|
ÖZET: Başvuran, 31 Temmuz 2016 tarihinde KHK ile meslekten ihraç edildiğini ve Eylül 2019’da emekli olduğunu belirtmiştir. Emeklilik yolluk tazminatının ödenmediğini, bu konuda 2019 yılında yaptığı başvurunun reddedildiğini ifade eden başvuran, 2023 yılında benzer durumda olan diğer emeklilerin tazminat aldığını öğrenince, Adana Valiliği’ne başvurmuş ve tazminatın ödendiği bildirilmiştir. Ancak, ödenen tazminatın faizi için yaptığı talep reddedilmiştir. Başvuran, 2019 ile 2023 yılları arasındaki süre için yasal faizin ödenmesini ve bu süreçte kendisine zarar veren idare personeli hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etmektedir.
İlgili idare, başvuranın tazminat talebinin 6245 sayılı Harcırah Kanunu gereği reddedildiğini, ancak 2023 yılında yapılan ödemenin, emekli aylığının bağlandığı tarihteki katsayı ve gösterge üzerinden gerçekleştirildiğini belirtmiştir. Faiz ödemesine dair mevzuatta bir hüküm bulunmadığı ve yargı kararlarında da faiz ödenmesine hükmedilmediği ifade edilmiştir. Ancak, başvuranın talebi ve idarenin uygulamaları, Anayasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde yeniden değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın tazminatının ödenmediği tarihten itibaren hesaplanacak yasal faizin ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir. İlgili idarenin, bu tavsiye kararına uygun hareket etmesi ve gerekli işlemleri 30 gün içinde tamamlaması beklenmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/8617-S.24.13446
BAŞVURU NO : 2024/3537
KARAR TARİHİ : 15.08.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
Emeklilik yolluk tazminatının faizinin ödenmesi talebi hk.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 08.03.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Jandarma Binbaşı olarak Adana İl Jandarma
Komutanlığı emrinde Şube Müdürü olarak görev yaparken açılan bir davadan dolayı 31.07.2016 tarihinde KHK ile meslekten ihraç edildiğini, Sincan 2 Nolu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunduğunu, Eylül 2019’da emekliye ayrıldığını, emeklilik ikramiyesi ve maaşını aldığını ama görevine cezaen son verildiğinden bahisle 6245 sayılı Harcırah Kanununun 4’ncü maddesinin 4’ncü fıkrası ve 375 sayılı KHK’nın l’nci maddesi D bendi kapsamında ödeme yapılamayacağı değerlendirildiğinden emeklilik yolluk tazminatının ödenmediğini, 2023 yılında cezaevinde kendisiyle beraber kalan aynı hukuki durumdaki bazı arkadaşlarına idareye müracaatları üzerine, emekli oldukları birimler tarafından yolluk tazminatının ödendiğini öğrenmesi üzerine 5/9/2023 tarihli dilekçeyle 375 sayılı KHK’nın 1-d maddesi ve diğer ilgili mevzuat gereği emeklilik yolluk tazminatının ödenmesini talep ettiğini, Adana Valiliği İl
Jandarma Komutanlığının 14/09/2023 tarihli yazısı ile gerekli tazminat ödemesinin 13/9/2023 tarihinde yapıldığının tebliğ edildiğini, tarafına ödenen tazminatın faizinin ödenmesi için yaptığı başvurunun ise reddedildiğini, emeklilik yolluk tazminatının ödenmesi istemiyle 5/12/2019 tarihli dilekçesi ile zamanında müracaat ettiği halde idarenin kusurlu hareket ederek Adana İl Jandarma Komutanlığının 27/01/2020 ve 20/02/2020 tarihli yazılarıyla talebini reddettiğini, bu nedenle maddi zarara uğradığını belirterek emeklilik yolluk tazminatı için başvuruda bulunduğu 2019 yılı ile ödemenin yapıldığı 2023 yılları arasındaki dört yıllık süreye ilişkin kanuni faizin ödenmesini ve 2019 yılında kendisine ödeme yapmayarak zarara uğramasına sebep olan Adana İl Jandarma Müdürlüğü personeli hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi belge talebimize istinaden Adana Valiliği İl Jandarma
Komutanlığının 16/5/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. Başvuranın, 31 Temmuz 2016 tarihinde yayınlanan 696 sayılı KHK ile ihraç edildiği, SGK tarafından
01 Haziran 2018 tarihinden itibaren emekli aylığına bağlandığı,
2.2. 07 Şubat 2020 tarihinde başvuranın tazminat talebine, 6245 Sayılı Harcırah Kanunu’nun “Harcırah verilecek kimseler” başlıklı 4’ncü maddesinin 4’ncü fıkrasında “Hizmetlilerden cezaen olmamak üzere vazifelerine son verilenlere harcırah verilir” hükmü yer aldığından başvuru sahibinin 669 Sayılı KHK ile ihraç edilmesi nedeniyle harcırah ödemesinin yapılmadığı, 2.3. Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 19 Eylül 2012 tarihli
Sayı sayılı “375 Sayılı KHK’nın 1/D maddesinin uygulanması” konulu görüş yazısında, “emeklilik hakkı tanınan bir görevde bulunanlardan yaş haddini doldurmadan ayrılan personele daha sonra yaş haddini doldurmaları durumunda emekli aylığına hak kazandıkları tarih dikkate alınarak ödemenin yapılabileceğinin” belirtildiği, 2.4. Başvuru konusu talebe ilişkin olarak Komutanlığımıza açılmış/sonuçlanmış bir davanın bulunmadığı, 2.5. 05 Aralık 2019 tarihinde başvuranın tazminat talebine 6245 Sayılı Harcırah Kanunu’nun 4’ncü maddesinin 4’ncü fıkrası dikkate alınarak olumsuz cevap verildiği, ancak başvuranın tazminat talebine ilişkin dilekçesinin J.Gn.K.lığının (Mali Hizmetler Başkanlığı) 21 Temmuz 2023 tarihli sayılı yazısı ile Komutanlığımıza tekrar gönderildiği, yazıda ödemelere ilişkin olarak
Hazine ve Maliye Bakanlığının 14 Şubat 2017 tarihli sayılı görüş yazısında ödemenin yapılabileceğinin değerlendirildiği ve OHAL kapsamında çıkarılan KHK’larda ise söz konusu tazminatın ihraç edilenlere ödenmemesine ilişkin bir hususa yer verilmediği belirtildiğinden başvuru sahibine ödemenin yapıldığı, 2.6. Hazine ve Maliye Bakanlığının 14 Şubat 2017 tarihli sayılı “375
Sayılı KHK’nın 1/D maddesinin uygulanması” konulu görüş yazısı ve J.Gn.K.lığının (Mali Hizmetler
Başkanlığı) 21 Temmuz 2023 tarihli sayılı yazısı dikkate alınarak uygulamada değişikliğe gidildiği, hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 3.2. Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünde yer alan “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenir.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 27/6/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinde, “A) Aylıklarını
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı
Uzman Erbaş Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personele 1000 gösterge rakamı üzerinden memuriyet taban aylığı ödenir…
D) (Ek: 31/7/2003-4969/2 md.) (A) bendi kapsamına giren personel ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı
Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere, kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilen veya hizmet sürelerinin bitiminde ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ile terhis olan yedek subaylara, yedek astsubaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın (12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarında tazminat ödenir.” hükümleri yer almıştır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi”
Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran özetle; emeklilik yolluk tazminatı için başvuruda bulunduğu 2019 yılı ile ödemenin yapıldığı
2023 yılları arasındaki dört yıllık süreye ilişkin kanuni faizin ödenmesini talep etmektedir.
8. Başvuruya konu olayda, başvuranın, 31.07.2016 tarihinde KHK ile meslekten ihraç edildiği, 1/6/2018 tarihinde emekli aylığı bağlandığı, ancak görevine cezaen son verildiğinden bahisle 6245 sayılı Harcırah
Kanununun 4’ncü maddesinin 4’ncü fıkrası ve 375 sayılı KHK’nm l’nci maddesi D bendi kapsamında ödeme yapılamayacağı değerlendirilerek idarece emeklilik yolluk tazminatının ödenmediği, 2023 yılında başvuranın emsal uygulamaları göstermek suretiyle yolluk tazminatı talebiyle idareye yeniden başvurduğu, idarece emekli aylığına hak kazandığı tarihte yürürlükte bulunan tutar ve katsayılar ile tazminatın ödendiği, faiz ödemesine dair mevzuatta bir hüküm bulunmaması nedeniyle faiz ödenmesinin yapılmadığı, yargı kararlarında ayrıca ödenmesine hükmedilmediği sürece faizin ödenmesine imkan bulunmadığının başvurana bildirildiği, başvuranın emeklilik yolluk tazminatının ödenmesi istemiyle dilekçe ile başvuruda bulunduğu 5/12/2019 tarihi ile ödemenin yapıldığı 2023 yılı arasındaki dört yıllık süreye ilişkin kanuni faizin ödenmesini talep ettiği, ayrıca başvuran 2019 yılında kendisine ödeme yapmayarak zarara uğramasına sebep olan Adana İl Jandarma Müdürlüğü personeli hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etmiş ise de idarece Maliye Bakanlığının görüşü doğrultusunda işlem tesis edildiği, başvurana emekli
aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan gösterge ve katsayı üzerinden yolluk tazminatı ödemesinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
9. İlgili idare tarafından ödeme işlemine dayanak teşkil eden ve bilgi belge talebine istinaden Kamu Mali
Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünce de iletilen Maliye Bakanlığının konuyla ilgili görüşleri arasında yer verilen 14/2/2017 tarihli ve sayılı yazısında, “OHAL kapsamında çıkarılan KHK’lara istinaden kamu görevinden ihraç edilen ve ihraç edildikten sonraki zamanda emekli olabilmeleri için gereken şartları taşıyarak emekliliğe ayrılan personele 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendi kapsamındaki tazminatın ödenip ödenmeyeceği” hususu değerlendirilerek, “emeklilik hakkı tanınan bir görevde bulunanlardan, kadın İştirakçilerden 20, erkek iştirakçilerden 25 fiili hizmet yılını doldurup anılan geçici 205 inci maddede belirtilen yaş hadlerini doldurmadan çalıştıkları kurum ve kuruluşlardan ayrılanlara, daha sonra yaş hadlerini doldurarak emekli aylığına hak kazanmaları halinde, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın ödenmesinin mümkün olduğu mütalaa edilmektedir.
Bu itibarla, emekli olabilmesine ilişkin gerekli hizmet süresini ve yaş haddini tamamlayan söz konusu personele kendilerine emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan gösterge ve katsayı üzerinden
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın
ödenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.” yönünde görüş mütalaa edilmiş olup ilgili idarece de bu kapsamda tazminat ödemesinin yapıldığı açıklanmıştır.
10. Başvuranın yolluk tazminatının 2023 yılında ödenmesinden bahisle talep ettiği faiz ödemesiyle ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 07/02/2019 tarihli ve numaralı bireysel başvuru kararının
25 inci paragrafında; “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) istikrarlı olarak, kamu makamlarınca
yapılacak geri ödemelerin gecikmesini faiz ödemeleriyle ilişkilendirmektedir. Mahkemenin çeşitli kararlarında makul olmayan bir gecikme gibi nedenlerle tazminatın değer kaybettiği durumlarda bu tazminatın yeterliliğinin azalacağı belirtilmiştir (Angelov/Bulgaristan, B. No: 44076/98, 22/4/2004, § 39;
Almeida Garrett, Mascarenhas Falcão ve diğerleri, B. No: 29813/96-30229/96, § 54). Nitekim böyle başvurularda AİHM, esas itibarıyla kamu makamlarının geçen süre nedeniyle ödenmesi gereken tutardaki değer kayıplarını telafi etmek için gecikme faizi ödeyip ödemediğini dikkate almaktadır. Kısacası AİHM, mülkiyet hakkı kapsamında faiz ödemesini, esasen devletin borçlu olduğu tutar ile alacaklı tarafından nihai olarak alınan tutar arasındaki enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarını giderme yükümlülüğüyle ilişkilendirmektedir (Akkuş/Türkiye, B. No: 19263/92, 9/7/1997, § 29).” hususları değerlendirilerek enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarının giderilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
11. Anılan Kararın 40 ıncı paragrafında ise; “Diğer taraftan Danıştayın aynı konuya ilişkin bazı kararlarında da konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak faiz ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Danıştay bu kararlarında, sonuç olarak açığa alınan bir kamu görevlisinden yapılan maaş kesintilerinin faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiğini belirtmiştir.” açıklamasına yer verilip “Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı
ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır.” denmek suretiyle, kişilere ödenmesi gereken mali hakların ödenmemesinden doğan zararın mülkiyet hakkının ihlali niteliği taşıdığından bahisle faizin ödenmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
12. Benzer şekilde, konuya ilişkin olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/3/2014 tarihli ve sayılı kararı ile onadığı Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin 28/09/2010 tarihli, sayılı ısrar kararında; “… faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı sürelerinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; esasen bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği; ekonomilerde bir değişim vasıtası olan paranın, çeşitli ticari, sınai, zirai vb.
faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi ekonomik yararlar sağlayan bir değer olduğu; paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılmaksızın, sahibinin bu ekonomik değerinden mahrum bırakılması sonucunu doğurmasının yanında, yüksek enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünün enflasyon oranı ölçüsünde yitirmesine neden olduğu; hukuk devletlerinde, açıklanan nitelikteki bir zararın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranmasının düşünülemeyeceği; aksine anlayışın, Devletin ve ona bağlı idarenin eylem ve işlemlerinden doğan her türlü zararın tazmini için de, açık yasa hükmü aranması sonucuna götüreceği ki, böyle bir anlayışın, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, “idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” amir hükmü ile bağdaşmayacağı…” gerekçesine yer verildiği görülmektedir.
13. Ayrıca Isparta İdare Mahkemesinin 15/12/2020 tarihli ve sayılı kararı ile 05/02/2021 tarihli ve sayılı kararlarda, polis memuru olarak görev yapmakta iken kamu görevinden ihraç edildikten sonra emekli olanların tazminat talepleri reddedilmesi üzerine açtıkları davalarda davacıların talep ettikleri tazminatın talep tarihi itibariyle işletilecek faiziyle birlikte ödenmesi yönünde karar verildiği, yine Kastamonu İdare Mahkemesinin 29/05/2019 tarihli ve sayılı kararıyla, Eskişehir İdare Mahkemesinin de 14/02/2020 tarihli ve ve kararıyla benzer şekilde karar verdiği hususlarına emsal Ombudsman kararlarında yer verilmiştir.
14. Başvuranın iddiaları, idarenin konuya ilişkin açıklamaları, ilgili mevzuat, Ombudsman’ın 2021/9161 ve 2021/3215 sayılı Tavsiye Kararları, emsal yargı kararları ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda yer verilen yargı içtihatlarında da belirtildiği üzere; faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı sürelerde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği ve söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranmasının gerekmediği, söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idarece tazmin edilmesi Anayasanın 125 inci maddesi ve hukuk devleti ilkesi gereği olduğu açık olup, başvuranın emekliye ayrıldığı tarihte hak kazandığı tazminatın aynı tarihte ödenmeyip başvuruda bulunduğu 2023 yılında geçmiş yıllara ait katsayı ve gösterge üzerinden yasal faizi olmaksızın ödenmesinin hukuka ve hakkaniyet ilkesine uygun olmadığı değerlendirildiğinden, başvurana, tazminata hak kazandığı tarih itibariyle hesaplanacak yasal faizinin ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, başvuru kapsamında
Kurumumuzun bilgi ve belge talebine idarece süresi içinde cevap verildiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin D bendi gereğince tazminata hak kazandığı tarih itibariyle hesaplanacak yasal faizinin ödenmesi yönünde İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İÇİŞLERİ BAKANLIĞINCA bu karar
üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza ve başvurana bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Bu kararın BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/