|
ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından emekli maaşına uygulanan 600 TL’lik haciz nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirtmiş ve bu durumun maddi ve manevi sıkıntılara yol açtığını ifade etmiştir. İlgili kurum, başvuranın bir şirketin müdürü olarak, şirketin ödenmeyen borçlarından dolayı sorumlu olduğunu ve bu nedenle emekli maaşına haciz uygulandığını açıklamıştır. Haciz işleminin, 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri çerçevesinde gerçekleştirildiği ve başvuranın bu borçlardan dolayı sorumlu olduğu vurgulanmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın şirket müdürlüğü döneminde oluşan borçlar nedeniyle emekli maaşından kesinti yapıldığını belirtmiş, ayrıca başvuranın itiraz sürecinde gerekli bilgilendirmelerin yapılmadığını kabul etmiştir. Ancak, başvuranın talebinin reddedilmesine karar verilmiştir. Bu karar, başvuranın sorumluluğunun yasal çerçevede belirlendiği ve emekli maaşına haciz uygulanmasının hukuka uygun olduğu sonucuna dayanmaktadır. Sonuç olarak, başvuranın talebi, ilgili mevzuat ve kurum açıklamaları doğrultusunda reddedilmiş, emekli maaşına haciz işleminin hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir. Başvuranın, bu karara itiraz etme hakkı bulunmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/11187-S.21.17995
BAŞVURU NO : 2021/4060
KARAR TARİHİ : 03/08/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli maaşı haczi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 20/02/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iki yıldır emekli maaşına 600 TL kadar haciz
uygulandığını, kronik hastalıklarının bulunduğunu, tek geçim kaynağım olan emekli maaşının kesintiye uğramasının maddi ve manevi sıkıntıya düşmesine neden olduğunu belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün başvuru
konusuna ilişkin 24/3/2021 tarihli ve sayılı yazısı ile 18/6/2021 tarihli ve sayılı yazısında özetle;
2.1) Otom. Gıda İnş. Emi. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü
Rüzgarlı Sosyal Güvenlik Merkezinde ve sayılı dosyalarda işlem gördüğü, başvuranın şirketin diğer ortağıyla birlikte 20 yıllığına müdür seçildiği ve anılan şirketin ödenmeyen borçlarından dolayı 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinin yirminci fıkrası gereğince sorumluluğu bulunduğundan adına ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği ancak söz konuşu borcun ödenmediğinden emekli maaşına haciz konularak kesilen tutarların borcuna mahsup edildiği,
2.2) Bu kapsamda 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinin birinci ve on altıncı fıkraları uyarınca;
Otom. Gıda İnş. Emi. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin icraya intikal eden borçlarının 2007/8-2016/7 dönemlerine (sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası, damga vergisi) ait olduğu, bu
doğrultuda 2016/29293 numaralı icra takibine ilişkin ödeme emrinin başvurana 27/7/2016 tarihinde tebliğ edildiği,
2.3) Öte yandan borçlu şirkete ait bilgilerin yer aldığı 7/4/2005 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nden,
şirketin kurucu ortaklarının başvuran ve olduğunun, yine aynı şahısların 20 yıllığına şirket müdürü olarak seçildiğinin ve şirket unvanı altında atacakları münferit imzaları ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındıklarının anlaşıldığı, bu nedenle 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinin yirminci fıkrası ile 93.
maddesinin birinci fıkrasında; 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi ile 71. maddesinde yer alan düzenlemeler dikkate alındığında, tüzel kişiliğe ait işverenlerin ödenmeyen prim ve diğer alacaklardan dolayı üst düzey yöneticilerinin, yetkililerinin, kanuni temsilcilerinin (üst düzey yöneticileri, limitet şirket müdürleri ve diğerleri) görev yaptıkları dönemlere ait borçlardan tüzel kişilik ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından başvuranın görev yaptığı dönemlere ilişkin borçlardan müdürlük vasfı nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, yine 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesinde belirtildiği üzere gelir, aylık ve ödeneklerin; 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği göz önüne alındığında başvuranın borcunun prim borcundan kaynaklı olması ve bu borcun da 88. maddeye göre takip edilen amme alacağı niteliğinde olması nedeniyle emekli maaşından
6183 sayılı Kanun’un 71. maddesi gereğince emekli maaşına haciz şerhi işlendiği,
2.4) Diğer taraftan 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesinde kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın,
böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkındaki itirazı ile ilgili olarak ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açmak suretiyle itirazda bulunabileceğinin öngörüldüğü, buna göre Otom. Gıda İnş. Emi. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin borcundan dolayı şirket müdürü başvurana 2016/29293 numaralı icra takip dosyasından ödeme emri gönderilerek aynı dosyadan haciz uygulanması üzerine 22/11/2018 tarihinden itibaren başvuranın emekli maaşından her ay 1/4 oranında kesinti yapıldığı, 18/3/2021 tarihi itibarıyla kesinti oranının l/10’a düşürüldüğü, 17/3/2021 tarihine kadar toplam 8.397.43 TL’lik tutarın tahsil edildiği ve aynı tarih itibarıyla anılan şirketin 711.800 TL borcunun bulunduğu,
2.5) Öte yandan Kurum borçlusu tarafından özel kanunlarla çıkarılan tüm yapılandırmalara başvuru
yapıldığı ancak herhangi bir ödemede bulunulmadığı, dolayısıyla emekli maaşına haciz konulduğu, bu defa 3/2/2021 tarihli dilekçe ile hacze itiraz edilmesi üzerine anılan Merkez tarafından 5/2/2021 tarihli yazı ile cevap verildiği, söz konusu yazıda 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmanın ilk taksitinin ödenmesi ve bilgi verilmesi şartıyla emekli maaşı üzerindeki haczin durdurulabileceği hususunun başvurana bildirildiği,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
/
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;
5.1) “Primlerin ödenmesi” başlıklı 88. maddesinin on altıncı fıkrasının birinci cümlesi ile on
sekizinci ve yirminci fıkralarında;
“Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır.
Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.
…
Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır. Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen aleyhe neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Kurum hakkında uygulanmaz.
…
Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”
5.2) “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı” başlıklı 93. maddesinin birinci
fıkrasında;
“Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.”
6) 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun “İşsizlik sigortası primleri ile sosyal güvenlik
primlerine ilişkin hükümler” başlıklı 49. maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında;
/
“İşsizlik sigortası primleri ile ilgili olarak; 5510 sayılı Kanunun 80, 82, 86, 88, 89, 90, 91, 93 ve 100 üncü madde hükümleri uygulanır.
İşsizlik sigortası primlerinin toplanmasından, sigortalı ve işyeri bazında kayıtların tutulmasından, toplanan primler ile uygulanacak gecikme cezası ile gecikme zammının Fona aktarılmasından, teminat ve hak edişlerin prim borcuna karşılık tutulmasından, yersiz olarak alınan primlerin iadesinden Sosyal Güvenlik
Kurumu görevli, yetkili ve sorumludur.”
7) Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun;
7.1) “Primlerin ödenmesi” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrası, beşinci fıkrasının ilk iki cümlesi
ile on ikinci fıkrasında;
“İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu
Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur.
…
Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 ve 102 nci maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, söz konusu Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.
…
Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”
7.2) “Sigorta yardımlarının haczedilemeyeceği, yanlış ve yersiz ödemelerin tahsili” başlıklı 121.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Bu kanun gereğince bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımlar, nafaka borçları ve bu
Kanunun 80 inci maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar dışında, haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez.”
8) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un;
8.1) “Ödeme emri” başlıklı 55. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
“Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları luzumu bir “Ödeme emri” ile tebliğ olunur.
Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114 üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.”
8.2) “Kısmen haczedilebilen gelirler” başlıklı 71. maddesinde;
“Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz.
Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz.”
9) 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu’nun;
9.1) “Ortak olanlar” başlıklı 540. maddesinde;
“Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatiyle şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar.
Şirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabilir.
Kuruluştan sonra şirkete giren ortaklar, bu hususta umumi heyetin ayrı bir kararı olmadıkça, idare ve temsile mezun ve mecbur değildirler.
Limitet şirketin temsilcileri arasında bir hükmi şahıs bulunduğu takdirde, ancak o hükmi şahıs adına limitet şirketin temsil ve idaresini üzerine almış bulunan hakiki şahıs limitet şirketin temsilcisi olarak tescil ve ilan edilir.”
9.2) “Ortak olmayanlar” başlıklı 541. maddesinde;
“Şirket mukavelesi veya umumi heyet karariyle şirketin idare ve temsili, ortak olmıyan kimselere de bırakılabilir. Bu gibi kimselerin salahiyet ve mesuliyetleri hakkında ortak olan müdürlere ait hükümler tatbik olunur.”
10) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun, “Genel olarak” başlıklı 623. maddesinde;
“Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir.
Şirketin müdürlerinden biri bir tüzel kişi olduğu takdirde, bu kişi bu görevi tüzel kişi adına yerine getirecek bir gerçek kişiyi belirler.
Müdürler, kanunla veya şirket sözleşmesi ile genel kurula bırakılmamış bulunan yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkilidirler.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12) Başvuran, bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere emekli maaşından yapılan kesinti nedeniyle
oluşan mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
13) Diğer taraftan Sosyal Güvenlik Kurumu ise işveren Otom. Gıda İnş. Emi. Teks. San. ve Tic.
Ltd. Şti.’nin Kuruma olan borçlarından, başvuranın borç dönemleri itibarıyla anılan şirkette müdür olması nedeniyle sorumlu olduğunu belirtmektedir. Şu durumda somut olayda, tüzel kişi işveren şirketin Kuruma olan borçlarından dolayı başvuranın sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceğinin irdelenmesi gerekmektedir.
14) Bu kapsamda gerçek kişi ortak ve yöneticilerin, işveren limitet şirketin Sosyal Güvenlik Kurumuna
olan borçları nedeniyle sorumluluğu hususu 2020/4649 sayılı ve numaralı başvuru
dosyalarında incelenmiş ve aşağıdaki değerlendirmelere yer verilmiştir:
15) “Hemen belirtmek gerekir ki, Türk sosyal sigortalar sisteminin finansmanının ağırlıklı olarak prim
rejimine dayanması nedeniyle Kurumun sosyal güvenlik politikalarını oluşturabilmesi, sosyal güvenlik sisteminin işlerliğini devam ettirebilmesi ve oluşan sosyal riskler yönünden gerekli sosyal sigorta yardımlarının sağlaması için sigorta primlerinin, zamanında ve eksiksiz olarak ödenmesini zorunlu kılmaktadır. Nitekim kanun koyucu Kurumun en önemli gelir kaynaklarından olan primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini güvence altına almak amacıyla tüzel kişi işverenler ile birlikte bazı gerçek kişilerin de sorumlu olmaları yönünde bir kısım düzenlemeler getirmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/10/2019 tarihli ve sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr) Nitekim
5510 sayılı Kanunu’nun 88. maddesinin yirminci fıkrasında, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer
alacaklar bakımından tüzel kişiliği haiz işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst
düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin de müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Kanun ayrıca istisnai olarak, hak sahiplerinin aylıklarının primlerin tahsili için haczedilmesine de cevaz vermiştir.
16) … 506 sayılı Kanun’un 80. maddesinin on ikinci fıkrasında, sigorta primleri haklı sebep olmaksızın
süresi içerisinde Kuruma ödenmezse tüzelkişi işverenlerin üst düzey yönetici veya yetkililerinin, Kuruma karşı işverenler ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine kanun koyucu, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağını düzenleyerek sigorta primlerinin tahsil edilmesine özel bir önem vermiştir. Öte yandan Kurumun 506 sayılı Kanun kapsamındaki prim alacakları için getirilen bu düzenlemelerin, 4447 sayılı Kanun’un 49. maddesinin beşinci fıkrasının atfıyla işsizlik sigortası primleri hakkında da uygulanacağı anlaşılmaktadır.”
17) Bu açıklamalar çerçevesinde değinmek gerekirse, Sosyal Güvenlik Kurumunun bireylerin Anayasal
sosyal güvenlik haklarının gerçekleştirilmesine yönelik sosyal koruma görevini yerine getirebilmesi için sigorta edimlerini sunması zorunludur. Bu doğrultuda, Kurum tarafından sunulacak sigorta edimlerinin doğuracağı giderlerin karşılanması primlerin alınması ile mümkündür. Dolayısıyla Kurumun, sosyal sigortalar yardımlarını devam ettirebilmesi ilgililerden prim alınmasını ve ilgililerce bu primlerin ödenmesini zorunlu kılmaktadır. Sonuç olarak değinilen yasal düzenlemeler, Kurumun en önemli gelir kaynaklarından olan primlerin işverenlerce ödenmesinin özendirilmesini amaçlamakla birlikte aynı zamanda, söz konusu primlerin tahsilinin güvence altına alınması amacıyla primlerin ödenmesinden sorumlu olan kişileri de belirleyen temel hükümlerdir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 21/1/2020 tarihli ve E: 2017/1965, K: 2020/35 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr )
18) Görüldüğü üzere tüzel kişi işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin ve bu arada limitet
şirket müdürlerinin, müdürlük sıfatlarının bulunduğu dönem içinde değinilen yasal düzenlemeler kapsamında işveren şirketin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlarından sorumlu oldukları tartışmasızdır. Bu noktada somut olayda, Kurumumuza gönderilen belgelerden,7/4/2005 tarihli ve 6277 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’ne göre başvuran ve . tarafından Otom. Gıda İnş. Emi. Teks.
San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kurulduğunun ve başvuran ile nin münferit imzaları ile ilk 20 yıl için şirketi temsil ve ilzam etmeye yetkili kılındığının ve şirket müdürlüğüne getirildiğinin tescil ve ilan edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenmesi istenilen, anılan işveren şirketin 2007/8-2016/7 dönemlerine ait prim borçlarından başvuranın sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
(Aynı yönde bk. Yargıtay Yirmi Birinci Hukuk Dairesinin; 8/12/2016 tarihli ve E: 2016/13318, K:
2016/14850; 28/12/2016 tarihli ve E: 2016/14947, K: 2016/15729 sayılı kararları. Kaynak:
www.corpus.com.tr )
19) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; Otom. Gıda İnş. Emi. Teks. San. ve Tic.
Ltd. Şti.’nin başvuranın müdür olduğu döneme ait Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmeyen borçlarından dolayı başvuranın emekli maaşına haciz uygulanmasına yönelik Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
/
20) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine;
Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi