|
ÖZET: Başvuru, 24 Ekim 2023 tarihinde T.C. Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından karara bağlanmıştır. Başvuran, 25 Haziran 2004 ile 28 Eylül 2016 tarihleri arasında ortağı olduğu limitet şirketten 4/a sigortalılık statüsünde prim ödendiğini, bu durumun 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce geçerli olduğunu iddia ederek emeklilik işlemlerinin tamamlanmasını talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesi gereğince, aynı anda birden fazla sigortalılık statüsüne tabi olamayacağını belirterek talebi kısmen reddetmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde bir karar almıştır. Başvuranın, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki döneme ilişkin sigortalılık sürelerinin iptal edilmesi ve ödenen primlerin 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (b) bendi kapsamındaki sigortalılığa aktarılması yönündeki talebi kabul edilmiştir. Ancak, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonraki döneme ilişkin sigortalılık bildirimlerinin iptal edilmesi yönündeki idare işlemi hukuka uygun bulunmuştur. Sonuç olarak, başvuranın emeklilik talebi, yeni sigortalılık bilgilerine göre yeniden değerlendirilecektir. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, bu karar üzerine tesis edeceği işlemi 30 gün içinde Kamu Denetçiliği Kurumu’na bildirmesi gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/13571-S.23.21468
BAŞVURU NO : 2023/8453
KARAR TARİHİ : 24/10/2023
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Emeklilik işlemleri hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 14/06/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza yapılmış olan başvuruda başvuran özetle; 25/6/2004 tarihinden 28/9/2016 tarihine
kadar aralıksız ortağı olduğu limitet şirketten 4/a sigortalılık statüsü kapsamında primlerinin ödendiğini, bu durumun 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu yürürlüğe girmeden önce mümkün olduğunu, nitekim 5510 Sayılı Kanun Gereğince Sigortalı Sayılanlar, Sayılmayanlar, Sigortalılığın Başlangıcı, Kuruma Bildirilmesi ve Sona Ermesi Hakkında Tebliğ’in “V- Sigortalılık
Hallerinin Çakışması” başlığı altındaki dokuzuncu maddesi uyarınca 4/a statüsündeki sigortalılığı kesintiye uğrayıncaya kadar haklarının korunduğunu, buna karşılık genelge hükmü gerekçe gösterilerek kazandığı emekliliğinin elinden alındığını belirterek emeklilik işlemlerinin tamamlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru
konusuna ilişkin 3/8/2023 tarihli ve sayılı yazısında özetle;
2.1) 2008 yılı Ekim ayı başı itibarıyla yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesinin birinci
fıkrası ile sigortalıların 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışmaları halinde; öncelikle (c)
bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak
sigortalı sayılacağının, ikinci fıkrası ile de (b) bendi kapsamında sayılanların, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemeyeceklerinin hüküm altına alındığı,
6111 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle 1/3/2011 tarihinden
itibaren sigortalıların (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde çalışmaları halinde (a) bendi kapsamındaki sigortalılıklarının geçerli sayıldığı, (b) bendi kapsamındaki sigortalılık (a)
bendine tabi çalışmanın başladığı tarihten bir gün önce sona erdirildiği ancak yine ikinci fıkra gereğince bu çalışmanın kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden olmaması gerektiği,
2.2) Şirket ortağı olup aynı zamanda bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işverenin yanında
çalışan kimselerin 2008 yılı Ekim ayı başından önce tabi oldukları sosyal güvenlik kuruluşu olan Sosyal
Sigortalar Kurumunun 9/2/1993 tarihli ve 16-60. Ek Genelgesi’ne (devredilen Bağ-Kur 6/8/1993 tarihli ve 1993-1 sayılı Talimat) göre belirlendiği, söz konusu Genelge gereğince sigortalılıkları sürerken çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette ise kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi ortak oldukları takdirde 506 sayılı Kanun’a tabi sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar 1479 sayılı Kanun’a tabi tutulmayacakları, kolektif şirket ve adi şirket ortaklarının ise aynı şirkette hizmet akdine dayanarak çalışmalarına yasal olarak imkân bulunmadığından, 506 sayılı Kanun’a tabi sigortalı olmayacakları,
2.3) Şirket ortağının ortağı olduğu şirkete ait bir işyerinden 4/1-(a) kapsamında sigortalı olarak
bildirilebilmesi için öncelikle ortak ile şirket arasında, şirkete ortak olduğu tarihten önce başlayan bir hizmet akdi ilişkisinin bulunması, devredilen Sosyal Sigortalar Kurumunun 9/2/1993 tarihli ve 16-60 sayılı Ek
Genelgesi’ndeki şartların bulunması ve 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce başlayan kesintisiz 4/a sigortalılığının olması gerektiği,
2.4) Bu itibarla başvuranın, Özel Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine 2/3/2004
tarihinde ortak olması, adı geçen şirketten 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki bildirimlerinin ise ortak olduğu tarihten sonra 25/6/2004 tarihinde başlaması sebebi ile mezkûr şirketten 25/6/2004-30/9/2016 tarihleri arasında yapılan Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki bildirimlerin geçerli sayılmadığı, söz konusu sürelerde 5510 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayıldığı açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;
5.1) “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt
bendinde;
“Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
…
b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;
…
3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin
komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları, sigortalı sayılırlar.”
5.2) “Sigortalılık hallerinin birleşmesi” başlıklı 53. maddesinin ikinci ve beşinci fıkralarında;
“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler.
…
Birinci fıkra hükmü saklı olmak üzere sigortalının, bu madde hükmüne göre sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primler birinci fıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir.”
5.3) “Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tabi geçen çalışmalar
için bağlanacak aylıkların hesabı” başlıklı geçici 2. maddesinin yedinci fıkrasının birinci cümlesinde;
“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır.”
5.4) “1479 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 8. maddesinin birinci ve ikinci
fıkralarında;
“Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve
tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğü bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlar. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine göre sigortalı sayılanların hak ve yükümlülüğü ise 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre başlar.
Ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentlerine göre sigortalı sayılanlardan bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren sigortalılıkları başlatılanların, bu
Kanunun yürürlük tarihi ile 4/10/2000 tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla, sigortalının bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunması halinde, vergi mükellefiyet sürelerinin tamamı için 80 inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine göre talep tarihindeki prime esas kazancının % 32’si üzerinden borçlanma tutarı hesaplanır ve sigortalıya tebliğ edilir.
Sigortalının kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalıya tebliğ edilen borç tutarının bu süre içerisinde tam olarak ödenmemesi halinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve ödenen tutar bu Kanunun 89 uncu maddesine göre iade edilir.”
6) 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu
Kanunu’nun;
6.1) “Kanunun amacı, sigortalı sayılanlar ve sayılmayanlar” başlıklı 24. maddesinin birinci
fıkrasının (I) bendinin (d) alt bendinde;
“Aşağıda sayılan sigortalılar hakkında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde bu Kanunda yazılı şartlarla sosyal sigorta yardımları sağlanır.
I – Sigortalı sayılanlar:
Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulu sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan;
d) Limited şirketlerin ortakları, Bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar.”
6.2) “Sigortalılığın başlangıç ve bitiş tarihi başlıklı” 25. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
“Bu Kanunun 24 üncü maddesine göre sigortalı sayılanlardan gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanların sigortalılıkları ise
Esnaf ve Sanatkar Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmak şartıyla talep tarihinden itibaren başlatılır.
Bu suretle sigortalı olanların hak ve yükümlülükleri sigortalı sayıldıkları tarihte başlar.”
6.3) “Yazılma başlıklı” 26. maddesinin birinci fıkrasında;
“Sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz. Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlülüklerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz. Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Üç ay içinde kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalılar Kurumca resen kayıt ve tescil edilir.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere başvuran özetle; ortağı olduğu limitet şirketten 5510
sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki bildirimi yapılan sigortalılık sürelerinin geçerli sayılmasını ve emeklilik işlemlerinin tamamlanmasını talep etmektedir.
9) Somut olayda başvuranın ortağı olduğu Özel Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited
Şirketinden mülga 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık bildirimleri yapıldığı ve Kuruma bildirimi yapılan bu sürelere ilişkin prim ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık başvuranın ortağı olduğu şirketten, mülga 506 sayılı
Kanun ve giderek 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak bildirildiği dönemlerin geçerli kabul edilip edilemeyeceği noktasındadır.
10) Bu kapsamda limitet şirket ortaklarının ortağı oldukları şirketten mülga 506 sayılı Kanun ve/veya
5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilmeleri
hususunun, Kurumumuzun 2019/23220 numaralı başvuruya ilişkin 18/6/2020 tarihli Ret Kararı’nda irdelendiği görülmektedir. Anılan Kararda, limitet şirket ortaklarının sigortalılıkları yönünden uyuşmazlık konusunun çözümüne de ışık tutan şu değerlendirmeler yer almaktadır: “Bu çerçevede başvuru konu olay değerlendirildiğinde, başvuranın limitet şirketi ortağı olması nedeniyle BAĞ-KUR sigortalılığı koşullarına sahip olduğu dönem itibarıyla 5510 sayılı Kanun’un geçici 8’inci maddesinde belirtilen sürelerde zorunlu
BAĞ-KUR sigortalısı olarak tescili yönünde herhangi bir talebi bulunmadığı gibi Kurumca da bu yönde bir sigortalılık tescil işlemi gerçekleştirilmediği; nitekim idare tarafından Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerden 2013/11 sayılı Genelge’nin ilgili hükmü uyarınca başvuranın 29/06/2005 – 20/09/2019 tarihleri arasındaki 4/1-(a) hizmetinin iptal edilerek aynı dönem itibarıyla hizmetinin 4/1-(b) statüsünde değerlendirildiği; ancak yargı içtihatlarında geçmişe dönük BAĞ-KUR sigortalılığının tespiti talebinde bulunan davacıların bile davalarının kanuni şartlara uygun taleplerinin bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği; bu itibarla 5510 sayılı Kanun’un amir hükmü karşısında, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe
girdiği 01/10/2008 tarihinden önce 1479 sayılı Kanun kapsamında tescili yapılmayan ve 23/09/2019 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunması üzerine anılan tarihlerde BAĞ-KUR kapsamında faaliyeti olduğu tespit edilen başvuranın, 29/06/2005 tarihinden itibaren 4/1-(a) kapsamında yapılan tescilinin beyan kabul edilerek ilgili hizmet ve primlerinin 4/1-(b) kapsamında değerlendirilmiş olması kanunlarda yer almayan bir düzenlemenin Genelge hükmü ile ihdası olacağından normlar hiyerarşisine aykırılık teşkil edeceği değerlendirilmiştir.
…
Başvuruya konu olayda, başvuranın ortağı olduğu limited şirketten dolayı 5510 sayılı Kanun’un geçici 8’inci maddesi gereği 4/1-(b) kapsamında sigortalılık niteliği taşıması nedeniyle Kanun’un yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden itibaren 4/1-(b) sigortalılığı başlayacak olup Kanun’un 53’üncü maddesi gereği esas alınan sigortalılık hali 4/1-(b) olduğundan, bu çerçevede prim transferi yapılması ve prim transferi yapılırken Kanun’un geçici 63’üncü maddesinin dikkate alınarak işlem yapılması gerektiği …
değerlendirilmiştir.”
11) Şu durumda somut olayda dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden, başvuranın ortağı olduğu
Özel Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden mülga 506 sayılı Kanun kapsamında
Kuruma bildirilen sigortalılık sürelerine ilişkin, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 1/10/2008 tarihinden önce 1479 sayılı Kanun uyarınca herhangi bir tescil talebinin bulunmadığı gibi Kurumca da resen tescilinin yapılmadığı anlaşıldığından, söz konusu sürelere ilişkin mülga 506 sayılı Kanun kapsamında yapılan sigortalılık bildirimlerinin iptal edilerek, ödenmiş primlerinin 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığına aktarılmasına yönelik Kurum işleminin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Buna karşılık 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra başvuranın ortağı olduğu anılan limitet şirketten Kanun’un 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemeyeceği açık olduğundan, Kurumun 1/10/2008 tarihinden sonraki sigortalılık bildirimlerini iptal etmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Nitekim 5510 sayılı Kanun uygulamasında, sigortalıların sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödenmiş olması durumunda, ödenen primlerin Kanun uyarınca esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilmesinin yasal zorunluluk olduğu anlaşılmaktadır.
12) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın ortağı olduğu limitet şirketten 506
sayılı Kanun kapsamında bildirilen 1/10/2008 tarihinden önceki döneme ilişkin sigortalılık sürelerinin iptal edilmesine ve ödenen primlerin 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığına aktarılmasına yönelik Kurum işleminin yerinde olmadığı, buna karşılık yine aynı şirketten 5510 sayılı Kanun döneminde Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bildirilen sigortalılık sürelerinin iptal edilmesine ve ödenen primlerin 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığına aktarılmasına yönelik Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
13) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan
değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21. maddesinin birinci
fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Mezkûr Kanun’un 21. maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine kararın idareye tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecektir. Buna göre; (varsa) dava açma süresinden kalan süre içerisinde
Çanakkale İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin kısmen kabulü ile kısmen reddine;
Başvuranın ortağı olduğu limitet şirketten, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonraki döneme ilişkin 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bildirilen sigortalılık sürelerinin iptal edilmesine yönelik Kurum işleminin geri alınması talebinin reddine,
Başvuranın ortağı olduğu limitet şirketten, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki döneme ilişkin 506 sayılı Kanun kapsamında bildirilen sigortalılık sürelerinin iptal edilmesi ve ödenen primlerin
5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığına aktarılmasına
yönelik Kurum işleminin geri alınarak başvuranın tahsis talebinin, oluşacak yeni sigortalılık bilgilerine göre yeniden değerlendirilmesi yönünde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi