ÖZET: Başvuran, 25 Temmuz 2014 tarihinde meslekten ihraç edilmesinin ardından, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yaptığı emeklilik başvurusu sonucunda 1 Mart 2017 tarihinde emekli aylığı bağlandığını belirtmektedir. Ancak, emekli ikramiyesi talebi, çeşitli gerekçelerle reddedilmiştir. Başvuran, benzer durumdaki kişiler için verilen idare mahkemesi kararlarını sunmasına rağmen, talebinin yine olumsuz sonuçlandığını ifade ederek, maddi imkânlarının dava açmaya yetmediğini ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın emekli ikramiyesi talebinin reddedilmesine ilişkin açıklamasında, başvuranın meslekten çıkarılmasının ardından birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlandığını ve bu durumun emekli ikramiyesi ödenmesine engel teşkil ettiğini belirtmiştir. Ayrıca, emekli ikramiyesi ödemeleri için, hizmetin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermiş olması gerektiği vurgulanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararları doğrultusunda, başvuranın durumunun hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın emekli ikramiyesi talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığını değerlendirerek, başvurunun reddine yönelik önerisini Kamu Başdenetçisi’ne sunmuştur. Başvuranın, idareye karşı yargı yoluna başvurma hakkı ise saklıdır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 16286-16286 |sayi|53878609-101.07.05.99-E.53878609-101.07.05.99-E.

BAŞVURU NO : 2018/4077 2018/ 4077

KARAR TARİHİ : 28/09/2018 |tarih|

RET KARARI ,

Adres :

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik kurumu Başkanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile görevden çıkarılan ve birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan başvuranın emekli ikramiyesi talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 03/04/2018 3.4.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 26/ 05/ 1994 ile 25/ 07/ 2014 tarihleri arasında polis memuru olarak görev yaptığını, 25/ 07/ 2014 tarihinde meslekten ihraç edildiğini, ihraç işlemine ilişkin görülen davanın Danıştay’da ve sayılı dosyalarla halen devam ettiğini, askerlik görevini 18 ay yaptığını ve borçlanmasını yatırdığını, 2015 yılı ile 2018 yılları arasında müteaddit defalar emeklilik için başvuru yapmasına rağmen emekli aylığının 01/ 03/ 2017 tarihinde bağlandığını ancak emekli ikramiyesi ile emekli yolluğunun her defasında değişik gerekçelerle reddedildiğini, kendisiyle aynı durumda olanlar hakkında idare mahkemesinin emsal kararını sunmasına rağmen talebinin yine reddedilerek kendisiyle ilgili idare mahkemesi kararı olursa değerlendirileceğinin ifade edildiğini, maddi olarak idare mahkemesine dava açma gücü bulunmadığını belirterek mağduriyetimin giderilmesini talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 27/ 04/ 2018 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü

1 / 11tarafından gönderilen 11/ 05/ 2018 tarihli ve sayılı yazıda;

2.1.Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi

Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca farklı sigortalılık statülerinde geçen hizmetlerin birleştirilmesi suretiyle aylık bağlanan memurlara, aynı Kanunun 12 nci maddesi hükmüne istinaden son defa T .C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılma şartı ile 5434 sayılı Türkiye

Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi geçen hizmetlerine (memuriyet hizmet sürelerine)

karşılık emeklilik ikramiyesi verilmekte iken, Anayasa Mahkemesinin 05/ 06/ 2009 tarihli ve 27249 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 05/ 02/ 2009 tarihli ve Esas No: 2005/ 40, Karar No: 2009/ 17 sayılı

Kararı ile anılan 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Son defa T .C.

Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve” ibaresinin iptal edildiği, 2.2.Ayrıca, 01/ 06/ 2010 tarihinden geçerli olarak yürürlüğe giren ve 19/ 06/ 2010 tarihli ve 27616 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5997 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile benzer bir düzenleme yapılmış olmakla birlikte, Anayasa Mahkemesinin 09/ 07/ 2011 tarihli ve 27989 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanan 12/ 05/ 2011 tarih ve E .No:2010 / 81 sayılı Kararı ile bu düzenlemenin de iptal edildiği, 2.3.Bunun üzerine, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı dikkate alınarak, 26/ 01/ 2012 tarihli ve

28185 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/ 01/ 2012 tarihli ve 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti

Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesi ile 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin;

“Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık

Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toplan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir .

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi

Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise, bu Kanun veya

5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş

ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sonu ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir .

İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tüm fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir . Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz .

Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik İkramiyesinin hesabında bu Kanun veya

5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak hu Kanuna tabi daire, kuruluş

2 / 11ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminat ödenmesini

gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya hu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz . Ancak, mülga 2829 sayılı

Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli İkramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun

14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz…” şeklinde yeniden düzenlendiği,

2.4.Buna göre, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği mülga 2829 sayılı

Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerektiği, 2.5.Nitekim 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “25/ 8/ 1971 tarihli ve

1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına

uygun olarak” ibaresi ile dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve” ibaresinin Anayasa’nın 2., 6., 7., 8., 10., 56., 60., 87., 123. ve 153. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi yönünde yapılan

başvuruya İlişkin olarak Anayasa Mahkemesi 08/ 11/ 2012 tarihli ve Esas No: 2012/ 33 ve Karar No:

2012/ 174 sayılı kararında;

“Emekli ikramiyesi, çalışma hayatında istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme türü olup, anayasal ilkelere aykırı olmamak kaydıyla emekli ikramiyesinin miktar ve ödenme koşullarını belirleme konusunda kanun koyucunun takdir yetkisi vardır . Bu itibarla kanun koyucunun, hizmet akdiyle çalışanlar için öngörülen kıdem tazminatı ödenebilmesi koşullarını, dava konusu kural kapsamındaki sigortalıların kamuda geçen çalışmaları için de geçerli kılmasında hukuk devleti ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır .

Ödenme koşulları dikkate alındığında emekli ikramiyesi; emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı almaya hak kazanan kamu çalışanlarına, aylıklarında yapılan emekli kesintilerinden bağımsız olarak, çalışmada istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme olduğundan asgari sigortalılık süresi belirlenmesi, bu ödemenin niteliğine uygundur . Öte yandan, hizmet akdiyle çalışanlara ödenmekte olan kıdem tazminat ile benzer hukuki niteliği haiz olan emekli ikramiyesi ödenebilmesi için asgari sigortalılık süresi belirlenmesi ve bu sürenin 15 yıl olarak tayin edilmesi kanun koyucunun takdirindedir . Dava konusu kuralın atıf yaptığı 1475 sayılı

Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasının ( 5) numaralı bendi yürürlüğe girdiği tarihte aynı durumda bulunan kişilerin tamamına uygulandığına ve bu kişiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığına göre dava konuşu kural eşitlik ilkesine aykırı değildir .

…

3 / 11VI- SONUÇ

…

l- l . maddesiyle değiştirilen, 8.6.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli

Sandığı Kanunu’nun 89. maddesinin; a- İkinci fıkrasında yer alan “25/ 8/ 1971 tarihli ve 1475 sayılı İş

Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak”

İbaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, ile karşıoyları ve

…

c- Dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve”

İbaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve İptal İsteminin REDDİNE, ile

‘ün karşıoyları ve

” şeklinde karar verildiği, 2.6.Emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; İlgilinin Emniyet Genel Müdürlüğü Malatya Emniyet

Müdürlüğü emrinde polis Memuru olarak görev yapmakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek

Disiplin Kurulu kararı ile 25/ 07/ 2014 tarihinde meslekten çıkartılarak ilişiğinin kesildiği, bilahare

5510 sayılı Kanunun 4/ 1-(b) bendi kapsamında isteğe bağlı sigortalı iken Kurumumuz kayıtlarına

22/ 02/ 2017 tarihinde geçen 02/ 01/ 2017 tarihli dilekçesi ile açıkta iken emekliliğini talep etmesi üzerine, 06/ 09/ 2017 tarih ve sayılı işlem ile 1 inci derece 4 üncü kademe intibakı ve + 3000 ek gösterge rakamı üzerinden 18 yıl 6 ay fiili hizmeti, bu hizmetine karşılık hak kazandığı 4 yıl 7 ay

15 gün fiili hizmet süresi zammı ve 1 yıl 5 ay 6 gün askerlik borçlanması süresi olmak üzere 5510

sayılı Kanunun 4/ 1 bendi kapsamındaki toplam 24 yıl 6 ay 21 gün hizmeti ile 5510 sayılı Kanunun 4/ 1-(b) bendi kapsamındaki 11 ay 1 günlük hizmeti birleştirilerek, toplam 25 yıl 5 ay 22 gün hizmet süresine karşılık 01/ 03/ 2017 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı, ancak birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanması ve memuriyet görevinin meslekten çıkarma ile sona ermesi sonucu, açıklanan 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi gereği emekli ikramiyesine hak kazanamaması nedeniyle emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmediği, 2.7.Buna göre, emekli ikramiyesini düzenleyen 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi esas alınarak, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile 25/ 07/ 2014 tarihinde meslekten çıkartılarak ilişiği kesilen ilgiliye, farklı sigortalılık statülerine tabi olarak geçen birleştirilmiş hizmetleri üzerinden aylık bağlanması nedeniyle, emekli ikramiyesi ödenmemesi hususunda

Kurumlarınca yapılan işlemde herhangi bir yanlışlık bulunmadığından başvurusuna ilişkin çözüme yönelik bir işlem tesis edilmediği ifade edilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı

4 / 11olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1.“Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı” başlıklı Geçici 2 nci maddesinin son fıkrası; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu

Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır…” 5.2.“5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)

bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır…

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı

Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır…” 6. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesinin (Değişik : 17/ 1/ 2012- 6270/ 1 md.) birinci ve ikinci fıkraları; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/ 5/ 2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık

Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir .”

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi

Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise ; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla

5 / 11emekli ikramiyesi ödenir .”,

7. 24/ 5/ 1983 tarihli mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen

Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un; 7.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul ve esaslarının düzenlenmesidir .” 7.2.“Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesi; “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir . Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz .” 7.3.“Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesi; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir . Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C.

Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma (Ek ibare : 27/ 1/ 2000 – 4505/ 1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır .” 7.4.”Emekli İkramiyesi ” başlıklı 12 nci maddesi; “( …) kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir . (Ek cümle : 24.07.2008 – 5793 S.K/Madde 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır .(Değişik 2. fıkra : 24.07.2008 –

5793 S.K/Madde 6) Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu

mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz . Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır . (Ek cümle : 24.07.2008 – 5793 S.K/Madde) Bu fıkraya göre emekli ikramiyesi ödenmesinde, birinci fıkra hükümleri de dikkate alınır .” 8. 25/ 08/ 1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun “Kıdem tazminatı” Başlıklı 14 üncü maddesin birinci fıkrası; “ Bu Kanununa tabi işçilerin hizmet akitlerinin, 1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,

6 / 112. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,

3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir . Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır .” hükmünü amirdir .

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle, emekli ikramiyesinin ödenmediğini belirterek başvurusu ekinde sunduğu mahkeme kararını da emsal göstermek suretiyle emekli ikramiyesinin ödenmesini talep etmektedir .

11. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; meslekten çıkarılmak suretiyle memuriyetle ilişiği kesilen başvurana, faklı sigortalılık statülerine tabi olarak geçen birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanması nedeniyle emekli ikramiyesi ödenmediği bildirilmiştir .

12. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvuranın, 25/ 07/ 2014 tarihinde Emniyet Genel

Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu Kararı ile meslekten çıkarılarak ilişiğinin kesildiği, 22/ 02/ 2017 tarihli müracaatı esas alınarak 1.derece 4.kademe intibakı ve + 3000 ek göstergesi, 18 yıl 6 ay fiili hizmeti, 4 yıl 7 ay 15 gün fiili hizmet süresi zammı, 1 yıl 5 ay 6 gün askerlik hizmeti borçlanması olmak üzere 4/ 1-(c) kapsamında 24 yıl 6 ay 21 gün hizmetine ilave olarak 4/ 1-(b) kapsamında 11 ay

1 gün hizmeti birleştirilerek toplam 25 yıl 5 ay 22 gün hizmeti üzerinden 4/ 1-(c) statüsü esas

alınarak aylık bağlandığı, hizmetleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanması nedeniyle de emekli ikramiyesi ödenmediği anlaşılmaktadır .

13. Bu çerçevede uyuşmazlığın, memuriyet görevinden Yüksek Disiplin Kurulu kararı çıkarılan ve hizmetleri birleştirmesi uygulanmak suretiyle aylık bağlanan başvurana emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceği noktasında düğümlendiği görülmektedir .

7 / 1114. 2829 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde (§ 7.2) Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların

hizmet sürelerinin, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği, 8 inci maddesinde (§ 7.3) birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı ve ödeneceği düzenlenmiştir . Başvuranın toplam hizmet sürelerine ilişkin yapılan incelemede, tahsis talebinde bulunduğu tarih itibarıyla herhangi bir statüdeki hizmetinin tek başına aylık bağlamaya yeterli olmadığı, bu nedenle 2829 sayılı Kanun uygulanmaksızın tarafına aylık bağlanmasına imkân bulunmadığı anlaşılmaktadır .

14.1.5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında (§ 5.2)

Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim Ayı başından önce 5434 sayılı Kanun kapsamında görev yapanlar hakkında Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde 2829 sayılı

Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınarak yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı

Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı düzenlenmiştir .

14.2.Bu çerçevede, birleştirilen hizmet süreleri içerisindeki son yedi yıllık hizmet süresi içinde 4/ 1-(c) kapsamında hizmet süresinin fazla olduğu ve 5510 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim Ayı başından önce 5434 sayılı Kanun kapsamında görev yaptığı anlaşılan başvuran hakkında, yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği, idarece tesis edilen işlemlerin de bu doğrultuda olduğu anlaşılmaktadır .

15. Kamu görevlilerine emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin esaslar 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde düzenlenmiştir . Söz konusu esaslar, 89 uncu maddede 17/ 01/ 2012 tarihli ve 6270 sayılı

Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair

Kanunun 1 inci maddesi ile yapılan değişiklikler neticesinde son halini almış olup maddenin son hali şu şekildedir;

“ Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/ 5/ 2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir .

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi

Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya

5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş

ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/ 8/ 1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir .

İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu

8 / 11görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın

başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir . Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz .

Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya

5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş

ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz . Ancak, mülga 2829 sayılı

Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun

14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.”

15.1.Emekli ikramiyesinin yasalarda bir tanımı bulunmamakla birlikte, emekli olan memurlara, ölümleri halinde hak sahiplerine, kıdem süreleri dikkatte alınarak, çalıştıkları kurumlarca yapılan bir ödeme olarak tanımlamak mümkündür . Niteliği bakımından kıdem tazminatına benzeyen emekli ikramiyesinin, bu niteliği Anayasa Mahkemesinin 21/ 09/ 2013 tarih ve E .:2012 / 33 K.:2012 / 174 sayılı kararında da görülmektedir . Emekli ikramiyesinin kıdem tazminatından ayrıldığı yönlerden en önemlisi ise emekli ikramiyesinin emeklilik aşamasında ödenmesidir . Kişilerin çalıştığı yıllarda maaşlarından bir kesinti yapılmaksızın, bu kişilerin ilgili bulundukları Kurumları tarafından çalışmada istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla yapılan ödül niteliğinde bir ödeme olduğu kabul edilmekle birlikte, meri mevzuat hükümlerine bakıldığında 5434 sayılı Yasanın 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının bu nitelikle örtüşmediği de görülmektedir . Zira anılan fıkra uyarınca devlet memurunun görevden ne şekilde ayrıldığına bakılmaksızın tüm hizmetleri 5434 sayılı kanunun yahut

5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçmesi halinde ikramiyeye koşulsuz olarak

hak kazanmaktadır . Diğer yandan, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca birleşen hizmetler üzerinden emekli olanların emekli ikramiyesine hak kazanması için memuriyet hizmetinin, kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi şartına bağlandığı da açıktır .

15.2.Bu yönüyle yapılan düzenlemenin 2008 yılında gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformu ile kabul edilen ve tüm çalışanların statüsel farklılıklarının giderilmesi, sosyal politikalara ilişkin haklarının çalışan kavramı altında tekleştirilmesi amacına uygun olacağı değerlendirilmekle birlikte,

5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki durumun emekli ikramiyesinin ödül

niteliğini sekteye uğratarak, salt hizmetlerin birleştirilip birleştirilmediği ayrımı yapmak suretiyle uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmektedir .

15.3.Nitekim Kurumumuzca daha önce verilen 25/ 08/ 2017 tarihli ve 2017/ 1693 no.lu kısmen tavsiye kısmen ret kararında 15 inci ve 16 ncı paragraflarda yapılan açıklamalara vurgu yapılmak suretiyle; gerek emekli ikramiyesi ve kıdem tazminatının niteliksel eşitliği görüşü, gerekse 2829 sayılı

Kanunun gerekçesinde yer verilen emekli ikramiyesinin devlete yapılan hizmetin karşılığı olarak ödenen bir meblağ olduğu açıklaması göz önüne alındığında; bu ödemenin, kamuda geçen çalışma

9 / 11sürelerine sadakat yükümlülüğü karşılığında yapılan ödül niteliğinde bir ödeme olduğu, bu sebeple

emekli ikramiyesi ödemesinin belirli koşullara bağlanmasının, hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir .

16. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddenin ikinci fıkrasında 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı

Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının,

1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma

şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödeneceği düzenlenmiştir .

Fıkradaki düzenleme ile e mekli ikramiyesine hak kazanılması ve kıdem tazminatına hak kazanılma koşulları arasında niteliksel bir uyarlama yapıldığı anlaşılmaktadır .

16.1.Somut olayda birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan başvuranın 89 uncu maddenin ikinci fıkrası kapsamında yer aldığı açıktır . Fıkra ile emekli ikramiyesine hak kazanılmasında hakkı doğuran ilk koşul olarak aylığının bağlanması, ikinci koşul olarak ise çalışmanın kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi belirlenmiştir . Bu durumda, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan başvurana emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceğinin, çalışmasının kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona erip ermediği yönünde yapılacak değerlendirme neticesinde belirlenmesi gerekmektedir . Kamu görevinden Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile çıkarılmış olmanın 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde sayılan kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olmadığı ise açıktır .

17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde , kamuda geçen çalışması kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermediği anlaşılan başvuran hakkında, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmemesi yönünde yapılan işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verilmediği ve şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine başvuran bakımından uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana

10 / 11tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye

devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi