|
ÖZET: Başvuran, 4,5 yıl memur olarak çalıştıktan sonra 2000 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan emekli olduğunu belirtmiş ve 20 Aralık 2017 tarihinde emekli ikramiyesi talebinin reddedilmesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. Başvurusunda, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca, emekli ikramiyesi alması gerektiğini ifade etmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin çeşitli tarihlerde verdiği iptal kararları ve yapılan düzenlemeler doğrultusunda, belirli tarihler arasında dava açanların ikramiye alabileceğini, ancak bu tarihler dışında kalanların bu haktan mahrum bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu savunmuştur.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın memuriyetinin 07/07/1981 tarihinde istifa ile sona erdiğini ve mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekli aylığı bağlandığını belirtmiştir. Kurum, başvuranın emekli ikramiyesi talebinin reddedilmesinin hukuki dayanağının bulunduğunu, çünkü memuriyet görevinden istifa edenlerin kıdem tazminatına hak kazanmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği ve başvuranın talebinin mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın emekli ikramiyesi talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu belirterek, ret kararı verilmesini önermiştir. Başvurunun reddine ilişkin karar, başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na tebliğ edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 16055-16055 |sayi|53878609-101.07.05.99-E.53878609-101.07.05.99-E.
BAŞVURU NO : 2018/4145 2018/ 4145
KARAR TARİHİ : 25/09/2018 |tarih|
RET KARARI
Adres :
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli ikramiyesi talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 04/04/2018 4.4.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Emekli Sandığına tabi olarak 4,5 yıla yakın memur olarak çalıştığını, bu görevinden ayrıldıktan sonra 2000 yılında SGK’dan emekli olduğunu, 20 Aralık 2017 tarihinde SGK’ya yaptığı emekli sandığına tabi sürelere emekli ikramiyesi ödenmesi talebinin reddi üzerine Kurumumuza başvuruda bulunduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 89 uncu maddesinin
“Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/ 5/ 2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir .” şeklinde olduğunu, buna göre Emekli Sandığına tabi olarak çalıştığı sürelere ikramiye ödenmesi gerekirken talebinin reddedildiğini, konuya ilişkin Anayasa Mahkemesinin farklı tarihlerde verdiği iptal kararları ve kanunlarda yapılan değişiklikler sonucunda; 12.05.2011 (AYM iptal kararı) tarihi ile 17.01.2012 ( 89 uncu maddede yapılan değişiklik) tarihleri arasında dava açmış ya da davası sonuçlanmış kişiler açısından yukarıdaki hüküm kapsamında emekli ikramiyesine hak kazanıldığı ancak anılan tarih aralığı dışında kalanlara aynı hüküm kapsamında emekli ikramiyesi ödenmediği, bu durumun Anayasa ve hakkaniyete açısından uygun olmadığı, Anayasa
Mahkemesinin ilgili kararında emekli ikramiyesi mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirildiğinden belli sürelerde başvuru ve dava edenlere ayrıcalık tanınmasının mülkiyet hakkının ihlali anlamı
1 / 10taşıdığını belirterek emekli ikramiyesinin ödenmesini talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 27/ 04/ 2018 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü
tarafından gönderilen 17/ 05/ 2018 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde özetle :
2.1.Mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca farklı sigortalılık statülerinde geçen hizmetlerin birleştirilmesi suretiyle aylık bağlanan memurlara, aynı Kanunun 12 nci maddesi hükmüne istinaden son defa T .C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılma şartı ile ve
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun emeklilik ikramiyesine ait hükümler
uygulanarak, 5434 sayılı Kanuna tabi geçen hizmetlerine (memuriyet hizmet sürelerine) karşılık emeklilik ikramiyesi verilmekte iken, Anayasa Mahkemesi 05/ 06/ 2009 tarihli ve 27249 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanan 05/ 02/ 2009 tarihli ve Esas No: 2005/ 40, Karar No: 2009/ 17 sayılı Kararı ile
2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Son defa T .C. Emekli Sandığına
tabi görevlerden emekliye ayrılan ve” ibaresini iptal edildiği, 2.2.Ancak, 01/ 06/ 2006 tarihinden geçerli olarak yürürlüğe giren ve 19/ 06/ 2010 tarihli ve 27616 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5997 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile 5434 sayılı Kanunda benzeri bir düzenleme yapıldığı ancak yapılan düzenlemedeki “Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı
Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve” bölümünün de Anayasa Mahkemesinin 09/ 07/ 2011 tarihli ve 27989 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanan 12/ 05/ 2011 tarih ve E .No:2010 / 81, K.No:2011 / 78 sayılı kararı ile
Anayasaya aykırı olduğuna ve İPTALİNE” karar verildiği ve iptal kararında kararın yürürlüğüne ilişkin olarak herhangi bir süre verilmediği ve 12/ 05/ 2011 tarihli iptal kararının 09/ 07/ 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği, 2.3.Bunun üzerine, 26/ 01/ 2012 tarihli ve 28185 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/ 01/ 2012 tarihli ve 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesi ile 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin halen yürürlükte olan halinin düzenlendiği ve memuriyet hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin esasların yeniden belirlendiği, 2.4.Söz konusu değişiklik kapsamında yine 6270 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 5434 sayılı
Kanuna eklenen Geçici 223 üncü Maddede ise; “Bu maddenin yürürlük tarihinden önce, mülga
2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik,
yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlar ile ölenlerin hak sahiplerine, varsa açtıkları davalardan vazgeçmeleri ve bu Kanunun 89 uncu maddesindeki şartların varlığı halinde aynı esas ve usuller çerçevesinde emekli ikramiyesi ödenir . Davalardan vazgeçilmesi halinde, mahkemelerce Sosyal
Güvenlik Kurumu lehine hükmedilecek vekalet ücretleri Kurumca tahsil edilmez .
Bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında fasılalı olarak hizmeti bulunan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte aynı kapsamda çalışmakta olanlardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra emeklilik, yaşlılık, malûllük ile dul ve yetim aylığı bağlanacak olanlar hakkında 89 uncu maddenin dördüncü fıkrasının uygulanmasında, bu maddenin
2 / 10yürürlüğe girdiği tarihten önceki fasılalı hizmet süreleri için 1475 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesindeki şartlar aranmaz.” hükmüne yer verilmek suretiyle, gerek 26/ 01/ 2012 tarihinden önce emekli olmuş ve kendilerine memuriyet hizmetleri karşılığında emekli ikramiyesi ödenmemiş, gerekse 26/ 01/ 2012 tarihinde halen memuriyet görevinde bulunanların, memuriyet hizmetleri için emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin geçiş hükümlerine yer verildiği, 2.5.Bu hükümlerden açıkça anlaşılacağı üzere, Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsi geçen gerek 05/ 02/ 2009 tarihli ve E .No:2005 / 40, K.No:2009 / 17 sayılı, gerekse 12/ 05/ 2011 tarihli ve
E .No:2010 / 81, K.No:2011 / 78 sayılı kararlarının iptal gerekçeleri esas alınarak memuriyet görevinden emeklilik dışında nedenlerle ayrılmış olanlardan, son defa 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevler ile diğer sigortalılık statüleri esas alınarak aylık bağlananlara, son defa bulundukları sigortalılık statüsüne bakılmaksızın geçmiş memuriyet hizmetlerine emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin esasların yeniden belirlendiği, 2.6.Buna göre; 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği mülga 2829 sayılı
Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerektiği,
2.7.1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası ile kıdem tazminatı ödenmesini
gerektiren hallerin, hizmet akitlerinin :
1. İşveren tarafından 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartlar (yani 7000 günlük prim ödeme gün sayısını veya 25 yıllık sigortalılık süresi ile 4500 günlük prim ödeme gün sayısının tamamlanması) veya aynı
Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını (yani 15 yıllık sigortalılık süresi ile 3600 günlük prim ödeme gün sayısını) tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle feshedilmesi , 6. Kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi, olarak belirlendiği, 2.8.Diğer taraftan 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının ( 4) numaralı alt
3 / 10bendine göre kıdem tazminatına hak kazanmaya ilişkin şartlardan birisinin, işçilerin hizmet
akitlerinin bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malûllük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla son bulması olarak belirlenmiş iken, 08/ 09/ 1999 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazanmak için kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşın veya kademeli olarak belirlenmiş emeklilik yaşının doldurulmuş olmasının gerekmesi nedeniyle anılan 14 üncü maddeye 4447 sayılı Kanunun 45 inci maddesi ile “ 506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,” hükmü eklendiği, 2.9.Bu çerçevede, yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile iş akdini sonlandıranlara kıdem tazminatı ödenmesine ilişkin hüküm ve uygulamaların ilk defa 08/ 09/ 1999 tarihinden itibaren başladığı, 2.10.Anayasa Mahkemesinin, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin “Son defa bu Kanun veya
5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde
çalışmakta iken emekliye ayrılan ve …” hükmünün iptaline karar verdiği ve 09/ 07/ 2011 tarihinde yürürlüğe giren 12/ 05/ 2011 tarih ve E .2010/ 81, K.2011/ 78 sayılı kararı ile 89 uncu maddenin 6270 sayılı Kanunla değişik son halinin yürürlüğe girdiği 26/ 01/ 2012 tarihi arasında, 2829 sayılı Kanun gereği birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden ilk defa aylık bağlananların memuriyet sürelerine, bu sürelerin son defa 5434 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçmesi ya da sona erme biçimlerine bakılmaksızın emekli ikramiyesi ödendiği, 2.11.Yukarıdaki hükümler çerçevesinde ilgilinin emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; ilgilinin
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde hasta bakıcı olarak görev yapmakta iken ve 5434 sayılı
Kanuna tabi olarak 5 yıl 5 ay fiili hizmeti bulunmakta iken 07/ 07/ 1981 tarihinde istifaen görevinden ayrıldığı, sonrasında 506 sayılı Kanuna tabi olarak çalışarak mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 506 sayılı Kanuna göre 01/ 04/ 2001 tarihinden itibaren tarafına aylık bağlandığı, 2.12.Buna göre, memuriyet görevi, 08/ 09/ 1999 tarihinden önce 07/ 07/ 1981 tarihinde istifa etmek suretiyle sonlanan ve mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 506 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlanan adı geçenin, kıdem tazminatına hak kazandıracak nedenlere aykırı biçimde sona eren memuriyet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesine Kanunen imkan bulunmadığı, İfade edilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır .
4 / 104. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” denmektedir .
5. 1475 sayılı İş Kanunu’nun “Kıdem Tazminatı” başlıklı 14 üncü maddesinin; 5.1.Başvuranın istifa etmek suretiyle memuriyet görevinden ayrıldığı tarihte yürürlükte bulunan hali; “(Değişik madde : 04/ 07/ 1975 – 1927/ 1 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet
akitlerinin :
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısiyle, 4. Bağlı bulundukları, Kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amaciyle;
Feshedilmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir . Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır .
…” 5.2.Yürürlükteki hali; “(Değişik birinci fıkra : 29/ 7/ 1983 – 2869/ 3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin
hizmet akitlerinin :
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. (Ek : 25/ 8/ 1999 – 4447/ 45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A)
bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun
Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona
5 / 10erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren
hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir . Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır .
…” 6. Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin
Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un “Emekli İkramiyesi” başlıklı 12 nci maddesi; “Son defa
T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir .
Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce kıdem tazminatı veya emekli ikramiyesi ödenmiş süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz
Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır .” 7. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun;
7.1.89 uncu maddesi; “Emekli, adi malûllük veya vazife malûllüğü aylığı bağlanan veyahut toptan
ödeme yapılan; asker, sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için, aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir .
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi
Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya
5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş
ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir .
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir . Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz .
Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya
5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş
ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini
6 / 10gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş
sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz . Ancak, mülga 2829 sayılı
Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun
14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.
…” 7.2.Geçici 223 üncü maddesi; “Bu maddenin yürürlük tarihinden önce, mülga 2829 sayılı Kanunun
8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük
aylığı bağlananlar ile ölenlerin hak sahiplerine, varsa açtıkları davalardan vazgeçmeleri ve bu
Kanunun 89 uncu maddesindeki şartların varlığı halinde aynı esas ve usuller çerçevesinde emekli ikramiyesi ödenir . Davalardan vazgeçilmesi halinde, mahkemelerce Sosyal Güvenlik Kurumu lehine hükmedilecek vekalet ücretleri Kurumca tahsil edilmez .
Bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında fasılalı olarak hizmeti bulunan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte aynı kapsamda çalışmakta olanlardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra emeklilik, yaşlılık, malûllük ile dul ve yetim aylığı bağlanacak olanlar hakkında 89 uncu maddenin dördüncü fıkrasının uygulanmasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki fasılalı hizmet süreleri için 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.” hükmünü amirdir .
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, özetle; 4 buçuk yıla yakın memuriyet hizmeti bulunduğunu ve 2000 yılında emekli olduğunu, tarafına emekli ikramiyesi ödenmesi talebinin idarece reddedildiğini oysaki emekli ikramiyesinin düzenlendiği 89 uncu maddeye ilişkin Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının yayım tarihi ( 12/ 05/ 2011) ile maddenin yeniden düzenlendiği tarih ( 17/ 01/ 2012) arasında dava açanlarla davası sonuçlanmış olanlara ikramiyelerinin ödendiğini belirterek emekli ikramiyesinin tarafına ödenmesini talep etmektedir .
10. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle, başvuranın memuriyetinin 07/ 07/ 1981 tarihinde istifa etmek suretiyle sona erdiği, kendisine mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 506 sayılı Kanuna göre 01/ 04/ 2001 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, son
7 / 10defa T .C. Emekli Sandığına tabi görevden ayrılmadığı için yaşlılık aylığının bağlandığı tarihte
yürürlükte olan 2829 sayılı Kanun gereği emekli ikramiyesi ödenmediği, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin değiştirilip Kanuna geçici 223 üncü maddenin eklendiği 6270 sayılı Kanunla emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin esasların yeniden belirlendiği, buna göre; birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerektiği, ancak, başvuranın memuriyetinin kıdem tazminatına hak kazandıracak nedenlerle sona ermemiş olması nedeniyle tarafına emekli ikramiyesi ödenmesine Kanunen imkân bulunmadığı, 09/ 07/ 2011 ile 26/ 01/ 2012 tarihi arasında,
2829 sayılı Kanun gereği birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden ilk defa aylık bağlananların
memuriyet sürelerine, bu sürelerin son defa 5434 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçmesi ya da sona erme biçimlerine bakılmaksızın emekli ikramiyesi ödendiği ifade etmiştir .
11. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; Başvuranın, 01/ 03/ 1976 ile 30/ 07/ 1981 tarihleri arasında 5 yıl 5 ay 5434 sayılı Kanun kapsamında hizmetinin bulunduğu, memuriyet görevinden 07/ 07/ 1981 tarihinde istifaen ayrıldığı, sonrasında 506 sayılı Kanuna tabi olarak çalıştığı ve tarafına mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 506 sayılı
Kanuna göre 01/ 04/ 2001 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, emekli ikramiyesi ödenmesi taleplerinin, aylığının mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden bağlanması ve memuriyet görevinden 08/ 09/ 1999 tarihinden önce istifaen ayrılması nedeniyle reddedildiği anlaşılmaktadır .
12. 2829 sayılı Kanun hükümleri uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekli aylığı bağlananlara hangi esaslarla emekli ikramiyesi ödeneceği son olarak 26/ 01/ 2012 tarihli ve 28185 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/ 01/ 2012 tarihli ve 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli
Sandığı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5434 sayılı
Kanunun 89 uncu (§ 7.1) ve geçici 223 üncü (§ 7.2) maddelerinde belirlenmiştir . Yapılan düzenleme ile daha önce son defa memuriyet görevlerinde bulunma şartına bağlı olarak belirlenmekte olan emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceği hususu bu kez memuriyet görevinin ne şekilde sonlandığı esas alınarak belirlenmeye başlanmıştır .
13. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddenin ikinci fıkrasında, birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı
Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş
Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi gerektiği düzenlenmiştir .
13.1.Geçici 223 üncü maddenin birinci fıkrasında ise, 89 uncu maddede yapılan değişiklikten önce birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanmış olanlara, 89 uncu maddedeki şartların varlığı halinde aynı esas ve usuller çerçevesinde emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği düzenlenmiştir .
8 / 1013.2.Buna göre, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesindeki değişikliğin yürürlüğe girdiği
26/ 01/ 2012 tarihinden önce birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, kural olarak memuriyet görevlerinin kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi şartıyla emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır .
14. Kıdem tazminatına hangi şartların varlığı halinde hak kazanılacağı 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14 üncü maddesinde belirlenmiştir . Anılan maddenin, başvuranın memuriyet görevinden istifa etmek suretiyle ayrıldığı tarihte yürürlükte olan hükmüne (§ 5.1) göre, Kanunda sayılı diğer hallerin dışında, işçilerin hizmet akitlerinin bağlı bulundukları ve Kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla feshedilmesi halinde de işçilere Kanunda belirlenmiş esaslarla kıdem tazminatı ödeneceği düzenlenmiştir .
15. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine yapılan atıf gereği, ilgililerin memuriyet görevlerinden ayrılışlarının kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olup olmadığı belirlenirken, görevden ayrılış tarihlerindeki 14 üncü madde hükümlerinin esas alınması gerekmektedir . Somut olayda, memuriyet görevinden istifa ederek ayrılan başvuranın kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı belirlenirken de anılan tarihteki kıdem tazminatına hak kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir . Başvuran, toplam
5 yıl 5 ay 5434 sayılı Kanun kapsamında hizmeti bulunmaktayken 07/ 07/ 1981 tarihinde istifa ederek
görevinden ayrılmış, sonrasında çalışmaya devam etmiş ve kendisine 01/ 04/ 2001 tarihinde aylık bağlanmıştır . Bu durumda, başvuranın tarafına aylık bağlanması için istifa etmediği anlaşıldığından anılan tarihte kıdem tazminatı ödenmesi için aranan hizmet akdinin yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla feshedilmesi koşulunun gerçekleşmediği değerlendirilmektedir .
16. Diğer taraftan, başvuran, 12/ 05/ 2011 ( 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ilişkin Anayasa
Mahkemesince verilen iptal kararının yayım tarihi) ile 17/ 01/ 2012 ( 89 uncu maddenin yeniden düzenlendiği tarih) tarihleri arasında dava açmış veya davası sonuçlanmış olanlara ikramiyelerinin ödendiğini belirterek kendisine de emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmektedir .
16.1.Anayasa’nın 153 üncü maddesinde Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği düzenlenmiştir . Söz konusu kural, Anayasa Mahkemesince iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan, doğumu anında hukuka uygun olarak tamamlanmış ve böylece kişiye özgü, lehe sonuçlar doğurmuş, daha sonra mevzuat değişikliği veya işlemin geri alınması gibi nedenlere rağmen hukuk düzenince korunması gereken haklara yöneliktir . Bununla beraber i dare, kendisine yapılan başvuruları mevcut yasal düzenlemeleri dikkate alarak değerlendirmek ve bu doğrultuda işlem tesis etmekle yükümlüdür (Danıştay Onbirinci Daire 17/ 02/ 2016 tarih ve Esas No: 2016/ 223
Karar No: 2016/ 583) . Somut olayda, bahse konu tarihler ( 09/ 07/ 2011 ile 26/ 01/ 2012) arasında, başvuranın, emekli ikramiyesinin ödenmesi talebiyle idareye herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, tarafına emekli ikramiyesi ödenmesi talepli ilk başvurusunun SGK kayıtlarına 20/ 12/ 2017 tarihinde girdiği, dolayısıyla başvuran hakkında, talepte bulunduğu tarihteki mevcut yasal düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle işlem tesis edildiği anlaşılmaktadır .
9 / 1017. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; memuriyet görevinden 07/ 07/ 1981
tarihinde istifa edip sonrasında 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya devam eden başvuranın,
1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin memuriyet görevinden istifa ederek ayrıldığı tarihteki
kıdem tazminatına hak kazanma koşullarını taşımadığı anlaşıldığından, başvuran hakkında kıdem tazminatına hak kazandıracak nedenlere aykırı biçimde sona eren memuriyet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmemesi yönünde idarece yapılmış işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı , yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi