|
ÖZET: Başvuru, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görevli iki öğretmenin emeklilik yolluğu talebine ilişkindir. Başvuranlar, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmalarının ardından, 2023 yılında emekli olmuşlardır. Ancak, emeklilik tazminatlarının ödenmediği gerekçesiyle Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuşlardır. İlgili idare, emeklilik işlemlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapıldığını ve bu nedenle müdürlükte emeklilik onayı bulunmadığını belirtmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sonucunda, 375 sayılı KHK’nın 1. maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın ödenmesi gerektiğine dair hukuki bir değerlendirme yapmıştır. İlgililerin emeklilik tazminatına hak kazandıkları ve bu tazminatın, emeklilik tarihleri itibarıyla yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, idarenin başvuruya ilişkin süreçte yeterli bilgi vermediği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Konya Valiliği’ne, başvuranların tazminat taleplerinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi için gerekli işlemlerin yapılması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin bu karara uyması için 30 gün içinde işlem tesis etmesi gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2025/210-S.25.336
BAŞVURU NO : 2024/11717
KARAR TARİHİ : 08.01.2025
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : KONYA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D)
bendinde düzenlenen tazminatın (Emeklilik yolluğu) ödenmesi taleplidir.
BAŞVURU TARİHİ : 22.09.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyet başvurusu ve eklerinden; (TCKN: ilçesi
İlkokulu Okul Öncesi Öğretmeni olarak görev yapmaktayken, vasisi olduğu eşi (TCKN: ise ilçesi Teknoloji ve Tasarım
Öğretmeni olarak görev yapmaktayken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden çıkarıldıkları, yaşlarını doldurarak 2023 yılında emekli oldukları, ancak emekli olmalarına rağmen yolluklarını alamadıkları ve konuya ilişkin başvuruya Konya Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından; emeklilik işlemleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapıldığından Müdürlükte emeklilik onaylarının olmadığı cevabının verildiği ifade edilerek emeklilik nedeniyle ödenmesi gereken emeklilik tazminatlarının (375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın) ödenmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kamu Denetçiliği Kurumunun 23.10.2024 tarihli ve / -S. sayılı yazısına istinaden
Konya Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen 11.11.2024 tarihli ve Esayılı yazıda özetle; ilgili kişilerin Valiliğe başvuru konusu hakkında yazılı olarak herhangi bir başvurusunun olmadığının özlük dosyalarının incelenmesi sonucu tespit edildiği, kişinin emeklilikle ilgili işlemleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gerçekleştirildiğinden Müdürlük tarafından yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı belirtilmiş ve talep edilen belgeler yazı ekinde gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”
başlıklı 74 üncü maddesinde “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinde “A) Aylıklarını 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu,
3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı
Hâkimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personele 1000 gösterge rakamı üzerinden memuriyet taban aylığı ödenir…
D) (Ek: 31/7/2003-4969/2 md.) (A) bendi kapsamına giren personel ile 22/01/1990 tarihli ve 399 sayılı
Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere, kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilen veya hizmet sürelerinin bitiminde ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ile terhis olan yedek subaylara, yedek astsubaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın (12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarında tazminat ödenir.”,
6) 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Kamu Mali
Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğü” başlıklı 220/A maddesinde “(1) Kamu Mali Yönetim ve
Dönüşüm Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:…
g) Bakanlığın görev alanına giren hususlarda mevzuatta yer alan mali hükümlerin uygulanmasını yönlendirmek, bu konuda ortaya çıkabilecek her türlü meseleyi çözmek ve tereddütleri gidermek,”,
7) Merkezî Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “Yurtiçi sürekli görev yolluğu” başlıklı 23
üncü maddesinde “Yurtiçi sürekli görev yolluklarının ödenmesinde; – Atamalarda atama onayı, diğer hallerde harcama talimatı, – Yurtiçi / Yurtdışı Sürekli Görev Yolluğu Bildirimi (Örnek: 28), – Resmi mesafe haritasında gösterilmeyen yerler için yetkili mercilerden alınacak onaylı mesafe cetveli, ödeme belgesine bağlanır.
Kamu görevlilerinden emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere ve terhis olunan yedek subaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına mevzuatları gereğince verilen tazminatların ödenmesinde ise yetkili makamın onayı ödeme belgesine bağlanır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) ilçesi İlkokulu bünyesinde Okul Öncesi Öğretmeni olarak görev yapmaktayken
672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan ile ilçesi
Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni olarak görev yapmaktayken 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan vasisi olduğu eşi yaşlarını doldurarak 2023 yılında emekli olmalarına rağmen yolluklarını alamadıklarından bahisle, emeklilik nedeniyle ödenmesi gereken emeklilik tazminatlarının (375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın) ödenmesi talep edilmektedir (§1).
10) 6245 sayılı Harcırah Kanununun 10 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında, emekliliğini isteyen veya
emekliye sevk olunan yahut haklarında toptan ödeme hükümleri uygulanan memur ve hizmetlilere, Türkiye dâhilinde ikamet edecekleri yere kadar ve yalnız bir defaya mahsus olmak üzere yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı olarak harcırah verileceğine ilişkin hüküm, ilgilinin gerçek ikametgâh yerinin tespiti ve belgelendirilmesi, gerçeğe aykırı beyan, başvuru süresi ve benzeri ihtilaflar nedeniyle
12.08.2003 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 4969 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (c) bendi ile
yürürlükten kaldırılmıştır.
11) 4969 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesine eklenen (D) bendi ile
yapılan yeni düzenlemede; aylıklarını (A) bendinde sayılan kanunlara göre alan personel ile 399 sayılı
KHK’ya ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere ve terhis olan yedek subaylara ve bunlardan görevdeyken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaksızın beşyüz milyon lira tutarında tazminat ödeneceği hükme bağlanmıştır. Akabinde, 13.02.2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 118 inci maddesi ile bu bentte yer alan
“beşyüz milyon lira” ibaresi “(12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak” şeklinde değiştirilerek, maktu olarak belirlenen tutar yerine 657 sayılı Kanunun 154 üncü maddesi uyarınca belirlenen aylık katsayıya endeksli bir tazminat miktarı belirlenmiştir.
12) Benzer taleple Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan 2021/3215 numaralı şikayet başvurusu
kapsamında, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 220/A maddesi uyarınca Bakanlığın görev alanına giren hususlarda mevzuatta yer alan mali hükümlerin uygulanmasını yönlendirmek ve bu konuda ortaya çıkabilecek her türlü meseleyi çözmek ve tereddütleri giderme görevi bulunan Hazine ve Maliye Bakanlığı
Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünden alınan 29.06.2021 tarihli ve sayılı görüş yazısında; 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendi kapsamındaki tazminatın ödenmesi konusunda kamu görevlisi olma şartına yer verilmediği vurgulanmıştır.
13) Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığının 07.02.2017 tarihli ve E. sayılı yazısıyla OHAL kapsamında
çıkarılan KHK’lara istinaden kamu görevinden ihraç edilen ve ihraç edildikten sonra sonraki zamanda emekli olabilmeleri için gereken şartları taşıyarak emekliye ayrılanlara 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendi kapsamındaki tazminatın ödenip ödenmeyeceği konusundaki görüş talebine cevaben mülga Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 14.02.2017 tarihli, sayılı
/
ve ‘375 sayılı KHK’nın 1/D Maddesinin Uygulanması’ konulu görüş yazısında; “…emeklilik hakkı tanınan bir görevde bulunanlardan, kadın iştirakçilerden 20, erkek iştirakçilerden 25 fiili hizmet yılını doldurup anılan geçici 205 inci maddede belirtilen yaş hadlerini doldurmadan çalıştıkları kurum ve kuruluşlardan ayrılanlara, daha sonra yaş hadlerini doldurarak emekli aylığına hak kazanmaları halinde,
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın
ödenmesinin mümkün olduğu mütalaa edilmektedir. Bu itibarla, emekli olabilmesine ilişkin gerekli hizmet süresini ve yaş haddini tamamlayan söz konusu personele kendilerine emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan gösterge ve katsayı üzerinden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın ödenmesi gerektiği değerlendirilmektedir…” şeklinde görüş verilmiş olup; Kamu Denetçiliği Kurumunun bahsi geçen görüşte herhangi bir değişiklik olup olmadığı yönündeki sorusu üzerine Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünce söz konusu görüşte bir değişiklik olmadığı ifade edilmiştir.
14) Anayasa Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli ve / numaralı bireysel başvuru kararının 25
inci paragrafı “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) istikrarlı olarak, kamu makamlarınca yapılacak geri ödemelerin gecikmesini faiz ödemeleriyle ilişkilendirmektedir. Mahkemenin çeşitli kararlarında makul olmayan bir gecikme gibi nedenlerle tazminatın değer kaybettiği durumlarda bu tazminatın yeterliliğinin azalacağı belirtilmiştir (Angelov/Bulgaristan, B. No: 44076/98, 22/4/2004, § 39; Almeida Garrett, Mascarenhas Falcão ve diğerleri, B. No: 29813/96-30229/96, § 54). Nitekim böyle başvurularda AİHM, esas itibarıyla kamu makamlarının geçen süre nedeniyle ödenmesi gereken tutardaki değer kayıplarını telafi etmek için gecikme faizi ödeyip ödemediğini dikkate almaktadır. Kısacası AİHM, mülkiyet hakkı kapsamında faiz ödemesini, esasen devletin borçlu olduğu tutar ile alacaklı tarafından nihai olarak alınan tutar arasındaki enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarını giderme yükümlülüğüyle ilişkilendirmektedir (Akkuş/Türkiye, B. No: 19263/92, 9/7/1997, § 29).” şeklinde olup anılan Kararın 40 ıncı paragrafında ise
“Diğer taraftan Danıştayın aynı konuya ilişkin bazı kararlarında da konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak faiz ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Danıştay bu kararlarında, sonuç olarak açığa alınan bir kamu görevlisinden yapılan maaş kesintilerinin faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiğini belirtmiştir.” açıklamasına yer verilip “Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır.” denilmek suretiyle kişilere ödenmesi gereken mali hakların ödenmemesinden doğan zararın mülkiyet hakkının ihlali niteliği taşıdığından bahisle faizin ödenmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
15) Benzer şekilde konuya ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19.03.2014 tarihli ve
E. / K. /906 sayılı kararı ile onadığı Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin 28.09.2010 tarihli, E. / ve K. / sayılı ısrar kararında “…faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı sürelerinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; esasen bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği; ekonomilerde bir değişim vasıtası olan paranın, çeşitli ticari, sınai, zirai vb.
faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi ekonomik yararlar sağlayan
bir değer olduğu; paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılmaksızın, sahibinin bu ekonomik değerinden mahrum bırakılması sonucunu doğurmasının yanında, yüksek enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünün enflasyon oranı ölçüsünde yitirmesine neden olduğu; hukuk devletlerinde, açıklanan nitelikteki bir zararın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranmasının düşünülemeyeceği; aksine anlayışın, Devletin ve ona bağlı idarenin eylem ve işlemlerinden doğan her türlü zararın tazmini için de, açık yasa hükmü aranması sonucuna götüreceği ki, böyle bir anlayışın, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, “idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” amir hükmü ile bağdaşmayacağı…” gerekçesine yer verildiği görülmektedir.
16) Dosya kapsamında yer alan;
16.1) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri
Emeklilik Daire Başkanlığının Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğüne hitaplı, 29.05.2023 tarihli, / sayılı ve ‘ İkramiye Onayı’ konulu yazısında; Kurumunuzda sicil numarası ile çalışmaktayken 01.09.2016 tarihinden itibaren görevinden ayrılan
01.03.2023 tarihinden geçerli olmak üzere aylık bağlandığı, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi hükmü
gereğince emekli aylığı bağlanan iştirakçilere (4/l-c sigortalılarına) her tam fiili hizmet yılı için emekli ikramiyesi ödeneceği, Kurumumuzca ödenen İkramiyenin de emekliye sevk onayını veren kurumdan tahsil edileceğinin açıkça hükme bağlandığı, buna göre, emekli ikramiyesine müstahak olduğu anlaşılan ilgiliye
5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi uyarınca emekli ikramiyesi ödenebilmesi için alınacak Onay’ın
(ikramiye Onayının) gönderilmesi hususunun,
16.2) Konya Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğünün hitaplı, 30.07.2024 tarihli ve E-
– – sayılı yazısında; ilçesi İlkokulu Okul Öncesi
Öğretmeni iken yaşını doldurarak emekli olduğuna ve emeklilik yolluğu alabilmek için emeklilik onay örneği talebine ilişkin 26.07.2024 tarihli dilekçenin incelendiği, Müdürlük MEBBİS kayıtlarında şu anki durumun “672 S.K.H.K 2. Md 1. Fıkra (a) Bendi Gereğince Kamu Görevinden Çıkarıldı” olarak görüldüğü, emeklilik iş ve işlemlerin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapıldığından Müdürlükte emeklilik onayı bulunmadığının,
16.3) Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün Konya Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğüne
hitaplı, 19.09.2024 tarihli ve E- – – sayılı, ‘ konulu yazısında; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 29.05.2023 tarihli ve / sayılı yazısı ile Kamu
Denetçiliği Kurumunun 13.09.2024 tarihli ve / S- sayılı yazısı dikkate alınarak adı geçenin ikramiye onayının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına gönderilmesi ve Bakanlığa (Personel
Genel Müdürlüğü) ivedilikle bilgi verilmesi hususunun,
16.4) Konya Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğünün Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile Milli Eğitim
Bakanlığına dağıtımlı, ‘ İkramiye Onayı’ konulu, 23.09.2024 tarihli ve E- – sayılı yazısında; İlkokulu Okul Öncesi Öğretmeni iken 01.09.2016 tarihinde kamu görevinden çıkarılan ait ikramiye onayının ekte gönderilmiş olduğunun,
16.5) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri
Emeklilik Daire Başkanlığının başvurana hitaplı, 26.09.2024 tarihli, / / sayılı ve ‘Emekli Yolluğu Talebi’ konulu yazısında; gerek sosyal güvenlik mevzuatında gerekse ilgili diğer düzenlemelerde 5510 sayılı Kanunun 4/1-a ve 4/1-c bendi kapsamında emekli olan/edilen sigortalılara SGK tarafından emeklilik yolluğu adı altında herhangi bir ödeme yapılacağına dair bir hüküm yer almadığı, 375 sayılı KHK hükmü doğrultusunda yapılan tazminat ödemeleri hakkındaki taleplerin, ilgililerin en son görev yapmış olduğu kurumlarca değerlendirilmesi gerektiğinin,
16.6) Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün Kamu Denetçiliği Kurumuna hitaplı,
27.09.2024 tarihli ve E- – – sayılı yazısında; adı geçenin emekli ikramiye
onayına ilişkin olarak görev yaptığı Konya İl Millî Eğitim Müdürlüğünden 19.09.2024 tarihli yazıyla bilgi
istenildiği, bu çerçevede adı geçene ait Konya İl Millî Eğitim Müdürlüğünce alınan 20.09.2024 tarihli ve
E- – – sayılı açıktan emekli ikramiye onayının, Konya Valiliğinin (İl Millî Eğitim
Müdürlüğü) 23.09.2024 tarihli ve E- – – sayılı yazısı ekinde Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığına gönderilmiş olduğunun,
16.7) Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün İnsan Kaynakları Yönetimi Şube
Müdürlüğüne hitaplı, 05.11.2024 tarihli ve sayılı yazısında; adı geçenlerin görev yapmış oldukları okullar ile yapılan yazışmada emeklilik dilekçeleri ve emekliye sevk edildiklerine dair Valilik onaylarının bulunmadığının tespit edildiği, Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 23 üncü maddesinin son fıkrası gereği adı geçenlere ait yetkili makam onayları olmadığından emekli yolluğu ile ilgili olarak yapılacak işlem bulunmadığının,
16.8) Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne hitaplı,
08.11.2024 tarihli ve sayılı yazısında; ilgililerin özlük dosyalarını incelendiği, görevde
oldukları sürede veya daha sonrasında emeklilik başvurusu yaptıklarına dair herhangi bir belge veya bilgiye rastlanmadığının belirtildiği görülmüştür.
17) Bu kapsamda; 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın, belirli
statüde görevlendirilen çalışanların sosyal ve parasal haklarının geliştirilmesi amacıyla getirilen parasal bir hak olduğu, anılan düzenlemede söz konusu tazminatın ödenmesi konusunda kamu görevlisi olma şartına yer verilmediği, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüş yazısı da gözetilerek ilgililerin emekliye ayrıldığı tarihte kamu görevlisi olması şartının aranmadığı ve bu bakımdan emeklilik tazminatı ödemesinin emekliliğe bağlı bir hak olarak değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla emeklilik talepleri uygun görülerek emekli aylığı bağlanmış olan ve bahsi geçen maddenin (A) bendinde sayılanlar kapsamına giren ilgililere,
375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendi uyarınca tazminat ödenmemesi işleminde hukuka ve
hakkaniyete uyarlık olmadığı değerlendirilmiştir.
18) Konya İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından emeklilik iş ve işlemlerin Sosyal Güvenlik Kurumu
tarafından yapıldığından Müdürlükte emeklilik onayı bulunmadığı, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ise emeklilik dilekçeleri ve emekliye sevk edildiklerine dair Valilik onaylarının bulunmadığının tespit edildiği ile Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 23 üncü maddesinin son fıkrası gereği adı geçenlere ait yetkili makam onayları olmadığı hususları belirtilmiştir (§16). Ancak idare tarafından, söz konusu tazminat ödemesinin yapılabilmesine ilişkin sürecin ilerlemesine olanak sağlayacak herhangi bir yaklaşım ortaya konmadığı anlaşılmış olup -başvuru konusu tazminat ödemesinin yapılabilmesi için gereken belgelere veya sürecin ilerlemesine dair ilgili birimlerle/kurumlarla yazışma yapılarak ya da başvuranın bilgilendirilmesi suretiyle- çözüm odaklı yaklaşımla iyi yönetim örneği sergilenmesinin beklendiğinin idareye hatırlatılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
19) Diğer taraftan yukarıda yer verilen yargı içtihatlarında da belirtildiği üzere (§14,15), faizin; konusu para
olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı sürelerde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu, bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği ve söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranmasının gerekmediği, söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idarece tazmin edilmesinin Anayasanın 125 inci maddesi ve hukuk devleti ilkesi gereği olduğu açıktır.
20) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvurana ve vasisi olduğu eşine, emekliye
ayrıldıkları tarihte hak kazandıkları 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen
/
tazminatın, hak kazandıkları tarih itibariyle hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi için gerekli işlemlerin tesis edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
21) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talep yazısına süresi içinde cevap verildiği görülmüştür. Ancak Konya Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğünün hitaplı,
30.07.2024 tarihli yazısında; başvurana hangi sürede ve hangi mercie başvurulabileceği gösterilmediğinden
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespitiyle idareye, bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Konya İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvurana ve vasisi olduğu eşine, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D)
bendinde düzenlenen tazminatın, hak kazanılan tarih itibariyle hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi için gerekli işlemlerin tesis edilmesi yönünde KONYA VALİLİĞİNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURAN ile KONYA VALİLİĞİNE tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Mehmet AKARCA
Kamu Başdenetçisi
/