|
ÖZET: Başvuran, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii Anonim Şirketi’nde Baş Uzman olarak görev yaparken 672 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiğini, ardından mahkeme kararıyla görevine iade edildiğini belirtmiştir. Ancak, emeklilik tarihine kadar olan mali haklarının ödenmediğini ve bu nedenle emekli maaşı ile ikramiyesinin eksik kaldığını ifade ederek, 01.01.2020 tarihine kadar olan haklarının yeniden hesaplanmasını talep etmiştir.
Kurum, başvuranın isteğiyle emekli olduğu 01.11.2016 tarihini esas alarak işlemlerini yürütmüştür. İlgili mevzuat gereği, başvuranın emekli ikramiyesinin geri alınması gerektiği belirtilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvuranın kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu sonucuna varmıştır. Bu doğrultuda, başvuranın mali ve özlük haklarının yeniden hesaplanması için Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmuştur. Sonuç olarak, başvuranın emeklilik haklarının yeniden değerlendirilmesi ve eksik ödemelerin giderilmesi gerektiği ifade edilmiştir. İdarenin, bu tavsiyeye uygun hareket etmesi ve işlemlerini 30 gün içinde Kuruma bildirmesi zorunludur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/3859-S.24.6079
BAŞVURU NO : 2023/16310
KARAR TARİHİ : 04.04.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE RAYLI SİSTEM ARAÇLARI SANAYİİ ANONİM
ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararına istinaden emekliliğe bağlı ödemelerinin yeniden hesaplanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 11.10.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii Anonim Şirketi (TÜRASAŞ) bünyesinde Baş Uzman olarak görev yapmakta iken 01.09.2016 tarihinde 672 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edildiğini, Ankara 28. İdare Mahkemesinin E: /
K: / sayılı kararı ile kamu görevine iade edildiğini; ancak Kurum tarafından, emekli olacağı tarih olan 01.01.2020 tarihine kadar olan mali haklarının verilmeyerek zorunlu olarak emekli olduğu tarihin esas alındığını, idarenin işlemi gerçekleşmemiş olsa 01.01.2020 tarihine kadar çalışmış olacağını, Kasım 2016 ile Ocak 2020 tarihleri arasındaki mali kaybı ödenmediğinden emekli maaşı ve emeklilik ikramiyesinin de eksik olduğunu belirterek 65 yaş haddinden emekli olmak zorunda kalacağı 01.01.2020 tarihine kadar maaşının hesaplanarak mahkeme kararında belirtilen şekilde mali ve özlük haklarının tarafına iade edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 25.10.2023 tarihli bilgi belge isteme yazısına istinaden Türkiye Raylı Sistem
Araçları Sanayii Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığı tarafından
06.11.2023 tarihinde gönderilen E- – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1. İlgilinin başvurusu üzerine Kurumun konu ile ilgili olarak takdir hakkını kullanacağı bir durumun bulunmadığı, Kurum görevinin Kanun koyucunun çizdiği sınırlar dahilinde ilgili mevzuatı uygulamaktan ibaret olduğu ve bu yönüyle başvurucunun talepleri ile ilgili olarak bir hak ihlalinin bulunmadığının değerlendirildiği, /
2.2. İlgilinin şikayet konusu idari işleme ilişkin kendi isteği üzerine emekli olduğu 01.11.2016 tarihi esas alınarak işlem yürütüldüğü, 2.3. İlgiliye ait hizmet dökümü ile yapılan ödeme kalemlerinin dökümünün yazı ekinde sunulduğu, 2.4. Mülga TÜDEMSAŞ (yeni TÜRASAŞ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ) bünyesinde Başuzman olarak görev yapmakta iken 09.08.2016 tarihinde açığa alınan ve 672 sayılı KHK ile 01.09.2016 tarihinde kamu görevinden çıkarılan ilgilinin bu işleme karşı 7075 sayılı Kanun kapsamında durumunun tekrar değerlendirilerek kamu görevine iadesine karar verilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun
26.05.2021 tarihli ve / sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla
reddedildiği, ilgilinin Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyon kararının hukuka aykırı olduğu sebebiyle dava açtığı, ilgilinin emekli aylığı bağlanması için gerekli yaş ve hizmet süresini tamamlamış olduğu için Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına isteğe bağlı emeklilik talebinde bulunarak
01.11.2016 tarihinde emekli olduğu ve ilgiliye emekli olduğu tarihe kadar olan parasal alacaklarının
hesaplanıp ödendiği, ilgiliye iade edilecek özlük hakları ve parasal hakedişleri için kendi isteği ile emekli olduğu tarihin esas alındığı, 2.5. Şikayet konusu talebe ilişkin şikâyet sahibi veya diğer ilgililer tarafından yargı organlarında açılmış/sonuçlanmış bir dava bulunmadığı, 2.6. Şikâyet konusunu çözüme kavuşturabilmek için Kurum tarafından bu aşamada yapılabilecek herhangi bir işlem bulunmadığı, 2.7. Danıştay 3. Dairesinin 09.03.1978 tarihli ve E:1978/151, K:1978/199 sayılı bir kararında özetle; “Lehine iptal kararı veya yürütmenin durdurulması kararı verilen kişinin, bu karar verilmeden önce isteğiyle emekliye ayrılması veya başka bir göreve atanması halinde, bu yargı kararları üzerine idarece ne gibi bir işlem yapılabileceği hususuna gelince; Burada birbirinden bağımsız iki ayrı işlem mevcuttur. Bu işlemlerden birincisi davacının açmış olduğu iptal davası üzerine iptal edilen veya yürütülmesi durdurulan işlemdir. Diğeri ise davacının iradesine dayanılarak yani, isteğiyle emekliye ayrılması veya başka bir göreve atanması yolunda tesis edilmiş bulunan işlemdir. Bu işlemlerden birincisi hakkında verilmiş bulunan iptal veya yürütmenin durdurulması kararlarının yerine getirilmesi gerekli ise de, davacı kendi isteğiyle emekliye ayrılmak veya başka bir göreve atanmak gibi idareye yeni işlemler tesis ettirmiş bulunduğu cihetle hukuki bakımdan ortada yerine getirilmesi gerekli bir Danıştay kararı kalmamış bulunmaktadır. Ancak verilmiş bulunan iptal kararında davacının isteğiyle emekliye ayrıldığı veya başka bir göreve atandığı tarihe kadarki müktesep ve subjektif haklarına ilişkin kısımların uygulanmasının zorunlu olduğu” yönünde karar verildiği, bu çerçevede yargı kararlarına uyulması Anayasal ve yasal bir zorunluluk olmakla birlikte başvuranın kendi isteği üzerine emekliye ayrılarak idareye bir işlem tesis ettirdiği gözönüne alındığında; yukarıda belirtilen yerleşik Danıştay içtihadı uyarınca işlem tesisinin mümkün olduğu değerlendirilmekle adı geçenin kendi isteğiyle emekliye ayrıldığı tarihe kadarki müktesep ve subjektif tüm haklarının karşılanması, kararda davacı taraf lehine hükmedilen parasal hakların ödenmesi gerektiği ve ilgilinin kendi isteğiyle 01.11.2016 tarihi itibariyle emekliye ayrılmış olması karşısında mahkeme kararı uyarınca özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının ödenmesinde isteğiyle emekliye ayrıldığı tarihin esas alınması gerektiğinin değerlendirildiği ve bu doğrultuda işlem yürütüldüğü, Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; /
3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesi; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili
“ şikâyetleri inceler.
3.3. “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesi; “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” 3.4. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesi; “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.
…
İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.
…
İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” 4. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı
5 inci maddesi;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 16.06.2006 tarihli ve 26200 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Önceki mevzuat hükümlerinin uygulanması” başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine
göre işlem yapılır….” beşinci fıkrası; “Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.” 6. 17.06.1949 tarihli ve 7235 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı Kanunu’nun “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesi; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir. Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin
Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir. İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz….. Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.” 7. 01.12.2018 tarihli ve 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un
“Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesi; “Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır…İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir.” 8. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünün 24.03.2011 tarihli ve 2011/32 sayılı Genelgesi’nin 14 üncü maddesi; “a) Re’sen emekliye sevk edilenlerden emeklilik işlemi idari yargı kararı ile iptal edilenlerin emekli sıfatı ortadan kalktığından kendisine Kurumumuzca yapılan ikramiye ödemesinin hukuki dayanağı da ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle ilgililerin göreve başlatılmaları sırasında söz konusu ikramiyenin kurumlarca kendilerinden geri istenilmesi gerekmektedir.
/
b) Emeklilik işlemlerinin idari yargı kararıyla iptali nedeniyle tekrar göreve başlatılanlara, emekliye sevk tarihinden tekrar göreve alındıkları tarihe kadar olan dönemde, Kurumumuz tarafından ödenen emekli aylıkları ile anılan döneme ilişkin emekli kesenekleri şahıs hissesinin bu kişilerin kurumlarından olan maaş ve diğer özlük haklarından doğan alacaklarından kesilerek kurum karşılığı ile birlikte Kurumumuz hesaplarına yatırılması ve bu konuda Kurumumuza bilgi vermeleri gerekmektedir.” 9. 2020/22 sayılı 5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesi Kapsamındaki Sigortalıların Sigortalılık
– Tahsis ve Ödeme İşlemleri Genelgesinin 9.2.1. nolu “Yargı Kararlarıyla Emeklilik İşlemi İptal
Edilmesi” başlıklı maddesi; “Emekliye sevk veya ayrılma nedeni ne olursa olsun yargı kararlarıyla emeklilik işleminin iptal edilmesi nedeniyle yeniden göreve başlayan iştirakçilerin herhangi bir nedenle tekrar emekliye sevk edilmeleri halinde; Kurumlarca gönderilen emeklilik belgelerinde iptal edilen ilk emeklilik işlemi sırasında ödenen emekli ikramiyesinin, görev başlatılmaları sırasında ilgililerden tahsil edilip edilmediğine ilişkin bilgi bulunmaması durumunda aylık bağlama işlemi sonuçlandırıldıktan sonra öncelikle bu hususta yazışma yapılacak olup, yazışma sonucunda; a) Kurumlarca daha önce ödenmiş bulunan emekli ikramiyesi tahsil edilmiş ise, toplam hizmet sürelerinin tam yılına karşılık, b) Kurumlarca emekli ikramiyesi tahsil edilmemiş olması halinde ise, yalnızca yeniden göreve başladığı tarih ile emekliye sevk edildiği tarihler arasında geçen hizmet sürelerinin, tam yılına karşılık, aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar esas alınmak suretiyle emekli ikramiyesi ödenecektir. Emeklilik nedeniyle açıkta geçen sürelere ilişkin özlük haklarının da verilen yargı kararları kapsamında kurumlarca ödenerek bu sürelere ilişkin emekli keseneği ve kurum karşılığı tutarlarının Kurum adına yatırılmış olması halinde, emeklilik döneminde geçen süreler, emekli aylığına ve emekli ikramiyesine esas hizmet sürelerine ayrıca dahil edilecektir.”
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Tavsiye Karar
Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 01.09.2016 tarihinde 672 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edildiğini, Ankara 28. İdare Mahkemesinin E: /
K: / sayılı kararı ile kamu görevine iade edildiğini; ancak Kurum tarafından emekli olacağı tarih olan 01.01.2020 tarihine kadar olan mali haklarının verilmeyerek zorunlu olarak emekli olduğu tarihin esas alındığını, idarenin işlemi gerçekleşmemiş olsa 01.01.2020 tarihine kadar çalışmış olacağını, Kasım 2016 ile Ocak 2020 tarihleri arasındaki mali kaybı ödenmediğinden emekli maaşı ve emeklilik ikramiyesinin de eksik olduğunu belirterek 65 yaş haddinden emekli olmak zorunda kalacağı 01.01.2020 tarihine kadar maaşının hesaplanarak mahkeme kararında belirtilen şekilde mali ve özlük haklarının tarafına iade edilmesini talep etmektedir.
/
12. Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii Anonim Şirketi Genel Müdürlüğütarafından
Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda ise özetle; ilgilinin emekli aylığı bağlanması için gerekli yaş ve hizmet süresini tamamlamış olduğu için Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına isteğe bağlı emeklilik talebinde bulunarak 01.11.2016 tarihinde emekli olduğu ve ilgiliye emekli olduğu tarihe kadar olan parasal alacaklarının hesaplanıp ödendiği, ilgiliye iade edilecek özlük hakları ve parasal hakedişleri için kendi isteği ile emekli olduğu tarihin esas alındığı, başvuranın kendi isteği ile emekliye ayrılarak idareye bir işlem tesis ettirdiği gözönüne alındığında; özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının ödenmesinde isteğiyle emekliye ayrıldığı tarihin esas alınması gerektiğinin değerlendirildiği ve bu doğrultuda işlem yürütüldüğü hususları ifade edilmiştir.
13. Başvuranın iddiaları ve idarenin cevabi yazısı incelendiğinde uyuşmazlığın; mahkeme kararı neticesinde görevine iade edilen ve görevde olmadığı tarihte açıkta iken kendi isteği ile emekli olan başvuranın emekli ikramiyesinin, başvuranın yaş haddinden emekliye sevk edildiği tarihteki katsayılar ve toplam hizmet süresi esas alınarak ödenip ödenmeyeceği noktasında toplandığı görülmektedir.
14. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Hakkındaki Kanun’un 10 uncu maddesinde; kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödeneceği hüküm altına alınarak bu madde kapsamında göreve başlayanlar hakkındaki kararnamenin tüm hüküm ve sonuçlarının geriye dönük ortadan kalktığı ve ilgilinin sanki kamu görevinden çıkarılmamış gibi tüm mali ve sosyal haklarının verilmesi gerektiği şeklinde bir düzenleme yapıldığı görülmektedir.
15. Buna göre, bir kamu görevlisinin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu veya mahkeme neticesinde göreve başlaması, kamu görevinden çıkarılmasının tüm sonuçlarını ortadan kaldırdığından, görevden çıkarıldıktan sonra girdiği emekli statüsüyle birlikte kendisine SGK tarafından yapılan emekli ikramiyesi ödemesinin hukuki dayanağı da ortadan kalkmaktadır. Bu durumda, tesis edilen emeklilik işleminin yargı kararı ile iptali ya da OHAL komisyonu kararı sonrası göreve başlaması, ilgililere ödenen emekli ikramiyesinin hukuki dayanağının iptaliyle aynı sonucu doğurmaktadır.
16. Re’sen emekliye sevk edilip yargı kararı ile emeklilik işlemi iptal edilenlerden göreve başlayanların ödenmiş emekli ikramiyeleri hakkında ne şekilde işlem tesis edileceği Sosyal Güvenlik Kurumunun 2011/32 sayılı genelgesinde belirlenmiştir. Genelgede, ilgililere ödenen emekli ikramiyesi tutarların bilahare emeklilik onayını veren kurumdan tahsil edildiği hatırlatılarak söz konusu ikramiyenin görev yaptıkları Kurumlarınca ilgililerden geri istenilmesi gerektiği, ilgililere ödenmiş emekli ikramiyesi ve emekli aylıklarının ilgililerin mevcut maaş ve diğer özlük haklarından doğan alacaklarından kesilerek SGK hesaplarına yatırılması gerektiği, bu kişilerin her ne suretle olursa olsun tekrar emekliye sevkleri halinde daha önce ödenen emekli ikramiyesinin tahsili hususunda yapılan işlemin sonucunun bildirilmesi gerektiği belirlenmiştir. Buna göre, emekli olup emekli ikramiyesi ödendikten sonra yargı kararı ile göreve başlayanların emekli ikramiyesi ödemelerinin tahsili açısından yetki, sorumluluk ve görevin ilgililerin görev yaptıkları ve SGK tarafından adlarına emekli ikramiyesi ödemesi yapılan
Kurumlarında olduğu görülmektedir. Nitekim kamu görevine iade kararı neticesinde göreve başlayanlara yapılan emekli ikramiyesi ödemelerinin geri alınmasına yönelik özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte bu kişilerin durumlarının da yargı kararı ile emeklilik işlemleri iptal olan kişilerle aynı nitelikte olduğu değerlendirilmektedir
/
17. Bunun yanında, idarece 2021/32 sayılı Genelge hükümleri yanında her ne kadar 2020/22 sayılı
Genelgenin başvuru konusunu düzenleyen hükümlerine atıf yapılmışsa da anılan genelgenin 29.06.2020 tarihinde yürürlüğe konduğu, dolayısıyla başvuru konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olmadığı göz önüne alındığında mevcut başvuruda uygulanmasına imkan bulunmadığı açıktır.
18. Diğer taraftan, emeklilik işlemi iptal edilip göreve başlayanların ödenmiş emekli ikramiyelerinin geri alınması konusunda zaman içinde tereddütlerin oluşması üzerine İçişleri Bakanlığı Emniyet
Genel Müdürlüğünce Hazine ve Maliye Bakanlığından istenen görüşler üzerine ilgili Bakanlıkça verilen görüşlerde aşağıdaki değerlendirmelerde aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır.
18.1. Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 09.11.2018 tarihli E.17813 Sayılı yazısında; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71 inci maddesinin birinci fıkrasında, kamu zararının, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artış engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımlandığından bahisle, 6638 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve
Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna uygun olarak resen emekliliğe sevk edilmesi sonucu kendisine emekli ikramiyesi ödendikten sonra mahkeme kararıyla memuriyete geri dönenlerden emekli ikramiyesinin geri alınması işleminin, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve
Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında olmadığının değerlendirildiği, Sosyal Güvenlik
Kurumunun (SGK) “iade-i memuriyet ataması yapılmak suretiyle tekrar görevlerine başlatılan personele yapılan emekli ikramiyesi ödemelerinin ilgililerden tahsili açısından sorumluluğun kurumlarına ait olduğu” mütalaasına iştirak edildiği, bunun yanında söz konusu tutarların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceği, iyi niyetli borçluların temerrüde düşürülmesi gerektiğinden idare tarafından borç bildiriminde bulunarak bildirimde süre belirlenmişse bu sürenin son gününü takip eden günün faiz başlangıç tarihi olarak alınabileceğinin düşünüldüğü belirtilmiştir.
18.2 Anılan yazı içinde bahsi geçen Hazine ve Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel
Müdürlüğünün (Mülga) 02.10.2018 tarihli ve 6294 sayılı görüşünde, 5434 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile Sosyal Güvenlik Kurumunun 24.03.2011 tarihli ve 2011-32 sayılı
Dış Genelgesinden bahisle; “… Bu itibarla, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden; münhasıran son görevi itibarıyla 5434 sayılı kanuna veyahut 5510 sayılı
Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında iştirakçi olup resen emekliye sevk edilenlerin, açtıkları davalar neticesinde son görev yaptıkları kamu idarelerince tesis edilen emekliye sevk işleminin iptal edilmesi durumunda; ilgiliye, emekli ikramiyesi ödenmesinin hukuki dayanağının ortadan kalktığı mütalaa edilmektedir.” ifadelerine yer verildiği, dolayısıyla, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında yer verilen, “Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.” hükmünün, sadece usulüne uygun olarak emekli ikramiyesine hak kazanmak suretiyle kendilerine emekli ikramiyesi ödenmiş olanlardan tekrar iştirakçi olarak göreve başlayanlarla sınırlı olduğu, resen emeklilik işlemi iptal edilenlerin ise iptal edilen işlemin tekemmül ettiği tarih ile kararın kesinleştiği tarih arasındaki dönemde geçmişe dönük olarak iştirakçi sayılmaları gerektiği hususları göz önüne alındığında; resen emeklilik işlemi iptal edilenler hakkında anılan sekizinci fıkranın uygulanmasına imkan bulunmadığı…” değerlendirilmiştir.
18.3. Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün 02.11.2018 tarihli ve 23874 sayılı görüşünde de; Sosyal Güvenlik Kurumunun 24.03.2011 tarihli ve 2011-32 sayılı Dış
Genelgesinin 14 üncü maddesinden bahisle “… Ancak, güncel mevzuat gereği bir yargı kararı olmadıkça emeklilik işlemi yargı kararıyla iptal edilenlerin emekli ikramiyesi almasına esas olan işlem ortadan
/
kalktığı için, emekli ikramiyesinin ilgilisinden tahsili gerekmekte olduğu, SGK tarafından hazırlanan genelgeler ile ilgililerin kurumları tarafından iade işlemlerinin yapılması gerekliliği…” açıkça belirtilmiştir.
19. Nitekim yukarıda yer verilen görüş ve yazılar ilgi tutulmak suretiyle hazırlanan İçişleri Bakanlığı
Emniyet Genel Müdürlüğünün 19.11.2018 tarihli ve sayılı yazısında da özetle; emekli olduktan sonra yargı kararı ile mesleğe geri dönenlerin emeklilik işlemi ortadan kalktığından kişilere ödenen emekli ikramiyelerinin sebepsiz zenginleşmeye neden olduğu, bunlardan göreve girdikten sonra tekrar emeklilik talebinde bulunmayıp göreve devam edenler hakkında SGK’nın 2011/32 sayılı genelgesi gereği işlem yapılması gerektiği, yine bunların emekli ikramiyesi iade işlemlerinin
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değil, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın “Kişiden Alacaklar” konulu 16 Sıra No’lu Genel Tebliğine göre yapılması gerektiği, bu durumda öncelikle kişi borcunun birimlerince ilgili personele tebliğ edilmesi ve tebliğ belgesinde yer alan ödeme süresinin son gününü takip eden günün başlangıç faiz başlangıç tarihi olarak alınması gerektiği ifade edilmiştir.
20. Bunlar dışında geçmiş dönemde, 5434 sayılı Kanunda yaş hadlerine yönelik olarak yapılan yeni bir yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine, emekli olduktan sonra anılan düzenlemenin iptali üzerine yeniden göreve dönenlere emeklilik yönünden yapılmış ödemelerin geri alınması hususunda ortaya çıkan sorunların çözümü için yayımlanan 2003/36 sayılı Başbakanlık
Genelgesinde özetle “Emeklilik işlemi hiç gerçekleşmemiş kabul edilerek hesaplanacak aylıklarından emekli aylığı olarak ödenen kısmının mahsup edilerek geri kalan kısmının ödenmesi, Emekli ikramiyelerinin kurumlarınca geri istenilmemesi uygun görülmüştür.” denilerek, yargı kararı sonrası emekliliği iptal edilen kişilerin ikramiyesinin Kurum tarafından geri istenmemesi yönünde düzenleme yapıldığı görülmektedir.
21. Ayrıca, emekliye sevk işlemleri hakkında idari yargı mercilerince verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararlarının uygulanması sonucu görevlerine iade edilenlere ödenmiş olan emekli ikramiyesinin kurumlarınca geri istenilmesi nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklarda verilen Danıştay kararlarının ikramiyelerin iade edilmeyeceği yönünde olduğu, aynı konuda Yargıtay tarafından verilen kararlarda da, ödenmiş olan emekli ikramiyelerinin, görevlerine iade edilen iştirakçilerden istenilmesinin objektif iyi niyet kuralları, hakkaniyet ilkeleri ve hukuk devleti esaslarına ters düşeceğinin hükme bağlandığı görülmektedir (Danıştay E:2003/71, K:2003/69)
22. Bundan başka Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin E:1994/2953, K:1994/4517 numaralı kararında; “…
Davalıya atfı gereken bir kusur iddia ve ispat edilememiştir. Rıza ve istem dışı doğrudan emekliye ayrılma söz konusudur. Davalının aldığı ikramiyeyi mal varlığından çıkarabileceği yaşam deneylerine, hayatın normal akışına tamamen uygundur. Bu durum karşısında, emekli ikramiyesinin davalıdan geri istenmesinin; objektif iyiniyet kuralları, hakkaniyet ilkeleri ile hukuk devleti esaslarına ters düşeceğinde kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır. Bu kabul altında denilebilir ki, emekli ikramiyesi geri istenmemeli, sonradan emekliye ayrılma halinde evvelce alınan ikramiyenin son defa tahakkuk ettirilecek emekli ikramiyesinden mahsubu yapılmak suretiyle sadece farkının ödenmesi yapılmalı, böylece somut adalet gerçekleştirilmelidir. Bu konuda Sayıştay Genel Kurulu’nun görüşü de aynı doğrultudadır (Bkz. Sayıştay
Genel Kurulu’nun 2.4.1964-2939/3 sayılı kararı).” şeklinde hükme bağlanmıştır 23. Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat, ilgili idarelerin görüş ve yazıları ile konuya ilişkin yargı kararları bir arada değerlendirildiğinde; emekliliği iptal olup göreve başlayanların ödenmiş emekli ikramiyelerinin geri alınmasında yetki, görev ve sorumluluğun kişilerin görev yaptığı kurumlarda
olduğu, bu şekilde göreve başlayanlar hakkında yapılması gereken işin öncelikle mahsuplaşmaya gitmek olduğu, mahsuplaşmaya gidilmemesi durumunda ise sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümler de dikkate alınarak emekli ikramiyesinin Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın “Kişiden Alacaklar” konulu 16 Sıra
No’lu Genel Tebliğine göre geri alınması olduğu değerlendirilmektedir.
24. Somut olayda; başvuranın 01.09.2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, başvuranın açıkta iken 2016 yılı Ekim ayında isteğe bağlı emeklilik talebinde bulunduğu ve 2016 yılı Kasım ayında kendisine emekli aylığı bağlandığı ve emekli ikramiyesinin ödendiği, Ankara 28. İdare
Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli E: / K: / sayılı Kararı ile başvuranın görevine iadesi istemiyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun reddi yönündeki işlemin iptaline ve başvuranın kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren dönemsel olarak işletilecek faiziyle birlikte idare tarafından başvurana ödenmesine karar verildiği, ancak idare tarafından tesis edilen işlemde başvuranın parasal haklarının isteğe bağlı emekli olduğu 01.11.2016 tarihinde kadar hesaplanıp ödendiği, emekli aylığı ve emekli ikramiyesi ödemelerinin başvuranın göreve iadesi hakkındaki mahkeme kararı sonrasında kurumunca başvurana yapılan görev aylığı ödemelerinden mahsup edilmediği gibi daha sonra da tahsili yoluna gidilmediği görülmektedir. Bu durumda başvuranın Kurumunca, emekli ikramiyesinin geri alınması işlemleri sırasında gerek mevzuatta Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirlenen yolun gerekse adına ikramiye ödenen idareler yönünden uygulamayı şekillendirmekle yetkili Hazine ve Maliye Bakanlığı görüşlerinde belirlenen yolun izlenmediği, dolayısıyla hukuka ve hakkaniyete uygun işlem tesis edilmediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
25. Ankara 28. İdare Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli E: / K: / sayılı Kararı sonrası başvurana yapılan ödemelerin yaş haddi olan 01.01.2020 tarihih esas alınarak değil, açıkta iken kendi isteği ile emeklilik talebinde bulunduğu ve emekli olduğu 01.11.2016 tarihi esas alınarak gerçekleştirilmesi hususuna ilişkin; 25.1. 5434 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinde iştirakçilere her tam fiili hizmet yılları üzerinden emekli ikramiyesi ödeneceği, emekli ikramiyesi aldıktan sonra iştirakçi durumuna girenlerin yeniden emekliye ayrılmaları durumunda ise bunların sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık emekli ikramiyesi ödeneceği düzenlenmiştir.
25.2. 7075 Sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Hakkındaki Kanun’un 10 uncu maddesi kapsamında göreve başlayanlar hakkındaki kararnamenin tüm hüküm ve sonuçlarının geriye dönük olarak ortadan kalktığı ve ilgilinin kamu görevinden çıkarılmamış gibi tüm mali ve sosyal haklarının verilmesi gerektiği şeklinde bir düzenleme yapıldığı göz önüne alındığında başvuranın görevden çıkarıldıktan sonra girdiği emekli statüsünün de bu düzenlemenin doğal bir sonucu olarak ortadan kalktığı değerlendirilmektedir.
25.3. Bu durumda, 5434 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin “Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.” hükmünün, sadece usulüne uygun olarak emekli ikramiyesine hak kazanmak suretiyle kendilerine emekli ikramiyesi ödenmiş olanlardan tekrar iştirakçi olarak göreve başlayanlarla sınırlı olduğu, emeklilik işlemi ortadan kalkanların ise ortadan kalkan işlemin tekemmül ettiği tarih ile göreve iade olduğu tarih arasındaki dönemde geçmişe dönük olarak iştirakçi sayılmaları gerektiği hususları göz önüne alındığında; OHAL Komisyonu kararı neticesinde göreve dönenler hakkında anılan sekizinci fıkranın uygulanmasına imkan bulunmadığı, bu kişilere
/
ödenecek emekli ikramiyesinin ilk defa emekli olanlar için belirlenen esaslarla hesaplanması gerektiği değerlendirilmektedir.
25.4. Yukarıda yer verilen hususların yanında, aynı konuda ve aynı taleple Kurumumuza daha önce yapılmış başvurular üzerine Kurumumuzca verilen birden fazla Tavsiye Kararı (2019/36, 2020/4164, 2020/4424, 2020/76708 ve 2020/103258 Başvuru Numaralı Kararlar) bulunmaktadır. Anılan kararlarda
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına başvuranların emekliliğe bağlı ödemelerinin OHAL İnceleme
Komisyonu kararı ile göreve iade edildikten sonra emekli oldukları veya yaş haddini tamamladıkları tarihteki toplam hizmet süreleri ve katsayılar esas alınarak ödenmesinin yanında, mevcut dönem itibarıyla şikayet konusu uygulama hakkında çok sayıda talebin yapılmasının muhtemel olduğu ve mevzuatta konuya ilişkin açık bir düzenlemenin bulunmadığı tespiti yapılarak mevzuat düzenlemesine de gidilmesi tavsiyesinde bulunulmuştur.
25.5. Daha önce de belirtildiği üzere bir kamu görevlisinin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun kararı neticesinde göreve başlaması, 7075 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin açık düzenlemesi gereği ilgilinin kamu görevinden çıkarılmasının tüm sonuçlarını ortadan kaldırmakta, dolayısıyla ilgililerin görevden çıkarıldıktan sonra girdiği emekli statüsüyle birlikte kendilerine SGK tarafından yapılan emekli ikramiyesi ödemesinin hukuki dayanağını da ortadan kaldırmaktadır. Bu kişilerin göreve iade olduktan sonra yeniden emekliye sevk edilmeleri durumunda haklarında ilk defa emekli olanlar için geçerli olan yasal düzenlemelerin uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla emekli ikramiyeleri hesaplanırken de tüm sonuçlarıyla ortadan kalkan daha önceki işlemlere dayanarak haklarında daha önce emekli olup emekli ikramiyesi ödenmiş kişiler gibi işlem yapılmasına imkan bulunmamaktadır. Nitekim mevcut şikayeti de kapsar şekilde konu hakkında oluşan tereddütleri gidermek için İçişleri Bakanlığınca Hazine ve Maliye Bakanlığından görüş talebinde bulunulması üzerine
2018 yılının Ekim-Kasım aylarında Bakanlığın konuyla ilgili birbirinden farklı birimlerince verilen
görüşlerde de anılan çerçeve kabul edilmiş ve özetle görevine iade olan personele yapılan emekli ikramiyesi ödemelerinin ilgililerden tahsili açısından sorumluluğun kurumlarına ait olduğu, bunun yanında söz konusu tutarların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceği belirtilmiştir. Nihayet Emniyet Genel Müdürlüğünce bu görüşlere dayanarak hazırlanan talimatta da özetle; emekli olduktan sonra yargı kararı ile mesleğe geri dönenlerin emeklilik işlemi ortadan kalktığından kişilere ödenen emekli ikramiyelerinin sebepsiz zenginleşmeye neden olduğu, bunların emekli ikramiyesi iade işlemlerinin Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değil, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın “Kişiden Alacaklar” konulu 16 Sıra No’lu Genel Tebliğine göre yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
25.6. Bu halde idarece yapıldığı görülen mevcut düzenlemenin halihazırda yürütmekte olduğu ve şikayetlere konu uygulamanın mevzuata taşınmasından ibaret olduğu, hukuken ortadan kalkmış bir işlemin sonuçlarını dayanak olarak kabul ettiği, bu durumun ise yukarıda yer verilen gerek Kurumumuz Tavsiye
Kararlarında gerekse Hazine ve Maliye Bakanlığının konuya ilişkin görüşlerinde benimsenen ve Emniyet
Genel Müdürlüğünce talimata dönüştürülen esaslarla uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır. Bu ahkamda konunun kapsamı göz önüne alındığında mevcut düzenlemenin, adlarına emekliliğe bağlı ödemeler yapılan kamu idareleri yönünden harcama usul ve esaslarının belirleyicisi olan Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yapılacak istişareler ve alınacak görüş çerçevesinde gözden geçirilmesinin sorunun çözümü açısından daha sağlıklı ve faydalı olacağı değerlendirilmektedir.
26. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuranın kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin
işlemin mahkeme kararı ile hukuka aykırı bulunduğu ve başvuranın geriye dönük mali ve özlük haklarının iadesine karar verildiği, kamu görevinden çıkarılma işlemi sonucunda başvuranın açıkta iken isteğe bağlı emeklilik talebinde bulunduğu ve 01.11.2016 tarihinden itibaren emkli aylığı ve emekli ikramiyesine hak kazandığı, idarenin hukuka aykırılığı mahkeme kararı ile ispatlanan işlemi olmamış olsa başvuranın açıkta iken isteğe bağlı emeklilik talebinde bulunamayacağının aşikar olduğu, işlem neticesinde başvuranın zorunlu yaş haddinden emekli olacağı 01.01.2020 tarihine kadar çalışma imkanının ortadan kaldırıldığı, idare tarafından tesis edilen işlem kapsamında hukuken ortadan kalkmış bir işlemin sonuçlarını dayanak olarak kabul edildiği, mahkeme tarafından verilen iptal kararı sonucunda, iptal edilen karar alındığı tarihe kadar geriye yürüyeceği ve iptal edilen bir idari kararın iptal kararı üzerine hiç alınmamış sayılacağı ve alındığı tarihten itibaren hükümsüz hale geldiği, emekliye sevk işlemleri hakkında idari yargı mercilerince verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararlarının uygulanması sonucu görevlerine iade edilenlere ödenmiş olan emekli ikramiyesinin kurumlarınca geri istenilmesi nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklarda verilen Danıştay kararlarının, ikramiyelerin iade edilmeyeceği yönünde olduğu anlaşıldığından mahkeme kararı kapsamında başvuranın özlük ve parasal hakları ile emekliliğe bağlı ödemelerinin zorunlu yaş haddi kapsamında emekli olacağı tarih esas alınarak yeniden hesaplanması hususnda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 27. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı; ancak idarelerin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VII. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
28. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının İdareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın kamu görevinden uzak kaldığı dönemlere tekabül edecek mali kayıpları ile kamu görevinden çıkarılması işlemi sonucu eksik olarak hesaplanan emekli aylığı ve ikramiyesi ödemelerinin yaş haddi kapsamında zorunlu olarak emekli olacağı tarih esas alınarak yeniden hesaplanması hususunda TÜRKİYE RAYLI SİSTEM ARAÇLARI SANAYİİ ANONİM ŞİRKETİ
GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca
TÜRKİYE RAYLI SİSTEM ARAÇLARI SANAYİİ ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve gereği için TÜRKİYE RAYLI SİSTEM ARAÇLARI SANAYİİ ANONİM
ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/