ÖZET: Başvuran, Ankara Seğmenler Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne olan vergi borcu nedeniyle emekli maaşına ve bayram ikramiyesine uygulanan haciz işlemlerinin kaldırılmasını talep etmiştir. İtirazı sonucunda bayram ikramiyesi iade edilmesine rağmen, emekli maaşının iadesi gerçekleşmemiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı, başvuranın hesaplarında bulunan tutarın, o ayki maaş tutarından fazla olması nedeniyle haciz uygulandığını belirtmiştir. Ancak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince, emekli maaşları ve bayram ikramiyeleri haczedilemez.

Gelir İdaresi Başkanlığı, emekli maaşının haczinin yalnızca borçlunun rızasıyla mümkün olduğunu ve bayram ikramiyelerinin her durumda haczedilemeyeceğini vurgulamıştır. Başvuranın hesabında bulunan önceki aya ait emekli maaşının haczedilmesi işlemi, hukuka aykırı bulunmuş ve bu nedenle haczedilen tutarın iade edilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, Gelir İdaresi Başkanlığı’na, başvuranın talebinin yerine getirilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur.

Sonuç olarak, emekli maaşına uygulanan haciz işleminin kaldırılması ve iade edilmesi gerektiği belirtilmiş, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın bu karar doğrultusunda işlem yapması için 30 gün süre verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/8478-S.20.13110

BAŞVURU NO : 2019/21807

KARAR TARİHİ : 03/06/2020

TAVSİYE KARARI

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : E-haciz işlemleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 09/12/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Şikayetçi; “Ankara Seğmenler Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne olan vergi borcu nedeniyle

emekli maaşına ve bayram ikramiyesine haciz işlemi uygulandığını, itirazı neticesinde bayram ikramiyesinin iade edildiğini ancak emekli maaşını geri alamadığını, bu hususun hesapta o ayki maaş tutarından daha fazla bir tutar bulunduğu için yapıldığının tarafına bildirildiğini iddia ederek, emekli maaşının iadesi ile blokenin kaldırılmasını” talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Şikâyet başvurusu ile ilgili olarak, Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan 23/12/2019 tarihli ve

sayılı yazı ile bilgi ve belge talebinde bulunulmuş, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 23/01/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazıları Kuruma ulaşmıştır. Gelir İdaresi Başkanlığı cevabi yazılarında özetle;

“Söz konusu mükellefin Seğmenler Vergi Dairesi Müdürlüğüne 16/7/2019 tarihi itibarıyla vadesi geçmiş gecikme zammı dahil 52.554,69 TL vergi borcu olduğu, banka hesaplarında bulunan varlıklara 9 kez e-haciz uygulandığı, 18/6/2019 tarihli 52.530,60 TL tutarlı e-haciz bildirisine istinaden, İmranlı PTT Merkez Müdürlüğü tarafından 20/6/2019 tarihli elektronik olarak verilen cevapta; “Adı geçen müdürlükte söz konusu hesapla ilgili olarak 20/6/2019 tarihi itibariyle üzerinde diğer hak ve alacak bulunmayan 2.746,98 TL tutar bulunduğunun” bildirildiği,

İmranlı PTT Merkez Müdürlüğünün 25/7/2019 tarihli yazısıyla; “ . .’nin posta çeki hesabında yer alan tutara e-haciz konulduğu ancak söz konusu hesabın maaş hesabı olduğu ve üzerinde bulunan e-haczin kaldırılması gerektiği” bildirilmiş, fakat yine PTT A.Ş.’nin 30/7/2019 tarihli yazısında; “Haczedilen miktarın 29/7/2019 tarihinde Seğmenler Vergi

Dairesi Müdürlüğünün banka IBAN hesabına gönderildiği ayrıca ilgili posta çeki hesabının

SGK maaş hesabı olduğu, 17/5/2019 tarihinde 1.746,98 TL maaş, 31/5/2019 tarihinde 1.000,00

TL ikramiye, 18/6/2019 tarihinde 1.751,94 TL maaş yatırıldığı ve hesapta bulunan 2.746,98

TL’lik e-haczin 20/6/2019 tarihinde mayıs ayındaki maaş ve ikramiyenin çekilmemesi nedeniyle hesaptaki tutara tatbik edildiğinin” bildirildiği,

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının 7/8/2019 tarihli yazısında; “ . . adına kayıtlı posta çeki hesabının SGK emekli maaş hesabı olduğu ve 5510 sayılı Kanunun Ek 18 inci maddesi gereğince bayram ikramiyelerine 6183 sayılı Kanunun 70 inci maddesinin (l) numaralı bendi çerçevesinde haciz uygulanamayacağından, bu tutara uygulanan haczin kaldırılması ve tahsil edilen tutar bulunması halinde adı geçene iadesi gerektiğinin” bildirildiği,

Seğmenler Vergi Dairesi Müdürlüğünce; “Hesabın emekli maaşı ödemesi yönünden aktif olması şartıyla en son aya ait emekli aylığı tutarına haciz tatbik edilmeyeceği, hesapta bulunan en son aya ait emekli aylığı hariç diğer varlıklara haciz tatbik edilebileceğinden, adı geçenin mevduatında bulunan önceki maaş ödemesinden kalan 1.746,98 TL’ye tatbik edilen haciz işleminin uygun bulunduğunun” belirtildiği anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun yürürlüğünden önce yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 121 inci maddesinde; “Bu kanun gereğince bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımlar, nafaka borçlan dışında haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez” hükmü yer almaktaydı.

Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun;

-93 üncü maddesinde; “Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler;

88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında

haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir…” hükmü,

-Ek 18 inci maddesinde; “Kurumca bu Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca gelir ve aylık ödemesi yapılanlara, ödemenin yapılacağı tarihte gelir ve aylık alma şartıyla, Ramazan Bayramı ve

Kurban Bayramında 1000’er TL tutarında bayram ikramiyesi ödenir.

…

Bu madde kapsamında yapılan ödemelerden kesinti yapılamaz ve bu ödemeler haczedilemez….” hükmü yer almaktadır.

Öte yandan, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 70 inci maddesinde; “Aşağıda gösterilen mallar haczedilemez: I. 233 sayılı Kamu İktisadi

Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları, iştirakleri ve mahalli idarelerin malları hariç olmak üzere Devlet malları ile hususi kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar…” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükme göre, özel kanunlarında haczedilemeyeceğine ilişkin hüküm bulunan mal, hak ve alacakların, 6183 sayılı Kanun kapsamında haczi de mümkün bulunmamaktadır.

506 sayılı Kanunun 121 inci maddesinde yer alan düzenlemeler 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe

girmesiyle mülga edilmiş olup, 506 sayılı Kanuna tabi olarak çalışanlar 5510 sayılı Kanun kapsamına alınmış ve söz konusu Kanunun 93 üncü maddesi hükmüne tabi olmuşlardır.

Bu itibarla, 506 sayılı Kanuna göre bağlanmış olan emekli aylıkları ile bayram ikramiyelerine haciz tatbiki mükellefin hacze muvafakat etmemesi durumunda söz konusu değildir.

Diğer taraftan, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununun 3 üncü maddesinde; “Posta çeki işlemleri: PTT iş yerlerinde veya elektronik ileti şeklinde çek hesabı açtıran kişilerce bir miktar paranın hesabına borç kaydı suretiyle kendisine veya üçüncü bir kişiye ödenmesi ya da üçüncü kişinin hesabına alacak kaydedilmesi hususunda PTT tarafından belirlenen yöntemlerle gerçekleştirilen işlemler” olarak tanımlanmıştır.

5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3 üncü maddesinde; “Yazılı ya da sözlü olarak veya

herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında, istendiğinde ya da belli bir vadede geri ödenmek üzere kabul edilen para” olarak tanımlanan mevduatın kaydına ve izlenmesine yarayan hesaplara da mevduat hesapları adı verilmektedir.

Dolayısıyla, PTT posta çeki hesabına, muhtevası itibarıyla para transferine imkan verebilmesi ya da paranın bir saklama aracı gibi hesapta tutulabilmesini mümkün kılması sebebiyle mevduat hesabı şeklinde yaklaşılmaktadır.

Öte yandan, gerek PTT sisteminde gerek Türk bankacılık sisteminde hesapların işleyişiyle ilgili olarak özel olarak “maaş hesabı” adı altında ayrıca bir hesap düzeni yer almamaktadır. 6183 sayılı Kanunun 70 inci maddesinde yer alan hüküm, üzerine haciz tatbik edilebilecek nitelikteki maaşlara ilişkin bir kısıtlama olup, emekli maaşlarının yattığı hesaplarda bulunan tutarların haczine yönelik bir kısıtlama getirmemektedir. Dolayısıyla, haciz bildirisi gönderildiği anda, emekli maaşlarının yatırıldığı hesapta, hesap sahibinin ilgili ay maaş tutarından daha fazla bir tutar bulunmakta ise, bu tutar mevduat olarak değerIendirilmekte ve amme alacağına yetecek miktarı haczedilmektedir.

Söz konusu posta çeki hesabında bulunan paranın kaynağına ilişkin herhangi bir bilgisi olmayan tahsil dairesinin süresinde ödenmeyen amme alacağının tahsilini sağlamak adına mükellefin, PTT nezdinde bulunan ve emekli maaşı tutarının da yattığı hesaba haciz bildirisinin gönderildiği aydaki emekli maaş tutarını aşan kısım için haciz tatbik edilmesi işleminde kanuna aykırı herhangi bir durum bulunmamaktadır.

Öte yandan, posta çeki hesabındaki tutarın tamamına haciz tatbik edilemeyecek olması suiistimale de açık bulunmakta olup, amme borcu olduğu ve PTT hesabında o ayki maaş tutarından fazla bir tutar bulunduğu halde rızasıyla ödemede bulunmayan kişinin her türlü para transfer işlemini söz konusu hesap üzerinden yapabilmesine olanak sağlanabilecek ve bu durum tahsil dairesince de 6183 sayılı Kanunun verdiği cebri takip işlemlerinin yapılmasını engelleyecektir.

Devletin bütün kamusal mal ve hizmet sunumları için sağlam finansman kaynaklarına sahip olması gerekmektedir. Bu finansman kaynağının yaklaşık yüzde sekseni Başkanlığımıza bağlı tahsil dairelerince tahsil edilmektedir. Amme borçlarının kanunlarda belirtilen sürelerde ödenmemesi halinde tahsil daireleri borçlu mükellefler nezdinde gerekli cebri takip işlemleri yaparak amme alacağım tahsil etmektedir.

Söz konusu takip işlemlerinde anayasaya ve kanunlara aykırı bir durum olması halinde gerekli düzeltme işlemleri yapılacağı gibi, idarenin her türlü işleminin yargı denetimine tabi olması karşısında yargı organlarınca verilecek kararlar üzerine idarece söz konusu kararlar uyarınca işlem tesis edileceği tabiidir.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar kapsamında amme alacağının tahsili için D.C.’nin hakkında anılan Vergi Dairesi Müdürlüğünce yapılan işlemler uygun olup, emekli maaş tutarının yattığı PTT hesabında bulunan ve maaş tutarını aşan kısma haciz tatbik edilmesinde kanuna aykırı bir durum olmadığı görülmüştür.” denilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının;

3.1) “Sosyal güvenlik hakkı” başlıklı 60 ıncı maddesi; “Herkes, sosyal güvenlik hakkına

sahiptir.

Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.”

3.2) “Vergi ödevi” başlıklı 73 üncü maddesi; “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere,

mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”

3.3) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ”,

4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun

“Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında

Kanunun;

5.1) “Cebren tahsil ve şekilleri” başlıklı 54 üncü maddesi; “Ödeme müddeti içinde

ödenmiyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Cebren tahsil aşağıdaki

şekillerden herhangi birinin tatbikı suretiyle yapılır:

1. Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi,

2. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi,

3. Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının istenmesi.”

5.2) “Haciz” Başlıklı 62 inci maddesinin birinci fıkrası; “Borçlunun, mal bildiriminde

gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur.”

5.3) “Haczedilemiyecek mallar” başlıklı 70 inci maddesinin birinci fıkrası; “233 sayılı

Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları, iştirakleri ve mahalli idarelerin malları hariç olmak üzere Devlet malları ile hususi kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar”

5.4) “Kısmen haczedilebilen gelirler” başlıklı 71 inci maddesinde; “Aylıklar, ödenekler,

her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz. Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz.”

5.5) “Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi” başlıklı 79 uncu

maddesi; “…Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur…”

6) 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Kanununun;

6.1) “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı” başlıklı 93 üncü

maddesinin birinci fıkrası; “Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler;

88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında

haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.” Düzenlemelerine yer verilmiştir.

6.2) Ek 18 inci maddesi; “Kurumca bu Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca gelir ve aylık

ödemesi yapılanlara, bayramın içinde bulunduğu ayda gelir ve aylık alma şartıyla, Ramazan

Bayramı ve Kurban Bayramında 1.000’er TL tutarında bayram ikramiyesi ödenir.

…

Bu madde kapsamında yapılan ödemelerden kesinti yapılamaz ve bu ödemeler haczedilemez…”

7) 09/05/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununun “Tanımlar” başlıklı

3 üncü maddesinin (t) bendi; “Posta çeki işlemleri: PTT iş yerlerinde veya elektronik ileti

şeklinde çek hesabı açtıran kişilerce bir miktar paranın hesabına borç kaydı suretiyle kendisine veya üçüncü bir kişiye ödenmesi ya da üçüncü kişinin hesabına alacak kaydedilmesi hususunda

PTT tarafından belirlenen yöntemlerle gerçekleştirilen işlemleri ifade eder.”

8) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun “Tanımlar ve kısaltmalar”

başlıklı 3 üncü maddesi; “…Mevduat: Yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında, istendiğinde ya da belli bir vadede geri ödenmek üzere kabul edilen parayı ifade eder…”

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9) Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya

kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan, “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Şikayet, vergi borcu nedeniyle emekli maaşına konulan haczin kaldırılması talebine

ilişkindir. Dolayısıyla şikayet konusu; vergi alacağının tahsiline ilişkin uygulamaları ve sosyal güvenlik hukukunu kapsadığından, bu hususlarda genel bir değerlendirme yapmakta fayda bulunmaktadır.

11) Günümüzde kamu harcamalarının finansmanında en önemli argüman ve gelir kaynağı

vergidir. Nitekim Anayasanın 73 üncü maddesiyle de kamu giderlerini karşılamak üzere herkesin mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü olduğu belirtilmektedir. Bu bağlamda vergi yükünün kişilere adaletli ve dengeli dağıtılmasını sağlayacak önlemlerin devlet tarafından alınması gerekmektedir. Dolayısıyla kamu giderlerinin karşılanmasında önemli yere sahip olan verginin tahsilatının zamanında yapılamaması nedeniyle, zora dayalı tahsil sürecini öngören yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur. Bu çerçevede yükümlülüğünü yerine getiren mükelleflerle, getirmeyenlerin aynı kurallara tabi olması hukuk devletinin gerekleriyle bağdaşmayacağından kamu huzur ve barışının sağlanması adına mükelleflere zora dayalı tahsil usulü uygulanabilmektedir.

12) Bu kapsamda kamu alacaklarının takip ve tahsili; 6183 sayılı Amme Alacaklarının

Tahsili Usulü Hakkında Kanunla, özel alacakların takip ve tahsili ise; 2004 sayılı İcra ve İflas

Kanunuyla gerçekleştirilmektedir. Kamu alacaklarının tahsilinin tehlikeye girmesi durumunda, alacağın güvence altına alınabilmesi için 6183 sayılı Kanunla bir takım hükümler getirilmiş, borcun vadesinde ve kendiliğinden ödenmemesi durumunda kanunda belirlenen yöntemler doğrultusunda ilgili idarelerin icra dairesi vasfında hareket ederek, alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki mallara ve haklara el koyabilmelerinin yolu açılmıştır.

13) Nitekim 6183 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinde ödeme süresi içinde ödenmeyen

kamu alacağının tahsil dairesince belirlenen yöntemlerle cebren tahsil edileceği hükmüne yer verilmiştir. Amme alacaklarında cebren tahsil; kanunlara ve usule uygun biçimde idarenin kanundan gelen “zor” gücünü kullanarak yani kamu gücüyle alacağın tahsil edilmesidir. Ancak cebren tahsil işlemlerini yerine getiren idarenin hukuk devleti olmanın bir gereği olarak ölçülü ve mevzuata uygun davranması gerekmektedir.

14) İdarelerce, kamu alacağını tahsil etmek amacıyla uygulanan cebren tahsil

yöntemlerinden biri de 6183 sayılı Kanunun 62 ve 79 uncu maddeleri çerçevesinde uygulanan elektronik haciz yöntemidir. Söz konusu yöntem; alacaklı idarenin borçlunun banka hesabının bulunduğu banka şubesine ya da bankanın genel müdürlüğüne elektronik ortamda haciz bildirisi göndermesi yoluyla yapılmaktadır.

15) Bununla birlikte, yasa koyucunun, hususi Kanunlar yoluyla cebren hacze cevaz

vermeyen düzenlemeleri de hayata geçirdiği, özellikle sosyal dengenin muhafazasına yönelik olarak emekli maaşlarına haciz işlemi uygulanmasını engelleyici bazı özel tedbirler de aldığı görülmektedir.

16) Kısaca bahsetmek gerekirse; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 121 inci maddesi

çerçevesinde, söz konusu Kanuna göre aylık alanlara birkaç husus dışında haciz işlemi uygulanamayacağı düzenlenmiş idi.. 506 sayılı Kanunun 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanununun yürürlüğe girmesiyle mülga olduğundan, ilgililer 5510 sayılı

Kanun kapsamına alınmış, 5510 sayılı Kanunda da, 506 sayılı Kanuna paralel olarak emekli maaşlarına hangi durumlarda haciz uygulanabileceği ve bayram ikramiyelerine haciz uygulanamayacağına ilişkin hususlar Kanunun 93 üncü ve ek 18 inci maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu mevzuat hükümleri incelendiğinde, vergi alacağının tahsili amacıyla emekli maaşından ve bayram ikramiyelerinden haciz veya kesinti caiz görülmemektedir.

17) Dosya özelinde yapılan inceleme neticesinde, Seğmenler Vergi Dairesi Müdürlüğünün

18/06/2019 tarihli e-haciz bildirisi üzerine, İmranlı PTT Merkez Müdürlüğünün şikayetçinin hesabındaki meblağı (üzerinde hak ve alacak olmadığı şeklinde) 20/06/2019 tarihinde Vergi

Dairesine bildirdiği, ancak şikayetçinin itirazı sonrasında 25/07/2019 tarihinde haciz uygulanan meblağın emekli maaşından ibaret olduğunu ve haczin kaldırılması gerektiğini ilettiği, yine de 29/07/2019 tarihinde emekli maaşından ve bayram ikramiyesinden mütevellit meblağı Vergi

Dairesinin hesabına aktardığı, 30/07/2019 tarihinde de aktarılan meblağın haczedilemeyecek kalemlerden olduğunu Vergi Dairesine yeniden ilettiği ve gereğini talep ettiği tespit edilmiştir.

18) Kurumumuzun 23/12/2019 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığından bilgi ve belge talep

etmesi sonrasında, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının 27/12/2019 tarihli yazı ile bayram ikramiyesinin iadesine karar verdiği ancak hesapta hesap sahibinin o ayki maaş tutarından daha yüksek bir tutar bulunmakta ise, tutarın mevduat olarak değerlendirilerek haczedilebileceği kanaatiyle emekli maaşını hesaba iade etmediği tespit edilmiştir.

19) Gelir İdaresi Başkanlığının, Kurumumuza verdiği 23/01/2020 tarihli cevabi yazıda da,

Ankara Vergi Dairesinin kanaati çerçevesinde değerlendirmede bulunduğu, ayrıca bankacılık sisteminde maaş hesabı adı altında hususi bir hesap tipi olmaması nedeniyle emekli maaşı alınan hesaptaki tutardan ve hesap hareketlerinden habersiz vergi dairelerinin haciz bildirisi yollamamasının vergi kaybına neden olacağını bildirdiği, emekli kişinin hesapta o ayki maaşından daha çok tutar bulunmasına rağmen borcunu ödeme gayreti içine girmemesinin suiistimallere neden olacağını ve bu minvalde hesaptaki birikim; emekli maaşının çekilmemesinden kaynaklansa bile hesap sahiplerince transfer edilerek takipten kaçırılabileceği de değerlendirilerek tutarın haczedilmesi gerektiğini ilettiği tespit edilmiştir.

20) Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesi gereğince vergi borcu nedeniyle

emekli maaşlarının haczedilmesi ancak borçlunun muvafakatiyle yapılabilmekte, yine aynı

Kanunun ek 18 inci maddesi gereğince, bayram ikramiyeleri her ne sebeple olursa olsun haczedilememektedir.

21) Kanunun lafsı açık olmakla birlikte, Başkanlığın cevabi yazısında bahsettiği hususlar

üzerine yapılan incelemelerde, Başkanlığın mütalaasını destekler nitelikte (maaş tutarından tasarruf edilen meblağın haczedilmesine imkan veren) herhangi bir hukuki düzenleme tespit edilememiştir. Kaldı ki, emekli maaşı alan kişinin hastalık veya değişik meşguliyetler nedeniyle maaşını çekememesi imkan dahilinde olduğu da gözden kaçırılmamalıdır.

22) Şikayete konu olayın gelişim süreci ve Başkanlığın cevabi yazısı incelendiğinde, PTT

İmranlı Merkez Müdürlüğünün eksik bildirimi nedeniyle e-haciz işleminin gerçekleştiği, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı görevlilerinin söz konusu bildirim sonrasında alacağın tahsili yoluna gittikleri görülmektedir. Dolayısıyla bu aşamaya kadar Vergi Dairesince yapılan iş ve işlemlerde hata bulunmamaktadır. Nitekim ilerleyen süreçte Vergi Dairesince haczedilen bayram ikramiyesinin de şikayetçiye iade edildiği tespit edilmiştir. Ancak haczedilen önceki aya ait emekli maaşının iade edilmemesi ve iade edilmeme gerekçesi hukuki dayanaktan yoksundur.

23) Anayasa’nın 60 ıncı maddesi ile herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olmasının ve

sosyal riskler karşısında asgari bir hayat seviyenin teminat altına alınmasının amaçlandığı, bu bağlamda emeklilik aylığının da Anayasa güvencesi altındaki sosyal güvenlik haklarından olduğu hususunda duraksamaya yer yoktur. Dolayısıyla sosyal güvenlik hakkı ile doğrudan ilgili olan emeklilik aylığına muvafakat alınmadan haciz uygulanması sosyal güvenlik hakkı ile de bağdaşmamaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 2009/19 Esas ve 2011/4 sayılı

Kararında da; emekli maaşlarına haczi kısıtlayan; 5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesinin

Anayasaya aykırı olmadığı yönünde karar verdiği görülmektedir. Bu bağlamda şikayetçinin hesabında bulunan önceki aya ait emekli aylığının, birikim olarak değerlendirilerek idarece haczedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığından, haczedilen tutarın şikayetçiye iade edilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

24) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermemesi nedeniyle iyi yönetim ilkelerinden; “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25) 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci

maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun

“Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamında göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile;

Başvuranın vergi borcu nedeniyle emekli maaşına ve bayram ikramiyesine konulan e-haciz işleminin kaldırılarak, emekli maaşının iadesi ile blokenin kaldırılması talebinin yerine getirilmesi yönünde işlem tesis edilmesi hususunda, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Gelir İdaresi Başkanlığı’nca

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın Başvurana ve Gelir İdaresi Başkanlığı’na tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi