|
ÖZET: Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu yetkililerinin yaptığı hatalar nedeniyle başvuranın daha düşük emekli maaşı aldığı iddiasına dayanmaktadır. Başvuran, 2013 yılında yurtdışı borçlanması yaptırmış ve 2018’de emeklilik başvurusu yaptığında maaşının beklediğinden çok daha düşük olduğunu fark etmiştir. Başvuran, SGK memurlarının kendisine eksik gün sayısı ve gerekli belgeler hakkında bilgi verdiklerini, ancak bu belgelerin işleme alınmadığını ve dolayısıyla maaşının hesaplanmasında sorunlar yaşandığını belirtmiştir. Ayrıca, başvuran, emekli maaşının yeniden hesaplanmasını ve hatanın kaynağının tespit edilmesini talep etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın yurtdışında geçen sürelerinin belirli koşullara tabi olduğunu ve bazı sürelerin borçlandırılmasının mümkün olmadığını açıklamıştır. Başvuranın 2000 yılı öncesinde 2054 gün, 2000-2008 yılları arasında 1624 gün ve 2008 sonrası 1715 gün olmak üzere toplamda 5393 gün sigortalılık süresi bulunduğu belirtilmiştir. Ancak, başvuranın 2002-2006 yılları arasındaki sürelerinin borçlandırılmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesine karar verilmiş ve bu karar, başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumuna tebliğ edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerine ilişkin idarenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum tespit etmemiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/12295-S.19093
BAŞVURU NO : 2019/10855
KARAR TARİHİ : 29/11/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvuranın özel sosyal güvenlik danışmanı veya Sosyal
BAŞVURUNUN KONUSU :
Güvenlik Kurumu yetkililerinin yapmış olduğu hata nedeniyle, alması gerekenden daha düşük emekli maaşı aldığı iddiası hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 31/05/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza 31/5/2019 tarihinde e-başvuru yoluyla yapılan başvuruda başvuran;
30.12.2013 tarihinde Mali Müşavir/Sosyal Güvenlik Uzmanı … aracılığıyla yurtdışı
borçlanması yaptırdığını ve borcunu ödediğini, 2017 yılı Ağustos ayında Sinop SGK’ya giderek ne zaman emekli olurum diye sorduğunu, … isimli memurun kendisine o günkü haliyle 1100-
1200 TL arası düşük maaş bağlanacağını, 200 gününün eksik olduğunu, yatırması gerektiğini
söylediğini, ikametgah belgesi ile çocuk bakım yıllarının yazılı olduğu Almanya sosyal güvenlik kurumunun belgesini getirmesi ve 200 günü borçlandığı takdirde maaşının 1400-1500
TL arası olacağını söylediğini, 200 günü ödeyip eksik olan evraklarla Mart 2018’de emekliliğe başvurduğunu, 14.05.2018 tarihli aylık bilgisi belgesinde maaşının çok düşük olduğunu fark ettiğini, …’a sorduğunu, herkese farklı hesaplandığını söyleyerek ilgilenmediğini, etrafında araştırdığında emsallerinden çok düşük aylık aldığını öğrendiğini, iki hafta önce Stuttgart
Başkonsolosluğuna gidip sebebini sorduğunu, yüksek maaş alınabilen 2000 yılı öncesi 4 yıl (1994-1998) ve 2000-2005 yılları arası 4 yıl (2002-2006) hesaplanmadığını, kendisinden istenilen ve göndermiş olduğu evrakların hiç işleme koyulmadığını öğrendiğini, yeniden hesaplama talep etmesini tavsiye ettiğini, bazı avukatlardan edindiği bilgiye göre ev kadını olarak hesaplanırsa daha yüksek aylık alabileceğini öğrendiğini ama ne kadar doğru bilmediğini, kendisinin her 3 şıkkı da işaretlemiş olduğunu belirterek maaşının yeniden hesaplanmasını, yanlışın kimden kaynaklı olduğunun tespitini ve tarafına bildirilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 26/8/2019 tarihli ve … sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın Almanya’da işe giriş tarihi 1/11/1988 olmakla birlikte bu tarihin 18 yaşından önce geçmiş olması nedeniyle 18 yaşını doldurduğu tarih olan 11/3/1990 tarihinin aylığa hak kazanma koşullarının belirlenmesinde dikkate alındığı, 2.2. Buna göre aylığa hak kazanma koşullarının 20 yıl sigortalılık süresi, 46 yaş ve 5375 prim ödeme gün sayısı (PGS) olarak belirlendiği, 2.3. Başvuranın Türkiye’de 2009 yılında 4/1-(a) statüsünde geçen 8 günlük çalışmasının mevcut olduğu, 2.4. 20/12/2013 tarihli borçlanma talebine istinaden 11/3/1990 sonrası olmak üzere 5185 günlük, 29/12/2017 tarihli talebine istinaden 1/1/1994 sonrası olmak üzere 200 günlük yurt dışı süresini borçlandığının tespit edildiği, 2.5. Diğer yandan, başvuranın 11/7/2002 tarihinde Türk vatandaşlığından izinle çıktığı ve 4/8/2006 tarihinde Türk vatandaşlığını yeniden kazandığı, 2.6. Yurt dışı borçlanma talebinin, ilgili mevzuat hükümleri gereğince bu süreler hariç tutulmak suretiyle yapılmış olduğu, 2.7. Başvuranın 2000 yılı öncesinde 2054 gün, 2000 yılı ile 30 Eylül 2008 tarihi arasında
1624 gün, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra da 1715 gün olmak üzere toplam 5393 gün sayısının
mevcut olduğu, 2.8. İlgiliye tahsis edilen yaşlılık aylığının, bu sürelere ait kazançlar dikkate alınmak suretiyle meri mevzuat hükümlerine istinaden hesaplandığı, 2.9. Başvuranın 2002-2006 yıllarına ait sürelerinin hesaplanmadığı yönünde şikayette bulunduğu, ancak 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen
Sürelerinin sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde, yurt dışında Türk vatandaşı olarak geçen sürelerin borçlanılabileceği hükmünün yer aldığı, bahse konu hüküm uyarınca bu sürelerin söz konusu Kanun kapsamında borçlanılmasının mümkün olmadığı, Belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü, 5. 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen
Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde; “Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle
Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” Hükmü, 6. 29, 30, 31/7/1964-1/8/1964 tarihli ve 11766-11779 sayılı Resmi Gazete’lerde yayımlanan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun; 6.1. “Yaşlılık aylığından yararlanma şartları” başlıklı mülga 60 ıncı maddesinin;
25.08.1999 tarihli 4447 sayılı Kanunun 6 ıncı maddesi ile değişiklik yapılmasından önceki
halinde; “Yaşlılık aylığından yararlanma esas ve şartları aşağıda gösterilmiştir.
A) Sigortalının; a) Kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş olması ve en az 5000 gün veya b) Kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş olması, 15 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 3600 gün yahut, c) Kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmamış olmakla beraber, kadın ise 20, erkek ise 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 5000 gün, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması şarttır.
B) (Değişik: 11/12/1981- 2564/1 md.)
a- 50 yaşını doldurmamış olmakla beraber en az 20 yıldan beri sigortalı olarak Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığınca tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı iş yerlerinde sürekli çalışan ve bu işlerde en az 5000 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeyen sigortalılara yazılı talepleri üzerine yaşlılık aylığı bağlanır.
b- 50 yaşını doldurmamış olmakla beraber en az 25 yıldan beri sigortalı olarak (B/a) fıkrasında sözü edilen iş yerlerinin yeraltı münavebeli işlerde çalışan ve bu işlerde en az 4000 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeyen sigortalılar da (…) 8100 gün prim ödemiş sigortalılar gibi yaşlılık aylığından yararlanırlar.
C) (Değişik: 29.07.2003 – 4958/ 34 md. Y.T. 06.08.2003)
a) Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce bu Kanunun 53 üncü maddesine göre malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya arızası bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük , yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
b) Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar
Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabilir.
D) (Değişik: 11/12/1981- 2564/1 md.)
a- 50 yaşını dolduran ve erken yaşlanmış olduğu tespit edilen, b- 50 yaşını dolduran ve malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi çalışmalarının en az 1800 gününü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işlerinde geçirmiş bulunan, Sigortalılar da (A) bendinin (a) veya (b) fıkralarında belirtilen diğer şartlarla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
E) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı veya yeraltı münavebeli işlerinde en az 1800 gün çalışmış bulunan sigortalıların, bu işlerdeki prim ödeme gün sayıları toplamına dörtte biri eklenir ve toplamı, bunların Malüllük, Yaşlılık ve
Ölüm Sigortaları primi ödeme gün sayısı olarak kabul edilir.
01/04/1954 tarihinden beri yeraltı veya yeraltı münavebeli işlerde çalışmış olan sigortalılar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
F) (Değişik : 29.07.2003 – 4958 / 34 md. Y.T. 06.08.2003) Bu kanuna göre sigortalı olarak tescil edilmiş bulunanların, er olarak silah altında veya Yedek Subay Okulunda geçen sürelerinin tamamını veya bir kısmını, kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları halinde ve bu Kanunun 78 inci maddesi ile belirlenen prime esas kazancın alt sınırının talep tarihindeki tutarı üzerinden hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerini tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılır, altı ay içinde primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.
Ancak Kanunla kurulmuş bulunan diğer sosyal güvenlik kuruluşları mevzuatına göre sigortalı veya iştirakçi olanlar hakkında yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
Sigortalıların grev ve lokavtta geçen süreleri, grev ve lokavtın sona ermesinden itibaren altı ay içinde kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları halinde ve bu Kanunun 78 inci maddesi ile belirlenen prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında olmak suretiyle, talep tarihindeki tutarı üzerinden hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi, tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılır.
Borçlandırılan sürenin karşılığı olan gün sayısı sigortalının prim ödeme gün sayısına katılır.
Bu kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Aylık bağlanmasına askerlik, grev ve lokavt borçlanması ile hak kazanılması durumunda kendilerine, borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır.
G) Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.
H) Bu maddede belirtilen yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için sigortalının çalıştığı işten ayrılması ve yazılı istekte bulunması şarttır.” hükmü, 6.2. “Yaşlılık aylığının hesaplanması” başlıklı mülga 60 ıncı maddesinin; 25.08.1999 tarihli 4447 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile değişiklik yapılmasından önceki halinde; “Yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanan sigortalıya, bu Kanuna göre tespit edilen göstergesinin katsayı ile çarpımının % 60’ı oranında ve aşağıdaki hükümler nazara alınarak yaşlılık aylığı bağlanır.
A) Yaşlılık Aylığı :
a) Sigortalının, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonra doldurduğu her tam yaş için ve 5000 günden fazla ödediği her 240 günlük malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi için % 60 oranı (1)’er artırılarak, b) (Değişik: 11/12/1981-2564/2 md.) Sigortalının, 5000 günden noksan ödediği her 240 günlük malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi için % 60 oranı 1 eksiltilerek, Hesaplanır.
c) (Değişik: 11/12/1981-2564/2 md.) Yukarıdaki (b) fıkrası hükmü, 60 ıncı maddenin (B-C-D)
bentlerine göre aylığa hak kazananlar için uygulanmaz.
Bu maddeye göre bağlanacak aylıkların oranı, her halde % 85’i geçemez.
B) Yaşlılık aylığının hesabına esas alınacak gösterge, sigortalının işten ayrıldığı tarihten önceki malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmiş son 5 takvim yılının prim hesabına esas tutulan kazanç tutarlarına göre bulunacak ortalama yıllık kazanç esas alınarak tespit edilir.
5 takvim yılından daha az takvim yılında prim ödemiş olan sigortalı için ortalama yıllık kazanç,
prim ödediği takvim yılları esas alınmak suretiyle hesaplanır.
C) Ereğli Kömür İşletmesi Müessesesinde çalışan münavebeli (Gruplu) sigortalılar için, yıllık kazançlarının iki katı alındıktan sonra yukarıdaki (B) fıkrasına göre ortalama yıllık kazanç hesabedilir. Ancak, ortalama yıllık kazancın hesabında esas alınan son 5 takvim yılının her birinde 180 günden fazla olan münavebeli çalışmalara ait kazanç tutarları nazara alınmaz.” hükmü, 6.3. “Göstergelerin tespit tabloları” başlıklı mülga ek 21 inci maddesinde; “Gelir ve aylıkların hesabına esas alınacak göstergelerin tesbitinde kullanılmak üzere, aşağıda belirtilen şekilde “Gösterge Tespit Tabloları” ve “Üst Gösterge Tespit Tabloları” düzenlenir.
A) Gösterge tespit tabloları:
a) İş kazaları ile Meslek Hastalıkları Sigortası için düzenlenecek Gösterge Tespit Tablosunda, sigortalının gelire esas kazancının hesabına giren son takvim ayında prim hesabına esas asgari günlük kazancın yıllık tutarı taban rakamını, aynı aydaki gösterge tablosunun en yüksek göstergesi üzerinden hesaplanacak azami günlük kazancın yıllık tutarı tavan rakamını oluşturur.
b) Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları için düzenlenecek gösterge tespit tablosunda, sigortalının aylık talep veya ölüm tarihinden önceki beş takvim yılında prim hesabına esas asgari günlük kazançların beş yıllık tutarının yıllık ortalaması taban rakamını, aynı yıllara ait gösterge tablosunun en yüksek göstergesi üzerinden hesaplanacak azami günlük kazançların yıllık ortalaması tavan rakamını oluşturur.
c) 991 sayılı Kanunla Kuruma devredilen sandıklar mevzuatına göre bağlanacak aylıklar için düzenlenecek gösterge tespit tablosunda, sigortalının aylık bağlanmasında nazara alınan kazancının ait olduğu tarihteki prim hesabına esas asgari kazancın yıllık tutarı taban rakamını, aynı tarihteki gösterge tablosunun en yüksek göstergesi üzerinden hesaplanacak azami günlük kazancın yıllık tutarı tavan rakamını oluşturur.
d) Yukarıdaki (a), (b) ve (c) fıkralarına göre tespit edilen taban rakamı, gösterge tablosundaki en düşük göstergenin, tavan rakamı en yüksek göstergenin karşılığı olarak alınır. Tavan rakamı ile taban rakamı arasındaki fark, en düşük göstergenin karşılığı olan kademe hariç tutularak geriye kalan kademe sayısına bölünür. Bölüm sonucunun kesir kısmı tama çıkarılarak elde edilen rakam, en düşük göstergeyi takip eden göstergeden itibaren, her dilim bir göstergeyi karşılamak üzere, taban rakamına ard arda ilave edilerek takip eden göstergelerin karşılığı rakamlar tespit edilir.
B) Üst gösterge tespit tabloları:
a) İş Kazaları ile Meslek Hastalıkları Sigortası için düzenlenecek üst gösterge tespit tablosunda, sigortalının gelire esas kazancının hesabına giren son takvim ayında, prim hesabına esas gösterge tablosunun tavanı üzerinden hesaplanacak günlük kazancın yıllık tutarı taban rakamını, üst gösterge tablosunda en yüksük gösterge esas alınarak hesaplanacak aynı aydaki prime esas azam, günlük kazancın yıllık tutarı tavan rakamını oluşturur.
b) Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları için düzenlenecek üst gösterge tespit tablosunda, sigortalının aylık talep veya ölüm tarihinden önceki beş takvim yılında prim hesabına esas gösterge tablosundaki en yüksek gösterge üzerinden hesaplanacak günlük kazançların beş yıllık tutarının yıllık ortalama taban rakamını, aynı yıllara ait üst gösterge tablosunun en yüksek göstergesi esas alınarak hesaplanacak azami günlük kazançların yıllık ortalaması tavan rakamını oluşturur.
c) 991 sayılı Kanunla Kuruma devredilen sandıklar mevzuatına göre bağlanacak aylıklar için düzenlenecek üst gösterge tespit tablosunda sigortalının aylık bağlanmasında nazara alınan kazancının ait olduğu tarihteki prim hesabına esas gösterge tablosunun tavanı üzerinden hesaplanacak günlük kazancının yıllık tutarı taban rakamını, üst gösterge tablosundaki en yüksek gösterge esas alınarak hesaplanacak aynı tarihteki prime esas azami günlük kazancın yıllık tutarı tavan rakamını oluşturur.
d) Yukarıdaki (a), (b) ve (c) fıkralarına göre tespit edilen tavan rakamı üst gösterge tablosundaki en yüksek göstergenin karşılığı olarak alınır. (a), (b) ve (c) fıkralarına göre tesbit edilen tavan rakamı ile taban rakamı arasıdaki fark kademe sayısına bölünür. Bölüm sonucunun kesir kısmı tama çıkartılarak elde edilen rakam gösterge tablosunun en yüksek göstergesine karşılık gelen sayıya her dilim bir göstergeyi karşılamak üzere ardarda ilave edilerek takip eden göstergelerin karşılığı sayılar tespit edilir. ” hükmü, 6.4. “Gelir ve aylıkların hesaplanması” başlıklı mülga ek 23 üncü maddesinde; “Sigortalının gelir veya aylığı, bu Kanunun ek 3 üncü maddesine göre tespit edilen gösterge sayısının katsayı ile çarpılması sonucu bulunan miktarın gelir veya aylık bağlamaya esas oranlarla çarpılması suretiyle hesaplanır. Katsayının değişmesi halinde, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yeni katsayı esas alınarak gelir ve aylıklar yeniden hesaplanır.” hükmü, 6.5. Mülga ek 35 inci maddesinde; “Üst Gösterge Tablolarının tavan göstergesine göre hesaplanacak aylıkların aylık bağlama oranı % 50’dir.
Üst Gösterge Tablosunun tavan göstergesi ile Gösterge Tablosunun tavan göstergesi arasındaki derece ve kademeler üzerinden bağlanacak aylıkların oranı Bakanlar Kurulunca tespit edilir.
Bu Kanunun 61 ve 67 nci maddelerindeki, aylık bağlama oranının artırılması veya eksiltilmesi hususundaki hükümler saklıdır.” hükmü, Düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, bir Sosyal Güvenlik Uzmanı aracılığıyla yurtdışı borçlanması yaptırdığını, Sinop SGK görevlileri ile görüştüğünde kendisine emsallerine nazaran düşük maaş bağlanacağının belirtildiğini, nitekim emekli olduğunda aylık bilgisi belgesinde maaşının çok düşük olduğunu fark ettiğini, yurt dışı borçlanma için danışma hizmeti aldığı uzmana sorduğunda herkese farklı hesaplandığını söyleyerek ilgilenmediğini, Stuttgart
Başkonsolosluğu görevlilerinin yüksek maaş alınabilen 2000 yılı öncesi 4 yıl (1994-1998) ve 2000-2005 yılları arası 4 yıl (2002-2006) hesaplanmadığı için düşük olabileceğini belirttiklerini iddia ederek maaşının yeniden hesaplanmasını, yanlışın kimden kaynaklı olduğunun tespitini ve tarafına bildirilmesini talep etmektedir.
9. İdare sigortalının 2000 yılı öncesinde 2054 gün, 2000 yılı ile 30 Eylül 2008 tarihi arasında 1624 gün, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra da 1715 gün olmak üzere toplam 5393 gün sayısı mevcut olduğunu, tahsis edilen yaşlılık aylığının, bu sürelere ait kazançlar dikkate alınmak suretiyle mevzuat hükümlerine istinaden hesaplandığını, 2002-2006 yıllarına ait sürelerinin 3201 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre borçlanılmasının mümkün olmadığını, 1994-1998 yılları arasındaki sürelerin ise değerlendirildiğini belirtmiştir.
10. Başvuruya konu mevzuat hükümleri incelendiğinde; 5 numaralı paragrafta yer verildiği üzere; Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmektedir. Meri mevzuat uyarınca Türk vatandaşı olarak geçmeyen süreler için bu şekilde bir değerlendirme yapılması mümkün değildir.
11. Yaşlılık aylığından yararlanma şartları ve hesaplanması ile ilgili olarak, detaylarına 6 numaralı paragrafta yer verildiği üzere; Kanuna göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında, 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık sürelerinin 18 yaşını doldurdukları tarihte başladığı kabul edilmektedir. 2000 öncesi hizmetleri bulunup 2008/Ekim (özel sektör için 1/10/2008, kamu sektörü için 15/10/2008 )
sonrası tahsis talebinde bulunan veya ölenlerin aylıkları gösterge, 4447 ve Kanunla getirilen üçlü karma sisteme göre hesaplanmaktadır. Karma sisteme göre aylıklar; 2008/Ekim (hariç)
öncesi kısmi aylığın (A) hesabı, 2000 yılı öncesi kısmi aylığın (A1) hesabı, 2000-2008/Eylül (dahil) arası kısmi aylığın (A2) hesabı, 2008/Ekim (dahil) sonrası kısmi aylığın (B) hesabı ve
Kısmi aylıkların birleştirilmesi olmak üzere üç aşamalı olarak belirlenmektedir.
11.1. Bilindiği üzere, katsayı esasına dayalı gösterge sistemi 2000 yılı itibariyle kaldırıldığından, sigortalıların 2000 yılından önceki kısmi aylıklarına esas göstergelerinin tespitinde kamu ve özel sektör için düzenlenen gösterge ve üst gösterge tespit tabloları kullanılmakta idi. Göstergenin tespitinde sigortalının 2000 yılından önce primi ödenmiş son 10 yılın prime esas kazancının ortalaması esas alınarak önce üst gösterge tespit tablosundan gösterge tespiti yapılmakta, ortalama yıllık kazanca yakın göstergenin bulunamaması halinde, bu defa 5 yıllık prime esas kazançların ortalaması alınarak gösterge tespit tablosundan gösterge tespiti yapılmakta, ortalama yıllık kazancın tespitine esas son 10 veya 5 yıllık prime esas kazançların bulunmaması halinde mevcut yıl sayısı esas alınarak aynı şekilde gösterge tespiti yapılmakta idi. Kanunun geçici 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında 506 sayılı Kanunun geçici
82 nci maddesinin (a) bendine göre gösterge sistemi içinde hesaplanacak kısmi aylıklara esas
göstergenin, sigortalıların ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı sayısına göre hazırlanacak olan gösterge ve üst gösterge tespit tabloları esas alınarak belirleneceği öngörüldüğünden, göstergenin tespitine esas 1 ila 10 yıla ilişkin prime esas kazançlar için özel ve kamu sektörüne ait gösterge tespit tabloları hazırlanmış olup, gösterge tabloları Genelge ekinde yer almıştır. Buna göre; A1 aylığı: Gösterge x Katsayı x Aylık Bağlama Oranı formülüne göre hesaplanacaktır.
11.2. Sigortalının 2000 yılından önce çalıştığı sektör (kamu/özel) için geçerli olan ve ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanan gösterge ve üst gösterge tespit tablolarında ortalama yıllık kazanca eşit sayının, tabloda eşit sayı yoksa en yakın sayının karşılığı olarak alınacaktır.
11.3. Gösterge Tablosu’ndan hak kazanılan yaşlılık aylıklarının oranı % 60’tır. Üst Gösterge
Tablosu’nun her kademesi için ayrı bir oran belirlenmiş olup, 10’uncu derecenin 1 inci kademesinin karşılığı oran % 59.9, 1 inci derecenin 10 uncu kademesinin karşılığı oran ise % 50’dir. Ara göstergelerin oranları ise en düşük göstergenin karşılığı olan % 59.9 oranı, izleyen her gösterge için binde bir azaltılarak belirlenmiştir. Belirlenen oranlar; Sigortalı kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonra doldurulan her tam yaş için ve 5000 günden fazla ödenen her 240 günlük prim için (1) er puan arttırılacak, 5000 günden eksik her 240 günlük prim için (1) er puan eksiltilecektir. Özel koşullara göre Gösterge Tablosundan bağlanan aylığın oranı % 60’ın altında olmayacaktır. Özel koşullara göre aylığa hak kazananlar için indirim uygulanmayacaktır. ABO hiçbir şekilde % 85’i geçmeyecektir.
11.4. Katsayı, en son 1/7/1999 tarihinde belirlenen ve 31/12/1999 tarihinde geçerli olan
12.000 rakamıdır.
11.5. Tam aylık: (Gösterge x 12000 x ABO) formülü uygulanarak hesaplanacaktır. Ancak aylık, üst gösterge tablosundan hesaplanmışsa (10175 x 12000 x ABO) formülüne göre hesaplanan tutardan, gösterge tablosundan hesaplanmışsa (9475 x 12000 x % 70) 79.590.000 liradan az olmayacaktır.
11.6. Kısmi aylık: 1999/Aralık ayına ait kısmi aylık; tam aylık x (2000 yılından önceki gün sayısı/toplam prim ödeme gün sayısı) formülüne göre hesaplanacaktır.
11.7. 1999/Aralık ayı itibariyle bulunan (A1) kısmi aylığı, önce 1999/Aralık ayı TÜFE artış oranı olan % 5,9 kadar arttırılarak 2000/Ocak ödeme dönemine, daha sonra 2000 yılı dahil olmak üzere 2008 yılına kadar geçen her takvim yılı için TÜFE artış oranı ve GH kadar ayrı ayrı artırılarak 2008/Ocak ayına taşınacaktır. Kısmi aylığın güncellenmesinde kullanılacak
TÜFE ve GH oranları ile kazançların güncellenmesinde kullanılacak ortak çarpanlar aşağıda gösterilmiştir.
Yıl TÜFE GH Çarpan (TÜFE x GH)
Ara.99 1,059 1,00 (2000-2008 Kazançları İçin)
1,39 1,072 5,35616155290963 2000
2001 1,685 1,00 3,17873089193450
1,297 1,078 2,27350035112747 2002
2003 1,184 1,058 1,81492070639998
2004 1,0932 1,089 1,52450956224251
1,0772 1,0740 1,31773938558075 2005
2006 1,0965 1,061 1,13267550000000
2007 1,0839 1,045 1,00000000000000
Eski kısmi aylığın (EKA) 2008/Ocak ayına taşınmasında ortak çarpan olarak 8,45199464995839, eski tam aylığın (ETA) 2008/Ocak ayına taşınmasında ise 5,33084633754782 ortak çarpanı kullanılacaktır.
11.8. 2000 (dahil) yılından 2008 yılına kadar geçen her takvim yılına (2000, 2001, 2002, 2003, 2004, 2005 ve 2006) ait prime esas kazanç, kazancın ait olduğu takvim yılından itibaren
2008 yılına kadar geçen her takvim yılı için önce Aralık ayına göre açıklanan TÜFE’deki artış
oranı daha sonra GH kadar arttırılarak güncellenecektir. 2007 ve 2008/Ocak-Eylül (dahil)
kazançlar, kendinden sonra geçen yıl olmaması ve güncel olması nedeniyle güncellenmeden olduğu gibi alınacaktır. Güncellenen kazançlar toplamının, 2000 yılı (dahil) ile 2008/Eylül (dahil) arasındaki prim ödeme gün sayısına bölümünün 360 katı ortalama yıllık kazancı vermektedir.
11.9. Yaşlılık aylıkları için: Toplam prim ödeme gün sayısının ilk 3600 günün her 360 günü için % 3,5 sonraki 5400 günün her 360 günü için % 2, daha sonraki her 360 gün için % 1,5 oranlarının toplamından oluşmaktadır. Özel koşullara göre hak kazanılan yaşlılık aylıklarında bu oran % 60’ın altında olamaz. Malullük aylıkları için: % 60 olarak esas alınacak, ancak başka birinin sürekli bakımına muhtaç sigortalılar için % 70 oranı uygulanacaktır. Ölüm aylıkları için: % 60 olarak esas alınacaktır. Ancak, bu oran sigortalının ölüm tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden; 8100 ile 9000 gün arasında prim ödenen her 360 gün için % 2,
9000 günden sonra ödenen her 360 gün için de % 1,5 artırılarak belirlenecektir.
11.10. Tam aylık:(OYK x ABO) / 12 formülü uygulanarak hesaplanacaktır. Hesaplanan bu aylık, tahsis talep veya ölüm yılının prime esas günlük kazanç alt sınırının aylık tutarının % 35’inden az olamaz. Kısmi aylık: 2008/Ocak ayına ait kısmi aylık; tam aylık x (20002008/Eylül (dahil) arasındaki prim ödeme gün sayısı/toplam prim ödeme gün sayısı) formülüne göre hesaplanacaktır. Sigortalının 2008/Eylül (dahil) önceki prim ödeme gün sayısına ait kısmi aylık (A), (A1) ve (A2) kısmi aylıklarının toplamından oluşmaktadır.
11.11. Kısmi aylığa esas aylık : (OAK x ABO) formülüne göre “1. Kanunla Getirilen Yeni
Sistem” başlığı altında belirtilen esaslara göre hesaplanacaktır.
11.12. Kısmi aylık (tahsis talep veya ölüm yılı Ocak ayına ait) : Tam aylık x (2008/Ekim (dahil)
sonraki prim ödeme gün sayısı/toplam prim ödeme gün sayısı)
11.13. Kısmi Aylıkların Birleştirilmesi A1 + A2 = (A) kısmi aylığı; (A1) kısmi aylığının hesabına esas tam aylığın, 2000 (dahil) yılından 2008 yılına kadar geçen takvim yılları için her yılın TÜFE artış oranlarına göre artırılarak bulunan miktarıyla, 1999/Aralık döneminde en düşük göstergenin katsayı ile çarpımının % 70’ i oranındaki (9475 x 12000 x % 70 = 79.590.000
TL) asgari aylığın 2008 Ocak ayına kadar aylık artışları uygulanmak suretiyle taşınmış miktarının, 2008/Eylül (dahil) önceki prim ödeme gün sayısı ile çarpımının toplam prim ödeme gün sayısı ile bölünerek elde edilen miktarlarının altında olmayacaktır.
11.14. Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen sürelere ilişkin aylığın hesabında esas alınan asgari aylık tutarı ile 506 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen eski tam aylık tutarı, toplam prim ödeme gün sayısı içinde Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen prim ödeme gün sayısının oranına tekabül eden tutar üzerinden esas alınacaktır.
Bu şekilde belirlenen (A) kısmi aylığı, 2008 yılı dahil olmak üzere tahsis talep veya ölüm tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak tahsis talep veya ölüm yılının Ocak ayına taşınacaktır.
12. Başvuran ile ilgili olarak idare tarafından Kurumumuza gönderilen 26/8/2019 tarihli ve …sayılı yazının ekleri arasında yer alan hesap tablosunda; gerek gösterge sistemi, gerek
4447 sayılı Kanun ve gerekse 5510 sayılı Kanun uyarınca gerçekleştirilen aylık hesaplama
işlemlerinde, yukarıda ayrıntıları ile yer verilen hesap işlemlerine aykırı bir uygulamaya rastlanılmamıştır.
13. Diğer taraftan Kurumun yurt dışı borçlanma talebinde bulunan vatandaşlara en yüksek maaş bağlanacak şekilde işlem yapma yetki ve sorumluluğu da bulunmamaktadır. Kurum tarafından yurt dışı sürelerinin borçlandırılmasında, başvuru sahibince talep dilekçesinde belirtilen gün sayısı dikkate alınmak zorundadır. Bu husustaki sorumluluğun başvurana ait olduğu hususunda tartışma yoktur. Benzer şekilde yurtdışı borçlanma işlemleri için özel şahıs ya da şirketlerden danışmanlık hizmeti alınıp alınmaması da başvuran kişilerin takdirinde bir husus olup, alınan hizmetten memnun kalınmamasının idare ile ilişkilendirilebilecek bir tarafı söz konusu değildir. 1994-1998 yılları arasında geçen süreler için başvuran tarafından 200 gün borçlanma talebi yapılmış olup, yapılan işlemler talep ile uyumludur. 2002 ile 2006 yılları arasında Türk Vatandaşı olunmayan sürelerin borçlandırılmaması yönündeki idari işlemin de mevzuata uygun olduğu anlaşılmaktadır.
14. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın talebine yönelik olarak idarece yapılmış işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin
Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
16. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi