|
ÖZET: Başvuran, 22.03.2023 tarihinde emeklilik tahsis talebinde bulunmuş ve geçmişe dönük emekli aylıklarının ödenmesi ile ödediği BAĞ-KUR primlerinin iadesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın 22.03.2023 tarihinde yaptığı talebin ardından, prim borçlarının ödendiği 22.06.2023 tarihini takip eden ay başından itibaren 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığını bildirmiştir. Ancak, başvuranın talep ettiği geriye dönük ödemelerin yapılmayacağı belirtilmiştir.
SGK’nın açıklamalarına göre, başvuranın 4/1-(b) kapsamındaki prim borçları nedeniyle emeklilik işlemleri tamamlanamamıştır. 2829 sayılı kanun gereği, hizmet sürelerinin birleştirilmesi zorunlu olup, başvuranın emeklilik talebi, prim borçları ödenmeden kabul edilmemiştir. Ancak, başvuranın prim borçlarını yapılandırma kapsamında ödediği ve bu durumun emeklilik işlemlerinin tamamlanmasına engel teşkil etmediği ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın emeklilik işlemlerinin 4/1-(a) kapsamında tamamlanması ve fazla ödenen primlerin iadesi yönünde SGK’ya tavsiyede bulunmuştur. Bu tavsiye, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi amacıyla yapılmıştır. İdarenin, karar verme sürecinde belirtilen ilkelere uygun hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/2683-S.24.4290
BAŞVURU NO : 2023/17296
KARAR TARİHİ : 11.03.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvuranın 22.03.2023 tarihindeki emeklilik tahsis talebinin kabulü,
BAŞVURUNUN KONUSU :
geçmişe dönük emekli aylıklarının ödenmesi ve ödediği BAĞ-KUR primlerinin iadesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30.10.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 4/1-(a) kapsamında sigortalılığını sonlandırmak suretiyle 22.03.2023 tarihinde emeklilik tahsis talebinde bulunduğunu, kendisine tahakkuk ettirilen Tarım BAĞ-KUR borçlarını yapılandırma kapsamında ödemek zorunda kaldığını, sonrasında 01.07.2023 tarihinde tarafına aylık bağlandığını ifade ederek kendisine çıkarılan BAĞ-KUR prim borçları ile GSS priminin iadesini ve 22.03.2023 tarihi itibariyle aylığının bağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 03.11.2023 tarih ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) tarafından gönderilen 18.12.2023 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. Başvuranın dosyasının incelenmesinde; sigortalının 22.03.2023 tarihinde E-Devlet üzerinden 5510 sayılı Kanun’un geçici 95 inci maddesi kapsamında yaşlılık aylığı talebinde bulunması üzerine Kadıköy
Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünce Beydağı Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünden tarım sigortalılık hizmetlerinin istenmesi sonucu Kanunun 4/1-(b)-(4) kapsamında prim borcu bulunduğunun tespit edildiği ve sigortalıya Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin ek 8 inci maddesi gereği prim ve prime ilişkin borcunun ödendiği tarih olan 22.06.2023 tarihini takip eden ay başından itibaren (01.07.2023)
4/1-(a) kapsamında tahsis numarası ile yaşlılık aylığı bağlandığı,
2.2. 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesi birinci fıkrası (B) bendinde, 23.05.2002 tarihinde sigortalılık süresi 3 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 5 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 57 yaşını doldurmaları ve en az 5900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanacakları, 2.3. 03.03.2023 tarih ve 32121 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ve 5510 sayılı
Kanuna geçici 95 inci madde olarak eklenen 7438 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde bu maddenin yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması için talepte bulunanlardan 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi, 1479 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2925 sayılı
Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi ve 5434 sayılı Kanunun geçici 205 inci maddesi hükümlerine göre yaşlılık veya emekli aylığı bağlanacak olanlar, söz konusu hükümlerde yaş dışındaki diğer şartları taşımaları halinde yaşlılık veya emekli aylığından yararlanacakları, bu fıkra esas alınarak geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmaz ve geriye dönük hak talep edilemeyeceğinin, hüküm altına alındığı, 2.4. Buna göre adına ilk kez 12.06.1997 tarihinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmiş olan ve 7438 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması talebinde bulunan
‘in, 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanma koşulu 25 yıl sigortalılık süresi ile birlikte 5900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmesi olup tahsis talep tarihi itibari ile 4/1-(a) kapsamında 6478 prim ödeme gün sayısının bulunduğu, 2.5. Ancak, 2829 sayılı Kanuna göre aylığa hak kazanıldığında hizmet sürelerinin birleştirilmesi zorunlu olduğundan 4/1-(b) kapsamındaki hizmetleri de değerlendirilerek prim ve prime ilişkin borçların ödendiği
22.06.2023 tarihini takip eden aybaşından (01.07.2023) itibaren 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığı
bağlandığı, 2.6. Başvuranın 01.04.2021-25.08.2022 tarihleri arasındaki tarım sigortalılığından kaynaklanan prim borcunun 22.06.2023 tarihi itibarıyla 29.994,70 TL olduğu ve 7440 sayılı yapılandırma kapsamında ödendiği, 26.08.2022-22.06.2023 tarihleri arasında şirket ortaklığı nedeniyle 4/1-(b) kapsamındaki prim borcunun 22.06.2023 tarihi itibarıyla 23.067,21 TL olduğu ve 7440 sayılı yapılandırma kapsamında ödendiği, 2.7. Başvuranın 17.07.2012 tarihli Arguvan Ziraat Odası giriş bildirgesinin, 20.07.2012 tarih ve sayı ile Kurum kayıtlarına intikal ettiği ancak bu tarihte 4/1-(a) kapsamında çalışması devam ettiğinden ziraat odası kaydına istinaden tarım sigortalılık tescilinin yapılmadığı tespit edildiği, 31.03.2021 tarihinde 4/1-(a) kapsamındaki çalışması sona erdiği, ziraat odası kaydı devam ettiğinden 01.05.2021 tarihi itibarıyla tarım sigortalılığı başlatıldığı, 2.8. Kurumun 2013/11 sayılı Genelgesinin üçüncü kısım beşinci bölüm “3-Tarımsal faaliyette bulunanların sigortalılığının sona ermesi ve bildirimi” başlığı altında, “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine tabi tarımsal faaliyette bulunanların sigortalılığı, tarımsal faaliyetin sona erdiği tarihten veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi gereğince tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, 80 inci maddede tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının geçici 16 ncı madde hükmü esas alınmak suretiyle belirlen oran üzerinden ziraat odalarından, ziraat odalarının bulunmadığı yerlerde ise tarım il/ilçe müdürlüklerinden alacakları “Sigortalılık Muafiyet Belgesi”nin on
gün içinde Kuruma intikal ettirilmesi halinde belgenin düzenlendiği tarihten, bu sürenin geçirilmesi halinde ise belgenin Kuruma intikal ettirildiği tarihten itibaren sona erecektir.” denildiği, 2.9. Başvuranın bahsettiği 17.07.2012 tarihli re’sen muafiyet belgesinin 19.06.2023 tarihinde, bu tarihte şirket ortaklığı nedeniyle 4/b sigortalılığı devam ettiğinden Kurum kayıtlarına girdiği tespit edildiği,
01.05.2021 tarım sigortalılığı başlatılan başvuranın şirket ortaklığı nedeniyle 26.08.2022 tarihinde
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı alt bendi kapsamında sigortalılığı başlatıldığı ve 25.08.2022 tarihinde tarım BAĞ-KUR sigortalılığı sonlandırıldığı, 2.10. Başvuranın tarım sigortalılığının olduğu 01.04.2021 ile 25.08.2022 tarihlerini kapsayan 60/1/g kapsamındaki genel sağlık sigortalılığına ilişkin tescili iptal edilmiş olup bu kapsamda ödemiş olduğu genel sağlık sigortası primleri emanet hesaplarına aktarıldığı ve ödemiş olduğu genel sağlık sigortası primlerini iade alması için Sosyal Güvenlik Merkezine başvurması gerektiği, 2.11. 2829 sayılı Kanuna göre aylığa hak kazanıldığında hizmetlerin birleştirilmesi zorunlu olduğu, 5510 sayılı Kanunun 28 inci maddesi onuncu fıkrasına ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 57 nci maddesi ikinci fıkrasına göre borçların ödenmesi hizmetlerin geçerli sayılacağı ve borçlu olan hizmetler ile aylık bağlanamayacağından, sigortalının 22.03.2023 tarihli tahsis talebini takip eden ay başından aylık bağlanamayacak ise de anılan yönetmeliğin ek 8 inci maddesine göre 22.03.2023 tarihli tahsis talebi dikkate alınarak prim ve prime ilişkin borçların ödendiği 22.06.2023 tarihini takip eden aybaşından (01.07.2023)
itibaren 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18.10.1982 tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici
2 nci maddesi; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971
tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli
ve 2926 sayılı kanunlara tabi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıkları aşağıdaki şekilde hesaplanır:
a) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına veya fiili hizmet süresine ait aylık; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki kanun hükümlerine göre, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı veya fiili hizmet süresi üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanacak aylığının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı veya fiili hizmet süresi ile orantılı bölümü, aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak hesaplanır.
b) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına ait aylığı, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır. Ancak, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve Kanunun yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı esas alınır.
c) Aylık, (a) ve (b) bentlerine göre hesaplanan kısmi aylıkların toplamından oluşur. Aylıklar ayrıca 29 uncu maddenin son fıkrasına göre artırılarak belirlenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinin (a) bendine göre gösterge sistemi içinde hesaplanacak kısmi aylıklara esas gösterge, sigortalıların ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanacak olan gösterge ve üst gösterge tespit tabloları esas alınarak belirlenir.
Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen sürelere ilişkin aylığın hesabında esas alınan asgari aylık tutarı ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen eski tam aylık tutarı, toplam prim ödeme gün sayısı içinde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen prim ödeme gün sayısının oranına tekabül eden tutar üzerinden esas alınır.
Yurt dışı hizmet borçlanması yapanların aylıkları da yukarıda belirtilen fıkralara göre hesaplanır.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında sigortalı sayılanlardan, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ilgili kanun hükümleri ile bu madde hükümlerine göre yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya başlaması nedeniyle aylıkları kesilenlerden, işten ayrılarak yeniden yaşlılık aylığı bağlanması için yazılı istekte bulunanların yeni aylıkları, bu Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre hesaplanır.
Malullük ve ölüm aylıkları, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar için yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümler, (b) bendi kapsamındaki sigortalılar için ise bu
Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre esas alınan süreler dikkate alınarak 27 nci veya 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır. Ancak, bunlardan bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenlere 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz. Bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanuna göre 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanması gerekenlerden, bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenler için, bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri esas alınır. (a) bendi hükümlerinin uygulamasına esas alınacak kanun, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında geçen süreler hariç, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir.
Bu Kanuna tabi hizmetlerle 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklarda geçen
hizmetlerin birleştirilmesinde de bu fıkra hükümleri esas alınmak suretiyle bu Kanunla mülga 2829 sayılı
Kanun hükümleri uygulanır.” 6. Mülga 24.05.1983 tarih ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen
Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun; 6.1. “Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesi; “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.
Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz.” 6.2. “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı Kanunun 8 inci maddesi; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.
Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.” 7. 17.07.1964 tarih ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 81 inci maddesi; “Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte;
A) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır.
…
n) Sigortalılık süresi 5 (dahil) yıldan fazla, 6 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 53 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 3 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 5 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 57 yaşını doldurmaları ve en az 5900 gün, …
Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.
8. 12.05.2010 tarih ve 27579 sayılı Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Ek 8 inci maddesi; “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında hizmet olarak değerlendirilen süreler dahil olmak üzere prim ödeme yükümlüsü kendisi olup aylık bağlanması için yazılı istekte bulunduğu tarih itibarıyla prim borcu olanların tahsis talebi, borcun ödendiği tarih itibariyle geçerli sayılır ve bağlanacak aylıklar borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılır.” hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
9. Başvuran, 7440 sayılı yasa kapsamında yapılandırmadan yararlanmış ve 22.06.2023 tarihinde tahakkuk ettirilen prim borçlarını koşulsuz bir şekilde ödemiştir. Başvuranın yapılandırma yasası kapsamında prim borçlarını ifası, BAĞ-KUR ve tarım BAĞ-KUR sigortalılık sürelerinin 2829 sayılı yasa kapsamında birleştirilmesi yönündeki irade tezahürüne karine teşkil edeceği kanaatine varılmıştır. Sosyal
Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Ek 8 inci maddesinde sigortalılar lehine getirilen düzenleme uyarınca başvuranın ikinci kez tahsis başvurusunda bulunmasına gerek kalmaksızın 4/1-(b) prim borcunu ödediği tarihin tahsis talep tarihi olarak değerlendirildiği ve takip eden ay başı itibariyle aylığının bağlandığı başvuranın aylık talebinde bulunduğu 22.03.2023 tarihinde mevcut BAĞ-KUR prim borcu nedeniyle aylık bağlama koşullarını taşımadığı ve bu prim borcunu ödediği ayı takip eden ay başında idarece aylık bağlandığı tespit edildiğinden başvuranın uğramış olduğu zararlardan dolayı mağduriyetinin giderilmesi talebinin reddine ilişkin idari işlemde hukuka aykırılık tespit edilememiş ve bu kapsamda hazırlanan “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran, 4/1-(a) kapsamında sigortalılığını sonlandırmak suretiyle 22.03.2023 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu, kendisine tahakkuk ettirilen Tarım BAĞ-KUR ve BAĞ-KUR borçlarını yapılandırma kapsamında ödemek zorunda kaldığını, 01.07.2023 tarihinde aylık bağlandığını ifade ederek kendisine çıkarılan BAĞ-KUR prim borçları ile GSS priminin iadesini ayrıca 22.03.2023 tarihi itibariyle aylığının bağlanmasını talep etmektedir.
11. İdare tarafından gönderilen bilgi belge kapsamında; başvuran hakkında ilk kez 12.06.1997 tarihinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödendiği, 7438 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması talebinde bulunulduğu, 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanma koşulunun 25 yıl sigortalılık süresi ile birlikte 5900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmesi olduğu ve tahsis talep tarihi itibari ile başvuranın 4/1-(a) kapsamında 6478 prim ödeme gün sayısının bulunduğu, ancak, 2829 sayılı Kanuna göre aylığa hak kazanıldığında hizmet sürelerinin birleştirilmesi zorunlu olduğundan 4/1-(b) kapsamındaki hizmetleri de değerlendirilerek prim ve prime ilişkin borçların ödendiği
22.06.2023 tarihini takip eden aybaşından (01.07.2023) itibaren 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığı
bağlandığı, başvuranın tarım sigortalılığının olduğu 01.04.2021 ile 25.08.2022 tarihlerini kapsayan 60/1/g kapsamındaki genel sağlık sigortalılığına ilişkin tescilin iptal edildiği ve bu kapsamda ödemiş olduğu genel sağlık sigortası primlerinin emanet hesaplarına aktarıldığı, ödenen genel sağlık sigortası primlerini iade alması için Sosyal Güvenlik Merkezine başvurulması gerektiği, ifade edilmiştir.
12. Başvuranın itirazda bulunduğu tarım BAĞ-KUR’u kapsamındaki sigortalılık sürelerinde; başvurana ait 17.07.2012 tarihli Arguvan Ziraat Odası giriş bildirgesinin, 20.07.2012 tarih ve sayı ile SGK kayıtlarına intikal ettiği ancak bu tarihte 4/1-(a) kapsamında çalışması devam ettiğinden ziraat odası kaydına istinaden tarım sigortalılık tescilinin yapılmadığı tespit edildiği, 31.03.2021 tarihinde 4/1-(a)
kapsamındaki çalışması sona erdiğinde ziraat odası kaydı devam ettiğinden 01.05.2021 tarihi itibarıyla tarım sigortalılığı başlatıldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda İdarece tesis edilen işlemlerde mevzuata uygun hareket edildiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede başvuru konusu uyuşmazlığın, hizmet birleştirmesi
yapılmaksızın prim ödeme gün, yaş ve çalışma süresi şartlarını sağlayarak emekli aylığı bağlanabilecek durumda olan başvurana 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılığı ve bundan kaynaklanan prim borcu dikkate alınmaksızın hizmeti birleştirilmeden emekli aylığı bağlanıp bağlanmayacağı noktasında incelenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
13. 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi ile beraber sosyal güvenlik sistemini oluşturan farklı sosyal güvenlik yapıları Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında birleştirilmiştir. Sigortalıların çalışma hayatlarının farklı statülerde gerçekleşmesi durumunda emeklilik işlemlerinin hangi kurum bünyesinde gerçekleştirileceği 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarında Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında
Kanun hükümleri çerçevesinde yapılmaktadır. 5510 sayılı Kanun ile 2829 sayılı Kanun mülga edilmesine karşın, geçici 2 nci maddesine göre, 5510 sayılı Kanun’a tabi olarak sigortalı hak ve yükümlülüklerinin yürürlüğe girdiği tarih öncesi sigortalılığı başlayan ve birden fazla statüde sigortalı olanların hangi statüden emekli edileceği 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmaya devam etmektedir.
14. Bilindiği üzere, 2829 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde Kanunun amacı olarak; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanmasının usul ve esaslarının düzenlenmesi belirlenmiştir. Bu çerçevede, Kanunun 4 üncü maddesinde; kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet sürelerinin, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği, ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu kanun hükümlerinin uygulanmayacağı,
8 inci maddesinde; birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanırken son yedi yıllık fiili hizmet
süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, ancak, kanunda sayılı istisna hallerinde (malullük, ölüm, yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi) tabi oldukları son kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı düzenlenmiştir.
15. Bahsi geçen Kanunun 4 üncü maddesinde, hizmet sürelerinin Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği ve hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, kanun hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiş olmakla beraber, bir kurumda geçen hizmet sürelerinin aylık bağlanmasına yeterli olması halinde diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerinin de birleştirileceği yönünde açık bir hükme ise yer verilmemiştir. Mevcut SGK uygulamalarında ise birden fazla statüde hizmeti bulunan sigortalılar için hizmet birleştirmenin zorunlu olarak uygulandığı görülmüştür.
16. Diğer taraftan, birden fazla statüde hizmeti olup tek bir statüdeki hizmetinden dolayı aylık bağlanabilecek durumdaki sigortalıların, haklarında zorunlu olarak hizmet birleştirmesi uygulanmamasına ilişkin talepleri geçmiş dönemde gerek yargı organlarına gerekse Kurumumuza intikal etmiştir. Yargı organlarınca konuya ilişkin verilmiş içtihat niteliğinde kararlar (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun
06.02.2002 tarih ve 2002/21-132 E., 2002/139 K.; 10.03.2010 tarih ve 2010/10-126 E., 2010/133 K.;
15.1.2014 tarih ve 2013/235 E., 2014/9 K.; 12.02.2014 tarih ve 2013/486 E., 2014/89 K.; Danıştay
Onbirinci Dairesinin 17.01.2017 tarih ve 2013/389 E., 2017/17 K.) bulunduğu gibi konu hakkında
Kurumumuzca verilmiş 21.10.2013 tarih ve 2013/53, 21.11.2016 tarih ve 2016/2644 Kararların yanı sıra 2020/88998 ve 2021/16193 No’lu dosyalara ilişkin Tavsiye Kararları bulunmaktadır.
16.1. Anılan kararlarda özetle; yasanın (2829 sayılı Kanun) amacı lafzıyla çelişiyorsa, lafza değil öze önem verilmesi gerektiği, yorumda asıl olanın adalete uygun sonuca kavuşmak olduğu, bir kanun hükmünün, yasaya konuluş amacına aykırı sonuç doğuracak şekilde yorumlanmasının hukuk ilkelerine ve yasanın hem sözü hem de özü ile uygulanmasını öngören Medeni Kanuna uygun olmayacağı, aynı külfete katlanan insanların aynı haklara sahip olmasının sağlanmasının geçerli bir çözüm yolu olduğu, sosyal güvenlik kurumlarının görevinin, kapsama aldıkları kişilere koruma garantisi sağlamak olduğu, sosyal sigortaların nimet-külfet dengesi üzerine kurulan kurumlar olduğu, külfetin yani çalışıp prim ödemenin karşılığının alınmamasının sosyal güvenlik sitemiyle bağdaşmadığı, böyle bir uygulamanın kabul edilemeyeceği, aksi bir düşüncenin sisteme olan güveni ortadan kaldıracağı, daha da önemlisi yükümlülüklerini zamanında yerine getirenlerin bir anlamda cezalandırılmış olacağı, bunun sosyal adalet duygusunu aşındıracağı, fazla prim ödeyen sigortalının az, az prim ödeyen sigortalının fazla aylık alabilmesinin üstün görülemeyeceği, 2829 sayılı Kanunun amacının tek sosyal güvenlik kurumundaki hizmeti aylık bağlanmasına yeten değil yetmeyen sigortalı ve hak sahiplerine aylık bağlanmasının sağlanması olduğu, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmetleri bulunan ilgililerin, ancak bu hizmetlerin birleştirilmesi halinde aylık bağlanmasına hak kazanmaları durumunda hizmet birleştirmesinin zorunlu olduğu ve bu uygulamaya göre tabi oldukları sosyal güvenlik kurumunun belirleneceği, tek başına bir çalışmanın aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı, kural olarak şartları oluşuyorsa, 2829 sayılı Kanuna göre hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığı bağlanabileceği açıklanarak 2829 sayılı yasaya göre kişilerin hizmet birleştirmeye zorlanamayacağı belirtilmiştir.
16.2. Benzer şekilde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.03.2010 tarih ve E. 2010/10-126, K.
2010/133 sayılı kararında 2829 sayılı Kanunun Genel Gerekçesine ilişkin yapılan değerlendirmede;
“Bu kanunun çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi işlerde çalışanları, bu işlerde geçen sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve bir düzene bağlanması amacı ile sigortalılar lehine getirildiği, bununla birlikte sigortalının kendisine daha avantajlı bir kuruma geçerek kötü niyetli bir şekilde buradan daha iyi şartlarla emekli olma şeklindeki işlemleri ise bir kural altına alma ve kurumlar arasındaki kaymaları önleyerek, belirli kurallara bağlama amacıyla çıkarıldığı açıklanmaktadır. Ayrıca kanunla getirilen sistemde, kişinin kendi elinde olmayan sebeplerle görevden ayrılmasını gerektiren malullük ölüm ve 5434 sayılı TC Emekli Sandığına göre yaş haddinden emekli olma hallerinin her kurumun kendi mevzuatı içerisinde bırakıldığı ve bu suretle hak kayıplarına sebebiyet verilmemesinin sağlandığı belirtilmiştir. Yine bu anılan kanunun uyuşmazlıkla ilgili madde gerekçesinde ise; Bu madde ile; hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle yapılacak aylık bağlanma işlemlerinde, son sosyal güvenlik kuruluşu mevzuatının uygulanmasından kaynaklanan kolaylık ve istismarların önlenmesi amacı ile yeni bir düzenleme yapıldığı ifade edildikten sonra, kişilerin ellerinde olmayan nedenlerle görevlerinden ayrılmalarını gerektiren malullük, ölüm, 5434 Sayılı Kanun uyarınca yaş haddinden resen emekliye sevk edilme halleri için istisna getirildiği, maddenin son fıkrasında birleşik hizmet süresi üzerinden bu madde ile getirilen şartları haiz olmadıklarından aylık bağlanamayacaklar hakkında uygulanacak işlemin belirtildiği açıklanmıştır. O halde bu yasa ile, bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesinin bir sisteme bağlanması; sigortalıların hak kayıplarının yaşanmamasının yanı sıra, son olarak avantajlı şartlar sunan bir kuruma geçip, buradaki kısa süreli bir çalışma sonucunda son tâbi olduğu kurumdan emekli olma şeklinde
gerçekleşen kurumlar arasındaki kaymaları önlemek amacı ile çıkarıldığı anlaşılmaktadır.” denildiği görülmektedir.
17. Bu çerçevede, tek bir statüden aylık bağlanabilmesi durumunda hizmetlerin birleştirilmesinin zorunlu olduğuna dair mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığı ile 2829 sayılı Kanunun amacının özetle bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve kurumlar arasındaki kaymaları önlemek olduğu göz önüne alındığında, bir statüdeki hizmetlerin tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı ve hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığının bağlanabileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, somut olayda sadece 4/1-a kapsamındaki hizmetleri esas alınmak suretiyle aylık bağlanabilecek durumda olan başvurana sadece 4/1-a kapsamındaki hizmetleri esas alınarak ve hizmetleri birleştirilmeksizin aylık bağlanması gerektiği değerlendirilmektedir.
18. Somut olay nezdinde 01.04.2021-25.08.2022 tarihleri arasında tarım sigortalılığından doğan prim borcu ile 26.08.2022-22.06.2023 tarihleri arasında şirket ortaklığından doğan prim borcu başvuran tarafından 22.06.2023 tarihi itibariyle 7440 sayılı yapılandırma yasası kapsamında ödenmiştir. Ancak bahse konu borçların SGK’nın 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmet birleştirmesi yapmasının zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Nitekim İdarece gönderilen bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere başvuranın ilk kez 12.06.1997 tarihinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödendiği ve 7438 sayılı
Kanunun yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması talebinde bulunan başvuranın, 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanma koşulu 25 yıl sigortalılık süresi ile birlikte 5900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmesi olup tahsis talep tarihi itibari ile 4/1-(a) kapsamında 6478 prim ödeme gün sayısı bulunduğu ve emeklilik şartlarını yalnızca 4/1-(a) kapsamındaki prim ödeme gün sayılarıyla tamamladığı anlaşılmaktadır.
19. Bununla birlikte; Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmet birleştirilmesi zorunlu kabul edilmektedir. Bu hususun zorunlu olmadığı ise yargı kararları ve Kurumumuz kararları ile vurgulanmakta ve Sosyal Güvenlik Kurumundan bu şekilde hareket etmesi beklendiği ifade edilmektedir. Somut durumda başvurana çıkarılan prim borcunun yapılandırma hükümleri kapsamında ödenmiş olmasında başvuranın hizmet birleştirmesi yönünde iradesi oluştuğunun kabulü mümkün değildir.
Nitekim bu durumda başvurana prim borçlarının ödenmemesi halinde emeklilik işlemlerinin yerine getirilemeyeceği bildirilmiştir. Bu durumda ise başvuranın emekli olabilmek adına bu borcu ödemek dışında bir seçeneği kalmamaktadır.
20. Sonuç olarak başvuranın iddiaları, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, Kurumumuzun emsal kararları ve bir arada değerlendirildiğinde başvuranın talebi çerçevesinde hizmet birleştirmesi yapılmaksızın 4/1-(a) sigortalılığı kapsamında emekli olabilmesi mümkünken Yargıtay’ın yerleşiklik kazanmış kararlarına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu uygulaması nedeniyle 4/1-(b) kapsamındaki prim borçları ödenmeksizin emekli edilmemesi işlemlerinde hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonuç ve değerlendirmeleriyle başvuranın hizmet birleştirmesi yapılmaksızın ilk tahsis talebinde bulunduğu tarih itibariyle 4/1-(a) sigortalılığı kapsamında emeklilik işlemlerinin tamamlanması ve bu sebeple oluşan ve fazla ödenen prim borçlarının iadesi ile geçmişe dönük emekli aylıklarının ödenmesi yönünde tavsiye kararı verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. 28.03.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
22. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İş
Mahkemelerine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvurunun KABULÜNE, Başvurana, hizmetlerinin birleştirilmeksizin ilk tahsis talebinde bulunduğu tarih itibariyle 4/1-(a)
sigortalılığı kapsamında emeklilik işlemlerinin tamamlanması ve bu sebeple oluşan ve fazla ödenen prim borçlarının iadesi ile geçmişe dönük emekli aylıklarının ödenmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK
KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi