ÖZET: Başvuran, 14 Aralık 2020 tarihinde emeklilik işlemleri için Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvurmuş ve BAĞ-KUR ile SSK kapsamında toplamda 5225 gün üzerinden emekli olabileceği bilgisi almıştır. Ancak, başvuru sürecinde BAĞ-KUR gün sayısının 510’a düştüğünü öğrenmiş ve idarenin hatalı bilgilendirmesi nedeniyle emeklilik talebinin iptal edildiğini belirtmiştir. Başvuran, emeklilik başvuru tarihinin esas alınarak yasal faiziyle maaşının ödenmesini talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın hizmet sürelerini belirlemek için gerekli incelemeleri yapmış ve 510 gün hizmet süresi ile 5066 gün ihya yapabileceği sürenin bulunduğunu tespit etmiştir. Ancak, başvuranın tahsis talep tarihi itibarıyla prim ödeme gün sayısının yetersiz olması nedeniyle emeklilik talebi reddedilmiştir. Ayrıca, başvuranın yaşlılık aylığına hak kazanması için gerekli olan 5225 gün prim ödeme şartının yerine getirilmediği belirtilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini değerlendirerek, emeklilik başvurusunun reddine ilişkin idarenin kararında hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit etmemiştir. Ancak, idarenin başvurana hangi mercilere başvurabileceği konusunda yeterli bilgi vermediği ve kararların geciktirilmeden bildirilmesi ilkesine uymadığı vurgulanmıştır. Başvuranın, idarenin kararına karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/10508-S.21.16903

BAŞVURU NO : 2021/2614

KARAR TARİHİ : 13/07/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Emeklilik işlemleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 04/02/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, 14/12/2020 tarihinde sigortalılık sürelerini hesaplatmak ve emeklilik için eksik günlerinin

tespiti için Sosyal Güvenlik Kurumuna gitmesi üzerine BAĞ-KUR kapsamında 2700 gün ve SSK kapsamında 2022 sigortalı gün sayısının bulunduğunu ve 540 gün askerlik borçlanması yaptığı takdirde

5225 gün üzerinden emekli olacağının söylendiğini, bu nedenle işten ayrıldığını, memurun 2021 yılı Ocak

ayında ilk maaşını alacağını söylediğini, ancak sürecin tamamlanmasını beklerken BAĞ-KUR günlerinin 510’a düştüğünün öğrendiğini, BAĞ-KUR kapsamındaki sigortalı günlerinde iş ortaklığından kaynaklı sıkıntı olduğu ve ihya talebinde bulunarak söz konusu günleri satın alabileceğinin söylendiğini, bunun üzerine yapılandırmaya başvurduğunu, daha sonra ilk emeklilik talebinin iptal edildiğini ve yeni emeklilik dilekçesinin geçerli olacağını öğrendiğini, idarenin hatalı bilgilendirmesi sonucu bu sürecin yaşandığını belirterek emeklilik başvuru tarihi olan 14/12/2020 tarihinin esas alınarak emekli maaşının yasal faiziyle ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru

konusuna ilişkin 27/4/2021 tarihli ve sayılı yazısında özetle;

2.1) Başvuranın 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmet

sürelerinin tespiti için sicil ve oda ve ajanlık kaydı ile ilgili İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğine yazı yazıldığını, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin cevabi yazısından başvuranın sicil kaydının ve Merkez Ajanlığında kaydının bulunmadığının bildirildiğini, başvuranın vergi kayıtlarında yapılan

inceleme sonucu 1/11/1992-31/8/1993 tarihleri arasında vergi mükellefiyetinin bulunduğunun anlaşıldığını,

2.2) Mersis sisteminde yapılan sorgulama soncunda ise 1/3/2000- 26/9/2013 tarihleri arasında

ve Sanayi Ticaret Ticaret Limited Şirketinde ortaklığının bulunduğunun ve ayrıca 4/2/2008 – 27/10/2014 tarihleri arasında da İnşaat Mobilya Dekarasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde ortaklığının bulunduğunun tespit edildiğini, bu kapsamda başvuranın 4/b kapsamındaki sigortalılık sürelerinin 5510 sayılı Kanun’un Geçici 17. ve Geçici 63. maddeleri kapsamında güncellendiğini,

2.3) Başvuranın 27/1/2021 tarihli ve sayılı 7256 sayılı Kanun kapsamındaki yapılandırma

talebine istinaden 4/b dosyasında ihya yapabileceği sürelerin tespit edildiğini, bu kapsamda ikamet adresine 29/1/2021 tarih ve sayılı . ihya tebligatı (İhya tutarı: 60.557,47 TL) gönderildiğini,

2.4) Yapılan işlemler sonucunda başvuranın 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi

kapsamında, 510 gün hizmet süresinin ve 5066 gün ihya yapabileceği süresinin oluştuğunu,

2.5) Bu doğrultuda başvuranın, 4/1-(b) hizmetlerinin güncellenmesi sonucu hizmet süresi 510 güne

düştüğünden ve bu durumda tahsis talep tarihi (15/12/2020) itibarıyla prim ödeme gün sayısı koşulunu yerine getirmediğinden tahsis talebinin reddedildiğini,

2.6) Öte yandan 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi

Hakkında Kanun’un 8. maddesinde; birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağının belirtildiğini, buna göre, başvuranın 15/11/1984 tarihli işe girişine göre 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinin B/e bendine göre yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları bakımından 25 yıl, 48 yaş ve 5225 prim ödeme gün sayısı şartlarına tabi olduğu, bu nedenle tahsis talep tarihi (15/12/2020) itibarıyla

3018 prim ödeme gün sayısı bulunduğundan aylığa hak kazanma koşullarının yerine getirmediği,

2.7) Öte yandan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre sigortalı olanların

yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının Kanun hükümlerine, Kanun’un yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının 506, 2925, 1479 ve mülga 2926 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlendiği, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına prim ödeyenlerin, bu sigorta kollarından aylığa hak kazanıp kazanmadıklarının tespitinde; belli bir yaşa ulaşma, belli bir süre prim ödeme, belli bir süre sigortalı olma, sigortalı işten ayrılma ve Kurumdan yazılı istekte bulunma koşullarının yerine getirilmesinin arandığı, bu koşullardan herhangi birinin eksik olması halinde, sigortalıya aylık bağlanmasına imkân bulunmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”

başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin

birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

6) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’un Geçici 2. maddesinin yedinci

fıkrasında;

“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır. Ancak, bunlardan bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenlere 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz. Bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanuna göre 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanması gerekenlerden, bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenler için, bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri esas alınır. (a) bendi hükümlerinin uygulamasına esas alınacak kanun, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)

bendi kapsamında geçen süreler hariç, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir.

Bu Kanuna tabi hizmetlerle 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde de bu fıkra hükümleri esas alınmak suretiyle bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.”

7) Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi

Hakkında Kanun’un “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında;

“Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.”

8) Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 81. maddesinin (B) bendinin (e) alt

bendinde;

“23/05/2002 tarihinde; …

e) Sigortalılık süresi 14 (dahil) yıldan fazla, 15 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve

44 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 17 yıl (dahil) dan fazla, 18 yıl 6 aydan az olan erkekler 25

yıllık sigortalılık süresini ve 48 yaşını doldurmaları ve en az 5225 gün, …

Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Başvuran bir numaralı paragrafta da ifade edildiği üzere, emeklilik başvuru tarihi olan 14/12/2020

tarihinin esas alınarak emekli maaşının yasal faiziyle ödenmesini talep etmektedir.

11) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ise başvuranın, 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci

fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmet sürelerinin tespiti için yapılan işlemler sonucunda 5510 sayılı

Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, primi ödenmiş 510 gün hizmet süresinin ve 5066 gün ihya yapabileceği süresinin bulunduğunun anlaşıldığı, tahsis talebinde bulunduğu 15/12/2020 tarihi itibarıyla prim ödeme gün sayısı koşulunu yerine getirmemesi nedeniyle de tahsis talebinin reddedildiği ifade edilmektedir. Şu durumda başvuranın, yaşlılık aylığı bağlanması yönünden tabi olduğu mevzuat hükümlerinin tespiti ile tahsis talep tarihi itibarıyla yaşlılık aylığına müstahak olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.

12) Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, Kanun’un

yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olup, Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak yasa hükümleri mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunmaktadır. Bu doğrultuda mülga 2829 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasında, birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağının düzenlendiği görülmektedir. Şu durumda, sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için mezkûr düzenlemelere göre tespit edilen aylık bağlama koşullarının yerine getirilmiş olmasının gerekli olduğu açıktır.

13) Bu açıklamalar sonrasında somut olaya gelince; 15/11/1984 tarihinde sigortalılık başlangıcı bulunan

başvuranın, mülga 2829 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasına göre yaşlılık aylığı bağlanması yönünden 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinin (B) bendinin (e) alt bendine tabi olduğu görülmektedir. Söz konusu düzenleme uyarınca ise başvurana, 25 yıl sigortalılık süresini ve 48 yaşını doldurması, ayrıca 5225 gün sigorta primi ödemiş olması şartıyla yaşlılık aylığı bağlanabileceği belirgindir.

Hal böyle iken, tahsis talep tarihi itibarıyla 5225 gün prim ödeme gün sayısına sahip olmayan başvuran yönünden aylık bağlama koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.

14) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın yaşlılık aylığı bağlanması talebinin,

aylığa hak kazanma koşullarını yerine getirmediği gerekçesiyle reddedilmesine yönelik Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye uygun davranması beklenmektedir.

16) Öte yandan başvuran hakkında sosyal güvenlik kayıt sorgulaması üzerine düzenlenen 14/12/2020 tarihli

belgede başvuranın 4/b statüsü kapsamında 2700 gün hizmetinin bulunduğunun belirtildiği, buna karşılık söz konusu sürelerin 5510 sayılı Kanun’un Geçici 17. ve Geçici 63. maddeleri uyarınca başvuranın tahsis talebi sonrasında güncellendiği, bununla birlikte ilgili düzenlemeler dikkate alındığında söz konusu sürelerin, başvuranın prim ödemesi varsa daha önce ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi yoksa tescil tarihi itibarıyla söz konusu düzenlemelerde öngörülen sürelerin geçmesiyle durdurulması ve prim borcu bulunan sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmemesi gerekmekte iken idarece bu yöntemin izlenmediği, bu nedenle idarenin “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İzmir İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

/

Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine;

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/