ÖZET: Başvuran, emekli maaşından yapılan kesintinin durdurulması ve kesintilerin faiziyle birlikte iade edilmesi talebinde bulunmuştur. İddialarına göre, A.Ş. unvanlı şirketin yönetim kurulu üyesi olarak, sigorta prim borçları nedeniyle maaşlarından dörtte bir oranında kesinti yapılmış, ancak bu kesintinin muvafakat alınmadan gerçekleştirildiği belirtilmiştir. Başvuran, bu durumun hukuka aykırı olduğunu ve icra takiplerinin zamanaşımına uğrayacağı gerekçesiyle kesintilerin durdurulmasını istemektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvurunun incelenmesi için gerekli belgeleri talep etmiş ve yapılan kesintilerin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde gerçekleştirildiğini açıklamıştır. Kurum, emekli maaşlarına yapılan kesintilerin, muvafakat şartı aranmaksızın, kamu alacaklarının tahsili için yapıldığını belirtmiştir. Ayrıca, şikâyetçilerin talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. İlgili idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu ve başvuranın talebinin geçerli bir dayanağı bulunmadığı tespit edilmiştir. Başvuranın, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 12733-12733 |sayi|36311982-101.07.05-E.36311982-101.07.05-E.

BAŞVURU NO : 2018/2518 2018/ 2518

KARAR TARİHİ : 17/07/2018 |tarih|

RET KARARI ve

–

Adres :

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü

BAŞVURUNUN KONUSU : Şikâyetçilerin, emekli maaşlarından yapılan kesintinin durdurulması ve söz konusu kesintilerin faizi ile birlikte iade edilmesi hususunda tavsiye kararı verilmesi talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 28/02/2018 28.2.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza başvuruda bulunan ve iflasından önce

A .Ş. ünvanlı şirketin yönetim kurulu üyesi olduklarını, sigorta prim borçları nedeniyle emekli maaşlarından dörtte bir oranında kesinti yapıldığını, 5510 sayılı Kanuna göre emekli maaşından kesintinin icra takibi neticesinde ve borçlunun muvafakati ile yapılabileceğini, ancak muvafakatlerinin alınmadığını ve kesintilerin icra dosyası üzerinden yapılmayıp, doğrudan emekli maaşı üzerinden yapıldığını, ayrıca muvafakatleri olmadığından kesinti yapılamayacağı ve başkaca tahsil imkanı da kalmadığından icra takipleri zamanaşımına uğrayacakken, kanuna aykırı bir şekilde yapılan kesinti ile zamanaşımı da dâhil tüm haklarının ellerinden alındığını iddia ederek emekli maaşlarından yapılan kesintinin durdurulması ve söz konusu kesintilerin faizi ile birlikte iade edilmesi hususunda tavsiye kararı verilmesini talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

1 / 72) Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından

bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur . İlgili idarenin 16/ 04/ 2018 tarih ve E . sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1) vergi numarası ve vs. sicil sayılı dosyalarda

işlem gören . A.Ş. ünvanlı işyerinin Sosyal

Güvenlik Kurumuna olan 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunun 37 nci maddesinde belirtilen; “ Süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idari para cezaları, gecikme zamları ” adı altındaki borçlarından dolayı 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna istinaden icra takibine geçildiği,

2.2) 6183 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde; “ Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları

ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir . Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok, dörtte birinden az olamaz . Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz .” hükmüne istinaden emekli maaşlarına haciz şerhi işlendiği, yapılan haciz işlemlerinin İcra ve İflas Kanununa göre değil, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü

Hakkında Kanuna istinaden yapıldığından muvafakat etme şartı aranmadığı, şikâyetçilerin

Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlarını sorumlu olduğu dönem dâhilinde tamamen ödemeleri veya taksitlendirmeleri halinde maaşlarındaki haciz şerhlerinin kaldırılabileceği,

2.3) . A.Ş. ünvanlı şirketin Sosyal Güvenlik

Kurumuna olan borçlarından dolayı 18/ 11/ 2014 yılında icra takibine geçildiği, borçlu tüzel kişiliği adına yapılan icra takipleri neticesinde tespit edilen mal varlığına haciz konulduğu; ancak Kurum alacağının şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından; 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinin yirminci fıkrasında; “ Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliğe haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur ” hükmüne istinaden ticaret sicil gazetelerinin incelenmesi sonucunda tespit edilen yönetim kurulu başkanı ve üyeleri hakkında icra takibi başlatıldığı, Şirket Yönetim Kurulu Başkanı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi adına icra takibine başlandığı,

2.4) adına düzenlenen ödeme emirlerinin 26/ 11/ 2014 tarihinde; adına

düzenlenen ödeme emirlerinin ise 24/ 11/ 2014 tarihinde tebliğ edildiği, 30/ 03/ 2016 tarihinde emekli maaşlarından kesinti yapılarak borçlarına mahsup edilmek üzere haciz bildirisi düzenlendiği ve maaş kesintisinin bu bildiriye istinaden başladığı,

2.5) 5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesinde “ bağlanacak gelir, aylık ve ödenekler; 88. maddeye

göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez veya başkasına devir ve temlik edilemez ” belirtildiği, ayrıca 506 sayılı kanunun 121 inci maddesinde, “ Bu kanun gereğince bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımlar, nafaka borçları ve bu Kanunun 80. maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar dışında, haczedilemez veya başkasına devir ve temlik edilemez .” belirtildiği, emekli aylıklarının Kurum alacağı ve nafaka borcu dışında haczedilemeyeceği, yapılan haciz işlemlerinin İcra ve İflas Kanununa göre değil, 6183 sayılı Amme

2 / 7Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna istinaden yapıldığından muvafakat etme şartı

aranmadığı,

2.6) Kurum alacağının tahsili için yapılan emekli maaşı kesintilerinde borçlunun muvafakatinin

aranmadığı, ayrıca borçlunun menkul-gayrimenkul malları ile alacak ve haklarına haciz uygulanmasının, Kurum alacağının tahsili ve zamanaşımının önüne geçilmesi için yapılan işlemler olduğu, yapılan işlemlerde Kanuna aykırı bir durum olmadığından yapılan kesintilerin, ödeme ya da taksitlendirme yoluna gidilmemesi halinde, durdurulmasının söz konusu olmadığı açıklamalarına yer verilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu

denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler . … ” ,

4) 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi”

başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”,

5) 31/ 05/ 2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun

“Primlerin ödenmesi” başlıklı 88 inci maddesinin on altıncı fıkrasında, “ Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü

Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır . Kurum,

6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve

mercilere verilen yetkileri kullanır… ”; on dokuzuncu fıkrasında, “ Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir . Yetkili iş mahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz .”; yirminci fıkrasında ise, “ Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur .”,

5.1) “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı” başlıklı 93 üncü maddesinin

birinci fıkrasında, “ Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez . Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez . Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir .”,

3 / 76) 16/ 05/ 2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun “Çeşitli malî

hükümler” başlıklı 37 nci maddesinin ikinci fıkrasında, “ Süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idarî para cezaları, gecikme zamları, katılım payları Kurum alacağına dönüşür ve bu alacakların tahsilinde, 6183 sayılı Amme

Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır .”,

7) 21/ 07/ 1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun

“Kanundaki terimler” başlıklı 3 üncü maddesinde, “ Tahsil edilemeyen amme alacağı terimi :

Amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; Tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı terimi : Amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını,…ifade eder .”,

7.1) “Kısmen haczedilebilen gelirler” başlıklı 71 inci maddesinde, “ Aylıklar, ödenekler, her çeşit

ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir . Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz . Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz .” düzenlemelerine yer verilmiştir .

IV. KA MU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8) Kamu Denetçisi tarafından, Kurum alacağı söz konusu olduğundan şikâyetçilerin emekli

maaşlarına haciz konulduğu, ayrıca Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulandığından şikâyetçilerin muvafakatlerinin aranmadığı, dolayısıyla başvuranların talebinin ilgili idarece reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Şikâyetçiler 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, iflasından önce

A .Ş. ünvanlı şirketin yönetim kurulu üyesi olduklarını, sigorta prim borçları nedeniyle emekli maaşlarından dörtte bir oranında kesinti yapıldığını, ancak muvafakatleri olmadığından kesinti yapılamayacağı ve başkaca tahsil imkânı da kalmadığından icra takipleri zamanaşımına uğrayacakken, kanuna aykırı bir şekilde yapılan kesinti ile zamanaşımı da

4 / 7dâhil tüm haklarının ellerinden alındığını iddia ederek emekli maaşlarından yapılan kesintinin

durdurulması ve söz konusu kesintilerin faizi ile birlikte iade edilmesi hususunda tavsiye kararı verilmesini talep etmektedir .

10) Bireylerin ileride karşılaşması muhtemel veya kesin risklere karşı korunması, oluşabilecek

tehlikelere karşı güvence sağlanması sosyal güvenlik aracılığıyla olmaktadır ve burada kullanılan yöntemlerden biri, sosyal sigortalardır . Sosyal sigortalar, çalışanların karşılaşabilecekleri belli sayıda sosyal riskleri, zorunlu olarak işçi ve işverenlerin zorunlu katılımı ile devlet tarafından kurulup yönetilen bir kurum tarafından karşılanmasına yönelik bir sigorta tekniğidir ( Bknz . A . Can Tuncay ve

Ömer Ekmekçi, Sosyal Güvenlik Hukuku Dersleri, Beta Yayınevi, İstanbul, 2013, s.16- 17) . Sosyal Güvenlik

Kurumunun oluşan riskler karşısında yapacağı ödemelerin sürekliliğinin sağlanabilmesi ve Kurumun gelir kaynağının güvence altına alınabilmesi için tarafların üzerine düşen yükümlülüğü (prim ödeme, işçiyi bildirme vb.) yerine getirmesi gerekmektedir . Bu kapsamda işveren, işveren vekili, iş yerinin üst düzey yöneticisi gibi kişilerin Kuruma karşı sorumluluğu ortaya çıkmaktadır .

11) 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinde üst düzey yöneticilerin müteselsil sorumlulukları

düzenlenmiştir . Buna göre, “ Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur .” hüküm altına alınmıştır . Anılan düzenleme primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini sağlamaya yönelik olup, işverenin prim borcundan ötürü, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinde tanımlanan özel nitelikteki tüzel kişilerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kuruma karşı işverenleriyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu getirilirken, primlerin tahsilinin güvence altına alınması ve prim ödeme işinin özendirilmesi sağlanmaya çalışılmıştır . Prim borçları için işverenle birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, tüzel kişiliğe haiz işyerlerinde yönetim kurulu üyesi olunması yeterli olup, ayrıca yetkili üst düzey yönetici, yönetim kurul başkanı veya başkan yardımcısı gibi unvan taşınmasına veya temsil ve ilzam yetkisine sahip olunmasına gerek bulunmamaktadır . (Bknz . Yargıtay Hukuk Genel

Kurulunun 25/ 01/ 2017 tarihli ve E .2014/ 21- 2313, K.2017/ 152 sayılı Kararı)

12) Süresinde ödenmeyen prim ve diğer kamu alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil

Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Kurumca tahsil edilmektedir . 5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesi ile, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan elde edilecek gelir, aylık ve ödeneklerin haczi kural olarak yasaklanmıştır . Ancak madde devamında söz konusu kurala istisna getirilmiştir .

Buna göre, Kanunun 88 inci maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçlarının haczi mümkündür . Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaklardandır . Sosyal güvenlik alacağının muhataplarının emekli olması durumunda emekli aylıkları haczedilerek tahsil edilmektedir .

13) Somut olayda, . A.Ş. ünvanlı şirketin, Sosyal

Güvenlik Kurumu’na olan ‘süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idari para cezaları, gecikme zamları’ adı altındaki borçlarının takip ve tahsili için 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca cebri takip işlemlerine başlandığı, borçlu tüzel kişiliği adına yapılan icra takipleri neticesinde tespit edilen mal varlığına haciz konulduğu, ancak

5 / 7Kurum alacağının şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı, bunun üzerine şirket

üst yöneticileri hakkında 18/ 11/ 2014 tarihinde icra takip ve haciz işlemlerine başlanılmasına karar verildiği tespit edilmiştir . Bu kapsamda ticaret sicil gazetelerinin incelendiği, şirket yönetim kurulu başkanı yönetim kurulu başkan yardımcısı ve Yönetim Kurulu üyesi adına icra takibine başlandığı, adına düzenlenen ödeme emirlerinin 26/ 11/ 2014 tarihinde; adına düzenlenen ödeme emirlerinin ise 24/ 11/ 2014 tarihinde tebliğ edildiği, 30/ 03/ 2016 tarihinde emekli maaşlarından kesinti yapılarak borçlarına mahsup edilmek üzere haciz bildirisi düzenlendiği ve maaş kesintisinin bu bildiriye istinaden başladığı anlaşılmıştır .

14) Şikâyetçiler, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından emekli maaşlarından yapılan kesintinin İcra ve

İflas Kanunu gereğince icra takibi üzerinden yapılması gerektiğini, ayrıca muvafakatleri alınmadan kesinti yapılamayacağını, yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir . Önceki paragraflarda belirtildiği üzere, 5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesinde Sosyal Güvenlik

Kurumu’ndan elde edilecek gelir, aylık ve ödeneklerin haczi kural olarak yasaklanmakla birlikte söz konusu kurala iki istisna getirilmektedir . Bunlardan biri, Kanunun 88 inci maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar; ikincisi ise, nafaka borçlarıdır . Somut olayda, borcun konusunun ‘süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idari para cezaları, gecikme zamları’ olduğu, bunların da 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesi kapsamında Kurum alacağı olduğundan istisna kapsamında yer aldığı, DOLAYISIYLA SÖZ

KONUSU ALACAKLAR İÇİN EMEKLİ MAAŞINDAN HACZİN MÜMKÜN OLDUĞU

TESPİT EDİLMİŞTİR .

15) 5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesi incelendiğinde, haczi yasaklanan gelir, aylık ve

ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerde, borçlunun muvafakatinin arandığı, ancak somut olayda Kurum alacağı istisna kapsamında olduğundan alacağın tahsili için emekli maaşından yapılan kesintilerde şikâyetçilerin muvafakatlerinin aranmadığı anlaşılmıştır . Diğer taraftan, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaktadır . Haciz işlemleri İcra ve İflas Kanununa göre yapılmayıp, 6183 sayılı

Kanununa göre yapıldığından muvafakat şartı aranmamaktadır . Dolayısıyla şikâyetçilerin iddialarına karşılık ilgili idare tarafından yapılan işlemlerin hukuka aykırı olmadığı değerlendirilmektedir .

16) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde ,

A.Ş. ünvanlı şirketin, Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan prim borcu şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyince şirketin üst düzey yöneticileri hakkında icra takip ve tahsil işlemlerine başlandığı, Kurum alacağı söz konusu olduğundan emekli maaşlarına haciz konulduğu, ayrıca

Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulandığından şikâyetçilerin muvafakatlerinin aranmadığı anlaşıldığından, şikâyetçilerin talebinin ilgili idarece reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

6 / 7Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi

ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18) 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin

birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup

Kayseri İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi