|
ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu’na yaptığı emeklilik talebinde, uzun vade prim gün sayısının eksik gösterildiğini ve bu nedenle yaklaşık beş yıldır sonuç alamadığını belirtmiştir. E-devlet sisteminde 5154 gün prim gün sayısının görünmesine rağmen, SGK tarafından 5056 gün olarak bildirilmesi üzerine başvuran, eksik gün sayısını tamamlamak için ek çalışma yapmış, ancak emekli aylığına ilişkin bir sonuç elde edememiştir. Başvuran, sürekli mağduriyet yaşadığını ifade ederek emeklilik işlemlerinin tamamlanmasını talep etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın yurtdışında geçen süreleri ve askerlik hizmetini borçlandırdığını, ancak yurtdışı hizmet süreleri ile Türkiye’deki hizmet sürelerinin çakıştığını ve bu nedenle bazı günlerin iptal edildiğini açıklamıştır. Başvuranın toplam prim gün sayısının 5150’yi geçmediği ve bu nedenle emeklilik talebinin reddedildiği belirtilmiştir. Ancak, başvuranın 60 yaşını doldurduğu tarihten itibaren 3600 gün prim ödeme şartını yerine getirdiği, dolayısıyla emeklilik talebinde bulunabileceği ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi ve emeklilik işlemlerinin hızlandırılması için Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunmuştur. Ayrıca, e-devlet sistemindeki hizmet dökümü görüntüleme hizmetinin daha anlaşılır hale getirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bu tavsiyeye uygun hareket etmesi beklenmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/3924-S.20.6279
BAŞVURU NO : 2019/16016
KARAR TARİHİ : 13/03/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Emeklilik işlemlerine ilişkin başvurularında Sosyal
BAŞVURUNUN KONUSU :
Güvenlik Kurumunca yanlış yönlendirildiğini ve yaklaşık 5 senedir sonuç alamadığını ifade eden başvuranın emeklilik talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 17/09/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran … Kurumumuza yapmış olduğu tarihli başvuruda özetle; e-devlet sisteminde uzun vade prim gün sayısının 4825, Bağ-Kur prim gün sayısının 329 olmak üzere toplamda 5154 prim günü olduğunun göründüğünü, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından
4727 gün uzun vade prim günü ile 329 gün Bağ-Kur primi olmak üzere toplam 5056 günü
olduğu ve eksik 94 günü olduğunun bildirildiğini, diğer yandan daha önce verilen bilgi üzerine kalan prim ödeme gün sayısını tamamlamak için 81 gün çalıştığını ve emeklilik talebinde bulunduğunu, ancak 6 aydır emekli aylığı bağlanmadığı gibi CİMER’e yaptığı başvuru üzerine tarafına yine prim ödeme gün sayısının eksik olduğu cevabının verildiğini, Kurumun kendisini bilgilendirdiği şekilde hareket etmesine rağmen sürekli mağduriyet yaşadığını ifade ederek emeklilik işlemlerinin tamamlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 27/09/2019 tarih ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığının iletmiş olduğu 16/10/2019 tarih ve … sayılı yazıda özetle; 2.1. Başvuranın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 01/12/1985 – 31/05/2016 tarihleri arasındaki çalışmalarını belgelendirerek ve 3201 sayılı Kanun’a göre 3957 gün borçlanma yaparak borçlanma bedelini süresinde ödediği, ayrıca 15/03/1982 – 15/11/1983 tarihleri arasında askerlikte geçen 600 gün karşılığı askerlik borçlanması yaparak bedelini zamanında ödediği;
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
2.2. 2014/11 sayılı Genelge gereği başvuranın yurtdışında geçen hizmet süreleri ile Türkiye’de geçen hizmet süreleri çakıştığından 2013 yılı Mayıs ayı için 22 gün, yine aynı yılın Haziran ayı için 6 gün, 2015 yılı Ekim ayı için 18 gün, Kasım ayında 30 gün ve Aralık ayında 22 gün olmak üzere toplam 98 gün Türkiye’de geçen ve yurtdışı hizmetleri ile çakışan sürelerin iptal edildiği ve borçlanmasını ödediği sürelerin geçerli sayıldığı; 2.3. Başvuranın da belirttiği gibi e-devlet sisteminde uzun vade prim gün sayısının 4/1-(a)
yönünden 4825, 4/1(b) prim gün sayısının 329 olmak üzere toplamda 5154 prim günü göründüğü ancak 2015 yılında Türkiye’de geçen ve yurtdışı hizmetleri ile çakışan sürelerin sistemde birlikte göründüğünden Türkiye’de 70 gün daha fazla hizmeti varmış gibi göründüğü; 2.4. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 08/11/2018 tarihli ve … sayılı yazısı sonrasında başvuranın 2018 yılı Aralık ayında 18 gün, 2019 yılı Ocak ayında 30 gün, 2019 yılı Şubat ayında 30 gün ve 2019 yılı Mart ayında 7 gün olmak üzere toplam 81 gün çalışması bulunduğu; 2.5. Başvuranın 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlandığı gün sayısının 3957 gün, askerlik borçlanma gün sayısının 600 gün, 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında hizmeti 329 gün ve 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında zorunlu hizmeti 192 gün olmak üzere toplam 5078 gün prim ödeme gün sayısı mevcut olduğu; 2.6. Başvuranın 506/4759 sayılı Kanun’un 81/B bendine göre 47 yaş 25 yıl sigortalılık süresini yerine getirdiği ancak emeklilik gün şartı olan 5150 prim ödeme gün sayısını yerine getiremediğinden aylık bağlama şartının oluşmadığı; başvuranın 72 gün daha hizmeti bulunması halinde hemen veya 15 yıl sigortalılık süresi 3600 gün prim ödeme gün sayısını yerine getirdiğinden 60 yaşını doldurduğu tarih olan 1/1/2020 tarihinden itibaren tahsis talebinde bulunabileceği; bilgilerine yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 8/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ıncı maddesi; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. (Ek:3/10/2001-4709/16 md) Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.” hükmünü, 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler… ” hükmünü,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
3.3. “Yargı yolu” başlıklı 125’inci maddesi; “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır… İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmünü amirdir.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmünü amirdir.
5. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 81’inci maddesinin (B) bendinde; “(Yeniden düzenleme: 23/5/2002-4759/3 md.) 23.5.2002 tarihinde; … d)… sigortalılık süresi
18 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 20 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 47 yaşını
doldurmaları ve en az 5150 gün… Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.” hükmü yer almaktadır.
6. 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen
Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki Kanun’un; 6.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde; “(Değişik: 10/9/2014-6552/28 md.)Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” hükmü, 6.2. “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinin c bendinde; “Sürelerin değerlendirilmesi; Türk vatandaşlığını haiz olanların 1’inci maddede belirtilen sürelerinin istekleri durumunda değerlendirilmesini” hükmü yer almaktadır.
7. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;
7.1. “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “(Değişik:
17/4/2008-5754/2 md.) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise; 1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar, 2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar, 3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları, 4) Tarımsal faaliyette bulunanlar, … sigortalı sayılırlar.” hükmü, 7.2. “506, 1479, 5434, 2925, 2926 sayılı kanunlara ilişkin ortak geçiş hükümleri” başlıklı geçici 7’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiili hizmet süresi zammı, itibari hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir.” hükmü, 7.3. “Kendi adına ve hesabına çalışanların sigortalılıklarının durdurulmasına ilişkin hükümler” başlıklı geçici 17’nci maddesinde; “(Ek: 17/4/2008-5754/73 md.) Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
8. 15/7/2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4 no’lu
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin; 8.1. “Kurumun amacı ve görevleri” başlıklı 405’inci maddesinde; “Kurumun temel amacı; sosyal sigortacılık ilkelerine dayalı etkin, adil, kolay erişilebilir, aktüeryal ve malî açıdan sürdürülebilir, çağdaş standartlarda sosyal güvenlik sistemini yürütmektir. (2) Kurumun görevleri şunlardır: … b) Hizmet sunduğu gerçek ve tüzel kişileri hak ve yükümlülükleri konusunda bilgilendirmek, haklarının kullanılmasını ve yükümlülüklerinin yerine getirilmesini kolaylaştırmak. c) Sosyal güvenliğe ilişkin konularda; uluslararası gelişmeleri izlemek, Avrupa
Birliği ve uluslararası kuruluşlar ile işbirliği yapmak, yabancı ülkelerle yapılacak sosyal güvenlik sözleşmelerine ilişkin gerekli çalışmaları yürütmek, usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası andlaşmaları uygulamak …” hükmü, 8.2. “Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü” başlıklı 414’üncü maddesinde; “Emeklilik
Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır: a) Sosyal güvenlik mevzuatında yer alan emeklilik işlemlerini yürütmek. b) Sigortalı ve hak sahiplerine yönelik hizmetlerin ve her türlü iletişimin hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesi için gerekli tedbirleri almak. c) 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı Kanun, 28/5/1986 tarihli ve 3292 sayılı Kanun, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı
Kanun, 28/2/1982 tarihli ve 2629 sayılı Kanun, 28/2/1985 tarihli ve 3160 sayılı Kanun,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Kanun, 24/6/2008 tarihli ve 5774 sayılı Kanun, 16/12/1960 tarihli ve 168 sayılı Kanun hükümleri ile yılı bütçe kanunlarına ekli cetvellerde ve 2330 sayılı
Kanuna atıfta bulunan diğer kanun hükümlerine göre bedeli Hazine tarafından karşılanmak suretiyle 5502 sayılı Kanunla devredilen Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel
Müdürlüğü tarafından yapılması gereken tazminat ve yardım işlemleri ile bu kanunlar kapsamında bulunan er, erbaş ve sivil görevlilere yönelik aylık ve diğer ödemeleri yapmak. ç)
Kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlarla ilgili işlemleri yapmak. d) Yabancı ülkelerle yapılacak sosyal güvenlik sözleşmelerine ilişkin gerekli çalışmaları yürütmek. e)
Mevzuatta yer alan ve görev alanına giren hususlarla ilgili iş ve işlemleri yapmak. f) Görev konusuyla ilgili uygulamaları izlemek ve geliştirmek. g) Sigortalı ve hak sahiplerini sosyal güvenlik mevzuatından doğan hakları ve ödevleri konusunda bilgilendirmek. ğ) Başkan tarafından verilecek benzer nitelikteki diğer görevleri yapmak.” hükmü, 8.3. “Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğü” başlıklı 417’inci maddesinde; “Hizmet Sunumu
Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır: a) Kurumun gerçek ve tüzel kişilere yönelik hizmet sunumunun kesintisiz olarak yerine getirilmesini sağlamak. b) Hizmet sunumuna ilişkin konularda performansın geliştirilmesine yönelik olarak ilgili birimler ile birlikte iş süreçlerini belirlemek, yürütülen işlerle ilgili verileri toplamak, analiz etmek, elde ettiği sonuçları ilgili birimlerle paylaşarak iş süreçlerini geliştirmek. … d) Sosyal güvenlik veri tabanını oluşturmak, diğer kamu idarelerinin veri tabanları ile entegrasyonunu sağlamak, sosyal güvenlik veri tabanı bilgilerinin güncelliğini sağlamak ve Kurum faaliyetlerinin etkililiğini artıracak şekilde kullanıma sunmak.” hükmü, 8.4. “Yazışma, evrak, bilgi arşivleme esasları” başlıklı 433’üncü maddesinde; “Kurumun her türlü işlemleri ve kayıtları elektronik ortamda tutulabilir. Elektronik ortamda yapılan işlemlerin ve saklanan bilgilerin tespit ve tevsikinde Kurum kayıtları esas alınır. Kurum kayıtları, adlî ve idarî merciler nezdinde resmî belge olarak geçerlidir. Kurum kayıtlarına itiraz edilmesi halinde ispat mükellefiyeti itiraz edene aittir. Kişilerin başvurularından, Kurum tarafından reddedilenlerin gerekçelerinin bildirilmesi ve konuyla ilgili kişilerin kanunî haklarına yer verilmesi zorunludur.” hükmü yer almaktadır.
9. 06/11/2008 tarihli ve 27046 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yurtdışında Geçen
Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in “Borçlanma kapsamındaki süreler” başlıklı 6’ncı maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinde; “Sosyal güvenlik kanunlarına göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları kapsamında geçen sürelerle çakışan yurtdışı süreleri borçlandırılmaz.” hükmü yer almaktadır.
10. 03/09/2016 tarihli ve 29820 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan E-Devlet Hizmetlerinin
Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in; 10.1. “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “… e-Devlet hizmeti: Hizmet süreçlerinin vatandaş odaklı olarak yeniden yapılandırılmasını da içerecek şekilde, kurumlar arası veri paylaşımı esasına dayalı olarak yürütülmesi için kurumlar
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
tarafından, hızlı, güvenli, etkili, verimli, şeffaf ve hesap verebilir, temel hak ve özgürlüklere riayet edilerek ve mahremiyet gözetilecek şekilde elektronik ortama aktarılan her bir kamu hizmetini ifade eder.” 10.2. “Kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinde; “e-Devlet hizmetlerinin kapsamı ve yürütülmesinde kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve sorumlulukları şunlardır: a) Kamu kurum ve kuruluşları, yürüttükleri e-Devlet projeleri veya sundukları e-Devlet hizmetleri kapsamında üretmiş oldukları verilerin elektronik ortama taşınmasından, doğruluğundan, güncelliğinden, veri bütünlüğü ve güvenliğinin sağlanmasından ve saklanmasından sorumludur. … d) Kamu kurum ve kuruluşları, e-Devlet hizmetlerini kullanım kolaylığı ve kullanıcı memnuniyetini sağlayacak şekilde; ulusal ve uluslararası standartlara uygun olarak, işlevsel, güvenli, talebe cevap verebilir ve kesintisiz şekilde sunar. … l) Kamu kurum ve kuruluşları sundukları hizmetler veya diğer işlemleri kapsamında gerçek veya tüzel kişileri doğrudan etkileyebilecek durumlar için e-Devlet Kapısı üzerinden resmi tebligat kabul edilmeyecek bildirimlerin yapılmasını sağlayacak alt yapının geliştirilmesine yönelik hazırlık çalışmalarını yapar.” hükmü yer almaktadır.
11. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 28/04/2014 tarihli 2014/11 sayılı
Genelgesinde; “Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulamalarına ilişkin yayımlanan 28/11/2013 tarih, 2013/39 sayılı Genelgenin “- Ülkemizdeki prim ödeme süreleri akit ülkelerdeki sürelerin çakışması” başlıklı 3 numaralı maddesi ile ilgili olarak sosyal güvenlik il müdürlüklerinden intikal eden tereddütlü hususların, bundan böyle uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklı kalmak kaydıyla aşağıda yapılan açıklamalar doğrultusunda sürdürülmesi uygun görülmüştür. 1- 28/11/2013 tarihli Genelge ile 08/06/2011 tarihli ve 2011/ 48 sayılı
“Yurtdışı borçlanma ve tahsis işlemleri” başlıklı Genelgenin 1.2.5. Yurtdışı sürelerinin yurtiçi hizmet süreleri ile çakışması başlıklı bölümünün sadece 3 üncü fıkrasının 1 numaralı alt bendinde yer alan “Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerdeki çalışmalar ile ülkemizdeki prim ödeme sürelerinin çakışması halinde, ülkemizdeki prim ödeme süreleri iptal edilecek ve yurtdışı çalışma süreleri talep halinde borçlandırılacaktır.” düzenlemesi yürürlükten kaldırılmış olup diğer alt bentleri halen yürürlüktedir… 3- Rehberlik ve Teftiş
Başkanlığı oluruyla, yurda giriş çıkış kayıtlarında yapılacak kontroller neticesinde sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerdeki sigortalılık süreleri ile çakışan ülkemizdeki 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki prim ödeme sürelerinin gerçek olmadığının tespit edilmesi durumunda, söz konusu hizmetleri Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurlarının yanı sıra genel idari hizmetler sınıfında çalışan personeli tarafından da iptal edilmesine imkan sağlanmıştır. Buna göre, sigortalıların ülkemizde bulunmadığı tarihlerde 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki hizmetleri denetime gidilmeksizin genel idari hizmetler sınıfında çalışan personel tarafından iptal edilecektir. Bu Genelge ile yapılan düzenlemeler 28/11/2013
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
tarihinden itibaren geçerlidir. Ancak bu Genelgenin yayımı tarihi ile 28/11/2013 tarihi arasında bu Genelgeyle yapılan düzenlemelere aykırı yapılan işlemler, bu genelge hükümlerine göre düzeltilecektir.” hükmü yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuru, emeklilik işlemlerine ilişkin başvurularında Sosyal Güvenlik Kurumunca yanlış yönlendirildiğini ve yaklaşık 5 senedir sonuç alamadığını ifade eden başvuranın emeklilik talebi hakkındadır.
14. Başvuranın talebine ilişkin ilk olarak 10/04/2018 tarihinde Kurumumuza başvuruda bulunduğu, yapılan ön incelemede idari başvuru yolunun tüketilmediği anlaşıldığından ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde Kurumumuzca 03/05/2018 tarihli ve … sayılı Gönderme
Kararı verilerek başvurunun Sosyal Güvenlik Kurumuna iletildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığı Aksaray Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 06/06/2018 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ile başvuranın talebinin reddedildiği; bunun üzerine başvuranın 19/08/2018 tarihinde
Kurumumuza yeniden başvuruda bulunduğu, başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında Kurumumuzun 05/10/2018 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına
Aksaray Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 26/10/2018 tarihli ve … sayılı yazısı ve Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/11/2018 tarihli ve
… sayılı yazısı ile yanıt verdiği; öte yandan başvuranın 21/01/2019 tarihli ve … sayılı ek beyanında şikâyetinden vazgeçmesi üzerine Kurumumuzca 22/01/2019 tarihli ve E.1530 sayılı
Karar Verilmesine Yer Olmadığına Dair Karar verildiği; ancak başvuranın halen kendisine yaşlılık aylığı bağlanmadığını ileri sürerek tarihinde Kurumumuza başvuruda bulunduğu görülmektedir.
15. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin tetkikinden; 15.1. Başvuranın 01/01/1960 doğumlu olduğu, 15.2. Başvuranın 23/02/2015 tarihli dilekçesi ile 1985 yılına ait sigortalılık başlangıcı bulunduğunu ve 15/03/1982 – 15/11/1983 tarihleri arasında askerlik görevini ifa ettiğini belirterek hizmetlerinin, emeklilik şartlarının, askerlik ve yurtdışı hizmetlerinden borçlanabileceği sürelerin bildirilmesini talep ettiği; 27/02/2015 tarihli yurtdışı hizmeti ve askerlik borçlanma talep dilekçesiyle Aksaray Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne başvuruda bulunduğu; idarenin 03/03/2015 tarihli yanıtında yurtdışı borçlanma talebinin uygun görülerek
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
2130 gün sayısına karşılık 27298,08 TL borçlanma tutarını ödemesi gerektiğinin bildirildiği;
diğer yandan Millî Savunma Bakanlığı ile yapılan iç yazışmalar sonrası idarenin 31/03/2015 tarihli yazısında 600 gün askerlik hizmetinin karşılığı 7689,60 TL borçlanma tutarını ödemesi gerektiğinin bildirildiği; başvuranın 15/04/2015 tarihinde askerlik borçlanması, 22/04/2015 tarihinde yurtdışı borçlanmasına ilişkin ödemeyi gerçekleştirdiği ve 29/04/2015 tarihli dilekçesinde borç tahakkuk cetveline ilişkin ödemenin tamamını yaptığını belirterek emeklilik tahsis talebiyle başvuruda bulunduğu; keza 05/05/2015 tarihli tahsis talep ve beyan taahhüt belgesiyle aylık bağlanması talebinde bulunduğu; 15.3. Bunun üzerine başvuranın 4/a-b-c hizmet sürelerine ilişkin iç yazışmalar sonrası idarenin 30/06/2015 tarihli yanıtında başvuranın işe başlama tarihinin 01/05/1994 olarak tespit edildiği, tespit edilen hizmet süresinin 497 gün 4/1(a), 2130 gün yurtdışı borçlanma, 600 gün askerlik borçlanması (toplam 3227 gün) olduğu, bu itibarla 25 yıl sigortalılık süresi, 54 yaş ve
5675 prim günü veya 15 yıl sigortalılık süresi 3600 prim günü 60 yaşını doldurması gerektiği,
bu şartları yerine getirmediği için tahsis talebinin reddedildiğinin bildirildiği; ancak bu yazıda başvuran tarafından 1985 yılında başladığı belirtilen zorunlu sigortalılık sürelerine ilişkin idarece herhangi bir tespitin yapılmadığı ve bu konuda başvurana herhangi bir bilgi verilmediği; 15.4. Başvuranın 18/12/2015 tarihli dilekçesinde KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığının başvuranın ilk işe giriş tarihinin 01/12/1985 olduğunu bildirir 14/12/2015 tarihli yazısı ile 01/12/1985 – 30/01/1988 tarihleri arasındaki hizmeti için yurtdışı borçlanma talebinde bulunduğu; idarenin 16/02/2016 tarihli yanıtında 10595,52 TL (780 gün karşılığı) borçlanma tutarının ödenmesi gerektiğinin bildirildiği; başvuranın 10/03/2016 tarihinde ödemeyi gerçekleştirdiği; idarenin 29/03/2016 tarihli iç yazısı ile KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığının 14/12/2015 tarihli ve 1752 sayılı yazısına istinaden hizmet süresinin yeniden tespit edildiği; idarenin 30/03/2016 tarihli yazısında başvuranın 3201 sayılı Kanun’a göre yurtdışı borçlanma işlemi yapılabilmesi için yurtdışı hizmet borçlanma talep dilekçesinin eksiksiz ve tam doldurularak gönderilmesi halinde borçlanma işlemlerinin yapılarak tebligat yapılacağının başvurana bildirildiği; 15.5. Başvuranın 03/06/2016 tarihli dilekçesi ile 05/04/2013 – 06/06/2013 ve 06/09/2013 – 31/05/2016 tarihleri arasındaki yurtdışı hizmetini borçlanma talebinde bulunduğu; idarenin 13/06/2016 tarihli yazısında 1047 gün karşılığı 18393,70 TL borçlanma tutarını ödemesi gerektiğinin bildirildiği; başvuranın 27/06/2016 tarihinde ödemeyi gerçekleştirdiği; 15.6. Başvuranın 29/07/2016 tarihli dilekçesi ile emeklilik tahsisi talebinde bulunduğu; idarenin 13/08/2016 tarihli yanıtında 565 gün 4/1(a), 2910 gün yurtdışı borçlanması, 600 gün askerlik borçlanması ve 329 gün 4/1(b) olmak üzere toplam 4404 gününün olduğunun tespit edildiği; emeklilik şartı olan 47 yaş 5150 gün şartını yerine getirmediğinden talebinin reddedildiği; bu ret cevabında 30/06/2015 tarihli yazı ile reddedilen bir önceki tahsis talep tarihinden sonra 1827 gün yurtdışı borçlanması yapmasına rağmen toplam hizmet
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
süresinin sadece 780 gün artmasının gerekçesine ilişkin olarak başvurana herhangi bir bilgi verilip açıklama yapılmadığı; 15.7. 2016 yılı Ekim ayından itibaren idarenin farklı birimleri arasında başvuranın yurtdışında bulunduğu sürelerle çakışan sigortalılık sürelerinin tespiti ve gereğince işlem yapılması için iç yazışmalar yapıldığı; bu çerçevede; 15.7.1. İdarenin 18/08/2016 tarihli yazısında; başvuranın 29/07/2016 tarihli talebine istinaden dosyasının tetkikinde güncel hizmet belgesinde halen bulunduğu ülkede çalıştığının tespit edildiği; bulunduğu ülkede çalışmadığı, işveren olmadığı, sosyal yardım almadığını belgeleyerek 3201 sayılı Kanun’a göre aylık talebinde bulunanlara mahsus beyan ve taahhüt belgesinin gönderilmesi gerektiğinin başvurana bildirildiği; KKTC Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığının başvuranın 05/04/2013 tarihinde açılan işyerinin 31/08/2016 tarihinde kapatıldığının tespit edildiği 20/09/2016 tarihli yazısı ile başvuranın herhangi bir yasa tahtında yardım almadığı 01/09/2016 tarihli yazısını idareye ilettiği; 15.7.2. Aksaray Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 14/10/2016 tarihli yazısı ile Aksaray İl
Emniyet Müdürlüğünden başvuranın yurda giriş-çıkış tarihlerini gösterir belgeleri talep ettiği; Aksaray İl Emniyet Müdürlüğünün 03/11/2016 tarihli yanıtında giriş-çıkış kayıtlarının gönderildiği; 15.7.3. Aksaray Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 16/11/2016 tarihli yazısı ile Bağcılar Sosyal
Güvenlik Merkez Müdürlüğüne 07/06/2013 – 05/09/2013 tarihleri arasında 89 gün sigortalı bildirildiği ancak İl Emniyet Müdürlüğünden temin edilen yurda giriş-çıkış tarihlerini gösterir belgelerden anılan tarihlerde başvuranın yurt dışında olduğu Türkiye’deki çalışmasının ise devam ettiği anlaşıldığından 2014/11 no’lu Genelge gereğince işlem yapılması; 06/04/2017 tarihli yazısı ile tekiden yanıt verilmesinin bildirildiği, Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkez
Müdürlüğünün 08/05/2017 tarihli yazısında denetime mucip çıkarıldığı ancak henüz sonuçlanmadığı yanıtının verildiği; 15.7.4. Aksaray Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkez
Müdürlüğüne 16/11/2016 tarihli yazısı ile 10/05/2013 – 06/06/2013 tarihleri arasında 28 gün, 09/09/2013 – 30/06/2014 tarihleri arasında 292 gün, 02/07/2014 – 26/09/2014 tarihleri arasında
86 gün sigortalı bildirildiği ancak İl Emniyet Müdürlüğünden temin edilen yurda giriş-çıkış
tarihlerini gösterir belgelerden anılan tarihlerde başvuranın yurt dışında olduğu Türkiye’deki çalışmasının ise devam ettiği anlaşıldığından 2014/11 no’lu Genelge gereğince işlem yapılması; 06/04/2017 tarihli yazısı ile tekiden yanıt verilmesinin bildirildiği; 15.7.5. Aksaray Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 16/11/2016 tarihli yazısı ile Kahramankazan
Şehit Ali İhsan Lezgi Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğüne 05/12/2014 – 06/12/2014 tarihleri arasında 2 gün sigortalı bildirildiği ancak İl Emniyet Müdürlüğünden temin edilen yurda girişçıkış tarihlerini gösterir belgelerden anılan tarihlerde başvuranın yurt dışında olduğu
Türkiye’deki çalışmasının ise devam ettiği anlaşıldığından 2014/11 no’lu Genelge gereğince işlem yapılmasının bildirildiği;
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
15.7.6. Söz konusu iç yazışma süreci esnasında yaptığı 31/3/2017 tarihli CİMER başvurusuna; başvuranın yurtdışından geçen hizmet süreleri ile Türkiye’deki çalışmalarının çakıştığının tespit edildiği, ilgili idarelerin yazışmalarının devam ettiği, neticesinden başvurana bilgi verileceği şeklinde cevap verildiği, ancak daha sonra yaptığı aynı mahiyetteki 26/10/2017 tarihli CİMER başvurusuna ise cevap verilmediği; 15.8. Başvuranın emeklilik işlemlerinin tamamlanması talebiyle ilk kez 10/4/2018 tarihinde
Kurumumuza başvurduğu, 3/5/2018 tarihli ve … sayılı Gönderme Kararı üzerine idare tarafından Kurumumuza gönderilen 6/6/2018 tarihli yazıda; “Sigortalının Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyetinde 01/01/1996 – 30/11/2011 tarihleri arasındaki çalışmalarını KKTC Maliye
Bakanlığından almış olduğu hizmet belgesine istinaden 3201 sayılı Kanun’a göre 27/02/2015 tarih ve 3780056 sayılı dilekçesiyle müracaat ederek borçlanmak istediği; talebinin uygun görülerek 2130 gün karşılığı 27298,08 TL borç tahakkuk ettirildiği ve başvuranın borcunu süresinde ödediği; akabinde emeklilik için yeterli gününün olmadığını düşünerek 15/03/1982 – 15/11/1983 tarihleri arasında askerlikte geçen 600 gün karşılığı 7689,60 TL borçlanma miktarını ödediği; sigortalının çalışmalarının birleştirilerek yaşlılık aylığı bağlanması talepli 05/05/2015 tarihli ve … sayılı dilekçesiyle başvuruda bulunduğu; talebine istinaden dosyasının incelendiği; 2829 sayılı Kanun gereği 4/b kapsamındaki hizmetlerinin istendiği, ilgili servisten alınan yazının yanıtında 5510 sayılı Kanun’un geçici 17. maddesine göre 19 terk kodu girildiğinden bildirilecek hizmetinin bulunmadığının anlaşıldığı; 4/a kapsamında 497 gününün bulunduğu ve sonuç itibariyle 2139 gün yurtdışı borçlanması, 600 gün askerlik borçlanması toplam 3227 prim ödeme gün sayısı olduğu; 506/4759 sayılı Kanun’a göre sigortalının 25 yıl sigortalılık süresi ve 54 yaş şartını yerine getirdiyse de 5675 prim ödeme gün sayısının ve 506 sayılı Kanun’un geçici 81’inci maddesi C bendi gereği şartları yerine getirmediğinden talebinin reddedildiği; sigortalının bu kez 01/12/1985 – 30/11/1988, 05/04/2013 – 06/06/2013 ve 06/09/2013 – 31/05/2016 tarihleri arasındaki çalışmaları için borçlanma talebinde bulunduğu; 1827 gün karşılığı 28.985 TL borç tahakkuk ettirildiği; sigortalının borcunu ödedikten sonra 29/07/2016 tarih ve … varideli tahsis talep dilekçesiyle yeniden emeklilik aylığı talebinde bulunduğu; talebine istinaden ikinci kez dosyasının incelenmesi esnasında
İstanbul bölgesinde 4/a kapsamındaki çalışmalarının yurtdışında geçen çalışmalarıyla çakıştığından 2014/11 no’lu Genelge gereği Türkiye’deki çalışmalarının 70 gün hariç iptal edildiği; sigortalının 4/b kapsamındaki çalışmalarının yeniden istendiği ve bu kez 03/03/2016 tarihli ve … sayılı yazı ile 10 ay 29 gün hizmetinin bildirildiği; bu itibarla sigortalının 3201 sayılı Kanun’a istinaden borçlanma gün sayısının 3957 gün, askerlik borçlanmasının 600 gün, 4/b kapsamında 329 gün ve 4/a kapsamında 70 gün olmak üzere toplam 4956 prim ödeme gün sayısının mevcut olduğunun anlaşıldığı; sigortalının 47 yaş 25 yıllık sigortalılık süresini yerine getirdiği ancak 5150 prim ödeme gün sayısını yerine getirmediğinden talebinin yeniden reddedildiği” belirtilmiştir. Ancak anılan yazıda Gönderme Kararı üzerine
Kurumumuza iletilen cevabın başvurana da gönderildiğine dair herhangi bir bilginin
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
bulunmadığı görülmüştür. Dolayısıyla hizmet süresi toplamının değiştiği (4404 günden 4956 güne yükselmesi) ile bu değişikliğin sebebi konusunda başvurana herhangi bir bilgi verilmediği ve anılan cevap tarihi itibarıyla somut durumu hakkında başvuranın açık bir bilgiye sahip olmadığı anlaşılmaktadır.
15.9. Gönderme Kararı üzerine idarece tarafına herhangi bir bilgi verilmeyen başvuranın
Kurumumuza yeniden müracaat etmesi üzerine idareden istenen bilgi-belge talebi yazısına
Aksaray Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce verilen 26/10/2018 tarihli ve … sayılı yazıda; “Sigortalının KKTC’de 01/12/1985 – 31/05/2016 tarihleri arasındaki çalışmalarını belgelendirerek 3201 sayılı Kanun’a göre 3957 gün borçlanma yaptığı ve borçlanma bedelini süresinde ödediği; 15/03/1982 – 15/11/1983 tarihleri arasında askerlikte geçen 600 günü askerlik borçlanması yaparak bedelini süresinde ödediği; 2014/11 sayılı Genelge gereği yurtdışında geçen hizmet süreleri ile Türkiye’de geçen hizmet sürelerinin çakışması nedeniyle 2013/5. ayında 22 gün, 2013/6. ayında 6 gün, 2015/10. ayında 18 gün, 2015/11. ayında 30 gün ve 2015/12. ayında 22 gün olmak üzere toplam 98 gün çakışan sürelere ait hizmetin iptal edildiği; sigortalının 3201 sayılı Kanun’a istinaden yurtdışı borçlanma gün sayısının 3957 gün, askerlik borçlanma gün sayısının 600 gün, 4/b kapsamında hizmetinin 329 gün ve 4/a kapsamında zorunlu hizmetinin 89 gün olmak üzere toplam 4975 gün prim ödeme gün sayısının mevcut olduğu; sigortalının her ne kadar 47 yaş 25 yıl sigortalılık süresi şartını yerine getirse de 5150 gün prim ödeme gün sayısını yerine getiremediğinden yaşlılık aylığı bağlama şartının oluşmadığı; ancak sigortalının 15 yıl sigortalılık süresi 3600 gün prim ödeme gün sayısını yerine getirdiğinden 60 yaşını doldurduğu tarihten itibaren tahsis talebinde bulunabileceği; 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yaptığı süreler ile Türkiye’deki zorunlu sigortalı olarak çalıştığı süreler dikkate alındığında çakışan sürelerde yurtdışında aralıksız olarak çalıştığı anlaşıldığından Türkiye’de çalıştığı sürelerin iptal edildiği, 4/b kapsamında hizmetinin olmadığı bildirildiği ancak sigortalının ek 17’nci maddeye göre hizmet ihyası yaparak 329 gün hizmet satın aldığının anlaşıldığı; 5510 sayılı Kanun’un geçici 17’nci, 63’üncü veya geçici 76’ncı maddeleri kapsamında başkaca ihya yapılacak hizmetinin bulunmadığı; Gönderme Kararı üzerine başvurana cevap yazılmadığının dosyanın tetkikinden anlaşıldığı; başvurunun çözümünde ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelerin temini amacıyla 30/03/2016 tarihli ve … sayılı yazı ve 18/08/2016 tarihli ve … sayılı yazı ile sigortalı ile yazışma yapıldığı”nın ifade edildiği; 15.10. Yine, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünce verilen 08/11/2018 tarihli ve … sayılı yazıda; “Sigortalının Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti’nde 01/12/1985- 31/05/2016 tarihleri arasındaki çalışmalarını belgelendirerek
3201 sayılı Kanuna göre 3957 gün borçlanma yaparak borçlanma bedelini süresinde ödediği,
ayrıca 15/03/1982-15/11/1983 tarihleri arasında askerlikte geçen 600 gün karşılığı askerlik borçlanması yaparak bedelini zamanında ödediği; 2014/11 sayılı Genelge gereği yurtdışında geçen hizmet süreleri ile Türkiye’de geçen hizmet süreleri çakıştığından, 2013/5. ayında 22 gün,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
2013/6. ayında 6 gün, 2015/10. ayında 18 gün, 2015/11. ayında 30 gün ve 2015/12. ayında 22 gün olmak üzere toplam 98 gün Türkiye’de geçen ve yurtdışı hizmetleri ile çakışan sürelerin iptal edildiği ve borçlanmasını ödediği sürelerin geçerli sayıldığı; sigortalının 3201 sayılı
Kanun kapsamında borçlandığı gün sayısı 3957 gün, askerlik borçlanma gün sayısı 600 gün,
5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci maddesinin (b) bendi kapsamında hizmeti 329
gün ve 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci maddesinin (a) bendi kapsamında zorunlu hizmeti 187 gün olmak üzere toplam 5073 gün prim ödeme gün sayısının mevcut olduğu; 506 sayılı Kanun’un 81/B bendine göre her ne kadar 47 yaş 25 yıl sigortalılık süresini yerine getirmiş ise de, emeklilik gün şartı olan 5150 prim ödeme gün sayısını yerine getiremediğinden aylık bağlama şartının oluşmadığı, sigortalının 15 yıl sigortalılık süresi
3600 gün prim ödeme gün sayısını yerine getirdiğinden 60 yaşını doldurduğu tarihten itibaren
tahsis talebinde bulunabileceği; sigortalının 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yaptığı süreler ile Türkiye’deki zorunlu sigortalı olarak çalıştığı süreler dikkate alındığında, çakışan sürelerde yurtdışında aralıksız olarak çalıştığı anlaşıldığından Türkiye’deki çalıştığı sürelerin 2014/11 sayılı Genelge doğrultusunda iptal edildiği; Gönderme Kararı üzerine başvurana cevap yazılmadığının dosyanın tetkikinden anlaşıldığı”nın belirtildiği; 15.11. Nitekim mevcut hizmet süresi hakkında ilgili genel müdürlükten alınan yazı doğrultusunda Kurumumuzca bilgilendirilen başvuranın 21/01/2019 tarihli ve … sayılı ek beyanında şikâyetinden vazgeçmesi üzerine Kurumumuz tarafından 22/01/2019 tarihli Karar
Verilmesine Yer Olmadığı Kararı verildiği ve kararın başvurana tebliğ edildiği; 15.12. Başvuranın 2018 yılının Aralık ayı, 2019 yılının Ocak, Şubat, Mart aylarında olmak üzere toplam 81 gün daha çalıştıktan sonra 08/03/2019 tarihli emeklilik tahsis talebini içeren dilekçesiyle Manavgat Sosyal Güvenlik Merkezine başvuruda bulunduğu, bu başvuruya herhangi bir yazılı cevap alamaması üzerine 30/08/2019 tarihinde CİMER üzerinden yaptığı başvuruya SGK tarafından verilen 16/09/2019 tarihli yanıtta bu kez başvuranın 4727 gün
SSK ve 329 gün Bağ-Kur olmak üzere toplam 5056 gün hizmetinin bulunduğunun bildirildiği ve söz konusu cevap sonrasında başvuranın tarihinde yeniden
Kurumumuza başvurduğu; 15.13. Anılan son başvuru üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına gönderilen bilgibelge talep yazısına istinaden Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan 14/11/2019 tarihli ve … sayılı yazıda; “Sigortalının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 01/12/198531/05/2016 tarihleri arasındaki çalışmalarını belgelendirerek 3201 sayılı Kanuna göre 3957 gün borçlanma yaparak borçlanma bedelini süresinde ödediği, ayrıca 15/03/1982-15/11/1983 tarihleri arasında askerlikte geçen 600 gün karşılığı askerlik borçlanması yaparak bedelini zamanında ödediği; 2014/11 sayılı Genelge gereği yurtdışında geçen hizmet süreleri ile
Türkiye’de geçen hizmet süreleri çakıştığından, 2013/5. ayında 22 gün, 2013/6. ayında 6 gün, 2015/10. ayında 18 gün, 2015/11. ayında 30 gün ve 2015/12. ayında 22 gün olmak üzere toplam
98 gün Türkiye’de geçen ve yurtdışı hizmetleri ile çakışan sürelerin iptal edildiği ve
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
borçlanmasını ödediği sürelerin geçerli sayıldığı; E-devlet sisteminde uzun vade prim gün sayısının 4/1(a) yönünden 4825, 4/1(b) yönünden 329 olmak üzere 5154 gün görünmesine rağmen SGK Tescil ve Hizmet Dökümü ekranında 2015 yılında Türkiye’de geçen ve yurtdışı hizmetleriyle çakışan süreler birlikte göründüğünden 70 gün daha fazla hizmeti varmış gibi göründüğü; Kurumumuzun bir önceki başvuru kapsamındaki bilgi-belge talebine istinaden gönderdikleri 8/11/2018 tarihli yazı sonrasında başvuranın 2018 yılı Aralık ayında 18, 2019 yılı Ocak ayında 30, Şubat ayında 30 ve Mart ayında 7 gün olmak üzere toplam 81 gün daha çalıştığı; sigortalının 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlandığı gün sayısı 3957 gün, askerlik borçlanma gün sayısı 600 gün, 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci maddesinin (b) bendi kapsamında hizmeti 329 gün ve 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci maddesinin (a) bendi kapsamında zorunlu hizmeti 192 gün olmak üzere toplam 5078 gün prim ödeme gün sayısının mevcut olduğu; 506 sayılı Kanun’un 81/B bendine göre her ne kadar 47 yaş 25 yıl sigortalılık süresini yerine getirmiş ise de, emeklilik gün şartı olan 5150 prim ödeme gün sayısını yerine getiremediğinden aylık bağlama şartının oluşmadığı, sigortalının 72 gün daha hizmeti bulunması halinde hemen veya 15 yıl sigortalılık süresi 3600 gün prim ödeme gün sayısını yerine getirdiğinden 60 yaşını doldurduğu tarih olan 1/1/2020 tarihinden itibaren tahsis talebinde bulunabileceği”nin bildirildiği anlaşılmıştır.
16. 2015 yılı Şubat ayında başlayan ve yukarıdaki paragrafta kronolojik ve ayrıntılı olarak ortaya konan süreçten özetle; 16.1. Başvuranın, borçlanma işlemleri ve emeklilik şartları hakkında bilgi almak için ilk defa
2015 yılı Şubat ayında idareye müracaat ettiği sırada 1985 yılına ait zorunlu sigortalılığı
bulunduğuna dair bilgiyi idareyle paylaştığı, buna rağmen ilk kez tahsis talebinde bulunduktan sonra kendisine verilen ilk cevapta anılan zorunlu sigortalılık sürelerine ilişkin idarece herhangi bir tespitin yapılmadığı, bu konuda başvurana herhangi bir bilgi verilmediği; 16.2. İdarenin ilk ret cevabı sonrası yeniden yurtdışı borçlanma yaptıktan sonra ikinci kez tahsis talebinde bulunan başvurana verilen ikinci bu ret cevabında bir önceki tahsis talep tarihinden sonra 1827 gün yurtdışı borçlanması yapmasına rağmen toplam hizmet süresinin sadece 780 gün artmasının ve toplam hizmet süresinin -noksan olduğu daha sonradan anlaşılan- 4404 gün olarak belirlenmesinin gerekçesine ilişkin olarak başvurana herhangi bir bilgi verilip açıklama yapılmadığı; 16.3. Başvuranın yurtdışında bulunduğu sürelerle çakışan sigortalılık sürelerinin tespiti amacıyla 2016 yılında başlatılan iç yazışma sürecinin makul bir süre içerisinde tamamlanamadığı, bu çerçevede emeklilik işlemlerinin akıbetini öğrenmek amacıyla 2017 yılı
Mart ayında yaptığı başvuruya incelemenin devam ettiği, sonucundan tarafına bilgi verileceği şeklinde cevap verilmesine rağmen sonrasında doğrudan başvurana herhangi bir şekilde bilgi verilmediği gibi 2017 yılı Ekim ayında yaptığı sonraki CİMER başvurusuna cevap verilmediği; 16.4. İdareden cevap alamaması üzerine Kurumumuza yaptığı başvuruya istinaden verilen
Gönderme Kararına idarece verilen toplam 4956 prim ödeme gün sayısının mevcut olduğunun
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
anlaşıldığı cevabının başvurana gönderilmediği, dolayısıyla hizmet süresi toplamının değiştiği (4404 günden 4956 güne yükselmesi) ile bu değişikliğin sebebi konusunda başvurana herhangi bir bilgi verilmediği ve anılan cevap tarihi itibarıyla somut durumu hakkında başvuranın açık bir bilgiye sahip olmadığı; 16.5. Gönderme Kararı neticesinde idarece tarafına herhangi bir cevap verilmeyen başvuranın
Kurumumuza yeniden başvurması üzerine idarece Kurumumuza gönderilen iki yazıda başvuranın toplam gün sayısının 4956 ve 5073 olmak üzere iki farklı sayı olarak bildirildiği; başvuranın toplam gün sayısının değiştiği bilgisine ancak idarenin ilgili genel müdürlüğünden alınan 5073 günü olduğu bilgisinin 2018 yılı Kasım ayında Kurumumuzca kendisiyle paylaşılması neticesinde ulaşabildiği; 16.6. Toplam gün sayısına ilişkin bilgi kendisiyle paylaşıldıktan sonra 81 gün daha sigortalı çalışan başvuranın 2019 yılı Mart ayında yaptığı üçüncü tahsis talebine 2019 yılı Ağustos ayında yeni bir CİMER başvurusu yapana değin herhangi bir yanıt verilmediği; CİMER başvurusuna verilen yanıtta toplam gün sayısının 5056 gün olduğunun belirtildiği; 16.7. Kurumumuza bir kez daha başvurması üzerine dosyanın inceleme aşamasında idareden alınan yazıda bu kez başvuranın toplam gün sayısının 5078 olduğunun belirtildiği; 16.8. Diğer taraftan Kurumumuzca yapılan incelemede dosya içeriğindeki son tarihli hizmet döküm belgesinde başvuranın toplam prim ödeme gün sayısının 5154 olarak göründüğü; bu günlerden 2013 yılı Mayıs ve Haziran ayları içerisindeki 28 gün ile 2015 yılı Ekim, Kasım ve
Aralık ayları içerisindeki 70 gün olmak üzere toplam 98 günde başvuranın yurtdışı borçlanma süreleri ile Türkiye’deki sigortalılık sürelerinin çakıştığı; toplam günlerinden 81’inin başvurana Kurumumuzca toplam gün sayısının değiştiğine ilişkin bilgi verildiği tarihten hemen sonraki 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Mart ayları arasında geçtiği; 27/06/2016 tarihinden anılan son 81 günlük çalışmasının başladığı 2018 yılı Aralık ayına kadarki yaklaşık iki buçuk yıllık sürede başvuranın gün sayısının değişmesine neden olabilecek herhangi bir sigortalılık faaliyetinin bulunmadığı; diğer taraftan, yurtdışı borçlanma süreleriyle çakışan Türkiye’deki sigortalılık süreleri toplam gün sayısından çıkarıldığında başvuranın kalan gün sayısının, emekli aylığı bağlanması yollarından 25 yıl sigortalılık süresi, 47 yaş ve 5150 gün şartının yerine getirilmesine yeterli olmadığı ancak emekli aylığı bağlanması yollarından bir diğeri olan
15 yıl sigortalılık süresi, 60 yaş ve 3600 gün şartının başvuranın 01/01/2020 tarihi itibarıyla 60
yaşını doldurması nedeniyle yerine geldiği anlaşılmaktadır.
16.9. Sonuç olarak, toplam prim ödeme gün sayısının tespitine yönelik olarak idarece başvurana birden fazla defa birbiriyle örtüşmeyen dolayısıyla tutarlı kabul edilemeyecek bilgi verildiği, sigortalı olarak çalışmasını 31/05/2016 tarihi itibarıyla sonlandırıp son yurtdışı borçlanma tutarını 27/06/2016 tarihinde ödedikten sonra 18/12/2018 tarihine kadar yeniden sigortalı olarak çalışmayan başvuranın hizmet süresinin tespit işlemlerinin makul kabul edilmesine imkân bulunmayan bir süre boyunca sonuçlandırılamadığı, yine aynı şekilde başvuranın müracaatlarına herhangi bir yanıt verilmediği, verilen yanıtların da açık, tutarlı ve
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
doğru olarak zamanında verilemediği, Kurumumuza gönderilen yanıtlarda dahi tutarsızlıklar bulunduğu tereddüte mahal vermeyecek şekilde ortadadır.
17. Anayasa’nın 2’nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan devlet olarak tanımlanmaktadır. Hukukun üstünlüğünü kabul eden idare, tüm faaliyetlerini yargı önünde hesap verebilir doğrulukta ve daha dikkatli icra etmek zorundadır. Nitekim
Anayasa’nın 125’inci maddesinde, idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu ifade edilerek yukarıda belirtilen hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesi amaçlanmıştır.
18. Yine, Anayasa’nın 74’üncü maddesinde vatandaşların ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahip olduğu, kendileriyle ilgili başvurmaların sonucunun, gecikmeksizin yazılı olarak bildireceği düzenlenmiştir. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’un 7’nci maddesinde yetkili makamlara yapılan başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verileceği, işlem safahatının duyurulması halinde alınan sonucun ayrıca bildirileceği hüküm altına alınmıştır.
19. Diğer yandan hukuk devleti ilkesi, idarenin “belirlilik”, “istikrar”, “öngörülebilirlik” ve
“haklı beklenti” ilkelerine uygun davranmasını içermektedir. Buna göre, idarenin vatandaşların güvenini boşa çıkaracak uygulamalardan kaçınması gerekir. Sosyal güvenlik uygulamaları, çalışanlar bakımından tüm çalışma hayatını etkileyen, sosyal devlet olmanın gereği olarak kapsama alınan risklere karşı alınan bir güvence, devlet için ise bir ödev niteliğindedir.
20. Bununla birlikte idare, kamu hizmeti ödevini üstlenmiş olmanın getirdiği sorumluluk ile hizmeti sürekli ve kesintisiz olarak idare edilenlere sunmakla da mükelleftir. Kamu gücünü elinde bulunduran üstün yetkilerle donatılmış idare karşısında bireylerin koruma altına alınması; idarenin hem hukuki hem de mali sorumluluğunun kabul edilmesiyle mümkün olacaktır. Nitekim idarenin bireylere verdiği zararlardan doğan maddi sorumluluğu anayasal bir kural olarak da karşımıza çıkar.
21. Hizmet kusuru kavramı, genel anlamda, bir kamu hizmetinin kuruluş ve işleyişindeki aksaklık ve bozuklukları anlatır. Öğretide kabul gören tanımıyla, hizmet kusuru idarenin yerine getirmekle yükümlü olduğu herhangi bir kamu hizmetinin, ya kuruluşunda, düzenlenmesinde veya örgütlenmesinde, yapısında, personelinde yahut işleyişinde gereken emir ve talimatın verilmemesi, gözetim ve denetimin yapılmaması, hizmete ayrılan araçların yetersiz, elverişsiz, kötü olması, gereken önlemlerin alınmaması, geç, zamansız davranılması şeklinde gerçekleşen birtakım aksaklık, aykırılık, bozukluk, düzensizlik, eksiklikler arz etmesidir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
22. Öte yandan idarenin “iyi yönetişim” ilkesine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. “İyi yönetişim” ilkesi, kamu yararı kapsamında bir konu söz konusu olduğunda kamu otoritelerinin uygun zamanda, uygun yöntemle ve her şeyden önce tutarlı olarak hareket etmelerini gerektirir (AYM Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No: 2013/711, 3/4/2014, § 68).
23. Özellikle sosyal kamu hizmeti ve sosyal devlet gibi kavramlar birey ile devletin daha çok ilişki içerisinde olduğu bir devlet düzenini öngörür. Böylelikle idare ile birey arasındaki ilişkiler çeşitlenmekte, sosyal devlet geleneği gereğince idarenin daha çok sorumluluk üstlenmesi anlayışıyla kabul edilen kusursuz sorumluluk ile de herhangi bir kusuru olmasa da idarenin birtakım zararları tazmin mükellefiyetine girmesi devletin sorumluluğu alanını genişletmektedir.
24. Bu çerçevede somut olayda; başvuranın prim ödeme gün sayısının tespitine ilişkin gerek başvurana gerekse Kurumumuza verilen cevapların tamamının birbirinden farklı olduğu, dolayısıyla tutarlı olmadığı; 29/07/2016 tarihli ikinci tahsis talebi üzerine başvurana verilen cevaptaki prim ödeme gün sayısı bilgisinin daha sonra bu sayıyı değiştirecek herhangi bir çalışması veya borçlanması olmadığı halde ilerleyen tarihlerde tarafına verilen cevaplardakinden en az 552 gün az olduğu ve gerçeği yansıtmadığı, bu durumun emeklilik gibi hayatın önemli aşamalarından biri yönünden başvuranın alacağı kararlar üzerinde belirleyici etkiler doğurabileceğinin göz ardı edilmemesi gerektiği; idareye yaptığı başvuruların iyi yönetim ilkelerine uygun olarak makul bir sürede cevaplandırmadığı, başvurana ve
Kurumumuza verilen cevaplarda gerekli dikkat ve özen gösterilmeyerek birden fazla defa ve farklı cevap verildiği, bu durumun haklı beklentiye uygunluk, idari istikrar ve kamu idaresine güven ilkeleri ile örtüşmeyip çeliştiği değerlendirilmektedir.
25. Yine idarece, üstüne düşen denetim ve inceleme görevi gereği gibi yerine getirilmesinde gereken dikkat ve özenin gösterilmediği, başvuranın toplam gün sayısının tespit edilmesinde geçen yaklaşık iki yıllık sürenin bu tip bir tespit için kabul edilmesi mümkün olmayacak kadar uzun olduğu, gerek kurum içi gerekse kurum dışı bir inceleme ve bilgilendirme faaliyetinin ya hiç ya da yeterli düzeyde gerçekleştirilmediği, dolayısıyla somut olayda idarenin kusurunun bulunduğu da açıktır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak Kurumumuza verilen cevaplarda gerekli dikkat ve özen gösterilmeyerek birden fazla defa ve farklı cevap verildiği, başvurana verilen cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması beklenilmektedir.
27. Bununla birlikte, hukuk devleti ilkesi idarenin “belirlilik”, “istikrar”, “öngörülebilirlik” ve
“haklı beklenti” ilkelerine uygun davranmasını içermektedir. Buna göre, idarenin vatandaşların güvenini boşa çıkaracak uygulamalardan kaçınması gerekir. Emeklilik çalışanlar bakımından tüm çalışma hayatı boyunca varılmak istenen bir gaye, sosyal devlet olmanın gereği olarak yaşlılık riskine karşı alınan bir güvence, devlet için bir ödevdir. İdarenin kişilerin, sigortalıların bu hakkın kazanılmasına yönelik beklentiye sokacak davranışlardan kaçınması, kendi iş ve işlemlerinde ise yasaya uygun, gerekli dikkat ve özeni göstermesi beklenmektedir. Bu tür durumlara sebep verilmemesi için idarenin, hizmetin gerekleri göz önüne alınarak personelin eğitimi ve yetiştirilmesine ve kendi içinde kontrol ve denetim mekanizmalarına gereken önemi vermesi gerektiği, yine, yaptığı hataları düzeltirken iyi bir zamanlamayla, uygun bir şekilde ve en önemlisi tutarlı olarak hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
28. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Aksaray İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; – Başvuranın mağduriyetini giderecek şekilde ve en kısa sürede emeklilik işlemlerinin tamamlanması, – E-devletten sunulan hizmet dökümü görüntüleme hizmetine ilişkin vatandaşları yanıltabilecek durumlara sebebiyet vermeyecek, daha açık ve anlaşılabilir hizmet görüntüleme sisteminin oluşturulmasına yönelik makul süre içinde tedbir alınması, hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.