ÖZET: Başvuran, 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı almasına rağmen emekli ikramiyesinin ödenmemesi nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvuruda bulunmuş ve ret cevabı almıştır. Başvuran, 1981 yılından itibaren sigortalı olarak çalıştığını, 30 yıl 3 ay hizmet süresine sahip olduğunu, ancak memuriyetten çıkarılması sonrası emekli ikramiyesinin kendisine ödenmediğini belirtmiştir. SGK, başvuranın farklı sigortalılık statülerine tabi olarak geçen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlandığı için emekli ikramiyesi ödenemeyeceğini ifade etmiştir.

SGK’nın açıklamalarına göre, emekli ikramiyesinin ödenebilmesi için başvuranın memuriyet hizmetinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi, emekli ikramiyesinin niteliği ve ödenme koşullarının belirlenmesi konusunda kanun koyucunun takdir yetkisi bulunduğunu belirtmiştir. Başvuranın durumu, 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesi çerçevesinde değerlendirilmiş ve emekli ikramiyesine hak kazanamadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın emekli ikramiyesi talebi kısmen kabul edilmemiş, ancak SGK’nın emekli ikramiyesi ödemesi koşullarının yeniden düzenlenmesi önerilmiştir. Bu durum, emekli ikramiyesinin niteliği ve ödenme şartlarının uyumlu hale getirilmesi gerektiğini göstermektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/6580-S.9975

BAŞVURU NO : 2019/2741

KARAR TARİHİ : 01/08/2019

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Emekli ikramiyesi talebine ilişkindir.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 07/02/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 5434 sayılı Kanun uyarınca tarafına emekli aylığı bağlandığı halde emeklilik ikramiyesinin ödenmemesi nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu Kamu Görevlileri Emeklilik

Daire Başkanlığı’na 05/09/2017 tarihli dilekçe ve 08/01/2019 tarihli dilekçe ile yapılan başvurulara karşılık Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 01/11/2017 tarih ve …/ … sayılı ve 24/01/2019 tarih ve …/ … sayılı yazıları ile ret cevabı aldığını, memuriyete girmeden önce resmi ve özel kuruluşlarda 1981 yılından memur olduğu tarihe kadar 777 gün sigortalı olarak çalıştığını, 20/02/1988 yılında Konya ili … ilçesi … Belediyesi’nde muhasebeci olarak 657

Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre ataması yapılarak göreve başladığını, daha sonra yine

Konya ili … ve … Belediyelerinde idareci olarak çalıştığını, daha sonra kesintisiz olarak (18 ay askerlik borçlanması dâhil olmak üzere) 30 yıl 3 ay görev yapıyorken herhangi bir yargı kararı ve disiplin kurulu kararı olmaksızın masumiyet karinesine de açıkça aykırı olarak, savunması dahi alınmadan ve soruşturma açılmadan, hukuken delil değeri bulunmayan bir kısım istihbari bilgiler esas alınarak … sayılı KHK’nin Ekli 4 sayılı listenin 1496 sırasında ismine yer verilmek suretiyle memuriyetten ilişiğinin kesildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunca 01/02/2017 tarihi itibariyle emekli edildiğini ve tarafına yaklaşık 2.800,00 TL aylık bağlandığını; ancak ikramiye ödenmediğini, E-devletten SGK (4/c) emeklilik işlemleri takip sisteminde 04/07/2017 işlem tarihli ve … varide sayılı “emekli ikramiyesi ve aylığı hazırlandı”

“uzman onayladı. Karar ilk ödeme servisine sevk edildi” evrak açıklamasına rağmen bir türlü ikramiye ödenmediğini belirterek; emekli ikramiyesinin ve işlemden kaynaklanan maddi kayıplarının hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel

Müdürlüğü tarafından gönderilen 15/04/2019 tarihli ve … sayılı yazıda; 2.1. Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin

Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca farklı sigortalılık statülerinde geçen hizmetlerin birleştirilmesi suretiyle aylık bağlanan memurlara, aynı Kanunun 12 nci maddesi hükmüne istinaden son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılma şartı ile

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi geçen hizmetlerine

(memuriyet hizmet sürelerine) karşılık emeklilik ikramiyesi verilmekte iken, Anayasa

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Mahkemesinin 05/06/2009 tarihli ve 27249 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 05/02/2009 tarihli ve Esas No: 2005/40, Karar No: 2009/17 sayılı Kararı ile anılan 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve” ibaresinin iptal edildiği, 2.2. Ayrıca, 01/06/2010 tarihinden geçerli olarak yürürlüğe giren ve 19/06/2010 tarihli ve

27616 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5997 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile benzer bir

düzenleme yapılmış olmakla birlikte, Anayasa Mahkemesinin 09/07/2011 tarihli ve 27989 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 12/05/2011 tarih ve E.No:2010/81 sayılı Kararı ile bu düzenlemenin de iptal edildiği, 2.3. Bunun üzerine, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı dikkate alınarak, 26/01/2012 tarihli ve 28185 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/01/2012 tarihli ve 6270 sayılı Türkiye

Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair

Kanunun 1 inci maddesi ile 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık

Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toplan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik

Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş

Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sonu ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.

İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tüm fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.

Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik İkramiyesinin hesabında bu

Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak hu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya hu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu

Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli İkramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz…” şeklinde yeniden düzenlendiği, 2.4. Buna göre, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı

Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı

Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerektiği, 2.5. Nitekim 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak” ibaresi ile dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan

“1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve” ibaresinin Anayasa’nın 2., 6., 7., 8., 10., 56., 60., 87., 123. ve 153. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi yönünde yapılan başvuruya ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi 08/11/2012 tarihli ve Esas No: 2012/33ve Karar No: 2012/174 sayılı kararında; “Emekli ikramiyesi, çalışma hayatında istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme türü olup, anayasal ilkelere aykırı olmamak kaydıyla emekli ikramiyesinin miktar ve ödenme koşullarını belirleme konusunda kanun koyucunun takdir yetkisi vardır. Bu itibarla kanun koyucunun, hizmet akdiyle çalışanlar için öngörülen kıdem tazminatı ödenebilmesi koşullarını, dava konusu kural kapsamındaki sigortalıların kamuda geçen çalışmaları için de geçerli kılmasında hukuk devleti ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.

Ödenme koşulları dikkate alındığında emekli ikramiyesi; emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı almaya hak kazanan kamu çalışanlarına, aylıklarında yapılan emekli kesintilerinden bağımsız olarak, çalışmada istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme olduğundan asgari sigortalılık süresi belirlenmesi, bu ödemenin niteliğine uygundur. Öte yandan, hizmet akdiyle çalışanlara ödenmekte olan kıdem tazminat ile benzer hukuki niteliği haiz olan emekli ikramiyesi ödenebilmesi için asgari sigortalılık süresi belirlenmesi ve bu sürenin 15 yıl olarak tayin edilmesi kanun koyucunun takdirindedir. Dava konusu kuralın atıf yaptığı 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi yürürlüğe girdiği tarihte aynı durumda bulunan kişilerin tamamına uygulandığına ve bu kişiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığına göre dava konuşu kural eşitlik ilkesine aykırı değildir.

…

VI- SONUÇ

…

maddesiyle değiştirilen, 8.6.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı

Kanunu’nun 89. maddesinin; a- İkinci fıkrasında yer alan “25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş

Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak” İbaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, … … ile …

…’ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, …

c- Dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve”

İbaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve İptal İsteminin REDDİNE, … … ile … …’ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, …” şeklinde karar verildiği, 2.6. Emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; ilgilinin Konya İli … Belediyesi Başkanlığında

… … Müdürü olarak görev yapmakta iken … sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 22/11/2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, açıkta iken, 30/01/2017 tarihli dilekçesi ile tarafına emekli aylığı bağlanmasını talep etmesi üzerine, 07/07/2017 tarihli ve … sayılı işlem ile 1 inci derece 4 üncü kademe intibakı ve (2200) ek gösterge rakamı üzerinden, 28 yıl

7 ay fiili hizmeti ve 1 yıl 6 ay askerlik borçlanması olmak üzere 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c)

bendi kapsamındaki toplam 30 yıl 1 ay hizmet süresi ile 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

kapsamındaki toplam 2 yıl 1 ay 9 gün hizmet süresi birleştirilerek toplam 32 yıl 2 ay 9 gün hizmet süresine karşılık 01/02/2017 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı; ancak, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanması ve memuriyet görevinin kamu görevinden çıkarma ile sona ermesi sonucu, yukarıda açıklanan 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi gereği emekli ikramiyesine hak kazanamaması nedeniyle emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmediği, 2.7. Buna göre, emekli ikramiyesini düzenleyen 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi esas alınarak, … sayılı KHK ile 22/11/2016 tarihinde kamu görevinden çıkartılarak ilişiği kesilen ilgiliye, farklı sigortalılık statülerine tabi olarak geçen birleştirilmiş hizmetleri üzerinden aylık bağlanması nedeniyle, emekli ikramiyesi ödenmemesi hususunda yapılan işlemde herhangi bir yanlışlık bulunmadığından başvurusuna ilişkin çözüme yönelik bir işlem tesis edilmediği, 2.8. Başvuran ile Kurum arasında ilgilinin başvurusuna ilişkin yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış bir uyuşmazlık bulunmadığı, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı” başlıklı Geçici 2 nci maddesinin son fıkrası;

“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır…” 5.2. “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce

5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin

birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır…

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır…”

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

6. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun “İkramiye” başlıklı

89 uncu maddesinin (Değişik: 17/1/2012-6270/1 md.) birinci ve ikinci fıkraları; “Hizmet

sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve

Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.”

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik

Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı

İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.”, 7. 24/5/1983 tarihli mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak

Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul ve esaslarının düzenlenmesidir.” 7.2. “Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesi; “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu

Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir. Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz.” 7.3. “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesi; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir. Ancak, malullük, ölüm,

5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma (Ek ibare:

27/1/2000 – 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.” 7.4. “Emekli İkramiyesi ” başlıklı 12 nci maddesi; “(…) kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli

Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. (Ek cümle: 24.07.2008 – 5793 S.K/Madde 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır.(Değişik 2. fıkra: 24.07.2008 – 5793 S.K/Madde 6) Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz. Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 24.07.2008 – 5793 S.K/Madde) Bu fıkraya göre emekli ikramiyesi ödenmesinde, birinci fıkra hükümleri de dikkate alınır.” 8. 25/08/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun “Kıdem tazminatı” Başlıklı 14 üncü maddesin birinci fıkrası; “Bu Kanununa tabi işçilerin hizmet akitlerinin, 1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.” hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan değerlendirmede, başvuranın, kendisine emekli ikramiyesi ödenmesi talebinin reddine, emekli ikramiyesinin niteliği de göz önüne alınarak emekli ikramiyesi ödemesi koşullarına ilişkin 5434 sayılı Emekli Sandığı

Kanunun 89 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının birbiri ile uyumlu hale getirilerek düzenlenmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle, emekli ikramiyesinin ödenmediğini belirterek emekli ikramiyesinin ödenmesini talep etmektedir.

11. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; kamu görevinden çıkarma suretiyle memuriyetle ilişiği kesilen başvurana, farklı sigortalılık statülerine tabi olarak geçen birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanması nedeniyle emekli ikramiyesi ödenmediği bildirilmiştir.

12. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvuranın, Konya İli Meram Belediyesi

Başkanlığında Muhtarlık İşleri Müdürü olarak görev yapmakta iken … sayılı Kanun

Hükmünde Kararname ile 22/11/2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, açıkta iken, 30/01/2017 tarihli dilekçesi ile tarafına emekli aylığı bağlanmasını talep etmesi üzerine, 07/07/2017 tarihli ve … sayılı işlem ile 1 inci derece 4 üncü kademe intibakı ve (2200) ek gösterge rakamı üzerinden, 28 yıl 7 ay fiili hizmeti ve 1 yıl 6 ay askerlik borçlanması olmak üzere 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamındaki toplam 30 yıl 1 ay hizmet süresi ile

5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamındaki toplam 2 yıl 1 ay 9 gün hizmet süresi

birleştirilerek toplam 32 yıl 2 ay 9 gün hizmet süresine karşılık 01/02/2017 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı; ancak, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanması ve memuriyet görevinin kamu görevinden çıkarma ile sona ermesi sonucu, yukarıda açıklanan

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi gereği emekli ikramiyesine hak kazanamaması

nedeniyle emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmediği anlaşılmaktadır.

13. Emekli ikramiyesine hak kazanılmasında hakkı doğuran ilk koşul iştirakçinin emeklilik hakkının doğması ve emeklilik aylığının bağlanması veya diğer tahsis işlemlerinin gerçekleşmesidir. Ancak Anayasa Mahkemesinin E.2006/111, K.2006/112 sayılı ve 15/02/2006 tarihli Kararında 5510 sayılı Kanunun devlet memurları ve diğer kamu görevlileri ile ilgili yasa maddelerini iptal etmesi sonucu, 5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uyarınca başvuran hakkında emekli ikramiyesinin hak edilip edilmediği yönünden incelenmesi gereken yasa öncelikle 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti

Emekli Sandığı Kanunun 89 uncu maddesidir.

14. Evvela 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesi hükmüne istinaden son defa T.C. Emekli

Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılanların, 5434 sayılı Kanuna tabi geçen hizmetlerine (memuriyet hizmet sürelerine) karşılık emeklilik ikramiyesi verilmekte iken, Anayasa

Mahkemesi 05/06/2009 tarihli ve 27249 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 05/02/2009 tarih ve 2005/40, K.: 2009/17 sayılı Kararı ile 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve” ibaresini iptal etmiştir.

15. 01/06/2006 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren ve 19/06/2010 tarihli ve

27616 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5997 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile benzeri bir

düzenlemeye gidilerek; 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası; “…Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve kendilerine mülga 2829 sayılı Sosyal

Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ise, bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden bu madde hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir.” şeklinde düzenlenmiştir.

16. Anayasa Mahkemesinin 09/07/2011 tarihli ve 27989 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 12/05/2011 tarih ve E.:2010/81, K.:2011/78 sayılı kararı ile, anılan 14 üncü maddeyle, 5434 sayılı Kanununun 89 uncu maddesinin değiştirilen birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan

“Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve” bölümünün de

Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş, iptal kararında kararın yürürlüğüne ilişkin olarak herhangi bir süre verilmemiş ve 12/05/2011 tarihli iptal kararı 09/07/2011 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

17. Her iki Anayasa Mahkemesi Kararı da; “Bir yıldan fazla 5434 s. Kanun kapsamında görev yaptıktan sonra kamu dışında bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olarak çalışmalarını tamamlayıp 2829 s. Kanunun 8 inci maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlananlara da son defa

Emekli Sandığına tabi bir görevden emekliye ayrılma koşulunu taşımadıklarından Emekli

Sandığına tabi olarak geçirdikleri çalışma süreleri için emekli İKRAMİYESİ

ÖDENMEMEKTEDİR.” gerekçesine dayandırılmıştır.

18. Bunun üzerine, 26/01/2012 tarihli ve 28185 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/01/2012 tarihli ve 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı

Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesi ile 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi değiştirilerek; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık

Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik

Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş

Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.

İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.

Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu

Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu

Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz…” hükmü ile son halini almış ve memuriyet hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin esaslar yeniden belirlenmiştir.

19. Buna göre; 2012 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerekmektedir. Böylelikle emekli ikramiyesinin hak kazanılması ile kıdem tazminatına hak kazanılma koşulları arasında niteliksel bir uyarlamanın 5434 sayılı Kanuna göre emekli ikramiyesinin hak kazanılması bakımında da ilk defa düzenlemeye kavuşturulduğu görülmektedir.

20. 6270 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmetleri birleştirilerek emekli aylığı bağlanan ve emekli sandığı hizmeti bulunanlara emekli ikramiyesinin ödenmesi için; memuriyet hizmetlerinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde son bulma şartı getirilen bu hükmün; “…Hizmet akdiyle çalışanlarla kamuda ilgili personel kanunlarına göre çalışanlar arasında; hak, ödev, sorumluluk ve yasaklarla görevden çekilme ve göreve son vermede farklılık bulunduğu, kamuda ilgili personel kanunlarına göre çalışanlara emekli ikramiyesi ödenme koşullarının, hizmet akdiyle çalışanlara kıdem tazminatı ödenme esaslarına bağlanmasının, emekli ikramiyesi ödenmesini imkansız hale getirdiği, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilen sigortalılardan, 8.9.1999 tarihinden önce kamuda çalışmaya başlayıp da bu tarihten sonra 15 yıl sigortalılık süresine ve

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

3600 prim ödeme gün sayısına sahipken ayrılanlara emekli ikramiyesi ödenirken, aynı

kapsamda ve aynı koşullarda 15 yıldan daha az çalışma süresine sahipken ayrılanlara emekli ikramiyesi ödenmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, ayrıca 5434 s. Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki “Son defa bu Kanun veya 5510 s. Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve…” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 12.5.2011 günlü, E.2010/81, K.2011/78 sayılı kararıyla iptal edilen hükümle aynı nitelikte olduğu belirtilerek kuralların, Anayasanın 2., 10., 87. ve 153 üncü maddelerine aykırı olduğu” gerekçesiyle Anayasa

Mahkemesinde iptal başvurusu yapılmıştır.

21. Anayasa Mahkemesinin 21/09/2013 tarih ve E.:2012/33 K.:2012/174 sayılı Kararında ise; “… Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez. Dava konusu kuralla, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek Emekli Sandığı dışındaki sosyal güvenlik kuruluşlarından emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara, kamuda geçen çalışmaları için emekli ikramiyesi ödenmesine İMKÂN

SAĞLANMIŞTIR. Ancak, bu kapsamdakilere kamuda geçen çalışmaları için emekli ikramiyesi ödenebilmesi için hizmet akdiyle çalışanlar için öngörülen kıdem tazminatına hak kazanma koşullarının GERÇEKLEŞMESİ GEREKMEKTEDİR. Böylece, hizmet akdiyle çalışanlar için öngörülen kıdem tazminatı ödenme koşulları, kural kapsamındaki kişilerin kamuda geçen çalışmaları için emekli ikramiyesi ödenmesi bakımından GEÇERLİ KILINMIŞTIR. Farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek Emekli Sandığı dışındaki sosyal güvenlik kuruluşlarından emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlar için kamuda geçen görevlerinden; evlendiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde isteğiyle ayrılan kadın sigortalılara, muvazzaf askerlik görevi nedeniyle isteğiyle ayrılan erkek sigortalılara, 8.9.1999 tarihinden önce çalışmaya başlayıp, bu tarihten sonra 15 yıl sigortalılık süresine ve 3600 prim ödeme gün sayısına sahipken ayrılan sigortalılara, 8.9.1999 tarihinden sonra çalışmaya başlayıp 25 yıl sigortalılık süresi ve 4500 prim ödeme gün sayısına sahipken veya sadece 7000 prim ödeme gün sayısına sahipken ayrılan sigortalılara ve emekli, malullük, vazife malullüğü aylığı bağlanarak veya toptan ödeme yapılarak ayrılan sigortalılara emekli ikramiyesi ödenebilmesi ilk kez dava konusu kurallarla mümkün HALE GELMİŞTİR. Emekli ikramiyesi, çalışma hayatında istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme türü olup, anayasal ilkelere aykırı olmamak kaydıyla emekli ikramiyesinin miktar ve ödenme koşullarını belirleme konusunda kanun koyucunun takdir YETKİSİ VARDIR.

Bu itibarla kanun koyucunun, hizmet akdiyle çalışanlar için öngörülen kıdem tazminatı ödenebilmesi koşullarını, dava konusu kural kapsamındaki sigortalıların kamuda geçen çalışmaları için de geçerli kılmasında hukuk devleti ilkesine aykırı bir YÖN

BULUNMAMAKTADIR. Ödenme koşulları dikkate alındığında emekli ikramiyesi; emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı almaya hak kazanan kamu çalışanlarına, aylıklarında yapılan emekli kesintilerinden bağımsız olarak, çalışmada istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme olduğundan asgari sigortalılık süresi belirlenmesi, bu ödemenin NİTELİĞİNE UYGUNDUR. Öte yandan, hizmet akdiyle çalışanlara ödenmekte olan kıdem tazminatıyla benzer hukuki niteliği haiz olan emekli ikramiyesi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

ödenebilmesi için asgari sigortalılık süresi belirlenmesi ve bu sürenin 15 yıl olarak tayin edilmesi kanun KOYUCUNUN TAKDİRİNDEDİR. Dava konusu kuralın atıf yaptığı 1475 s.

Kanun’un 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi yürürlüğe girdiği tarihte aynı durumda bulunan kişilerin tamamına uygulandığına ve bu kişiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığına göre dava konusu kural eşitlik ilkesine AYKIRI DEĞİLDİR.” gerekçesi ile hüküm hukuk devleti ve eşitlik ilkesi yönlerinden değerlendirilmiştir.

22. Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararında özetle, iptali talep edilen hüküm farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara; * Kamuda geçen çalışmalarına karşılık emekli ikramiyesi ödenmesine imkân sağladığını, * Ancak, sözü edilen kişilere, kamuda geçen çalışmalarına karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesinin, bu kapsamdaki çalışmalarının 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartına bağlandığını, * Emekli ikramiyesinin, çalışma hayatında istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme türü olduğunu, anayasal ilkelere aykırı olmamak kaydıyla emekli ikramiyesinin miktar ve ödenme koşullarını belirleme konusunun kanun koyucunun takdirinde olduğunu, * Kıdem tazminatına hak kazanma şartının, 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmetini birleştiren tüm memur emeklileri için aradığını bunun da eşitlik ilkesine uygun olduğunu belirterek hükmün Anayasa uygun olduğu kararını vermiştir.

23. Anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile çalışma hayatında istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme türü olarak tanımlanan emekli ikramiyesi ödemesine hak kazanılıp kazanılmadığının değerlendirilmesinin ilk etapta emeklilik tarihine bakılarak, yani söz konusu değişikliğin 5434 sayılı Kanuna eklendiği 2012 tarihinden önce ve 2012 tarihinden sonra emekli olanlar bakımından incelenmesi gerekecektir. 2012 tarihinden sonra emekli olanlar için emekli ikramiyesine hak kazanılıp kazanılmadığını ise tüm hizmetleri devlet memuru yani iştirakçi olarak geçenler ve 2829 sayılı Kanuna göre hizmet birleştirmesi yapılarak emekli olanlar başlığı altında iki farklı durum olarak değerlendirmek gerekecektir.

24. Bu yönüyle, emekli ikramiyesinin verilmesinde en temel ayırım kişilerin tüm çalışmalarının emekli sandığına tabi geçip geçmediği noktasında toplanmaktadır. Buna göre hizmet birleştirmesi yapmak suretiyle emekli olanlara emekli ikramiyesi verilme şartlarını düzenleyen

2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesi hükmünde yer alan son defa T.C. Emekli Sandığına tabi

görevlerden emekliye ayrılma şartının, 2009 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği tarihe kadar olan dönem için, Kanunun yürürlük tarihi olan 1983 tarihi itibariyle son defa

Emekli Sandığına tabi görevden ayrılmış olma amir hükmü uyarınca kişinin, emekli ikramiyesi almak için başvuruda bulunulduğu sırada son kez emekli sandığı mensubu olarak çalışmış olma şartı aranmakta idi. 2829 sayılı Kanun gerekçesinde bu durumun “…Emekli ikramiyesinin devlete yapılan hizmetin karşılığı olarak ödenen bir meblağ olması da göz önüne alınarak, T.C.

Emekli Sandığına tabi daire, kurum ve ortaklılarda geçen sigortalı süreler için ikramiye verileceğinin açıklıkla belirtilmesi yoluna gidilmiştir.” ifadesi ile açıklandığı görülmektedir.

25. Anayasa Mahkemesi, 2829 sayılı yasada yer alan “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve” ibaresini iptal ettiği 05/02/2009 tarihli Kararında, Kararın

Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesini uygun görmüştür.

26. Anılan iptal kararı sonrasında 5434 sayılı Kanuna 19/06/2010 tarihinde iptal edilen hükmün özelliklerini taşıyan “Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan…”

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

ifadesi ile eklenen hüküm de Anayasa Mahkemesi tarafından 12/05/2011 tarihinde iptal edilmiştir. Bu itibarla 2009 tarihli Anayasa Mahkemesinin iptal kararında yer alan yürürlük maddesi de göz önüne alındığında aslında 2011 tarihine kadar hizmet birleştirmesi yapılarak emekli olanların emekli ikramiyesi alabilmesinin son defa emekli sandığına tabi görevde çalışma şartına bağlandığı görülmektedir.

27. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra emekli ikramiyesine hak kazanma koşullarını düzenleyen 89 uncu madde, 2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere mevcut halini almıştır. Buna göre, bir kimse tüm çalışma hayatını devlet memuru olarak geçiriyorsa o görevin nasıl sonuçlandığına bakılmaksızın koşulsuz olarak emekli ikramiyesi ödenmekte; ancak kişi hizmet birleştirmesi yapmış yani devlet memurluğu dışında başka hizmetlerde bulunmuşsa, bu kişinin devlet memurluğu görevini ne şekilde sonlandırdığına, kıdem tazminatını almaya hak kazanacak şekilde sonlandırıp sonlandırmadığına bakılarak emekli ikramiyesine hak kazanıp kazanmadığının değerlendirilmesi yapılmaktadır.

28. Emekli ikramiyesinin yasalarda bir tanımı bulunmamakla birlikte, emekli olan memurlara, ölümleri halinde hak sahiplerine, kıdem süreleri dikkatte alınarak, çalıştıkları kurumlarca yapılan bir ödeme olarak tanımlamak mümkündür. Niteliği bakımından kıdem tazminatına benzeyen emekli ikramiyesinin, bu niteliği Anayasa Mahkemesinin yukarıda yer verilen kararında da görülmektedir. Emekli ikramiyesinin kıdem tazminatından ayrıldığı yönlerden en önemlisi ise emekli ikramiyesinin emeklilik aşamasında ödenmesidir. Kişilerin çalıştığı yıllarda maaşlarından bir kesinti yapılmaksızın, bu kişilerin ilgili bulundukları Kurumları tarafından çalışmada istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla yapılan ödül niteliğinde bir ödeme olduğu kabul edilmekle birlikte, meri mevzuat hükümlerine bakıldığında 5434 sayılı Yasanın 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının bu nitelikle örtüşmediği görülmektedir. Zira anılan fıkra uyarınca devlet memuru görevden ne şekilde ayrıldığına bakılmaksızın tüm hizmetleri 5434 sayılı kanunun yahut 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçmesi halinde ikramiyeye koşulsuz olarak hak kazanmaktadır. Diğer yandan, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca birleşen hizmetler üzerinden emekli olanların emekli ikramiyesine hak kazanması için memuriyet hizmetinin, yukarıda belirtilen ve Anayasa Mahkemesince belirlenen niteliğine uygun olacak şekilde kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi şartına bağlandığı görülmektedir.

29. Bu yönüyle yapılan düzenlemenin 2008 yılında gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformu ile kabul edilen ve tüm çalışanların statüsel farklılıklarının giderilmesi, sosyal politikalara ilişkin haklarının çalışan kavramı altında tekleştirilmesi amacına uygun olacağı değerlendirilmekle birlikte, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki durumun emekli ikramiyesinin ödül niteliğini sekteye uğratarak, hizmetlerin birleştirilip birleştirilmediği ayrımı yapmak suretiyle hakkaniyete aykırı olacak şekilde uygulandığı görülmektedir.

30. Kaldı ki Anayasa Mahkemesi ile iptal edilen “son defa emekli sandığına tabi çalışma” hükmü sadece birleştirilen hizmetlere ilişkin bir kural olmayıp aslında tüm hizmetleri devlet memuru olarak geçenleri de ilgilendiren bir husustur. Şöyle ki tüm hizmetleri devlet memuru olarak geçenler her hâlükârda son defa emekli sandığına tabi çalışma koşulunu yerine getireceğinden anılan maddenin her iki fıkrası arasında uygulamada bu denli farklı bir durum yaratılması, Anayasa Mahkemesi kararına uygun olmayacağı gibi hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabilmektedir.

31. Örneğin, 5434 sayılı Kanuna tabi iki iştirakçinin aynı dönemde atanıp, ikisinin de aynı hizmet süresiyle çalıştığı ve ikisinin de devlet memurluğunun çıkarılmak suretiyle sonlandırıldığı düşünüldüğünde, bunlardan birisinin memuriyet hizmeti öncesi ya da sonrasında bir gün dahi olsa SSK veya BAĞ-KUR hizmeti bulunması durumunda 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilerek, memuriyet hizmeti İş Kanununun 14 maddesinde sayılan ve kıdem tazminatını gerektirmeyen bir şekilde sona erdiğinden ikramiyeye hak

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

kazanamazken, aynı şartlar altında ve aynı gerekçe ile işten çıkarılan diğer kişi birleşen hizmeti olmadığından 89 uncu maddenin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilerek emekli ikramiyesine hak kazanmaktadır. Burada emekli ikramiyesinin niteliği dikkate alındığında, 89 uncu maddenin ikinci fıkrasında yazılan şartların araması, memuriyetten çıkarma yaptırımı ile birlikte değerlendirildiğinde sebep sonuç ilişkisine daha uygun düşmektedir. Ancak aynı maddenin birinci ve ikinci fıkralarında bir ayrım yapılması belirtilen örnekte olduğu gibi hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmamaktadır.

32. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; gerek yukarıda yer verilen Anayasa

Mahkemesi kararında yer alan, emekli ikramiyesi ve kıdem tazminatının niteliksel eşitliği görüşü, gerekse 2829 sayılı Kanunun gerekçesinde yer verilen emekli ikramiyesinin devlete yapılan hizmetin karşılığı olarak ödenen bir meblağ olduğu açıklaması göz önüne alındığında; bu ödemenin, kamuda geçen çalışma sürelerine sadakat yükümlülüğü karşılığında yapılan ödül niteliğinde bir ödeme olduğu, bu sebeple emekli ikramiyesi ödemesinin belirli koşullara bağlanmasının, hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, bu bakımdan emekli ikramiyesinin hak edilme koşullarının tekrar değerlendirilerek 5434 sayılı yasanın 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının, ikinci fıkrası ile uyumlu hale getirilmek suretiyle düzenlenmesi gerektiği, 32.1. Aksi halde 89 uncu madenin birinci fıkrasının uygulanması yani hizmetlerinin tamamı iştirakçi olarak geçenlerin memuriyeti hangi halde sona ererse ersin ikramiyeyi hak etmesi halinin neden sonuç ilişkisini sekteye uğratmaya devam edeceği ve aynı koşullar altında emekli olan kişiler arasında hakkaniyete aykırı uygulamanın sürdürülmesine sebep olacağı, 32.2. Başvurana emekli ikramiyesi verilmemesi yönünden somut olayın incelenmesinde ise; …

sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 22/11/2016 tarihinde kamu görevinden çıkartılması üzerine, başvurana açıkta iken 30/01/2017 tarihli dilekçesi ile tarafına emekli aylığı bağlanmasını talep etmesi üzerine, 07/07/2017 tarihli ve … sayılı işlem ile 1 inci derece 4 üncü kademe intibakı ve (2200) ek gösterge rakamı üzerinden, 28 yıl 7 ay fiili hizmeti ve 1 yıl 6 ay askerlik borçlanması olmak üzere 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamındaki toplam 30 yıl 1 ay hizmet süresi ile 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamındaki toplam 2 yıl 1 ay 9 gün hizmet süresi birleştirilerek toplam 32 yıl 2 ay 9 gün hizmet süresine karşılık 01/02/2017 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı; ancak ilgiliye farklı sigortalılık statülerine tabi olarak geçen birleştirilmiş hizmetleri üzerinden aylık bağlanması nedeniyle ve kamuda geçen hizmetleri (memuriyet hizmetleri) kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermediğinden (göreve son), hakkında 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ikramiye tahakkuk ettirilmemesi yönünde yapılan işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olmadığı, Değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 33. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine de uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir.

34. Başvuruya konu emekli ikramiyesinin kazanılması koşulları, başvuru kapsamında 2008 tarihi öncesi, 5510 sayılı Kanundan önce 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında iştirakçi olanlar bakımından değerlendirilmiştir. Ancak ilk defa 2008 tarihinden sonra 5510 sayılı Kanuna göre devlet memuru olanlar yani 5510 sayılı Kanunun (4/c) kapsamında sigortalı olanlar için nasıl düzenlendiğine bakıldığında; konunun 5434 sayılı Kanunda Ek 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “…, anılan Kanun hükümlerine göre aylık bağlandığı sırada son defa uzun vadeli sigorta kolları açısından 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanlara”, (c) ve (d)

bentlerinde ise; “… uzun vadeli sigorta kolları açısından son olarak 5510 sayılı Kanunun 4

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmış olanlara,” emekli ikramiyesinin ödeneceğinin düzenlendiği görülmektedir. Anayasa Mahkemesi tarafından hukuk devleti ilkesi ve eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile iki farklı kanun metninden iptal edilen “son defa devlet memuru olma” şartını işaret eden hükmün, bu tavsiye kararı da gözetilerek, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarına uyumlu olacak şekilde, hukuk devleti ilkesi gereğince yeniden düzenlenmesi önerilmektedir.

35. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi

Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde Kurumun, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözeteceği düzenlenmiştir. Söz konusu

Yönetmelik hükmünde yer alan ilkelerin kaynağını teşkil eden Avrupa Birliği Temel Haklar

Şartının 41 inci maddesinde de iyi yönetim hakkından bahsedilmekte olup, benzer ilkelere

Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen “Avrupa Doğru İdari Davranış Yasasında” da yer verilmiştir.

36. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

37. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.

Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede

Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KISMEN KABUL- KISMEN REDDİNE;

– Başvuranın, kendisine emekli ikramiyesi ödenmesi talebinin REDDİNE, – Emekli ikramiyesinin niteliği de göz önüne alınarak emekli ikramiyesin ödemesi koşullarına ilişkin 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının birbiri ile uyumlu hale getirilerek düzenlenmesi hususunda SOSYAL

GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.