|
ÖZET: Başvuru sahibi, emekli maaşından yapılan kesintilerin durdurulması ve daha önce kesilen tutarların iadesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ise, kesintilerin yersiz olmadığını, başvuru sahibinin ortak olduğu bir şirketin SGK’ya olan prim borçlarından kaynaklandığını belirtmiştir. Bu nedenle, başvuru sahibinin maaşından yapılan kesintilerin hukuka uygun olduğu ifade edilmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuru sahibinin iddialarını ve SGK’nın açıklamalarını değerlendirerek, yapılan kesintilerin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığına karar vermiştir. Ayrıca, ilgili mevzuat çerçevesinde SGK’nın alacaklarının tahsilinde şirket ortaklarının sorumluluğu vurgulanmıştır. Emekli maaşının haczinin yalnızca belirli borçlar için mümkün olduğu ve bu durumun sosyal güvenlik hakkının korunması açısından önemli olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu kararın başvurana ve SGK’ya tebliği yapılmıştır. Kamu Başdenetçisi, idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun hareket ettiğini, ancak başvuru yollarının belirtilmediği için bu ilkeye uyulması gerektiğini ifade etmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/11064-S.17090
BAŞVURU NO : 2019/9559
KARAR TARİHİ : 04/11/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli maaşındaki yersiz kesintilerin durdurulması ve iadesi hakkında.
BAŞVURU TARİHİ : 06/05/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuru sahibi özetle emekli maaşından yapılan kesintilerin durdurulmasını, bugüne kadar
kesilen tutarların tarafına iade edilerek ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 21/05/2019 tarih ve … sayılı şikâyet konusuna ilişkin bilgi/belge isteme
yazısına istinaden, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın (SGK) 30/05/2019 tarih ve …
sayılı yazılarında;
2.1) Başvuru sahibinin emekli maaşı üzerinden yapılan kesinti yersiz ödemeye ilişkin olmayıp
Kırıkkale Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde işlem gören …. San. Ltd. Şti.’nin Sosyal Güvenlik
Kurumuna olan prim borçlarından kaynaklandığı, Kırıkkale Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce
…. San. Ltd. Şti.’nin SGK’ya olan prim borçlarının tahsili için şirket ortağı … hakkında 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre icra takip işlemlerinin yürütüldüğü, anılan şirkette ortak olması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 88’inci maddesi ile 6183 sayılı Kanunun 35’inci ve 71’inci maddeleri gereğince yaşlılık aylığından kesinti yapılması açıklaması yapılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Anayasamızın ‘Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı’ başlıklı
74’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”
4) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (Sözleşme) ek 1 No.lu Protokol’ün “Mülkiyetin
korunması” kenar başlıklı 1inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”
5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun ‘Kurumun görevi’ başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükümleri yer almaktadır.
6) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Primlerin
ödenmesi” başlıklı 88’inci maddesinde;(Değişik: 17/4/2008-5754/52 md.)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işveren, bir ay
içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar
Kuruma öder.
Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır.
Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır.
Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
6.1) Yine Kanunun “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı” başlıklı
93’üncü maddesinde (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/56 md.) Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.
7) 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun Limited şirketlerin
amme borçları başlıklı 35 inci maddesinde; (Değişik: 22/7/1998 – 4369/ 21 md.)
Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
7.1) Anılan Kanunun “Kısmen haczedilebilen gelirler:” başlıklı 71 inci maddesinde;–
(Değişik: 26/11/1980 – 2347/9 md.)
Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz.
Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz.
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8) Başvuru sahibinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya
kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuru sahibi emekli maaşından yapılan kesintilerin durdurulmasını, bugüne kadar kesilen
tutarların tarafına iade edilerek ödenmesini talep etmektedir.
10) SGK tarafından gönderilen bilgi belgelerden prim alacaklarının tahsilinde hacze konu …
San. Ltd. Şti.’nin tüzel kişilik ve şirket müdürü hakkında yürütülen menkul ve gayrimenkul mal araştırmasında herhangi bir mal tespit edilemediği, borcun tamamı tahsil edilemediğinden bu defa anılan şirket ortağı başvuru sahibi (%30) hakkında icra takibine başlandığı, 18/07/2011 tarihinden başvuru sahibinin emekli maaşından hissesine düşen borç bitinceye kadar 2011
Ağustos dönemi itibariyle maaşından 1/3 oranında kesinti yapılmaya başlandığı, şirket adına başvuru sahibi tarafından 31/08/2016 tarihli dilekçesiyle 6736 sayılı yasaya istinaden yapılandırma başvurusunda bulunulduğu, ancak maaş kesintilerinin taksit tutarlarını ödeme noktasında yetersiz kalması üzerine maaşına haciz işlemi başlatıldığı, şikayete konu hususun hem maaş üzerindeki haczin kaldırılması ve hem de daha önceki kesintilerin tarafına iadesinin yapılmasının talep edildiği anlaşılmaktadır.
11) Sosyal güvenlik hakkı, bireylerin geleceğe güvenle bakmalarını sağlayan bir insan hakkı
olması sebebiyle, “sosyal hukuk devleti” olgusunu oluşturan temel kavramlardan birisidir. Bu esastan hareketle Anayasamız, “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlığı altında sosyal güvenlik hakkını da düzenlemiş ve 60’ıncı madde ile herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğunu kabul etmiş, Devlet’in de, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri almak ve teşkilatı kurmakla yükümlü olduğunu düzenlemiştir.
12) 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesi gereğince SGK’nın sigorta primleri ve diğer
alacaklarının haklı bir sebep olmaksızın belirtilen sürelerde ödenmemesi hâlinde şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri ile kurum temsilcilerinin müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmiştir. Kurumun (SGK)
6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde
olup, imtiyazlı alacak olarak nitelenmiştir. Diğer taraftan şirket ortaklarının ve yöneticilerinin sorumluluğu ise 6183 sayılı Kanunun Limited şirketlerin amme borçları başlıklı 35 inci maddesi ile Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu başlıklı Mükerrer Madde 35 inci maddesinde düzenlenmiştir. 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35 inci maddesinde de tüzel kişilerden tahsil edilemeyen veya tahsil edilmeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarından tahsil edileceği belirtilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile tüzel kişiliği haiz özel kuruluşta görev yapan yönetim kurulu üyelerinin primlerin ödenmesinden işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açıkça belirtilmiştir. Tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları bildirilmiştir. Kanun koyucunun bu hükümle müteselsil sorumluluğu yaygınlaştırmayı amaçladığı anlaşılmaktadır
13) Bununla birlikte emekli maaşının haczi 5510 sayılı Kanununun 93 üncü maddesi gereği
sadece belirli borçlar bakımından mümkün olup bu kapsamda söz konusu maddeye göre, Sosyal
Sigortalar Kurumunun prim alacakları ve nafaka alacakları dışında emekli maaşının haczi mümkün değildir. Bu iki istisna dışında emekli maaşının haczinde borçlunun rızasının aranması yasal zorunluktur.
14) Limited şirketler bir veya daha fazla gerçek veya tüzel kişi tarafından kurulan, ortakların
sadece taahhüt ettikleri sermaye payları ve ana sözleşmede yer alan diğer yükümlülükler ile şirket borçlarından sorumlu oldukları şirketlerdir. Şirket ortaklarının ve yöneticilerinin sorumluluğu 6183 sayılı Kanunun Limited şirketlerin amme borçları başlıklı 35 inci maddesi ile Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu başlıklı Mükerrer Madde 35 inci maddesinde düzenlenmiştir. Şirkette müdürlük veya başka herhangi bir temsil yetkisi olmayan limited şirket ortakları, ortağı oldukları şirketin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlarından, sadece şirketteki sermaye hisseleri oranında doğrudan sorumludurlar. Kural olarak şirket borcunun öncelikle şirket tüzel kişiliğinin mal varlığından tahsili gerekmekte olup kamu alacağının şirket tüzel kişiliğinden tahsilinin mümkün olmaması gibi durumlarda şirketin kanuni temsilcisinden ya da hisseleri oranında ortaklarından tahsili yoluna gidilebilir.
15) Anayasa Mahkemesi’nin, 15/12/2006 tarihli, 2006/111 E.ve 2006/112 K. sayılı Kararında,
Sosyal Güvenlik Kurumunun amacına uygun olarak hizmet verebilmesi sahip olduğu parasal kaynaklara bağlı olduğundan, temel kaynağı prim olan bu Kurumda sigortalıların kuralda belirtilen süre kadar prim ödemek suretiyle Kurum ile ilişkilerini devam ettirmelerini ve
Kurumun sağlayacağı haklardan bu suretle yararlanmalarını öngören böyle bir düzenleme sistemin doğal bir sonucu olduğuna karar vermiştir.
16) Buna göre sigortalılar veya SGK aleyhine özel ve kamusal bir zararın meydana gelmemesi
için kamu idarelerin kamu hizmetlerinin hızlı, kaliteli, basitleştirilmiş ve düşük maliyetli bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak için gerekli tedbirleri alması önem arz etmektedir.
17) Anayasanın 13 üncü ve 35 inci maddeleri gereği mülkiyet hakkı ancak kamu yararı
amacıyla sınırlandırılabilmektedir. Bu durum sosyal güvenlik ödemeleri içinde geçerli olup, dolayısıyla idarenin kurum alacağını tahsil etmesi ve kişilere borç tahakkuk ettirilmesi işleminde kamu yararının asıl amacı sosyal güvenlik sisteminin korunması ve devamlığı sağlamaktır. Vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarının ödenmesi için gerekli tedbirlerin alınması ve bu kapsamda gerekli ve uygun araçların seçilmesinde kanun koyucunun geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır Somut olayda Şirketin kamu borcunun şirket ortağı olan başvurucudan tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmiştir. Müdahaleyle ulaşılmak istenen amacın kamu alacağının tahsil imkânının artırılması olduğu söylenebilir. Kamu alacağının tahsilinin güvenceye bağlanması ve tahsil imkânının artırılmasında kamu yararının bulunduğu tartışmasızdır. Kanun koyucu, amme alacağını güvenceye almak ve tahsil imkânını artırmak bakımından sorumluluğun yaygınlaştırılması yoluna gidebileceği gibi müteselsil sorumluluk da öngörebilir (AYM, E.2014/144, K.2015/29, 19/3/2015). Bu şekilde işverenin prim borcundan dolayı 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinde tanımlanan özel nitelikteki tüzel kişilerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri hakkında kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına ilişkin kural getirilirken primlerin tahsilinin güvence altına alınması ve prim ödeme işinin özendirilmesi sağlanmaya çalışılmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel
Kurulunun 25/1/2017 tarihli ve E.2014/21-2323, K.2017/152 sayılı kararı).
18) Kanun koyucu, amme alacağını güvenceye almak bakımından sorumluluğun
yaygınlaştırılması yoluna gidebileceği gibi müteselsil sorumluluk da öngörebilir. Görüldüğü üzere, özel hukuk tüzel kişilerinin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşverenin prim borcundan ötürü, 5510 sayılı Yasanın
88 inci maddesinde tanımlanan özel nitelikteki tüzel kişilerin şirket yönetim kurulu üyeleri de
dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu getirilirken, primlerin tahsilinin güvence altına alınması ve prim ödeme işinin özendirilmesi sağlanmaya çalışılmıştır.
Dolayısıyla, somut olayda, yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri, değinilen Anayasa Mahkemesi kararları ve dosya içindeki bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; idare tarafından yapılan kurum alacağının tahsilinde şirket ortağına hissesi rücu edilmesi işleminde işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenilen bilgi ve belgeleri süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderdiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE, Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi