ÖZET: Başvuru, emekli ikramiyesinin ödenmesi ve emekliliğe esas hizmet yılının eksik hesaplandığı iddialarını içermektedir. Başvuran, 1989-1992 yılları arasında sözleşmeli öğretmen olarak çalıştığını, bu süreye ait emekli ikramiyesinin verilmediğini ve emekli aylığının 27 yıl hizmet süresi üzerinden hesaplandığını belirtmiştir. Ancak, kendisinin toplamda 32 yıl 8 ay hizmet süresi bulunduğunu ifade ederek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın emeklilik sicil dosyasını inceleyerek, yurt dışında geçen hizmet sürelerinin borçlanma şartına bağlı olduğunu ve başvuranın bu süreleri borçlanmadığı için emekliliğe esas hizmet süresinin hesaplanamayacağını belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın sözleşmeli personel olarak çalıştığı sürelerin emekli ikramiyesi hesabına dahil edilmesi için hizmet sözleşmesinin iş sonu tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi gerektiği, ancak bu durumun başvuran için geçerli olmadığı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın taleplerinin hukuka uygun bulunmadığı ve yapılan işlemlerde bir yanlışlık olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, başvurunun reddine karar verilmiştir. Başvuranın, SGK’nın kararına karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 18170-18170 |sayi|53878609-101.07.05.99-E.53878609-101.07.05.99-E.

BAŞVURU NO : 2018/6089 2018/ 6089

KARAR TARİHİ : 01/11/2018 |tarih|

RET KARARI

:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli ikramiyesinin ödenmesi ve emekliliğe esas hizmet yılının eksik hesaplandığı hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 07/05/2018 7.5.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran Kurumumuza yaptığı başvurusunda özetle; 14/ 12/ 1989- 13/ 11/ 1992 tarihleri arasında sözleşmeli öğretmen olarak çalıştığı süreye ait emekli ikramiyesinin verilmediğini, öte yandan emekli aylığının 27 yıl hizmet karşılığı olarak hesaplandığı ancak kendisinin 32 yıl 8 ay hizmeti olduğu buna göre emekliliğe esas hizmet yılının ve emekli ikramiyesinin hesabına esas sürelerin toplamının 27 yıl 8 ay alındığını belirtmiş mağduriyetinin giderilmesi talebi ile Kurumumuza başvuruda bulunmuştur .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 30/ 03/ 2018 tarihli ve . sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından

gönderilen 17/ 04/ 2018 tarihli ve sayılı yazıda özetle :

2.1. İzmir-Menderes Ortaokulunda Öğretmeni olarak görev yapmakta iken 18/ 07/ 2017 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edilerek 15/ 08/ 2017 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanan ‘in, 32 yıl 8 ay emekli ikramiyesine tabi hizmet süresi olduğunu belirttiği başvurusuna emeklilik sicil dosyası incelendiği, buna göre; 2.2. 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 89 uncu maddesi;

1 / 12“Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık

Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir .

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi

Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya

5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş

ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir .

İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir . Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz .

Mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz . Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz . …” hükmüne amir olduğu, 3. 02/ 09/ 2005 tarihli ve 25924 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2005/ 9245 sayılı Bakanlar Kurulu

Kararı ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar belirlendiği, 3.1. Bu karar ile değişik 7 nci madde uyarınca Kamu Kurum ve Kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi

40 (kırk) saatin altında bulunan personel hariç olmak üzere, en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan;

a) 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gereğince malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması, b) Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi, c) İstihdamına ilişkin mevzuatında yer alan hükümler uyarınca ilgilinin kendi isteği ile sözleşmeyi

2 / 12feshetmesi,

d) İlgilinin ölümü hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere …” iş sonu tazminatı ödenmesi imkanı getirildiği 3.2. Ancak bu uygulamanın, ilk defa 02/ 09/ 2005 tarihinde yayımlanarak bu tarihten geçerli olarak yürürlüğe giren değişiklikle geldiğinden, 2005/ 9245 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Resmi

Gazete’de yayımlandığı 02/ 09/ 2005 tarihinden önce Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin

Esaslar kapsamında sözleşmeli olarak çalışıp, bu tarihten önce görevlerinden ayrılanların görevlerinden ne şekilde ayrıldıklarına bakılmaksızın söz konusu çalışma sürelerinin emekli ikramiyesine esas hizmet sürelerine dahil edilmesi mümkün olmadığı, 4. Diğer taraftan, 08/ 05/ 1985 tarih ve 3201 Sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt

Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca Türk Vatandaşlarının yurt dışında geçen hizmet sürelerinin borçlanma yoluyla hangi sosyal güvenlik kuruluşlarında değerlendirilebileceğinin hükme bağlanması nedeniyle

Türk Vatandaşlarının yurt dışında geçen hizmet sürelerinin yukarıda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarından birisine borçlanılarak bu sürelere ilişkin prim ya da keseneklerin ödenmesi hallerinde yurt dışında geçen sürelerin sosyal güvenlik açısından değerlendirildiği, 4.1. 5754 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi ile 3201 sayılı Kanuna 17/ 04/ 2008 tarihinde eklenen geçici 6 ncı maddede; “Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden 1/ 1/ 1989 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar zorunlu göçe tabi tutulan, Türk vatandaşı olup Türkiye’de ikamet eden ve 1/ 7/ 1976 tarihli ve 2022 sayılı Kanun dahil olmak üzere sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almamak koşulu ile yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri bu Kanuna göre borçlandırılmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanmasında sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir .” hükmü yer almakta olup, bu hüküm ile maddenin yürürlüğe girdiği 08/ 05/ 2008 tarihine kadar zorunlu göçe tabi tutulan Türk vatandaşlarına, Türk vatandaşı olmaksızın yurtdışında geçen sürelerine borçlanma imkanı getirildiği, 5. Yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; Bulgaristan göçmeni olan ilgilinin 01/ 09/ 1980- 14/ 03/ 1988 tarihleri arasında fasılalı olarak toplam 5 yıl 7 gün yurt dışı hizmetinin bulunduğu, bilahare 23/ 09/ 1989- 30/ 09/ 1989 tarihleri arası 7 gün 4/ 1-(a)

kapsamında özel, 14/ 12/ 1989- 30/ 09/ 1990 ( 286 gün) ile 01/ 10/ 1990- 13/ 11/ 1992 ( 779 gün) tarihleri arası ( 1048 gün) sözleşmeli öğretmen olarak 4/ 1-(a) kapsamında resmi sigortalı olarak çalıştığı, ilk defa 13/ 11/ 1992 tarihinde açıktan atama yoluyla İzmir-Karşıyaka Piri Reis İlköğretim Okulunda

Öğretmen olarak devlet memurluğu görevine başladığı, 5.1. Öte yandan, ilgilinin Bulgaristan’da öğretmen olarak geçen hizmet süresi ile Türkiye’de sözleşmeli personel statüsünde geçen hizmetinin kazanılmış hak aylık derecesinin tespitinde değerlendirilmesi talebiyle İzmir 2. İdare Mahkemesi nezdinde açmış olduğu dava sonucu verilen 17/ 09/ 2002 tarih ve , sayılı kararda; “… Davacının Bulgaristan’da geçen hizmetinin 2/ 3’ünün kazanılmış hak aylık derecesinin tespitinde nazara alınmamasına, Türkiye’de sözleşmeli statüde geçen hizmetinin kazanılmış hak aylığının tespitinde nazara alınmamasına …

ilişkin işlemlerin İPTALİNE …” hükümlerinin yer alması üzerine, ilgilinin söz konusu sürelerinin

3 / 12anılan mahkeme kararı uyarınca kazanılmış hak aylığına esas hizmet sürelerinde değerlendirildiği,

5.2. 18/ 07/ 2017 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edilen ilgiliye, 15/ 08/ 2017 tarihinden itibaren

5434 sayılı Kanuna tabi 24 yıl 9 ay 4/ 1-(c) kapsamındaki hizmeti, 2 yıl 11 ay 25 gün ( 1075 gün)

4/ 1-(a) kapsamındaki hizmeti olmak üzere toplam 27 yıl 8 ay 25 gün hizmeti üzerinden emekli aylığı bağlandığı ve 5434 sayılı Kanuna tabi 24 tam hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, 5.3. Başvuranın kazanılmış hak aylığına esas hizmet sürelerinin, yurtdışında 01/ 09/ 1980- 14/ 03/ 1988 tarihleri arasında fasılalı olarak geçen toplam 5 yıl 7 gün hizmetinin 2/ 3’ü ( 3 yıl 4 ay 5 gün) de değerlendirilerek 31 yıl 1 ay olduğu, emekli keseneğine esas aylığını belirleyen hizmet sürelerinin ise tüm yurt dışı hizmetlerinin esas alınarak 32 yıl 9 ay 2 gün olduğu, 6. Bu durumda, Bulgaristan göçmeni olan başvuranın 01/ 09/ 1980- 14/ 03/ 1988 tarihleri arasında yurtdışında geçen fasılalı 5 yıl 7 gün hizmeti (kazanılmış hak aylığı intibakında 2/ 3’ü) ile 4/ 1-(a)

kapsamındaki çalışmaları ( 2 yıl 11 ay 25 gün) intibakında değerlendirilmiş olup, 02/ 09/ 2005 tarihinden önce Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar kapsamında sözleşmeli olarak çalışmasından ötürü, söz konusu sürelerine emekli ikramiye ödenmesine kanunen imkan bulunmadığı, 6.1. Öte yandan, ilgili söz konusu yurtdışında geçen fasılalı 5 yıl 7 gün hizmetini borçlanmadığı bu sebeple emekliliğe esas süreleri kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi, bu sürelerini borçlanmış olsa dahi söz konusu sürelerin 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi kapsamında emekli ikramiyesine ödenmesini gerektiren hizmet sürelerinden olmaması sebebiyle, bu sürelerine de emekli ikramiyesi ödenmemesi hususunda Kurumumuzca yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık mevcut olmadığı, 7. Esasen, aynı kurum ve aynı görevde bulunmasına rağmen, 4/ 1-a kapsamında sözleşmeli olarak geçen ve kıdem tazminatı ödenmeyen sigortalılık süresinin emekli ikramiyesi hesabına dahil edilerek tarafına emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin Kurumunuza yapılan başvurulara Kurumumuz tarafından verilen Ret Kararlarında da;

7.1 “Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın 657 sayılı Kanun kapsamında

sözleşmeli personel olarak istihdam edilmekteyken 30/ 4/ 1995 tarihinde kendi isteğiyle istifa ederek aynı Kanunun Ek Geçici 59 uncu maddesi kapsamında 5/ 5/ 1995 tarihinde memuriyet kadrosuna geçtiği, söz konusu dönemde, sözleşmesinin sona ermesinden dolayı sözleşmeli personele herhangi bir ödeme yapılması öngörülmediği gibi Ek Geçici 59 uncu maddede de sözleşmesini sonlandırmak suretiyle memur kadrolarına geçenlere herhangi bir ad altında ödeme yapılacağına dair herhangi bir hükme yer verilmediği, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan sigortalılara ödenecek emekli ikramiyesi belirlenirken sözleşmeli personel olarak geçen sürelerin iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette bir ödemeye hak kazanacak şekilde sona ermesi gerektiğinin düzenlendiği, başvuranın hizmet sözleşmesinin, sözleşmeli personele iş sonu tazminatı ödenmesine imkan veren düzenlemenin yürürlüğe girdiği 2/ 9/ 2005 tarihinden önce sona erdiği anlaşıldığından, sözleşmeli personel olarak çalıştığı sürelere emekli ikramiyesi ödenmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır” denilmek suretiyle SGK tarafından

4 / 12yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu bildirildiği, buna göre başvuran hakkında yapılan işlemlerin

hukuka uygun olduğu ifade edilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

8. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır .

9. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” denmektedir .

10. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 10.1. “İstihdam şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesi; “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür .

…

B) Sözleşmeli personel :

Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir .

Ancak, yabancı uyrukluların; tarihi belge ve eski harflerle yazılmış arşiv kayıtlarını değerlendirenlerin mütercimlerin; tercümanların; Millî Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde öğretmenlerin; dava adedinin azlığı nedeni ile kadrolu avukat istihdamının gerekli olmadığı yerlerde avukatlarını, kadrolu istihdamın mümkün olamadığı hallerde tabip veya uzman tabiplerin; Adli Tıp

Müessesesi uzmanlarının; Devlet Konservatuvarları sanatçı öğretim üyelerinin; İstanbul Belediyesi

Konservatuvarı sanatçılarının; bu Kanuna tâbi kamu idarelerinde ve dış kuruluşlarda belirli bazı hizmetlerde çalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamları caizdir .

Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri

Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir .

Bu şekilde istihdam edilenler, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Bakanlar Kurulu kararı

5 / 12ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir

yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler .” 10.2. Ek Geçici 59 uncu maddesi; “Bu kanuna tabi kurumlarda halen sürekli işçi statüsü veya sözleşmeli statüde çalışmakta olan Ahıska Türkleri ve Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutulan soydaşlardan Türk vatandaşlığına geçmiş olup bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren 1995 yılı sonuna kadar memurluğa geçmek için yazılı olarak başvuranlar, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri tavanı aşmamak kaydı ile bu Kanunun Ek Geçici 1, 2 ve 3 üncü maddeleri hükümlerine göre; 458 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri de dikkate alınarak derece ve kademeleri tespit edilmek suretiyle sınav şartı aranmaksızın boş memur kadrolarına intibak ettirilebilirler .

Bu Kanunun yayımı tarihinden sonra hizmete alınan Ahıska Türkleri ve Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutulan soydaşlardan Türk vatandaşlığına geçmiş olanlardan göreve başladıkları tarihten itibaren 6 ay içinde memurluğa geçmek için yazılı olarak başvuranlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır .” 11. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun “Emekli İkramiyesi” başlıklı 89 uncu maddesi; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malûllük veya vazife malûllüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir .

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi

Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya

5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş

ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir .

İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir . Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz .

Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya

5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş

ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz . Ancak, mülga 2829 sayılı

Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü

6 / 12maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması

bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun

14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz. …”

11.1. 5434 sayılı Kanunun “Fiili Hizmet Müddeti ” başlıklı 31 uncu maddesinin birinci fıkrası;

“Fiili hizmet müddeti, iştirakçinin 30 uncu madde gereğince bu kanunla tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddettir .” 12. 3201 Sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin

Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası;

“Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri sigortalının Türkiye’de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması yoksa Sosyal Güvenlik Kurumuna, Türkiye’de çalışması varsa en son tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar .” 12.1. 3201 Sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesi;

“Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden 1/ 1/ 1989 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar zorunlu göçe tabi tutulan, Türk vatandaşı olup Türkiye’de ikamet eden ve 1/ 7/ 1976 tarihli ve 2022 sayılı Kanun dahil olmak üzere sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almamak koşulu ile yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri bu Kanuna göre borçlandırılmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanmasında sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir .” 13. Mülga 2829 Sayılı “Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin

Birleştirilmesi Hakkındaki Kanunun “Emekli ikramiyesi” başlıklı 12 nci maddesi; “…

kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir . 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır…” 14. 6/ 6/ 1978 tarihli ve 7/ 15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren “Sözleşmeli

Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”ın 2/ 9/ 2005 tarihli ve 2005/9245 sayılı Bakanlar

Kurulu Kararı ile değişik 7 nci maddesi; ” Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk)

saatin altında bulunan personel hariç olmak üzere, en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; a) 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gereğince malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması,

7 / 12b) Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi,

c) İstihdamına ilişkin mevzuatında yer alan hükümler uyarınca ilgilinin kendi isteği ile sözleşmeyi feshetmesi, d) İlgilinin ölümü, hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir . Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır .

…” hükmünü amirdir .

IV. KAMU DENETÇİSİ Özlem TUNÇAK’ IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

15. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 16. Başvuran, özetle; 4/a kapsamında geçen sigortalılık süresinin emekli ikramiyesi hesabına ve yurtdışında geçen sürelerinin ise emeklilik hesabına esas sürelere dâhil edilerek söz konusu süreler için tarafına emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmektedir .

17. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, özetle; Bulgaristan göçmeni olan başvuranın 01/ 09/ 1980 ile 14/ 03/ 1988 tarihleri arasında yurtdışında fasılalı olarak toplam 5 yıl 7 gün hizmeti bulunduğu, bu sürenin emekliliğe esas hizmet süresinin hesabında dikkate alınabilmesinin öncelikle 3201 Sayılı

Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri

Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca yurt dışında geçen hizmet sürelerinin borçlanılması şartına bağlı olduğu arak bu sürelere ilişkin prim ya da keseneklerin ödenmesi hallerinde yurt dışında geçen sürelerin sosyal güvenlik açısından değerlendirildiği, 3201 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesine göre yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri bu

Kanuna göre borçlandırılmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanmasında sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceği, bu hüküm ile maddenin yürürlüğe girdiği 08/ 05/ 2008 tarihine kadar zorunlu göçe tabi tutulan Türk vatandaşlarına, Türk vatandaşı olmaksızın yurtdışında geçen sürelerine borçlanma imkanı getirildiği buna göre, başvuranın yurtdışında geçen hizmet sürelerinin emekliliğe esas hizmet süresi kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı ifade edilmiştir .

18. Buna göre başvuranın 01 / 09/ 1980 ile 14/ 03/ 1988 tarihleri arasında yurtdışında fasılalı olarak geçen toplam 5 yıl 7 gün 23/ 09/ 1989 ile 13/ 11/ 1992 tarihleri arasında geçen 5 yıl 7 gün süreyi 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanmadığı, borçlansa dahi söz konusu sürelerin 5434 sayılı Kanunun

8 / 1289 uncu maddesi kapsamında emekli ikramiyesine ödenmesini gerektiren hizmet sürelerinden

olmadığı, öte yandan başvuranın 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında geçen sürenin ise 2829 sayılı Kanunun emekli ikramiyesi başlıklı 12 nci maddesine göre, 4/B kapsamında sözleşmeli personel olarak geçen sürelere emekli ikramiyesi ödenebilmesinin hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şartına bağlı olduğu, sözleşmeli personele iş sonu tazminatı ödenmesi uygulamasının 2005 yılındaki 2005/ 9245 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile başladığını, buna göre,

2005 yılından önce 657 sayılı Kanunun Ek Geçici 59 uncu maddesi kapsamında sözleşmesini

sonlandırıp kendi isteği ile memur kadrosuna geçen sigortalıya sözleşmeli personel olarak geçen süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesine imkan bulunmadığı ifade edilmiştir .

19. Bu çerçevede uyuşmazlık başvuranın yurt dışında geçen ve borçlanmadığı sürelerin emekliliğe esas hizmet süresi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve anılan süreler ile 657 sayılı

Kanunun 4/(B) maddesi kapsamında sözleşmeli personel olarak geçip 2005 yılındaki Bakanlar

Kurulu Kararından önce sona eren hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceği noktasında düğümlendiği görülmektedir .

20. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvuranın, 01/ 09/ 1980- 14/ 03/ 1988 tarihleri arasında fasılalı olarak toplam 5 yıl 7 gün yurt dışı hizmetinin bulunduğu, 23/ 09/ 1989- 30/ 09/ 1989 tarihleri arası 7 gün 4/ 1-(a) kapsamında özel, 14/ 12/ 1989- 30/ 09/ 1990 ( 286 gün) ile 01/ 10/ 1990- 13/ 11/ 1992 ( 779 gün) tarihleri arası ( 1048 gün) sözleşmeli öğretmen olarak 4/ 1-(a)

kapsamında resmi sigortalı olarak çalıştığı, ilk defa 13/ 11/ 1992 tarihinde açıktan atama yoluyla

İzmir-Karşıyaka Piri Reis İlköğretim Okulunda Öğretmen olarak devlet memurluğu görevine başladığı, Bulgaristan’da öğretmen olarak geçen hizmet süresi ile Türkiye’de sözleşmeli personel statüsünde geçen hizmetinin kazanılmış hak aylık derecesinin tespitinde değerlendirilmesi talebiyle

İzmir 2. İdare Mahkemesi nezdinde açmış olduğu dava sonucu verilen 17/ 09/ 2002 tarih ve

, sayılı kararda; “… Davacının Bulgaristan’da geçen hizmetinin 2/ 3’ünün kazanılmış hak aylık derecesinin tespitinde nazara alınmamasına, Türkiye’de sözleşmeli statüde geçen hizmetinin kazanılmış hak aylığının tespitinde nazara alınmamasına … ilişkin işlemlerin

İPTALİNE …” hükümlerinin yer alması üzerine, ilgilinin söz konusu sürelerinin anılan mahkeme kararı uyarınca kazanılmış hak aylığına esas hizmet sürelerinde değerlendirildiği, 18/ 07/ 2017 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edildiği, 15/ 08/ 2017 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanuna tabi 24 yıl 9 ay 4/ 1-(c) kapsamındaki hizmeti, 2 yıl 11 ay 25 gün ( 1075 gün) 4/ 1-(a) kapsamındaki hizmeti olmak üzere toplam 27 yıl 8 ay 25 gün hizmeti üzerinden emekli aylığı bağlandığı ve

5434 sayılı Kanuna tabi 24 tam hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği ,

kazanılmış hak aylığına esas hizmet sürelerinin, yurtdışında 01/ 09/ 1980- 14/ 03/ 1988 tarihleri arasında fasılalı olarak geçen toplam 5 yıl 7 gün hizmetinin 2/ 3’ü ( 3 yıl 4 ay 5 gün) de değerlendirilerek 31 yıl 1 ay olduğu, emekli keseneğine esas aylığını belirleyen hizmet sürelerinin ise tüm yurt dışı hizmetlerinin esas alınarak 32 yıl 9 ay 2 gün olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır .

21. Başvuranın 5510 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim Ayı başından önce 5434 sayılı Kanun kapsamında görev yapması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun Geçici

4 üncü maddesi kapsamında yer aldığı, hizmetlerinin birden fazla sosyal güvenlik kanunu

kapsamında geçmesi ve son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmetinin fazla olduğu statünün

5510 sayılı Kanunun 4/ 1-(c) statüsü olması nedeniyle kendisine 2829 sayılı Kanun gereği aylık

9 / 12bağlandığı ve hakkında, yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine

göre işlem yapıldığı anlaşılmaktadır .

22. Mülga 2829 Sayılı Kanunun 12 nci maddesinde (§ 7) kendilerine birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, Sandığa tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T .C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödeneceği, 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenebilmesi için iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermesi gerektiği, sözleşmeli personel olarak geçen sürelere emekli ikramiyesi ödenebilmesi için ise hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermesinin gerektiği düzenlenmiştir . Buna göre, diğer şartların yanında, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananların sözleşmeli personel olarak geçen sürelerine emekli ikramiyesi ödenebilmesi için hizmet sözleşmesinin iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette bir ödemeye hak kazanacak şekilde sona ermesi gerektiği maddede açık bir şekilde belirtilmiştir .

23. 5434 sayılı Kanunu’nun 89 uncu maddesinde (§ 6), hizmet sürelerinin tamamı 5434 ve/veya

5510 sayılı Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlere her tam fiili hizmet yılları için

emekli ikramiyesi verileceği, mülga 2829 sayılı Kanunun uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ise 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödeneceği, mülga

2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesi gereği 5434 sayılı Kanun kapsamındaki daire, kuruluş ve

ortaklıklarda geçen hizmetlere emekli ikramiyesi ödenirken bu maddeye aykırı hükümlerin uygulanmayacağı düzenlenmiştir . Buna göre, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekli aylığı bağlananların 5434 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki hizmetlerine emekli ikramiyesi ödenebilmesi için söz konusu hizmetlerin kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi gerekmektedir .

24. Yukarıdaki iki paragrafta açıklandığı üzere, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan sigortalıların kamu kurumlarında geçen hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenirken;

5434 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanunun 4/ 1-(c) bendi veya Geçici 4 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş

Kanunu kapsamında geçen sürelerinin kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak;

657 Kanunun sözleşmeli personel statüsü kapsamında geçen sürelerinin ise iş sonu tazminatına

veya aynı mahiyette bir ödemeye hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi gerektiği anlaşılmaktadır .

25. 6/ 6/ 1978 tarihli ve 7/ 15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Sözleşmeli

Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”da (§ 8) 2/ 9/ 2005 tarihli ve 2005/ 9245 sayılı Bakanlar

Kurulu Kararı ile yapılan değişiklik ile sözleşmeli personele iş sonu tazminatı ödenmeye başlanmıştır . Söz konusu değişiklik ile en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; emeklilik, hizmetine gerek kalmaması, istihdamına ilişkin mevzuatı uyarınca ilgilinin kendi isteği ile sözleşmeyi feshetmesi veya ilgilinin ölümü hallerinden birinin gerçekleşmesi halinde ilgililere iş sonu tazminatı ödeneceği düzenlenmiştir . Bu tarihten önce sözleşmeli personel statüsünde çalışıp hizmet sözleşmesi sona ermiş olanlara herhangi bir ödeme yapılacağına dair herhangi bir hükme ise yer verilmemiştir .

.

10 / 12Buna göre, 2005 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı öncesi sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken

yine anılan karar öncesi hizmet sözleşmesi sona erenlere iş sonu tazminatı ödenmesine imkân bulunmadığı değerlendirilmektedir .

26. Başvuranın sözleşmeli personel olarak görev yapmaktayken memur kadrosuna geçmesine imkan tanıyan 657 sayılı Kanunun Ek Geçici 59 uncu maddesi (§ 5.2); 657 sayılı Kanuna tabi kurumlarda sürekli işçi statüsü veya sözleşmeli statüde çalışmakta olan Ahıska Türkleri ve Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutulan soydaşlardan Türk vatandaşlığına geçmiş olup maddenin yayımı tarihinden itibaren 1995 yılı sonuna kadar memurluğa geçmek için yazılı başvuru yapanların sınav şartı aranmaksızın boş memur kadrolarına intibak ettirilebileceğini düzenlemiştir . Söz konusu madde ile sözleşmeli personel statüsünde çalışmakta olanların istekleri halinde memur kadrolarına geçmelerine imkân tanındığı, memuriyete geçişe ilişkin emredici bir hükme yer verilmeyip tercihin personelin kendisine bırakıldığı anlaşılmaktadır .

27. Diğer taraftan, aynı maddede, sözleşmesini sonlandırmak suretiyle memur kadrolarına intibak ettirilenlere, sözleşmelerini sonlandırmalarından dolayı herhangi bir ad altında ödeme yapılacağına ya da bu sürelerinin daha sonra kıdem tazminatı, emekli ikramiyesi, iş sonu tazminatı ya da bu mahiyette başkaca bir ödemenin hesabında dikkate alınacağına dair bir hükme yer verilmediği görülmektedir . Bu durumda, başvuranın, sözleşmeli personel olarak istihdam edilmekteyken sözleşmesini sonlandırarak 657 sayılı Kanunun Ek Geçici 59 uncu maddesi kapsamında memuriyet kadrosuna geçme tercihinde bulunduğu sırada, kendisine bir önceki cümlede sayılan kapsamda herhangi bir ödeme yapılmayacağını bilerek söz konusu tercihi yaptığının kabulü gerekmektedir .

28. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın Bulgaristan’da geçen sürelerinin emekliliğe esas hizmet süreleri kapsamında değerlendirilmesine yönelik talebine olarak; öncelikle emekliliğe esas hizmet süresinin tanımlanması gerekmektedir . Kanunun tanımına göre, fiili hizmet süresi, iştirakçiden kesenek kesilmeye başlanan aybaşından başlayan ve kesenek vermek suretiyle geçen sürelerdir . Bununla birlikte Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle Türk vatandaşlığına alınıp T .C. Emekli Sandığına iştirakçi olan kimselerin Türk vatandaşlığına kabullerinden önce geçmiş ve 5434 sayılı T .C. Emekli Sandığı Kanununda veya bu Kanuna yeni maddeler ekleyen veya bu Kanundaki bazı maddeleri değiştiren diğer Emekli Sandığıyla ilgili Kanunlarda yer alan borçlanma hükümleri şümulünde bulunan hizmet sürelerinin, borçlanma yoluyla emeklilik hizmet sürelerine eklenmesine imkan tanınmışsa da bu imkanın ancak borçlanma yoluyla mümkün olduğu açıktır . Sosyal güvenlik hukuku bakımından ise bu borçlanmanın yapılabilmesi için iştirakçinin/sigortalının talebi ve başvuru koşulu aranmaktadır . Hal böyle olunca başvuranın emeklilik aylığına esas sürelerin hesaplanması bakımından 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanmadığı yurtdışı sürelerinin değerlendirilmesi mümkün olmadığı anlaşılmaktadır .

28.1. Başvuranın; 657 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli personel olarak istihdam edilmekteyken 13/ 11/ 1992 tarihinde memuriyet kadrosuna geçtiği, söz konusu dönemde, sözleşmesinin sona ermesinden dolayı sözleşmeli personele herhangi bir ödeme yapılması öngörülmediği gibi Ek Geçici

59 uncu maddede de sözleşmesini sonlandırmak suretiyle memur kadrolarına geçenlere herhangi bir

ad altında ödeme yapılacağına dair herhangi bir hükme yer verilmediği, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan sigortalılara ödenecek emekli ikramiyesi belirlenirken sözleşmeli personel olarak geçen sürelerin iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette bir ödemeye hak kazanacak şekilde sona ermesi gerektiğinin düzenlendiği, başvuranın hizmet sözleşmesinin, sözleşmeli personele iş

11 / 12sonu tazminatı ödenmesine imkân veren düzenlemenin yürürlüğe girdiği 02/ 09/ 2005 tarihinden önce

sona erdiği anlaşıldığından, başvuranın, sözleşmeli personel olarak çalıştığı sürelere emekli ikramiyesi ödenmemesi işleminde ve yurt dışında geçen sürelerin emekliliğe esas hizmet sürelerine dahil edilmemesinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 29. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı , yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

30. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İzmir İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi