ÖZET: Başvuru, emeklilik iptali ile ilgili idari işlemlerin geri alınması talebini kapsamaktadır. Başvuran, 2015 yılında emekli aylığı bağlandığını, ancak 2021 yılında bir işyerindeki çalışmasının iptal edilmesi nedeniyle emekliliğinin geri alındığını belirtmiştir. Başvuran, SGK’nın kendisine yapılan yönlendirmeler doğrultusunda hareket ettiğini, eksik gün priminin ödenmesi için gerekli adımları atmadığını ifade etmektedir. Ayrıca, SGK’nın denetim sürecinin uzun sürmesi ve sonuçların geç bildirilmesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını savunmuştur.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın emeklilik hakkını kaybettiğini ve iptal edilen hizmetlerin sahte olduğunu belirten bir denetim raporuna dayanarak işlemlerini gerçekleştirmiştir. Kurum, başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu, zira başvuranın iddialarının mevzuata aykırı olduğunu ifade etmiştir. Denetim sürecinin uzamasının gerekçeleri arasında iş yoğunluğu ve sahte işyeri incelemeleri yer almaktadır.

Sonuç olarak, başvuranın emeklilik iptali ve yersiz ödemelere ilişkin talepleri, SGK’nın mevzuata uygun işlemleri ile reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/1464-S.23.2493

BAŞVURU NO : 2022/12547

KARAR TARİHİ : 03/02/2023

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Emeklilik iptaline ilişkin idari işlemlerin geri alınması talebi hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 01/09/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde e-başvuru yoluyla yapılan başvuruda başvuran vekili tarafından yapılan başvuruda; müvekkilinin 02/02/2015 tarihli emeklilik tahsis talebine istinaden 26/02/2015 tarihi itibariyle tarafına yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak 16/10/2021 tarihinde müvekkiline tebliğ edilen yazıyla . isimli işyerindeki çalışmalarının iptal edilmesiyle birlikte eksik gün sebebiyle emekliliğinin iptal edildiği ve yersiz ödeme kapsamında tarafına borç kaydı oluşturulduğunun bildirildiğini, esasen müvekkilinin 2014 yılında İzmir SGK İl Müdürlüğüne başvurarak emekliliği hakkında bilgi talebinde bulunduğu sırada görevli memur . tarafından adı geçen firmaya sigorta girişi yapması için yönlendirildiğini, müvekkilinin kurumun görevli personeline güvendiğini ve durumun hukuksal sonuçlarını bilmeden kabul ettiğini, 160 gün unvanlı işyerinden prim tutarını kendisi elden ödemek suretiyle adına prim ödenmesine izin verdiğini, daha sonra söz konusu işyerinin 17/04/2015 tarihinde soruşturma kapsamına alındığını, söz konusu denetiminin başladığı tarihten dört yıl sonra 02/02/2019 tarihinde inceleme emri verildiğini, müvekkilinin ise 21/03/2019 tarihinde ifadeye çağrıldığını ve kurumun memuru olan .’ye durumu bildirdiğini, bilgisizlik ve korku ile adı geçenin yönlendirmesi doğrultusunda ifade verdiğini, söz konusu denetimin 31/07/2019 tarihli raporla 5 ayda tamamlandığını, müvekkilinin çalışmasının sahte olduğu tespit edildiği halde Kurum tarafından raporun gereğinin 26 ay sonra yapıldığını,

oysa sigortalının geleceğe dönük hakkını kısıtlamayı engellemek adına ivedilikle işlem yapılması gerektiğini, yine rapordan anladıkları kadarıyla müvekkili gibi bir çok kişinin aynı mağduriyeti yaşadığını, müvekkilinin ise emekli edildikten sonra 25/02/2015 ila 15/12/2017 tarihleri arasında İnş. Yat. Tic. A.Ş.

unvanlı kurumsal bir firmada çalıştığını, zamanında doğru bir şekilde yönlendirilseydi eksik olan 160 gün primini söz konusu firma üzerinden ödeme şansı olacağını, SGK’nın bu noktada sorumluluğunun doğduğunu, müvekkilinin 160 gün sahte sigortalılık sebebiyle soruşturma süresince sosyal güvenlik hakkından mahrum bırakıldığını, soruşturmanın geç sonuçlandığını, söz konusu kaybın müvekkiline yüklenemeyeceğini, ayrıca müvekkilinin aylığının iptal edildiği dönemde eşinden dolayı sağlık yardımı alma hakkı elde edeceğini, dolayısıyla bu dönemdeki sağlık yardımlarının yersiz ödeme miktarından düşülmesi gerektiğini ifade ederek, hak arama özgürlüğünün kullanılabilmesi adına aylık kesme işlemine konu olan iki denetmen raporunun üstü karalamasız birer örneğinin, soruşturmanın geç tamamlanmasından ve bildirimin müvekkiline geç yapılmasından kaynaklı mağduriyetleri dikkate alındığında; raporun neticelenmesi için makul sürenin tespiti ve bu süreyi aşan borç kaydının iptali, borç kaydının kapatılmasından ötürü fazla ödemenin faiziyle iadesini, kabul edilmediği takdirde denetmen raporunun

Kurumu intikal ettiği tarihi izleyen 160 günlük süre dolduktan sonra ödenen aylıklar bakımından borcun silinerek ödeme tarihinden itibaren faiziyle iadesini, aylığının iptal edildiği dönemde eşinden dolayı mahrum kaldığı sağlık yardımlarının yersiz ödeme tutarından düşülmesini ve borç 16/10/2021 tarihinde tebliğ edildiğinden temerrüt tarihi olan 16/10/2021 tarihinden öncesi için işletilen faizin silinmesini talep ettiği başvurusunun reddedildiğini ifade ederek, başvurunun esastan incelenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 20/09/2022 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen

22/11/2022 tarihli ve sayılı yazıda özetle:

2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının Kanun hükümlerine, Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının 506, 2925, 1479 ve mülga 2926 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlendiği, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına prim ödeyenlerin, bu sigorta kollarından aylığa hak kazanıp kazanmadıklarının tespitinde; belli bir yaşa ulaşma, belli bir süre prim ödeme, belli bir süre sigortalı olma, sigortalı işten ayrılma ve Kurumdan yazılı istekte bulunma koşullarının yerine getirilmesi aranmakta olup, bu koşullardan herhangi birinin eksik olması halinde, sigortalıya aylık bağlanmasına imkan bulunmadığı, 2.2. Öte yandan, 5510 sayılı Kanunun “Yersiz ödemelerin geri alınması” başlıklı 96 ncı maddesi; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.” hükmünü amir olduğu, Ayrıca, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca düzenlenen denetim raporlarının incelenmesinde; sigortalıların aylık bağlama işlemleri sırasında dikkate alınan hizmetlerin sahte olduğunun tespit edilmesi halinde, söz konusu hizmetler için hizmet bildirimi ve hizmet birleştirmesi yapılmaması nedeniyle, sigortalıların gerek aylığa hak kazanma koşullarının tespitinde, gerekse gelir/aylık bağlama işlemlerinde anılan hizmetlerin dikkate alınmadığı, Öte yandan, 27/09/2008 tarihli ve 27010 sayılı Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve

Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5’inci maddesinin birinci fıkrasına göre, sahte hizmet kazandırılmak suretiyle adı geçene ve hak sahiplerine yersiz ödenen aylıkların sigortalı hatası olarak değerlendirildiği, 2.3. Söz konusu göreve Sosyal Güvenlik Denetmeni . tarafından Kadifekale Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan 11.02.2019 tarihli ve 2343416 sayılı yazıya istinaden başlandığı, ilgili kamu idaresinden 5510 sayılı

Kanunun 100’üncü maddesi kapsamında ünvanlı işyeri hakkında bilgi ve belge talebi yapıldığı, 2.4. Denetmen raporlarının hazırlanması sürecinde esas alınan sürelere ilişkin usul ve esasların düzenlendiği mevzuat hükümleri, 26.05.2011 tarihli ve 27945 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal

Güvenlik Denetmenliği Yönetmeliğinin 24′ üncü maddesindeki “Denetmen ve Denetmen Yardımcılarının

Görev, Yetki ve Sorumlulukları” baslığındaki 2’inci fıkrasında, “…Birinci fıkranın (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde belirtilen isler, denetim gerekçesinin havale tarihinden itibaren en geç on beş gün, diğer bentlerde kayıtlı isler ise en geç iki ay içinde sonuçlandırılır…” bölümü ve 15.09.2020 tarihli ve sayılı 2020/39 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmenleri Is ve İşlemleri Genelgesinin 3.4.1 Genel Esaslar maddesinde ”… Denetim gerekçelerinin en geç tevdi tarihini takip eden iki ay içinde sonuçlandırılması esastır. İs yerinin mevcut durumunun, gerektiğinde ruhsatsız yapılmış olanlar da dâhil olmak üzere özel bina inşaatlarının yapı, sınıf ve grubunun belirlenmesi için inşaatın niteliğinin ve yüz ölçümünün, yarım kalan inşaatların yapılmış olan kısımlarının seviyelerinin, başlama ve bitiş tarihlerinin tespitine ilişkin denetim gerekçelerinin ise en geç on beş gün içinde tamamlanması gerekir.” Bölümü doğrultusunda yerine getirildiği, 2.5. Bu bağlamda ilgili mevzuat hükümlerinde sahte sigortalılık ve sahte işyeri inceleme süreleri her ne kadar 2 ay olarak belirtilmiş olsa da işyerinin mevcut durumu, incelemeye alınan sigortalı sayısı ve bu işyerinden bağlantılı başka işyerlerin de incelemeye konu olabilmesi gerekçelerinden ötürü bu içerikteki incelemelerin 2 ay içinde sonuçlandırılamaması, mevcut süreçler düşünüldüğünde makul görülebildiği, bununla birlikte denetim sürecinde, inceleme aşamaları birden çok araştırma yöntemi içerdiğinden (işyerinde fiili tespit, işyeri kayıt ve belgelerinin incelenmesi, çevresel araştırmalar, kamu kurum ve kuruluşları ile yapılan yazışmalar, işyeri çalışanlarının ve konuyla bağlantılı diğer kişilerin ifadelerinin

/

alınması, vb. gibi) ve bu süreçler de belli bir iş sırası şeklinde yerine getirildiğinden denetim sürecinin uzayabildiği, 2.6. Sosyal Güvenlik Denetmenliği Servisine 17.04.2015 tarihli ve sayı ile intikal eden görev emrinin İzmir Sosyal İl Müdürlüğünde kurulu bulunan sahte işyeri komisyonuna havale edildiği, sahte işyeri komisyonunun da öncelikli olarak Kurum zararı oluşturabilecek işlemleri içeren sahte işyeri inceleme görevlerine yoğunlaşması ayrıca ilgili tarihlerde işyerine yönelik Kurum zararı oluşturabilecek bir durum söz konusu olmamasından inceleme emrinin rutin sıralamaya konulduğu, sonrasında sahte inceleme ve sahte sigortalılık inceleme komisyonunun ortadan kaldırılması ve bu türdeki işlerin tüm Sosyal

Güvenlik Denetmenleri ve Yetkili Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcılarına dağıtılmasıyla sayılı görev emri ile 08.02.2019 tarihinde Sosyal Güvenlik Denetmeni ’ye zimmetlendiği, Sosyal

Güvenlik Denetmeni tarafından Kadifekale Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne hitaben yazılan 11.02.2019 tarihli ve sayılı yazıya ilgili idarece verilen 05.03.2019 tarihli ve sayılı cevabi yazıya istinaden,

22.03.2019 tarihinde Sosyal Güvenlik Denetmenlerince ünvanlı işyeri adresinde fiili denetim ve çevre

soruşturması yapılarak denetim sürecinin devam ettirildiği, aynı zamanda Vergi Dairesi cevabi yazısındaki hususlar dikkate alınarak ilgili işyerinden sigorta hizmet bildirimi yapılan sigortalılar örnekleme usulü ile

SGK’ye davet edilerek beyanlarına başvurulduğu, sigorta hizmet bildirimi yapılan kişilerden .’nin de

21.03.2019 tarihli ve sayılı beyana davet yazısı ile ifadeye davet edildiği, ve 01.04.2019 tarihinde

beyanının alındığı, H.Ç. ve işyerinden adlarına bildirim yapılan diğer kişilerin vermiş olduğu beyanlardan hareketle örnekleme yöntemi çoğaltılarak işyerinden sigorta hizmet bildirimi yapılan diğer sigortalıların da beyana davet edildiği, aynı süreler içerisinde 29.07.2019 tarihinde ilgili işyerinin Serbest Muhasebeci Mali

Müşaviri M.S.’nin ve 30.07.2019 tarihinde işveren .’nin beyanlarının alındığı, işyerinde Kanun gereği tutmakla yükümlü olunan defter ve belgelerin istenildiği ve belge ibrazının yapılamaması üzerine Sosyal

Güvenlik Denetmeni tarafından 31.07.2019 tarihli ve sayılı rapor sonuçlandırılarak rapor okuma komisyonuna teslim edildiği, rapor okuma komisyonu tarafından uygun görülen ve Müdürlük

Makamınca onaylanan denetim raporunun, gerekli iş ve işlemler için 02.10.2019 tarihli ve sayı ile Tasfiye Servisine (bugünkü adı ile Denetim Raporları Değerlendirme Servisi) gönderildiği, 2.7. 2012 yılında sahte işyeri ve sahte sigortalılık ile daha etkin ve verimli mücadele sürdürebilmek için

İzmir Sosyal Güvenlik İl müdürlüğü bünyesinde beş Sosyal Güvenlik Denetmeninin görevli olduğu sahte işyeri ve sahte sigortalılık inceleme komisyonu oluşturulduğu, ilgili komisyonun kurulduğu tarih itibariyle incelemesi devam eden ve yeni incelemeye sevk edilen sahte sigortalılık incelemeleri bu komisyondaki

Sosyal Güvenlik Denetmenleri tarafından incelendiği, gerek komisyonun kurulduğu tarihlerde gerekse devam eden yıllarda ünitede görev yapan Sosyal Güvenlik Denetmenleri ve yetkili Denetmen Yardımcısı sayısında yeterli bir artış yaşanmaması, sahte sigortalılık ve sahte işyeri olan görevlerin inceleme süreçlerinin uzunluğu ve mevcut görev emirlerine ilave olarak Kurum politikası gereği sahte işyeri ve sahte sigortalılık ile daha etkin bir mücadele amacıyla hazırlanan bazı programlar vasıtasıyla yeni sahte sigortalılık ve sahte işyeri görev emirlerinin ortaya çıktığı bu nedenle ciddi bir görev emri oluştuğu, süreç içerisinde sahte sigortalılık komisyonun işlevini yitirmesi nedeniyle de ünitede görev yapan ve yeni yetkilendirilmiş Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcıları ile yeterlik sınavları sonrası ataması yapılan

Sosyal Güvenlik Denetmen sayısının bağlı olarak sahte işyeri ve sahte sigortalılık incelemelerinin ünitede görev yapan tüm Sosyal Güvenlik Denetmeni ve Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcılarına dağıtılmaya

başlandığı, bu görev emirlerinin Sosyal Güvenlik Denetmenlerine zimmetlenmeden önce ön inceleme yapılarak denetim havuzuna alındığı, ön inceleme sırasında Kurum alacağının zamanaşımı sebebiyle tahsil kabiliyetini yitirmemesi için öncelikli görevlendirilmelerin oluşturulduğu, akabinde evrakın uygulamaya kaydedildiği sıra gözetilerek sigortalı, işveren ve hak sahibi mağduriyeti yaşanmaması adına bir sıralama gözetilerek Sosyal Güvenlik Denetmen ve yetkili denetmen yardımcılarına dağıtıldığı, 2.8. Bununla birlikte Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin salt sahte işyeri ve sahte sigortalılık konularını incelemekte yaklaşık 50 ayrı konuda denetim faaliyetlerinin yürütüldüğü Sosyal Sigortalar mevzuatından kaynaklı oluşan öncelikli olarak kayıt dışı istihdamla mücadele Mülga 1479 sayılı, Mülga 506 sayılı ve

5510 sayılı Kanuna karsı muvazaalı işlemlerin tespiti , iş kazası, meslek hastalığı, hak sahipleri tarafından

Kurumumuzdan talep edilen aylık ve gelirlerin bağlanmasında hak sahibi olup olmadıklarının araştırılması gibi farklı konularda incelemeler yapıldığı, bu konulardan hareketle bir denetmenin bir inceleme yaparken birden fazla, farklı konularda ve aynı sürelerde incelemelerini yaparak sonuçlandırması gerektiği, görev emirlerinin bir denetmene zimmetlenmesi konusunda herhangi bir süre bulunmadığı yapılan zimmetlemelerin belirtilen hususları içerir şekilde mevzuata uygun olarak yapıldığı, 2.9. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 10 numaralı bendi sigortalı olmayan, isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan eşleri bakmakla yükümlü olunan kişi olarak tanımlandığı, 2.10. Bu çerçevede yaşlılık aylığının iptal edildiği dönemde Sağlık Provizyon

Aktivasyon Sisteminde (SPAS) eşi üzerinden bakmakla yükümlü olunan kişi tanımlaması otomatik olarak gerçekleştirilmekte olup herhangi bir başvuru veya talep alınması gibi bir durum bulunmadığı, Buna göre, adı geçen sigortalının dosyasının tetkikinde; 02.02.2015 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları olan 25 yıl 49 yas 5300 gün koşullularını yerine getirdiğinin tespiti üzerine tarafına 2/6231402 tahsis numarası ile 01.03.2015 tarihinden geçerli olmak üzere aylık bağlandığı,

09.02.2021 tarihli ve sayılı yazıda, Sosyal Güvenlik Denetmenlerince düzenlenen 31.07.2019

tarihli ve 2019/PA/024 sayılı raporda sicil numaralı işyerinin sahte olması sebebiyle söz konusu işyerinde geçen çalışmalarının iptal edildiği, iptal edilen 136 günlük çalışmanın yaşlılık aylığına hak kazanmanın tespitinde dikkate alınmadığı ve kalan prim gün sayısının 5170 olması sebebiyle aylığa hak kazanma koşullarını kaybettiği anlaşıldığından yaşlılık aylığının 07.04.2021 tarihinde başlangıç tarihinden itibaren iptal edildiği, sigortalının 134 gün askerlik borçlanması ödemesi gerçekleştirdiği ve

01.10.2021 tarihinde tarafına yaşlılık aylığı bağlanması yönünde başvuruda bulunduğu, yapılan incelemede

gerekli koşulları sağladığı tespit edildiğinden adı geçene 01.11.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, 2.11. SGK’nin temel politikalarından biri öncelikli olarak kayıt dışı istihdamla mücadele hususu olduğu, bu konuda Sosyal Güvenlik Denetmenlerimizce gerekli denetim is ve işlemleri yapılmakta olup, kayıt dışı istihdam dışında yine sahte sigortalılık ve sahte işyeri incelemeleri, hak sahibi olan kişilerden boşanmasına rağmen birlikte yaşayıp yaşamadıklarına ilişkin incelemeler, iş kazası ve meslek hastalığı incelemeleri, hak sahipleri tarafından Kurumumuzdan talep edilen aylık ve gelirlerin bağlanmasında hak sahibi olup

olmadıklarının araştırılması, inşaat maliyet incelemeleri, vb. gibi yaklaşık 50′ ye yakın ayrı konuyu ihtiva eden incelemelerin yapıldığı, bu konulardan hareketle denetim ve kontrol ile görevli memurun bir inceleme yaparken birden fazla ve farklı konularda, mevzuatta yer verilen süreler doğrultusunda kendisine verilen incelemeleri yapması ve süreç sonunda raporunu hazırlaması gerektiği, son olarak görev emirlerinin bir denetmene zimmetlenmesi konusunda 2020/39 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmenleri İş ve İşlemleri

Genelgesinde yer verilen usuller doğrultusunda görev emirlerinden en eski tarihten başlanarak ve işin önem derecesine göre bir dağılımın yapıldığı, 2.12. Sonuç itibariyle, ilgi yazınıza konu fiili çalışmaya dayanmayan sigortalı hizmetlerinin denetmen raporuyla iptali ile hizmet iptaline bağlı olarak tarafına bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesi ve adına yapılmış olan yersiz ödemelerin tahsiline yönelik olarak yukarıda açıklandığı şekilde

Kurumumuzca yapılan işlemlerde mevzuata aykırılık bulunmadığı hususu değerlendirilmektedir.

Bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5. 08/12/2001 tarihli ve 24607 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4721 sayılı Türk Medeni

Kanununun; “Dürüst Davranma” başlıklı 2 nci maddesinde; “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” 6. 16/06/2006 tarihli ve 26200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve

Genel Sağlık Sigortası Kanununun; “Yersiz ödemelerin geri alınması” başlıklı 96 ncı maddesinde; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu

süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.

Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanuni faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.

Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanuni faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.

Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” 7. 27/09/2008 tarihli 27010 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Fazla veya Yersiz Ödemelerin

Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in; “İlgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarından doğan fazla veya yersiz ödemeler” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin uygulamasında; a) Kuruma verilen veya ibraz edilen belgelerle gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması, b) Örneği Kurumca hazırlanan belgelerle bildirilmesi taahhüt edilen durum değişikliklerinin bir ay içinde

Kuruma bildirilmemesi, c) Kanunda öngörülen şartlar yerine gelmediği hâlde, sahte bilgi ve belgelerle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması, ç) Sahte hizmet kazandırılmak suretiyle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması, d) Boşanma nedeniyle gelir veya aylık bağlandıktan sonra boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşanması, e) Gelir ve aylıklarının kesilmesi gerektiği hâlde durumun gizlenmesi ve/veya bildirilmemesi, f) Sigortalılar ile gelir veya aylık alanlara yapılan ödemelerden, hak sahipliği sona ermesine rağmen her hangi bir kişi tarafından tahsilat yapılması, ilgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarını oluşturur…” hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yürütülen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran vekili müvekkilinin, 01/03/2015 tarihinde bağlanan emekli aylığının 07/04/2021 tarihinde geriye dönük olarak kesildiğini, unvanlı şirkette çalıştığı sürelerin iptal edildiğini, şirketin 17/04/2015 tarihinde soruşturma kapsamına alındığını, denetimin ise 02/02/2019 tarihinde başlayıp 31/07/2019 tarihinde tamamlandığı halde raporun gereğinin 26 ay sonra yapıldığını, söz konusu sürecin müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini ifade ederek, idari işlemin geri alınmasını talep ettiği başvurusuna, SGK tarafından başvuranın Sosyal Güvenlik Denetmenlerince düzenlenen 31.07.2019 tarihli ve sayılı raporda sicil numaralı işyerinin sahte olması sebebiyle söz konusu işyerinde geçen çalışmalarının iptal edildiği, iptal edilen 136 günlük çalışmanın yaşlılık aylığına hak kazanmanın tespitinde dikkate alınmadığı ve kalan prim gün sayısının 5170 olması sebebiyle aylığa hak kazanma koşullarını kaybettiği anlaşıldığından yaşlılık aylığının 07.04.2021 tarihinde başlangıç tarihinden itibaren iptal edildiği, dolayısıyla fiili çalışmaya dayanmayan hizmetlerinin iptaliyle birlikte idare tarafından yapılan işlemlerde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddedildiği görülmektedir.

10. Başvuruya konu uyuşmazlığın; SGK tarafından yapılan inceleme, araştırma ve denetimin mevzuata uygun yapılıp yapılmadığı ile söz konusu denetim neticesinde yapılan işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplandığı görülmektedir.

11. Somut olay kapsamında yapılan incelemede; başvuranın aylığının, 31/07/2019 tarihli ve sayılı Denetmen Raporuna istinaden, 136 gün hizmet iptali neticesinde 5170 prim günün kaldığı bu prim gün sayısının ise emekliliğe hak kazanma koşullarını sağlamadığı gerekçesiyle yaşlılık aylığının bağlandığı tarih olan 01/03/2015’ten 07/04/2021 tarihine kadar iptal edildiği, yersiz ödemeye konu aylıkların 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin a bendi gereği başvuran adına borç kaydedildiği, görülmektedir.

12. Denetmen raporu kapsamında tespit edilen hususlar; 12.1. Denetimin konusu görev emrine istinaden, ilgili iş yeri hakkında 11/02/2019 tarihinde Kadifekale

Vergi Dairesi Müdürlüğünden bilgi talep edilmesiyle denetimin başladığı ve 31/07/2019 tarihinde raporun tanzim edildiği tespit edilmiştir.

12.2. İşveren .’nin 24.07.2014 tarihinde Kadifekale Vergi Dairesi’nde mükellefiyet kaydının açıldığı, işyerinin 08.08.2014 tarihinde kanun kapsamına alındığı, mahiyetinin fason tekstil olduğu, 31.01.2015 tarihinde gayri faal işyeri olması sebebiyle otomatik kanun kapsamından çıktığı, 28.02.2015 tarihinde işverenin mükellefiyetinin terk sebebiyle sona erdiği, 12.3. Başvuran nin 01.04.2019 tarihinde Kurumda verdiği yazılı ifadesinde 2015 yılı Mart ayında emekli olmadan önce Karabağlar’da bir tekstil işyerinde şoför olarak 4 ay kadar çalıştığını, 1.000 TL ücret karşılığında beyaz bir ford transit ile şoförlük yaptığını, işyerinden mal alıp stadyumun karşısında

Caddesinde bulunan bayisinin hemen yanında bulunan üç katlı bir tekstil atölyesine götürdüğünü, işyerinin bir tabelası olmadığını, işyerinde çalışan kişilerin isimlerini hatırlayamadığını, ücretini kadın bir sekreterden aldığını ve aldığına dair beyaz bir kağıda imza attığını, ücret bordrosu vb. başka resmi bir belge

/

imzalamadığını, İnşaatta iş bulunca söz konusu işten ayrıldığını ve hiç kimseye sigortalı gösterilmek için para vermediğini ve talepte de bulunmadığını ifade etmiştir.

12.4. Sahte işyeri olması şüphesiyle denetimi istenen . unvanlı işyeriyle ilgili gerekli araştırma ve incelemede; işyerinin adresinin Mah. sok. No: /İzmir olduğu, 08.08.2014-

31.01.2015 tarihleri arasında fason tekstil mahiyetiyle bildirimde bulunduğu, toplamda 71 sigortalının

Kuruma bildiriminin yapıldığı, işyerinin prim vb. hiçbir borcunu Kuruma ödemediği, 12.5. İfadesine başvurulup . unvanlı işyerinde çalışması olmadığını beyan eden kişiler yanında unvanlı işyerinden sigortalı olarak bildirildiği dönemde başka işyerlerinden bildirimi yapılan, genel itibariyle tekstil harici işkollarında ve farklı meslek kodlarıyla çalıştığı tespit edilen ya da 4/b ve Ek-5 kapsamında sigortalılığı olup ara dönemlerde sahte, şüpheli ya da kontrollü kodu bulunan işyerlerinden sigortalılık bildirimleri yapılan kişilerin olduğunun tespit edildiği, söz konusu kişiler arasında başvuran

.’nin de olduğunun tespit edildiği, 12.6. İşyerinin sahte işyeri olması dolayısıyla kanun kapsamına alınmış olduğu 08.08.2014 tarihinden itibaren kanun kapsamından çıkarılması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.

13. Kurumumuza daha önce yapılan benzer nitelikli bir başvuruda Kurumumuz tarafından verilen

16/06/2022 tarihli ve 2021/22181 başvuru numaralı Ret Kararında şu değerlendirmelere yer verilmiştir:

13.1. “Fiili çalışmaya dayanmayan sigortalılık sürelerinin iptali üzerine kesilen emekli aylıklarının yeniden bağlanması ve çıkarılan borçların iptal edilmesi talebiyle Kurumumuza yapılan başvurular üzerine yapılan inceleme ve araştırmada, öncelikle hizmetlerin iptaline dayanak olan denetim raporları titizlikle incelenmekte ve her somut olay özelinde denetim raporunun gerek usul gerekse içerik yönünden, idarece yapılan işleme dayanak olacak sonuca ulaşmaya yeterli nitelikte bulgu, tespit ve açıklama içerip içermediği değerlendirilmektedir. Nitekim tesis edilen işlemin sigortalılar yönünden ortaya çıkardığı sonucun etkileri göz önüne alındığında, açık bir kanaate ulaşmaya yeterli nitelikte olmadığı değerlendirilen denetim raporları üzerine tesis edilen işlemler hakkında, öncelikle yeniden ve sağlıklı bir denetim yapılması, ardından bu denetim sonucuna göre işlem tesis edilmesi tavsiyesinde bulunulurken, açık bir kanaate ulaşmaya yeterli nitelikte olduğu değerlendirilen denetim raporları üzerine tesis edilen işlemlere yönelik başvurular hakkında ret kararı verilmektedir (Bkz. Tavsiye Kararları için: 30/11/2018 tarihli ve Başvuru

No: 2018/7475; 16/10/2019 tarihli ve Başvuru No : 2022/12547 2019/8250; 4/8/2020 tarihli ve Başvuru No : 2022/12547 2020/69440; Ret Kararları için: 16/10/2019 tarihli ve Başvuru No : 2022/12547 2019/8956; 11/12/2019 tarihli ve

Başvuru No : 2022/125472019/12852).

13.2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı addedilmiştir. 5510 sayılı Kanun bakımından sigortalı sayılmanın hukuki şartlarından iş ilişkisi, esas olarak hizmet akdine dayanmalıdır ve hizmet akdine tabi çalışma işverene ait işyerinde yerine getirilmelidir. Bir başka ifadeyle 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendine göre (SSK) sigortalı sayılmanın temel kuralı, iş veya çalışma ilişkisinin hizmet akdine dayanması gerektiğidir. Bilindiği üzere 5510 sayılı

Kanunda hizmet akdinin tarifine yer verilmemiş olup hizmet akdi Borçlar Kanunda tanımlanmıştır. Borçlar

/

Kanununa göre hizmet akdi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre kişinin belirli veya belirsiz bir zamanda hizmetini kiralaması hizmet sözleşmesidir. Anayasa

Mahkemesi ise hizmet akdinin iş, ücret ve bağımlılık olmak üzere üç unsurdan oluştuğuna karar vermiştir.

(Anayasa Mahkemesinin Esas No.1963/336, Karar No.1967/29 ve Resmi Gazete tarih/sayı:

19/10/1968/13031)

13.3. “Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/7568, K.2017/904 numaralı ve 13/02/2017 tarihli kararında; “Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa’nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın ikinci maddesi ve 5510 sayılı

Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6 ncı maddesi ile

5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-

448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.” hükmüne varılmış olup, aynı Dairenin E.

2014/3422, K.2015/2638 numaralı ve 17/02/2015 tarihli kararında da; davanın yasal dayanağını oluşturan sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğu, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceği, Kurumun suç duyurusu üzerine ceza soruşturması yapılıp yapılmadığı ve buna bağlı olarak dava açılıp açılmadığının araştırılması gerektiği, 5510 sayılı Yasanın 59 uncu maddesine göre aksi kanıtlanana kadar Kurum denetim memurlarının inceleme raporundaki tespitlerin doğru olduğu ifade edilmiştir.” 14. Denetmen raporunda, hakkında denetim yapılan . unvanlı işyerinden sigortalı olarak bildirildiği dönemde başka işyerlerinden bildirimi yapılan, genel itibariyle tekstil harici işkollarında ve farklı meslek kodlarıyla çalıştığı tespit edilen ya da 4/b ve Ek-5 kapsamında sigortalılığı olup ara dönemlerde sahte, şüpheli ya da kontrollü kodu bulunan işyerlerinden sigortalılık bildirimleri yapılan kişilerin olduğunun tespit edildiği söz konusu iş yerinin 24/07/2014 tarihinde Kadifekale Vergi Dairesi’nde mükellefiyet kaydının açıldığı, işyerinin 08/08/2014 tarihinde kanun kapsamına alındığı, mahiyetinin fason tekstil olduğu, 31/01/2015 tarihinde gayri faal işyeri olması sebebiyle otomatik kanun kapsamından çıktığı, 28/02/2015 tarihinde işverenin mükellefiyetinin terk sebebiyle sona erdiği ve işverenin rapor tarihi itibariyle SGK’ye toplam 91.225,21 TL borcu olduğu, herhangi bir ödeme yapmadığı, tespitlerine yer verilerek, söz konusu iş yerinden sigorta bildirimleri yapılan şahıslardan emekli olanlar ve emeklilik dilekçesi intikal edenlerden, sahte sigortalılık sürelerinin iptal edilerek sonucuna göre işlem yapılması gerektiği, hususunda yapılan tespitlerin açık bir kanaate ulaşmaya yeterli bulgu, tespit ve açıklamaya dayandığı değerlendirilmektedir.

15. Başvuranın denetim sürecine yaptığı itiraz hakkında yapılan değerlendirmede ise; 15.1. 17/04/2015 tarihinde Sosyal Güvenlik Denetmenliği servisine intikal eden görev emrinin 08/02/2019 tarihinde SGK Denetmenine zimmetlendiği, 11/02/2019 tarihinde söz konusu iş yeri hakkında tahkikatın başlatıldığı ve 30/07/2019 tarihinde raporun sonuçlandığı, yaşlılık aylığının ise 07/04/2021 tarihinde iptal edildiği tespit edilmiştir.

15.2. SGK tarafından yaşanan gecikmeye ilişkin, her ne kadar sahte işyeri komisyonunun öncelikli olarak

Kurumu ciddi zarara uğratabilecek iş ve işlemleri içeren sahte işyeri inceleme görevlerine yoğunlaştığı,

ünitedeki iş yoğunluğu ve sahte işyeri ve sahte sigortalılık işinin doğasından kaynaklı gecikmelerin yaşanabildiği, yine ünitede görev yapan sosyal güvenlik denetmen ve yetkili sosyal güvenlik denetmen yardımcısı sayısının mevcut görev sayısına oranla düşük sayıda olması, özellikle İzmir ilinde sahte işyeri sayısının diğer illere göre daha yoğun bulunması nedeniyle bu incelemelerde bazı gecikmelerin yaşanmasına sebebiyet verdiği açıklamalarına yer verilse de, idarenin makul sürede karar verme ve kararların geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davranması gerektiği değerlendirilmektedir.

15.3. Diğer yandan; . unvanlı işyeri hakkında sahte iş yeri olduğu hususunda kesin kanaate varılması, başvuranın bu iş yerinden yapılan bildirimlerden haberdar olması ve verdiği ifadesinde gerçeğe aykırı beyanda bulunması gibi hususlar göz önüne alındığında, başvuranın hakkını kullanırken dürüstlük kurallarına uymadığı, hakkın açıkça kötüye kullanımının söz konusu olduğu ve bu hakkın hukuk düzeni tarafından korunamayacağı değerlendirilmektedir.

16. Kurumumuz tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda yapılan açıklamalar ve ilgili denetmen raporu çerçevesinde yapılan incelemede, SGK tarafından, başvuran adına unvanlı işyerinden bildirilen hizmetlerin fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle iptal edilmesinin, anılan işlemlerin dayanağı denetim raporunun açık bir kanaate ulaşmaya yeterli bulgu, tespit ve açıklamaya dayandığı, diğer yandan başvuranın dürüstlük kuralına aykırı davranışları birlikte değerlendirildiğinde, başvuruya konu hizmetlerin idarece iptal edilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

gönderdiği, ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine, ayrıca denetmen raporunun hazırlanmasında ve raporun gereğinin yapılması hususlarında gecikme yaşandığından “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı, 18. SGK tarafından yaşanan gecikmeye ilişkin, her ne kadar sahte işyeri komisyonunun öncelikli olarak

Kurumu ciddi zarara uğratabilecek iş ve işlemleri içeren sahte işyeri inceleme görevlerine yoğunlaştığı, ünitedeki iş yoğunluğu ve sahte işyeri ve sahte sigortalılık işinin doğasından kaynaklı gecikmelerin yaşanabildiği, yine ünitede görev yapan sosyal güvenlik denetmen ve yetkili sosyal güvenlik denetmen yardımcısı sayısının mevcut görev sayısına oranla düşük sayıda olması, özellikle İzmir ilinde sahte işyeri sayısının diğer illere göre daha yoğun bulunması nedeniyle bu incelemelerde bazı gecikmelerin yaşanmasına sebebiyet verdiği açıklamalarına yer verilse de, idarenin makul sürede karar verme ve kararların geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davranması gerektiği değerlendirilerek, idarenin bahse konu bu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

/

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURUNA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi