ÖZET: Başvuru, emekli ikramiyesi talebiyle ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu’na yapılmıştır. Başvuran, 26 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6270 sayılı Kanun gereği, memurluktan ayrılarak SSK’dan emekli olanların emekli ikramiyesi alması gerektiğini iddia etmektedir. 15 yılı aşkın bir süre Din Hizmetleri Sınıfında görev yapmış olan başvuran, mevcut durumda SSK emeklisi olduğunu belirterek, emekli ikramiyesinin ödenmesini talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın memuriyet görevinden 10 Ağustos 1989 tarihinde istifa ederek ayrıldığını ve bu nedenle emekli ikramiyesi ödenemeyeceğini ifade etmiştir. 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesi ve 6270 sayılı Kanun’un geçici 223. maddesi gereğince, emekli ikramiyesi ödenebilmesi için memuriyet hizmet sürelerinin kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi gerektiği belirtilmiştir. Başvuranın istifa etmesi, bu şartları sağlamadığından talebi reddedilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın emekli ikramiyesi talebi, hukuka uygunluk açısından incelenmiş ve reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirirken, ilgili mevzuat çerçevesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit etmemiştir. Başvuranın, kararın tebliğ tarihinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 1595-1595 |sayi|53878609-101.07.05.99-E.53878609-101.07.05.99-E.

BAŞVURU NO : 2018/9581 2018/ 9581

KARAR TARİHİ : 22/01/2019 |tarih|

RET KARARI ,

Adres :

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu

BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli ikramiyesi talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 26/07/2018 26.7.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 26 Ocak 2012 tarihinde Resmi Gazete’ de yayımlanan 6270 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununda yapılan değişiklik gereğince; memurluktan ayrılarak SSK’ dan emekli olan iştirakçilere emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiğini, şahsının da Din

Hizmetleri Sınıfında 15 yıl üzeri hizmeti bulunduğunu şuanda ise SSK emeklisi olduğunu belirterek anılan kanun hükmü gereğince emekli sandığına tabi çalışmaları dolayısıyla almadığı emekli ikramiyesinin ödenmesini talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 13/ 09/ 2018 tarihli ve E. sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü

tarafından gönderilen 09/ 10/ 2018 tarihli ve E. sayılı yazı ve eklerinde özetle :

2.1.Mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca farklı sigortalılık statülerinde geçen hizmetlerin birleştirilmesi suretiyle aylık bağlanan memurlara, aynı Kanunun 12 nci maddesi hükmüne istinaden son defa T .C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılma şartı ile ve

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun emeklilik ikramiyesine ait hükümler

uygulanarak, 5434 sayılı Kanuna tabi geçen hizmetlerine (memuriyet hizmet sürelerine) karşılık emeklilik ikramiyesi verilmekte iken, Anayasa Mahkemesi 05/ 06/ 2009 tarihli ve 27249 sayılı Resmi

1 / 10Gazetede yayımlanan 05/ 02/ 2009 tarihli ve Esas No: 2005/ 40, Karar No: 2009/ 17 sayılı Kararı ile

2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Son defa T .C. Emekli Sandığına

tabi görevlerden emekliye ayrılan ve” ibaresini iptal edildiği, 2.2.Ancak, 01/ 06/ 2010 tarihinden geçerli olarak yürürlüğe giren ve 19/ 06/ 2010 tarihli ve 27616 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5997 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile 5434 sayılı Kanunda benzeri bir düzenleme yapıldığı ancak yapılan düzenlemedeki “Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı

Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve” bölümünün de Anayasa Mahkemesinin 09/ 07/ 2011 tarihli ve 27989 sayılı

Resmi Gazetede yayımlanan 12/ 05/ 2011 tarih ve E .No:2010 / 81, K.No:2011 / 78 sayılı kararı ile

Anayasaya aykırı olduğuna ve İPTALİNE” karar verildiği ve iptal kararında kararın yürürlüğüne ilişkin olarak herhangi bir süre verilmediği ve 12/ 05/ 2011 tarihli iptal kararının 09/ 07/ 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği, 2.3.Bunun üzerine, 26/ 01/ 2012 tarihli ve 28185 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/ 01/ 2012 tarihli ve 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesi ile 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin halen yürürlükte olan halinin düzenlendiği ve memuriyet hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin esasların yeniden belirlendiği, 2.4.Söz konusu değişiklik kapsamında yine 6270 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 5434 sayılı

Kanuna eklenen Geçici 223 üncü Maddede ise; “Bu maddenin yürürlük tarihinden önce, mülga

2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik,

yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlar ile ölenlerin hak sahiplerine, varsa açtıkları davalardan vazgeçmeleri ve bu Kanunun 89 uncu maddesindeki şartların varlığı halinde aynı esas ve usuller çerçevesinde emekli ikramiyesi ödenir . Davalardan vazgeçilmesi halinde, mahkemelerce Sosyal

Güvenlik Kurumu lehine hükmedilecek vekalet ücretleri Kurumca tahsil edilmez .

Bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında fasılalı olarak hizmeti bulunan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte aynı kapsamda çalışmakta olanlardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra emeklilik, yaşlılık, malûllük ile dul ve yetim aylığı bağlanacak olanlar hakkında 89 uncu maddenin dördüncü fıkrasının uygulanmasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki fasılalı hizmet süreleri için 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.” hükmüne yer verilmek suretiyle, gerek 26/ 01/ 2012 tarihinden önce emekli olmuş ve kendilerine memuriyet hizmetleri karşılığında emekli ikramiyesi ödenmemiş, gerekse 26/ 01/ 2012 tarihinde halen memuriyet görevinde bulunanların, memuriyet hizmetleri için emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin geçiş hükümlerine yer verildiği, 2.5.Bu hükümlerden açıkça anlaşılacağı üzere, Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsi geçen gerek 05/ 02/ 2009 tarihli ve E .No:2005 / 40, K.No:2009 / 17 sayılı, gerekse 12/ 05/ 2011 tarihli ve

E .No:2010 / 81, K.No:2011 / 78 sayılı kararlarının iptal gerekçeleri esas alınarak memuriyet görevinden emeklilik dışında nedenlerle ayrılmış olanlardan, son defa 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevler ile diğer sigortalılık statüleri esas alınarak aylık bağlananlara, son

2 / 10defa bulundukları sigortalılık statüsüne bakılmaksızın geçmiş memuriyet hizmetlerine emekli

ikramiyesi ödenmesine ilişkin esasların yeniden belirlendiği, 2.6.Buna göre; 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği mülga 2829 sayılı

Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerektiği,

2.7.1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası ile kıdem tazminatı ödenmesini

gerektiren hallerin, hizmet akitlerinin :

1. İşveren tarafından 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartlar (yani 7000 günlük prim ödeme gün sayısını veya 25 yıllık sigortalılık süresi ile 4500 günlük prim ödeme gün sayısının tamamlanması) veya aynı

Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını (yani 15 yıllık sigortalılık süresi ile 3600 günlük prim ödeme gün sayısını) tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle feshedilmesi , 6. Kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi, olarak belirlendiği, 2.8.Diğer taraftan 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının ( 4) numaralı alt bendine göre kıdem tazminatına hak kazanmaya ilişkin şartlardan birisinin, işçilerin hizmet akitlerinin bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malûllük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla son bulması olarak belirlenmiş iken, 08/ 09/ 1999 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazanmak için kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşın veya kademeli olarak belirlenmiş emeklilik yaşının doldurulmuş olmasının gerekmesi nedeniyle anılan 14 üncü maddeye 4447 sayılı Kanunun 45 inci maddesi ile “ 506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,” hükmü eklendiği, 2.9.Bu çerçevede, yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün

3 / 10sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile iş akdini sonlandıranlara kıdem tazminatı ödenmesine

ilişkin hüküm ve uygulamaların ilk defa 08/ 09/ 1999 tarihinden itibaren başladığı, 2.10.Anayasa Mahkemesinin, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin “Son defa bu Kanun veya

5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde

çalışmakta iken emekliye ayrılan ve …” hükmünün iptaline karar verdiği ve 09/ 07/ 2011 tarihinde yürürlüğe giren 12/ 05/ 2011 tarih ve E .2010/ 81, K.2011/ 78 sayılı kararı ile 89 uncu maddenin 6270 sayılı Kanunla değişik son halinin yürürlüğe girdiği 26/ 01/ 2012 tarihi arasında, 2829 sayılı Kanun gereği birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden ilk defa aylık bağlananların memuriyet sürelerine, bu sürelerin son defa 5434 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçmesi ya da sona erme biçimlerine bakılmaksızın emekli ikramiyesi ödendiği, 2.11.Yukarıdaki hükümler çerçevesinde ilgilinin emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; ilgilinin 01/ 11/ 1971- 14/ 08/ 1989 tarihleri arasında fasılalı olarak toplam 13 yıl 8 ay 14 gün 5434 sayılı Kanun kapsamında hizmetinin bulunduğu, Kars-Iğdır Vaizi olarak görev yapmakta iken 10/ 08/ 1989 tarihinde istifaen görevinden ayrıldığı, sonrasında 506 sayılı Kanuna tabi olarak çalışarak mülga

2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden tarafına 506 sayılı

Kanuna göre 01/ 09/ 1996 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, 2.12.İlgilinin Kurumumuz kayıtlarına 12/ 10/ 2010 tarihinde geçen 04/ 10/ 2010 tarihli dilekçesi ile memuriyet sürelerine ait emekli ikramiyesinin ödenmesini talep ettiği ve bu talebinin 30/ 11/ 2010 tarihli yazımız ile Anayasa Mahkemesinin 05/ 06/ 2009 tarihli ve 27249 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 05/ 02/ 2009 tarihli iptal kararı sonrasında 5997 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde düzenleme yapıldığı ve bu düzenleme ile birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için son defa görev yapılan statünün devlet memurluğu olması şartının devam etmesi nedeniyle reddedildiği, 2.13.Bu defa ilgilinin Kurumumuz kayıtlarına 18/ 06/ 2018 tarihinde geçen 12/ 06/ 2018 tarihli

BİMER başvurusu ile tarafına emekli ikramiyesi ödenmesi talebini yinelediği, tarafına mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanması ve 6270 sayılı Kanunla değişik 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi ile geçici 223 üncü hükümleri dikkate alındığında, adı geçenin memuriyet görevinden 08/ 09/ 1999 tarihinden önce istifaen ayrılması nedeniyle 22/ 06/ 2018 tarihli yazımız ile söz konusu talebinin reddedildiği, 2.14.Buna göre, memuriyet görevi, 08/ 09/ 1999 tarihinden önce 07/ 07/ 1981 tarihinde istifa etmek suretiyle sonlanan ve mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 506 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlanan adı geçenin, kıdem tazminatına hak kazandıracak nedenlere aykırı biçimde sona eren memuriyet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesine Kanunen imkan bulunmadığı, İfade edilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve

4 / 10kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı

olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır .

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” denmektedir .

5. 1475 sayılı İş Kanunu’nun “Kıdem Tazminatı” başlıklı 14 üncü maddesinin; 5.1.Başvuranın istifa etmek suretiyle memuriyet görevinden ayrıldığı tarihte yürürlükte bulunan hali; “(Değişik madde : 04/ 07/ 1975 – 1927/ 1 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet

akitlerinin :

1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısiyle, 4. Bağlı bulundukları, Kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amaciyle;

Feshedilmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir . Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır .

…” 5.2.Yürürlükteki hali; “(Değişik birinci fıkra : 29/ 7/ 1983 – 2869/ 3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin

hizmet akitlerinin :

1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. (Ek : 25/ 8/ 1999 – 4447/ 45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A)

bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun

Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim

5 / 10ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,

Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir . Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır .

…” 6. Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin

Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un “Emekli İkramiyesi” başlıklı 12 nci maddesi; “Son defa

T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir .

Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce kıdem tazminatı veya emekli ikramiyesi ödenmiş süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz

Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır .” 7. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun;

7.1.89 uncu maddesi; “Emekli, adi malûllük veya vazife malûllüğü aylığı bağlanan veyahut toptan

ödeme yapılan; asker, sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için, aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir .

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi

Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya

5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş

ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir .

İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir . Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz .

Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya

6 / 105510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş

ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz . Ancak, mülga 2829 sayılı

Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun

14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.

…” 7.2.Geçici 223 üncü maddesi; “Bu maddenin yürürlük tarihinden önce, mülga 2829 sayılı Kanunun

8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük

aylığı bağlananlar ile ölenlerin hak sahiplerine, varsa açtıkları davalardan vazgeçmeleri ve bu

Kanunun 89 uncu maddesindeki şartların varlığı halinde aynı esas ve usuller çerçevesinde emekli ikramiyesi ödenir . Davalardan vazgeçilmesi halinde, mahkemelerce Sosyal Güvenlik Kurumu lehine hükmedilecek vekalet ücretleri Kurumca tahsil edilmez .

Bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında fasılalı olarak hizmeti bulunan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte aynı kapsamda çalışmakta olanlardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra emeklilik, yaşlılık, malûllük ile dul ve yetim aylığı bağlanacak olanlar hakkında 89 uncu maddenin dördüncü fıkrasının uygulanmasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki fasılalı hizmet süreleri için 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.” hükmünü amirdir .

IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, özetle; memurluktan ayrılarak SSK’ dan emekli olan iştirakçilere emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiğini, şahsının da Din Hizmetleri Sınıfında 15 yıl üzeri hizmeti bulunduğunu şuanda ise SSK emeklisi olduğunu belirterek anılan kanun hükmü gereğince emekli sandığına tabi çalışmaları dolayısıyla almadığı emekli ikramiyesinin ödenmesini talep etmektedir .

10. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle, başvuranın memuriyetinin 10/ 08/ 1989 tarihinde istifa etmek suretiyle sona erdiği, kendisine mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 506 sayılı Kanuna göre 01/ 09/ 1996 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, son

7 / 10defa T .C. Emekli Sandığına tabi görevden ayrılmadığı için yaşlılık aylığının bağlandığı tarihte

yürürlükte olan 2829 sayılı Kanun gereği emekli ikramiyesi ödenmediği, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin değiştirilip Kanuna geçici 223 üncü maddenin eklendiği 6270 sayılı Kanunla emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin esasların yeniden belirlendiği, buna göre; birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerektiği, ancak, başvuranın memuriyetinin kıdem tazminatına hak kazandıracak nedenlerle sona ermemiş olması nedeniyle tarafına emekli ikramiyesi ödenmesine Kanunen imkân bulunmadığı, 09/ 07/ 2011 ile 26/ 01/ 2012 tarihi arasında,

2829 sayılı Kanun gereği birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden ilk defa aylık bağlananların

memuriyet sürelerine, bu sürelerin son defa 5434 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçmesi ya da sona erme biçimlerine bakılmaksızın emekli ikramiyesi ödendiği ifade etmiştir .

11. Başvuranın, 01/ 11/ 1971 ile 14/ 08/ 1989 tarihleri arasında fasılalı olarak 13 yıl 8 ay 14 gün 5434 sayılı Kanun kapsamında hizmetinin bulunduğu, memuriyet görevinden 10/ 08/ 1989 tarihinde istifaen ayrıldığı, sonrasında 506 sayılı Kanuna tabi olarak çalıştığı ve tarafına mülga 2829 sayılı

Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 506 sayılı Kanuna göre 01/ 09/ 1996 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, emekli ikramiyesi ödenmesi taleplerinin, aylığının mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden bağlanması ve memuriyet görevinden 08/ 09/ 1999 tarihinden önce istifaen ayrılması nedeniyle reddedildiği anlaşılmaktadır .

11.1. 2829 sayılı Kanun hükümleri uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekli aylığı bağlananlara hangi esaslarla emekli ikramiyesi ödeneceği son olarak 26/ 01/ 2012 tarihli ve 28185 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/ 01/ 2012 tarihli ve 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli

Sandığı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5434 sayılı

Kanunun 89 uncu (§ 7.1) ve geçici 223 üncü (§ 7.2) maddelerinde belirlenmiştir . Yapılan düzenleme ile daha önce son defa memuriyet görevlerinde bulunma şartına bağlı olarak belirlenen emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceği hususu, memuriyet görevinin ne şekilde sonlandığı esas alınarak belirlenmeye başlanmıştır .

12. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddenin ikinci fıkrasında, birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı

Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş

Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi gerektiği düzenlenmiştir .

12.1.Geçici 223 üncü maddenin birinci fıkrasında ise, 89 uncu maddede yapılan değişiklikten önce birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanmış olanlara, 89 uncu maddedeki şartların varlığı halinde aynı esas ve usuller çerçevesinde emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği düzenlenmiştir .

12.2.Buna göre, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesindeki değişikliğin yürürlüğe girdiği

8 / 1026/ 01/ 2012 tarihinden önce birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, kural olarak

memuriyet görevlerinin kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi şartıyla emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır .

13. Kıdem tazminatına hangi şartların varlığı halinde hak kazanılacağı 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14 üncü maddesinde belirlenmiştir . Anılan maddenin, başvuranın memuriyet görevinden istifa etmek suretiyle ayrıldığı tarihte yürürlükte olan hükmüne (§ 5.1) göre, Kanunda sayılı diğer hallerin dışında, işçilerin hizmet akitlerinin bağlı bulundukları ve Kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla feshedilmesi halinde de işçilere Kanunda belirlenmiş esaslarla kıdem tazminatı ödeneceği düzenlenmiştir .

14. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine yapılan atıf gereği, ilgililerin memuriyet görevlerinden ayrılışlarının kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olup olmadığı belirlenirken, görevden ayrılış tarihlerindeki 14 üncü madde hükümlerinin esas alınması gerekmektedir . Somut olayda, memuriyet görevinden istifa ederek ayrılan başvuranın kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı belirlenirken de anılan tarihteki kıdem tazminatına hak kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir . Başvuran, toplam

13 yıl 8 ay 14 gün 5434 sayılı Kanun kapsamında hizmeti bulunmaktayken 10/ 08/ 1989 tarihinde

istifa ederek görevinden ayrılmış, sonrasında çalışmaya devam etmiş ve kendisine 01/ 09/ 1996 tarihinde aylık bağlanmıştır . Bu durumda, başvuranın tarafına aylık bağlanması için istifa etmediği anlaşıldığından anılan tarihte kıdem tazminatı ödenmesi için aranan hizmet akdinin yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla feshedilmesi koşulunun gerçekleşmediği değerlendirilmektedir .

15. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; memuriyet görevinden 10/ 08/ 1989 tarihinde istifa edip sonrasında 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya devam eden başvuranın,

1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin memuriyet görevinden istifa ederek ayrıldığı tarihteki

kıdem tazminatına hak kazanma koşullarını taşımadığı anlaşıldığından, başvuran hakkında kıdem tazminatına hak kazandıracak nedenlere aykırı biçimde sona eren memuriyet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmemesi yönünde idarece yapılmış işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı , yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

9 / 10V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır .

VI. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi