|
ÖZET: Başvuran, emekli maaşında hata olduğunu iddia ederek, maaşının yeniden hesaplanmasını talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, başvuruya ilişkin açıklamalarında, 7438 sayılı Kanun ile 8/9/1999 ve öncesinde sigortalılık başlangıcı olanların yaşlılık aylığı koşullarının değiştiğini belirtmiştir. Bu düzenleme ile başvuranın, 5510 sayılı Kanun’un geçici 95. maddesi kapsamında yaş koşulu aranmaksızın aylık bağlandığı ifade edilmiştir.
Ayrıca, sigortalıların emeklilik hesaplamalarının, 5510 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi ve diğer ilgili mevzuat çerçevesinde yapıldığı açıklanmıştır. Bu hesaplamalar, sigortalının prim gün sayısı, yaş ve kazançları gibi faktörlere bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Başvuranın aylığı, 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesi gereğince belirlenmiş ve hukuka uygunluk açısından herhangi bir aksaklık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi, ilgili mevzuat ve idarenin açıklamaları doğrultusunda reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın hak arama özgürlüğüne ilişkin süreçlerin devam edeceğini ve dava açma süresinin tebliğ tarihinden itibaren işlemeye devam edeceğini bildirmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/3854-S.24.6074
BAŞVURU NO : 2023/19536
KARAR TARİHİ : 04.04.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Emeklilik işlemleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 29.11.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran özetle; emekli maaşında hata olduğunu düşündüğünü belirterek emekli maaşının yeniden
hesaplanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Başvuru konusu hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel
Müdürlüğünden alınan 15/12/2023 tarihli ve sayılı yazıda özetle;
2.1) 7438 sayılı Kanun ile 8/9/1999 ve öncesinde sigortalılık başlangıcı bulunan sigortalılar için yaşlılık
aylığı koşullarından olan yaş koşulunun aranmayacağının hüküm altına alındığı, söz konusu düzenleme neticesinde başvurana 5510 sayılı Kanun’un geçici 95. maddesi kapsamında yaş koşulu aranmaksızın 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinin birinci fıkrasının B bendinin (m) alt bendine göre 5.829 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı,
2.2) Öte yandan sigortalılığı 2008/Ekim (hariç) öncesi başlayıp, 2008/Ekim (dâhil) sonrası tahsis talebinde
bulunanların aylıklarının 5510 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince, gösterge sistemi, 4447 sayılı
Kanun ile getirilen sistem ve 5510 sayılı Kanun ile getirilen yeni sistemin birleşiminden oluşan karma sisteme göre hesaplandığı,
2.3) Buna göre gösterge sisteminde, hesaplanacak aylıklara esas göstergenin, sigortalının 2000 yılından
önce çalıştığı sektör (kamu/özel) için geçerli olan ve ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı
sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanan gösterge ve üst gösterge tespit tabloları esas alınarak belirlendiği, hazırlanan gösterge ve üst gösterge tespit tablolarında ortalama yıllık kazanca eşit sayı, tabloda eşit sayı yoksa en yakın sayının karşılığı sigortalının göstergesi olarak tespit edildiği ve bu tespitte 2000 yılından önceki son on veya beş yıllık kazançların ortalamasının belirleyici olduğu,
2.4) Aylık bağlama oranının ise, sigortalının gösterge veya üst gösterge tablosundan aylığa hak
kazanmasına göre farklı şekilde belirlendiği, taban aylık bağlama oranının, gösterge tablosundan bağlanan aylıklar için % 60, üst gösterge tablosundan bağlanan aylıklar için ise % 50 ile % 59,9 arasında belirlendiği, bu oranların sigortalı kadın ise 50, erkek ise 55 yaştan sonraki her tam yaş ile 5000 günden fazla her 240 gün için (1) puan artırıldığı, 5000 günden eksik her 240 gün için de (1) puan eksiltildiği, aylık bağlama oranının % 85’i geçemediği, Aylık= Gösterge x Katsayı x ABO formülüne göre hesaplandığı,
2.5) Gösterge sistemine göre hesaplanan aylığın kısmileştirilmesi konusunda ise sigortalının 1999/Aralık
ayı itibariyle hesaplanan aylığının 2000 yılından önceki gün sayısı ile çarpılarak toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle 1999/Aralık ayına ait kısmi aylığının hesaplandığı, 1999/Aralık ayı itibarıyla hesaplanan kısmi aylığın önce 1999/Aralık ayı TÜFE artış oranı olan % 5,9 kadar arttırılarak 2000/Ocak ödeme dönemine, daha sonra 2000 yılı dahil olmak üzere 2008 yılına kadar geçen her takvim yılı için
TÜFE artış oranı ve gelişme hızı (GH) kadar ayrı ayrı artırılarak 2008/Ocak ayına taşındığı,
2.6) Öte yandan 4447 sayılı Kanun ile getirilen sisteme göre, ortalama yıllık kazancın hesabına ilişkin
yöntemin tamamen değiştirildiği, bu sistemde, TÜFE (Her yılın Aralık ayına göre Türkiye İstatistik
Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranının) ve
GH (sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla gelişme hızının) oranlarındaki artış hızına göre güncellenen 2000-2008/Eylül (dahil) süresine ait yıllık prime esas kazançlar toplamının, toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi ile elde edilen ortalama günlük kazancın 360 katının, aylıkların hesabına esas ortalama yıllık kazancı (OYK) oluşturduğu, aylık bağlama oranının ise, sigortalının tahsis talep tarihi itibarıyla tespit edilen toplam prim ödeme gün sayısının ilk 3600 gününün her 360 günü için % 3,5, sonraki 5400 günün her 360 günü için % 2 ve daha sonraki her 360 gün için % 1,5 oranlarının toplamı alınarak hesaplandığı ve üst sınır bulunmadığı, Aylık= (OYK x ABO) / 12 formülü uygulanarak hesaplandığı,
2.7) 4447 sayılı Kanun’a göre hesaplanan aylıkların kısmileştirilmesi konusunda ise sigortalının
hesaplanan ortalama yıllık kazancının aylık bağlama oranı ile çarpılarak on ikiye bölünmesi suretiyle hesaplanan aylık miktarının, 2000-2008/Eylül (dâhil) arası prim ödeme gün sayısı ile çarpılarak, toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi ile sigortalının 2008/Ocak ayına ait kısmi aylığının hesaplandığı,
2.8) 5510 sayılı Kanun ile getirilen sisteme göre 2008/Ekim aybaşı itibarıyla yürürlüğe giren 5510 sayılı
Kanun gereğince 2008/Ekim (dâhil) ve bundan sonra sigortalı olanların aylıklarının, ortalama aylık kazanç ile aylık bağlama oranının çarpılmasıyla hesaplandığı, bu aylığın sigortalının tahsis talep yılına ait Ocak ayı aylığını oluşturduğu, her takvim yılına ait prime esas kazancın, kazancın ait olduğu takvim yılından sonra tahsis talep tarihine kadar geçen her takvim yılında, her yılın güncelleme katsayısı ile artırılarak güncellendiği, bu şekilde güncellenen kazançlar toplamına tahsis talep ve bundan bir önceki takvim yılı kazancı da dâhil edilmek suretiyle bulunan yıllık kazanç toplamının, 2008/Ekim ve sonrası dönemde geçen toplam prim ödeme gün sayısına bölünerek ortalama günlük kazancın (OGK) bulunduğu, ortalama günlük kazancın 30 katı alınarak, aylığın hesabına esas ortalama aylık kazancın (OAK) tespit edildiği, güncelleme katsayısının ise, her yılın Aralık ayına göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel
yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranının (TÜFE) % 100’ü ile sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla gelişme hızının (GH) % 30’unun toplamına (1) tam sayısının ilave edilmek suretiyle hesaplandığı,
2.9) Aylık bağlama oranının (ABO), sigortalının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi geçen toplam
prim ödeme gün sayısının her 360 günü için % 2 olarak uygulandığı, bu hesaplamada 360 günden eksik sürelerin orantılı olarak dikkate alındığı, ancak aylık bağlama oranının % 90’ı geçemediği, Aylık= OAK x
ABO formülü uygulanarak hesaplandığı, bu şekilde hesaplanan aylık miktarının, sigortalının 2008/Ekim (dahil) sonrası çalışma süreleri için prime esas günlük kazanç alt sınırları dikkate alınarak, talep yılına ait
Ocak ayı itibarıyla belirlenen ortalama aylık kazancının % 35’inden, sigortalının talep tarihinde bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu varsa % 40’ından hesaplanan alt sınır aylık miktarından az olamadığı,
2.10) 2008/Ekim (dahil) sonrası süreye ait aylığın kısmileştirilmesi konusunda ise sigortalının tahsis
talebinde bulunduğu yılın Ocak ayı itibarıyla hesaplanan aylık miktarının, 2008/Ekim (dahil) sonrasındaki prim ödeme gün sayısı ile çarpılarak toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi ile hesaplandığı, buna göre, her dönem için yürürlükte olan mevzuata göre yukarıda açıklandığı şekilde hesaplanarak kısmileştirilen aylık miktarlarının toplamının, sigortalıya ödenecek olan aylık miktarını oluşturduğu ayrıca aylık miktarının 5510 sayılı Kanun’a 17/1/2019 tarihinde eklenen ek 19. maddesinde belirlenen tutardan az olamayacağı,
2.11) Bu itibarla, sigortalıya bağlanacak aylık miktarının belirlenmesinde sigortalının yaşı, prim gün sayısı
ve prime esas kazançlarının miktarı etkili olduğu, ayrıca sigortalının hizmetlerinin geçtiği ve talepte bulunulan yıla göre değişen farklı hesaplama yöntemleri kullanıldığından ve bu hesaplama yöntemlerinde, aylık bağlama oranları, güncelleme katsayıları farklı olarak belirlendiğinden farklı sistemlere göre hesaplanan aylıklar arasında da farklılıklar oluştuğu açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”
başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin
birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;
5.1) “Yaşlılık aylığının hesaplanması” başlıklı 29. maddesinde,
“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile aynı fıkranın (c)
bendine göre bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylığı, aşağıdaki hükümlere göre belirlenecek ortalama aylık kazancı ile aylık bağlama oranının çarpımı sonucunda bulunan tutardır.
Ortalama aylık kazanç, sigortalının her yıla ait prime esas kazancının, kazancın ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, itibari hizmet süresi ile fiili hizmet süresi zammı hariç toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın otuz katıdır.
Aylık bağlama oranı, sigortalının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için % 2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı % 90’ı geçemez.
28 inci maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına göre aylığa hak kazanan sigortalılar için hesaplanacak
aylık bağlama oranı, prim ödeme gün sayısı 9000 günden az olanlar için çalışma gücü kayıp oranının 9000 gün prim ödeme gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan rakamın % 60’a bölünmesi suretiyle hesaplanan gün sayısına göre, % 50’yi geçmemek üzere üçüncü fıkra uyarınca tespit edilen orandır. Prim ödeme gün sayısı 9000 günden fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısına göre aylık bağlama oranı belirlenir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için bu fıkrada geçen 9000 prim gün sayısı 7200 gün, % 50 oranı da % 40 olarak uygulanır.
Yukarıdaki şekilde hesaplanan aylığın başlangıç tarihinin yılın ilk altı aylık dönemine rastlaması halinde
55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre Ocak ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranı
kadar artırılarak, yılın ikinci altı aylık dönemine rastlaması halinde ise öncelikle Ocak ödeme dönemi, daha sonra Temmuz ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranları kadar artırılarak, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki aylığı hesaplanır.”
5.2) “Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için
bağlanacak aylıkların hesabı” başlıklı geçici 2. maddesinin bir ila üçüncü fıkralarında;
“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara
tabi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıkları aşağıdaki şekilde hesaplanır:
a) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına veya fiilî hizmet süresine ait aylık; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki kanun hükümlerine göre, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi üzerinden, bu Kanunun
yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanacak aylığının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi ile orantılı bölümü, aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak hesaplanır.
b) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına ait aylığı, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır. Ancak, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve Kanunun yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için %3 oranı esas alınır.
c) Aylık, (a) ve (b) bentlerine göre hesaplanan kısmî aylıkların toplamından oluşur. Aylıklar ayrıca 29 uncu maddenin son fıkrasına göre artırılarak belirlenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinin (a) bendine göre gösterge sistemi içinde hesaplanacak kısmî aylıklara esas gösterge, sigortalıların ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanacak olan gösterge ve üst gösterge tespit tabloları esas alınarak belirlenir.
Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen sürelere ilişkin aylığın hesabında esas alınan asgari aylık tutarı ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen eski tam aylık tutarı, toplam prim ödeme gün sayısı içinde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen prim ödeme gün sayısının oranına tekabül eden tutar üzerinden esas alınır.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7) Bir numaralı paragrafta da ifade edildiği üzere başvuran, emekli maaşının yeniden hesaplanmasını talep
etmektedir.
8) Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun’dan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen
çalışmaları bulunan sigortalılara bağlanacak aylıkların hesabına ilişkin hükümlere 5510 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinde yer verilmiştir. Buna göre sigortalının 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihe
kadar geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına veya fiilî hizmet süresine ait aylığı; 5510 sayılı
Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önceki kanun hükümlerine göre, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi üzerinden, 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanacak aylığının 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi ile orantılı bölümü, aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak hesaplanacaktır. Öte yandan sigortalının 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına ait aylığı ise aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden 5510 sayılı Kanun’un 29. madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına orantılı bölümünden oluşacaktır.
9) Bu doğrultuda sigortalının 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerdeki prim
ödeme gün sayılarına veya fiilî hizmet süresine ait aylığı ile 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına ait aylığı üzerinden hesaplanan kısmî aylıkların toplamından aylık tutarı belirlenecektir. Belirlenen aylık ise 5510 sayılı Kanun’un 29. maddesinin son fıkrasına göre artırılacaktır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun’un geçici 82. maddesinin (a) bendine göre gösterge sistemi içinde hesaplanacak kısmî aylıklara esas gösterge de, sigortalıların ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanacak olan gösterge ve üst gösterge tespit tabloları esas alınarak belirlenecektir.
10) Öte yandan 5510 sayılı Kanun’un 29. maddesine göre de, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği
tarihten sonra ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylığı, ortalama aylık kazancı ile aylık bağlama oranının çarpımı sonucunda bulunan tutardan oluşacaktır. Bu bağlamada ortalama aylık kazanç, sigortalının her yıla ait prime esas kazancının, kazancın ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, itibari hizmet süresi ile fiili hizmet süresi zammı hariç toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın otuz katı olarak dikkate alınacaktır.
Aylık bağlama oranı ise sigortalının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için % 2 olarak uygulanacaktır. Bu hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınarak % 90’ı geçmemek üzere aylık bağlama oranı belirlenecektir. Diğer taraftan, bu şekilde hesaplanan aylığın başlangıç tarihinin yılın ilk altı aylık dönemine rastlaması halinde 5510 sayılı
Kanun’un 55. maddenin ikinci fıkrasına göre Ocak ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranı kadar artırılarak, yılın ikinci altı aylık dönemine rastlaması halinde ise öncelikle Ocak ödeme dönemi, daha sonra Temmuz ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranları kadar artırılarak, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki aylığı hesaplanacaktır.
11) Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince, 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinin birinci
fıkrasının B bendinin (m) alt bendine göre 5.829 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlanan başvuranın yaşlılık aylığının yukarıda yer verilen yasal hükümler çerçevesinde belirlendiği anlaşılmış olup, söz konusu Sosyal
Güvenlik Kurumu işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
12) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
13) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının tebliğ tarihinden
itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Eskişehir İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine;
Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi