|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, bir doktorun emeklilik talebine ilişkin hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, emeklilik tarihinin bildirilmesi için yaptığı başvurunun ardından, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan aldığı yanıtla emekliliğe hak kazandığını öğrenmiş, ancak daha sonra yapılan değerlendirmede emeklilik koşullarını sağlamadığı belirtilerek talebi reddedilmiştir. Davacı, bu ret kararının geç tebliğ edilmesi ve Kurumun hatalı hesaplamaları nedeniyle yaşadığı hak kaybının giderilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, davacının emekliliğe hak kazandığını ve ödenmeyen emekli aylıklarının faizi ile birlikte ödenmesine karar vermiştir. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını bozmadan önce, davacının emeklilik talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve Kurumun geç tebliğinin davacının hak kaybına yol açtığını belirtmiştir. Sonuç olarak, davacının emeklilik tarihinin tespitine ve ödenmeyen aylıkların ödenmesine hükmedilmiştir. Bu karar, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun işlemlerinin zamanında ve doğru bir şekilde yapılması gerektiğini vurgulamaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/8549 E. , 2024/9758 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/56 E., 2023/345 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; müvekkilinin Acıbadem Sağlık Grubunda “Tıp Doktoru” olarak çalıştığını, Kayseri Acıbadem Hastanesinde Uzman Doktor olduğunu, müvekkilinin 19.12.2018 tarihinde SGK İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezine 17436342 sayılı dilekçe ile başvurarak emeklilik tarihinin gün, ay, yıl olarak tarafına bildirilmesini talep ettiğini, emeklilik tarihi hakkında bilgi edinmek için başvurduğu Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezinin göndermiş olduğu 16.01.2019 tarih ve 12346433-2050201/906353 sayılı yazı ile müvekkile karşı” …506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesinin B fıkrasına göre şuan itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespit edilmiştir.” şeklinde bildirimde bulunduğunu, müvekkilinin emekliliğe hak kazandığını bildiren bu yazıya istinaden 31.01.2019 tarihinde gerekli müracaatları yaparak emeklilik talebine ilişkin dilekçesini davalı kuruma sunduklarını, emeklilik talebini içeren dilekçeyi verdikten sonra da çalıştığı Kuruma emekli olarak işe giriş bildirgesi ile görevine devam ettiğini, 31.01.2019 tarihli müracaatına karşılık Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezi 07.03.2019 tarihli ve 20127646/240702 sayılı evrakı göndererek” 31.01.2019 tarihli tahsis talebine istinaden dosyanızın tetkiki neticesinde talep tarihiniz itibariyle emekli olmaya hak kazanamadığınız tespit edilmiştir…” şeklinde olumsuz cevap verildiğini, bahsi geçen emeklilik reddine ilişkin cevap yazısında emeklilik koşulunun 52 yaş 11 ay 30 gün olduğu, mevcut durumun ise 52 yaş 7 ay 21 gün olduğu müvekkiline aynı yazının devamında bildirildiğini, bahsi geçen tarihinin 10.06.2019 tarihine tekabül ettiğini, talebin reddi yazısının yaklaşık altı buçuk ay sonra müvekkile tebliğ edildiğini, davalı Kurumun emeklilik talebine ilişkin cevabının geç verilmesinden dolayı müvekkilinin tekrar emekli olma işlemine ilişkin talebini ancak 29.11.2019 tarihinde gerçekleştirebildiğini, müvekkilinin daha sonra Kayseri Melikgazi Sosyal Güvenlik Merkezine 17.01.2020 tarihinde müracaatta bulunarak itiraz ettiğini, söz konusu itirazın da Kurumun 09.08.2018 tarih ve 11742510 sayılı yazısı ile reddedildiğini, Kurumun müvekkile göndermiş olduğu 07.03.2019 tarihli ret yazısından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin 10.06.2019 tarihinde emekliliğe hak kazandığını 01.12.2019 tarihinde emekli edildiğini, davalı Kurumun yanlış hesaplaması/bilgilendirmesi ve süreci hukuka aykırı olarak geciktirmesinden dolayı müvekkilinin 2019/7 -8-9-10-11. aylarına ait emekli/yaşlılık aylığını alamadığını, Kurumun hatalı emeklilik yaşı hesabı yapması emeklilik talebine geç cevap verilmesi sonucu hak kaybının giderilmesini, fazlaya dair talep ve haklarının saklı kalmasını, davalı kurumun 07.03.2019 tarih ve 20127946/240702 sayılı evrakına dayanak olan işleminin iptalini, davacının 10.06.2019 tarihinde emekliliğe hak kazandığının tespitini, Kurumun yanlış hesaplaması ve gecikme sürecinden dolayı alamadığı 2019/7 -8-9-10-11. aylarına ait emekli aylığının davalıdan alınarak faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekilinin cevap dilekçesini özetle; davacının 04.02.2019 tarih 2036955 sayı ile Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezine tahsis talebinde bulunduğunu, ilgili merkez tarafından aylık bağlama şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle 09.08.2019 tarih 11742510 sayılı yazı ile red yazısı gönderildiğini, Kayseri Melikgazi Sosyal Güvenlik Merkezine 29.11.2019 tarih 18928196 sayılı tahsis talebine istinaden de 01.12.2019 tarihinden başlamak üzere 2/8002542 tahsis numarası ile davacıya aylık bağlandığının tespit edildiğini, Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezinin 240702 sayılı red cevabının incelemesinde ilk işe giriş tarihin 15.10.1993 olduğu, doğum tarihinin de 10.06.1966 olduğu bu nedenle emeklilik koşulu olan “52 yaş 11 ay 30 gün” şartını sağlamadığı anlaşıldığından tahsis talebinin işlemden kaldırıldığının belirtildiğini, davacının o dönem ki mevcut yaşının 52 yaş 7 ay 21 gün olması sebebiyle reddedildiğini, bu nedenlerle Kurumun işleminin hukuka ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafından açılan bu davanın haksız, usule ve Kanun’a aykırı davanın reddi gerektiğini, davacının 506 sayılı Kanun ve 4447 sayılı Kanun’a göre yaş şartını sağlamamasında kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, dava açılmasına kurum sebebiyet vermediğinden vekalet ücretinin ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesini beyan ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli ve 2020/174 Esas, 2020/429 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ve 2021/222 E., 2021/2029 K., sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 22.09.2022 tarihli, 2022/8859 Esas, 2022/11031 Karar sayılı ilamında; “Davacının 3407200903498 Sicil numarası ve 1057272 iş yeri sicil numarasında kayıtlı olan Acıbadem Sağlık Grubunda doktor olarak çalıştığını, emeklilik tarihinin bildirilmesini talep ettiğinde Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından verilmiş olunan 123464433-2050201/906353 sayılı cevaba göre emeklilik … kazandığının bildirildiğini, buna göre Kuruma emekli olmak istediğini belirtir şekilde başvuruda bulunduğunu ve Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 07.03.2019 tarihli 20127946/240702 sayılı karar ile 31.01.2019 tarihi itibariyle emekli olmaya hak kazanamadığının bildirildiğini, bu kararın davacıya 6,5 ay sonra tebliğ edildiğini, buna göre 7.03.2019 tarihli 20127946/240702 sayılı kararın iptalini, davacının 10.06.2019 tarihinde emekliliğe hak kazandığının tespitini, 2019 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım aylarına ait emekli aylığının faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davacının 04.02.2019 tarih 2036955 sayı ile Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezine tahsis talebinde bulunduğu, Kurum tarafından aylık bağlama şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle 09.08.2019 tarih 11742510 sayı ile ret yazısı gönderildiği belirgindir. Yine Kurumun 29.11.2019 tarih 18928196 sayılı tahsis talebine istinaden de 01.12.2019 tarihinden başlamak üzere 2/8002542 tahsis numarası ile davacıya aylık bağlandığı tespit edilmiştir. Buna göre her ne kadar davacının kurumdan tahsis talebinde bulunduğu tarihte tahsis koşullarının gerçekleşmediği görülmekte ise de, davalı Kurumca davacının başvurusuna verilen cevap aşamasında tahsis koşullarının gerçekleştiği anlaşılmakla, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığı dönem itibarıyla, davalı Kurumdan davacıya ödenmesi gereken tutar sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir.” hususlarına işaret edilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar;
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 10.06.2019 tarihinde emekliliğe hak kazandığının tespitine; davacıya ödenmeyen 2019 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ait emekli aylığının davacıya faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen yaşlılık aylıklarının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun’a uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.