra, 506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaş koşulu dışında kalan sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı koşullarını yerine getirmek suretiyle iş akdini kendi istekleri ile sonlandıranlar kıdem tazminatından yararlandırıldıklarından, aynı esaslar kamu görevlileri hakkında da uygulanmak suretiyle emekli ikramiyesinin ödenebildiği,
2.5) Ancak yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını
tamamlayarak kendi istekleri ile iş akdini sonlandıranlara kıdem tazminatı ödenmesine ilişkin
2 / 8hüküm, 08/ 09/ 1999 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği için bu tarihten önce en az 15 yıllık
sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı bulunmakta iken ayrılanlar kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde görevlerinden ayrılmış kabul edilmeyeceklerinden, benzer durumdaki yani 08/ 09/ 1999 tarihinden önce en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı bulunmakta iken istifa eden kamu görevlilerinin emekli ikramiyesinden yararlandırılmalarının mümkün olmadığı,
2.6) Bu çerçevede başvuranın emeklilik sicil dosyasının tetkikinden; 31/ 03/ 1980 – 30/ 07/ 1986
tarihleri arasında 4 ay askerlik borçlanması ve 6 yıl fiili hizmeti olmak üzere toplam 6 yıl 4 ay 5434 sayılı Kanun kapsamında hizmetinin bulunduğu, Lisesinde Matematik
Öğretmeni olarak görev yapmakta iken 30/ 07/ 1986 tarihinde istifaen görevinden ayrıldığı, sonrasında 506 sayılı Kanuna tabi olarak çalışarak mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 506 sayılı Kanuna göre 01/ 09/ 2001 tarihinden itibaren tarafına aylık bağlandığı,
2.7) Başvuranın 21/ 09/ 2010 tarihli dilekçesi ile memuriyet sürelerine ait emekli ikramiyesinin
ödenmesini talep ettiği ve talebinin 19/ 10/ 2010 tarihli yazı ile Anayasa Mahkemesinin 05/ 06/ 2009 tarihli ve 27249 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 05/ 02/ 2009 tarihli iptal kararı sonrasında 5997 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde düzenleme yapıldığı ve bu düzenleme ile birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için son defa görev yapılan statünün devlet memurluğu olması şartının devam etmesi nedeniyle reddedildiği, bilahare başvuranın 03/ 04/ 2017 tarihli dilekçesi ile tarafına emekli ikramiyesi ödenmesi talebini yinelediği, talebinin tarafına mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanması ve memuriyet görevinden 08/ 09/ 1999 tarihinden önce istifa ederek ayrılması nedeniyle 03/ 10/ 2017 tarihli yazı ile reddedildiği,
2.8) Sonuç olarak memuriyet görevi, 08/ 09/ 1999 tarihinden önce 30/ 07/ 1986 tarihinde istifa etmek
suretiyle sonlanan ve mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 506 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlanan başvuranın, kıdem tazminatına hak kazandıracak nedenlere aykırı biçimde sona eren memuriyet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesine Kanunen imkân bulunmadığı, açıklamalarına yer ver ilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında ;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”,
3 / 85) 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun;
5.1) “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/ 5/ 2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir .
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi
Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/ 8/ 1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun
14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona
ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir .
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir . Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz .
Yukarıdaki fıkralara göre (…) mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz . Ancak, mülga
2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun
geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı
Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.”,
5.2) Geçici 223 üncü maddesinde;
“Bu maddenin yürürlük tarihinden önce, mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlar ile ölenlerin hak sahiplerine, varsa açtıkları davalardan vazgeçmeleri ve bu Kanunun 89 uncu maddesindeki şartların varlığı halinde aynı esas ve usuller çerçevesinde emekli ikramiyesi ödenir .
Davalardan vazgeçilmesi halinde, mahkemelerce Sosyal Güvenlik Kurumu lehine hükmedilecek vekalet ücretleri Kurumca tahsil edilmez .
Bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında fasılalı olarak hizmeti
4 / 8bulunan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte aynı kapsamda çalışmakta olanlardan, bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra emeklilik, yaşlılık, malullük ile dul ve yetim aylığı bağlanacak olanlar hakkında 89 uncu maddenin dördüncü fıkrasının uygulanmasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki fasılalı hizmet süreleri için 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.”,
6) Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin
Birleştirilmesi Hakkında Kanunu’nun;
6.1) “Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesinde;
“Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir . Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz .”,
6.2) “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir .”,
6.3) “Emekli ikramiyesi” başlıklı 12 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve ( İptal : Anayasa Mahkemesi 05/ 02/ 2009 tarih ve Esas No:2005 / 40, Karar No: 2009/ 17 kararı) kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir .”
7) 1475 sayılı İş Kanunu’nun “Kıdem tazminatı” başlıklı 14 üncü maddesinin birinci
fıkrasında;
“Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin :
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b)alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona
5 / 8erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren
hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir . Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır .” düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Başvuru konusu kapsamında yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere, istifa ederek ayrıldığı memuriyet sürelerine
ilişkin emekli ikramiyesinin ödenmesini talep etmektedir . Başvuranın emeklilik işleminin, 2829 sayılı Kanun esas alınarak farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerinin birleştirilmesi sonucunda gerçekleştirildiği görülmektedir . Bu nedenle başvuru konusunun çözümü, başvuranın emekli ikramiyesine hak kazanıp kazanmadığının ilgili kanun hükümlerine göre tespit edilmesini gerekli kılmaktadır .
10) 2.1 numaralı paragrafta yer verildiği üzere Anayasa Mahkemesi, memuriyet hizmet süreleri
bulunan kişilerden hizmet birleştirmesi yoluyla emekli aylığı bağlanan kişilere emekli ikramiyesi ödenmesini, “son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılma” koşuluna bağlayan yasal düzenlemeleri iptal etmiştir . Bunun üzerine kanun koyucu, 6270 sayılı Kanun ile
5434 sayılı Kanunu’nun 89 uncu maddesinde yaptığı değişiklikle, memuriyet hizmet süreleri
bulunan kişilerden hizmet birleştirmesi yoluyla emekli aylığı bağlanan kişilere emekli ikramiyesi ödenmesini, söz konusu memuriyet hizmet sürelerinin 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartına bağlamıştır .
11) Diğer taraftan 6270 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin iptali talebiyle açılan davada, söz
konusu değişikliğin Anayasaya aykırı olmadığına ve iptal isteminin reddine karar verilen Anayasa
Mahkemesi kararında; dava konusu maddelerin Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarıyla oluşan hukuki boşluğun giderilmesi amacıyla düzenlendiği ve farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara, son defa bağlı olunan sosyal güvenlik kurumuna göre ayrım yapılmaksızın kamuda geçen çalışmalarına karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesine imkân sağlandığı ancak bu ödemenin yapılmasının, bu kapsamdaki çalışmaların 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartına bağlandığı ve böylece hizmet akdiyle çalışanlar için öngörülen kıdem tazminatı ödenme koşullarının, kural kapsamındaki kişilerin kamuda geçen çalışmaları için emekli ikramiyesi ödenmesi bakımından
da geçerli kılındığı tespiti yapılmıştır . (Anayasa Mahkemesinin 08/ 11/ 2012 tarihli ve Esas No:
2012/ 33 ve Karar No: 2012/ 174 sayılı Kararı) Bununla birlikte Yüksek Mahkeme’nin; emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin koşulları belirleme konusunda anayasal ilkelere aykırı olmamak
6 / 8kaydıyla kanun koyucunun takdir yetkisi bulunduğunu, yapılan düzenlemenin de yürürlüğe girdiği
tarihte aynı durumda bulunan kişilerin tamamına uygulandığını ve bu kişiler arasında herhangi bir ayrım yapmadığını gözeterek dava konusu maddelerin, sosyal hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine aykırı olmadığı sonucuna ulaştığı anlaşılmaktadır .
12) Dolayısıyla 5434 sayılı Kanun’a tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda çalışması bulunan kişilerin,
farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmetlerinin birleştirilerek emekli aylığı almaları durumunda, emekli ikramiyesine hak kazanmaları bu daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermiş olmasını gerekli kılmaktadır . Diğer bir ifadeyle söz konusu değişikliğin yapıldığı 2012 yılından itibaren 5434 sayılı
Kanun’un 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2829 sayılı Kanun’a göre birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı bağlanan kişilerin emekli ikramiyesine hak kazanmaları, kamuda geçen çalışmalarının kıdem tazminatına hak kazanılacak şekilde sona ermiş olması koşuluna bağlanarak, emekli ikramiyesi ile kıdem tazminatı arasında bir bağlantı kurulmuştur . Bununla birlikte 6270 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce ise, birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emekli aylığı bağlanan kişilere memuriyet hizmet sürelerine ilişkin emekli ikramiyesi ödenmesinin, Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılma koşuluna bağlı tutulduğu anlaşılmaktadır .
13) Sonuç olarak başvurana emekli ikramiyesi ödenmesi, yukarıda yer verilen mezkûr Kanun
hükümlerinde yer alan şartların varlığı halinde mümkündür . Zira kanuni idare ilkesi gereğince, idarenin işlemlerinin kanuna aykırı olmaması zorunludur . Bu anlamda başvuranın 21/ 09/ 2010 tarihli dilekçesiyle emekli ikramiyesi ödenmesi talebini konu alan başvurusunun Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, başvuranın son defa görev yaptığı statüsünün devlet memurluğu olmaması nedeniyle reddedildiği anlaşılmaktadır . Sosyal Güvenlik Kurumunun bu işleminin, başvuru tarihinde yürürlükte olan 2829 sayılı Kanun’un 12 inci maddesi kapsamında tesis edildiği, dolayısıyla memuriyet statüsünden emekliye ayrılmayan başvuran hakkındaki işlemin yerinde olduğu görülmektedir . Nitekim anılan maddenin yürürlükte olduğu dönemde, emekli ikramiyesi talebini konu alan benzer bir davanın da reddedildiği anlaşılmaktadır . (Danıştay 11. Dairesinin, 27/ 02/ 2004 tarih, E :2001 / 3679 ve K:2004 / 952 sayılı kararı) Diğer taraftan başvuranın 12/ 07/ 2017 tarihli dilekçesi üzerine tesis edilen idari işlem ise 5434 sayılı Kanun hükümlerine dayanmaktadır . Bu kapsamda yapılan değerlendirmede ise, kamu görevi istifa ile sona eren başvuranın kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde görevinden ayrılmadığı anlaşılmaktadır . Bu nedenle birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekli aylığı bağlanan başvurana; meri mevzuat hükümleri gereğince emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, 5434 sayılı Kanun’a tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olmasının zorunlu olması karşısında, memuriyet sürelerine ilişkin emekli ikramiyesi ödenmesi mümkün değildir .
14) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; istifa ile sona ermesi nedeniyle,
memuriyet hizmeti kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermediği anlaşılan ve emekli aylığı bağlandığı tarihte kamu görevlisi olmayan başvurana, birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emekli aylığı bağlandıktan sonra memuriyet sürelerine ilişkin emekli ikramiyesi ödenmesi talebinin reddi yönünde tesis edilen idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
7 / 815) İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir . Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin İdare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak İdarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16) 6328 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana
tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi