|
ÖZET: Başvuran, 3 Mayıs 2018 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na yaptığı başvuruda, emekli ikramiyesinin geç ödenmesi nedeniyle faiz talep etmiştir. Jandarma Lojistik Komutanlığı emrinde görev yaparken 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası görevden uzaklaştırılan başvuran, 1 Aralık 2016 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığını belirtmiştir. Ancak, ikramiye ödemesinin yapılmadığını ve bu durumun gerekçesini öğrenmek için yaptığı başvurulara yanıt alamadığını ifade etmiştir. Başvuran, emekli ikramiyesinin yasal faizinin hesaplanarak ödenmesini talep etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın emekli ikramiyesinin ödenebilmesi için ilgili idareden emekliye sevk onayının alınmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Kurum, başvuranın emekli sevk onayının 14 Aralık 2017 tarihinde gönderildiğini ve ikramiyenin 1 Şubat 2018 tarihinde tahakkuk ettirildiğini açıklamıştır. Ancak, başvuranın talep ettiği yasal faiz ödemesi ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmadığını ifade etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. Başvuranın taleplerinin hukuka uygun olmadığı ve işlemlerde herhangi bir gecikme bulunmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca, başvurana karşı iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde bilgi verilmesi gerektiği, ancak bu hususta eksiklikler olduğu tespit edilmiştir. Başvuranın yargı yoluna başvurma hakkı saklıdır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 17149-17149 |sayi|53878609-101.07.05.99-E.53878609-101.07.05.99-E.
BAŞVURU NO : 2018/5938 2018/ 5938
KARAR TARİHİ : 12/10/2018 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu
BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli ikramiyesinin geç ödenmesi nedeniyle faiz talebidir .
BAŞVURU TARİHİ : 03/05/2018 3.5.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza 03/ 05/ 2018 tarihinde yapılan başvuruda, başvuran; başvuran, Jandarma Lojistik
Komutanlığı emrinde J.Kd.Albay rütbesiyle Jandarma Ulaştırma Komutanı olarak görev yapmaktayken, 15.7.2016 hain darbe girişimi sonrasında, 23.7.2016 günü İçişleri Bakanı onayı ile görevden uzaklaştırıldığını ve 31.7.2016 tarihli ve 29787 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 669 sayılı KHK ile J.Gn.K.lığı teşkilatından çıkarıldığını; 1987 yılından beri SGK (eski emekli sandığının) üyesi olduğunu, Kamu Denetçiliği Kurumuna da müracaat ettikten sonra kendisine ilişiğinin kesilmesinden yaklaşık 10 ay sonra 01.12.2016 tarihinden itibaren aylık bağlandığının bildirildiğini, Kamu Denetçiliği Kurumunun no.lu başvuruya istinaden 11.9.2017 tarih ve sayılı tavsiye kararı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun mükerrer yazılarına istinaden, J.Gn.K.lığının 15.12.2017 tarihinde sevk onayını gönderdiğini ve bu evrağın varide numarası ile 20.12.2017 tarihinde SGK kayıtlarına geçtiğini, dosyasının hangi gerekçe ile sonuçlandırılmadığı ve ikramiye ödemesinin yapılmadığını araştırdığında, görevliler tarafından şifahi olarak hakkında tedbir kararı olduğunun ifade edildiğini; ancak hangi mahkeme veya savcılık tarafından tedbir kararının koyulduğunu sorduğunda ise cevap alamadığını, SGK kayıtlarına 12.1.2018 tarihinde ve sıra numarası ile geçen dilekçesi ile tedbir kararının mahkeme veya savcılıklar tarafından verilmesi gerektiği, hakkında yapılan herhangi bir adli işlem
1 / 11olmamasına rağmen böyle bir tedbirin sadece SGK tarafından koyulamayacağı, böyle bir karar
olursa tapu kayıtlarında da görülmesi gerektiği, e-devlet sayfasındaki tapu kayıtlarında yaptığı kontrolde herhangi bir tedbir kararının olmadığı, SGK kayıtlarında herhangi bir karar var ise tarafına bildirilmesi, yok ise kendi inisiyatifi ile tedbir koyan personel hakkında işlem yapılarak sonucunun bildirilmesi, J.Gn.K.lığından gelen evrakın yeniden incelenerek gecikmiş olan hakkının verilmesi, ikramiyesinin gecikme faizi ile birlikte ödenmesi hususlarını talep ettiğini; dilekçesindeki diğer talepler ile ilgili herhangi bir bilgi dahi verilmeden Kamu Görevlileri Ödemeler Dairesi
Başkanlığının ikramiye farkı ibaresiyle, 06.02.2018 tarih ve ödeme numarası ile ismine hitap eden imzasız, bilgilendirme amacıyla düzenlendiği anlaşılan toplam ödenecek 129.687,32 TL ibareli bilgisayar çıktısı belgeyi adresine posta yolu ile gönderdiğini; aldığı miktarı incelediğinde sadece 01.12.2016 tarihi itibariyle almaya hak kazandığı ikramiyenin ödendiğini gördüğünü, ödeme tarihi olan 06.02.2018 itibariyle hesaplanmadığı gibi gecikmeden kaynaklanan yasal faizinin de ödenmediğini, SGK kayıtlarına 12.02.2018 tarihinde ve sıra numarası ile geçen dilekçesi ile
5434 sayılı Kanunun gereği olarak hak ettiği ikramiyenin 14 (ondört) ay sonra ödenmesinden dolayı
yasal faizinin hesaplanarak tarafına ödenmesini talep ettiğini; ancak dilekçesinin üzerinden 60 günden fazla zaman geçmesine rağmen hiçbir cevap alamadığını, Anayasa Mahkemesinin 02/ 08/ 2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 25/ 7/ 2017 Tarihli ve 2014/ 7621 Başvuru Numaralı
“Emekli ikramiyesinin geç ödenmesinde faiz, emeklilik hakkının doğduğu tarih itibariyle hesaplanmalıdır” kararının emsal nitelikte olduğunu belirterek; kendisine ödenmiş olan emeklilik ikramiyesinin on dört aylık gecikmeden kaynaklı ( 01.12.2016 ile 06.02.2018 tarihleri arasındaki)
yasal faizinin hesaplanarak ödenmesini talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 04/ 06/ 2018 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;
2.1.5510 sayılı Kanunun 4/ 1-(c) sigortalıların emeklilik işlemlerinde esas alınan 48 inci maddesinin;
” 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların yaşlılık, malûllük veya vazife malûllüğü işlemleri; b) İstek üzerine veya yaş haddi, malûllük veya vazife malûllüğü hallerinde kamu idaresinin en yüksek amirinin, …
onayı ile tekemmül eder .
Özel kanun hükümleri hariç olmak üzere yetkili makamın emekliye şevk onayı, talep tarihinden itibaren bir ayı geçemez . Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile atananların görevleriyle ilişiklerinin kesilmesi ilgili bakanın onayı ile tekemmül eder .
Özelleştirilmeleri sonucu sermayesindeki kamu payı % 50’nİn altına düşen kuruluşlar İle satış veya devri yapılmış olan kuruluşlarda çalışmakta İken emekliye ayrılanlar İçin emekliye sevk onayı aranmaz. Birinci fıkranın (b) bendine göre emekliye ayrılmak isteyenler için her durumda, İstek tarihinden İtibaren bir aylık süre sonunda ilişikleri kesilmiş sayılır . ” hükmü ile, 4/ 1-(c) kapsamında sigortalı sayılan kamu görevlilerinin emeklilik işlemlerinin sonuçlanması açısından emekliye sevk onayının alınması bir zorunluluk olarak belirlendiği ve emekliye sevk onayının hangi hallerde hangi makamlarca alınacağının da sayma yoluyla hükme bağlandığı, 2.2. Ayrıca, yine 4/ 1-(c) kapsamındaki sigortalılara emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin esasları
.
2 / 11düzenleyen 5434 sayılı Kanunun “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesinin on birinci fıkrasının;
“Bu madde gereğince Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen emekli ikramiyeleri, düzenlenecek fatura üzerine Sayıştay ve Danıştay başkanları için kendi kurumları, diğerleri için emekliye sevk onayını veren kurum tarafından karşılanır . Özelleştirilen, faaliyeti durdurulan, kapatılan veya tasfiye edilen kamu idareleri tarafından karşılanması gereken emekli ikramiyesi tutarları ise, emekliye sevk onayı aranmaksızın ve faturası karşılığında Hazine tarafından karşılanır . Bu fıkraya göre Sosyal Güvenlik
Kurumuna yapılacak ödemelerin, fatura düzenlenmesini müteakip iki ay içinde Sosyal Güvenlik
Kurumuna aktarılması zorunludur .” hükmü kapsamında, gerek görevleri sırasında gerekse açıkta bulundukları sırada yapmış oldukları talepler kapsamında aylık bağlama işlemi gerçekleştirilen ve
5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi ile belirlenmiş esaslara göre emekli ikramiyesine ödenmesine
hak kazanan 4/ 1-(c) sigortalılarına yapılacak emekli ikramiyesi ödemelerinin Sosyal Güvenlik
Kurumunca ilgili kurumlardan tahsili amacıyla emekliye sevk onayının alınmış olmasının bir zorunluluk olarak ortaya çıktığı, 2.3. Benzer şekilde ilk defa 2008 yılı Ekim ayı başından sonra 4/ 1-(c) kapsamında sigortalı olanlar hakkında uygulanmakta olan 5434 sayılı Kanunun ek 82 nci maddesinin sekizinci fıkrasında da;
“Bu madde gereğince ödenen emekli ikramiyesi, emekliye sevk onayı veren kamu idareleri (Danıştay
Başkanları için Danıştay, Sayıştay Başkanları için Sayıştay) tarafından yazı ile istenilmesi üzerine en fazla iki ay içinde faturası karşılığında Sosyal Güvenlik Kurumunun göstereceği hesaplara yatırılır . Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ( 6) numaralı fıkra uyarınca fazladan ödenecek emekli ikramiyesi tutarları İle ( 7) numaralı fıkra gereğince ödenecek emekli ikramiyesi tutarları ise yazı ile istenilmesi üzerine en fazla iki ay içinde faturası karşılığında Hazine tarafından Sosyal Güvenlik
Kurumunun göstereceği hesaplara yatırılır .” şeklinde bir düzenlemeye yer verildiği, 2.4. Buna göre, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olan kamu görevlileri hakkında Kanunun 48 inci maddesinde sayılan yetkili makamlar tarafından emekliye sevk onayının düzenlenmesi, gerek emeklilik işleminin tekemmülü ve gerekse ilgililere tabi oldukları mevzuat uyarınca ödenecek emekli ikramiyesinin Kurumca onayı veren kurumdan tahsili açısından yasal bir gereklilik olarak ortaya çıktığı, 2.5. Bu itibarla, ilgililere emekli ikramiyesinin tahakkuk ettirilebilmesi için kurumunun en yüksek amirince emeklilik talebinin onaylanarak Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilmesi gerektiği, 2.6. Nitekim, ilgilinin emekliye sevk onayı hakkındaki nolu başvurusu hakkında Kamu
Denetçiliği Kurumu tarafından verilen 11/ 09/ 2017 tarihli ve sayılı
“Tavsiye Kararı”nın nolu bölümünde; “Tüm bu mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Sosyal Güvenlik Kurumunca emekli ikramiyesinin ödenmesi için ilgili idarece emekli sevk onayının gönderilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu değerlendirilmektedir .” Denilmek suretiyle emekli ikramiyesi ödenebilmesi için emekliye sevk onayının Kuruma gönderilmiş olması gerektiği hususunun değerlendirildiğinin, 2.7. Yukarıya alınan hüküm ve açıklamalar kapsamında emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; ilgilinin 01/ 09/ 1986- 30/ 08/ 1990 tarihleri arasında Kara Harp Okulunda eğitim görerek 30/ 08/ 1990 tarihinde subaylığa naspedildiği, 31/ 07/ 2016 tarihli ve 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 4/ 1 (c) kapsamında 29 yıl 6 ay 14gün fiili hizmeti, 6 yıl 5 ay 23 gün fiili hizmet süresi zammı olmak üzere toplam 36 yıl 7 gün hizmeti bulunmaktayken kamu görevinden çıkarılarak Jandarma Genel
Komutanlığının 12/ 08/ 2016 tarihli yazısı ekinde ayrılışına ilişkin kararname, hizmet belgesi, son iki aylık OYAK kesinti cetveli ile adres belirtir belgesinin Kuruma gönderildiği; ancak bu belgeler arasında ilgilinin emeklilik talebine ilişkin herhangi bir belgenin yer almadığı, 2.8. İlgilinin 03/ 11/ 2016 tarihinde elektronik posta yoluyla Kuruma ulaşarak emekli aylığı ile ikramiyesinin halen ödenmediğini belirtmesi üzerine, bu başvurusu emeklilik talebi olarak esas alınarak 05/ 12/ 2016 tarihli yazıyla ilgilinin kurumundan emekliye sevk onayı ile birlikte aylık bağlanmasına ilişkin diğer belge ve bilgilerin talep edildiği, 09/ 01/ 2017 tarihli cevabi yazıda talep edilen bilgi ve belgelerin gönderildiği ancak ilgilinin kamu görevinden çıkartılması nedeniyle
.
3 / 11emekliye sevk onayının gönderilemediğinin bildirildiği, cevaben yazılan 20/ 01/ 2017 tarihli yazı ile
ilgilinin kurumundan 5434 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin (ç) fıkrası uyarınca alınacak emekliye sevk onayının gönderilmesinin tekrar talep edildiği ancak cevap alınamadığı, 2.9. İlgiliye, Kurumun 17/ 05/ 2017 tarihli ve sayılı işlemiyle 01/ 12/ 2016 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı, ancak kurumunca emekliye sevk onayı gönderilmediğinden emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilemediği, 2.10. 17/ 05/ 2017 tarihli yazı ile bir kez daha ilgilinin kurumundan 5434 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin (ç) fıkrası uyarınca alınacak emekliye sevk onayının gönderilmesinin talep edildiği, cevaben alınan 08/ 06/ 2017 tarihli yazıda ” …ikramiye ödenmesine esas teşkil edecek onayın, görüşüne başvurulan İçişleri Bakanlığından alınacak cevaba göre işleme konulacağı …” bilgisinin verildiği, 2.11. Jandarma Genel Komutanlığının Kurum kayıtlarına 14/ 12/ 2017 tarihinde geçen 11/ 12/ 2017 tarihli yazısında ; “… hakkında adli makamlarca alınan/alınacak tedbir kararlarının ödeme yapılmadan önce kurumunuzca göz önünde bulundurulması …” denilmek suretiyle yazı ekinde ilgili adına alınan emekliye sevk onayının Kuruma gönderilmesi üzerine , ilgili hakkındaki adli makamlarca alınmış olan tedbir karan olup olmadığı araştırması yapıldıktan sonra Kurumun 01/ 02/ 2018 tarihli ve sayılı işlemiyle ilgilinin ( 36) tam hizmet yılına karşılık emekli aylığı bağlandığı tarihteki unsurlar dikkate alınarak 129.687,32 TL ikramiye tahakkuk ettirilerek ilgiliye bilgi verildiği, 2.12. Bu itibarla, ilgililere tabi oldukları mevzuat uyarınca ödenecek emekli ikramiyesinin Kurumca onayı veren kurumdan tahsili açısından yasal bir gereklilik olan emekliye sevk onayının ilgilinin
Kurumunca 14/ 12/ 2017 tarihinde gönderilmesini müteakiben yapılan araştırmalar sonrasında 01/ 02/ 2018 tarihli işlemle emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilen ilgili hakkındaki işlemlerde
Kurumdan kaynaklanan herhangi bir gecikme bulunmadığı, 2.13. Kurumlarınca emekliye sevk onayları normal bir zaman aralığı içinde gönderilen sigortalıların, emekli aylıklarının bağlanmasıyla birlikte emekli ikramiyelerinin de tahakkuk ettirildiği, bankalarla
Kurum arasındaki anlaşmalar kapsamında tahakkuk ettirilen bu tutarların ertesi gün veya bir sonraki gün ilgililer tarafından tahsil edilebildiği, 2.14. Bu itibarla, emekli aylığı ile emekli ikramiyesi ödenmesi arasında zaman farkının olduğu durumlar Kurumun işlemlerinden kaynaklanmadığından, bu durumda olanlara faiz ödenmesi yönünde Kurumca yürütülen herhangi bir yasal düzenleme çalışması bulunmadığı, 2.15. İlgili ile Kurum arasında ilgilinin başvurusuna ilişkin yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış bir uyuşmazlık bulunmadığı, Hususları bildirilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk
.
4 / 11yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” hükmü,
5. 31/ 05/ 2066 tarihli 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; 5.1.“5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında;
“…
( 4) Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan
hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır . (Ek cümle :
11/ 10/ 2011-KHK- 666/ 5 md.) Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır .” hükmü, 5.2. 48 inci maddesinde;
“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların yaşlılık, malûllük veya vazife malûllüğü işlemleri;
…
b) İstek üzerine veya yaş haddi, malûllük veya vazife malûllüğü hallerinde kamu idaresinin en yüksek amirinin, …
onayı ile tekemmül eder .
Özel kanun hükümleri hariç olmak üzere yetkili makamın emekliye sevk onayı, talep tarihinden itibaren bir ayı geçemez . Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile atananların görevleriyle ilişiklerinin kesilmesi ilgili bakanın onayı ile tekemmül eder .
Özelleştirilmeleri sonucu sermayesindeki kamu payı % 50’nin altına düşen kuruluşlar ile satış veya devri yapılmış olan kuruluşlarda çalışmakta iken emekliye ayrılanlar için emekliye sevk onayı aranmaz. Birinci fıkranın (b) bendine göre emekliye ayrılmak isteyenler için her durumda, istek tarihinden itibaren bir aylık süre sonunda ilişikleri kesilmiş sayılır .” hükmü, …” 6. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun; 6.1. “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesinin on birinci fıkrasında;
“Bu madde gereğince Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen emekli ikramiyeleri, düzenlenecek fatura üzerine Sayıştay ve Danıştay başkanları için kendi kurumları, diğerleri için emekliye sevk onayını veren kurum tarafından karşılanır . Özelleştirilen, faaliyeti durdurulan, kapatılan veya tasfiye edilen kamu idareleri tarafından karşılanması gereken emekli ikramiyesi tutarları ise, emekliye sevk onayı
5 / 11aranmaksızın ve faturası karşılığında Hazine tarafından karşılanır . Bu fıkraya göre Sosyal Güvenlik
Kurumuna yapılacak ödemelerin, fatura düzenlenmesini müteakip iki ay içinde Sosyal Güvenlik
Kurumuna aktarılması zorunludur .” hükmü, 6.2. Ek 82 nci maddesinin sekizinci fıkrasında;
“Bu madde gereğince ödenen emekli ikramiyesi, emekliye sevk onayı veren kamu idareleri (Danıştay
Başkanları için Danıştay, Sayıştay Başkanları için Sayıştay) tarafından yazı ile istenilmesi üzerine en fazla iki ay içinde faturası karşılığında Sosyal Güvenlik Kurumunun göstereceği hesaplara yatırılır . Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ( 6) numaralı fıkra uyarınca fazladan ödenecek emekli ikramiyesi tutarları ile ( 7) numaralı fıkra gereğince ödenecek emekli ikramiyesi tutarları ise yazı ile istenilmesi üzerine en fazla iki ay içinde faturası karşılığında Hazine tarafından Sosyal Güvenlik
Kurumunun göstereceği hesaplara yatırılır .” hükmü, 7. 673 sayılı KHK’nin “Emeklilik onayları” başlıklı 6 ncı maddesinde;
“( 1) 20/ 07/ 2016 tarihli ve 2016/ 9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilen olağanüstü halin yürürlüğe girdiği 21/ 07/ 2016 tarihinden geçerli olmak üzere, 31/ 5/ 2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında emekliye sevk onayı için öngörülen bir aylık süre olağanüstü hal süresince uygulanmaz .” hükmü, 8. 06/ 02/ 2018 tarihli ve 7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Emeklilik onayları” başlıklı 6 ncı maddesinde;
“20/ 7/ 2016 tarihli ve 2016/ 9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilen olağanüstü halin yürürlüğe girdiği 21/ 7/ 2016 tarihinden geçerli olmak üzere, 31/ 5/ 2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında emekliye sevk onayı için öngörülen bir aylık süre olağanüstü hal süresince uygulanmaz .” hükmü, Düzenlenmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran tarafından emekliye sevk onayı verilmesi talebiyle Kurumumuza yapılan nolu başvurusu hakkında Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından verilen 11/ 09/ 2017 tarihli ve sayılı Tavsiye Kararında özetle; 10.1. Sosyal Güvenlik Kurumunun, dostane çözüm kapsamında 17/ 05/ 2017 tarihli ve sayılı
.
6 / 11işlemiyle ilgiliye 01/ 12/ 2016 tarihinden itibaren emekli aylıklarının bağlandığı, ancak emekli
ikramiyesinin Kurumca emekliye sevk onayını veren kurumdan tahsili açısından yasal bir gereklilik olan emekliye sevk onayının kurumunca gönderilmemesi nedeniyle, emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilemediğinin bildirildiği, diğer yandan OYAK Genel Müdürlüğünün de dostane çözüm kapsamında başvuranın ayrılış işlemlerini tamamlayarak, emekli yardımı, kar payları ve TSK ile ilişik kesme tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen yasal faizi ile birlikte toplam 291.564,24 TL tutarındaki ödemeyi başvuranın hesabına 07/ 07/ 2017 tarihinde gerçekleştirdiği, bu yönüyle emekli aylığı, emekli ikramiyesi ve OYAK yardımı ödenmemesine müteallik uyuşmazlığın emekli aylığı ve OYAK yardımı kısmı dostane çözüme kavuşturulduğu; ancak emekli ikramiyesi ödenmemesi kısmının, başvuranın çalıştığı idare olan Jandarma Genel Komutanlığının emekli sevk onayını vermemesi nedeniyle çözümsüz kaldığı, 10.2. Sosyal Güvenlik Kurumunca emekli ikramiyesinin ödenmesi için ilgili idarece emekli sevk onayının gönderilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan hain darbe girişimi ve ülkemizin bekasıyla ilgili yaşanan olağanüstü olaylar kapsamında, hain darbe girişiminin en yoğun etkisinin yaşandığı idarelerden biri olan Jandarma Genel Komutanlığının diğer kamu idarelerine kıyasla; işlem yükünün artması, personel sayısının azalması, öncelikli başkaca tedbirlerin alınması gerekliliği gibi nedenlerle sevk onayını bugüne kadar vermemiş olması anlaşılmakla birlikte, hukuk devletinin gereği olarak, anılan KHK ile süre kıstı kaldırılmış olsa da, makul bir sürede gerekli işlemleri tamamlayarak yasanın öngördüğü işlemleri yerine getirmesi ve sevk onayını makul sürede göndermesinin beklendiği değerlendirmelerine yer verilmiştir .
10.3. Anılan Tavsiye Kararı üzerine, Jandarma Genel Komutanlığının Kamu Denetçiliği Kurumuna hitaben 26/ 12/ 2017 tarihli ve sayılı yazısında; Tavsiye Kararı doğrultusunda tanzim edilen ilgi sevk onayının , 676 sayılı KHK’nın 88 inci maddesi gereğince hakkında adli makamlarca alınan/alınacak tedbir kararlarının ödeme yapılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca (SGK) göz önünde bulundurulması kaydıyla 11/ 12/ 2017 tarihli ve sayılı yazı ile Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderildiği bildirilmiştir .
10.4. Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan bilgi çerçevesinde de, Kurum kayıtlarına 14/ 12/ 2017 tarihinde geçen 11/ 12/ 2017 tarihli yazı ekindeki sevk onayı ile ilgili olarak başvuran hakkında adli makamlarca alınmış olan herhangi bir tedbir kararı olup olmadığı araştırıldıktan sonra Kurumun 01/ 02/ 2018 tarihli ve sayılı işlemiyle başvuranın ( 36) tam hizmet yılına karşılık emekli aylığı bağlandığı tarihteki unsurlar dikkate alınarak 129.687,32 TL ikramiye tahakkuk ettirilerek ilgiliye bilgi verildiği anlaşılmaktadır .
11. Bu noktada, başvuranın emeklilik işlemlerinin emekli ikramiyesi de dahil olmak üzere tamamlanmış olduğu; ancak başvuranın kendisine emekli aylığı bağlandığı tarih ( 01/ 12/ 2016) ile emekli ikramiyesi ödenen tarih ( 01/ 02/ 2018) arasındaki 14 (on dört) aylık süreye ilişkin yasal faizin hesaplanarak tarafına ödenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır .
12. Anayasa Mahkemesinin Başvuru Numaralı ve 25/ 7/ 2017 tarihli
Başvurusu hakkında vermiş olduğu Genel Kurul Kararında; başvurucu, emekli ikramiyesinin ödeme tarihindeki katsayılar esas alınarak ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş olup; Yüksek Mahkeme yapmış olduğu değerlendirmede;
7 / 1112.1. Anayasanın 35 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü cihetinde mülkiyet hakkının güvenceye
bağlandığı, bu hükümde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ise, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsadığı; 12.2. Memurun sosyal güvenlik haklarından biri olarak emekliliğin de Anayasanın 128 inci maddesinde belirtilen memurların ve diğer kamu görevlilerinin “diğer özlük işleri” kapsamında aynı kanuni güvence içinde olduğu, (AYM, 15/ 12/ 2006, E .2006/ 111, K.2006/ 112); 12.3. Başvurucunun “emekli ikramiyesi alacağının” da Anayasanın 35 inci maddesi anlamında mülkiyet hakkı kapsamında “mülk” teşkil ettiği, 12.4. Başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan, alacağın enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi şeklindeki müdahalenin, “mülkiyetten barışçıl yararlanma”ya ilişkin birinci kural çerçevesinde incelenmesi gerektiği, 12.5. Anayasanın 35 inci maddesinde mülkiyet hakkının sınırsız bir hak olarak düzenlenmediği, bu hakkın kamu yaran amacıyla ve kanunla sınırlandırılabileceği, mülkiyet hakkına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen
Anayasa’nın 13 üncü maddesinin de göz önünde bulundurulması gerektiği, 12.6. Anayasanın 13 üncü maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklerin, özlerine dokunulmaksızın, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızın Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, dolayısıyla mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasaya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerektiği, 12.7. Bu yönüyle müdahalenin kanuna dayanması ilkesi çerçevesinde; somut olayda başvurucuya emekli aylığı ödenmemesinin 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ve 5434 sayılı Kanunun, 5997 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile değişik 89 uncu maddesinin birinci fıkrasına dayandığı, 12.8. Müdahalenin kamu yararı amacı taşıması ilkesi çerçevesinde; sosyal güvenlik ödeme ve yardımlarının devletin mali imkânlarının yeterliliği ve adil ölçüler ile sınırlı olduğu dikkate alındığında açıkça kamu yararı amacı güttüğünden müdahalenin meşru amacı bulunduğu, 12.9. Ölçülülük ilkesi çerçevesinde ise; emekli ikramiyesine hak kazandığı tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen yirmi beş yıllık süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacağın değer kaybına uğratılarak ödendiği, belirtilen değer kaybının miktarı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu, 12.10. Yukarıdaki değerlendirmelerin neticesinde ise; Anayasanın 35 inci maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE ve tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır .
13. Görüldüğü üzere, emekli ikramiyesinin geç ödenmesi hususuna ilişkin AYM kararında Mahkeme
8 / 11ikramiyeyi mülkiyet hakkına müdahale olarak değerlendirilebilir bulmuş, bu müdahalenin Anayasal
sınırlar içerisinde olup olmadığı noktasında olaya özel yorum yapmıştır .
14. Kurumumuza yapılan başvuru özelinde de, aynı yöntem izlenerek mülkiyet hakkına yönelik bir müdahale olup olmadığı, bu müdahalenin Anayasal sınırlar içerisinde kalıp kalmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmekte olup, olayın müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ölçülülük ilkeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir .
14.1. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri kapsamında 10 numaralı paragrafta belirtilen
Tavsiye Kararı nda da belirtildiği üzere, Sosyal Güvenlik Kurumunca emekli ikramiyesinin ödenmesi için ilgili idarece emekli sevk onayının gönderilmesi yasal bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır . 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olan kamu görevlileri hakkında Kanunun 48 inci maddede sayılan yetkili makamlar tarafından emekliye sevk onayının düzenlenmesi, gerek emeklilik işlemimin tekemmülü ve gerekse ilgililere tabi oldukları mevzuat uyarınca ödenecek emekli ikramiyesinin ilgili kurumlardan tahsili açısından yasal bir gereklilik olarak ortaya çıktığı tespitinden sonra, emekli sevk onayının 1 aylık süre içerisinde gönderilmesi gerektiği; ancak 15/ 08/ 2016 tarihli ve 673 sayılı KHK’nin “Emeklilik onayları” başlıklı 6 ncı maddesi hükmüyle, fiilen görevine devam eden kamu görevlilerinin emeklilik talepleri ve bu kapsamda alınacak emekliye sevk onayı ile ilişik kesme işlemleri hakkında,
5510 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde yer alan bir ( 1) aylık yasal sürenin olağanüstü hal süresince
uygulanmaması yönünde hüküm tesis edildiği, akabinde 06/ 02/ 2018 tarihli ve 7081 sayılı
Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Emeklilik onayları” başlıklı 6 ncı maddesi hükmü ile bu hususun yasalaştığı görülmektedir . Bu kapsamda, müdahalenin kanuna dayanması ilkesi çerçevesinde; sevk onayı verme işleminin gecikmesi bakımından ilgili idarenin yasal olarak yetkisinin var olduğu hususu tartışmasızdır .
14.2. Anayasa Mahkemesi, incelemelerinde, idarenin verdiği kararların açıkça dayanaktan yoksun veya keyfi olduğu anlaşılmıyorsa, yetkili kamu organlarının kamu yararı tespiti konusundaki takdirine müdahale etmemekte, müdahalenin kamu yararına uygun olmadığını ispat yükümlülüğü, bunu iddia edene yüklemektedir . Somut olayda, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan hain darbe girişimi ve ülkemizin bekasıyla ilgili yaşanan olağanüstü olaylar kapsamında, hain darbe girişiminin en yoğun etkisinin yaşandığı idarelerden biri olan Jandarma Genel Komutanlığının diğer kamu idarelerine kıyasla; işlem yükünün artması, personel sayısının azalması, öncelikli başkaca tedbirlerin alınması gerekliliği gibi nedenlerle sevk onayını geciktirmesi işleminde kamu yararı amacı dışında başka bir amaç olduğu yönünde bir değerlendirme yapılamamaktadır . Zira başvuranın da bu yönde bir iddiası söz konusu değildir .
14.3. Son olarak, ölçülülük ilkesi çerçevesinde yapılan değerlendirmede; emekli ikramiyesine hak kazandığı tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen 14 aylık süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacağın değer kaybına uğratılarak ödendiği, belirtilen değer kaybının miktarı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu söylenemez . Zira idare Kurumumuzun makul sürede sevk onayının düzenlenmesine ilişkin 11/ 09/ 2017 tarihli Tavsiye Kararı üzerine 11/ 12/ 2017 tarihinde ( 3 ay içinde)
9 / 11sevk onayını düzenlemiş ve geciktirmeden ödemeyi yapacak olan Sosyal Güvenlik Kurumuna
göndermiş, Kurum kayıtlarına 14/ 12/ 2017 tarihinde geçen 11/ 12/ 2017 tarihli yazıda; “… hakkında adli makamlarca alınan/alınacak tedbir kararlarının ödeme yapılmadan önce kurumunuzca göz önünde bulundurulması …” şerhi yer aldığından, ilgili hakkındaki adli makamlarca alınmış olan tedbir kararı olup olmadığı araştırması yapıldıktan sonra Kurumun 01/ 02/ 2018 tarihli ( 2 ay içinde)
işlemiyle ikramiye tahakkuk ettirilmiştir . Bu yönüyle işlemlerin ölçülülük ilkesi gözetilmek suretiyle gerçekleştirildiği değerlendirilmiştir .
15. Sonuç olarak, idari işlemlerin Anayasa Mahkemesinin temel aldığı ve müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması ilkelerine aykırı olmadığı değerlendirildiğinden, yapılan işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum tespit edilememiştir .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı , yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
17. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
10 / 11Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi