|
ÖZET: Başvuran, emeklilik işlemlerinin iptali sonrası ödenen emekli ikramiyesinin, ikinci kez emekli olduğu tarihteki katsayılar üzerinden hesaplanmasını talep etmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın ilk emekliliği sırasında ödenen ikramiyenin hukuki dayanağının ortadan kalktığını ve bu nedenle talebin yerine getirilemeyeceğini belirtmiştir. Başvuranın, emeklilik işlemlerinin iptali sonrasında yeniden göreve döndüğü ve daha sonra tekrar emekli olduğu sürecin detayları incelenmiştir.
Başvuran, Tokat Hamzabey Camii’nde İmam-Hatip olarak görev yaparken 2016 yılında görevden uzaklaştırılmış ve daha sonra emekli aylığı talep etmiştir. SGK, başvuranın emekli ikramiyesini, 2016 yılındaki katsayılar üzerinden hesaplayarak ödemiştir. Ancak, başvuranın ikinci kez emekli olması durumunda, önceki ikramiyenin iade edilmediği için yeni bir hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Bu durum, başvuranın talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, başvuranın ikramiye talebinin, 5434 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri gereği yerine getirilemeyeceği belirtilmiş, ayrıca emeklilik işlemlerinin iptali sonrası ödenen ikramiyelerin geri alınması ile ilgili mevzuatın netleştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. İdarenin, başvuruya ilişkin süreci ve karar verme aşamalarını daha şeffaf ve hızlı bir şekilde yürütmesi önerilmektedir. |
tamamının ikinci kez emekli olduğu tarihteki katsayılar dikkate alınarak hesaplanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 20/03/2020 tarihli ve sayılı bilgi belge isteme yazısına cevaben
Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 21/05/2020 tarihli ve sayılı yazıda özetle; 2.1. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesi hükmü ile; kendilerine emekli/yaşlılık, adi malullük ve vazife malullüğü aylığı bağlanan veya toptan ödeme yapılan kamu görevlilerine madde ile belirlenen esaslar dahilinde emekli ikramiyesi ödenmesinin hükme bağlandığı ve ödenen emekli ikramiyesi tutarlarının fıkra ile belirlenen esaslar dahilinde ilgili kamu kurumu veya Hazine’den tahsil edilmesi nedeniyle SGK’nın emekli ikramiyesi ödemeleri bakımından, emekli/yaşlılık adi malullük ve vazife malullüğü bağlanan veya toptan ödeme yapılan asker sivil tüm kamu görevlileri ile emekliye sevk edildikleri veya görev yaptıkları kamu kurumları arasında bir tür aracılık görevi üstlendiği, 2.2. Nitekim SGK tarafından söz konusu hükme istinaden, 24/03/2011 tarihli ve 2011/32 sayılı
Genelgesinin 14 üncü maddesinde; re’sen emekliye sevk edilenlerden idari yargıya başvurarak emeklilik işlemini iptal ettirenlerin, emekli ikramiyesi ve emekli aylığı hakkında, ne gibi işlemlerin yapılacağının düzenlendiği, bu kapsamda; emekli aylığı bağlanıp emekli ikramiyesi ödendikten sonra emeklilik işlemleri iptal edilenlerin taraflarına ödenen emekli ikramiyelerini, kurumlarına iade etmeleri gerektiği, söz konusu kişilerin yeniden emekliye ayrılmaları durumunda yersiz ödemelere sebebiyet vermemek adına SGK tarafından ikramiyesinin iade edilip edilmediği hususunun ilgili kurumlardan sorulduğu, iade edilmiş ise sonradan geçen hizmetleri hesaplanan ikramiyelerin ilgililere ödendiği, 2.3. Buna göre başvuranın sicil dosyasının tetkikinde; Tokat Hamzabey Camii’nde İmam-Hatip olarak görev yapmakta iken 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 137 nci ve 138 inci maddeleri gereğince 10/08/2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı ve 672 sayılı KHK ile 01/09/2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, ilgilinin açıkta iken, SGK kayıtlarına 30/11/2016 tarihinde geçen 16/11/2016 tarihli dilekçesi ile tarafına emekli aylığı bağlanmasını ve emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmesi üzerine SGK’nın 14/12/2016 tarihli yazısı ile
Tokat Valiliği İl Müftülüğünden ilgili hakkında emekliye sevk onayının talep edildiği, 2.4. Tokat Valiliği İl Müftülüğünün 30/12/2016 tarihli ve sayılı yazısı ile sevk onayının gönderilmesi üzerine 13/01/2017 tarihli ve sayılı işlem ile 1 inci derece 4 üncü kademe intibakı ve 2200 ek gösterge rakamı üzerinden 33 yıl 3 ay 29 gün fiili hizmetine karşılık, açıkta iken ilk defa aylık bağlanması talebinde bulunduğu 30/11/2016 tarihli dilekçesini takip eden aybaşı olan 01/12/2016 tarihinden geçerli olmak üzere tarafına emekli aylığı bağlandığı ve aylık başlangıç tarihindeki 2016/Aralık döneminde geçerli olan katsayılar esas alınarak 33 tam hizmet yılına karşılık 85.950,29 TL emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, 2.5. İlgilinin 29/03/2017 tarihinde yürürlüğe giren 688 sayılı KHK ile göreve iade edildiği ve hakkında emeklilik onayının iptal edildiğinin Tokat Valiliği İl Müftülüğünün 13/04/2018 tarihli yazısı ile SGK’ya bildirildiği, 2.6. Başvuranın, 02/05/2018 tarihinde yeni görev yerinde göreve başladığı ve tarafına aylık bağlandığı, başvurana 01/12/2016 tarihinden, görevine döndüğü ay sonu olan 30/05/2018 tarihleri arasında tarafına ödenen aylıkların borç çıkarıldığı, 2.7. Başvuranın daha sonra 17/06/2019 tarihli dilekçesi ile ikinci kez emeklilik talebinde bulunduğu ve talep tarihini takip eden ay başı olan 15/07/2019 tarihinden itibaren daha önceden tarafına 33 tam hizmet yılı için ödenen ikramiyeye tabi hizmet süresi düşürüldükten sonra, ikramiye ödendikten sonra geçen 3 tam hizmet yılı dikkate alınarak aylığının arttırıldığı ve 2019 yılı Temmuz ayında yürürlükte bulunan katsayılar esas alınarak 11.600,50 TL ikramiye tahakkuk ettirildiği, 2.8. İlgilinin, 16/10/2019 tarihli dilekçesi ile emekli ikramiyesinin ikinci kez emekli olduğu tarihteki katsayılar dikkate alınarak (36) tam hizmet yılı üzerinden tarafına ödenmesi talebinde bulunduğu ve SGK tarafından 03/12/2019 tarihli cevabi yazıda ilgiliye göreve iade edildikten sonra tarafına ödenmiş olan ikramiyeyi iade etmediğinden (3) tam hizmet yılına ikramiye ödenmesi işleminde herhangi bir yanlışlık bulunmadığının bildirildiği, 2.9. Bu itibarla, açıkta iken talebi üzerine 01/12/2016 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanan ve bu tarihteki katsayılar esas alınarak (33) tam hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesi ödenen ve görevine iade edildikten sonra tarafına ödenmiş olan emekli ikramiyesi tutarını iade etmeyen ilgilinin, isteğiyle ikinci kez emekliye sevk edildiği 15/07/2019 tarihindeki katsayılar üzerinden tüm hizmetleri esas alınarak emekli ikramiyesinin hesaplanması yönündeki talebinin uygulanmasına kanunen imkan bulunmadığı gibi aksi işlemin sebepsiz zenginleşmeye ve kamu zararına sebebiyet vereceği, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” , 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 16/06/2006 tarihli ve 26200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; “Önceki mevzuat hükümlerinin uygulanması” başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. …” 5 inci fıkrası; “Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga
2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.”
6. 17/6/1949 tarihli ve 7235 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun; “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesinde; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik
Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.
…..
Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.” 7. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünün
24.03.2011 tarihli ve 2011/32 sayılı Genelgesi’nin 14 üncü maddesinde; “a) Re’sen emekliye
sevk edilenlerden emeklilik işlemi idari yargı kararı ile iptal edilenlerin emekli sıfatı ortadan kalktığından kendisine Kurumumuzca yapılan ikramiye ödemesinin hukuki dayanağı da ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle ilgililerin göreve başlatılmaları sırasında söz konusu ikramiyenin kurumlarca kendilerinden geri istenilmesi gerekmektedir. b) Emeklilik işlemlerinin idari yargı kararıyla iptali nedeniyle tekrar göreve başlatılanlara, emekliye sevk tarihinden tekrar göreve alındıkları tarihe kadar olan dönemde, Kurumumuz tarafından ödenen emekli aylıkları ile anılan döneme ilişkin emekli kesenekleri şahıs hissesinin bu kişilerin kurumlarından olan maaş ve diğer özlük haklarından doğan alacaklarından kesilerek kurum karşılığı ile birlikte Kurumumuz hesaplarına yatırılması ve bu konuda Kurumumuza bilgi vermeleri gerekmektedir.” hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuranın, Tokat Hamzabey Camii’nde İmam-Hatip olarak görev yapmakta iken 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 137 nci ve 138 inci maddeleri gereğince 10/08/2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı ve 672 sayılı KHK ile 01/09/2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, 16/11/2016 tarihli dilekçesi ile tarafına emekli aylığı bağlanmasını talep ettiği, 13/01/2017 tarihli ve sayılı işlem ile 1 inci derece 4 üncü kademe intibakı ve 2200 ek gösterge rakamı üzerinden 33 yıl 3 ay 29 gün fiili hizmetine karşılık, 16/11/2016 tarihli dilekçesini takip eden aybaşı olan 01/12/2016 tarihinden geçerli olmak üzere tarafına emekli aylığı bağlandığı ve aylık başlangıç tarihindeki 2016/Aralık döneminde geçerli olan katsayılar esas alınarak 33 tam hizmet yılına karşılık 85.950,29 TL emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, ilgilinin 29/03/2017 tarihinde yürürlüğe giren 688 sayılı KHK ile göreve iade edildiği, Diyanet
İşleri Başkanlığına, emeklilik iptal talebi ve göreve iade talebiyle başvuruda bulunduğu, ancak emekli olduğu gerekçesiyle talebinin reddedildiği, bunun üzerine Tokat İdare Mahkemesinin esas sayılı kararı üzerine hakkında emeklilik onayının iptal edildiği, ilamın
Tokat Valiliği İl Müftülüğünün 13/04/2018 tarihli yazısı ile SGK’ya bildirildiği, başvuranın 02/05/2018 tarihinde yeni görev yerinde göreve başladığı ve tarafına aylık bağlandığı, başvurana 01/12/2016 tarihinden, görevine döndüğü ay sonu olan 30/05/2018 tarihleri arasında tarafına ödenen aylıkların borç çıkarıldığı, başvuranın daha sonra 17/06/2019 tarihli dilekçesi ile emeklilik talebinde bulunduğu ve ilgilinin talep tarihini takip eden ay başı olan 15/07/2019 tarihinden itibaren daha önceden tarafına 33 tam hizmet yılı için ödenen ikramiyeye tabi hizmet süresi düşürüldükten sonra, sonra geçen 3 tam hizmet yılı dikkate alınarak aylığının arttırıldığı ve 2019 yılı Temmuz ayında yürürlükte bulunan katsayılar esas alınarak 3 tam hizmet yılına 11.600,50 TL ikramiye tahakkuk ettirildiği, başvuranın ikramiyesinin, ikinci kez emekli olduğu tarihteki katsayılar dikkate alınarak (36) tam hizmet yılı üzerinden tarafına ödenmesi talebinde bulunduğu ancak SGK tarafından ilgiliye göreve iade edildikten sonra tarafına ödenmiş olan ikramiyeyi iade etmediğinden (3) tam hizmet yılına ikramiye ödenmesi işleminde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, 15/07/2019 tarihindeki katsayılar üzerinden tüm hizmetleri esas alınarak emekli ikramiyesinin hesaplanması yönündeki talebinin uygulanmasına, 5434 sayılı Kanunun
89 uncu maddesine göre imkan bulunmadığı gibi aksi işlemin sebepsiz zenginleşmeye ve kamu
zararına sebebiyet vereceği gerekçesiyle talebin reddedildiği, bunun üzerine başvuranın
Kurumumuza hizmetlerinin tamamımın 15/07/2019 tarihli katsayılar üzerinden hesaplanarak ikramiyesinin tarafına ödenmesini talep ettiği görülmüştür.
10. Başvuruya konu uyuşmazlığın; mahkeme kararı sonrasında emekliliği iptal edilmek suretiyle göreve dönen başvuranın, daha sonra isteği üzerine emekliye ayrılması sonucu toplam hizmet süresine ödenecek ikramiyesinin hangi yıl katsayıları esas alınarak ödeneceği noktasında toplandığı görülmektedir.
11. Somut olay kapsamında öncelikle mahkeme tarafından iptal edilen emeklilik işleminin hüküm ve sonuçları ile SGK tarafından 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi kapsamında yürütülen işlemler hususunda değerlendirme yapılacaktır.
11.1. Bilindiği üzere, mahkeme tarafından verilen iptal kararı sonucunda, iptal edilen karar alındığı tarihe kadar geriye yürür. Yani iptal edilen bir idari karar, iptal kararı üzerine hiç alınmamış sayılır ve alındığı tarihten itibaren hükümsüz hale gelir. (Bkz. Prof. Dr. Metin
Günday, İdare Hukuku, İmaj Yayınevi, Ankara, 2011, s. 169).
11.2. Bu kapsamda, emeklilik işleminin yargı kararı ile iptali, bir memurun emekli statüsüyle birlikte, kendisine SGK tarafından yapılan emekli ikramiyesi ödemesinin hukuki dayanağının da ortadan kalkması anlamına gelmektedir, dolayısıyla tesis edilen emeklilik işleminin yargı kararı dahil herhangi bir nedenle iptali, ödenen emekli ikramiyesinin hukuki dayanağının da iptali sonucunu doğurmaktadır. (Ahmet ALTINTAŞ, “Emeklilik İşlemi Yargı Kararıyla İptal
Edilen Memura Ödenen Emekli İkramiyesinin İadesi Sorunu ve Çözüm Önerisi”, EYaklaşım/Kasım 2013/ Sayı : 2020/70451-S.20.76785251).
11.3. Bu bilgiler ışığında, iptali istenen dava konusu işlemin bütün hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kalktığı, daha önce emeklilik işlemi hiç yapılmamışçasına sigortalının isteği üzerine emeklilik tahsis işlemlerinin yürütülmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
11.3.1. Oysa, SGK tarafından 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin; “Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.” hükmü kapsamında işlem yapıldığı, başvuranın mahkeme tarafından iptal edilen emeklilik işleminin iptal edilmemiş gibi işlem gördüğü, sigortalıya ödenen emekli ikramiyesi hesabında sanki ikinci kez emekli olmuş gibi işlem yapıldığı, ikramiyesinin ise, ilk emeklilik tarihindeki katsayılar ile ikinci emeklilik tarihindeki katsayılar şeklinde ikiye bölünmek suretiyle hesaplanarak ödendiği, görülmektedir.
11.3.2. Bununla birlikte somut olayda, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi hükmüne göre işlem yapıldığı ifade edilmiş ise de; başvuranın ikinci kez fiilen göreve başladığı tarih olan 30/05/2018 tarihinden talebi üzerine emekliye ayrıldığı 15/07/2019 tarihi arasında geçen sürenin hizmetine sayılması gerekir iken; kamu görevinden çıkarıldığı 01/09/2016 tarih ile emekli olduğu 15/07/2019 tarihi kesintisiz bir şekilde hesaplanmış ve başvuranın daha önceden hesap edilen 33 yıl 3 ay 29 günlük hizmet süresine 2 yıl 10 ay 14 gün hizmet süresi eklenmek suretiyle; sonradan geçen 10 aylık hizmet süresi daha önceden geçen 3 aylık hizmet süresiyle birleştirilerek 3 tam yıl üzerinden ikramiyesinin ödendiği görülmektedir. Dolayısıyla ilgili idare tarafından 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin uygulanması noktasında çelişkili işlemlerin yapıldığı, yapılan işlemlerde mahkeme kararının hizmet birleştirmesi noktasında geriye yürütülmek suretiyle dikkate alındığı ancak ikramiyenin talep tarihindeki katsayılar üzerinden hesaplanarak ödenmesi noktasında uygulanmadığı değerlendirilmektedir.
11.3.3. Ayrıca; Hazine ve Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün (Mülga) 02/10/2018 tarihli ve 6294 sayılı görüşünde, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile Sosyal Güvenlik Kurumunun 24/03/2011 tarihli ve 2011-32 sayılı
Dış Genelgesinden bahisle; “… Bu itibarla, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden; münhasıran son görevi itibarıyla 5434 sayılı kanuna veyahut 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında iştirakçi olup resen emekliye sevk edilenlerin, açtıkları davalar neticesinde son görev yaptıkları kamu idarelerince tesis edilen emekliye sevk işleminin iptal edilmesi durumunda; ilgiliye, emekli ikramiyesi ödenmesinin hukuki dayanağının ortadan kalktığı mütalaa edilmektedir.” ifadelerine yer verildiği, dolayısıyla, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında yer verilen, “Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.” hükmünün, sadece usulüne uygun olarak emekli ikramiyesine hak kazanmak suretiyle kendilerine emekli ikramiyesi ödenmiş olanlardan tekrar iştirakçi olarak göreve başlayanlarla sınırlı olduğu, emeklilik işlemi iptal edilenlerin ise iptal edilen işlemin tekemmül ettiği tarih ile kararın kesinleştiği tarih arasındaki dönemde geçmişe dönük olarak iştirakçi sayılmaları gerektiği hususları göz önüne alındığında; resen emeklilik işlemi iptal edilenler hakkında anılan sekizinci fıkranın uygulanmasına imkan bulunmadığı…” şeklinde değerlendirilme yapılmıştır.
12. Diğer yandan mahkemenin emeklilik işlemini iptal etmesi neticesinde başvurana ödenen ikramiyenin hukuki dayanağının ortadan kalkmasıyla birlikte, iadesine ilişkin yapılan değerlendirmede; 12.1. Geçmiş dönemde, 5434 sayılı Kanunda yaş hadlerine yönelik olarak yapılan yeni bir yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine, emekli olduktan sonra anılan düzenlemenin iptali üzerine yeniden göreve dönenlere emeklilik yönünden yapılmış ödemelerin geri alınması hususunda ortaya çıkan sorunların çözümü için yayımlanan 2003/36 sayılı
Başbakanlık Genelgesi’nde “5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 3/4/2003 tarihli ve 4839 sayılı Kanunla değişik 40 ıncı maddesi uyarınca, 61 yaşını doldurmuş olmaları nedeniyle emekliye sevk edilen ve mezkûr Kanun’un yürürlüğe girdiği 17.04.2003 tarihi ile Anayasa
Mahkemesinin yürürlüğü durdurma kararının yürürlüğe girdiği 10.05.2003 tarihleri arasında
T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce emeklilik işlemleri sonuçlandırılanlardan görevlerine geri dönmek isteyenlerin, bu Genelge’nin yayımı tarihinden itibaren 15 gün içerisinde kurumlarına yazılı olarak başvurmaları kaydıyla;
Danıştay Birinci Dairesinin konuya ilişkin 30.05.2003 tarihli ve E. 2003/71, K. 2003/69 sayılı istişari görüşü çerçevesinde; 1. Emekliye sevk tarihleri itibariyle görevlerine iade edilmeleri, 2. Emeklilik işlemi hiç gerçekleşmemiş kabul edilerek hesaplanacak aylıklarından emekli aylığı olarak ödenen kısmının mahsup edilerek geri kalan kısmının ödenmesi, 3. Emekli ikramiyelerinin kurumlarınca geri istenilmemesi uygun görülmüştür.” denilerek, yargı kararı sonrası emekliliği iptal edilen kişilerin ikramiyesinin Kurum tarafından geri istenmemesi yönünde düzenleme yapıldığı görülmektedir.
12.2. Söz konusu düzenlemeye; Kurumumuz tarafından daha önce SGK’ya gönderilen aynı başvuru konusu hakkında verilen 2019/5052-S.7554 sayılı Tavsiye Kararımızda yer verilmiş, SGK tarafından verilen cevabi yazıda, söz konusu düzenleme, spesifik bir konu hakkında yapıldığı gerekçesiyle dikkate alınmamıştır. Oysa söz konusu düzenlemenin “yargı kararı sonrası emekliliği iptal edilen kişiler yönünden ikramiyelerinin tamamı yönünden hangi yıl katsayıları dikkate alınarak ödenmesi gerektiği ve iadesi” konusunda hüküm olmadığı dikkate alındığında emsal teşkil ettiği değerlendirilmektedir.
12.3. Ayrıca; Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin E:1994/2953, K:1994/4517 numaralı kararında; “… Davalıya atfı gereken bir kusur iddia ve ispat edilememiştir. Rıza ve istem dışı doğrudan emekliye ayrılma sözkonusudur. Davalının aldığı ikramiyeyi mal varlığından çıkarabileceği yaşam deneylerine, hayatın normal akışına tamamen uygundur. Bu durum karşısında, emekli ikramiyesinin davalıdan geri istenmesinin; objektif iyiniyet kuralları, hakkaniyet ilkeleri ile hukuk devleti esaslarına ters düşeceğinde kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır. Bu kabul altında denilebilir ki, emekli ikramiyesi geri istenmemeli, sonradan emekliye ayrılma halinde evvelce alınan ikramiyenin son defa tahakkuk ettirilecek emekli ikramiyesinden mahsubu yapılmak suretiyle sadece farkının ödenmesi yapılmalı, böylece somut adalet gerçekleştirilmelidir. Bu konuda Sayıştay Genel Kurulu’nun görüşü de aynı doğrultudadır (Bkz. Sayıştay Genel Kurulu’nun 2.4.1964-2939/3 sayılı kararı).” 12.4. Emekliye sevk işlemleri hakkında idari yargı mercilerince verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararlarının uygulanması sonucu görevlerine iade edilenlere ödenmiş olan emekli ikramiyesinin kurumlarınca geri istenilmesi nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklarda verilen Danıştay kararlarının, ikramiyelerin iade edilmeyeceği yönünde olduğu, aynı konuda Yargıtay tarafından verilen kararlarda da, ödenmiş olan emekli ikramiyelerinin, görevlerine iade edilen iştirakçilerden istenilmesinin objektif iyi niyet kuralları, hakkaniyet ilkeleri ve hukuk devleti esaslarına ters düşeceğinin hükme bağlandığı anlaşılmaktadır. (Danıştay E:2003/71, K:2003/69).
12.5. Gerek Yargıtay gerek Danıştay gerekse Başbakanlık Genelgesine göre emekliye sevk işlemleri hakkında idari yargı mercilerince verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararlarının uygulanması sonucu görevlerine iade edilenlere ödenmiş olan emekli ikramiyesinin kurumlarınca geri istenilmesinin objektif iyi niyet kuralları, hakkaniyet ilkeleri ile hukuk devleti esaslarına ters düşeceği hususunda fikir birliği oluştuğu görülmektedir.
12.6. Diğer yandan; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel
Müdürlüğünün 24.03.2011 tarihli ve 2011/32 sayılı Genelgesi’nin 14 üncü maddesinde; “ a) Re’sen emekliye sevk edilenlerden emeklilik işlemi idari yargı kararı ile iptal edilenlerin emekli sıfatı ortadan kalktığından kendisine Kurumumuzca yapılan ikramiye ödemesinin hukuki dayanağı da ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle ilgililerin göreve başlatılmaları sırasında söz konusu ikramiyenin kurumlarca kendilerinden geri istenilmesi gerekmektedir.
b) Emeklilik işlemlerinin idari yargı kararıyla iptali nedeniyle tekrar göreve başlatılanlara, emekliye sevk tarihinden tekrar göreve alındıkları tarihe kadar olan dönemde, Kurumumuz tarafından ödenen emekli aylıkları ile anılan döneme ilişkin emekli kesenekleri şahıs hissesinin bu kişilerin kurumlarından olan maaş ve diğer özlük haklarından doğan alacaklarından kesilerek kurum karşılığı ile birlikte Kurumumuz hesaplarına yatırılması ve bu konuda
Kurumumuza bilgi vermeleri gerekmektedir.” hükümlerine yer verilmiştir.
13. Başvuru konusuna ilişkin bir diğer uyuşmazlık konusu ise; emekli ikramiyesinin tamamına ilişkin yapılan ödemenin hangi tarihteki katsayılar üzerinden hesap edileceği ve sebepsiz zenginleşme konusudur.
13.1. Emeklilik işlemi yargı kararıyla iptal edilen kişiye; emeklilik ikramiyesinin, iptal kararı öncesi işlem tarihindeki hükümlere göre mi ödeneceği yoksa iptal kararı sonrası işlem tarihindeki hükümlere göre mi ödeneceği hususunda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
13.2. Emeklilik işlemi iptal edilip göreve başlayanların ödenmiş emekli ikramiyelerinin geri alınması konusunda zaman içinde tereddütlerin oluşması üzerine İçişleri Bakanlığı Emniyet
Genel Müdürlüğünce Hazine ve Maliye Bakanlığından istenen görüşler üzerine ilgili ödendiği, söz konusu emekli ikramiyesinin başvuranın göreve iadesi sonrasında kurumunca başvurana yapılan ödemelerden mahsup edilmediği gibi daha sonra da tahsili yoluna gidilemediği, bu durumda emekli ikramiyesinin geri alınması işlemlerinde başvuranın
Kurumunca, gerek Sosyal Güvenlik Kurumunca mevzuatta belirlenen yolun gerekse adına ikramiye ödenen idareler yönünden uygulamayı şekillendirmekle yetkili Hazine ve Maliye
Bakanlığı görüşlerinde belirlenen yolun izlenmediği, dolayısıyla hukuka ve hakkaniyete uygun işlem tesis edilmediği değerlendirilmektedir.
14. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; 14.1. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin “Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.” hükmünün, sadece usulüne uygun olarak emekli ikramiyesine hak kazanmak suretiyle kendilerine emekli ikramiyesi ödenmiş olanlardan tekrar iştirakçi olarak göreve başlayanlarla sınırlı olduğu, emeklilik işlemi ortadan kalkanların ise ortadan kalkan işlemin tekemmül ettiği tarih ile göreve iade olduğu tarih arasındaki dönemde geçmişe dönük olarak iştirakçi sayılmaları gerektiği hususları göz önüne alındığında; mahkeme kararı neticesinde göreve dönenler hakkında anılan sekizinci fıkranın uygulanmasına imkan bulunmadığı, bu kişilere ödenecek emekli ikramiyesinin ilk defa emekli olanlar için belirlenen esaslarla hesaplanması gerektiği, 14.2. Diğer yandan; mahkeme kararı sonrası göreve iade edilen kişiler bakımından hizmet sürelerinin hesabının ve ikramiyelerine ilişkin ödemelerin ne şekilde olacağı hususunda halihazırda uygulanacak hüküm bulunmaması, yüksek yargı mercilerinde verilen kararlar ile uygulamada birliğin sağlanması ve tereddütlerin giderilmesi amacıyla “Hazine ve Maliye
Bakanlığından” istenilen görüşlerin emekli ikramiyesinin iadesi noktasında ayrılması neticesinde, söz konusu durumun idareler nezdinde uygulamada muğlaklığa ve yeknesaklığın sağlanamamasına sebebiyet verdiği, ayrıca ikramiyenin mahkeme kararı sonrası idarelerce sigortalılardan geri istenmesi sorumluluğunun, sebepsiz zenginleşmeye neden olduğu gerekçesiyle başvuranlara yüklenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurduğu, 14.3. Somut olay bakımından ise mahkeme kararı sonrası emeklilik işlemi iptal edilen başvurandan daha önce ödenen ikramiyenin talep edilmediği, bununla birlikte başvuran tarafından ikramiye iade edilmediği gerekçesiyle, 36 tam hizmet yılına ilişkin ikramiyesinin talebi üzerine emekli olduğu tarihteki katsayılar üzerinden değerlendirilmeksizin, 5434 sayılı
Kanunun 89 uncu maddesi hükümleri kapsamında sonradan geçen hizmetlerine ikramiye ödenmesi, kalan bakiyenin başvurana ödenmemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; ilgili idarenin, Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap vermediği bu anlamda
‘makul sürede karar verme’, ilkesine, ayrıca şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE, Yukarıda açıklanan gerekçelerle; – Daha önce alınan ikramiyenin son defa tahakkuk ettirilecek emekli ikramiyesinden mahsubu yapılmak suretiyle aradaki farkın başvurana ödenmesi, – Ayrıca, emekliye ayırma işleminin mahkeme tarafından iptali sonrasında göreve iade edilen kişinin ikramiyesinin tamamının ne şekilde ödeneceğine ilişkin düzenleme olmaması nedeniyle emsal durumlarda SGK ile vatandaş arasında oluşabilecek ihtilafları önlemek ve söz konusu durumu hukuki bir zemine oturtmak adına mevzuat düzenlemesi yapılması, hususunda, SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Sosyal Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi