ÖZET: Başvuran, 2001 yılına ait prim borcunun zamanaşımına uğramış olmasına rağmen emekli maaşına haciz uygulandığını iddia ederek, emekli maaşındaki kesintinin durdurulmasını, malvarlığı üzerindeki haczin kaldırılmasını ve kesilen tutarların iade edilmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın San. Tic. A.Ş. yönetiminde bulunduğu dönemde tahakkuk eden borçlardan sorumlu olduğunu belirterek, 6183 sayılı Kanun çerçevesinde icra takibi başlatıldığını ve emekli maaşına haciz konulmasının yasal olduğunu ifade etmiştir.

Kuruma göre, başvuranın şirketin yönetim kurulu üyesi olarak, 1995-2005 yılları arasında oluşan toplam 3.488.143,93 TL’lik borçtan sorumluluğu bulunmaktadır. Yapılan işlemler sonucunda, başvuranın mal beyanında bulunması ve icra takibinin devam etmesi nedeniyle zamanaşımının kesildiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, başvuranın talebinin hukuka uygun bulunmadığı ve herhangi bir usulsüzlük tespit edilmediği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiş ve kararın tebliği yapılmıştır. İlgili idarenin işlemine karşı, başvuranın yargı yoluna başvurma hakkı saklıdır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/11185-S.21.17993

BAŞVURU NO : 2021/3979

KARAR TARİHİ : 03/08/2021

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli maaşı haczi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 19/02/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, 2001 yılına ait prim borcu zamanaşımına uğramış olmasına rağmen emekli maaşına haciz

uygulandığını belirterek emekli maaşından yapılan kesintinin durdurulmasını, malvarlığı üzerindeki haczin kaldırılmasını ve kesilen tutarların tarafına iade edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna

ilişkin 9/3/2021 tarihli ve E: sayılı yazısı ile 18/6/2021 tarihli ve sayılı yazısında özetle;

2.1) San. Tic. A.Ş.’nin 1995 yılı itibarıyla ödenmeyen borçlarından dolayı 6183 sayılı

Kanun hükümlerine göre takip işlemlerine başlanılarak şirketi temsil ve ilzama yetkili olarak başvuran adına muhtelif tarihlerde düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edildiği, buna istinaden başvuranın mal beyanında bulunduğu ve söz konusu şirket borcunun taksitlendirilmesi için tecil ve taksitlendirme taleplerinde bulunulduğu, ayrıca tüm bu süreçte yürütülen işlemlere karşı herhangi bir itirazda da bulunulmadığı dikkate alındığında, söz konusu şirket borçlarının tahsili amacıyla yetki ve sorumluluk kapsamında 6183 sayılı Kanun’a göre yürütülen işlemlerin yerinde olduğunun görüldüğü, başvuranın üst düzey yönetici vasfı nedeniyle anılan şirkette görev yaptığı dönemlerde tahakkuk eden ve ödenmeyen borçlardan sorumluluğunun bulunduğu,

2.2) Bu kapsamda . San. Tic. A.Ş.’nin 1995/01-2005/09 dönemlerine ait olmak üzere

29/1/2021 tarihi itibarıyla toplam 3.488.143,93 TL borcunun bulunduğu,

2.3) Öte yandan 7/12/1990 tarihli ve 2668 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinden; başvuranın 19/11/1990 tarihli

idare meclisi kararı ile San. Tic. A.Ş.’nin yönetim kurulu üyeliğine seçildiğinin ve şirket ortaklarından . . ’nin şirketteki A grubu 660 pay hissesinden 560 payını başvurana devrettiğinin, söz konusu devir işlemiyle başvuranın ortaklığa kabulüne oy birliği ile karar verildiğinin, 9/7/1992 tarihli ve

3066 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre de şirketin 18/6/1992 tarihli idare meclisi kararı ile

başvuranın şirketteki A grubu 580 pay hissesi ile B grubu 224 pay hissesini . ’ya devrettiğinin ve yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığının, 30/12/1994 tarihli ve 3693 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinden ise 14/12/1994 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı sonucunda başvuranın yeniden yönetim kurulu üyesi seçildiğinin anlaşıldığı,

2.4) Diğer taraftan söz konusu şirketin mevcut borç dönemleri itibarıyla yürürlükte olan gerek mülga 6762

sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 312. ve 317. maddeleri gerekse 506 sayılı Kanun’un mülga 80. maddesinde belirtildiği üzere anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin sigorta primi ve prime ilişkin borçlardan dolayı asıl işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğunun düzenlendiği,

2.5) Bu kapsamda müşterek ve müteselsil borçlu kavramının, birden çok kişinin aynı borçtan,

sorumlulardan her birinin zarar görene karşı diğer sorumlular tarafından zararın (borcun) tamamı ödeninceye kadar sorumlu olmasını ifade ettiği, bu sorumlulukta, sorumlulardan her birinin borcun tamamı ödeninceye kadar sorumluluklarının devam ettiği, bu sorumluluğun kişisel nitelikte olduğu, alacaklının öncelikle borçluya başvurma zorunluluğunun bulunmadığı, alacaklı isterse borcun tamamını borçlulardan birinden isteyebileceği gibi dilediği birini veya birkaçını da seçebileceğini,

2.6) Bu doğrultuda 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesinin birinci fıkrasında ve 71. maddesinde yer alan

hükümler çerçevesinde başvuranın, San. Tic. A.Ş.’nin mevcut borçlarından anılan şirketin yönetim kurulu üyesi olarak sorumluluğu bulunduğundan Kurum alacağının tahsilini teminen 6183 sayılı

Kanun’un 71. maddesi ile 506 sayılı Kanun’un mülga 80. maddesi gereğince emekli maaşına haciz konulduğu,

2.7) Öte yandan 6183 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca; . San. Tic. A.Ş.’nin 1995/01-

2005/09 dönemlerine ait olmak üzere toplam 3.488.143,93 TL borcunun tahsili amacıyla 1995 yılı itibarıyla şirket ile şirket yetkilileri hakkı da 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre icra takibine geçilerek muhtelif tarihlerde ödeme emirlerinin gönderildiği, söz konusu prim borçlarından dolayı açılan 59 adet icra dosyasındaki borcun tahsil edildiği,

2.8) Bununla birlikte 16/10/1998 tarihinde şirket adına kayıtlı taşınmazlara, 14/12/1998 tarihinde iş yerinde

fiili haciz, 11/1/1999 tarihinde şirketin telefon hatlarına haciz işlemlerinin yapıldığı, 12/5/1999 tarihinde banka hesaplarına haciz konularak hesaplardaki paraların bloke edildiği, 2/6/1999 tarihinde ise şirket adına kayıtlı araçlara, 3/9/1999 tarihinde şirketin banka hesaplarına haciz konulduğu, yine 3/6/1999 tarihinde

Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığına, İzmir Türkiye Kalkınma Bankasına, Saraylar Vergi Dairesine, Honaz

Vergi Dairesine, Gökpınar Vergi Dairesine, Pamukkale Vergi Dairesine ve Pamukkale Üniversitesi

Hastanesi Döner Sermayesine şirket hakkında haciz bildirilerinin gönderildiği, 11/6/1999 tarihinde şirkete ödeme emirlerinin tebliğ edilmesine müteakip mal beyanında bulunulduğu, 25/6/1999 tarihinde işyerine fiili hacze gidildiği ve işyerindeki malların haczedilip başvurana imzasıyla teslim edildiği, 8/7/1999 tarihinde şirket aracına haciz konulduğu, 2/8/2000 tarihinde şirketin hisselerine, ortak pay defterine fiili haciz yapıldığı, 13/8/2000 tarihinde işyerinde fiili haciz yapılarak haczedilen malların yediemin olarak başvurana bırakıldığı, 26/6/2001-30/7/2001-31/7/2001 -31/7/2001 tarihlerinde tahsilat girişi olduğu, 20/8/2001-21/9/2001 tarihlerinde KDV mahsubu için dilekçe verildiği, 26/9/2001-25/10/2001-

30/11/2001 tarihlerinde tahsilat girişi olduğu, şirketin numaralı icra takip dosyalarından 11/10/2004 tarihinde şirkete ödeme emri gönderildiği, ancak adresten iade edildiği, 2/11/2007 tarihinde şirket hakkında bankalara haciz bildirisi gönderildiği, 12/10/2010 tarihinde şirket araçlarına haciz konulduğu, yine 8/2/2018 tarihinde şirket banka hesaplarına haciz konulduğu,

2.9) Öte yandan mülga 506 sayılı Kanun’un 80. maddesi hükümlerine göre 506 sayılı Kanun’un

uygulandığı dönemde prim borçlarında zamanaşımının; 1/1/1994 tarihine kadar muacceliyet tarihinden itibaren 10 yıl, 1/1/1994-6/7/2004 tarihleri arasında 5 yıl, 6/7/2004-1/10/2008 arasında ise 10 yıl olarak uygulandığı, bununla birlikte . San. Tic. A.Ş.’nin 1995 yılı itibarıyla ödenmeyen borçlarından dolayı 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip işlemlerine başlanıldığı, şirket ve şirket yetkilileri hakkında muhtelif tarihlerde ödeme emirlerinin tebliğ edildiği ve buna istinaden mal beyanında bulunulduğu, bahse konu şirketin borçlarının 12/7/1999, 2/11/1999, 11/5/2001 ve 31/5/2002 tarihlerinde yapılan başvurular üzerine 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesi kapsamında taksitlendirildiği, ancak taksitlendirme şartları yerine getirilmediğinden bozulduğu, yine 20/3/2003 tarihinde 16/284 sayılı Genelge kapsamında, 31/8/2003 tarihinde ise 4958 sayılı Kanun kapsamında şirket borçlarının taksitlendirildiği ve taksit ödemesi yapıldığından zamanaşımı kesen hallerin oluştuğu,

2.10) Diğer taraftan söz konusu şirketin 1995/01-2005/09 dönemine ait ödenmeyen borcundan dolayı

Kurum alacağının tahsilini teminen 16/10/1998 tarihinde şirket ve yönetim kurulu üyelerinin tapularına haciz işlemi yapıldığı, 14/12/1998 tarihinde iş yerinde fiili haciz işleminin ve 11/1/1999 tarihinde şirketin telefon hatlarına haciz işleminin yapıldığı, 20/4/1999 tarihinde yönetim kurulu üyesi . adına kayıtlı taşınmaza haciz konulduğu, 12/5/1999 tarihinde yönetim kurulu üyesi başvuranın, şirketin ve diğer yöneticilerin banka hesaplarına haciz konulduğu ve hesaplarındaki paraların bloke edildiği, 28/5/1999 tarihinde tahsilat girişi olduğu, 2/6/1999 tarihinde şirket adına kayıtlı araçlara haciz konulduğu, 3/6/1999 tarihinde başvuranın, şirketin ve diğer yöneticilerin banka hesaplarına haciz konulduğu, yine 3/6/1999 tarihinde Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığına, İzmir Türkiye Kalkınma Bankasına, Saraylar Vergi

Dairesine, Honaz Vergi Dairesine, Gökpınar Vergi Dairesine, Pamukkale Vergi Dairesi ve Pamukkale

Üniversitesi Hastanesi Döner Sermayesine şirket, başvuran ve yöneticileri hakkında haciz bildirisinin gönderildiği, 11/6/1999 tarihinde şirket ve yöneticileri hakkında ödeme emirlerinin tebliğ edilmesine müteakip mal beyanında bulunulduğu, 25/6/1999 tarihinde işyerine fiili hacze gidildiği ve işyerindeki malların haczedilip başvurana imzasıyla teslim edildiği, 8/7/1999 tarihinde şirket aracına haciz konulduğu, 9/7/1999 tarihinde Kurum hesaplarına tahsilat girişinin olduğu, 12/7/1999 tarihinde şirket borcunun 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesi kapsamında taksitlendirilmesi için başvuruda bulunulduğu ve 19/7/1999 tarihinde peşinat yatırıldığı, 27/7/1999 tarihinde taksitlendirme yapıldığı için yakalanan şirket araçlarının başvurana teslim edildiği, 15/10/1999 tarihinde söz konusu taksitlendirmenin iptal olduğu ve uyarı yazısının işyerine tebliğ edildiği, 2/11/1999 tarihinde taksitlendirme için tekrar başvuru yapıldığı ve taksit peşinatının yatırıldığı, 24/11/1999 tarihinde taksitlendirme yapıldığı için 25/6/1999 tarihinde / numaralı haciz tutanağı ile haczedilen mahcuz malların başvurana teslim edildiği, / numaralı icra dosyasından 26/11/1999 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmesini müteakip başvuranın 3/12/1999 tarihinde mal beyanında bulunduğu, 31/1/2000- 22/5/2000 ve 24/5/2000 tarihlerinde tahsilat yapıldığı, 2/6/2000 tarihinde taksitlendirme şartları yerine getirilmediğinden söz konusu taksitlendirmenin iptal olduğunun tebliğ edildiği, / numaralı dosyadan 9/6/200 tarihinde başvurana ödeme emri tebliğ edildiği, bu ödeme emrine karşılık 15/6/2000 tarihinde mal beyanında bulunulduğu, / numaralı dosyadan 9/6/2000 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiği ve 15/6/2000 tarihinde de mal beyanında bulunulduğu, 2/8/2000 tarihinde şirketin hisselerine, ortak pay defterine fiili haciz yapıldığı, 13/8/2000 tarihinde işyerinde fiili haciz yapıldığı ve haczedilen malların yediemin olarak başvurana bırakıldığı,

2.11) / numaralı dosyadan 13/11/2000 tarihinde başvurana ödeme emri tebliğ edilmesi üzerine

15/11/2000 tarihinde mal beyanında bulunduğu, 9/2/2001 tarihinde araç satış tahsilatı olduğu, 30/4/2001 tarihinde şirket yöneticilerinin tapularına haciz konulduğu, / numaralı icra dosyasından başvurana 24/4/2001 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiği ve başvuranın 30/4/2001 tarihinde mal beyanında bulunduğu, yine / numaralı dosyadan 20/4/2001 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiği ve 27/4/2001 tarihinde mal beyanında bulunduğu, 2/5/2001 tarihinde şirket araçlarına haciz konulduğu, 11/5/2001 tarihinde taksitlendirme için başvuruda bulunulduğu, 26/6/2001-30/7/2001-31/7/2001-31/8/2001 tarihlerinde tahsilat girişi olduğu, 20/8/2001-21/9/2001 tarihlerinde KDV mahsubu için dilekçe verildiği, 26/9/2001-25/10/2001-30/11/2001 tarihlerinde tahsilat girişi olduğu, 17/4/2002 tarihinde taksitlendirmenin iptal edildiği bilgisinin tebliğ edildiği, 31/5/2002 tarihinde tecil ve taksitlendirme başvurusunun yeniden yapıldığı, 20/3/2003 tarihinde 16/284 sayılı Genelge kapsamında, 31/8/2003 tarihinde ise 4958 sayılı Kanun kapsamında şirket borçlarının taksitlendirildiği,

2.12) 10/2/2004 ve 8/9/2004 tarihlerinde şirket yetkililerinin gayrimenkullerinin haczedildiği, şirketin

numaralı icra takip dosyalarından 11/10/2004 tarihinde şirkete, başvurana ve diğer yönetim kurulu üyelerine ödeme emri gönderildiği, ancak adresten iade edildiği, / numaralı dosyadan 26/10/2004 tarihinde gönderilen ödeme emrinin başvuran tarafından tebliğ alındığı ve 1/11/2004 tarihinde mal beyanında bulunduğu, 2/11/2007 tarihinde şirket ve yetkilileri hakkında bankalara haciz bildirisi gönderildiği, 12/10/2010 tarihinde şirket araçlarına haciz konulduğu, 27/1/2012 tarihinde şirket yetkililerinin mal beyanında bulunduğu ve 30/5/2012 tarihinde gayrimenkullerinin haczedildiği, başvurana

2016 yılında miras yoluyla intikal eden taşınmazlara ve emekli maaşına haciz uygulandığı, yine 8/2/2018

tarihinde başvuran, şirket ve yetkililerinin banka hesaplarına, emekli maaşlarına ve gayrimenkullerine haciz konulduğu,

2.13) Sonuç olarak söz konusu borçlar nedeniyle başvuran hakkında 6183 ve 506 sayılı Kanun’ların

emredici hükümleri gereğince yürütülen icra takip işlemlerinde bir usulsüzlüğün bulunmadığı, bununla birlikte Kurum alacağının tahsilini teminen 6183 sayılı Kanun’un 71. maddesi gereğince emekli maaşına haciz konulduğu, diğer taraftan, anılan işyerinin bağlı bulunduğu üniteye borçlu tarafından başvurulması halinde 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesinde belirtilen hükümlerin yerine getirilmesi şartıyla söz konusu borçların en fazla 36 aya kadar tecil ve taksitlendirilerek ilk taksitin ödenmesini müteakip emekli maaşı üzerindeki haciz şerhinin kaldırılmasının mümkün olduğu,

İfade edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma

hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.

maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun;

5.1) “Tahsil zamanaşımı” başlıklı 102. maddesinde;

“Amme alacağı, vadesinin rasladığı takvimi yılını takib eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.

Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.”

5.2) “Zamanaşımının kesilmesi” başlıklı 103. maddesinde;

“Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir:

1. Ödeme,

2. Haciz tatbikı,

3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat.

4. Ödeme emri tebliği,

5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,

6. Yukardaki 5 sırada gösterilen muamelelerden her hangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbikı veya bunlar tarafından yapılması,

7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,

8. Amme alacağının teminata bağlanması,

9. kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,

10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi,

11. Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.

Kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma kararıyla kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün rastladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.”

6) Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun “Primlerin ödenmesi” başlıklı 80.

maddesinin, birinci fıkrası, 5458 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile değiştirilmiş beşinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri ile on ikinci fıkrasında;

“İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur.

…

Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme

Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.

…

Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”

7) 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun;

7.1) “Katı sebepleri” başlıklı 133. maddesinde;

“Aşağıdaki hallerde müruru zaman katedilmiş olur:

1 – Borçlu borcu ikrar ettiği, hususiyle faiz veya mahsuben bir miktar para veya rehin yahut kefil verdiği

takdirde.

2 – Alacaklı dava veya defi zımnında mahkemeye veya hakeme müracaatla veya icrai takibat yahut iflas

masasına müdahale ile hakkını talep eylediği halde.”

7.2) “Borçlulara karşı kat’ın neticeleri” başlıklı 134. maddesinin birinci fıkrasında;

“Müruru zaman, müteselsilen borçlu olanlardan veya taksimi kabil olmıyan bir borcun müşterek borçlularından birine karşı katedilmiş olunca diğerlerine karşıda katedilmiş olur.”

7.3) “İkrar ve hüküm halinde” başlıklı 135. maddesinin birinci fıkrasında;

“Müruru zaman katedilmiş olunca katıdan itibaren yeni bir müddet cereyan etmeğe başlar.”

7.3) “Alacaklının fiili halinde” başlıklı 136. maddesinin ikinci fıkrasında;

“Katı, icrai takibattan neşet etmiş ise müruru zaman takibe müteallik her muameleden itibaren yeniden cereyana başlar.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuran, bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere prim borcu zamanaşımına uğramış olmasına

rağmen emekli maaşına haciz uygulandığını belirterek emekli maaşından yapılan kesintinin durdurulmasını, malvarlığı üzerindeki haczin kaldırılmasını ve kesilen tutarların tarafına iade edilmesini talep etmektedir.

10) Somut olayda Sosyal Güvenlik Kurumu, San. Tic. A.Ş.’nin 1995/01-2005/09

arasındaki dönemlere ait olmak üzere 29/1/2021 tarihi itibarıyla toplam 3.488.143,93 TL prim borcunun bulunduğunu, bu kapsamda söz konusu prim borçlarından dolayı 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip işlemlerine başlanılarak şirketi temsil ve ilzama yetkili olarak başvuran adına muhtelif tarihlerde düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, buna istinaden başvuranın mal beyanında bulunduğunu ve söz konusu şirket borcunun taksitlendirilmesi için tecil ve taksitlendirme taleplerinde bulunulduğunu, ayrıca tüm bu süreçte yürütülen işlemlere karşı herhangi bir itirazda da bulunulmadığı dikkate alındığında söz konusu şirket borçlarının tahsili amacıyla yetki ve sorumluluk kapsamında 6183 sayılı Kanun’a göre yürütülen işlemlerin yerinde olduğunun görüldüğünü, başvuranın üst düzey yönetici vasfı nedeniyle anılan şirkette görev yaptığı dönemlerde tahakkuk eden ve ödenmeyen borçlardan sorumluluğunun bulunduğunu belirtmektedir.

11) Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden;

11.1) San. Tic. A.Ş.’nin 1995/01-2005/09 dönemlerine ait olmak üzere toplam

3.488.143,93 TL borcunun tahsili amacıyla 1995 yılı itibarıyla şirket ile şirket yetkilileri hakkında 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre icra takibine geçilerek muhtelif tarihlerde ödeme emirlerinin gönderildiği, söz konusu prim borçlarından dolayı açılan 59 adet icra dosyasındaki borcun tahsil edildiği,

11.2) Bu kapsamda söz konusu şirketin 1995/01-2005/09 dönemine ait ödenmeyen borcundan dolayı

Kurum alacağının tahsilini teminen 16/10/1998 tarihinde şirket ve yönetim kurulu üyelerinin tapularına haciz işlemi yapıldığı, 14/12/1998 tarihinde iş yerinde fiili haciz işleminin ve 11/1/1999 tarihinde şirketin telefon hatlarına haciz işleminin yapıldığı, 20/4/1999 tarihinde yönetim kurulu üyesi . adına kayıtlı

taşınmaza haciz konulduğu, 12/5/1999 tarihinde yönetim kurulu üyesi başvuranın, şirketin ve diğer yöneticilerin banka hesaplarına haciz konulduğu ve hesaplarındaki paraların bloke edildiği, 28/5/1999 tarihinde tahsilat girişi olduğu, 2/6/1999 tarihinde şirket adına kayıtlı araçlara haciz konulduğu, 3/6/1999 tarihinde başvuranın, şirketin ve diğer yöneticilerin banka hesaplarına haciz konulduğu, yine 3/6/1999 tarihinde Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığına, İzmir Türkiye Kalkınma Bankasına, Saraylar Vergi

Dairesine, Honaz Vergi Dairesine, Gökpınar Vergi Dairesine, Pamukkale Vergi Dairesi ve Pamukkale

Üniversitesi Hastanesi Döner Sermayesine şirket, başvuran ve yöneticileri hakkında haciz bildirisinin gönderildiği, 11/6/1999 tarihinde şirket ve yöneticileri hakkında ödeme emirlerinin tebliğ edilmesine müteakip mal beyanında bulunulduğu, 25/6/1999 tarihinde işyerine fiili hacze gidildiği ve işyerindeki malların haczedilip başvurana imzasıyla teslim edildiği, 8/7/1999 tarihinde şirket aracına haciz konulduğu, 9/7/1999 tarihinde Kurum hesaplarına tahsilat girişinin olduğu, 12/7/1999 tarihinde şirket borcunun 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesi kapsamında taksitlendirilmesi için başvuruda bulunulduğu ve 19/7/1999 tarihinde peşinat yatırıldığı, 27/7/1999 tarihinde taksitlendirme yapıldığı için yakalanan şirket araçlarının başvurana teslim edildiği, 15/10/1999 tarihinde söz konusu taksitlendirmenin iptal olduğu ve uyarı yazısının işyerine tebliğ edildiği, 2/11/1999 tarihinde taksitlendirme için tekrar başvuru yapıldığı ve taksit peşinatının yatırıldığı, 24/11/1999 tarihinde taksitlendirme yapıldığı için 25/6/1999 tarihinde / numaralı haciz tutanağı ile haczedilen mahcuz malların başvurana teslim edildiği, / numaralı icra dosyasından 26/11/1999 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmesini müteakip başvuranın 3/12/1999 tarihinde mal beyanında bulunduğu, 31/1/2000- 22/5/2000 ve 24/5/2000 tarihlerinde tahsilat yapıldığı, 2/6/2000 tarihinde taksitlendirme şartları yerine getirilmediğinden söz konusu taksitlendirmenin iptal olduğunun tebliğ edildiği, / numaralı dosyadan 9/6/2000 tarihinde başvurana ödeme emri tebliğ edildiği, bu ödeme emrine karşılık 15/6/2000 tarihinde mal beyanında bulunulduğu, / numaralı dosyadan 9/6/2000 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiği ve 15/6/2000 tarihinde de mal beyanında bulunulduğu, 2/8/2000 tarihinde şirketin hisselerine, ortak pay defterine fiili haciz yapıldığı, 13/8/2000 tarihinde işyerinde fiili haciz yapıldığı ve haczedilen malların yediemin olarak başvurana bırakıldığı,

11.3) / numaralı dosyadan 13/11/2000 tarihinde başvurana ödeme emri tebliğ edilmesi üzerine

15/11/2000 tarihinde mal beyanında bulunduğu, 9/2/2001 tarihinde araç satış tahsilatı olduğu, 30/4/2001 tarihinde şirket yöneticilerinin tapularına haciz konulduğu, / numaralı icra dosyasından başvurana 24/4/2001 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiği ve başvuranın 30/4/2001 tarihinde mal beyanında bulunduğu, yine / numaralı dosyadan 20/4/2001 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiği ve 27/4/2001 tarihinde mal beyanında bulunduğu, 2/5/2001 tarihinde şirket araçlarına haciz konulduğu, 11/5/2001 tarihinde taksitlendirme için başvuruda bulunulduğu, 26/6/2001-30/7/2001-31/7/2001-31/8/2001 tarihlerinde tahsilat girişi olduğu, 20/8/2001-21/9/2001 tarihlerinde KDV mahsubu için dilekçe verildiği, 26/9/2001-25/10/2001-30/11/2001 tarihlerinde tahsilat girişi olduğu, 17/4/2002 tarihinde taksitlendirmenin iptal edildiği bilgisinin tebliğ edildiği, 31/5/2002 tarihinde tecil ve taksitlendirme başvurusunun yeniden yapıldığı, 20/3/2003 tarihinde 16/284 sayılı Genelge kapsamında, 31/8/2003 tarihinde ise 4958 sayılı

Kanun kapsamında şirket borçlarının taksitlendirildiği,

11.4) Öte yandan mülga 506 sayılı Kanun’un 80. maddesi hükümlerine göre 506 sayılı Kanun’un

uygulandığı dönemde prim borçlarında zamanaşımının; 1/1/1994 tarihine kadar muacceliyet tarihinden itibaren 10 yıl, 1/1/1994-6/7/2004 tarihleri arasında 5 yıl, 6/7/2004-1/10/2008 arasında ise 10 yıl olarak uygulandığı, bununla birlikte San. Tic. A.Ş.’nin 1995 yılı itibarıyla ödenmeyen

borçlarından dolayı 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip işlemlerine başlanıldığı, şirket ve şirket yetkilileri hakkında muhtelif tarihlerde ödeme emirlerinin tebliğ edildiği ve buna istinaden mal beyanında bulunulduğu, bahse konu şirketin borçlarının 12/7/1999, 2/11/1999, 11/5/2001 ve 31/5/2002 tarihlerinde yapılan başvurular üzerine 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesi kapsamında taksitlendirildiği, ancak taksitlendirme şartları yerine getirilmediğinden bozulduğu,

11.5) 10/2/2004 ve 8/9/2004 tarihlerinde şirket yetkililerinin gayrimenkullerinin haczedildiği, şirketin

numaralı icra takip dosyalarından 11/10/2004 tarihinde şirkete, başvurana ve diğer yönetim kurulu üyelerine ödeme emri gönderildiği, ancak adresten iade edildiği, / numaralı dosyadan 26/10/2004 tarihinde gönderilen ödeme emrinin başvuran tarafından tebliğ alındığı ve 1/11/2004 tarihinde mal beyanında bulunduğu, 2/11/2007 tarihinde şirket ve yetkilileri hakkında bankalara haciz bildirisi gönderildiği, 12/10/2010 tarihinde şirket araçlarına haciz konulduğu, 27/1/2012 tarihinde şirket yetkililerinin mal beyanında bulunduğu ve 30/5/2012 tarihinde gayrimenkullerinin haczedildiği, başvurana

2016 yılında miras yoluyla intikal eden taşınmazlara ve emekli maaşına haciz uygulandığı, yine 8/2/2018

tarihinde başvuran, şirket ve yetkililerinin banka hesaplarına, emekli maaşlarına ve gayrimenkullerine haciz konulduğu anlaşılmaktadır.

12) Bu noktada somut olayda, prim borçlarının ait olduğu dönem dikkate alındığında uyuşmazlığın

yasal dayanağının, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7. maddesi uyarınca 506 sayılı Kanun’un 80. maddesi olduğu anlaşılmaktadır. Mezkûr madde uyarınca, sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın yasal süresi içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen tüzel kişiliği haiz işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri prim borcundan dolayı Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaktadırlar. Bu kapsamda söz konusu maddede yer alan müteselsil borçluluk, alacaklıya karşı borçlulardan her birinin edimin tamamından sorumlu olmasını ifade etmektedir. Böylece alacaklının borçlulardan hepsini birden takip ya da dava edebileceği gibi bunların içinden dilediği birini veya birkaçını dava ya da takip edebilmesi mümkün olmaktadır. Öte yandan 818 sayılı Kanun’un 134. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, müteselsil borçlulardan birine karşı zamanaşımının kesilmesi halinde diğer müteselsil borçlulara karşı da zamanaşımını kesileceği açıktır.

Nitekim Kurum tarafından gerçekleştirilen her bir icra işlemi ile söz konusu prim borçları hakkındaki zamanaşımı süresinin kesilmesi, her bir icra işleminden sonra yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerin sonucudur. Bu nedenle, uyuşmazlık konusu edilen prim borçlarına ilişkin olarak, gerek ödeme emri tebliği ve mal beyanında bulunulması gerekse haciz uygulaması ile birlikte zamanaşımı süresinin kesildiği anlaşılmaktadır.

13) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde, başvuru konusu edilen Sosyal Güvenlik

Kurumu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

14) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen

bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Denizli İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine;

Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi