|
ÖZET: Başvuran, Almanya’da 03/08/1990 tarihinde sigorta girişi yaparak 2002 yılına kadar burada yaşamış, ardından 2004 yılından itibaren Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlamıştır. Başvurusunda, emeklilik yaşının belirlenmesinde Almanya’daki işe giriş tarihinin dikkate alınması gerektiğini savunmuş ve 47 yaşında emekli olabilmesi için 360 gün daha prim ödemesi gerektiği bildirilmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan değerlendirmede, başvuranın emeklilik koşullarının 1479 sayılı Kanun’un geçici 10. maddesine göre belirlendiği ve bu kapsamda 48 yaşında emekli olabileceği belirtilmiştir.
SGK, başvuranın 28/01/2004 ile 30/09/2008 tarihleri arasında 1684 gün sigortalı olduğunu ve 1/10/2008 tarihinden itibaren avukatlık faaliyetine devam ettiğini ifade etmiştir. Başvuranın yurtdışında geçirdiği sürelerin borçlanması talebi doğrultusunda, 4745 gün borçlanabileceği belirtilmiş, ancak başvuranın yalnızca 4255 gün borçlandığı tespit edilmiştir. Bu durum, emeklilik yaşının belirlenmesinde 1479 sayılı Kanun’un hükümlerinin esas alınmasına yol açmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığını ve SGK’nın işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu belirtmiştir. Başvuranın emeklilik işlemleriyle ilgili itirazlarının değerlendirilmesi sonucunda, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 6591-6591
BAŞVURU NO : 2018/11130
KARAR TARİHİ : 13/03/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın SGK tarafından emekliliğinde esas alınan yaş şartına itirazı hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14/09/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, 03/08/1990 tarihinde Almanya’da sigorta girişini yaptırdığını, 2002 yılına kadar
Almanya’da yaşadığını ve 2004 yılından beri Türkiye’de sigortalı olarak çalıştığını, avukat olması sebebiyle 2004/1 döneminden 2008 dönemine kadar topluluk sigortalısı olduğunu, 2008 yılında avukatların zorunlu 4/b Bağ-Kur sigortalısı sayılması sebebiyle son 10 yıldır Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, yurtdışı çalışmaları sebebiyle 01/06/2002 tarihine kadar yurtdışında geçirdiği süreyi borçlanma talebinde bulunduğunu, toplam 4745 gün borçlanabileceği süre olduğunu 3201 sayılı Kanun gereği 4255 gün borçlandığını ve bu süreye ilişkin ödemeyi gerçekleştirdiğini, 18/04/2018 tarihinde de emeklilik tahsis talebinde bulunduğunu ancak
Almanya’da işe ilk giriş tarihi 03/08/1990 olması sebebiyle 47 yaşında emekli olabilecek iken bu tarih esas alınmadığından 48 yaşında emekli olabileceğinin bildirildiğini, 47 yaşında emekli olmak istiyorsa 360 gün daha ödeme yapması gerektiğinin kendisine bildirildiğini, oysa Sosyal
Güvenlik Kurumunun 2014/17 sayılı Genelgesine göre Almanya’da işe ilk giriş tarihinin esas alınması gerektiğini ve neticesinde de 47 yaşında emekli edilmesi gerektiğini, nitekim, söz konusu Genelge ile yapılan değişiklikte, “Kanunun ilgili maddesine eklenen hüküm gereğince sosyal güvenlik sözleşmesinde özel hüküm bulunan söz konusu 18 ülkedeki sigortalılık sürelerini borçlananların bu ülkelerdeki ilk işe başlama tarihi, Türkiye’de hiç çalışma yoksa ya da Türkiye’deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önce ise aylığa hak kazanıp kazanmadıklarının tespitinde Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilecektir.” denildiğini bu nedenle yaptığı borçlanma süresinin Türkiye’de ilk sigorta girişi olan 28/01/2004 tarihinden geriye götürülerek değil Almanya’da ilk işe giriş tarihi esas alınarak yaş ve gün hesabının yapılması gerektiğini ifade ederek, Almanya’da işe ilk giriş tarihinin esas alınarak emeklilik tahsis talebinin dikkate alınmasını ve emekliliğinde 47 yaşın esas alınarak 18/04/2018 tarihli dilekçesine göre emeklilik işlemlerinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI 2) Kurumumuzun 19/10/2018 tarihli ve … sayılı bilgi belge isteme yazısına cevaben Sosyal
Güvenlik Kurumu(SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 12/11/2018 tarihli ve … sayılı yazıda özetle;
2.1) Başvuranın 28/1/2004 ile 30/9/2008 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi
kapsamında 1684 günlük sigortasının mevcut olduğu, ilgilinin, 1/10/2008 tarihi itibariyle yürürlüğe giren mevzuat gereği 4/1 (b) kapsamında sigortalı olarak avukatlık faaliyetine devam ettiği ve bu kapsamdaki hizmet süresinin 10 yıl olduğu, diğer yandan 27/3/2018 tarihli dilekçesi ile 3/8/1990 ile 1/6/2002 tarihleri arasındaki sürelerinin tamamını borçlanma talebinde bulunması üzerine kendisine 4745 gün karşılığı 102.719,76 TL borç tahakkuk ettirildiği, ilgilinin, bildirilen tutarın 92.113,00 TL’sini ödediği, buna karşılık kendisi adına 2/8/19901/6/2002 tarihleri arasında 4255 gün borçlandırılarak 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesi gereği borçlandırılan sürelerin 4/1(b) kapsamında değerIendirildiği, ilgilinin 1/10/2008 öncesi sigortalı olarak işe başlamış olması nedeniyle aylık statüsünün 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereğince 4/1(b) olarak tespit edildiği, 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği borçlanılan bu sürelerin Türkiye’de 4/1(a) kapsamında sigortalı olduğu tarihten geriye doğru, 3/4/1992 ile 27/1/2004 tarihleri arasında tahakkuk ettirildiği,
2.2) Aylık yaş ve hizmet koşulunun belirlenmesinde ise 1479 sayılı Kanunun geçici 10 uncu
maddesi gereği 1/6/2002 tarihinde mevcut hizmetlerinin 20 yıldan ne kadar az olduğuna bakıldığı, yukarıda belirtilen tahakkuk neticesinde, söz konusu tarihte ilgilinin 10 yıl 1 ay 28 gün hizmetinin mevcut olduğu ve bu sürenin 20 yıla tamamlanmasına 9 yıldan fazla 10 yıldan az süre kalması nedeniyle emeklilik için gereken yaşın, maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi gereği 48 olarak hesaplandığı,
2.3) İlgilinin emeklilik koşullarının yukarıda belirtilen mevzuat gereği 1479 sayılı Kanunun
geçici 10 uncu maddesine göre belirlendiği, işe giriş tarihinin ilgilinin aylığa hak kazanma koşullarını değiştirmediği, işe giriş tarihi 3/8/1990 olarak hesaplansa dahi, 3201 sayılı Kanunun
5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği hizmetlerin geriye doğru tahakkuk ettirilmesi nedeniyle
aylık alma koşulunun 48 yaş olarak tespit edileceği,
2.4) 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Sosyal güvenlik kanunlarına tabi
hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış işe, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.” hükmünün yer aldığı,
2.5) 3201 sayılı Kanunun 6552 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle değişik 5 inci maddesinin
5 inci fıkrasında “….Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına
girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.” hükmünün, aylık alma koşulunun belirlenmesinde işe ilk giriş tarihinin esas alındığı durumlarda uygulanabildiğini, 1479 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde işe giriş tarihi esas alınmadığından dolayı yukarıda 3 üncü maddede de belirtildiği üzere ilgilinin aylık alma koşullarının iş ilk giriş tarihinden bağımsız olduğu ve bu kapsamda değerlendirilmediği,
2.6) 1479 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin (h) bendine göre 20 yıllık hizmeti bulunan
kadın sigortalının 47 yaşında emekli olabilmesi için 1/6/2002 tarihi itibariyle 8 tam yıldan fazla,
9 tam yıl ve daha az kalmış olması gerektiği, diğer bir deyişle anılan tarihte 12 yıldan az olmak
kaydıyla 11 tam yıl veya daha fazla hizmetinin bulunması gerektiği, başvuranın ise 10 yıl, 1 ay,
28 gün hizmetinin olduğu, buna göre kişinin 11 yılı doldurabilmesi için 303 gün daha
borçlanması gerektiği,
2.7) İlgilinin aylık koşulunun 47 yaşında gerçekleşebilmesi için aylık talep tarihi itibariyle 303
gün daha borçlanmış olması gerektiği, mevcut koşullar altında aylığa hak kazanabilmesi için
303 gün daha borçlanarak aylık talebinde bulunması veya 48 yaşını doldurduğu 26/ 11/2018
tarihi itibariyle aylık talebinde bulunması gerektiği, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 16/06/2006 tarihli ve 26200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 2 nci maddesinin 7 nci fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır.
Ancak, bunlardan bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenlere 5434 sayılı
Kanun hükümleri uygulanmaz. Bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanuna göre 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanması gerekenlerden, bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenler için, bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri esas alınır. (a) bendi hükümlerinin uygulamasına esas alınacak kanun, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında geçen süreler hariç, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir. Bu Kanuna tabi hizmetlerle 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde de bu fıkra hükümleri esas alınmak suretiyle bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.”
6) 22.05.1985 tarihli ve 18761 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3201 sayılı “Yurt
Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri
Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun”un “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5 inci maddesinde “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.
Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
…
Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz. Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce akit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların akit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.”
7) 27.05.1983 tarihli ve 18059 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2829 sayılı “Sosyal
Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun”un
“Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesinde; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.”
8) 14.09.1971 tarihli ve 13956 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1479 sayılı “Esnaf ve
Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu”un Geçici 10 uncu maddesinde; “23/05/2002 tarihini takip eden aybaşı itibarıyla, kadın ise 20 tam yıl, erkek ise 25 tam yıl prim ödemiş olanlar ile prim ödeme sürelerinin dolmasına;
… ı) 9 tam yıldan fazla, 10 tam yıl veya daha az kalan kadınlara 48 yaşını, 12 yıl 6 aydan fazla,
14 tam yıl veya daha az kalan erkeklere 52 yaşını,
Doldurmaları ve talepte bulunmaları halinde, yaşlılık aylığı bağlanır.” hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yürütülen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Başvuranın 28/1/2004 ile 30/9/2008 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a)
bendi kapsamında 1684 günlük sigortasının mevcut olduğu, 1/10/2008 tarihi itibariyle yürürlüğe giren mevzuat gereği 4/1(b) kapsamında sigortalı olarak avukatlık faaliyetine devam ettiği ve bu kapsamdaki hizmet süresinin 10 yıl olduğu, 27/3/2018 tarihli dilekçesi ile 3/8/1990 ile 1/6/2002 tarihleri arasındaki sürelerinin tamamını borçlanma talebinde bulunması üzerine kendisine 4745 gün karşılığı 102.719,76 TL borç tahakkuk ettirildiği, ilgilinin, bildirilen tutarın 92.113,00 TL’sini ödediği, 27/1/2004 ile 3/4/1992 tarihleri arasında 4255 gün borçlandırılan sürelerin 4/1(b) kapsamında değerIendirildiği, ilgilinin 1/10/2008 öncesi sigortalı olarak işe başlamış olması nedeniyle aylık statüsünün 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereğince 4/1(b) olarak tespit edildiği, borçlanılan bu sürelerin Türkiye’de 4/1(a) kapsamında sigortalı olduğu tarihten geriye doğru 27/1/2004 ile 3/4/1992 tarihleri arasında tahakkuk ettirildiği, başvuranın Almanya’da işe giriş tarihinin 03/08/1990 olması nedeniyle işe giriş tarihi olarak söz konusu tarihin esas alınması gerektiği ve bu kapsamda da 47 yaşında emekli olabileceği gerekçesiyle 18/04/2018 tarihli dilekçesinin dikkate alınıp emeklilik işlemlerinin yapılmasını talep ettiği, buna karşın SGK tarafından; başvuranın emeklilik koşullarının 1479 sayılı
Kanunun geçici 10 uncu maddesine göre belirlendiği bu kapsamda 1/6/2002 tarihinde mevcut hizmetlerinin 20 yıldan ne kadar az olduğuna bakıldığı, belirtilen tahakkuk neticesinde, söz konusu tarihte ilgilinin 10 yıl 1 ay 28 gün hizmetinin mevcut olduğu ve bu sürenin 20 yıla tamamlanmasına 9 yıldan fazla 10 yıldan az süre kalması nedeniyle emeklilik için gereken yaşın, 1479 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi gereği 48 olarak hesaplandığı gerekçesiyle talebinin reddedildiği görülmektedir.
11) Başvuruya konu uyuşmazlığın; başvurana emekli aylığı bağlanırken, esas alınacak yaş
ve hizmet koşullarının belirlenmesi noktasında toplandığı görülmektedir. 12) Bu kapsamda; öncelikle başvuranın borçlanmak istediği sürelerin hangi hizmet kolunda değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin tespit yapılması gerekmektedir. 3201 sayılı Kanuna göre yurtdışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda başvuranın 28/1/2004 ile 30/9/2008 tarihleri arasında 4/1(a) bendi kapsamında 1684 günlük sigortasının mevcut olduğu, 1/10/2008 tarihi itibariyle yürürlüğe giren mevzuat gereği 4/1(b) kapsamında sigortalı olarak avukatlık faaliyetine devam ettiği ve bu kapsamdaki hizmet süresinin 10 yıl olduğu, yurt dışı borçlanma talep dilekçesini ise 27/03/2018 tarihinde verdiği dolayısıyla ilgili hüküm gereği başvuranın borçlanmak istediği sürelerin 4/1(b) kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, tespit edilmiştir.
13) Diğer yandan, başvurana emekli aylığı bağlanırken hangi mevzuat hükmünün esas
alınacağı hususunda yapılan değerlendirmede; 5510 sayılı Kanunun Geçici 2 nci maddesine göre, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanunun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunacağı, 2829 sayılı Kanuna göre ise son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı ve ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
14) Yapılan tespitler doğrultusunda, başvuranın birden fazla sigortalılık haline tabi olduğu,
5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmeden önce sigortalı olduğu ayrıca hali hazırda 4/1(b)
kapsamında sigortalılığının devam ettiği ve bu kapsamında 10 yıl hizmeti olduğu hususları dikkate alındığında; başvurana emekli aylığı bağlanma şartlarının belirlenmesinde 1479 sayılı
Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu esas alınacağı anlaşılmaktadır.
15) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 1479 sayılı Kanunun ilgili maddesi gereği
başvuranın yaş ve gün hesabının “23/05/2002 tarihini takip eden aybaşı itibarıyla, kadın ise
20 tam yıl, erkek ise 25 tam yıl prim ödemiş olanlar ile prim ödeme sürelerinin dolmasına; …
(ı) 9 tam yıldan fazla, 10 tam yıl veya daha az kalan kadınlara 48 yaşını, …. Doldurmaları ve talepte bulunmaları halinde, yaşlılık aylığı bağlanır.” hükmü kapsamında tespit edildiği,
15.1) Bu bilgiler ışığında; 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği
borçlanılan sürelerin, başvuranın Türkiye’de 4/1(a) kapsamında sigortalı olduğu 28/01/2004 tarihinden geriye gitmek suretiyle 27/1/2004 ila 3/4/1992 tarihleri arasında tahakkuk ettirildiği, 27/1/2004 tarihi ila Geçici 10 uncu maddede belirtilen 23/05/2002 tarihini takip eden ay başı olan 01/06/2002 tarihi arasında 1 yıl 7 ay 26 gün hizmetin borçlanma süresinde hesaba katıldığı, yine Geçici 10 uncu maddede belirtilen 20 yıllık süresinin tamamlanmasında esas alınan tarih olan 01/06/2002 tarihinde ise başvuranın
10 yıl 1 ay 28 gün hizmetinin olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla SGK tarafından başvuranın aylık hesabında Geçici 10 uncu maddenin (ı) fıkrasının esas alınmasında
hata tespit edilememiştir.
16) Diğer yandan; 27/03/2018 tarihli dilekçesinde başvuran, her ne kadar 02/08/1990 ila
01/06/2002 tarihleri arasında borçlanma talebinde bulunmuş olsa da söz konusu sürelere ilişkin
SGK tarafından hesap edilen gün sayısı olan 4745 günün tamamını borçlanmadığı bu sürenin
4255 gününe ilişkin borçlanma yaptığı söz konusu sürelerin de 15.1 numaralı paragrafta
detaylandırıldığı gibi 27/1/2004 ila 3/4/1992 tarihleri arasında tahakkuk ettirildiği, görülmektedir.
17) Başvuranın; Sosyal Güvenlik Kurumunun 2014/17 sayılı Genelgesine göre Almanya’da
işe ilk giriş tarihinin esas alınması gerektiği bununla birlikte 47 yaşında emekli edilmesi gerektiği iddiasına ilişkin yapılan değerlendirmede ise;
17.1) Başvuranın emekli aylığının bağlanmasında esas alınan 1479 sayılı Kanunun
geçici 10 uncu maddesine bakıldığında; işe giriş tarihinin değil prim ödeme sürelerinin dikkate alındığı, dolayısıyla kadın sigortalının 47 yaşında emekli olabilmesi için 1/6/2002 tarihi itibariyle 20 yıl prim ödeme süresinin tamamlanmasına,
8 tam yıldan fazla, 9 tam yıl ve daha az kalmış olması gerektiği, diğer bir deyişle anılan
tarihte 12 yıldan az olmak kaydıyla 11 tam yıl veya daha fazla prim ödeme süresinin bulunması gerektiği, tespit edilmiştir.
17.2) SGK tarafından başvuranın borçlandığı 4255 günün 03/04/1992 tarihine kadar
götürülmesinin sebebi ise; başvuranın 4745 gün borçlanmaya hakkı olduğu halde 4255 gün borçlanma tercihinde bulunmuş olmasıdır. Nitekim, borçlandırılan süreler, 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereği 27/1/2004 tarihinden geriye doğru tahakkuk ettirilmek suretiyle hesaplandığında 03/04/1992 tarihine kadar geriye gidebilmektedir.
18) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın 1/10/2008 tarihi
itibariyle yürürlüğe giren mevzuat gereği 4/1(b) kapsamında sigortalı olarak avukatlık faaliyetine devam ettiği ve bu kapsamdaki hizmet süresinin 10 yıl olduğu, 3201 sayılı Kanuna göre yurtdışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin, Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, belirleneceği hükmü gereği başvuranın borçlanmak istediği sürelerin 4/1(b) kapsamında değerlendirildiği, ayrıca 2829 sayılı Kanuna göre ise son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı ve ödeneceği hükmüne istinaden, SGK tarafından başvuranın emeklilik işlemlerinde 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunun esas alındığı, söz konusu Kanunun Geçici 10 uncu maddede belirtilen 20 yıllık süresinin tamamlanmasında esas alınan tarih olan 01/06/2002 tarihinde ise başvuranın 10 yıl 1 ay 28 gün hizmetinin olduğu, Geçici 10 uncu maddeye bakıldığında; işe giriş tarihinin değil prim ödeme sürelerinin dikkate alındığı, dolayısıyla kadın sigortalının 47 yaşında emekli olabilmesi için 1/6/2002 tarihi itibariyle 20 yıl prim ödeme süresinin tamamlanmasına, 8 tam yıldan fazla, 9 tam yıl ve daha az kalmış olması gerektiği, ancak başvuranın 4745 gün borçlanmaya hakkı olduğu halde 4255 gün borçlandığı, borçlandığı sürelerin Türkiye’de 4/1(a) kapsamında sigortalı olduğu 28/01/2004 tarihinden geriye gitmek suretiyle 3/4/1992 tarihine götürüldüğü ve başvuranın 01/06/2002 tarihinde 10 yıl 1 ay 28 gün hizmetinin olduğu, tespit edildiğinden, başvuranın 47 yaşında emekli edilmesi talebinin SGK tarafından reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme, hesap verilebilirlik, şeffaflık, kararların gerekçeli olması ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının
başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Muğla İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi