ÖZET: Başvuran, 672 sayılı OHAL KHK’sı ile kamu görevinden çıkarılmasının ardından, 15 Eylül 2016 tarihinde emekli olduğunu ve emekli ikramiyesinin o dönemdeki katsayılar ve hizmet süresi üzerinden hesaplanarak ödendiğini belirtmiştir. Ancak, OHAL İnceleme Komisyonu kararı ile göreve iade edilmesi sonrasında, 1 Ocak 2020’de yaş haddinden emekli olduğunda, SGK tarafından sadece göreve iade edildiği dönemdeki hizmet süreleri esas alınarak ikramiye ödemesi yapılmıştır. Başvuran, ilk emeklilikte ödenen ikramiyenin geri alınmaması gerektiği ve bu konuda kendisine bildirim yapılmadığını ifade ederek, emekli ikramiyesinin toplam hizmet süresi ve katsayılar üzerinden hesaplanmasını talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, emekli ikramiyesinin hesaplanmasında, emekli aylığının bağlandığı tarihteki katsayıların esas alındığını, daha önce ödenmiş emekli ikramiyesinin geri alınması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, yargı kararlarıyla emeklilik işlemi iptal edilenlerin, yeniden göreve başladıklarında yalnızca sonradan geçen hizmet süreleri üzerinden ikramiye alacaklarını ifade etmiştir. Başvurunun değerlendirilmesi sonucunda, başvuranın emekli ikramiyesinin, yaş haddinden emekli olduğu tarihteki katsayılar ve toplam hizmet süresi üzerinden hesaplanması gerektiği yönünde tavsiyede bulunulmuştur.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumu ile ilgili olarak, SGK ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ne tavsiyelerde bulunmuş ve bu tavsiyelerin uygulanması için 30 gün süre verilmiştir. Başvurunun kabulü ile birlikte, emekli ikramiyesinin geri alınması ve yeni hesaplamanın yapılması yönünde gerekli işlemlerin yapılması gerektiği vurgulanmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/8701-S.21.14015

BAŞVURU NO : 2020/103258

KARAR TARİHİ : 09/06/2021

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın emekli ikramiyesinin emekli olduğu tarihteki katsayılar ve tüm hizmet süresi üzerinden hesaplanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 24/12/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, 1.9.2016 tarihinde 672 sayılı OHAL KHK’sı ile memuriyetten çıkarılması sonrasında açıktayken 15.9.20216 tarihinden itibaren istekle emekli olduğunu, emekli ikramiyesinin o dönemdeki mevcut hizmet süresi ve katsayılar esas alınarak ödendiğini, göreve iade edilmesi için OHAL

İnceleme Komisyonuna başvuru yaptığını, OHAL Komisyonu kararı neticesinde göreve iade olmasının ardından bu kez 1.1.2020 tarihinde yaş haddinden emekli olduğunu, ancak bu kez SGK tarafından sadece göreve iade edildiği dönemde geçen hizmetleri esas alınarak emekli ikramiyesi ödendiğini, bu işlemin gerekçesi olarak da ilk emeklilik işleminde tarafında ödenen emekli ikramiyesinin geri alınmamasının gösterildiğini, oysa söz konusu emekli ikramiyesi tutarını geri ödenmesi için tarafına herhangi bir bildirim yapılmadığını, böyle bir bildirim yapılsaydı ödeme yapabilecek imkanı bulunduğunu belirterek emekli ikramiyesinin yaş haddinden emekli olduğu tarihteki toplam hizmet süresi ve katsayılar üzerinden ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 5.3.2021 tarihli ve S. sayılı bilgi belge isteme yazısına cevaben

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen

26.3.2021 tarihli ve E. sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine yer

verilmek suretiyle özetle; 2.1. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi uyarınca emekli ikramiyesinin hesaplanmasında ilgililere bağlanan aylığın başlangıç tarihinde yüyürlükte olan katsayıların esas alındığı, emekli ikramiyesi

aldıktan sonra yeniden çalışmaya başlayanların ise yalnızca sonradan geçen çalışmalarına emekli ikramiyesi ödendiği, ayrıca emekli ikramiyesi tutarlarının ilgili kurumlar ya da hazineden tahsil edilmesi nedeniyle kurumlarının bir tür aracılık görevi yürüttüğü, 2.2. 2011/32 sayılı Genelgede resen emekliye sevk edilenlerden emeklilik işlemi idari yargı karan ile iptal edilenlerin emekli sıfatı ortadan kalktığından kendisine Kurumlarınca yapılan ikramiye ödemesinin hukuki dayanağı da ortadan kalktığını, ilgililerin göreve başlatılmaları sırasında söz konusu ikramiyenin

Kurumlarca kendilerinden geri istenilmesi gerektiğinin tüm kamu kurum ve kuruluşlarına bildirildiği, 2.3. 2020/22 sayılı Sigortalıların Sigortalılık- Tahsis ve Ödeme İşlemleri Genelgesine göre, 2.3.1. Emekliye sevk veya ayrılma nedeni ne olursa olsun yargı kararlarıyla emeklilik işleminin iptal edilmesi nedeniyle yeniden göreve başlayan iştirakçilerin herhangi bir nedenle tekrar emekliye sevk edilmeleri halinde, kurumlarca gönderilen emeklilik belgelerinde iptal edilen ilk emeklilik işlemi sırasında ödenen emekli ikramiyesinin, görev başlatılmaları sırasında ilgililerden tahsil edilip edilmediğine ilişkin bilgi bulunmaması durumunda aylık bağlama işlemi sonuçlandırıldıktan sonra öncelikle bu hususta yazışma yapılacak olup, yazışma sonucunda, kurumlarca emekli ikramiyesi tahsil edilmemiş olması halinde ise, yalnızca yeniden göreve başladığı tarih ile emekliye sevk edildiği tarihler arasında geçen hizmet sürelerinin, tam yılına karşılık, aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar esas alınmak suretiyle emekli ikramiyesi ödeneceği, emeklilik nedeniyle açıkta geçen sürelere ilişkin özlük haklarının da verilen yargı kararları kapsamında kurumlarca ödenerek bu sürelere ilişkin emekli keseneği ve kurum karşılığı tutarlarının Kurum adına yatırılmış olması halinde, emeklilik döneminde geçen süreler, emekli aylığına ve emekli ikramiyesine esas hizmet sürelerine ayrıca dahil edileceği hususlarının ifade edildiği, 2.3.2. Bu kapsamda, söz konusu 4/1-c bendi kapsamındaki sigortalıların yeniden emekliye ayrılmaları durumunda, yersiz ödemelere sebebiyet vermemek adına Kurumca emekli ikramiyesinin iade edilip edilmediği ilgili kurumlara sorulduğu, iade edilmiş ise tüm hizmetleri üzerinden, iade edilmemiş ise yeniden göreve başladıkları tarih ile ikinci kez emekliye sevk edildikleri tarihler arasında geçen hizmet sürelerinin tam yılına karşılık emekli ikramiyesi ödendiği, 2.3.3. Nitekim görevine iade edilen ancak taraflarına ilk emekli aylığı bağlandığı tarihteki katsayılar esas alınarak ödenmiş olan ve sonrasında tahsil veya iade edilmemiş olan emekli ikramiyesi tutarları ilgililer tarafından bir kez daha emekliye sevk edildikleri tarihe kadar kullanılacağı, 2.4. Emekli sicil dosyasının tetkikinde, ilgilinin Antalya Emniyet Müdürlüğünde Başkomiser olarak görev yapmakta iken 01/09/2016 tarihinde 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, açıkta iken talebi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumunun kayıtlarına 02/09/2016 tarihli dilekçesi ile emekliliğini talep ettiği, 1 inci derece 4 üncü kademe intibakı ve (+3000) ek gösterge rakamı üzerinden toplam 36 yıl 8 ay

15 gün hizmet süresine karşılık 15/09/2016 tarihinden geçerli olmak üzere tarafına emekli aylığı

bağlandığı, 36 tam yılına karşılık 96.449,81 TL emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, 2.5. OHAL İşlemi İnceleme Komisyonu Kararı ile 4.1.2019 tarihinde yeniden göreve başladığı, bunun üzerine Antalya İl Emniyet Müdürlüğüne hitaben yazılan 22.2.2019 tarihli yazı ile ilgiliye ödenen ikramiyenin geri istenmesi ile ilgili olarak Kurumun 2011/32 sayılı Genelgesine göre işlem yapılması gerektiğinin bildirildiği, ardından ilgilinin 1.1.2020 tarihinde yaş haddinden resen emekliye sevk edilmesi üzerine 1 inci derece 4 üncü kademe intibakı ve (+3000) ek gösterge rakamı üzerinden toplam

40 yıl 10 ay 5 gün hizmet süresi üzerinden 15.1.2020 tarihinden geçerli olmak üzere emekli aylığı

bağlandığı, daha önce emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmemiş 4 tam hizmet yılına karşılık 15.1.2020 tarihindeki katsayılar üzerinden tarafına 16.783,95 TL emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, 2.6. Başvuran ile Kurum arasında başvuruya ilişkin yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış bir uyuşmazlık bulunmadığı, 2.7. Açıkta iken talebi üzerine emekli aylığı bağlanan ve emekli ikramiyesi ödenen ve görevine iade edildikten sonra tarafına ödenmiş emekli ikramiyesi tutarını kurumuna iade etmeyen ilgili hakkında, yaş haddinden ikinci kez emekliye sevk edildiği tarihteki katsayılar üzerinden tüm hizmetleri esas alınarak emekli ikramiyesinin hesaplanması ve ödenmesi yönündeki talebin uygulanmasına kanunen imkân bulunmadığı gibi aksi yönde bir işlemin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında ayrıca kamu zararına da neden olacağı, ayrıca daha önce ödenmiş emekli ikramiyesinin ilgililerin mülkiyetinde bulunduğu da dikkate alındığında gerek sigortalılar açısından gerekse kamu açısından herhangi bir zarara yol açılmadığı

Hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesi;“Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi;“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 16/06/2006 tarihli ve 26200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Önceki mevzuat hükümlerinin uygulanması” başlıklı Geçici

4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi

iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)

bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır….” beşinci fıkrası; “Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.”

6. 17/06/1949 tarihli ve 7235 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5434 sayılı Türkiye

Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesi; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık

Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi

Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı

Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.

İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz…..

Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.” 7. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünün 24.03.2011 tarihli ve 2011/32 sayılı Genelgesi’nin 14 üncü maddesi; “a) Re’sen emekliye sevk edilenlerden emeklilik işlemi idari yargı kararı ile iptal edilenlerin emekli sıfatı ortadan kalktığından kendisine

Kurumumuzca yapılan ikramiye ödemesinin hukuki dayanağı da ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle ilgililerin göreve başlatılmaları sırasında söz konusu ikramiyenin kurumlarca kendilerinden geri istenilmesi gerekmektedir.

b) Emeklilik işlemlerinin idari yargı kararıyla iptali nedeniyle tekrar göreve başlatılanlara, emekliye sevk tarihinden tekrar göreve alındıkları tarihe kadar olan dönemde, Kurumumuz tarafından ödenen emekli aylıkları ile anılan döneme ilişkin emekli kesenekleri şahıs hissesinin bu kişilerin kurumlarından olan maaş ve diğer özlük haklarından doğan alacaklarından kesilerek kurum karşılığı ile birlikte Kurumumuz hesaplarına yatırılması ve bu konuda Kurumumuza bilgi vermeleri gerekmektedir.” 8. 2020/22 sayılı 5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesi Kapsamındaki Sigortalıların

Sigortalılık – Tahsis ve Ödeme İşlemleri Genelgesinin 9.2.1. nolu “Yargı Kararlarıyla Emeklilik

İşlemi İptal Edilmesi” başlıklı maddesi; “Emekliye sevk veya ayrılma nedeni ne olursa olsun yargı kararlarıyla emeklilik işleminin iptal edilmesi nedeniyle yeniden göreve başlayan iştirakçilerin herhangi bir nedenle tekrar emekliye sevk edilmeleri halinde; Kurumlarca gönderilen emeklilik belgelerinde iptal edilen ilk emeklilik işlemi sırasında ödenen emekli ikramiyesinin, görev başlatılmaları sırasında ilgililerden tahsil edilip edilmediğine ilişkin bilgi bulunmaması durumunda aylık bağlama işlemi sonuçlandırıldıktan sonra öncelikle bu hususta yazışma yapılacak olup, yazışma sonucunda;

a) Kurumlarca daha önce ödenmiş bulunan emekli ikramiyesi tahsil edilmiş ise, toplam hizmet sürelerinin tam yılına karşılık, b) Kurumlarca emekli ikramiyesi tahsil edilmemiş olması halinde ise, yalnızca yeniden göreve başladığı tarih ile emekliye sevk edildiği tarihler arasında geçen hizmet sürelerinin, tam yılına karşılık, aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar esas alınmak suretiyle emekli ikramiyesi ödenecektir. Emeklilik nedeniyle açıkta geçen sürelere ilişkin özlük haklarının da verilen yargı kararları kapsamında kurumlarca ödenerek bu sürelere ilişkin emekli keseneği ve kurum karşılığı tutarlarının Kurum adına yatırılmış olması halinde, emeklilik döneminde geçen süreler, emekli aylığına ve emekli ikramiyesine esas hizmet sürelerine ayrıca dahil edilecektir.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran tarafından özetle, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldıktan sonra talebi üzerine emekli olduğu, emekli olduğu tarihteski katsayılar esas alınarak 36 yıl üzerinden emekli ikramiyesinin ödendiği, OHAL İnceleme Komisyonu kararıyla göreve iade edildiği ve 1.1.2020 tarihinde yaş haddi nedeniyle emekli olduğu, ancak emekli ikramiyesinin daha önce aldığı emekli ikramiyesinin geri ödenmemesi nedeniyle yalnızca 4 yıl için güncel katsayılar üzerinden ödendiği, oysa ki bahse konu ikramiyeyi geri ödemesi hususunda tarafına herhangi bir bildirim yapılmadığını, yapılsaydı ödeyebilevek imkanı bulunduğunu belirtilerek emekli ikramiyesinin emekli olduğu tarihteki katsayılar ve tüm hizmet süresi üzerinden hesaplanması talep edilmektedir.

11. SGK tarafından özetle, emekli aylığı bağlanan ve emekli ikramiyesi ödenen ve görevine iade edildikten sonra tarafına ödenmiş emekli ikramiyesi tutarını kurumuna iade etmeyen başvuran hakkında, yaş haddinden ikinci kez emekliye sevk edildiği tarihteki katsayılar üzerinden tüm hizmetleri esas alınarak emekli ikramiyesinin hesaplanması ve ödenmesi yönündeki talebin uygulanmasına kanunen imkan bulunmadığı gibi aksi yönde bir işlemin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında ayrıca kamu zararına da neden olacağı ifade edilmiştir.

12. Bu çerçevede başvuruya konu uyuşmazlığın, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı neticesinde görevine iade edilen ve daha sonra yaş haddinden emekli olan başvuranın emekli ikramiyesinin, başvuranın yaş haddinden emekliye sevk edildiği tarihteki katsayılar ve toplam hizmet süresi esas alınarak ödenip ödenmeyeceği noktasında toplandığı görülmektedir.

13. OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı neticesinde göreve iade edilen başvurana ödenmiş bulunan emekli ikramiyesi hakkında ne şekilde işlem tesis edilmesi gerektiğine ilişkin olarak; 13.1. 7075 Sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Hakkındaki Kanunun 10 uncu maddesinde; “Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun

hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir.” denilerek bu madde kapsamında göreve başlayanlar hakkındaki kararnamenin tüm hüküm ve sonuçlarının geriye dönük ortadan kalktığı ve ilgilinin sanki kamu görevinden çıkarılmamış gibi tüm mali ve sosyal haklarının verilmesi gerektiği şeklinde bir düzenleme yapıldığı görülmektedir.

13.2. Buna göre, bir kamu görevlisinin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonun kararı neticesinde göreve başlaması, kamu görevinden çıkarılmasının tüm sonuçlarını ortadan kaldırdığından, görevden çıkarıldıktan sonra girdiği emekli statüsüyle birlikte kendisine SGK tarafından yapılan emekli ikramiyesi ödemesinin hukuki dayanağı da ortadan kalkmaktadır. Bu durumda, tesis edilen emeklilik işleminin yargı kararı ile iptali ya da somut olaydaki gibi OHAL komisyonu kararı sonrası göreve başlaması, ilgililere ödenen emekli ikramiyesinin hukuki dayanağının iptaliyle aynı sonucu doğurmaktadır.

13.3. Re’sen emekliye sevk edilip yargı kararı ile emeklilik işlemi iptal edilenlerden göreve başlayanların ödenmiş emekli ikramiyeleri hakkında ne şekilde işlem tesis edileceği Sosyal Güvenlik

Kurumunun 2011/32 sayılı genelgesinde belirlenmiştir. Genelgede, ilgililere ödenen emekli ikramiyesi tutarların bilahare emeklilik onayını veren kurumdan tahsil edildiği hatırlatılarak söz konusu ikramiyenin görev yaptıkları Kurumlarınca ilgililerden geri istenilmesi gerektiği, ilgililere ödenmiş emekli ikramiyesi ve emekli aylıklarının ilgililerin mevcut maaş ve diğer özlük haklarından doğan alacaklarından kesilerek SGK hesaplarına yatırılması gerektiği, bu kişilerin her ne suretle olursa olsun tekrar emekliye sevkleri halinde daha önce ödenen emekli ikramiyesinin tahsili hususunda yapılan işlemin sonucunun bildirilmesi gerektiği belirlenmiştir. Buna göre, emekli olup emekli ikramiyesi ödendikten sonra yargı kararı ile göreve başlayanların emekli ikramiyesi ödemelerinin tahsili açısından yetki, sorumluluk ve görevin ilgililerin görev yaptıkları ve SGK tarafından adlarına emekli ikramiyesi ödemesi yapılan Kurumlarında olduğu görülmektedir. Nitekim OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonun kararı neticesinde göreve başlayanlara yapılan emekli ikramiyesi ödemelerinin geri alınmasına yönelik özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte bu kişilerin durumlarının da yargı kararı ile emeklilik işlemleri iptal olan kişilerle aynı nitelikte olduğu değerlendirilmektedir.

13.4. Bunun yanında, idarece 201/32 sayılı Genelge hükümleri yanında her ne kadar 2020/22 sayılı

Genelgenin başvuru konusunu düzenleyen hükümlerine atıf yapılmışsa da anılan genelgenin 29/06/2020 tarihinde yürürlüğe konduğu, dolayısıyla başvuru konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olmadığı göz önüne alındığında mevcut başvuruda uygulanmasına imkan bulunmadığı açıktır.

13.5. Diğer taraftan, emeklilik işlemi iptal edilip göreve başlayanların ödenmiş emekli ikramiyelerinin geri alınması konusunda zaman içinde tereddütlerin oluşması üzerine İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel

Müdürlüğünce Hazine ve Maliye Bakanlığından istenen görüşler üzerine ilgili Bakanlıkça verilen görüşlerde aşağıdaki değerlendirmelerde aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır.

13.5.1. Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 09/11/2018 tarihli E.17813 Sayılı yazısında;

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinin birinci fıkrasında, kamu

zararının, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artış engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımlandığından bahisle, 6638 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve

Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna uygun olarak resen emekliliğe sevk edilmesi sonucu kendisine emekli ikramiyesi ödendikten sonra mahkeme kararıyla

memuriyete geri dönenlerden emekli ikramiyesinin geri alınması işleminin, Kamu Zararlarının Tahsiline

İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında olmadığının değerlendirildiği, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) “iade-i memuriyet ataması yapılmak suretiyle tekrar görevlerine başlatılan personele yapılan emekli ikramiyesi ödemelerinin ilgililerden tahsili açısından sorumluluğun kurumlarına ait olduğu” mütalaasına iştirak edildiği, bunun yanında söz konusu tutarların 6098 sayılı

Türk Borçlar Kanununun sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceği, iyi niyetli borçluların temerrüde düşürülmesi gerektiğinden idare tarafından borç bildiriminde bulunarak bildirimde süre belirlenmişse bu sürenin son gününü takip eden günün faiz başlangıç tarihi olarak alınabileceğinin düşünüldüğü belirtilmiştir.

13.5.2. Anılan yazı içinde bahsi geçen Hazine ve Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel

Müdürlüğünün (Mülga) 02/10/2018 tarihli ve 6294 sayılı görüşünde, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile Sosyal Güvenlik Kurumunun 24/03/2011 tarihli ve 2011-32 sayılı Dış Genelgesinden bahisle; “… Bu itibarla, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden; münhasıran son görevi itibarıyla 5434 sayılı kanuna veyahut 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında iştirakçi olup resen emekliye sevk edilenlerin, açtıkları davalar neticesinde son görev yaptıkları kamu idarelerince tesis edilen emekliye sevk işleminin iptal edilmesi durumunda; ilgiliye, emekli ikramiyesi ödenmesinin hukuki dayanağının ortadan kalktığı mütalaa edilmektedir.” ifadelerine yer verildiği, dolayısıyla, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında yer verilen, “Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.” hükmünün, sadece usulüne uygun olarak emekli ikramiyesine hak kazanmak suretiyle kendilerine emekli ikramiyesi ödenmiş olanlardan tekrar iştirakçi olarak göreve başlayanlarla sınırlı olduğu, resen emeklilik işlemi iptal edilenlerin ise iptal edilen işlemin tekemmül ettiği tarih ile kararın kesinleştiği tarih arasındaki dönemde geçmişe dönük olarak iştirakçi sayılmaları gerektiği hususları göz önüne alındığında; resen emeklilik işlemi iptal edilenler hakkında anılan sekizinci fıkranın uygulanmasına imkan bulunmadığı…” değerlendirilmiştir.

13.5.3. Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün 02/11/2018 tarihli ve 23874 sayılı görüşünde de; Sosyal Güvenlik Kurumunun 24/03/2011 tarihli ve 2011-32 sayılı Dış Genelgesinin 14 üncü maddesinden bahisle “… Ancak, güncel mevzuat gereği bir yargı kararı olmadıkça emeklilik işlemi yargı kararıyla iptal edilenlerin emekli ikramiyesi almasına esas olan işlem ortadan kalktığı için, emekli ikramiyesinin ilgilisinden tahsili gerekmekte olduğu, SGK tarafından hazırlanan genelgeler ile ilgililerin kurumları tarafından iade işlemlerinin yapılması gerekliliği…” açıkça belirtilmiştir.

13.5.4. Nitekim yukarıda yer verilen görüş ve yazılar ilgi tutulmak suretiyle hazırlanan İçişleri Bakanlığı

Emniyet Genel Müdürlüğünün 19/11/2018 tarihli ve 13983000/32268-(31513)-18/3104 sayılı yazısında da özetle; emekli olduktan sonra yargı kararı ile mesleğe geri dönenlerin emeklilik işlemi ortadan kalktığından kişilere ödenen emekli ikramiyelerinin sebepsiz zenginleşmeye neden olduğu, bunlardan göreve girdikten sonra tekrar emeklilik talebinde bulunmayıp göreve devam edenler hakkında SGK’nın 2011/32 sayılı genelgesi gereği işlem yapılması gerektiği, yine bunların emekli ikramiyesi iade işlemlerinin Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değil, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın “Kişiden Alacaklar” konulu 16 Sıra No’lu Genel Tebliğine göre yapılması gerektiği, bu durumda öncelikle kişi borcunun birimlerince ilgili personele tebliğ edilmesi ve

tebliğ belgesinde yer alan ödeme süresinin son gününü takip eden günün başlangıç faiz başlangıç tarihi olarak alınması gerektiği ifade edilmiştir.

13.6. Bunlar dışında geçmiş dönemde, 5434 sayılı Kanunda yaş hadlerine yönelik olarak yapılan yeni bir yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine, emekli olduktan sonra anılan düzenlemenin iptali üzerine yeniden göreve dönenlere emeklilik yönünden yapılmış ödemelerin geri alınması hususunda ortaya çıkan sorunların çözümü için yayımlanan 2003/36 sayılı Başbakanlık

Genelgesinde özetle “Emeklilik işlemi hiç gerçekleşmemiş kabul edilerek hesaplanacak aylıklarından emekli aylığı olarak ödenen kısmının mahsup edilerek geri kalan kısmının ödenmesi, Emekli ikramiyelerinin kurumlarınca geri istenilmemesi uygun görülmüştür.” denilerek, yargı kararı sonrası emekliliği iptal edilen kişilerin ikramiyesinin Kurum tarafından geri istenmemesi yönünde düzenleme yapıldığı görülmektedir.

13.7. Ayrıca, emekliye sevk işlemleri hakkında idari yargı mercilerince verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararlarının uygulanması sonucu görevlerine iade edilenlere ödenmiş olan emekli ikramiyesinin kurumlarınca geri istenilmesi nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklarda verilen

Danıştay kararlarının ikramiyelerin iade edilmeyeceği yönünde olduğu, aynı konuda Yargıtay tarafından verilen kararlarda da, ödenmiş olan emekli ikramiyelerinin, görevlerine iade edilen iştirakçilerden istenilmesinin objektif iyi niyet kuralları, hakkaniyet ilkeleri ve hukuk devleti esaslarına ters düşeceğinin hükme bağlandığı görülmektedir (Danıştay E:2003/71, K:2003/69).

13.7.1. Bundan başka Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin E:1994/2953, K:1994/4517 numaralı kararında; “… Davalıya atfı gereken bir kusur iddia ve ispat edilememiştir. Rıza ve istem dışı doğrudan emekliye ayrılma söz konusudur. Davalının aldığı ikramiyeyi mal varlığından çıkarabileceği yaşam deneylerine, hayatın normal akışına tamamen uygundur. Bu durum karşısında, emekli ikramiyesinin davalıdan geri istenmesinin; objektif iyiniyet kuralları, hakkaniyet ilkeleri ile hukuk devleti esaslarına ters düşeceğinde kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır. Bu kabul altında denilebilir ki, emekli ikramiyesi geri istenmemeli, sonradan emekliye ayrılma halinde evvelce alınan ikramiyenin son defa tahakkuk ettirilecek emekli ikramiyesinden mahsubu yapılmak suretiyle sadece farkının ödenmesi yapılmalı, böylece somut adalet gerçekleştirilmelidir. Bu konuda Sayıştay Genel Kurulu’nun görüşü de aynı doğrultudadır (Bkz. Sayıştay Genel Kurulu’nun 2.4.1964-2939/3 sayılı kararı).” şeklinde hükme bağlanmıştır.

13.8. Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat, ilgili idarelerin görüş ve yazıları ile konuya ilişkin yargı kararları bir arada değerlendirildiğinde; emekliliği iptal olup göreve başlayanların ödenmiş emekli ikramiyelerinin geri alınmasında yetki, görev ve sorumluluğun kişilerin görev yaptığı kurumlarda olduğu, bu şekilde göreve başlayanlar hakkında yapılması gereken işin öncelikle mahsuplaşmaya gitmek olduğu, mahsuplaşmaya gidilmemesi durumunda ise sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümler de dikkate alınarak emekli ikramiyesinin Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın “Kişiden Alacaklar” konulu 16 Sıra No’lu

Genel Tebliğine göre geri alınması olduğu değerlendirilmektedir.

13.9. Somut olayda, başvurana 15/09/2016 tarihindeki katsayılar üzerinden 36 tam hizmet yılına karşılık ilk defa 1.12.2016 tarihli işlemle emekli ikramiyesi ödendiği, söz konusu emekli ikramiyesinin başvuranın göreve iadesi sonrasında kurumunca başvurana yapılan görev aylığı ödemelerinden mahsup edilmediği gibi daha sonra da tahsili yoluna gidilmediği görülmektedir. Bu durumda başvuranın

Kurumunca, emekli ikramiyesinin geri alınması işlemleri sırasında gerek mevzuatta Sosyal Güvenlik

Kurumu tarafından belirlenen yolun gerekse adına ikramiye ödenen idareler yönünden uygulamayı

şekillendirmekle yetkili Hazine ve Maliye Bakanlığı görüşlerinde belirlenen yolun izlenmediği, dolayısıyla hukuka ve hakkaniyete uygun işlem tesis edilmediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

14. Göreve iade olduktan sonra yaş haddinden emekli olduğu 15/10/2019 tarihi esas alınarak başvurana ödenen emekli ikramiyesinin ne şekilde hesaplanması gerektiğine ilişkin olarak; 14.1. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde iştirakçilere her tam fiili hizmet yılları üzerinden emekli ikramiyesi ödeneceği, emekli ikramiyesi aldıktan sonra iştirakçi durumuna girenlerin yeniden emekliye ayrılmaları durumunda ise bunların sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık emekli ikramiyesi ödeneceği düzenlenmiştir.

14.2. 7075 Sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu hakkında ki Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında göreve başlayanlar hakkındaki kararnamenin tüm hüküm ve sonuçlarının geriye dönük olarak ortadan kalktığı ve ilgilinin kamu görevinden çıkarılmamış gibi tüm mali ve sosyal haklarının verilmesi gerektiği şeklinde bir düzenleme yapıldığı göz önüne alındığında başvuranın görevden çıkarıldıktan sonra girdiği emekli statüsünün de bu düzenlemenin doğal bir sonucu olarak ortadan kalktığı değerlendirilmektedir.

14.3. Bu durumda, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin “Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.” hükmünün, sadece usulüne uygun olarak emekli ikramiyesine hak kazanmak suretiyle kendilerine emekli ikramiyesi ödenmiş olanlardan tekrar iştirakçi olarak göreve başlayanlarla sınırlı olduğu, emeklilik işlemi ortadan kalkanların ise ortadan kalkan işlemin tekemmül ettiği tarih ile göreve iade olduğu tarih arasındaki dönemde geçmişe dönük olarak iştirakçi sayılmaları gerektiği hususları göz önüne alındığında; Ohal komisyonu kararı neticesinde göreve dönenler hakkında anılan sekizinci fıkranın uygulanmasına imkan bulunmadığı, bu kişilere ödenecek emekli ikramiyesinin ilk defa emekli olanlar için belirlenen esaslarla hesaplanması gerektiği değerlendirilmektedir.

14.4. Somut olayda OHAL İnceleme Komisyonu kararı neticesinde göreve başlayan ve 15/09/2016 tarihli emekliliği ortadan kalkan başvurana, görevden çıkarıldığı 01/09/2016 tarihinden yaş haddinden emekli edildiği 15.1.2020 tarihine kadar geçen süre dikkate alınarak SGK tarafından 4 yıl hizmet süresi üzerinden emekli ikramiyesi ödendiği görülmektedir. Bu durumda, yukarıda yer verilen hükümlerden esasen usulüne uygun olarak ilk defa 15.1.2020 tarihinde emekli olduğu anlaşılan ve anılan tarihteki toplam hizmet süresi ve katsayılar esas alınarak emekli ikramiyesinin ödenmesi gerektiği değerlendirilen başvurana sadece 4 tam yıl hizmeti üzerinden emekli ikramiyesi ödenmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

15. Yukarıda yer verilen hususların yanında, aynı konuda ve aynı taleple Kurumuza daha önce yapılmış başvurular üzerine Kurumumuzca verilen birden fazla Tavsiye Kararı (2019/36, 2020/4164, 2020/4424 ve 2020/76708 Başvuru Numaralı Kararlar) bulunmaktadır. Anılan kararlarda Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığına başvuranların emekli ikramiyelerinin OHAL İnceleme Komisyonu kararı ile göreve iade edildikten sonra emekli oldukları tarihteki toplam hizmet süreleri ve katsayılar esas alınarak ödenmesinin yanında, mevcut dönem itibarıyla şikayet konusu uygulama hakkında çok sayıda talebin yapılmasının muhtemel olduğu ve mevzuatta konuya ilişkin açık bir düzenlemenin bulunmadığı tespiti yapılarak mevzuat düzenlemesine de gidilmesi tavsiyesinde bulunulmuştur.

16. Konu hakkında İdarece 29/06/2020 tarihli ve 2020/22 sayılı 5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki sigortalıların sigortalılık- tahsis ve ödeme işlemleri Genelgesinin 9.2.1 nolu

“Yargı Kararıyla emeklilik İşlemi İptal Edilmesi” başlıklı maddesinde düzenlemeye gidildiği görülmüştür. Söz konusu düzenlemede, yargı kararı neticesinde göreve iade olduktan emekliye sevk edilenlerden kurumlarınca emekli ikramiyesi tahsil edilmemiş olanların, yalnızca göreve iade edildiği tarih ile emekliye sevk edildiği tarihler arasında geçen sürelerine emekli ikramiyesi ödeneceği belirlenmiştir.

17. Daha önce de belirtildiği üzere bir kamu görevlisinin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonun kararı neticesinde göreve başlaması, 7075 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin açık düzenlemesi gereği ilgilinin kamu görevinden çıkarılmasının tüm sonuçlarını ortadan kaldırmakta, dolayısıyla ilgililerin görevden çıkarıldıktan sonra girdiği emekli statüsüyle birlikte kendilerine SGK tarafından yapılan emekli ikramiyesi ödemesinin hukuki dayanağını da ortadan kaldırmaktadır. Bu kişilerin göreve iade olduktan sonra yeniden emekliye sevk edilmeleri durumunda haklarında ilk defa emekli olanlar için geçerli olan yasal düzenlemelerin uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla emekli ikramiyeleri hesaplanırken de tüm sonuçlarıyla ortadan kalkan daha önceki işlemlere dayanarak haklarında daha önce emekli olup emekli ikramiyesi ödenmiş kişiler gibi işlem yapılmasına imkan bulunmamaktadır. Nitekim mevcut şikayeti de kapsar şekilde konu hakkında oluşan tereddütleri gidermek için İçişleri Bakanlığınca Hazine ve Maliye

Bakanlığından görüş talebinde bulunulması üzerine 2018 yılının Ekim-Kasım aylarında Bakanlığın konuyla ilgili birbirinden farklı birimlerince verilen görüşlerde de anılan çerçeve kabul edilmiş ve özetle görevine iade olan personele yapılan emekli ikramiyesi ödemelerinin ilgililerden tahsili açısından sorumluluğun kurumlarına ait olduğu, bunun yanında söz konusu tutarların 6098 sayılı Türk Borçlar

Kanununun sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceği belirtilmiştir. Nihayet Emniyet

Genel Müdürlüğünce bu görüşlere dayanarak hazırlanan talimatta da özetle; emekli olduktan sonra yargı kararı ile mesleğe geri dönenlerin emeklilik işlemi ortadan kalktığından kişilere ödenen emekli ikramiyelerinin sebepsiz zenginleşmeye neden olduğu, bunların emekli ikramiyesi iade işlemlerinin

Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değil, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın “Kişiden Alacaklar” konulu 16 Sıra No’lu Genel Tebliğine göre yapılması gerektiği ifade edilmiştir.

18. Bu halde idarece yapıldığı görülen mevcut düzenlemenin halihazırda yürütmekte olduğu ve şikayetlere konu uygulamanın mevzuata taşınmasından ibaret olduğu, hukuken ortadan kalkmış bir işlemin sonuçlarını dayanak olarak kabul ettiği, bu durumun ise yukarıda yer verilen gerek Kurumumuz

Tavsiye Kararlarında gerekse Hazine ve Maliye Bakanlığının konuya ilişkin görüşlerinde benimsenen ve

Emniyet Genel Müdürlüğünce talimata dönüştürülen esaslarla uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır. Bu ahkamda konunun kapsamı göz önüne alındığında mevcut düzenlemenin, adlarına emekli ikramiyesi ödemesi yapılan kamu idareleri yönünden harcama usul ve esaslarının belirleyicisi olan Hazine ve

Maliye Bakanlığı ile yapılacak istişareler ve alınacak görüş çerçevesinde gözden geçirilmesinin sorunun çözümü açısından daha sağlıklı ve faydalı olacağı değerlendirilmektedir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; ilgili idarenin, Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap vermediği bu anlamda ‘makul sürede karar verme’, ilkesine, ayrıca şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle

‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE, – Başvurana ilk kez SGK’nın 1.12.2016 tarihli işlemiyle ödenen emekli ikramiyesinin, 6098 sayılı Türk

Borçlar Kanunundaki sebepsiz zenginleşme hükümleri ve Hazine ve Maliye Bakanlığının “Kişiden alacaklar” konulu 16 Seri No’lu Genel Tebliği hükümleri dikkate alınarak geri alınması hususunda

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE,

– Başvuranın emekli ikramiyesinin, usulüne uygun olarak ilk kez 15/01/2020 tarihinde emekli olduğu dikkate alınarak, tüm hizmet süreleri ve 15/01/2020 tarihindeki katsayılar üzerinden hesaplanması ve başvurana ödenmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Emniyet

Genel Müdürlüğü ve Sosyal Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın, gereği için BAŞVURANA, EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE ve SOSYAL

GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, ilgisi nedeniyle bilgileri için HAZİNE VE

MALİYE BAKANLIĞINA gönderilmesine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi