onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacının emeklilik işlemlerinin iptali ve Kuruma borçlu olmadığının tespiti üzerine açtığı davanın hukuki değerlendirmesi yapılmıştır. Davacı, 26.10.2021 tarihinde emeklilik şartlarını sağladığını ve SGK tarafından yaşlılık aylığına bağlandığını belirtmiştir. Ancak işverenin, aynı tarihte tekrar sigorta girişi yapması nedeniyle SGK, emeklilik işlemini iptal etmiştir. Davacı, bu işlemin iptalini talep ederek, Kurumun kendisine borçlu olmadığını ve ödenmeyen maaşların yasal faizi ile birlikte ödenmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacının istinaf başvurusunu kabul ederek, İlk Derece Mahkeme kararını kaldırmış ve davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, temyiz talebini reddetmiştir. Sonuç olarak, davacının emeklilik işleminin iptaline ilişkin Kurum işlemi iptal edilmiş ve kesilen aylıkların yeniden bağlanmasına karar verilmiştir. Bu durum, sosyal güvenlik hukuku açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

10. Hukuk Dairesi         2024/8573 E.  ,  2024/10804 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/297 E., 2024/774 K.
    KARAR : Kısmen Kabul
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/486 E., 2023/342 K.

    Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile Kuruma borçlu olmadığının tespitine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 26.10.2021 tarihinde emeklilik şartlarına haiz olduğunu, bu nedenle işten çıkışının yapılması üzerine Kuruma başvuruda bulunduğunu, SGK tarafından kabul edilerek yaşlılık aylığına bağlandığını, ancak işveren tarafından nedeni bilinmeyen bir şekilde 26.10.2021 tarihinde tekrar sigorta girişi yapıldığını, bu nedenle Kurum tarafından emeklilik işleminin iptal edildiğini, yeniden tahsis talebinde bulunduğunu ve 28.08.2022 tarihinden itibaren emekli maaşı bağlandığını, işverenin anlam verilemeyen bir nedenle 22.10.2021 tarihinden itibaren aylık 6,7 gün gibi iş yerlerinde sigortalı gösterdiğini, bu sigorta bildiriminin yasal olmadığını beyanla 26.11.2021 tarihli tahsis talebinin kabulü ie emeklilik işlemini iptal eden Kurum işleminin iptalini, bu tarihten davacıya yaşlılık maaşı bağlanmasını, davacının ödemek zorunda kaldığı Kurum borucunun olmadığının tespitini, verilmeyen maaşların ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini ve Kurum borcu olarak ödediği maaşların yasal faiz ilavesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

    II.CEVAP
    Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda davacının tahsis talebinde bulunduğu 26.10.2021 tarih itibariyle işten ayrılma koşulunun oluşmaması işverenden kaynaklanan hata sonucu oluşmuş ise de bu durum Fazla ve Yersiz Ödemelerin Tahsiline ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri gereği ilgilinin kasıtlı veya kusurlu davranışı olarak kabul edilemeyeceğinden yukarıda açıklanan mevzuat doğrultusunda sigortalıya bağlanan yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edilmesi, yersiz ödenen aylıklarla ilgili olarak 5510 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının b bendi kapsamında değerlendirme yapılarak yersiz ödemelerin tahsili yoluna gidilmesi, ayrıca işten ayrılma koşulunun yerine geldiği 20.05.2022 tarih itibariyle tüm hizmetlerinin dikkate alınarak aylığın bağlanması gerektiği yönündeki talimat doğrultusunda davacının işlemleri gerçekleştirilmiştir. Kurum kayıtları gönderildiğinde ayrıntılı olarak beyanda bulunma hakkımızı da ayrıca saklı tuttuğumuzu bildirmekteyiz. Mevzuat hükümleri gereği Kurum işlemleri usulüne uygun olarak tesis edilmiştir. İşlemin iptali söz konusu olmamalıdır. Sosyal Güvenlik … Kamu Düzenini ilgilendirdiğinden hakkın doğumunun ispatı zorunludur. Bu nedenle gerekli kamu araştırması yapılmalıdır. Tüm bu durumların Mahkemece araştırılması gerekir. Kurumumuz dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekir. Açıkladığımız nedenlerden dolayı varit bulunmayan davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini” talep etmiştir.

    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ”Davacı vekili; davayı SGK ile birlikte …’na yöneltmiştir. Yapılan değerlendirmede davacının husumet yöneltilen … nezdinde davaya konu olay dönemi 26.10.2021 tarihinde bir çalışması bulunmamaktadır. Aynı zamanda SGK’ya ilgili davalı tarafından yapılan bir bildirim yoktur. Bu sebeple de ilgili davalı yönünden davanın husumetten reddi gerekmiştir.

    Davacının dosya arasına alınan Kurum dosyasında ve belediye müzekkere cevaplarında davacının söz konusu işleme konu olan dönemki çalışmasına ilişkin olarak yapı müteahhidi … yanında çalışması olduğu (28.10.2021-01.05.2022) anlaşılmaktadır. Dava konusu işleme ilişkin çalışmaların geçmiş olduğu … mahallesi 1570 ada 3 parselde bulunan inşaata ilişkin ruhsat da göz önünde bulundurulduğunda, davacıya HMK 124/4 gereği süre verilmişi davacı bu süre içerisinde bu kişiye husumet yöneltmiş olmakla gereken tebliğ işlemleri yapılmıştır.

    Esasa ilişkin olarak uyuşmazlık konusunun çözümü davacının emeklilik tahsis talebi sonrası fiili çalışması olup olmadığı hususuna ilişkindir. İlgili inşaatta çalışması tespit edilen bir kısım bordro tanığı ve davacı tanıklarının beyanları alınmıştır. Tanıklar davacının emekli olmak istediğine ve buna ilişkin dilekçesini verdiğine dair duyuma dayalı bilgi sahibiyse de genellikle inşaatlardaki çalışmaların doğasından kaynaklı olarak sürekli beraber bir çalışmaları olmayıp dönemlik olarak beraber çalıştıkları kişilerdir. He ne kadar davacı vekili müvekkilinin çalışma dönemine ilişkin detaylı bir anlatım yapmış olmasa da davacının emekli olması gerektiğini iddia ettiği 26.10.2021 tarihinden sonra yaklaşık 6 ay daha sigortalı olarak dahili davalı nezdinde çalıştığı, bu işveren tarafından sigorta primlerinin ödendiği de anlaşıldığından SGK tarafından yapılan Kurum işleminde bir hata olmadığı kanaati ile davalılar SGK ve … yönünden davanın esastan reddine karar vermek gerekmiştir.” gerekçesi ile
    ”Davanın davalı … yönünden husumetten reddine, diğer davalılar yönünden esastan reddine. ” şeklinde karar verişmiştir.

    IV.İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri:
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, SGK’nın fer’i müdahil olduğunu, davalılara tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini kararın kaldırılmasını istemiştir.

    C.Gerekçe ve Sonuç
    Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Hukuk Dairesinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı kararında; ”Somut olayda, davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, 506 sayılı Kanun’un 62 nci maddesindeki “çalıştığı işten ayrıldıktan sonra” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin kararı ile iptal edildiği hususu da dikkate alındığında Mahkeme kararının isabetli olmadığı belirgindir. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 27.10.2021 tarih, 2021/1953 Esas ve 2021/12982 Karar sayılı kararı)

    Açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak SGK yönünden davanın esası hakkında hüküm kurmak gerekmiştir.

    Davacının fiili olarak davalı …’ın yanında çalıştığı anlaşıldığında bu davalı yönünden esastan, … yönünden ise husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile
    ”1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
    2-… yönünden husumetten reddine,
    3-… yönünden davacının talebinin esastan reddine,
    4-Davanın Sosyal Güvenlik Kurulu Başkanlığı yönünden kabulüne,
    5-Davacının aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların her ay ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine,” şeklinde karar vermiştir.

    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili; Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli kararının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu gerekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur.

    C.Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, Kurum işleminin iptali ile Kuruma borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.

    2.İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci; 5510 sayılı Kanun’un başlıklı 28 inci maddesi, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve diğer bağımsız çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanun’la mülga 2926 sayılı tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na tabi olanlar, bu Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrası.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    11.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.