ÖZET: Başvuranın toplamda 24 yıl 11 ay 23 gün hizmet süresi bulunmakta olup, 2829 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde birleştirilmiş hizmetleri üzerinden emekli aylığı bağlanmıştır. Ancak, 4/1-(c) kapsamında memuriyet hizmetleri kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermediğinden, 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesi gereğince emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmemiştir. Emekli aylığı, başvuranın 19/09/2016 tarihli talep dilekçesi ile başlatılmak istenmiş, ancak gerekli yaş şartını doldurmadığı için bu talep reddedilmiştir. Başvuran, 07/03/2017 tarihinde yeniden başvurduğunda gerekli yaş şartını sağlamış ve 01/04/2017 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmıştır.

Başvuranın emekli ikramiyesi talebi, 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesi uyarınca, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan ve memuriyet hizmetleri kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermeyen kişiler için geçerli olmadığından reddedilmiştir. Ayrıca, başvuranın emekli aylığına müstahak olduğu tarih ile aylık bağlanma tarihinin belirlenmesinde, 5434 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri esas alınmıştır. İdare, başvuranın ilk talebine geç yanıt vermiş ve hatalı bilgi sağlamıştır. Ancak, son talep üzerine yapılan işlemler hukuka uygun bulunmuştur.

Sonuç olarak, başvuranın emekli ikramiyesi talebi reddedilmiş, ancak Kasım 2016 ile Mart 2017 arasındaki beş aylık emekli aylığı tutarının ödenmesi hususunda Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu süreçte, başvuranın hak arama özgürlüğü ve iyi yönetim ilkeleri açısından yaşadığı sorunlar dikkate alınmıştır.

toplam 24 yıl 11 ay 23 gün 4/ 1-(c) kapsamında, 1 yıl 11 ay 4/ 1-(a) kapsamında olmak üzere toplam 26 yıl 10 ay 23 gün hizmeti bulunduğu, ilgiliye 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmetleri üzerinden aylık bağlandığından ve 4/ 1-(c) kapsamında hizmetleri (memuriyet hizmetleri) kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermediğinden (göreve son),

5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca emekli ikramiyesi tahakkuk

ettirilmediği,

2.2.5434 sayılı T .C. Emekli Sandığı Kanununun “Aylıkların Başlangıcı” başlıklı 91 inci

maddesinin; “Bu kanuna göre bağlanan çeşitli mahiyetteki aylıkların ödenmesi aşağıdaki

fıkralarda yazılı tarihlerden başlar :

…

c) Her ne suretle olursa olsun açıkta bulunanlardan emekli aylığına müstahak olanlara veya ölenlere emekli ve adi malüllük aylıkları ile dul ve yetimlerine bağlanacak aylıklar, son ayrıldıkları kurumlara kendileri veya dul ve yetimleri tarafından yazı ile yapılacak müracaat tarihlerini takip eden ay başından;

…” hükmünü amir olduğu, Yukarıdaki hükümde açıkça ifade edildiği üzere, açıkta bulunanların emekli aylığına müstahak hale gelmeleri halinde Kuruma yapmış oldukları müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren emekli aylıklarının bağlanacağının hüküm altına alındığı, Kurumlarınca, müracaat tarihi olarak ilgililerin bu husustaki dilekçelerinin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihin esas alınmakta olduğu ve buna göre işlem tesis edildiği, 2.3.Diğer taraftan, 5434 sayılı Kanunun “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesinde; hizmet sürelerinin tamamı 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık

Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında bulunmayanlardan, mülga 2829 sayılı

Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananların, 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarına, söz konusu çalışmaların 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödeneceği hükme bağlandığı, 2.4.Bu kapsamda, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde hizmet akdinin “İşveren tarafından bu

Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, ” bir nedenle feshedilmesi kıdem tazminatını ödenmesini gerektiren bir hal olarak belirlenmiş iken, 4857 sayılı

İş Kanununun 25 İnci maddesiyle düzenlenen işverenin haklı fesih nedenleri ise kıdem tazminatı ödenmesine engel bir hal olarak ortaya çıkmaktadır . Bu kapsamda memurların kurumlarınca haklı bir nedenle görevine son verilmiş olması ikramiye ödenmesine engel bir hal teşkil ettiği, 2.5.Yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, ilgilinin emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; ilgilinin 01/ 09/ 2016 tarihli ve 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkartıldığı, Kurum kayıtlarına 19/ 09/ 2016 tarihinde geçen 06/ 09/ 2016 tarihli dilekçesi ile emekli aylığı bağlanması talebinde bulunduğu, bunun üzerine Milli Eğitim Bakanlığına hitaben yazılan 12/ 10/ 2016 tarihli yazı ile eğer ilgili emekli aylığına müstahak ise emeklilik işlemlerine ilişkin emekliye sevk onayı ve diğer belgelerin gönderilmesinin talep edildiği, cevaben alınan ve Kurum kayıtlarına 01/ 02/ 2017 tarihinde geçen yazı ekinde talep edilen belgelerin gönderildiği, 2.6.Ancak, yapılan incelemede ilgilinin 19/ 09/ 2016 talep tarihi itibariyle emekli aylığı

.

2 / 9bağlanmasına ilişkin gerekli yaşını doldurmadığı anlaşıldığından, aylık bağlanmadığı, bilahare

ilgilinin Kurum kayıtlarına 07/ 03/ 2017 tarihinde geçen aynı tarihli dilekçesi ile yeniden emekli aylığı bağlanması talebinde bulunduğu ve yeniden yapılan incelemede 07/ 03/ 2017 tarihi itibariyle gerekli yaşı dolduran ilgiliye Kurumun 24/ 04/ 2017 tarihli ve sayılı işlemiyle 07/ 03/ 2017 tarihini takip eden aybaşı olan 01/ 04/ 2017 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı, ancak ilgiliye 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmetleri üzerinden aylık bağlandığından ve 4/ 1-(c) kapsamında hizmetleri (memuriyet hizmetleri) kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermediğinden (göreve son), 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmediği, 2.7.Bu itibarla, ilgilinin emekli aylığına müstahak olduğu tarihten sonraki ilk aylık bağlanması talebi esas alınarak ilgiliye emekli aylığı bağlandığı, ancak kamu görevi kıdem tazminatına müstahak olacak şekilde sona ermediğinden emekli ikramiyesi tahakkuku yapılmadığı, ilgili hakkında yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı

İfade edilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 3.2.“Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesi; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür .”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 5. 01/ 11/ 1984 tarihli ve 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’un

“Dilekçenin incelenmesi ve sonucunun bildirilmesi” başlıklı 7 nci maddesinde; “Türk vatandaşlarının ve Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileri ve kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri konusunda yetkili makamlara yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir .

İşlem safahatının duyurulması halinde alınan sonuç ayrıca bildirilir .”, 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır…” 7. Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin

Birleştirilmesi Hakkında Kanunun;

3 / 97.1.”Aylığı Bağlayacak Kurum” başlıklı 4 üncü maddesi; “Kurumlara tabi çeşitli işlerde

çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir . Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz …”, 7.2.”Emekli İkramiyesi ” başlıklı 12. Maddesi; “ ( …) kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir .

(Ek cümle : 24.07.2008 – 5793 S.K/Madde 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla

ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır .(Değişik 2. fıkra :

24.07.2008 – 5793 S.K/Madde 6) Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu

tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz . Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli

ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır . (Ek cümle :

24.07.2008 – 5793 S.K/Madde) Bu fıkraya göre emekli ikramiyesi ödenmesinde, birinci fıkra

hükümleri de dikkate alınır .”, 8. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 8.1.“İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesinin on birinci fıkrası; “Bu madde gereğince Sosyal

Güvenlik Kurumunca ödenen emekli ikramiyeleri, düzenlenecek fatura üzerine Sayıştay ve

Danıştay başkanları için kendi kurumları, diğerleri için emekliye sevk onayını veren kurum tarafından karşılanır . Özelleştirilen, faaliyeti durdurulan, kapatılan veya tasfiye edilen kamu idareleri tarafından karşılanması gereken emekli ikramiyesi tutarları ise, emekliye sevk onayı aranmaksızın ve faturası karşılığında Hazine tarafından karşılanır . Bu fıkraya göre Sosyal

Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemelerin, fatura düzenlenmesini müteakip iki ay içinde Sosyal

Güvenlik Kurumuna aktarılması zorunludur .”, 8.2.Mülga 91 inci maddesi; “Bu kanuna göre bağlanan çeşitli mahiyetteki aylıkların ödenmesi

aşağıdaki fıkralarda yazılı tarihlerden başlar :

…

c) Her ne suretle olursa olsun açıkta bulunanlardan emekli aylığına müstahak olanlara veya ölenlere emekli ve adi malüllük aylıkları ile dul ve yetimlerine bağlanacak aylıklar, son ayrıldıkları kurumlara kendileri veya dul ve yetimleri tarafından yazı ile yapılacak müracaat tarihlerini takip eden ay başından;”, hükmünü amirdir .

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın, kendisine emekli ikramiyesi ödenmesi talebinin reddi; emekli aylığının geç bağlanması nedeniyle ödenmeyen beş aylık emekli aylığı tutarının başvurana ödenmesi hususundaki öneri Kamu Başdenetçisi’ne

.

4 / 9sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran, 28/ 10/ 2016 tarihinde emekliye ayrılması gerekirken 01/ 04/ 2017 tarihinde emekliye sevk edildiğini ve emekli maaşının bu tarih itibarıyla bağlandığını, ancak emekli ikramiyesinin ve 28/ 10/ 2016 ile 01/ 04/ 2017 tarihleri arasındaki döneme ilişkin emekli aylıklarının ödenmediğini belirterek emekli ikramiyesinin ve bahse konu döneme ilişkin aylıklarının tarafına ödenmesi talebiyle Kurumumuza başvurmuştur .

11. Sosyal Güvenlik Kurumu, öncelikle dostane çözüme davet edildiği bilgi ve belge talebi içerikli yazımıza cevaben; başvuranın, Kurum kayıtlarına 19/ 09/ 2016 tarihinde geçen 06/ 09/ 2016 tarihli dilekçesi ile emekli aylığı bağlanması talebinde bulunduğunu , bunun üzerine Milli Eğitim

Bakanlığına hitaben yazılan 12/ 10/ 2016 tarihli yazı ile eğer ilgili emekli aylığına müstahak ise emeklilik işlemlerine ilişkin emekliye sevk onayı ve diğer belgelerin gönderilmesinin talep edildiğini, cevaben alınan ve Kurum kayıtlarına 01/ 02/ 2017 tarihinde geçen yazı ekinde talep edilen belgelerin gönderildiğini, ancak, yapılan incelemede ilgilinin 19/ 09/ 2016 talep tarihi itibariyle emekli aylığı bağlanmasına ilişkin gerekli yaşını doldurmadığı anlaşıldığından, aylık bağlanmadığını , bilahare ilgilinin Kurum kayıtlarına 07/ 03/ 2017 tarihinde geçen aynı tarihli dilekçesi ile yeniden emekli aylığı bağlanması talebinde bulunduğunu ve yeniden yapılan incelemede 07/ 03/ 2017 tarihi itibariyle gerekli yaşı dolduran ilgiliye Kurumun 24/ 04/ 2017 tarihli ve sayılı işlemiyle 07/ 03/ 2017 tarihini takip eden aybaşı olan 01/ 04/ 2017 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığını , ancak ilgiliye 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmetleri üzerinden aylık bağlandığından ve 4/ 1-(c) kapsamında hizmetleri (memuriyet hizmetleri) kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermediğinden (göreve son), 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmediğini bildirmiştir .

12. Bu çerçevede uyuşmazlıkların, başvurana emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceği ile başvuranın emekli aylığının başlangıç tarihinin ne olması gerektiği noktalarında düğümlendiği görülmektedir .

13. Başvuranın emekli ikramiyesi talebi hakkında yapılan değerlendirmede; 13.1. Başvuru dosyası içindeki bilgi ve belgelerden, başvuranın görevinin 672 sayılı KHK ile sonlandırılması üzerine başvurana 24 yıl 11 ay 23 gün 4/ 1-(c) kapsamında, 1 yıl 11 ay 4/ 1-(a)

kapsamında olmak üzere toplam 26 yıl 10 ay 23 gün hizmeti için 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlandığı anlaşılmaktadır .

13.2. 5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesi kapsamında görev yapmaktayken görevleri kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermeyip birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanmış sigortalılara emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceğine ilişkin Kurumuzca daha önce verilmiş kararlar ( 25/ 8/ 2017 tarihli ve 2017/ 878 Başvuru No, 16/ 11/ 2017 tarihli ve 2017/ 6376

Başvuru No) bulunmaktadır . Söz konusu kararlarda özetle; gerek Anayasa Mahkemesi kararında yer alan emekli ikramiyesi ve kıdem tazminatının niteliksel eşitliği görüşü gerekse 2829 sayılı

Kanunun gerekçesinde yer verilen emekli ikramiyesinin devlete yapılan hizmetin karşılığı olarak ödenen bir meblağ olduğu açıklaması göz önüne alındığında bu ödemenin, kamuda geçen çalışma sürelerine sadakat yükümlülüğü karşılığında yapılan ödül niteliğinde bir ödeme olduğu, bu sebeple emekli ikramiyesi ödemesinin belirli koşullara bağlanmasının, hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, farklı sigortalılık statülerine tabi olarak geçen birleştirilmiş hizmetleri üzerinden aylık bağlanan ve kamuda geçen hizmetleri (memuriyet hizmetleri)

.

5 / 9kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermeyen (göreve son) sigortalılara, 5434 sayılı

kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmemesi yönünde yapılan işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olmadığı değerlendirilmiştir .

13.3. Mevcut dosya kapsamındaki başvurunun içeriğinin, bir önceki paragrafta yer verilen

Kurumumuz kararlarına konu olan başvurular ile koşut olduğu görülmüş olup, söz konusu kararlardan ayrılmayı gerektirecek bir hususa da rastlanmadığından, idarenin, başvurucunun emekli ikramiyesi ödenmesi talebinin reddine yönelik işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı değerlendirilmektedir .

14. Başvuranın emekli aylığının hangi tarihten itibaren ödenmesi gerektiği hususunda yapılan değerlendirmede ise; 14.1. Başvuranın 5510 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim Ayı başından önce 5434 sayılı Kanun kapsamında görev yaptığı, bu nedenle hakkında 5510 sayılı

Kanunun geçici 4 üncü maddesi (§ 6) gereği, yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı

Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı açıktır .

14.2. 5434 sayılı Kanunun mülga 91 inci maddesinde (§ 8.2) her ne suretle olursa olsun açıkta bulunanlardan emekli aylığına müstahak olanlara yazı ile yapılacak müracaat tarihlerini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacağı düzenlenmiştir . Bu hükümler uyarınca, açıkta bulunanlara aylık bağlanırken aylığa müstahak olma şartı ile yazılı başvuru şartlarının her ikisinin de gerçekleşmiş olmasının gerektiği anlaşılmaktadır . Dosya kapsamında, başvurucunun emekli aylığına müstahak olduğu tarihin 27/ 10/ 2016 olduğu ile aylık bağlanma talep dilekçelerin

SGK’ya ulaşma tarihlerinin sırasıyla 19/ 9/ 2016 ve 7/ 3/ 2017 olduğu hususlarında herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır . İdare, Kurumumuzun bilgi ve belge talebine istinaden verdiği cevapta da bu hususlara değinerek, başvuranın 19/ 9/ 2016 tarihli talep dilekçesinin aylığa müstahak olduğu tarihten önce verilmiş olması nedeniyle aylık bağlama işlemlerinde dikkate alınmadığını, aylığa müstahak olduğu tarihten sonra vermiş olduğu dilekçesinin dikkate alınarak başvurana aylığının bağlandığını bildirmiştir .

14.3. Buna göre, başvurana, emeklilik yaş ve hizmet süresi şartlarını doldurduğu 27/ 10/ 2016 tarihinden sonra verdiği 7/ 3/ 2017 tarihli tahsis talep dilekçesini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanmasının ve başvuranın aylık başlangıç tarihi belirlenirken 27/ 10/ 2016 tarihinden önceki tahsis talebinin dikkate alınmamasının 5434 sayılı Kanunun amir hükmüne uygun olarak yapıldığı değerlendirilmektedir .

15. Ancak, dosya içeriği belgelerin incelenmesinden, başvuranın 19/ 9/ 2016 tarihli ilk tahsis talep dilekçesine ilk kez 3 ay sonra ( 19/ 12/ 2016 tarihinde) verilen cevapta, başvurana hali hazırda emekliliğe müstahak olmadığı ile ilgili mevzuat hükümlerine göre emekliliğe müstahak olduğu tarihin 27/ 11/ 2017 olarak bildirildiği, 15.1. Başvuranın 7/ 3/ 2017 tarihli tahsis talep dilekçesine 17/ 3/ 2017 tarihinde verilen cevapta bu kez 27/ 10/ 2017 tarihinde emekliliğe müstahak olduğunun anlaşıldığı , Ekim 2017 ayı içerisinde müracaat etmesinin gerektiğinin bildirildiği, 15.2. Diğer taraftan, daha sonra SGK tarafından yeniden yapılan incelemede gerekli yaşı doldurduğu anlaşılan ilgiliye 24/ 4/ 2017 tarihli işlem ile 7/ 3/ 2017 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşı olan 1/ 4/ 2017 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı, Anlaşılmıştır .

15.3. İdareden istenen bilgi ve belgeler arasında yer alan başvurana ait hizmet dökümünden başvuranın emeklilik için 51 yaş şartına tabi olduğu, yani aylık bağlanmasına müstahak olduğu

.

6 / 9tarihin 51 yaşını doldurduğu 27/ 10/ 2016 olduğu hususunda bir tereddüt bulunmadığı

anlaşılmaktadır . Bununla beraber, başvurana, 19/ 9/ 2016 tarihli tahsis talebine ilişkin ilk yazılı cevabın 3 ay sonra verildiği, başvuranın aylık bağlanmasına müstahak olduğu tarihin gerek 19/ 12/ 2016 tarihli yazıda gerekse 17/ 3/ 2017 tarihli yazıda Kurum tarafından iki defa hatalı ve farklı olarak belirlendiği ve başvurana da bu şekilde bildirildiği, başvuranın aylığa müstahak olduğu tarihe ilişkin hesap hatasının ancak 24/ 4/ 2017 tarihinde düzeltilerek aylık bağlama işleminin yapıldığı görülmektedir .

16. Bu noktada, başvuranın aylıklarının 27/ 10/ 2016 tarihinden başlaması gerektiği şikâyeti de dikkate alındığında, başvuranın aylığa müstahak olduğu tarih ile aylık bağlanma tarihi arasındaki süre farkı ve bu süre farkının neden ortaya çıktığı hususunun ortaya konması gerekmektedir .

16.1. Başvuru konusu somut olayda, başvuranın 19/ 9/ 2016 tahsis talep dilekçesine idare tarafından 3 ay sonra ( 19/ 12/ 2016 tarihinde) verilen cevapta başvurana 27/ 11/ 2017 tarihi itibarıyla emekli olabileceği şeklinde hatalı bilgi verildiği açıktır . Başvuranın emekliğe müstahak olduğu tarihin 27/ 10/ 2016 olduğu göz önüne alındığında ilk tahsis talebiyle emekliliğe müstahak olduğu tarih arasında 40 günlük bir sürenin olduğu görülmektedir . Söz konusu süre içerisinde başvurana talebiyle ilgili herhangi bir bilgi verilmediği, bu sürenin üstünden 50 gün geçtikten sonra verilen ilk bilginin de hatalı olduğu, son olarak, 7/ 3/ 2017 tarihli talebine istinaden idarece verilen 17/ 3/ 2017 tarihli cevapta da başvuranın emekli olabileceği tarihin 27/ 10/ 2017 olarak hatalı bildirildiği anlaşılmaktadır .

17. Anayasa’nın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan devlet olarak tanımlanmaktadır . Nitekim Anayasa’nın 125 inci maddesinde, idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu ifade edilerek yukarıda belirtilen hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesi amaçlanmıştır .

17.1. Yine, Anayasa’nın 74 üncü maddesinde vatandaşların ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla

Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahip olduğu, kendileriyle ilgili başvurmaların sonucunun, gecikmeksizin yazılı olarak bildireceği düzenlenmiştir .

3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’un 7 nci maddesinde yetkili

makamlara yapılan başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verileceği , işlem safahatının duyurulması halinde alınan sonucun ayrıca bildirileceği hüküm altına alınmıştır .

17.2.Doktrinde, idarenin ifa ile mükellef olduğu herhangi bir kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenmesinde veya teşkilatında, bünyesinde, personelinde yahut işleyişinde bir takım aksaklık, hukuka aykırılık, bozukluk, düzensizlik, eksiklik, sakatlık veya ihmalin ortaya çıkması neticesinde hizmetin, eksik ve hatalı ifa edilmesi, zamanında ifa edilmemesi idarenin hizmet kusuru olarak tanımlanmakta ve hizmet kusurunun hem idarenin eylemlerinden hem de işlemlerinden doğabileceği değerlendirilmektedir .

18. Bu çerçevede, başvuranın ilk tahsis talebinin iyi yönetim ilkeleri arasında da yer alan makul bir sürede cevaplandırmadığı, başvurana verilen cevaplarda gerekli dikkat ve özen gösterilmeyerek iki defa hatalı cevap verildiği, haklı beklentiye uygunluk , idari istikrar ve kamu idaresine güven ilkeleri gereği idarenin doğru bilgiyi vermesinin ve başvuranın da idarenin cevabına itibar etmesinin bekleneceği, geç ve hatalı verilen cevap neticesinde başvurandan kendisine emekli olabileceği tarih olarak ilk kez bildirilen 27/ 11/ 2017 tarihinden önce yeni bir tahsis talebinde bulunmasının beklenmesinin ise hayatın olağan akışına ters düşeceği ve yukarıda sayılan ilkelerle çelişeceği

.

7 / 9değerlendirilmektedir .

19. Buna göre; birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekli aylığı bağlanan ve kamuda geçen hizmetleri (memuriyet hizmetleri) kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermeyen (göreve son) başvurana, 5434 sayılı kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmemesi yönünde yapılan işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olmadığı , 19/ 9/ 2016 tarihli tahsis talep dilekçesine makul kabul edilemeyecek bir süreden sonra ve hatalı cevap verilmesi sonucu yeni bir tahsis talebinde bulunması beklenemeyecek başvurana son tahsis talep dilekçesi esas alınarak aylık bağlanması nedeniyle Kasım 2016- Mart 2017 dönemi 5 aylık emekli aylığı tutarının ödenmemesine yönelik tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve cevapların makul sürede verildiği ancak şikâyetçiye yönelik tesis edilen işlemlerde ve verilen cevaplarda “ makul sürede karar verme” ve “ kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ile işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkelerine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; durmuş olan dava açma süresi, başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilen kısmına yönelik olarak, gerekçeli kararın ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır . Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca; tavsiye kısmına yönelik olarak idare tarafından otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır . Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede

KASTAMONU İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

Başvuranın emekli ikramiyesi ödenmesi yönündeki talebinin REDDİNE, Başvuranın, Kasım 2016-Mart 2017 dönemi 5 aylık emekli aylığı tutarının başvurana ödenmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA ,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

Sosyal Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA TEBLİĞİNE;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

8 / 9Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

.