ÖZET: Başvuran, Emniyet Genel Müdürlüğü Lojistik Şubesi’nde Oto Motor Ustası olarak 1983 yılında göreve başlamış ve 2004 yılında emekli olmuştur. Emekli maaşının hesaplanmasında diploması, kıdemi, unvanı ve medeni durumunun dikkate alınmadığını belirterek, bu unsurların yeniden değerlendirilmesini ve farkın yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir. Başvuran, çalışma süresince aynı unvana sahip diğer işçilerle eşit ücret almadığını ve bu durumun adaletsiz olduğunu ifade etmiştir.

Emniyet Genel Müdürlüğü, başvuranın çalıştığı dönemdeki ücretlendirme sisteminin 4857 sayılı İş Kanunu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde düzenlendiğini belirtmiştir. Başvuranın maaşının, işe alındığı tarihten itibaren belirlenen saat ücretine göre hesaplandığı ve yapılan incelemelerde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediği ifade edilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu da, başvuranın emekli maaşının hesaplanmasında belirtilen kriterlerin dikkate alınmadığını, ancak mevcut mevzuat çerçevesinde hesaplamaların doğru yapıldığını belirtmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. İlgili idarelerin işlemlerinin hukuka uygun olduğu ve başvuranın talep ettiği değişikliklerin yasal çerçevede karşılık bulmadığı vurgulanmıştır. Başvuran, bu ret kararına karşı yargı yoluna başvurabilecektir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/3515-S.22.5302

BAŞVURU NO : 2021/16239

KARAR TARİHİ : 14/03/2022

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli maaşı hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 23/09/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda başvuran özetle; Emniyet Genel Müdürlüğü

Lojistik Şubesi, 2. Kademe Amirliğinde Oto Motor Ustası unvanı ile daimi işçi statüsünde 07/12/1983 tarihinde göreve başladığını, çalıştığı dönemde ilkokul, ortaokul, düz lise ve Endüstri Meslek Lisesi mezunu motor ustalarının çalışma saat ücretlerinin aynı olduğunu, söz konusu durumu bağlı olduğu Türk

Metal Sendikasına, SGK’ya ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirdiğini, ancak değişen bir şey olmadığını, Emniyet Genel Müdürlüğünün işe alırken vermiş olduğu diploma ve unvan sözünü tutmadığını, 01/11/2004 tarihinde de emekli olduğunu belirterek, emekli maaşının hesabında diplomasının, kıdeminin, unvanının ve medeni durumumun dikkate alınmadığını, bu durumun köleliğe ve ikinci sınıf vatandaş muamelesine girdiğini belirterek, emekli maaşının emekli olduğu 01/11/2004 tarihinden başlayarak diploması, kıdemi, unvanı ve medeni durumunun da dikkate alınarak tekrar hesaplanmasını ve çıkan farkın yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 6/10/2021 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Emniyet Genel Müdürlüğünden alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle; 2.1. Başvuranın 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak çalıştığı, kıdem, derece ve kademenin 657 Sayılı Devlet

Memurları Kanununda düzenlenmiş olduğundan ilgilinin kıdem, derece ve kademe bilgilerinin bulunmadığı, /

2.2. Bolu İl Emniyet Müdürlüğünde işçi olan başvuranın 11/06/1987 tarihli dilekçesinde oto motor ustası olarak 07/12/1983 tarihinden itibaren kendisine ödenen 200 TL saat ücretinin 01/05/1987 tarihinden itibaren ödenmediği ve sebebinin tarafına bildirilmesini istediği, ilgilinin maaşının işe alındığı tarihten itibaren Oto Motor Ustasına ödenen 200 TL saat ücretinden maaş ödemesinin yapıldığı, ancak Emniyet

Genel Müdürlüğünün 16/02/1987 tarihli “İşçi Ücretlerine Ait Bilgiler” konulu yazı ekinde gönderilen örnek bordroda Sanat Okulu Mezunlarına saat ücretinin 180 TL olduğu görüldüğü, bu durum üzerine 01/05/1987 tarihinden itibaren ilgiliye saat ücreti olarak 180 TL saat ücreti üzerinden ücret ödendiği, 2.3. Konu ile ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Kocaeli Bölge Müdürlüğünce İş Müfettişi görevlendirildiği, yapılan inceleme sonucunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Kocaeli Bölge

Müdürlüğünün yazı ile; “Vilayetlerde Bölge Tamirhanesi ve 2 nci Kademede Çalışan İşçi Ücretleri” başlığını taşıyan bölümde belirlenen Motor Ustaları için belirlenen ücrete uymadığı, anılan Kanunun 60 ncı maddesindeki “… bu Kanun hükümlerinin herhangi birinin uygulanması sonucuna dayanılarak işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamaz” hükmüne ve 26 ncı maddesine aykırı olduğunun belirlendiği, bu sebeple de ilgiliye 01/05/1987 tarihinden itibaren ilk işe girişinden itibaren ödenen 200 TL saat ücretinin zam ve kıdem zamlarına göre alması gereken ücrete göre farkların hesaplanarak ikramiye farkları ile birlikte ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, 2.4. Emniyet Genel Müdürlüğünün 01/05/1987-31/12/1987 tarihleri arası fark tutarlarının 18/05/1989 tarihli Tahakkuk Müzekkeresi ve Verile Emri ile ödemesinin yapıldığı, 01/01/1988-01/08/1990 tarihleri arası ücret ödemelerinin 200 TL saat ücretinin zam ve kıdem zamlarına göre alması gereken ücrete göre (motor ustası olarak ) ödendiği, 01/08/1990 tarihinden sonraki ücretleri ise 01/08/1990-31/07/1992 tarihleri arasını kapsayan toplu iş sözleşmesinin 45. maddesi gereği bütün işçilerin maaşlarının tek bir saat ücreti üzerinden ödenmeye başlandığı, 2.5. Başvurucunun 30/04/1991 tarihli dilekçesinde ise 07/12/1983-01/08/1990 tarihleri arasında yapılan toplu iş sözleşmelerinde Oto Motor Ustası işçilerin saat ücretlerinin diğer branşlardaki işçilerin saat ücretlerinden farklı olduğunu, 4. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile (01/08/1990-31/07/1992 tarihleri arası)

tüm işçilerin saat ücretinin 5.333 TL olduğunun ilgiliye (5.333-2.251=3.082) 3.082 TL zam yapıldığını, diğer branşlardaki işçilere ise (5.333-2.165=3.168) 3.168 TL zam yapıldığını, oto motor ustası olan başvurana diğer branşlarda görev yapan arkadaşlarından 86 TL eksik zam yapıldığını, yapılan zammın doğru olup olmadığının araştırılmasını istediği, ancak 4. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin yürürlüğe girmesi ile tüm işçilerin saat ücretlerinin eşitlendiğini, dolayısıyla saat ücreti az olan işçiye daha yüksek zam, saat ücreti yüksek olan işçiye de daha düşük oranda zam yapıldığı, ilgilinin saat ücreti yüksek olduğundan diğer branşlardaki işçilere göre zam oranı 86 TL daha düşük olarak yansıdığı, 2.6. Ayrıca ilgilinin dilekçesinin görüş için Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderildiği ve Emniyet Genel

Müdürlüğünce Toplu İş Sözleşmesi ile belirlenen ücretlerde herhangi bir değişiklik yapılmasının mümkün olmadığının bildirildiği, görev yapan işçilerin 8. Dönem (01/08/1997-28/02/1999) tarihleri arasını kapsayan toplu iş sözleşmesi ve daha sonraki toplu iş sözleşmelerinde saat ücreti ödemelerinin üç gruba ayrıldığı, İşçi ’ın Endüstri Meslek Lisesi Mezunu olduğu için 01/08/1997-01/01/2004 tarihleri arası 1. Grupta tanımlanan saat ücretinden maaş ödemesinin yapıldığı,

3. Kurumumuzun 6/10/2021 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle; 3.1. 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) kapsamındaki sigortalıların aylıklarının hesaplamasında prime esas kazançlarının, prim ödeme gün sayılarının, tahsis talep tarihine kadar geçen yıllara ait tüfe ve gelişme hızı parametrelerinin kullanıldığını, başvurucunun başvurusunda belirttiği kriterlerin aylık hesabında dikkate alınmadığı, bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Sigortalı sayılanlar” başlıklı

4 üncü maddesinde; “Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;

a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,…

sigortalı sayılırlar.” 6.1. 5510 sayılı Kanunu’nun “Yaşlılık aylığının hesaplanması” başlıklı 29 uncu maddesinde; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile aynı fıkranın (c) bendine göre bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylığı, aşağıdaki hükümlere göre belirlenecek ortalama aylık kazancı ile aylık bağlama oranının çarpımı sonucunda bulunan tutardır.

Ortalama aylık kazanç, sigortalının her yıla ait prime esas kazancının, kazancın ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, itibarî hizmet süresi ile fiilî hizmet süresi zammı hariç toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın otuz katıdır.

Aylık bağlama oranı, sigortalının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için % 2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı % 90’ı geçemez.

28 inci maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına göre aylığa hak kazanan sigortalılar için hesaplanacak

aylık bağlama oranı, prim ödeme gün sayısı 9000 günden az olanlar için çalışma gücü kayıp oranının 9000 gün prim ödeme gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın % 60’a bölünmesi suretiyle hesaplanan

gün sayısına göre, % 50’yi geçmemek üzere üçüncü fıkra uyarınca tespit edilen orandır. Prim ödeme gün sayısı 9000 günden fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısına göre aylık bağlama oranı belirlenir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için bu fıkrada geçen 9000 prim gün sayısı 7200 gün, % 50 oranı da % 40 olarak uygulanır.

Yukarıdaki şekilde hesaplanan aylığın başlangıç tarihinin yılın ilk altı aylık dönemine rastlaması halinde

55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre Ocak ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranı

kadar artırılarak, yılın ikinci altı aylık dönemine rastlaması halinde ise öncelikle Ocak ödeme dönemi, daha sonra Temmuz ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranları kadar artırılarak, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki aylığı hesaplanır.” hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. 1 no.lu paragrafta da açıklandığı üzere başvuran özetle; Emniyet Genel Müdürlüğünde oto motor ustası unvanı ile daimi işçi statüsünde 7/12/1983 tarihinde işe başladığını, çalıştığı dönemde ilkokul, ortaokul, düz lise, endüstri meslek lisesi mezunu motor ustalarının çalışma saat ücretlerinin aynı olduğunu, Emniyet

Genel Müdürlüğünün işe alırken vermiş olduğu diploma ve unvan sözünü tutmadığını, 1/11/2004 tarihinde emekli olduğunu, emekli maaşının bu tarihten itibaren diploması, kıdemi, unvanı ve medeni durumu dikkate alınarak tekrar hesaplanmasını talep etmektedir.

9. İlgili idarelerden Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; başvurucunun

Bolu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne vermiş olduğu 18/11/2004 tarihli tahsis talebine istinaden en son kamu işyerinde çalışmasından dolayı 15/12/2004 tarihinden geçerli olmak üzere 7860 gün sigortalı çalışması, 600 gün askerlik borçlanması dahil edilerek 8820 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı, bağlanan aylıkta her hangi bir hata bulunmadığı, başvuranın 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak çalıştığı, kıdem, derece ve kademenin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda düzenlenmiş olduğundan ilgilinin kıdem, derece ve kademe bilgilerinin bulunmadığı belirtilmektedir. Ayrıca 4/1-(a) kapsamındaki sigortalıların aylıklarının hesaplamasında prime esas kazançlarının, prim ödeme gün sayılarının, tahsis talep tarihine kadar geçen yıllara ait tüfe ve gelişme hızı parametrelerinin kullanıldığı, başvurucunun başvurusunda belirttiği kriterlerin aylık hesabında dikkate alınmadığı belirtilmektedir.

10. Bilindiği üzere, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 2004 yılında tahsis talebinde bulunan 4/1-(a)

kapsamındaki sigortalıların aylıklarının bu tarihten önce yürürlükte bulunan gösterge ve 4447 sayılı

Kanunla getirilen sisteme göre bağlandığı, gösterge sisteminde, hesaplanacak aylıklara esas gösterge, sigortalının 2000 yılından önce çalıştığı sektör (kamu/özel) için geçerli olan ve ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanan gösterge ve üst gösterge tespit tabloları

/

esas alınarak belirlenmekte olduğu, hazırlanan gösterge ve üst gösterge tespit tablolarında ortalama yıllık kazanca eşit sayı, tabloda eşit sayı yoksa en yakın sayının karşılığı sigortalının göstergesi olarak tespit edildiği ve bu tespitte 2000 yılından önceki son on veya beş yıllık kazançların ortalamasının belirleyici olduğu anlaşılmaktadır.

10.1. Aylık bağlama oranı, sigortalının gösterge veya üst gösterge tablosundan aylığa hak kazanmasına göre farklı şekilde belirlenmektedir. Taban aylık bağlama oranı, gösterge tablosundan bağlanan aylıklar için % 60, üst gösterge tablosundan bağlanan aylıklar için ise % 50 ile % 59,9 arasında belirlendiği, bu oranlar sigortalı kadın ise 50, erkek ise 55 yaştan sonraki her tam yaş ile 5000 günden fazla her 240 gün için (1) puan artırılmakta, 5000 günden eksik her 240 gün için de (1) puan eksiltilmektedir. Aylık bağlama oranı % 85 ’i geçememektedir. Aylık= Gösterge x Katsayı x ABO formülüne göre hesaplanmaktadır.

10.2. 4447 sayılı Kanunla getirilen sisteme göre, ortalama yıllık kazancın hesabına ilişkin yöntem tamamen değiştirilmiş, bu sistemde, TÜFE (her yılın Aralık ayma göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranının) ve GH (sabit fiyatlarla gayri safı yurtiçi hasıla gelişme hızının) oranlarındaki artış hızına göre güncellenen tüm sigortalılık süresindeki yıllık prime esas kazançlar toplamının, toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi ile elde edilen ortalama günlük kazancın 360 katı, aylıkların hesabına esas ortalama yıllık kazancı oluşturmaktadır.

10.3. 4447 sayılı Kanunla getirilen düzenlemede aylık bağlama oranı, sigortalının tahsis talep tarihi itibariyle tespit edilen toplam prim ödeme gün sayısının ilk 3600 gününün her 360 günü için % 3,5, sonraki 5400 günün her 360 günü için % 2 ve daha sonraki her 360 gün için % 1,5 oranlarının toplamı alınarak bulunmaktadır. Buna göre; sigortalının 01.01.2000 tarihinden önceki hizmetleri eski hükümlere göre değerlendirilerek bu döneme ilişkin prim ödeme gün sayısının toplam prim ödeme gün sayısına oranı üzerinden kısmi aylığı hesaplanmakta, hesaplanan bu kısmi aylığa tahsis talep tarihinin bulunduğu yılın Ocak ayma kadar yıllık TUFE ve GH oranları uygulanarak güncellenmesi sağlanmakta; 01.01.2000 tarihinden sonraki hizmetleri için de yeni hükümlere göre kısmi aylığı hesaplanmakta ve bu kısmi aylıklar tahsis talep tarihinin bulunduğu yılın Ocak ayı itibariyle birleştirilerek aylık tutarı bulunmakta ve aylık başlangıç tarihine kadar aylık TUFE artış oranları ve oransal aylık artışları uygulanarak bağlanacak aylık tespit edilmektedir. 01.01.2000 öncesi ve sonrasına göre kısmi aylıklar hesaplanırken aylık bağlama oranları toplam prim ödeme gün sayıları üzerinden tespit edilmektedir.

10.4. Buna göre; sigortalının 01/01/2000 tarihinden önceki hizmetleri eski hükümlere göre değerlendirilerek bu döneme ilişkin prim ödeme gün sayısı toplam prim ödeme gün sayısına oranı üzerinden kısmi aylığı hesaplanmakta, hesaplanan bu kısmi aylığa tahsis talep tarihinin bulunduğu yılın Ocak ayına kadar yıllık TÜFE ve GH oranları uygulanarak güncellenmesi sağlanmakta; 01/01/2000 tarihinden sonraki hizmetleri için de yeni hükümlere göre kısmi aylığı hesaplanmakta ve bu kısmi aylıklar tahsis talep tarihinin bulunduğu yılın Ocak ayı itibariyle birleştirilerek aylık tutarı bulunmakta ve aylık başlangıç tarihine kadar aylık TÜFE artış oranları ve oransal aylık artışları uygulanarak bağlanacak aylık tespit edilmektedir. 01/01/2000 öncesi ve sonrasına göre

kısmi aylıklar hesaplanırken aylık bağlama oranlan ayrı ayrı toplam prim ödeme gün sayıları üzerinden tespit edilmektedir.

10.5. 5510 Sayılı Kanunla Getirilen Sistem 2008/Ekim aybaşı itibariyle yürürlüğe giren 5510 sayılı

Kanun gereğince 2008/Ekim (dahil) ve bundan sonra sigortalı olanların aylıkları, ortalama aylık kazanç ile aylık bağlama oranının çarpılmasıyla aylığı bulunmaktadır. Buna göre; Ortalama Aylık

Kazancın Tespiti: Güncelleme katsayısı ile güncellenen tüm sigortalılık süresindeki yıllık prime esas kazançlar toplamının, toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesiyle elde edilen ortalama günlük kazancın 30 katı, aylıkların hesabına esas ortalama aylık kazancı oluşturmaktadır.

10.6. Aylık Bağlama Oranı (ABO) : Sigortalının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için % 2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oram % 90’nı geçemez.

Bu Kanuna göre de vergi indiriminden yararlanan sigortalıların aylık bağlama oranları %30’un altında olmamaktadır. Aylık = Ortalama aylık kazanç x aylık bağlama oranı formülüyle hesaplanmaktadır. Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, karma sistemde bağlanan aylığın hesabında, aylıklara esas hizmetlerin geçtiği ve talepte bulunulan yıla göre değişen farklı hesaplama yöntemleri kullanılmakta, bu hesaplama yöntemlerinde, aylık bağlama oranları, güncelleme katsayıları farklı olarak belirlenmekte ve bu nedenle farklı sistemlere göre hesaplanan aylıklar arasında da farklılıklar oluşmaktadır.

11. Dolayısıyla, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin a bendine istinaden çalışan başvurucunun çalıştığı işyerindeki konumu çırak, kalfa ve ustabaşı vb. unvanlı olmasının sigortalıya bağlanacak olan aylığa bir etkisinin olmadığı, anılan Kanunun 4 üncü maddesini a bendine göre emekli olan bir kişinin tahsil durumunun bağlanacak aylığa bir etkisinin bulunmadığı, emekli olduktan sonra bağlanan aylıkta aile ve çocuk yardımı katkısının bulunmadığı anlaşılmakta olup, yukarıda yer verilen mevzuat ve açıklamalara istinaden başvurucunun başvurusunda belirttiği hususlar sigortalının emekli aylıklarında bir artış veya özel statü kazandırmamakta olup, işverenin sigortalı adına ödemiş olduğu gün ve prime esas kazançlar dikkate alınmaktadır.

12. İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın başvurusunda belirttiği medeni halinin ve tahsil durumuna göre emekli maaşını değerlendirilmesi hususu incelenmiş olup, ilgiliye bağlanan aylıkta başvuranın çalıştığı iş yerindeki pozisyonu, çırak kalfa ve ustabaşı vb. unvanlı olması veya bekar/evli veya çocuk sahibi olmasının kendisine bağlanan aylıkta herhangi bir artış sağlamadığı, ayrıca ilgiliye bağlanan aylıkta aile ve çocuk yardımı da bulunmamaktadır. Nihayetinde SGK tarafından bağlanan aylıkta esas alman kriterin işverenin sigortalı adına ödemiş olduğu gün sayısı ve prime esas kazanç tutarları olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple idarenin işleminde hukuka aykırılık tespit edilmemiş olup, başvurucunun talep ettiği hususların ilgili idarelerce reddedilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı

maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

14. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret

Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Bolu İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURAN ile EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE ve SOSYAL GÜVENLİK

KURUMUNA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi