|
ÖZET: Başvuranın emekli maaşından yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu’na yaptığı başvuru, 6 Ekim 2021 tarihinde reddedilmiştir. Başvuran vekili, müvekkilinin emekli maaşından, şirket borçları nedeniyle kesinti yapıldığını ve bu durumun 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine aykırı olduğunu öne sürerek, kesintilerin iadesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu ise, başvuranın yönetim kurulu başkanı olduğu şirketin borçları nedeniyle kesinti yapıldığını ve bu durumun yasal çerçevede olduğunu belirtmiştir.
Kurum, başvuranın şirketin yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüttüğü dönemdeki borçlardan sorumlu olduğunu, bu nedenle emekli maaşından kesinti yapılmasının hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir. İlgili mevzuat ve Yargıtay kararları çerçevesinde, işverenlerin ve yöneticilerin sosyal güvenlik primlerinden sorumlu oldukları vurgulanmıştır. Ayrıca, başvuranın iddialarının ve idarenin açıklamalarının birlikte değerlendirildiği sonucunda, kesintilerin hukuka aykırı olmadığına karar verilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiş ve karar, başvuran vekiline iletilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sürecinde iyi yönetim ilkelerine uygun hareket edildiğini, ancak idarenin başvurana hangi mercilere başvurabileceği konusunda yeterli bilgi vermediğini tespit etmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/14322-S.21.22935
BAŞVURU NO : 2021/11819
KARAR TARİHİ : 06/10/2021
RET KARARI
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Prim borcu hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 05/07/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran vekili özetle; müvekkilinin emekli maaşından artık ilgisinin kalmadığı şirket borcu
nedeniyle kesinti yapıldığını, oysa 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince emekli maaşından emeklinin rızası olmaksızın kesinti yapılamayacağını ve emekli maaşına haciz konulamayacağını belirterek yapılan kesintilerin tespit edilip müvekkiline iade edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün başvuru
konusuna ilişkin 6/8/2021 tarihli ve sayılı yazısı ve ekinde özetle;
2.1) Başvuranın sicil sayılı dosyada işlem gören San. Tic. AŞ.’nin
yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüttüğü, şirketin mal varlığının olmaması/borca yetmemesi üzerine anılan şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleri hakkında icra tabine başlanıldığı ve başvuranın yönetim kurulu başkanı olması sebebiyle emekli maaşından 1/4 oranında kesinti yapıldığı,
2.2) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88. maddesinin on altıncı ve
yirminci fıkraları ile 93. maddesinde yer alan hükümler uyarınca Kurum alacaklarının imtiyazlı alacaklardan olduğu ve cebri icra işlemlerinin 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre yapıldığı,
2.3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 365. maddesi uyarınca da, anonim şirketlerin yönetim kurulu
üyelerinin üst düzey yönetici olarak şirketin yönetiminde bulundukları döneme ait ödenmeyen prim borçlarından sorumlu oldukları,
2.4) Söz konusu hükümler doğrultusunda anılan işyerinin Kuruma olan borçlarından dolayı başvuranın
sorumlu olduğu, bu kapsamda 6183 sayılı Kanun’un 71. Maddesine göre başvuranın emekli maaşından kesinti yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;
5.1) “Primlerin ödenmesi” başlıklı 88. maddesinin on altıncı fıkrasının birinci cümlesi ile on
sekizinci ve yirminci fıkralarında;
“Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır.
Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.
…
Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır. Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen
aleyhe neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Kurum hakkında uygulanmaz.
…
Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”
5.2) “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı” başlıklı 93. maddesinin birinci
fıkrasında;
“Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.”
6) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un;
6.1) “Ödeme emri” başlıklı 55. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
“Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları luzumu bir “Ödeme emri” ile tebliğ olunur.
Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114 üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.”
6.2) “Kısmen haczedilebilen gelirler” başlıklı 71. maddesinde;
“Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz.
Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz.”
7) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun, “Yönetim ve temsil” başlıklı 365. maddesinde;
“Anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Kanundaki istisnai hükümler saklıdır.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran vekili, bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere müvekkilinin emekli maaşından
yapılan kesinti nedeniyle oluşan mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
10) Diğer taraftan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ise başvuranın, işveren
San. Tic. AŞ.’nin yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüttüğü, şirketin mal varlığının olmaması/borca yetmemesi üzerine anılan şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleri hakkında icra tabine başlanıldığı ve başvuranın yönetim kurulu başkanı olması sebebiyle emekli maaşından 1/4 oranında kesinti yapıldığı belirtmektedir. Şu durumda somut olayda, tüzel kişi işveren şirketin Kuruma olan borçlarından dolayı başvuranın sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceğinin irdelenmesi gerekmektedir.
11) Bu kapsamda gerçek kişi ortak ve yöneticilerin, işveren şirket tüzel kişiliğinin Sosyal Güvenlik
Kurumuna olan borçları nedeniyle sorumluluğu hususu 2020/ sayılı ve 2020 numaralı başvuru
dosyalarında incelenmiş ve aşağıdaki değerlendirmelere yer verilmiştir:
12) “Hemen belirtmek gerekir ki, Türk sosyal sigortalar sisteminin finansmanının ağırlıklı olarak prim
rejimine dayanması nedeniyle Kurumun sosyal güvenlik politikalarını oluşturabilmesi, sosyal güvenlik sisteminin işlerliğini devam ettirebilmesi ve oluşan sosyal riskler yönünden gerekli sosyal sigorta yardımlarının sağlaması için sigorta primlerinin, zamanında ve eksiksiz olarak ödenmesini zorunlu kılmaktadır. Nitekim kanun koyucu Kurumun en önemli gelir kaynaklarından olan primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini güvence altına almak amacıyla tüzel kişi işverenler ile birlikte bazı gerçek kişilerin de sorumlu olmaları yönünde bir kısım düzenlemeler getirmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/10/2019 tarihli ve E: 2016/1364, K: 2019/1100 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr) Nitekim
5510 sayılı Kanunu’nun 88. maddesinin yirminci fıkrasında, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer
alacaklar bakımından tüzel kişiliği haiz işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin de müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Kanun ayrıca istisnai olarak, hak sahiplerinin aylıklarının primlerin tahsili için haczedilmesine de cevaz vermiştir.
13) … 506 sayılı Kanun’un 80. maddesinin on ikinci fıkrasında, sigorta primleri haklı sebep olmaksızın
süresi içerisinde Kuruma ödenmezse tüzelkişi işverenlerin üst düzey yönetici veya yetkililerinin, Kuruma karşı işverenler ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine kanun koyucu, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağını düzenleyerek sigorta primlerinin tahsil edilmesine özel bir önem vermiştir. Öte yandan Kurumun 506 sayılı Kanun kapsamındaki prim alacakları için getirilen bu düzenlemelerin, 4447 sayılı Kanun’un 49. maddesinin beşinci fıkrasının atfıyla işsizlik sigortası primleri hakkında da uygulanacağı anlaşılmaktadır.”
14) Bu açıklamalar çerçevesinde değinmek gerekirse, Sosyal Güvenlik Kurumunun bireylerin Anayasal
sosyal güvenlik haklarının gerçekleştirilmesine yönelik sosyal koruma görevini yerine getirebilmesi için sigorta edimlerini sunması zorunludur. Bu doğrultuda, Kurum tarafından sunulacak sigorta edimlerinin doğuracağı giderlerin karşılanması primlerin alınması ile mümkündür. Dolayısıyla Kurumun, sosyal sigortalar yardımlarını devam ettirebilmesi ilgililerden prim alınmasını ve ilgililerce bu primlerin ödenmesini zorunlu kılmaktadır. Sonuç olarak değinilen yasal düzenlemeler, Kurumun en önemli gelir kaynaklarından olan primlerin işverenlerce ödenmesinin özendirilmesini amaçlamakla birlikte aynı zamanda, söz konusu primlerin tahsilinin güvence altına alınması amacıyla primlerin ödenmesinden sorumlu olan kişileri de belirleyen temel hükümlerdir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 21/1/2020 tarihli ve E: 2017/1965, K: 2020/35 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr )
15) Görüldüğü üzere tüzel kişi işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin ve bu arada
anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin, söz konusu sıfata sahip oldukları dönem içinde değinilen yasal düzenlemeler kapsamında işveren şirketin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlarından sorumlu oldukları tartışmasızdır. Bu noktada somut olayda, Kurumumuza gönderilen belgelerden, 16/5/2007 tarihli ve 6809 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’ne göre üç yıl görev yapmak üzere başvuranın yönetim kuruluna ve
San. Tic. AŞ. yönetim kurulu başkanlığına seçildiğinin, ayrıca başvuran ile .’nın şirket kaşesi altına atacakları imzalarla şirketi birlikte veya ayrı ayrı ahzu kabza temsil ve ilzama yetkili kılındıklarının tescil ve ilan edildiği anlaşılmaktadır. Yine 9/7/2008 tarihli ve 7101 sayılı Türkiye Ticaret
Sicili Gazetesi’ne göre de, üç yıl görev yapmak üzere başvuranın yönetim kuruluna ve
San. Tic. AŞ. yönetim kurulu başkanlığına seçildiğinin, ayrıca başvuran ile .’nın şirketi münferit imzalarıyla ahzu kabza temsil ve ilzama yetkili kılındıklarının tescil ve ilan edildiği görülmektedir. Şu durumda anılan işveren şirketin, Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlarından başvuranın sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. (Benzer kararlar için bk. 26/7/2021 tarihli ve 21.17510 sayılı Ret Kararı; 26/7/2021 tarihli ve 21.17526 sayılı Ret Kararı; 3/8/2021 tarihli ve 21.17995 sayılı Ret Kararı; 3/8/2021
tarihli ve 21.17996 sayılı Ret Kararı. Yargıtay Yirmi Birinci Hukuk Dairesinin; 8/12/2016 tarihli ve E:
2016/13318, K: 2016/14850; 28/12/2016 tarihli ve E: 2016/14947, K: 2016/15729 sayılı kararları. Kaynak:
www.corpus.com.tr )
16) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; San. Tic. AŞ.’nin,
başvuranın yönetim kurulu başkanı olduğu döneme ait Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmeyen borçlarından dolayı başvuranın emekli maaşına haciz uygulanmasına yönelik Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvuran vekiline
tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvuran vekilinin talebinin reddine;
Kararın başvuran vekiline ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Celile Özlem TUNÇAK
Kamu Başdenetçisi V.