onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının emeklilik yaşının belirlenmesi ve yaşlılık aylığı bağlanması talebine ilişkindir. Davacı, emeklilik yaşının başlangıçta 48 olarak belirtildiğini, sonrasında ise 51 olarak değiştirildiğini belirterek, 48 yaşında emeklilik maaşı bağlanmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının emeklilik koşullarını sağladığına ve Kurum işleminin hukuka aykırı olduğuna hükmederek, davanın kabulüne karar vermiştir.

Yargıtay, davacının 01.12.1984 tarihinden itibaren 18 yaşında kabul edilerek sigortalı sayılacağını ve 5434 sayılı Kanun’un 12. maddesi gereğince emeklilik şartlarını yerine getirdiğini belirlemiştir. Davacının toplam prim gün sayısının 7011 olduğu ve 01.04.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, davanın kabulü ve Kurum işleminin iptali yönünde karar verilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarını reddederek, İlk Derece Mahkemesi kararını onamıştır. Bu durum, emeklilik yaşının belirlenmesinde hukuki belirlilik ve güvenin sağlanması açısından önem taşımaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/10923 E.  ,  2024/13184 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/149 E., 2024/112 K.
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun başvurusuna cevabında emeklilik yaşının 48 yaş olarak belirtildiğini sonraki cevabında ise 51 yaş olarak belirtildiğini beyan ederek 48 yaş itibariyle tarafına emeklilik maaşı bağlanmasına karar verilmesini ve emekliliğinin hak edildiği tarihten sonra alınmış olan primlerin fazladan alınmış primler olması sebebiyle Kurum tarafından iadesi gereken tarihten itibaren fazladan alınmış primlerin yasal faizleriyle birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun yaptığı işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2019 tarih, 2018/147 E. – 2019/264 K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davalı Kurum işleminin iptali ile davacıya 01.04.2015 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun’un geçici 81/B maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına, davacının 01.04.2015 tarihinden itibaren fazladan ödediği primlerin, 01.04.2015 tarihinden sonra her ay ödemesi gereken yaşlılık aylığı üzerinden hesaplanacak sosyal güvenlik destek primlerinin mahsubu ile geri kalan miktarının yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    2.Daire kararında; davaya konu somut olayda; davacı 01.02.1968 doğumlu olup, devlet memurluğu sınavını kazanması nedeniyle Hekimhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/205 E. – 1984/112 K. sayılı kazai-rüşt kararı ile memuriyete 01.12.1984 tarihinde 4/c kapsamında başladığı, toplam 3210 gün sigortalılığının bulunduğu, avukatlık mesleğine 01.09.1997 tarihinde başladığı, 4/a kapsamındaki çalışmasının kanun gereği 01.10.2008 tarihine kadar sürdüğü, toplam 3801 gün sigortalılığının devam ettiği, 01.10.2008 tarihinde kanun gereği 4/b sigortalılığının başladığı, toplam 3405 gün sigortalılığının bulunduğu, 5434 sayılı Kanun’a tabi 01.12.1984-14.09.1997 tarihi arasında 3210 gün iştirakçiliğinin bulunduğu, 506 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi gereği 01.09.1997-30.09.2008 tarihleri arasında 3801 günlük zorunlu sigortalılığının bulunduğu, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesine tabi 01.10.2008-30.04.2019 döneminde vergi kaydına dayalı 3405 günlük sigortalılığının bulunduğu ve tüm primlerinin ödenmiş olduğu, davacının 06.03.2015 tarihli Kuruma yapmış olduğu tahsis başvurusunun, 51 yaşının doldurmaması sebebiyle reddedilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

    5434 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinde bu kanunla tanınan haklardan 18 yaşını bitirmiş bulunması ile yararlanacağının belirtilmekle birlikte 08.07.1971 tarihli yapılan ek-21 madde düzenlemesi ile bir meslek ve sanat okulunu bitirenlerden, kazai rüşt kararı ile atananlar hakkında 12 nci maddedeki 18 yaş şartının aranmayacağı belirtilmiştir.

    Davacı 01.02.1968 doğumlu olup, devlet memurluğu sınavını kazanması nedeniyle Hekimhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/205 E. – 1984/112 K. sayılı kazai-rüşt kararı ile memuriyete 01.12.1984 tarihinde atandığı, her ne kadar Daire bozma kararımızda davacının 18 yaşını ikmal ettiği 01.12.1985 tarihin başlangıç kabul edilerek aylık koşulları irdelenmesi gerektiği belirtilmiş ise de 5434 sayılı Kanun’un 12 ve ek-21 maddesi gözetilerek başlangıç tarihi 01.12.1984 olarak belirlenerek aylık koşulları irdelenerek sonucuna göre karar verilmelidir.

    B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Kurum şahsi sicil dosyası ve hizmet dökümünü incelenmesinde; 01.12.1984 tarihinden itibaren 3210 gün 4/c kapsamında çalışması, 01.09.1997 – 30.09.2008 tarihleri arasında 3801 gün 4/a kapsamında çalışması ve 01.10.2008 tarihinden itibaren de 3405 gün 4/b kapsamında çalışmasının bulunduğu ve 30.04.2019 tarihi itibariyle de prim borcunun bulunmadığı görülmüştür. Davacının 06.03.2015 tarihli Kuruma yapmış olduğu tahsis başvurusunun, 51 yaşının doldurmaması sebebiyle reddedildiği görülmüştür. Bu noktada uyulmasına karar verilen Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2022/13744 E. 27.02.2023 tarihli 2023/1706 K. sayılı ilamının da göz önüne alınmasıyla 01.02.1968 doğumlu olup, devlet memurluğu sınavını kazanması nedeniyle Hekimhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/205 E. – 1984/112 K. sayılı kazai-rüşt kararı ile memuriyete 01.12.1984 tarihinde ataması yapılan davacının 5434 sayılı Kanun’un 12 ve ek-21 maddesi hükümlerine göre sigortalılık başlangıç tarihi 01.12.1984 tarihi olarak kabul edildiğinde yaşlılık aylığı tahsis şartlarının değerlendirilmesinden sigortalılık başlangıçları 24.11.1983-23.05.1985 tarihleri arasında olan erkek sigortalıların tahsis koşullarının 48 yaş, 25 yıllık sigortalılık süresi ve 5225 gün prim ödeme gün sayısı olduğu göz önüne alındığında 01.02.1968 doğumlu olan davacının yapmış olduğu 06.03.2015 tarihli yaşlılık tahsis talebine ilişkin işlem dosyasına göre, davacının ilk işe giriş tarihi olan 01.12.1984 tarihi ile 14.09.1997 tarihine kadar olan dönemde adına ödenen toplam (Emekli Sandığı) prim ödeme gün sayısının 3210 gün ve yine 01.09.1997 – 30.09.2008 tarihleri arasında 3801 gün 4/a kapsamında çalışmasının ve toplam da 7.011 prim gününün olduğu; davacının 01.12.1984 tarihi öncesi itibariyle mahkemece kaza-i rüştüne karar verildiği, 01.12.1984 tarihi itibariyle 18 yaşında kabul edilerek 4/c sigortalı işe başlatıldığı; tahsis tarihi itibariyle 25 yıl, 48 yaş 5225 günün emeklilik şartlarını karşılayacağı; davacının 01.12.1984 tarihi itibariyle 18 yaşında kabul edildiği, bu tarihe göre 01.12.2014 tarihi itibariyle 48 yaşının dolduğu ve 25 yıllık sürenin de geçtiği görülerek, davacının 01.12.2014 tarihi itibariyle yaş, yıl ve prim süresi yönünden emekliliğe hak kazandığı anlaşılarak ve Emekli Sandığından sonra 1260 günden fazla 4/a sigortalılığının mevcut olduğu, hizmetlerin birleştirilmesi hakkındaki kanun hükümleri çerçevesinde de 1260 gün şartının gerçekleştiği görülerek, tahsis talep tarihi olan 06.03.2015 tarihini takip eden 01.04.2015 tarihinden itibaren emekli aylığına hak kazandığı anlaşılarak, davacının davasının kabulüne, davalı Kurum işleminin iptali ile davacıya 01.04.2015 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun’un geçici 81/B maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına, davacının 01.04.2015 tarihinden itibaren fazladan ödediği primlerin, 01.04.2015 tarihinden sonra her ay ödemesi gereken yaşlılık aylığı üzerinden hesaplanacak sosyal güvenlik destek primlerinin mahsubu ile geri kalan miktarının yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun’un 428, 439 uncu maddeleri ile 5434 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinde ile 506 sayılı Kanun’un geçici 81/B maddesi

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.