|
ÖZET: Başvuran, emekli maaşından yapılan kesintinin haksız olduğunu ve bu kesintinin iade edilmesi gerektiğini öne sürerek Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvuruda bulunmuştur. Başvurusunda, %25 hissedarı olduğu bir şirketin borçları nedeniyle maaşından 1/3 oranında kesinti yapıldığını belirtmiş, kesintinin 1/4 oranına düşürülmesini veya maaş üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir. SGK ise, başvuranın şirketin yönetiminde yer alması nedeniyle borçlardan sorumlu olduğunu ve yapılan kesintinin yasal çerçevede olduğunu ifade etmiştir.
SGK’nın açıklamalarına göre, başvuranın ortak olduğu şirketin SGK’ya olan borçları nedeniyle maaşına haciz konulmuştur. Başvuranın, şirketin yönetim kurulu üyeliği ve üst düzey yöneticilik görevleri dolayısıyla bu borçlardan sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, emekli maaşından yapılan kesintinin yasal düzenlemelere uygun olduğu ve bu nedenle başvuranın talebinin reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini hukuka ve hakkaniyete uygun bulmayarak reddetmiştir. Başvurana, kararın tebliğ tarihinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkı tanınmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/3758-S.22.5648
BAŞVURU NO : 2021/17617
KARAR TARİHİ : 17/03/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli maaşından yapılan kesinti hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 15/10/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran; emekli maaşından % 25 ortağı olduğu şirketin borçlarından dolayı 1/3 oranında kesinti
yapıldığını, mülkiyet hakkı kapsamında yer alan emekli maaşından yapılan kesintilerin iade edilmesi gerektiğini belirterek emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılmasını, yapılan kesilenlerin iade edilmesini, eğer bu yönde işlem tesis edilmeyecek ise kesinti oranının 1/3 yerine 1/4 olarak uygulanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 25/11/2021 tarihli ve
sayılı yazısında özetle;
2.1) Başvuranın ve sicil sayılı dosyalarda işlem
gören Gıda Turizm Hayvancılık Tarım İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin hisse ortağı olduğu, borç sebebiyle emekli maaşına haciz konulduğu, söz konusu sicil sayılı işyeri dosyalarından sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ve damga vergisinden kaynaklanan borçlarının bulunduğu,
2.2) Gıda Turizm Hayvancılık Tarım İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait ticaret sicil
gazeteleri incelendiğinde; 23/5/2011 tarihli ve 7820 sayılı Ticaret Sicil Gazetesine göre Kayseri 8.
Noterliğinin 9/5/2011 tarihli ve nolu tasdiknamesiyle başvuranın şirketin kurucu ortağı olduğunun görüldüğü, 21/10/2011 tarihli ve sayılı Ticaret Sicil Gazetesine göre 30/9/2011 tarihli ve / nolu
/
ortaklar kurulu kararıyla başvuranın hisselerini İnş. Otom. Mad. Pet. Ürün. Taah. Yat.
A.Ş.’ye devrettiği, 2/11/2011 tarihli ve 7934 sayılı Ticaret Sicil Gazetesine göre
Gıda Turizm Hayvancılık Tarım İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortaklarından birinin %99 hisse ile
İnş. Otom. Mad. Pet. Ürün. Taah. Yat. A.Ş. diğerinin ise %1 hisse ile
Mad. Elekt. İnş. Taş. Tur. Tem. Ltd. Şti. olduğu, yine başvuranın borçlu şirketin % 99 hisse ile ortağı olan
Elektrik İnş. Otom. Mad. Pet. Ürün. Taah. Yat. AŞ.’nin yönetim kurulu başkan yardımcılığı ve yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulunduğu (15/7/2013 tarihli ve 8363 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi, 9/3/2015 tarihli ve sayılı Ticaret Sicil Gazetesi, 30/3/2015 tarihli ve sayılı Ticaret Sicil
Gazetesine göre yönetim kurulu üyeliğinin devam ettiği), % 1 oranında hissesi olan Çetinkaya Güvenlik
Tüketim Mad. Elekt. İnş. Taş. Tur. Tem. Ltd. Şti.’nin de tek ortağının Elektrik İnş. Otom. Mad.
Pet. Ürün. Taah. Yat. AŞ. olduğu tespit edildiğinden başvuranın ortak olan şirketlerin de ayrı ayrı yöneticisi olması sebebiyle Lokantacılık Gıda Turizm Hayvancılık Tarım İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin borcunun tamamından sorumlu olduğunun anlaşıldığı,
2.3) Başvuranın Lokantacılık Gıda Turizm Hayvancılık Tarım İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ndeki
ortaklığının 23/5/2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre 9/5/2011 tarihinde başladığı, 30/9/2011 tarihinde de şirketteki hisselerini Elektrik İnş. Otom. Mad. Pet. Ürün. Taah. Yat. A.Ş.’ye devrettiği, başvuranın bundan sonraki sorumluluğunun borçlu şirkete ortak olan iki şirkette yetkili ve üst düzey yönetici olmasından kaynaklandığı, başvuranın borçlu şirkete % 99 hisseyle ortak olan
Elektrik İnş. Otom. Mad. Pet. Ürün. Taah. Yat. A.Ş.’de, 30/3/2015 tarihli ve sayılı Ticaret Sicil
Gazetesine göre yönetim kurulu üyeliğinin devam ettiği,
2.4) Başvurana sorumlu olduğu 2016/31583, 2016/31588, 2016/36342, 2016/36434 nolu dosyalar
üzerinden 3/4/2017 tarihli ve sayılı ödeme emrinin gönderildiği, 5/4/2017 tarihinde kendisine tebliğ edildiği, başvuranın 2021/9, 10, 11. aylara ait maaş hacizlerinden gelen toplam 3.566,28 TL kesintinin olduğu, 2021/9. aya ait olan 1.188,76 TL kesintinin borcuna işlendiği, ancak icra borç işlemi sisteminden kaynaklı gecikmeden dolayı işlenen paranın henüz sistemden düşmediği ve geriye kalan 2021/10, 11. aylara ait 2.377,52 TL’nin emanet hesabında beklediği,
2.5) İşyeri mal varlığı araştırmasında işyeri adına kayıtlı plakalı motosiklet tespit edilerek
19/2/2016 tarihinde ihtiyati haciz işlendiği, 28/2/2017 tarihinde ise hem haciz hem de yakalama işlendiği ancak araç yakalanamadığından tahsilatın sağlanamadığı, 22/4/2016 tarihinde Tapu, MKK, Basın İlan, Denizcilik, Türk Patent, Kamu İhale Kurumu ve sivil havacılık ile ilgili hak ve mal varlığına rastlanılmadığı, 4/1/2018, 3/10/2019 ve 19/8/2021 tarihli banka haciz isteklerinden de malvarlığına rastlanılmadığından Kurum alacağının şirket malvarlığından tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı, öte yandan başvuranın da Kuruma olan borçlarına yönelik olarak dört farklı yapılandırma kanunu kapsamında herhangi bir başvurusunun olmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;
5.1) “Primlerin ödenmesi” başlıklı 88. maddesinin on altıncı fıkrasının birinci cümlesi ile on
sekizinci ve yirminci fıkralarında;
“Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır.
Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.
…
Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır. Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen aleyhe neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Kurum hakkında uygulanmaz.
…
Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”
5.2) “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı” başlıklı 93. maddesinin birinci
fıkrasında;
“Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.”
6) 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun “İşsizlik sigortası primleri ile sosyal güvenlik
primlerine ilişkin hükümler” başlıklı 49. maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında;
“İşsizlik sigortası primleri ile ilgili olarak; 5510 sayılı Kanunun 80, 82, 86, 88, 89, 90, 91, 93 ve 100 üncü madde hükümleri uygulanır.
İşsizlik sigortası primlerinin toplanmasından, sigortalı ve işyeri bazında kayıtların tutulmasından, toplanan primler ile uygulanacak gecikme cezası ile gecikme zammının Fona aktarılmasından, teminat ve hak edişlerin prim borcuna karşılık tutulmasından, yersiz olarak alınan primlerin iadesinden Sosyal Güvenlik
Kurumu görevli, yetkili ve sorumludur.”
7) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un;
7.1) “Limited şirketlerin amme borçları” başlıklı 35. maddesinin birinci fıkrasında;
“Limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.”
7.2) “Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu” başlıklı mükerrer 35. maddesinin birinci fıkrasında;
“Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.”
7.3) “Ödeme emri” başlıklı 55. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
“Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları luzumu bir “Ödeme emri” ile tebliğ olunur.
Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114 üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.”
7.4) “Kısmen haczedilebilen gelirler” başlıklı 71. maddesinin birinci fıkrasında;
/
“Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran, bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere emekli maaşından yapılan kesinti nedeniyle
oluşan mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
10) Diğer taraftan Sosyal Güvenlik Kurumu ise başvuranın emekli maaşından yapılan kesintinin işveren
Lokantacılık Gıda Turizm Hayvancılık Tarım İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin Kuruma olan borçlarından, başvuranın borçlu şirkete ortak olan şirkette yetkili ve üst düzey yönetici olmasından kaynaklandığı belirtmektedir. Şu durumda somut olayda, tüzel kişi işveren şirketin Kuruma olan borçlarından dolayı başvuranın sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceğinin irdelenmesi gerekmektedir.
11) Bu kapsamda gerçek kişi ortak ve yöneticilerin, işveren şirketin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan
borçları nedeniyle sorumluluğu hususu 2020/4649 sayılı ve 2020/56507 numaralı başvuru dosyalarında
incelenmiş ve aşağıdaki değerlendirmelere yer verilmiştir:
12) “Hemen belirtmek gerekir ki, Türk sosyal sigortalar sisteminin finansmanının ağırlıklı olarak prim
rejimine dayanması nedeniyle Kurumun sosyal güvenlik politikalarını oluşturabilmesi, sosyal güvenlik sisteminin işlerliğini devam ettirebilmesi ve oluşan sosyal riskler yönünden gerekli sosyal sigorta yardımlarının sağlaması için sigorta primlerinin, zamanında ve eksiksiz olarak ödenmesini zorunlu kılmaktadır. Nitekim kanun koyucu Kurumun en önemli gelir kaynaklarından olan primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini güvence altına almak amacıyla tüzel kişi işverenler ile birlikte bazı gerçek kişilerin de sorumlu olmaları yönünde bir kısım düzenlemeler getirmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/10/2019 tarihli ve E: 2016/1364, K: 2019/1100 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr) Nitekim
5510 sayılı Kanunu’nun 88. maddesinin yirminci fıkrasında, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer
alacaklar bakımından tüzel kişiliği haiz işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin de müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Kanun ayrıca istisnai olarak, hak sahiplerinin aylıklarının primlerin tahsili için haczedilmesine de cevaz vermiştir.
13) … 506 sayılı Kanun’un 80. maddesinin on ikinci fıkrasında, sigorta primleri haklı sebep olmaksızın
süresi içerisinde Kuruma ödenmezse tüzelkişi işverenlerin üst düzey yönetici veya yetkililerinin, Kuruma karşı işverenler ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine kanun koyucu, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağını düzenleyerek sigorta primlerinin tahsil edilmesine özel bir önem vermiştir. Öte yandan Kurumun 506 sayılı Kanun kapsamındaki prim alacakları için getirilen bu düzenlemelerin, 4447 sayılı Kanun’un 49. maddesinin beşinci fıkrasının atfıyla işsizlik sigortası primleri hakkında da uygulanacağı anlaşılmaktadır.”
14) Bu açıklamalar çerçevesinde değinmek gerekirse, Sosyal Güvenlik Kurumunun bireylerin Anayasal
sosyal güvenlik haklarının gerçekleştirilmesine yönelik sosyal koruma görevini yerine getirebilmesi için sigorta edimlerini sunması zorunludur. Bu doğrultuda, Kurum tarafından sunulacak sigorta edimlerinin doğuracağı giderlerin karşılanması primlerin alınması ile mümkündür. Dolayısıyla Kurumun, sosyal sigortalar yardımlarını devam ettirebilmesi ilgililerden prim alınmasını ve ilgililerce bu primlerin ödenmesini zorunlu kılmaktadır. Sonuç olarak değinilen yasal düzenlemeler, Kurumun en önemli gelir kaynaklarından olan primlerin işverenlerce ödenmesinin özendirilmesini amaçlamakla birlikte aynı zamanda, söz konusu primlerin tahsilinin güvence altına alınması amacıyla primlerin ödenmesinden sorumlu olan kişileri de belirleyen temel hükümlerdir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 21/1/2020 tarihli ve E: 2017/1965, K: 2020/35 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr )
15) Görüldüğü üzere tüzel kişi işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin ve bu arada
anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin, söz konusu sıfata sahip oldukları dönem içinde değinilen yasal düzenlemeler kapsamında şirketin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlarından sorumlu oldukları tartışmasızdır. Bu noktada somut olayda, Kurumumuza gönderilen belgelerden, Lokantacılık
Gıda Turizm Hayvancılık Tarım İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait ticaret sicil gazeteleri incelendiğinde; 23/5/2011 tarihli ve sayılı Ticaret Sicil Gazetesine göre Kayseri 8. Noterliğinin 9/5/2011 tarihli ve nolu tasdiknamesiyle başvuranın şirketin kurucu ortağı olduğunun görüldüğü, 21/10/2011 tarihli ve sayılı Ticaret Sicil Gazetesine göre 30/9/2011 tarihli ve nolu ortaklar kurulu kararıyla başvuranın hisselerini Elektrik İnş. Otom. Mad. Pet. Ürün. Taah. Yat. A.Ş.’ye devrettiği, 2/11/2011 tarihli ve 7934 sayılı Ticaret Sicil Gazetesine göre Lokantacılık Gıda Turizm
Hayvancılık Tarım İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortaklarından birinin %99 hisse ile Elektrik İnş.
Otom. Mad. Pet. Ürün. Taah. Yat. A.Ş. diğerinin ise %1 hisse ile Güvenlik Tüketim Mad. Elekt.
İnş. Taş. Tur. Tem. Ltd. Şti. olduğu, yine başvuranın borçlu şirketin % 99 hisse ile ortağı olan
Elektrik İnş. Otom. Mad. Pet. Ürün. Taah. Yat. AŞ.’nin yönetim kurulu başkan yardımcılığı ve yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulunduğu (15/7/2013 tarihli ve 8363 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi, 9/3/2015 tarihli ve 8774 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi, 30/3/2015 tarihli ve 8789 sayılı Ticaret Sicil Gazetesine göre yönetim kurulu üyeliğinin devam ettiği), % 1 oranında hissesi olan Güvenlik Tüketim Mad.
Elekt. İnş. Taş. Tur. Tem. Ltd. Şti.’nin de tek ortağının Elektrik İnş. Otom. Mad. Pet. Ürün.
Taah. Yat. AŞ. olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenmesi istenilen şirket borçlarından başvuranın sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
16) Öte yandan başvuranın emekli maaşında yapılan kesintinin oranının 1/4’e düşürülmesi talebine
gelince, başvuranın emekli maaşının asgari ücretin üzerinde olduğu, 6183 sayılı Kanun’un 71. maddesinin birinci fıkrasının emekli maaşından üçte birinden çok dörtte birinden az olmamak üzere kesinti yapılmasını
/
mümkün kıldığı, bu kapsamda Kurumun somut uyuşmazlığa ilişkin değerlendirme yaparak 1/3 oranında kesinti yapılması yönünde karar verdiği, söz konusu oranın yukarıda ifade edilen yasal sınırlar içerisinde yer aldığı anlaşılmıştır.
17) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmeyen
şirket borçlarından dolayı, yönetici sıfatıyla başvuranın emekli maaşına haciz uygulanmasına yönelik
Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Kayseri İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvuranın taleplerinin reddine;
Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/