|
ÖZET: Başvuran, 1980 yılında memuriyetten istifa ederek ayrıldığını ve sonrasında 506 sayılı Kanun kapsamında çalışarak 1990 yılında emekli aylığı bağlandığını belirtmektedir. Emekli ikramiyesi talebi, 17 Ağustos 2017 tarihinde yapılmış, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 8 Eylül 1999 tarihinden önce emekli olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvuran, toplam 15 yıl hizmet süresi üzerinden emekli ikramiyesinin ödenmesini talep etmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın memuriyetinin istifa ile sona erdiğini ve bu nedenle emekli ikramiyesi ödenemeyeceğini ifade etmiştir. 5434 sayılı Kanun ve 1475 sayılı İş Kanunu hükümleri çerçevesinde, memuriyet görevinden ayrılışın kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olması gerektiği belirtilmiştir. Başvuranın durumu incelendiğinde, istifa ile ayrılmasının bu şartları taşımadığı sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu değerlendirmiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde yapılan incelemelerde, başvuranın emekli ikramiyesi talebinin karşılanması için gerekli koşulların sağlanmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 7162-7162 |sayi|53878609-101.07.05-E.53878609-101.07.05-E.
BAŞVURU NO : 2017/13327 2017/ 13327
KARAR TARİHİ : 25/04/2018 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Memuriyet görevinden 9/ 5/ 1980 tarihinde istifa etmek suretiyle ayrılan ve 506 sayılı
Kanun kapsamında çalışmaya devam ettikten sonra aynı Kanun kapsamında 1/ 10/ 1990 tarihinde emekli aylığı bağlanan başvuranın, tarafına emekli ikramiyesi ödenmesi talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 06/11/2017 6.11.2017
I BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, sicil numarası ile 1960 ile 1980 yılları arasında 13 yıl Emekli Sandığı hizmeti ve öncesi döneme ilişkin 2 yıllık askerlik borçlanması hizmeti bulunmaktayken 1980 yılında memuriyetten ayrıldığını, üç buçuk yıl daha sigortalı olarak çalıştıktan sonra sigortadan emekli olduğunu, emekli ikramiyesinin tarafına ödenmesi için 17/ 8/ 2017 tarihinde yaptığı başvurunun 26/ 9/ 2017 tarihli yazı ile 8/ 9/ 1999 tarihinden önce emekli olması gerekçe gösterilerek reddedildiğini belirterek toplam 15 yıl üzerinden hesaplanacak emekli ikramiyesinin tarafına ödenmesini talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 16/ 11/ 2017 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü
tarafından gönderilen 27/ 11/ 2017 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde özetle :
2.1.Mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca farklı sigortalılık statülerinde geçen hizmetlerin birleştirilmesi suretiyle aylık bağlanan memurlara, aynı Kanunun 12 nci maddesi
1 / 9hükmüne istinaden son defa T .C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılma şartı ile ve
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun emeklilik ikramiyesine ait hükümler
uygulanarak, 5434 sayılı Kanuna tabi geçen hizmetlerine (memuriyet hizmet sürelerine) karşılık emeklilik ikramiyesi verilmekte iken, Anayasa Mahkemesi 05/ 06/ 2009 tarihli ve 27249 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanan 05/ 02/ 2009 tarihli ve Esas No: 2005/ 40, Karar No: 2009/ 17 sayılı Kararı ile
2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Son defa T .C. Emekli Sandığına
tabi görevlerden emekliye ayrılan ve” ibaresini iptal edildiği, 2.2.Ancak, 01/ 06/ 2006 tarihinden geçerli olarak yürürlüğe giren ve 19/ 06/ 2010 tarihli ve 27616 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5997 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile 5434 sayılı Kanunda benzeri bir düzenleme yapıldığı ancak yapılan düzenlemedeki “Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı
Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve” bölümünün de Anayasa Mahkemesinin 09/ 07/ 2011 tarihli ve 27989 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanan 12/ 05/ 2011 tarih ve E .No:2010 / 81, K.No:2011 / 78 sayılı kararı ile
Anayasaya aykırı olduğuna ve İPTALİNE” karar verildiği ve iptal kararında kararın yürürlüğüne ilişkin olarak herhangi bir süre verilmediği ve 12/ 05/ 2011 tarihli iptal kararının 09/ 07/ 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği, 2.3.Bunun üzerine, 26/ 01/ 2012 tarihli ve 28185 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/ 01/ 2012 tarihli ve 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesi ile 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin halen yürürlükte olan halinin düzenlendiği ve memuriyet hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin esasların yeniden belirlendiği, 2.4.Söz konusu değişiklik kapsamında yine 6270 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 5434 sayılı
Kanuna eklenen Geçici 223 üncü Maddede ise; “Bu maddenin yürürlük tarihinden önce, mülga
2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik,
yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlar ile ölenlerin hak sahiplerine, varsa açtıkları davalardan vazgeçmeleri ve bu Kanunun 89 uncu maddesindeki şartların varlığı halinde aynı esas ve usuller çerçevesinde emekli ikramiyesi ödenir . Davalardan vazgeçilmesi halinde, mahkemelerce Sosyal
Güvenlik Kurumu lehine hükmedilecek vekalet ücretleri Kurumca tahsil edilmez .
Bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında fasılalı olarak hizmeti bulunan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte aynı kapsamda çalışmakta olanlardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra emeklilik, yaşlılık, malûllük ile dul ve yetim aylığı bağlanacak olanlar hakkında 89 uncu maddenin dördüncü fıkrasının uygulanmasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki fasılalı hizmet süreleri için 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.” hükmüne yer verilmek suretiyle, gerek 26/ 01/ 2012 tarihinden önce emekli olmuş ve kendilerine memuriyet hizmetleri karşılığında emekli ikramiyesi ödenmemiş, gerekse 26/ 01/ 2012 tarihinde halen memuriyet görevinde bulunanların, memuriyet hizmetleri için emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin geçiş hükümlerine yer verildiği, 2.5.Bu hükümlerden açıkça anlaşılacağı üzere, Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsi geçen gerek 05/ 02/ 2009 tarihli ve E .No:2005 / 40, K.No:2009 / 17 sayılı, gerekse 12/ 05/ 2011 tarihli ve
E .No:2010 / 81, K.No:2011 / 78 sayılı kararlarının iptal gerekçeleri esas alınarak memuriyet görevinden emeklilik dışında nedenlerle ayrılmış olanlardan, son defa 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevler ile diğer sigortalılık statüleri esas alınarak aylık bağlananlara, son defa bulundukları sigortalılık statüsüne bakılmaksızın geçmiş memuriyet hizmetlerine emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin esasların yeniden belirlendiği, 2.6.Buna göre; 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği mülga 2829 sayılı
2 / 9Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da
malûllük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerektiği,
2.7.1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası ile kıdem tazminatı ödenmesini
gerektiren hallerin, hizmet akitlerinin :
1. İşveren tarafından 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartlar (yani 7000 günlük prim ödeme gün sayısını veya 25 yıllık sigortalılık süresi ile 4500 günlük prim ödeme gün sayısının tamamlanması) veya aynı
Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını (yani 15 yıllık sigortalılık süresi ile 3600 günlük prim ödeme gün sayısını) tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle feshedilmesi , 6. Kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi, olarak belirlendiği, 2.8.Diğer taraftan 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının ( 4) numaralı alt bendine göre kıdem tazminatına hak kazanmaya ilişkin şartlardan birisinin, işçilerin hizmet akitlerinin bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malûllük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla son bulması olarak belirlenmiş iken, 08/ 09/ 1999 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazanmak için kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşın veya kademeli olarak belirlenmiş emeklilik yaşının doldurulmuş olmasının gerekmesi nedeniyle anılan 14 üncü maddeye 4447 sayılı Kanunun 45 inci maddesi ile “ 506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,” hükmü eklendiği, 2.9.Bu çerçevede, yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile iş akdini sonlandıranlara kıdem tazminatı ödenmesine ilişkin hüküm ve uygulamaların ilk defa 08/ 09/ 1999 tarihinden itibaren başladığı, 2.10.Yukarıdaki hükümler çerçevesinde ilgilinin emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; ilgilinin 23/ 11/ 1964- 22/ 11/ 1966 tarihleri arasında 2 yıl borçlanılmış askerlik hizmeti, 27/ 03/ 1967- 09/ 05/ 1980 tarihleri arasında 13 yıl 2 ay fiili hizmeti olmak üzere toplam 15 yıl 2 ay 5434 sayılı Kanun kapsamında hizmetinin bulunduğu, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünde Manisa Tapu Sicil olarak görev yapmakta iken 09/ 05/ 1980 tarihinde istifaen görevinden ayrıldığı, sonrasında 506 sayılı Kanuna tabi olarak çalışarak mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 506 sayılı Kanuna göre 01/ 10/ 1990 tarihinden tarafına aylık bağlandığı,
3 / 92.11.Buna göre, memuriyet görevi, 08/ 09/ 1999 tarihinden önce 09/ 05/ 1980 tarihinde istifa etmek
suretiyle sonlanan ve mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 506 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlanan adı geçenin, kıdem tazminatına hak kazandıracak nedenlere aykırı biçimde sona eren memuriyet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesine Kanunen imkan bulunmadığı, İfade edilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır .
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” denmektedir .
5. 1475 sayılı İş Kanunu’nun “Kıdem Tazminatı” başlıklı 14 üncü maddesinin; 5.1.Başvuranın istifa etmek suretiyle memuriyet görevinden ayrıldığı tarihte yürürlükte bulunan hali; “(Değişik madde : 04/ 07/ 1975 – 1927/ 1 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet
akitlerinin :
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısiyle, 4. Bağlı bulundukları, Kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amaciyle;
Feshedilmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir . Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır .
…” 5.2.Yürürlükteki hali; “(Değişik birinci fıkra : 29/ 7/ 1983 – 2869/ 3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin
hizmet akitlerinin :
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük
4 / 9aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;
5. (Ek : 25/ 8/ 1999 – 4447/ 45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A)
bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun
Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir . Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır .
…” 6. Başvuranın emekliye ayrıldığı tarihte yürürlükte bulunan haliyle Mülga 2829 sayılı Sosyal
Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un
“Emekli İkramiyesi” başlıklı 12 nci maddesi; “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı
Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir .
Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce kıdem tazminatı veya emekli ikramiyesi ödenmiş süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz
Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır .” 7. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun;
7.1.89 uncu maddesi; “Emekli, adi malûllük veya vazife malûllüğü aylığı bağlanan veyahut toptan
ödeme yapılan; asker, sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için, aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir .
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi
Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya
5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş
ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir .
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir . Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz .
Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya
5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş
5 / 9ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini
gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz . Ancak, mülga 2829 sayılı
Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun
14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.
…” 7.2.Geçici 223 üncü maddesi; “Bu maddenin yürürlük tarihinden önce, mülga 2829 sayılı Kanunun
8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük
aylığı bağlananlar ile ölenlerin hak sahiplerine, varsa açtıkları davalardan vazgeçmeleri ve bu
Kanunun 89 uncu maddesindeki şartların varlığı halinde aynı esas ve usuller çerçevesinde emekli ikramiyesi ödenir . Davalardan vazgeçilmesi halinde, mahkemelerce Sosyal Güvenlik Kurumu lehine hükmedilecek vekalet ücretleri Kurumca tahsil edilmez .
Bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında fasılalı olarak hizmeti bulunan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte aynı kapsamda çalışmakta olanlardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra emeklilik, yaşlılık, malûllük ile dul ve yetim aylığı bağlanacak olanlar hakkında 89 uncu maddenin dördüncü fıkrasının uygulanmasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki fasılalı hizmet süreleri için 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.” hükmünü amirdir .
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan değerlendirmede , başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, özetle; 1960 ile 1980 yılları arasında 13 yıl Emekli Sandığı hizmeti ve öncesi döneme ilişkin 2 yıllık askerlik borçlanması hizmeti olmak üzere toplam 15 yıl hizmeti bulunduğundan bahisle 15 yıl üzerinden hesaplanacak emekli ikramiyesinin tarafına ödenmesini talep etmektedir .
10. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle, başvuranın memuriyetinin 09/ 05/ 1980 tarihinde istifa etmek suretiyle sona erdiği, kendisine mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 506 sayılı Kanuna göre 01/ 10/ 1990 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, son defa T .C. Emekli Sandığına tabi görevden ayrılmadığı için yaşlılık aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte olan 2829 sayılı Kanun gereği emekli ikramiyesi ödenmediği, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin değiştirilip Kanuna geçici 223 üncü maddenin eklendiği 6270 sayılı Kanunla emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin esasların yeniden belirlendiği, buna göre; birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak
6 / 9kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerektiği, ancak, başvuranın memuriyetinin
kıdem tazminatına hak kazandıracak nedenlerle sona ermemiş olması nedeniyle tarafına emekli ikramiyesi ödenmesine Kanunen imkan bulunmadığı ifade etmiştir .
11. Başvuranın, 23/ 11/ 1964- 22/ 11/ 1966 tarihleri arasında 2 yıl borçlanılmış askerlik hizmeti, 27/ 03/ 1967- 09/ 05/ 1980 tarihleri arasında 13 yıl 2 ay fiili hizmeti olmak üzere toplam 15 yıl 2 ay
5434 sayılı Kanun kapsamında hizmetinin bulunduğu, memuriyet görevinden 09/ 05/ 1980 tarihinde
istifaen ayrıldığı, sonrasında 506 sayılı Kanuna tabi olarak çalışarak mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 506 sayılı Kanuna göre 01/ 10/ 1990 tarihinden itibaren tarafına aylık bağlandığı, 25/ 08/ 2011 tarihli memuriyet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesi talebinin Anayasa Mahkemesinin 09/ 07/ 2011 tarihli ve 27989 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanan 12/ 05/ 2011 tarihli iptal kararının Anayasanın 153 üncü maddesi gereği geriye yürümeyeceği ve kendisine iptal kararının yürürlük tarihi olan 09/ 07/ 2011 tarihinden önce aylık bağlanması nedeniyle, 24/ 02/ 2012 ve 17/ 08/ 2017 tarihli bu defa 6270 sayılı Kanun kapsamında tarafına emekli ikramiyesi ödenmesi taleplerinin, tarafına mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanması ve memuriyet görevinden 08/ 09/ 1999 tarihinden önce istifaen ayrılması nedeniyle SGK tarafından reddedildiği ve bunun üzerine
Kurumumuza başvurduğu anlaşılmıştır .
12. 2829 sayılı Kanun hükümleri uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekli aylığı bağlananlara hangi esaslarla emekli ikramiyesi ödeneceği son olarak 26/ 01/ 2012 tarihli ve 28185 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/ 01/ 2012 tarihli ve 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli
Sandığı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5434 sayılı
Kanunun 89 uncu (§ 7.1) ve geçici 223 üncü (§ 7.2) maddelerinde belirlenmiştir . Yapılan düzenleme ile daha önce son defa memuriyet görevlerinde bulunma şartına bağlı olarak belirlenen emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceği memuriyet görevinin ne şekilde sonlandığı esas alınarak belirlenmeye başlanmıştır .
12.1.89 uncu maddenin ikinci fıkrasında, birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya
da malûllük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi gerektiği düzenlenmiştir .
12.2.Geçici 223 üncü maddenin birinci fıkrasında ise, 89 uncu maddede yapılan değişiklikten önce birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanmış olanlara, 89 uncu maddedeki şartların varlığı halinde aynı esas ve usuller çerçevesinde emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği düzenlenmiştir .
12.3.Buna göre, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesindeki değişikliğin yürürlüğe girdiği 26/ 01/ 2012 tarihinden önce birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, kural olarak memuriyet görevlerinin kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi şartıyla emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır .
13. Kıdem tazminatına hangi şartların varlığı halinde hak kazanılacağı 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14
7 / 9üncü maddesinde belirlenmiştir . Anılan maddenin başvuranın memuriyet görevinden istifa etmek
suretiyle ayrıldığı tarihte yürürlükte olan hükmüne (§ 5.1) göre, Kanunda sayılı diğer hallerin dışında, işçilerin hizmet akitlerinin bağlı bulundukları ve Kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla feshedilmesi halinde de işçilere Kanunda belirlenmiş esaslarla kıdem tazminatı ödeneceği düzenlenmiştir .
13.1.Diğer taraftan, 8/ 9/ 1999 tarihli ve 23810 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 25/ 8/ 1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile yapılan değişiklikler neticesinde 08/ 09/ 1999 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazanmak için; kadınlarda 58, erkeklerde 60 veya kademeli olarak belirlenmiş emeklilik yaşının doldurulmuş olması şartı aranmaya başlanmıştır . Aynı Kanunla 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine de “506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,” hükmü eklenmiştir . Bu düzenlemeye göre, 08/ 09/ 1999 tarihinden önce çalışmaya başlayanlardan en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödeme gün sayısını tamamlayanlar; bu tarih veya sonrası itibarıyla çalışmaya başlayanlardan ise en az 25 yıl sigortalılık süresi ve 4500 gün prim ödeme gün sayısını ya da en az 7000 gün prim ödeme gün sayısını tamamlayanlar, iş akitlerini kendi istekleri ile sonlandırmaları durumunda kıdem tazminatına hak kazanmaktadır . 4447 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik neticesinde kıdem tazminatına hak kazanma koşulları arasına, aylık bağlanması amacıyla hizmet akdinin feshedilmesi hali yanında, 8/ 9/ 1999 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yaş dışındaki emeklilik şartlarını tamamlamış olma hali de eklenerek değişen emeklilik şartları dikkate alınarak maddenin kapsamı yeniden belirlenmiştir .
14. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesindeki 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine yapılan atıf gereği, ilgililerin memuriyet görevlerinden ayrılışlarının kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olup olmadığı belirlenirken görevden ayrılış tarihlerindeki 14 üncü madde hükümlerinin esas alınması gerekmektedir . Somut olayda, memuriyet görevinden istifa ederek ayrılan başvuranın kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı belirlenirken de anılan tarihteki kıdem tazminatına hak kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir . Başvuran, toplam
15 yıl 2 ay 5434 sayılı Kanun kapsamında hizmeti bulunmaktayken 9/ 5/ 1980 tarihinde istifa ederek
görevinden ayrılmış, sonrasında çalışmaya devam etmiş ve kendisine 1/ 10/ 1990 tarihinde aylık bağlanmıştır . Bu durumda, başvuranın tarafına aylık bağlanması için istifa etmediği anlaşıldığından anılan tarihte kıdem tazminatı ödenmesi için aranan hizmet akdinin yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla feshedilmesi koşulunun gerçekleşmediği değerlendirilmektedir .
15. Diğer taraftan, 14 üncü maddede 4447 sayılı Kanunla yapılan değişikle her ne kadar 15 yıllık sigortalılık süresini ve 3600 gün prim ödeme gün sayısını tamamlamış olanlara kıdem tazminatı ödeneceği düzenlenmişse de kuralın geçmişe yönelik olarak uygulanacağına dair herhangi hükme yer verilmemiştir . Bu nedenle, 15 yıllık sigortalılık süresini ve 3600 gün prim ödeme gün sayısını tamamlamış olsa da anılan değişikliğin yürürlük tarihi olan 8/ 9/ 1999 tarihinden önce istifa eden başvuranın kıdem tazminatı ödenmesi koşullarını taşıdığı sonucuna ulaşılamayacağı değerlendirilmektedir .
8 / 916. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; memuriyet görevinden 9/ 5/ 1980 tarihinde
istifa edip sonrasında 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya devam eden başvuranın, 1475 sayılı İş
Kanununun 14 üncü maddesinin memuriyet görevinden istifa ederek ayrıldığı tarihteki kıdem tazminatına hak kazanma koşullarını taşımadığı anlaşıldığından, başvuran hakkında kıdem tazminatına hak kazandıracak nedenlere aykırı biçimde sona eren memuriyet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmemesi yönünde idarece yapılmış işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi