ÖZET: Başvuran, 689 sayılı OHAL KHK’sı ile kamu görevinden çıkarıldıktan sonra emekli olduğunu ve emekli ikramiyesinin, emekli olduğu tarihteki katsayılar ve toplam hizmet süresi üzerinden hesaplanmasını talep etmiştir. İlk emekli ikramiyesi 31 yıl hizmet süresi üzerinden 104.306,28 TL olarak ödenmişken, göreve iade edilmesinin ardından 16/02/2021 tarihinde yeniden emekli olduğunda yalnızca 4 yıl için 23.228,08 TL ödenmiştir. Başvuran, tüm hizmet süreleri dikkate alındığında yaklaşık 203.000 TL ikramiye alması gerektiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini istemektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın emekli ikramiyesinin, yalnızca göreve iade edildiği dönemdeki hizmet süresi üzerinden hesaplandığını ve daha önce ödenen ikramiyenin geri alınmadığını ifade etmiştir. Bu nedenle, başvuranın talebinin hukuken mümkün olmadığını belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu ise yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu değerlendirmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın emekli ikramiyesinin hesaplanmasında hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olmadığına karar verilmiş ve başvurunun reddedilmesi önerilmiştir. Başvuranın, bu karara karşı idari yargı yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/5986-S.22.9124

BAŞVURU NO : 2021/19701

KARAR TARİHİ : 06/05/2022

RET KARARI

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın emekli ikramiyesinin emekli olduğu tarihteki katsayılar ve toplam hizmet süresi üzerinden hesaplanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 17/11/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, 29/04/2017 tarihinde 689 sayılı OHAL KHK’sı ile memuriyetten çıkarılması sonrasında açıktayken istekle emekli olduğunu, emekli ikramiyesinin o dönemdeki mevcut hizmet süresi ve katsayılar esas alınarak 31 yıl karşılığı 104.306,28 TL olarak ödendiğini, Konya Cumhuriyet

Başsavcılığınca hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi üzerine göreve iade edilmesi için

OHAL İnceleme Komisyonuna başvuru yaptığını, OHAL Komisyonu kararı neticesinde göreve iade olmasının ardından bu kez 16/02/2021 tarihinde görevinden ayrılıp emekli olduğunu, ancak bu kez SGK tarafından sadece göreve iade edildiği dönemde geçen hizmetleri esas alınarak yaklaşık 23.000 TL emekli ikramiyesi ödendiğini, oysa tüm hizmetleri esas alınarak yeniden hesaplama yapılsa 35 yıl hizmeti üzerinden yaklaşık 203.000 TL ikramiye ödenmesi gerektiğini, daha önce tarafına ödenen ikramiyelerin toplam tutarının bu tutarın çok altında olduğunu belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 09/03/2022 tarihli ve – – – sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmek suretiyle özetle; 2.1. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi uyarınca iştirakçilerin her tam fiili hizmet yılı için bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak emekli ikramiyesi ödendiği, yeniden iştirakçi olarak göreve

başlayanların emekli olması halinde ise yeni emeklilik tarihindeki katsayılar dikkate alınarak daha önceden emekli ikramiyesi ödenmemiş sürelerine ikramiye ödendiği, 2.2. Bu kapsamda, ilgilinin emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; Konya Tarım ve Orman İl

Müdürlüğünde Mühendis olarak görev yapmakta iken 689 sayılı KHK ile 19/04/2017 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, 03/05/2017 tarihinde emeklilik talebinde bulunması üzerine 15/05/2017 tarihinden başlamak üzere 1. derece 4. kademe +3600 ek gösterge ve 31 yıl 29 gün fiili hizmetine karşılık emekli aylığının bağlandığı ve ikramiyeye esas (31) tam yılına karşılık 104.306,78.-TL emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği ve bu tutarın 14/07/2017 tarihinde Denizbank’ın ilgili şubesinden tahsil edildiği, 2.3. Bilahare OHAL Komisyon kararı kapsamında 21/06/2018 tarihinde tekrar görevine başlaması üzerine emekliliğinin iptal edilerek (aylığının kesilerek) 15/05/2017-31/07/2018 tarihleri arasındaki emekli aylığının borç çıkarıldığı, 2.4. Bu defa, 16/02/2021 tarihinde emeklilik talebiyle görevinden ayrılması üzerine 15/03/2021 tarihinden başlamak üzere aylıklarının yeniden başlatıldığı ve toplam hizmet süresinin 35 yıl 2 ay 29 gün olduğu anlaşıldığından sadece daha önce ikramiye ödenmemiş (4) tam yılına karşılık güncel katsayılar üzerinden (Ocak 2021) 23.228,08 TL emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği ve bu tutarın 01/04/2021 tarihinde İş Bankasının ilgili şubesinden tahsil edildiği, 2.5. Diğer taraftan, Kurumuna yazılan 22/10/2021 tarihli ve sayılı yazıda daha önceden ödenmiş olan emekli ikramiyesinin iade alınıp alınmadığının sorulduğu ve Kurumundan gelen 24/11/2021 tarihli ve – – sayılı yazıda emekli ikramiyesinin iade edilmediğinin bildirildiği, 2.6. Bu kapsamda, açıkta iken talebi üzerine 15/05/2017 tarihinden başlamak üzere emekli aylığı bağlanan ve bu tarihteki katsayılar esas alınarak (31) tam yılına karşılık emekli ikramiyesi ödenen ilgilinin görevine iade edildikten sonra tarafına ödenmiş olan emekli ikramiyesini Kurumuna iade etmediği anlaşıldığından, hakkında ikinci kez emekliye sevk edildiği tarihteki katsayılar üzerinden tüm hizmetleri esas alınarak emekli ikramiyesi ödenmesi yönündeki talebinin uygulanmasına kanunen imkan bulunmadığı, 2.7. Benzer talepler ile Kurumumuza başvuran . . ve . . ile Kurumları arasında görülen davaların

Kurumları lehine sonuçlandığı ve ilk derece mahkemelerince verilmiş olan kararların birer örneğinin yazıları ekinde gönderildiği, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesi;“Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi;“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 16/06/2006 tarihli ve 26200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Önceki mevzuat hükümlerinin uygulanması” başlıklı Geçici

4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi

iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)

bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır….” beşinci fıkrası; “Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.”, 6. 17/06/1949 tarihli ve 7235 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti

Emekli Sandığı Kanununun “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesi; “Hizmet sürelerinin tamamı bu

Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen

Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.

İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz…..

Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.”, 7. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünün 24.03.2011 tarihli ve 2011/32 sayılı Genelgesi’nin 14 üncü maddesi; “a) Re’sen emekliye sevk edilenlerden emeklilik işlemi idari yargı kararı ile iptal edilenlerin emekli sıfatı ortadan kalktığından kendisine

Kurumumuzca yapılan ikramiye ödemesinin hukuki dayanağı da ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle

ilgililerin göreve başlatılmaları sırasında söz konusu ikramiyenin kurumlarca kendilerinden geri istenilmesi gerekmektedir.

b) Emeklilik işlemlerinin idari yargı kararıyla iptali nedeniyle tekrar göreve başlatılanlara, emekliye sevk tarihinden tekrar göreve alındıkları tarihe kadar olan dönemde, Kurumumuz tarafından ödenen emekli aylıkları ile anılan döneme ilişkin emekli kesenekleri şahıs hissesinin bu kişilerin kurumlarından olan maaş ve diğer özlük haklarından doğan alacaklarından kesilerek kurum karşılığı ile birlikte Kurumumuz hesaplarına yatırılması ve bu konuda Kurumumuza bilgi vermeleri gerekmektedir.”, 8. 2020/22 sayılı 5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesi Kapsamındaki Sigortalıların

Sigortalılık – Tahsis ve Ödeme İşlemleri Genelgesinin 9.2.1. nolu “Yargı Kararlarıyla Emeklilik

İşlemi İptal Edilmesi” başlıklı maddesi; “Emekliye sevk veya ayrılma nedeni ne olursa olsun yargı kararlarıyla emeklilik işleminin iptal edilmesi nedeniyle yeniden göreve başlayan iştirakçilerin herhangi bir nedenle tekrar emekliye sevk edilmeleri halinde; Kurumlarca gönderilen emeklilik belgelerinde iptal edilen ilk emeklilik işlemi sırasında ödenen emekli ikramiyesinin, görev başlatılmaları sırasında ilgililerden tahsil edilip edilmediğine ilişkin bilgi bulunmaması durumunda aylık bağlama işlemi sonuçlandırıldıktan sonra öncelikle bu hususta yazışma yapılacak olup, yazışma sonucunda; a) Kurumlarca daha önce ödenmiş bulunan emekli ikramiyesi tahsil edilmiş ise, toplam hizmet sürelerinin tam yılına karşılık, b) Kurumlarca emekli ikramiyesi tahsil edilmemiş olması halinde ise, yalnızca yeniden göreve başladığı tarih ile emekliye sevk edildiği tarihler arasında geçen hizmet sürelerinin, tam yılına karşılık, aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar esas alınmak suretiyle emekli ikramiyesi ödenecektir. Emeklilik nedeniyle açıkta geçen sürelere ilişkin özlük haklarının da verilen yargı kararları kapsamında kurumlarca ödenerek bu sürelere ilişkin emekli keseneği ve kurum karşılığı tutarlarının Kurum adına yatırılmış olması halinde, emeklilik döneminde geçen süreler, emekli aylığına ve emekli ikramiyesine esas hizmet sürelerine ayrıca dahil edilecektir.”, Hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle, 689 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldıktan sonra talebi üzerine emekli olduğunu, emekli olduğu tarihteski katsayılar esas alınarak 31 yıl üzerinden emekli ikramiyesinin ödendiğini, OHAL İnceleme Komisyonu kararıyla göreve iade edilmesinin ardından bir süre daha çalışarak bu kez 16/02/2021 tarihinde toplam 35 yıl hizmeti bulunmaktayken emekli olduğunu, ancak emekli ikramiyesinin daha önce aldığı emekli ikramiyesinin geri ödenmemesi nedeniyle yalnızca 4 yıl için güncel katsayılar üzerinden ödendiği, oysa tüm hizmetleri esas alınarak yeniden hesaplama yapılsa 35 yıl hizmeti üzerinden yaklaşık 203.000 TL ikramiye ödenecekken, daha önce tarafına ödenen ikramiyelerin

toplam tutarının bu tutarın çok altında olduğunu belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep edilmektedir.

11. SGK tarafından 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesine atıf yapılarak özetle, açıkta iken talebi üzerine emekli aylığı bağlanan ve bu tarihteki katsayılar esas alınarak (31) tam yılına karşılık emekli ikramiyesi ödenen ilgilinin, görevine iade edildikten sonra tarafına ödenmiş olan emekli ikramiyesini

Kurumuna iade etmediği anlaşıldığından, hakkında ikinci kez emekliye sevk edildiği tarihteki katsayılar üzerinden tüm hizmetleri esas alınarak emekli ikramiyesi ödenmesine kanunen imkân bulunmadığı ifade edilmiştir.

12. Bu çerçevede uyuşmazlığın, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı neticesinde görevine iade edilen ve bir müddet çalıştıktan sonra emekli olan başvuranın emekli ikramiyesinin, son defa emekliye sevk edildiği tarihteki katsayılar ve toplam hizmet süresi esas alınarak ödenip ödenmeyeceği noktasında toplandığı görülmektedir.

13. Aynı konuda ve aynı taleplerle Kurumuza daha önce yapılmış başvurular üzerine Kurumumuzca verilmiş birden fazla Tavsiye Kararı (B.No:2019/36, 03/07/2019; B.No:2020/4164, 31/08/2020; B.No:2020/4424, 01/09/2020; B.No:2020/76708, 22/12/2020; B.No:2020/103258, 09/06/2021)

bulunmaktadır. Anılan kararlarda özetle; öncelikle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile göreve dönmeden önce emekli olmaları nedeniyle emekli aylığı ve emekli ikramiyesi ödenmiş olanlara yapılan söz konusu ödemelerin ne şekilde geri alınacağı, iki kurumun eşgüdümünü gerektiren süreçte başvuranların görev yaptığı kurumlar ile SGK’nın rolleri ve son olarak göreve iade olup bir müddet çalıştıktan sonra emeklilik talebinde bulunanların emekli ikramiyelerinin hangi esaslarla ödenmesi gerektiği mevzuat çerçevesinde tartışılmıştır. Sonuç olarak 7075 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca

KHK’lar ile görevden çıkarılmış olup OHAL İnceleme Komisyonu kararı ile göreve iade edilenler bakımından görevden çıkarılmaya ilişkin hükümlerin sonuçlarıyla ortadan kalkmış sayıldığı, bunun sonucu olarak bu kişilerden görevine dönenlerin emeklilik işlemlerinin de ortadan kalktığı, dolayısıyla geçmişe dönük olarak görev aylıkları ödenirken emeklilik kapsamında yapılmış tüm ödemelerinin de geri alınması gerektiği, daha sonra emekli olduklarında ise ilk defa emekli olanlara uygulanan esaslarla emekli ikramiyelerinin ödenmesi gerektiği, bununla birlikte ikincil mevzuatta somut durumla örtüşen açık bir düzenleme bulunmadığı, bu durumun kurumlar açısından belirsizliğe neden olduğu ve içinde bulunulan dönem itibarıyla şikâyet konusu uygulama hakkında çok sayıda talebin yapılmasının muhtemel olduğu tespiti yapılarak; başvuranlara ilk defa emekliye ayrıldıklarında ödenen emekli ikramiyesinin geri alınması hususunda başvuranların görev yaptığı kurumlara, emekli ikramiyelerinin son defa emekli oldukları tarihteki toplam hizmet süresi ve katsayılar üzerinden hesaplanarak ödenmesi ve ikincil mevzuatta meseleyi açıklığa kavuşturacak bir düzenlemeye gidilmesi hususunda SGK’ya tavsiyede bulunulmuştur.

13.1. Ancak ilerleyen süreçte, iki kurumun koordinasyonunu gerektiren ikramiyenin geri alınması ve toplam hizmet süresi ve güncel katsayılar üzerinden ödeme yapılması işlemlerinde kurumların tereddütte kaldığı, hâlihazırda emekli olup görevde olmayan kişilerden emekli ikramiyesinin geri alınmasının gerek kurumlar gerekse vatandaşlar yönünden uygulamada zorluk ve sıkıntılara yol açabileceği ve ilk derece mahkemelerince verilen kararlarda da ilgililerin görevine iade edildiği tarihten sonra kurumlarınca geri alınmayan emekli ikramiyesinin ilgililerin uhdesinde kaldığı ve tasarrufunda bulunduğu gerekçesiyle davaların reddedildiği görüldüğünden konunun bu boyutlarıyla yeniden değerlendirilmesinde fayda görülmüştür.

14. OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı neticesinde göreve iade edilen başvurana ödenmiş bulunan emekli ikramiyesi hakkında ne şekilde işlem tesis edilmesi gerektiğine ilişkin olarak; 14.1. 7075 Sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Hakkındaki Kanunun 10 uncu maddesinde; “Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir.” denilerek bu madde kapsamında göreve başlayanlar hakkındaki kararnamenin tüm hüküm ve sonuçlarının geriye dönük ortadan kalktığı ve ilgilinin sanki kamu görevinden çıkarılmamış gibi tüm mali ve sosyal haklarının verilmesi gerektiği şeklinde bir düzenleme yapıldığı görülmektedir.

14.2. Buna göre, bir kamu görevlisinin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonun kararı neticesinde göreve başlaması, kamu görevinden çıkarılmasının tüm sonuçlarını ortadan kaldırdığından, görevden çıkarıldıktan sonra girdiği emekli statüsüyle birlikte kendisine SGK tarafından yapılan emekli ikramiyesi ödemesinin hukuki dayanağı da ortadan kalkmaktadır. Bu durumda, tesis edilen emeklilik işleminin yargı kararı ile iptali ya da somut olaydaki gibi OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı sonrası göreve başlaması, ilgililere ödenen emekli ikramiyesinin hukuki dayanağının iptaliyle aynı sonucu doğurmaktadır.

14.3. Re’sen emekliye sevk edilip yargı kararı ile emeklilik işlemi iptal edilenlerden göreve başlayanların ödenmiş emekli ikramiyeleri hakkında ne şekilde işlem tesis edileceği öncelikle Sosyal Güvenlik

Kurumunun 2011/32 sayılı Genelgesinde belirlenmiştir. Genelgede, ilgililere ödenen emekli ikramiyesi tutarların bilahare emeklilik onayını veren kurumdan tahsil edildiği hatırlatılarak söz konusu ikramiyenin görev yaptıkları Kurumlarınca ilgililerden geri istenilmesi gerektiği, ilgililere ödenmiş emekli ikramiyesi ve emekli aylıklarının ilgililerin mevcut maaş ve diğer özlük haklarından doğan alacaklarından kesilerek

SGK hesaplarına yatırılması gerektiği, bu kişilerin her ne suretle olursa olsun tekrar emekliye sevkleri halinde daha önce ödenen emekli ikramiyesinin tahsili hususunda yapılan işlemin sonucunun bildirilmesi gerektiği belirlenmiştir. Buna göre, emekli olup emekli ikramiyesi ödendikten sonra yargı kararı ile göreve başlayanların emekli ikramiyesi ödemelerinin tahsili açısından yetki, sorumluluk ve görevin ilgililerin görev yaptıkları ve SGK tarafından adlarına emekli ikramiyesi ödemesi yapılan Kurumlarında olduğu görülmektedir.

14.4. Bunun birlikte, 2011/32 sayılı Genelgenin yanında 2020/22 sayılı Genelgede de benzer bir düzenlemeye yer verilmiş ve emeklilik işlemleri idari yargı kararları ile iptal edilenlerin emekli sıfatı ortadan kalktığından bu kapsamda kendilerine yapılan ikramiye ödemesinin hukuki dayanağının da ortadan kalktığı, bunların göreve başlatılmaları sırasında söz konusu ikramiyenin kurumlarınca ilgililerden tahsil edilmesi gerektiği, Kurumlarca daha önce ödenmiş bulunan emekli ikramiyesi tahsil edilmiş ise toplam hizmet sürelerinin tam yılına karşılık, Kurumlarca emekli ikramiyesi tahsil edilmemiş ise yalnızca yeniden göreve başladığı tarih ile emekliye sevk edildiği tarihler arasında geçen hizmet sürelerinin tam yılına karşılık, aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar esas alınmak suretiyle emekli ikramiyesi ödeneceği, emeklilik nedeniyle açıkta geçen sürelere ilişkin özlük haklarının da verilen yargı kararları kapsamında kurumlarca ödenerek bu sürelere ilişkin emekli keseneği ve kurum karşılığı tutarlarının Kurum adına yatırılmış olması halinde, emeklilik döneminde geçen sürelerin emekli aylığına ve emekli ikramiyesine esas hizmet sürelerine ayrıca dâhil edileceği düzenlenmiştir.

14.5. Bu çerçevede OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonun kararı neticesinde göreve başlayanlara yapılan emekli ikramiyesi ödemelerinin geri alınmasına yönelik özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte bu kişilerin durumlarının, emeklilik işlemlerinin dayanağının ortadan kalkmış olması bakımından, yukarıdaki düzenlemelere konu kişilerle, yani yargı kararı ile emeklilik işlemleri iptal olan kişilerle benzer nitelikte olduğu değerlendirilmektedir.

14.6. Diğer taraftan, emeklilik işlemi iptal edilip göreve başlayanların ödenmiş emekli ikramiyelerinin geri alınması konusunda zaman içinde tereddütlerin oluşması üzerine konunun çok sayıda muhatabının bulunduğu İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünce Hazine ve Maliye Bakanlığından görüş istendiği görülmüştür. İdarenin hukuk danışmanlığını yapmak ve gider mevzuatının hazırlanmasına katkı sağlamakla, dolayısıyla adına ikramiye ödenen idareler yönünden uygulamayı şekillendirmekle görevli ve yetkili yetkili olan Hazine ve Maliye Bakanlığınca aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır.

14.6.1. Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 09/11/2018 tarihli E.17813 Sayılı yazısında;

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinin birinci fıkrasında, kamu

zararının, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artış engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımlandığından bahisle, 6638 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve

Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna uygun olarak resen emekliliğe sevk edilmesi sonucu kendisine emekli ikramiyesi ödendikten sonra mahkeme kararıyla memuriyete geri dönenlerden emekli ikramiyesinin geri alınması işleminin, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve

Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında olmadığının değerlendirildiği, Sosyal Güvenlik

Kurumunun (SGK) “iade-i memuriyet ataması yapılmak suretiyle tekrar görevlerine başlatılan personele yapılan emekli ikramiyesi ödemelerinin ilgililerden tahsili açısından sorumluluğun kurumlarına ait olduğu” mütalaasına iştirak edildiği, bunun yanında söz konusu tutarların 6098 sayılı Türk Borçlar

Kanununun sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceği, iyi niyetli borçluların temerrüde düşürülmesi gerektiğinden idare tarafından borç bildiriminde bulunarak bildirimde süre belirlenmişse bu sürenin son gününü takip eden günün faiz başlangıç tarihi olarak alınabileceğinin düşünüldüğü belirtilmiştir.

14.6.2. Anılan yazı içinde bahsi geçen Hazine ve Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel

Müdürlüğünün (Mülga) 02/10/2018 tarihli ve 6294 sayılı görüşünde, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile Sosyal Güvenlik Kurumunun 24/03/2011 tarihli ve 2011-32 sayılı

Dış Genelgesinden bahisle; “… Bu itibarla, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden; münhasıran son görevi itibarıyla 5434 sayılı kanuna veyahut 5510 sayılı

Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında iştirakçi olup resen emekliye sevk edilenlerin, açtıkları davalar neticesinde son görev yaptıkları kamu idarelerince tesis edilen emekliye sevk işleminin iptal edilmesi durumunda; ilgiliye, emekli ikramiyesi ödenmesinin hukuki dayanağının ortadan kalktığı mütalaa edilmektedir.” ifadelerine yer verildiği, dolayısıyla, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında yer verilen, “Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.” hükmünün, sadece usulüne uygun olarak emekli ikramiyesine hak kazanmak suretiyle kendilerine emekli ikramiyesi ödenmiş olanlardan tekrar iştirakçi olarak göreve başlayanlarla sınırlı olduğu, resen emeklilik işlemi iptal edilenlerin ise iptal edilen işlemin tekemmül ettiği tarih ile kararın kesinleştiği tarih arasındaki dönemde geçmişe dönük olarak iştirakçi sayılmaları gerektiği hususları göz

önüne alındığında; resen emeklilik işlemi iptal edilenler hakkında anılan sekizinci fıkranın uygulanmasına imkan bulunmadığı…” değerlendirilmiştir.

14.6.3. Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün 02/11/2018 tarihli ve 23874 sayılı görüşünde de; Sosyal Güvenlik Kurumunun 24/03/2011 tarihli ve 2011-

32 sayılı Dış Genelgesinin 14 üncü maddesinden bahisle “… Ancak, güncel mevzuat gereği bir yargı kararı

olmadıkça emeklilik işlemi yargı kararıyla iptal edilenlerin emekli ikramiyesi almasına esas olan işlem ortadan kalktığı için, emekli ikramiyesinin ilgilisinden tahsili gerekmekte olduğu, SGK tarafından hazırlanan genelgeler ile ilgililerin kurumları tarafından iade işlemlerinin yapılması gerekliliği…” açıkça belirtilmiştir.

14.6.4. Nitekim yukarıda yer verilen görüş ve yazılar ilgi tutulmak suretiyle hazırlanan İçişleri Bakanlığı

Emniyet Genel Müdürlüğünün 19/11/2018 tarihli ve 13983000/32268-(31513)-18/3104 sayılı yazısında da özetle; emekli olduktan sonra yargı kararı ile mesleğe geri dönenlerin emeklilik işlemi ortadan kalktığından kişilere ödenen emekli ikramiyelerinin sebepsiz zenginleşmeye neden olduğu, bunlardan göreve girdikten sonra tekrar emeklilik talebinde bulunmayıp göreve devam edenler hakkında SGK’nın 2011/32 sayılı genelgesi gereği işlem yapılması gerektiği, yine bunların emekli ikramiyesi iade işlemlerinin Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değil, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın “Kişiden Alacaklar” konulu 16 Sıra No’lu Genel Tebliğine göre yapılması gerektiği, bu durumda öncelikle kişi borcunun birimlerince ilgili personele tebliğ edilmesi ve tebliğ belgesinde yer alan ödeme süresinin son gününü takip eden günün başlangıç faiz başlangıç tarihi olarak alınması gerektiği ifade edilmiştir.

14.7. Bunlar dışında geçmiş dönemde, 5434 sayılı Kanunda yaş hadlerine yönelik olarak yapılan yeni bir yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine, emekli olduktan sonra anılan düzenlemenin iptali üzerine yeniden göreve dönenlere emeklilik yönünden yapılmış ödemelerin geri alınması hususunda ortaya çıkan sorunların çözümü için yayımlanan 2003/36 sayılı Başbakanlık

Genelgesinde özetle “Emeklilik işlemi hiç gerçekleşmemiş kabul edilerek hesaplanacak aylıklarından emekli aylığı olarak ödenen kısmının mahsup edilerek geri kalan kısmının ödenmesi, Emekli ikramiyelerinin kurumlarınca geri istenilmemesi uygun görülmüştür.” denilerek, yargı kararı sonrası emekliliği iptal edilen kişilerin ikramiyesinin Kurum tarafından geri istenmemesi yönünde düzenleme yapıldığı görülmektedir.

14.8. Ayrıca, emekliye sevk işlemleri hakkında idari yargı mercilerince verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararlarının uygulanması sonucu görevlerine iade edilenlere ödenmiş olan emekli ikramiyesinin kurumlarınca geri istenilmesi nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklarda verilen Danıştay kararlarının ikramiyelerin iade edilmeyeceği yönünde olduğu, aynı konuda Yargıtay tarafından verilen kararlarda da, ödenmiş olan emekli ikramiyelerinin, görevlerine iade edilen iştirakçilerden istenilmesinin objektif iyi niyet kuralları, hakkaniyet ilkeleri ve hukuk devleti esaslarına ters düşeceğinin hükme bağlandığı görülmektedir (Danıştay E:2003/71, K:2003/69).

14.9. Bundan başka Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin E:1994/2953, K:1994/4517 numaralı kararında; “…

Davalıya atfı gereken bir kusur iddia ve ispat edilememiştir. Rıza ve istem dışı doğrudan emekliye ayrılma söz konusudur. Davalının aldığı ikramiyeyi mal varlığından çıkarabileceği yaşam deneylerine, hayatın normal akışına tamamen uygundur. Bu durum karşısında, emekli ikramiyesinin davalıdan geri istenmesinin; objektif iyiniyet kuralları, hakkaniyet ilkeleri ile hukuk devleti esaslarına ters düşeceğinde kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır. Bu kabul altında denilebilir ki, emekli ikramiyesi geri

istenmemeli, sonradan emekliye ayrılma halinde evvelce alınan ikramiyenin son defa tahakkuk ettirilecek emekli ikramiyesinden mahsubu yapılmak suretiyle sadece farkının ödenmesi yapılmalı, böylece somut adalet gerçekleştirilmelidir. Bu konuda Sayıştay Genel Kurulu’nun görüşü de aynı doğrultudadır (Bkz.

Sayıştay Genel Kurulu’nun 2.4.1964-2939/3 sayılı kararı).” şeklinde hükme bağlanmıştır.

14.10. Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat, ilgili idarelerin görüş ve yazıları ile konuya ilişkin yargı kararları bir arada değerlendirildiğinde; emekliliği iptal olup göreve başlayanlara ödenmiş emekli ikramiyelerinin geri alınmasında görev, yetki ve sorumluluğun kişilerin görev yaptığı kurumlarda olduğu, bu şekilde göreve başlayanlar hakkında kurumlarınca yapılması gerekenin öncelikle geçmişe dönük olarak kendilerine ödenecek görev aylıkları ile ödenmiş emekli aylıkları, emekli ikramiyesi ve ödenmesi gereken emeklilik primlerinin mahsuplaşılması olduğu, mahsuplaşmaya gidilmemesi durumunda ise sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümler de dikkate alınarak emekli ikramiyesinin Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın “Kişiden Alacaklar” konulu 16 Sıra No’lu Genel Tebliğine göre geri alınması olduğu anlaşılmaktadır.

14.11. Somut olayda, başvurana ilk defa 15/05/2017 tarihindeki katsayılar üzerinden 31 tam hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesi ödendiği, söz konusu emekli ikramiyesinin başvuranın göreve iadesi sonrasında kurumunca başvurana yapılan görev aylığı ödemelerinden mahsup edilmediği gibi daha sonra da tahsili yoluna gidilmediği görülmektedir. Bu durumda başvuranın Kurumunca emekli ikramiyesinin geri alınması işlemleri sırasında ne Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından genelgeler ile belirlenen ne de Hazine ve Maliye Bakanlığı görüşlerinde belirlenen usulün izlendiği görülmüştür.

15. Başvurana, göreve iade olduktan sonra emekli olduğu 16/02/2021 tarihi esas alınarak ödenen emekli ikramiyesinin ne şekilde hesaplanması gerektiğine ilişkin olarak; 15.1. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde iştirakçilere her tam fiili hizmet yılları üzerinden emekli ikramiyesi ödeneceği, emekli ikramiyesi aldıktan sonra iştirakçi durumuna girenlerin yeniden emekliye ayrılmaları durumunda ise bunların sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık emekli ikramiyesi ödeneceği düzenlenmiştir.

15.2. 7075 Sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Hakkındaki Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında göreve başlayanlar hakkındaki kararnamenin tüm hüküm ve sonuçlarının geriye dönük olarak ortadan kalktığı ve ilgilinin kamu görevinden çıkarılmamış gibi tüm mali ve sosyal haklarının verilmesi gerektiği şeklinde bir düzenleme yapıldığı göz önüne alındığında başvuranın görevden çıkarıldıktan sonra girdiği emekli statüsünün de bu düzenlemenin doğal bir sonucu olarak ortadan kalktığı değerlendirilmektedir.

15.3. Bu durumda, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin “Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.” hükmünün, sadece usulüne uygun olarak emekli ikramiyesine hak kazanmak suretiyle kendilerine emekli ikramiyesi ödenmiş olanlardan tekrar iştirakçi olarak göreve başlayanlarla sınırlı olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, OHAL İşlemleri İnceleme

Komisyonu karar üzerine göreve iade olmaları nedeniyle emeklilik işlemi ortadan kalkan kişilerin, görevden çıkarıldıkları tarih ile göreve iade oldukları tarih arasındaki dönemde geçmişe dönük olarak iştirakçi sayıldıkları göz önüne alındığında bu kişiler hakkında anılan fıkranın uygulanmasına imkân bulunmadığı ve bu kişilere ödenecek emekli ikramiyesinin ilk defa emekli olanlar için belirlenen esaslarla hesaplanması gerektiği, esasen usulüne uygun olarak ilk defa 16/02/2021 tarihinde emekli olduğu anlaşılan

başvurana da anılan tarihteki toplam hizmet süresi ve katsayılar esas alınarak emekli ikramiyesinin ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Ancak somut olayda başvurana ilk olarak 15/05/2017 tarihli emekliliği üzerine 31 yıl üzerinden emekli ikramiyesi ödenmiştir. Göreve iade olmasından sonra söz konusu ikramiyenin kurumunca geri alınmadığının anlaşılması üzerine 16/02/2021 tarihli emekliliği üzerine bu kez sadece göreve iade olduktan sonra geçen ve ikramiye ödenmemiş 4 yıl üzerinden emekli ikramiyesi ödenmiştir.

15.4. Başvurana 2017 Mayıs döneminde 104.306,28 TL, 2021 yılı Şubat döneminde 23.228,08 TL olmak üzere 35 yıl için toplam 127.534,36 TL emekli ikramiyesi ödenmiştir. Başvurana 2021 yılı Şubat döneminde tek seferde 35 yıl için emekli ikramiyesi ödenseydi ödenecek tutar 203.245,73 TL olarak hesaplanmaktadır. Başvurana farklı dönemlerde iki parça halinde ödenen emekli ikramiyesinin nominal değeri ile emekli olduğu son tarihte tek seferde ödenmesi gereken emekli ikramiyesinin nominal değeri arasında 75.711,37 TL fark bulunduğu açıktır. Ancak başvurana emekli aylığının ilk kez bağlandığı 15/05/2017 tarihindeki katsayılar üzerinden tahakkuk ettirilen emekli ikramiyesinin görevine iade edildiği tarihten sonra kurumunca geri alınmadığı, yani uhdesinde kaldığı ve mülkiyetinde tutmak suretiyle tasarrufunda bulunduğu da açıktır. Ayrıca nominal değerler arasında bir fark olması da söz konusu ödemelerin karşılaştırılması bakımından tek başına bir anlam ifade etmemektedir. Başvuranın maddi kaybından söz edebilmek için 2017 Mayıs döneminde ödenen emekli ikramiyesinin nominal değerinin güncellenerek 2021 Şubat dönemine taşınması ve iki tutarın satın alma gücü yönünden karşılaştırılarak değerlendirmenin buna göre yapılması gerekmektedir.

15.5. Emekli ikramiyesi ilgililere her tam fiili hizmet yılı için, aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığı olarak ödenmektedir. İlgililerin aylık bağlamaya esas tutarları ise emeklilik derece ve kademeleri, kıdem süreleri, ek göstergeleri ve emeklilik tazminatları ile içinde bulunulan dönemde geçerli olan katsayılar (maaş katsayısı ve taban aylık katsayısı) esas alınarak hesaplanmaktadır. Memur maaş katsayısı ve taban aylık katsayısı ise kamu görevlilerinin tabi olduğu ve iki yılda bir yapılan toplu sözleşme ile altı aylık dönemler için ve enflasyon farkını yansıtacak şekilde belirlenmektedir. Nitekim bu çerçevede 01/01/2017-30/06/2017 döneminde geçerli olan memur maaş katsayısı 0,096058, taban aylık katsayısı ise 1,503595 olarak belirlenmişken 01/01/2021-30/06/2021 döneminde geçerli olan memur maaş katsayısı ve taban aylık katsayısı ise sırasıyla 0,165786 ve 2,594917 olarak belirlenmiştir.

15.6. Somut olayda 15/05/2017 tarihindeki emeklilik işleminde başvuranın ek göstergesinin 3600, kıdeminin 25 yıl, derece ve kademesinin 1/4, emeklilik tazminatının %130 olarak dikkate alındığı ve 01/01/2017-30/06/2017 döneminde geçerli olan katsayılar esas alınarak yapılan hesaplama sonucu başvurana 104.306,28 TL emekli ikramiyesi ödendiği anlaşılmıştır. Aynı unsurlar dikkate alınarak bu kez 01/01/2021-30/06/2021 döneminde geçerli olan katsayılar esas alınarak hesaplanan tutar ise 180.017,64

TL’dir. Emekli ikramiyesi hesabına esas alınan katsayılar aynı zamanda enflasyon farkını da yansıtacak şekilde belirlendiğinden başvurana 2017 Mayıs dönemi için ödenen emekli ikramiyesi tutarının enflasyon karşısında değer kaybı giderilmiş değerinin 2021 Şubat dönemi için ödenecek emekli ikramiyesi tutarına denk olduğu görülmektedir.

15.7. Anayasa Mahkemesi kanun koyucunun bir hak olarak öngördüğü veya kamu borcu hâline gelmiş ödemelerin geç yapılması nedeniyle mağdur olunduğu iddiasıyla yapılan başvurularda, kamu kurumlarının fazla tahsil ettikleri tarih ile ödeme tarihi arasında geçen sürede alacakta veya hakka konu bedelde meydana gelen değer aşınmalarının başvurucular üzerinde orantısız bir yük oluşturması hâlinde ihlal kararları vermiştir (Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013; Akel Gıda San. ve Tic. A.Ş., B.

No: 2013/28, 25/2/2015).

15.8. Bu durumda başvurana 2017 ve 2021 yıllarında iki parça halinde ödenen emekli ikramiyesinin nominal değeri ile söz konusu ödemenin 2021 Şubat döneminde tek seferde yapılması halinde ödenecek emekli ikramiyesinin nominal değeri arasında fark olduğu görülmüşse de 2017 Mayıs dönemi ödemesinin enflasyon karşısında değer kaybı giderilmiş değerinin 2021 Şubat dönemi ödemesine denk olduğu anlaşıldığından, söz konusu nominal farkın enflasyona nispetle hissedilir derecede olmayıp başvuran üzerinde orantısız bir yük oluşturmadığı değerlendirilmiştir.

16. Diğer taraftan Kurumumuzca daha önce, konuya ilişkin mevzuata, yargı kararlarına ve ilgili bakanlığın görüşüne atıfla göreve iade olanların emekli ikramiyesi işlemlerine yönelik olarak kurumların uymaları gereken usulün altı çizilmiş ve başvuranlara ilk defa emekliye ayrıldıklarında ödenen emekli ikramiyesinin geri alınması hususunda başvuranların görev yaptığı kurumlara, emekli ikramiyelerinin son defa emekli oldukları tarihteki toplam hizmet süresi ve katsayılar üzerinden hesaplanarak ödenmesi hususunda ise SGK’ya tavsiyede bulunulmuştur. Ancak ilerleyen süreçte, iki kurumun koordinasyonunu gerektiren ikramiyenin geri alınması ve toplam hizmet süresi ve güncel katsayılar üzerinden ödeme yapılması işlemlerinde kurumların tereddütte kaldığı, hâlihazırda emekli olup görevde olmayan kişilerden emekli ikramiyesinin geri alınmasının gerek kurumlar gerekse vatandaşlar yönünden uygulamada zorluk ve sıkıntılara yol açabileceği ve ilk derece mahkemelerince verilen kararlarda da ilgililerin görevine iade edildiği tarihten sonra kurumlarınca geri alınmayan emekli ikramiyesinin ilgililerin uhdesinde kaldığı ve tasarrufunda bulunduğu gerekçesiyle davaların reddedildiği görülmüştür.

17. Yukarıda yer verilen çerçevede Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; daha önce ilgili kurumlarca mevzuatta belirlenen usule uygun hareket edilmediği tespit edilmiş olmakla birlikte başvuranın hâlihazırda emekli olduğu, 2017 Mayıs dönemi için tarafına ödenen emekli ikramiyesinin kendisinden geri alınmadığı dolayısıyla başvuranın tasarrufunda kaldığı, söz konusu emekli ikramiyesi yönünden geçmişe dönük tesis edilecek mahsuplaşma işlemlerinin uygulamada tarafların tamamı yönünden zorluğa ve sıkıntıya yol açacağı, başvurana 2017 Mayıs döneminde 31 yıl, 2021 Şubat döneminde 4 yıl olmak üzere toplam 35 yıl hizmeti üzerinden ödenen emekli ikramiyesinin enflasyon karşısındaki değer kaybı giderilmiş değeri ile 2021 Şubat döneminde ödenmesi gereken emekli ikramiyesi tutarı arasındaki farkın ödeme tarihleri bakımından enflasyon karşısında değer kaybı giderilmiş değerleri göz önüne alındığında başvuran üzerinde orantısız bir yük oluşturacak seviyede olmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde; başvuranın 2021 Şubat döneminde emekli olduğundan bahisle emekli ikramiyesinin 35 yıl hizmeti üzerinden ve güncel katsayılarla hesaplanarak ödenmesi talebinin idarece reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; ilgili idarenin, Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap vermediği bu anlamda ‘makul sürede karar verme’, ilkesine, ayrıca şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle

‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi