|
ÖZET: Başvuru, emekli ikramiyesine uygulanan yasal faizin geri alınması talebine ilişkindir. Başvuran, 2016 yılında kamu görevinden çıkarılmasının ardından emeklilik talebinde bulunmuş ve mahkeme kararıyla emekli ikramiyesi ile birlikte yasal faizin ödenmesine hükmedilmiştir. Ancak, göreve iade edilmesi sonrasında, ödenen ikramiye ve faizin geri alınması işlemi yapılmıştır. Başvuran, bu durumun hukuka aykırı olduğunu savunarak, yasal faizin iadesini talep etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın emekli statüsünün sona ermesi nedeniyle yapılan ödemelerin geri alınmasının hukuken geçerli olduğunu belirtmiştir. İdare, başvuranın emeklilik işleminin iptaliyle birlikte, kendisine yapılan ödemelerin hukuki dayanağının ortadan kalktığını ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranın durumunda meydana gelen zenginleşmenin, göreve iade işlemiyle birlikte geçersiz hale geldiği vurgulanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddedilmesini önererek, idarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, başvuranın emekli ikramiyesine uygulanan yasal faizin geri alınması işleminin hukuken geçerli olduğu sonucuna varılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/2936-S.21.4703
BAŞVURU NO : 2020/97638
KARAR TARİHİ : 19/02/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran tarafından göreve iade üzerine emekli ikramiyesine işletilen faiz tutarının kendisinden tahsil edilmesi işleminin geri alınması talep edilmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 30/09/2020
I. BAŞVURANIN İDDİALARI VE TALEPLERİ
1. Başvuran tarafından emniyet amiri olarak görev yapmakta iken 670 sayılı Olağanüstü Hal
Kanun Hükmünde Kararnamesi ile 17.08.2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, emeklilik talebinde bulunması üzerine tarafına emekli aylığı bağlandığı, fakat emekli ikramiyesi talebinin reddedildiği, söz konusu işlemle ilgili dava açtığı, yargılamanın lehine sonuçlandığı, 99.128,97 TL emekli ikramiyesinin ikramiyenin bir yıl geç ödenmesi nedeniyle 7.797,24 TL tutarındaki yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine hükmedildiği, sonraki süreçte görevine iade edildiği, buna bağlı olarak tarafına ödenen ikramiye tutarını ve faizini geri ödediği, ancak idarenin kusurundan kaynaklanan ve ikramiyenin geç ödenmesi sebebiyle uğradığı zararın karşılığı olan 7.797,24 TL tutarındaki yasal faizin geri istenmesinin hukuka aykırı olduğu ifade edilerek söz konusu tutarın iadesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) 21.10.2020 tarihli ve Esayılı yazısında; 2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 4’üncü maddesi gereğince 2008 yılı Ekim ayı başından önce sosyal güvenlik bakımından 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olarak çalışan sigortalılar, emekliler ile bunların dul ve yetimlerinin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında 5510 sayılı Kanunda aksine bir hüküm belirtilmedikçe 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil olmak üzere 5434 sayılı Kanun hükümleri ile mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı, 2.2. 5434 sayılı Kanunun 89’uncu maddesine göre, hizmetlerinin tamamı 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun Geçici 4’üncü maddesi kapsamında geçenlerin bu sürelerine, memuriyet görevinin ne şekilde sona erdiğine bakılmaksızın emekli ikramiyesi ödenmekte iken
5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun Geçici 4’üncü maddesi kapsamında hizmeti
bulunanlardan mülga 2829 sayılı Kanunun 4’üncü ve 8’inci maddeleri uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ise, memuriyet görevlerinin 1475 sayılı İş
Kanununun 14’üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenmekte olduğu, 2.3. Herhangi bir sebeple kendi istekleri üzerine veya resen emekliye sevk edilmeleri üzerine emekli aylığı bağlanarak emekli ikramiyesi ödenenlerden yargı kararları ve OHAL İşlemleri
İnceleme Komisyonu kararları gibi ilgililer hakkında gerçekleştirilen idari işlemleri tüm sonuçlarıyla birlikte kaldıran kararlar sonucunda göreve iade edilenlerin, taraflarına emekli aylığı bağlanmasına ve emekli ikramiyesi ödenmesine esas teşkil eden emeklilik işlemi ortadan kalkmış olduğundan, bu nedenle yapılan emekli aylığı ve emekli ikramiyesi ödemesi tutarları ile bu tutarlara ilişkin olarak ödenmesine karar verilen yasal faiz tutarlarının sebepsiz zenginleşmeye mahal vermemek için ilgililerden tahsil edilmesi gerektiği, 2.4. Başvuranın emniyet amiri olarak görev yapmakta iken 17.08.2016 tarihinde 670 sayılı
KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, 22.08.2016 tarihli dilekçe ile emekliliğini talep ettiği, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 15.09.2016 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı, emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmediği, 2.5. Emekli ikramiyesi ödenmemesi işleminin iptali talebiyle dava açıldığı, yargılama neticesinde söz konusu işlemin iptaline ve ödenmeyen emekli ikramiyesinin başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği, bu doğrultuda 99.128,97 TL emekli ikramiyesi ile 7.797,24 TL yasal faiz tutarının başvuran adına tahakkuk ettirildiği, 2.6. Başvuranın 31.12.2019 tarihli işlemle İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü
Araştırma Merkezine atandığının bildirildiği, bunun üzerine başvurana ödenen emekli aylığı, bayram ikramiyeleri, emeklilik ikramiyesi ve yasal faiz tutarlarının tahsil edildiği, 2.7. Emeklilik işlemi tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalktığından ve ödenecek emekli ikramiyesi tutarında yaşanan değer kaybını telafi etmek üzere ödenen ve emekli ikramiyesi tutarından ayrı değerlendirilmesine imkân bulunmayan yasal faiz tutarının başvurandan tahsil edilmemesi sebepsiz zenginleşmeye neden olacağından ikramiye tutarıyla birlikte yasal faiz tutarının da başvurandan tahsil edilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri “ başlıklı Geçici 4’üncü maddesinde “…Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır.
Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga
2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır…” hükmü yer almaktadır.
4. 5434 sayılı Kanunun 89’uncu maddesinde, “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici
4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı
bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik
Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve
1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma
şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir…” hükmü yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
5. Kamu Denetçisi tarafından yapılan değerlendirmede, başvuran hakkında Sosyal
Güvenlik Kurumu tarafından tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, Ret Kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 6. Başvuran ile idare arasındaki uyuşmazlığın, başvurana yasal faiziyle birlikte ödenen emekli ikramiyesinin, göreve iade üzerine yine söz konusu faiz tutarıyla birlikte tahsil edilmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
7. Somut olay incelendiğinde; başvuranın 17.08.2016 tarihinde 670 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, 22.08.2016 tarihli dilekçe ile emekliliğini talep ettiği, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 15.09.2016 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı, emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmediği, emekli ikramiyesi ödenmemesi işleminin iptali talebiyle dava açıldığı, yargılama neticesinde söz konusu işlemin iptaline ve ödenmeyen emekli ikramiyesinin başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte başvurana ödenmesine karar verildiği, bu doğrultuda 99.128,97 TL emekli ikramiyesi ile 7.797,24 TL yasal faiz tutarının başvuran adına tahakkuk ettirildiği ve ödendiği görülmektedir.
8. Sonraki süreçte ise başvuranın 31.12.2019 tarihli işlemle İçişleri Bakanlığı Personel Genel
Müdürlüğü Araştırma Merkezine atandığının bildirildiği, bunun üzerine başvurana ödenen emekli aylığı, bayram ikramiyeleri, emeklilik ikramiyesi ve yasal faiz tutarlarının tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
9. Başvuran tarafından 7.797,24 TL tutarındaki yasal faizin idarenin kusurundan kaynaklanan ve ikramiyenin geç ödenmesi sebebiyle uğradığı zararın karşılığı olduğu, bu sebeple geri istenmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir. İdare tarafından ise yasal faiz tutarının emekli ikramiyesi tutarında yaşanan değer kaybını telafi etmek üzere yapılan bir ödeme olduğu, bu itibarla emekli ikramiyesi tutarından ayrı değerlendirilmesine imkân bulunmadığı, söz konusu tutarın başvurandan tahsil edilmemesinin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı ileri sürülmektedir.
10. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir (Bkz. Yargıtay Hukuk
Genel Kurulu’nun 09.04.2014 tarihli ve E.2013/1018, K.2014/508 sayılı kararı).
11. Gerçekten başvuranın hak kazandığı ikramiyenin geç ödenmesi sebebiyle faiz işletildiği, bu yönüyle zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayandığı görülmekte ise de başvuranın göreve iade işlemiyle birlikte emekli statüsünü yitirdiği, kendisine emekli ikramiyesi ve faiz ödenmesi yönündeki işlemin hukuki dayanağının ortadan kalktığı görülmektedir. Diğer bir ifadeyle emekli ikramiyesi ve bu ikramiyenin geç ödenmesine bağlı olarak işletilen yasal faiz sebebiyle başvuranın durumunda meydana gelen zenginleşme, göreve iade işlemine bağlı olarak emekli statüsünün ortadan kalkmasıyla birlikte hukuken geçerli bir nedene dayalı olma özelliğini yitirmiş bulunmaktadır.
12. Nitekim Danıştay 1. Dairesinin 25.01.2002 tarihli ve E.2001/144, K.2002/12 sayılı kararında, yapılan ödemenin dayanağını teşkil eden işlemin iptali halinde söz konusu ödemenin varsa faiz de dahil olmak üzere idarece geri istenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. İptal kararı gereği yapılmış bir ödemenin hukuksal dayanağının ortadan kalkması halinde söz konusu ödemenin idarece geri istenmesi olanaklı hale gelmektedir (Bkz. Danıştay 5. Dairesinin
15.10.2002 tarihli ve E.1999/1678, K.2002/3844 sayılı kararı).
13. Bu itibarla başvurana ödenen emeklilik ikramiyesine işletilen yasal faiz tutarı olan 7.797,24
TL’nin göreve iade üzerine kendisinden tahsil edilmesi yönündeki işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu yönüyle “kanunlara uygunluk ve hesap verebilirlik” ilkelerine uygun davranıldığı; diğer taraftan idarece başvuranın dilekçesine herhangi bir cevap verilmediği, bu nedenle “kanunlara uygunluk” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA HÜRRİYETİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden artakalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup
Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Başvurunun REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi