ÖZET: Başvuran, BOTAŞ Genel Müdürlüğünde çalıştığını ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yaptığı başvuru sonucunda, 15/12/2000-14/01/2001 dönemine ait bir aylık hizmet süresinin eksik hesaplandığını öğrenmiştir. Bu durumun, emekli keseneği ve kurum karşılığına ait 7,04 TL’lik primin SGK hesabına geç yatırılmasından kaynaklandığı belirtilmiştir. SGK, bu süre zarfında yatırılmayan primlerin fiili hizmet süresinden sayılmayacağına dair bilgi vermiştir. Ancak başvuran, bu uygulamanın hukuki dayanağının olmadığını ve mağduriyetinin giderilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını talep etmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun mülga geçici 192. maddesi uyarınca, emeklilik keseneklerinin süresi içinde yatırılmaması durumunda ilgili sürelerin fiili hizmetten sayılmayacağını belirtmiştir. Bu bağlamda, başvuranın 2000 yılı Aralık ayına ait priminin geç yatırılması nedeniyle hizmet süresinin silinmesi yönündeki işlemin hukuki bir temeli bulunmadığı ifade edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için SGK’ya tavsiyede bulunmuş ve bu kararın 30 gün içinde SGK tarafından uygulanmasını istemiştir. Başvuranın, primlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle silinen hizmet süresinin toplam hizmet süresinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/12712-S.19736

BAŞVURU NO : 2019/11294

KARAR TARİHİ : 06/12/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Toplam hizmet süresinin eksik hesaplandığı iddiası hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 17/06/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, BOTAŞ Genel Müdürlüğünde çalışmakta olduğunu, toplam hizmet süresinin bildirilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurusu üzerine 15/12/2000-14/01/2001 dönemine ait bir aylık hizmet süresinin sayılmadığını öğrendiğini, bunun nedeninin bu aya ait maaş katsayı artışından kaynaklanan maaş farkına ait 7,04 TL emekli sandığı priminin SGK banka hesabına geç yatırılması olduğunun anlaşıldığını, SGK’nın kendisine 5434 sayılı

Kanunun Geçici Madde 192 uyarınca, ait olduğu ay içerisinde yatırılmayan veya eksik yatırılan emekli keseneği ve kurum karşılığı tutarlarının daha sonra yatırılmasına imkan olmadığından kesenek ve kurum karşılığı yatırılmayan ayların fiili hizmet süresinden sayılamayacağı yönünde bilgi verdiğini, ancak ne dayanak gösterilen Geçici 192 nci maddede ne de başka bir maddede böyle bir hüküm bulunmadığını, oysa ki prim borcunun geç yatırılması halinde yapılması gerekenin 5434 sayılı Kanunun 3284 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle değiştirilen

17 nci maddesinin (ç) fıkrasında izah edildiğini, bu madde kapsamında işlem tesis

edilmediğinden mağdur edildiğini, yine kendisine verilen cevabi yazıda, “Aralık 2000 ayı prim borcuna ait tutarın süresi içerisinde yatırılmadığından hizmetten sayılmadığının, bu aydan kalan tutarın ise yine süresi içerisinde yatırılmayan Ocak 2001 ayına mahsup edilerek bu ayın hizmetten sayıldığını” beyan edilmekte ise de 15/12/2000-14/01/2001 dönemi maaşından kesilen primlerin SGK hesabına ödenmesine dair BOTAŞ tarafından bankaya verilen yazılı talimatın tarihinin 15/12/2000 tarihi olduğunu, bu sürenin maaş ödemesinin yapıldığı aynı güne tekabül etmekte olduğunu ve gecikmenin söz konusu olmadığını, zira 5434 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (a) fıkrasına göre kesenek ve karşılıkların ödeme zamanının maaş ödemesinin yapıldığı günü takip eden 20 nci güne kadar yatırılabilecek iken priminin bu sürenin başında ödendiğini, geç yatırılan prim ve kurum karşılığına ait tutarın sadece 1 Ocaktan geçerli maaş katsayı artışına tekabül eden 7.04 TL’den ibaret olduğunu belirterek mağduriyetinin giderilmesi için gerekli hukuki tedbirlerin alınmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 02/07/2019 tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 05/08/2019 tarihli ve … sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmek suretiyle özetle; 2.1. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 7/5/1986 tarihli ve 3284 sayılı Kanunla eklenen mülga geçici 192 nci maddesi hükmü uyarınca, 5434 sayılı Kanunla ilgilendirilenlerden Bağ-Kur ile ilgilendirilmesi gereken işlerde çalışanların emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının tamamı, Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilgilendirilmeleri gereken görevlerde çalışanların ise emeklilik keseneklerinin tamamı ile Sosyal Sigortalar Kurumuna ödenecek işveren hissesi ile % 20 karşılık arasındaki farkın tamamı ilgililerden, işveren hissesi de çalıştıran işyerinden tahsil edildiği, 2.2. 5434 sayılı Kanunun mülga geçici 192 nci maddesi uyarınca Kurumlarıyla ilgilendirildiler hakkında uygulama, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun o tarihte yürürlükte olan 108 inci maddesine göre aylıksız izin verilenlerin bu sürelerinin (kesenek ve karşılıklarının kendileri tarafından her ay T.C. Emekli Sandığına gönderilmesini kabul etmeleri şartıyla) emeklilik yönünden eski derecelerinden değerlendirileceği hükmüne paralel olarak, emekli kesenek ve kurum karşılıklarını ait olduğu ay içinde Kurumlarına gönderilmesi halinde bu sürelerinin fiili hizmet sürelerinden sayılması, emekli keseneği ve kurum karşılığı yatırılmayan aylara ait sürelerin ise fiili hizmet sayılmaması şeklinde yürütüldüğü, 2.3. Bu maddede emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarını süresi içinde Kurumlarına yatırmayanların emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarını daha sonra ödeyebileceklerine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmediğinden, süresi içinde yatırılmayan veya eksik yatırılan ayların fiili hizmet süresinden sayılmasına imkan bulunmadığı, 2.4. 5434 sayılı Kanunun 17 nci maddesi ile kesenek ve karşılıkların nasıl kesilip Kurum hesabına yatırılacağı, maddede belirtilen hususlara uyulmadığı takdirde ne gibi işlemlerin yapılacağı hükme bağlanmış ise de söz konusu hüküm 5434 sayılı Kanuna tabi olan kurumlarda ve bu kurumlarda zorunlu olarak 5434 sayılı Kanunla iştirakçiliği sağlanmış olanlar için olup istisnai bir hüküm olan geçici 192 nci madde uyarınca ilgilendirilmiş olanlar hakkında uygulanmasına imkan bulunmadığı, 2.5. 5434 sayılı Kanunun başka bir istisna hükmü olan Ek 72 nci maddesi (25/6/2003 tarih ve 4905 sayılı Kanunla değişik halinden önceki şeklinde) uyarınca da aylıksız izinli olarak geçen sürelere ait emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının fiili hizmet süresinden sayılabilmesi için emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının her ay veya aylıksız izin süresinin bitim tarihini takip eden üç ay içinde ödenmeyen emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının daha sonra ödenmesine imkan olmayıp, emeklilik keseneği ve kurum karşılıkları ödenmeyen aylara ait süreleri fiili hizmet süresinden sayılmadığı, 2.6. İstisnai bir hüküm olan 5434 sayılı Kanunun geçici 192 nci maddesi uyarınca hükümdeki şartlara haiz olanlar kendi, istekleri üzerine (isteğe bağlı olarak) 5434 sayılı

Kanunla ilgilendirilmekte olup, bu şekilde kurulan ilgi, kesenek ve kurum karşılıklılarının süresi içerisinde Kuruma yatırılması esasına dayanmakta olduğu, 2.7. Bu nedenle kendi istekleri üzerine 5434 sayılı Kanunla ilgilendirilen geçici 192 nci madde iştirakçileri kesenek ve kurum karşılık tutarlarına ait paraları zamanında Kuruma yatırmakla yükümlü olduklarından yatırılmayan emekli keseneği ve kurum karşılıklarını daha sonra yatırmalarına imkan bulunmadığı, 2.8. Söz konusu madde uyarınca, Kurumlarıyla ilgilenmek isteyen ve yapılan yazışmalar nedeniyle Kurumlarıyla ilgisi ileri bir tarihte geçmişe yönelik kurulanların geriye dönük olarak

Kurumlarına ödemeleri gereken emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının yatırılması için iadeli taahhütlü bildirimde bulunularak 5434 sayılı Kanunun mülga ek 72 ve geçici 202 nci maddeleri uyarınca (kesenek ve karşılık tutarlarının ait olduğu ay içinde yatırılması ifadesinden) 30 günlük süre verilmekte, verilen bu süreler içinde kesenek ve karşılık tutarlarını

Kurumlarına veya Kurumları adına bankaya yatıranların bu süreleri fiili hizmetlerine eklenmekte, yatırmayanların ise bu sürelerinin fiili hizmetlerine eklenmesi mümkün olmadığı, 2.9. Aksi halde, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun mülga geçici 192 nci maddesi uyarınca Kurumlarıyla ilgisi sağlanan kişilerin taraflarınca ve kurumlarınca emekli olacağı tarihe kadar emekli keseneği ve kurum karşılığı yatırmayıp emekliliğe hak kazandığı tarihte yatırmaları gibi bir durumla karşılaşılabileceği, böyle bir keyfiliğin kanun koyucu tarafından korunması da söz konusu olamayacağını, 2.10. Diğer taraftan, Türk Sosyal Güvenlik yasalarında yer alan emekliliğe ilişkin düzenlemelerin gelişmiş batı ülkelerindeki emeklilik mevzuatlarıyla kıyaslanmasında daha kolay şekilde hak kazandırıcı hükümleri içerdiği görülmekte olup. 5434 sayılı T.C. Emekli

Sandığı Kanununun mülga geçici 192 nci maddesi uyarınca Kurumlarıyla ilgilendirilenlerin, bir de emeklilik keseneği ve kurum karşılığını süresi içerisinde yatırmayıp emekliliğe hak kazandıklarında yatırmaları, edim-karşı edim (nimet-külfet) esasına dayanan bir sosyal güvenlik kuruluşu olan Kurumlarının mali yapısı üzerinde olumsuz etki yaratacağı, 2.11. Ayrıca, bu durum 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun mülga geçici 192 nci maddesi uyarınca Kurumlarıyla ilgilendirilenlerden aynı sürelere ait emeklilik keseneği ve kurum karşılığını süresi içerisinde yatıran kişi ile emekliliğe hak kazandığında yatıran kişinin

Kurumlarına ödeyeceği emeklilik keseneği ve kurum karşılık tutarının aynı olması sonucunu doğuracak, bu da T.C. Anayasasının 10 uncu maddesinde ifadesini bulan eşitlik ilkesine aykırı olacağı, 2.12. Başvuranın, 31/7/1990 tarihinde Kurumları kayıtlarına geçen 17/7/1990 tarihli dilekçesi üzerine 15/2/1990 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanunun mülga geçici 192 nci maddesi uyarınca Kurumlarıyla ilgilendirildiği, bu hususun da bir örneği de tarafına bilgi olarak gönderilen 26/11/1990 tarihli ve … sayılı yazılarıyla Karadeniz Bakır İşletmeleri A.Ş. Genel

Müdürlüğüne bildirildiği, 2.13. 07/09/1998 tarihinde BOTAŞ Genel Müdürlüğüne … olarak geçen başvuranın, bu kez 7/9/1998 tarihli dilekçesi ile 5434 sayılı Kanunun geçici 192 nci maddesi uyarınca ilgisinin devam etmesini istemesi üzerine dilekçesinin Kurum kayıtlarına geçtiği 11/9/1998 tarihini takip eden aybaşı olan 15/9/1998 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanunun mülga geçici 192 nci maddesi uyarınca ilgi devamı sağlandığı, BOTAŞ Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. Genel

Müdürlüğüne hitaben yazılan ve bir örneği tarafına bilgi olarak gönderilen 18/9/1998 tarihli ve

… sayılı yazılarıyla yatırılması gereken emekli keseneği ve kurum karşılıklarının ait olduğu ay içerisinde Kurumlarına yatırılması gerektiği, bu sürede yatırılmayan ayların fiili hizmet sürelerinden sayılmayacağı bildirildiği, 2.14. 2000 yılı Aralık ayına ait 14/1/2001 tarihine kadar yatırılması gereken emekli keseneği ve kurum karşılığı tutarının BOTAŞ Genel Müdürlüğü tarafından 7.04 TL noksan yatırıldığı, daha sonra noksan yatırılan bu tutarın süresi içerisinde tamamlanmayıp 16/3/2001 tarihinde yatırıldığı, dolayısıyla emekli keseneği ve kurum karşılıkları süresi içerisinde yatırılmayan 15/12/2000-14/1/2001 tarihleri arasında geçen 1 aylık süresinin toplam hizmet süresine eklenmesi mümkün olamadığı, 2.15. 5434 sayılı Kanunun 17 nci maddesi ile emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının nasıl kesileceği, Kurumlarına ne zaman gönderileceği ve maddede belirtilen esaslara uyulmadığı takdirde ne gibi işlemler yapılacağı hükme bağlanmış ise de, söz konusu hüküm

5434 sayılı Kanuna tabi kurumlarda zorunlu olarak 5434 sayılı Kanunla iştirakçiliği

sağlananlara ilişkin olduğu, istisnai bir hüküm olan mülga geçici 192 nci madde uyarınca

Kurumlarıyla ilgilendirilenlerin emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının ödenme şekli ve süresine ilişkin bir hüküm içermediği, 2.16. 5434 sayılı Kanunun mülga 17 nci maddesi uyarınca, Kurumlarıyla zorunlu olarak ilgilendirilenlerin emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının aylık, ücret veya tahsisatın tediyesi gününü takip eden 7 gün içinde Kurumlarına ödenmesi (örneğin, 15/7/2019 tarihinde aylıklardan kesilen emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının en geç 22/7/2019 tarihine kadar

Kurumumuza yatırılması gerekir.) gerekmekte iken, 5434 sayılı Kanunun mülga geçici 192 nci maddesi uyarınca ilgilendirilenlerin ise emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarını ait olduğu ay içinde Kurumlarına yatırması gerekmekte olduğu, yapılan uygulamanın 5434 sayılı

Kanunun mülga geçici 192 nci maddesi sigortalıların lehine olduğu gibi bu maddenin ilgili hakkında uygulanması maddeten de mümkün olmadığı, 2.17. 5434 sayılı Kanunun mülga geçici 192 nci maddesi iştirakçilerinin emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının süresi içinde yatırılması gerektiği, süresi içinde yatırmayanların daha sonra emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarını yatırmasının mümkün olmadığı ve bu sürelerinin hizmet sayılmayacağına ilişkin Kurumları uygulamasında bir yanlışlık bulunmadığı, belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 5.1. 17 nci maddesinde, “Kurumlar 14 üncü maddede yazılı Sandık gelirlerinden; a) (Değişik: 13/7/1993 – KHK – 486/20 md.) a, b, c, ç, d fıkralarında yazılı kesenek ve karşılıkları aylık, ücret veya tahsisatın tediyesi gününü takip eden günden başlamak üzere 7 gün içinde,

b) (f) fıkrasında yazılı % 4’lerin tamamını, bütçelerinin yetkili makamlarca tasdik edildiği tarihleri takip eden aybaşlarından itibaren en çok (6) ay içinde ve aylık eşit taksitlerle ve yıl içinde alınan ek tahsisatlara ait % 4’lerin tamamının da o yılın son gününü geçmemek üzere bunların alındığı tarihleri takip eden 2 ay içinde, c) g, h, i fıkralarında yazılı olanları tahsilleri gününü takip eden günden başlamak üzere 7gün içinde, ç) (j) fıkrasında yazılı olanları,ilgili maddelerinde gösterilen süreler içinde.

Sandığa veya Sandık adına postaya veya bankaya yatırmaya mecburdurlar.

…

Sandık gelirlerini tahakkuk ettirmeyen, yukarıda yazılı süreler içinde kesmeyen veya göndermeyen kurumların ve tediye merkezlerinin tahakkuk ve ödemeyle ilgili memurları ile sorumlu muhasiplerinden bu paralar % 10 fazlasıyla birlikte ve Sandığın talebi üzerine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre mahalli maliye teşkilatınca tahsil olunur…”

5.2. Ek 72 nci maddesinde, “ Personel mevzuatına göre aylıksız izinli sayılanlardan aylıksız izinli olarak geçen sürelere ilişkin kesenek ve karşılıklarını istekleri halinde her ay veya 102 nci maddede yazılı süreler içinde başvurmaları ve başvuru tarihindeki katsayılar ve emekli keseneğine esas aylığın hesabına ait diğer unsurlar ile kesenek ve karşılık oranları esas alınmak suretiyle hesaplanacak kesenek ve karşılıklarını aynı süreler içinde defaten ödemeleri halinde aylıksız geçen izin süreleri emeklilik yönünden eski derecelerinde değerlendirilir.” 5.3. Geçici 191 inci maddesinde, “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, 8/6/1984 tarih ve

233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kurumlarda Türkiye Cumhuriyeti Emekli

Sandığına tabi olarak çalışanlardan, sözleşmeli personel statüsüne geçenlerle, daha önce bu statüye geçmiş olanlardan, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına yazı ile müracaat edenlerin, müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren Sandıkla ilgileri devam ettirilir.” 5.4. Geçici 192 nci maddesinde, “Geçici 14 üncü madde uyarınca iştirakçi olarak Türkiye

Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilgilendirilenlerden her ne sebeple olursa olsun, görevlerinden ayrılarak, diğer sosyal güvenlik kurumları ile ilgili bir görevde çalışanların istekleri üzerine, müracaatlarının Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden aybaşından itibaren, emekli keseneğine esas aylıkları üzerinden Geçici 14 üncü maddedeki kesenek ve karşılık toplamı üzerinden hesap edilmek ve her yıl bir kademe, her üç yılda bir derece yükseltilmek ve tamamı kendilerinden tahsil edilmek şartıyla Türkiye Cumhuriyeti

Emekli Sandığı ile ilgilendirilmeleri sağlanır.

Bu suretle ilgileri devam edenlerin Bağ – Kur ile ilgilendirilmeleri gereken işlerde çalışanların kesenek ve karşılıklarının tamamı, Sosyal Sigortalar Kurumu veya 506 sayılı Sosyal Sigortalar

Kanununun geçici 20 nci maddesine tabi kurumlar ile ilgilendirilmeleri gereken görevlerde çalışanların keseneklerinin tamamı ile, Sosyal Sigortalar Kurumuna veya 506 sayılı Sosyal

Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesine tabi kurumların emekli sandıklarına ödenecek işveren hissesi ile % 18 karşılık arasındaki farkın tamamı kendilerinden işveren hissesi de çalıştıran işyerinden tahsil edilir.

Kesenek ve karşılık yüzdelerinin artması halinde, bu maddedeki yüzdeler de aynı miktarda artırılır.

Ancak bu suretle geçen süreler emeklilik ikramiyesinin hesabında dikkate alınmayacağı gibi, emekli keseneğine esas aylıkları da, tahsil durumları itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununda yer alan yükselebilecekleri azami derece ve kademeyi geçemez.” hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran tarafından özetle, BOTAŞ Genel Müdürlüğünde çalışmakta olduğunu, toplam hizmet süresinin bildirilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurusu üzerine 15/12/200014/01/2001 dönemine ait bir aylık hizmet süresinin silindiğini öğrendiğini, Sosyal Güvenlik

Kurumuyla yaptığı yazışmalarda kesenek ve kurum karşılığı yatırılmayan ayların fiili hizmet süresinden sayılamayacağı yönünde bilgi verildiğini, ancak ne dayanak gösterilen Geçici 192 nci maddede ne de başka bir maddede böyle bir hüküm bulunmadığını, ayrıca 5434 sayılı

Kanunun 17 nci maddesine göre işlem tesis edilmesi gerekirken bu yola başvurulmadığını, 1

Ocaktan geçerli maaş katsayı artışına tekabül eden 7.04 TL’den ibaret olan borç nedeniyle mağdur edildiğini belirterek gerekli tedbirlerin alınmasını talep etmektedir.

8. Bilindiği üzere, Anayasanın 2 nci maddesinde Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, bir idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerekmekte olup, idari işlemin dayanağı olan sebebin açıkça kanunlarda gösterilerek bağlı yetkinin bulunduğu durumlarda idarenin, kanunun koyduğu sınırlar içinde kalması, sebep ve konu yönünden kanun ile belirtilen koşullara uyması gerekir.

(AYM, 17/04/2008 Tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı Kararı).

9. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 7/5/1986 tarihli ve 3284 sayılı Kanunla eklenen mülga geçici 192 nci maddesi ile mülga geçici 191 inci madde uyarınca iştirakçi olarak

5434 sayılı Kanunla ilgilendirilmiş olanlardan her ne sebeple olursa olsun, görevlerinden

ayrılarak, diğer sosyal güvenlik kurumları ile ilgili bir görevde çalışanların istekleri üzerine müracaatlarının Kurumları kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden aybaşından itibaren, emekli keseneğine esas aylıkları üzerinden %16 kesenek, %20 karşılık hesap edilmek ve her yıl bir kademe, her üç yılda bir derece yükseltilmek ve tamamı kendilerinden tahsil edilmek suretiyle

5434 sayılı Kanunla kurulmuş olan ilgilerinin devam edeceği, bu suretle ilgileri devam

edenlerin Bağ-Kur ile ilgilendirilmeleri gereken işlerde çalışanların kesenek ve karşılıklarının tamamı, Sosyal Sigortalar Kurumu veya 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 inci maddesine tabi kurumlar ile ilgilendirilmeleri gereken görevlerde çalışanların keseneklerinin tamamı ile Sosyal Sigortalar Kurumuna veya 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici

20 nci maddesine tabi kurumların emekli sandıklarına ödenecek işveren hissesi ile %20 karşılık

arasındaki farkın tamamı kendilerinden, işveren hissesinin de çalıştıran iş yerinden tahsil edileceği, kesenek ve karşılık yüzdelerinin artması halinde, bu maddedeki yüzdelerin de aynı miktarda arttırılacağı hükme bağlanmıştır.

10. Sosyal Güvenlik Kurumundan edinilen bilgi ve belgelerden, istisnai bir hüküm olan mülga geçici 192 nci madde uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumuyla ilgilendirilenlerin emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının ödenme şekli ve süresine ilişkin ilgili madde metininde bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle 5434 sayılı Kanunun mülga geçici 192 nci maddesi uyarınca

Kurumlarıyla ilgilendirildiler hakkında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun o tarihte yürürlükte olan 108 inci maddesine göre aylıksız izin verilenlerin bu sürelerinin emeklilik yönünden eski derecelerinden değerlendirileceği hükmüne paralel olarak, emekli kesenek ve kurum karşılıklarını ait olduğu ay içinde Kurumlarına gönderilmesi halinde bu sürelerinin fiili hizmet sürelerinden sayılması, emekli keseneği ve kurum karşılığı yatırılmayan aylara ait sürelerin ise fiili hizmet sayılmaması şeklinde işlem yürütüldüğü görülmüştür.

11. Somut olaya gelindiğinde ise, başvuranın BOTAŞ Genel Müdürlüğüne … olarak geçmesi üzerine 07/09/1998 tarihli dilekçesi ile 5434 sayılı Kanunun geçici 192 nci maddesi uyarınca ilgisinin devam etmesini talep ettiği, bunun üzerine Sosyal Güvenlik Kurumunca 11/9/1998 tarihini takip eden aybaşı olan 15/9/1998 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanunun mülga geçici 192 nci maddesi uyarınca başvuranın ilgi devamının sağlandığı, 2000 yılı Aralık ayına ait emekli keseneği ve kurum karşılığı tutarının BOTAŞ Genel Müdürlüğü tarafından 7,04 TL noksan yatırıldığı, daha sonra noksan yatırılan bu tutarın süresi içerisinde tamamlanmayıp 16/3/2001 tarihinde yatırıldığı, akabinde ise Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından emekli keseneği ve kurum karşılıkları süresi içerisinde yatırılmayan 15/12/200014/1/2001 tarihleri arasında geçen 1 aylık süresinin başvuranın toplam hizmet süresinde dikkate alınmadığı görülmüştür.

12. Bu çerçevede uyuşmazlığın, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun Geçici 192 nci maddesi hükmü çerçevesince Kurumla ilişkilendirilenlerin emekli kesenek ve kurum karşılıklarının geç ödenmesi durumunda ilgili dönemlere ilişkin hizmetlerin toplam hizmet süresinden silinip silinemeyeceği yönünde toplandığı anlaşılmaktadır.

13. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun Geçici 192 nci maddesi hükmüne bakıldığında, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilişkilendirilecek olanların emekli kesenek ve kurum karşılıklarının kişilerin kendilerinden ve bu kişileri çalıştıran iş yerlerinden tahsil edileceği açıkça belirtilmiştir. Hal böyleyken süresi içerisinde ödenmeyen kesenek ve karşılıklar için Kanunlarca verilmiş tahsil yetkilerine başvurmaksızın ödemelerin süresi içerisinde ilgililerce yapılmadığından bahisle, ki söz konusu madde metninin de ödeme şekli ve süresine ilişkin bir hüküm içermediği dikkate alındığında, söz konusu çalışmaların toplam hizmet süresinde dikkate alınmamasının hukuki belirlilik ilkesine ters düşeceğinin açık olduğu, kaldı ki idarenin kendisine yüklenmiş tahsilat sorumluluğunu gereği gibi yerine getirmeyerek sorumluluğu kanuni bir düzenleme bulunmadığı halde kesenek ve kurum karşılıklarını ödemekle yükümlü olanlara yüklemesinin Anayasanın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesiyle de bağdaşmayacağı ortadadır.

14. Öte yandan, bahsi geçen mevzuat hükmüne bakıldığında, emekli keseneği ve kurum karşılıklarının ödenmeyen kısımlarına tekabül eden hizmetlerin iptal edileceğine yönünde herhangi bir hüküm bulunmadığı da aşikârdır. Dolayısıyla 2000 yılı Aralık ayına ait eksik yatırıldığı belirtilen ve 16/3/2001 tarihinde ödendiği tespit edilen 7,04 TL’nin süresi içerisinde ödenmediğinden bahisle ilgili bulunduğu ayın başvuranın toplam hizmet süresinde dikkate alınmaması yönünde tesis edilen işlemin hukuki dayanağının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

15. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, 2000 yılı Aralık ayına ait olup geç yatırıldığı tespit edilen 7.04 TL nedeniyle başvuranın ilgili dönem hizmetinin silinmesi yönünde idarece tesis edilmiş işlemlerin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin

Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

17. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın, primlerinin süresinde ödenmediğinden bahisle silinen 2000 yılı Aralık ayı çalışmasının toplam hizmet süresinde değerlendirilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK

KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA

TEBLİĞİNE;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi