ÖZET: Başvuru, Keçiören Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen emlak vergisi borçlarına ilişkin gecikme zammı ve ceza indirimine yönelik bir talep üzerine yapılmıştır. Şikayetçi, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait emlak vergilerinin yüksek gecikme faizleri ve cezalarla birlikte kendisine tebliğ edilmeden bırakıldığını iddia ederek, bu ödeme emirlerinin iptalini istemiştir. İtirazı ise olumsuz sonuçlanmıştır.

Keçiören Belediye Başkanlığı, başvuranın 2015 yılında edinmiş olduğu gayrimenkul için emlak vergisi bildiriminde bulunmadığını ve bu durumun 2018 yılında tespit edildiğini belirtmiştir. İdare, Vergi Usul Kanunu ve Emlak Vergisi Kanunu çerçevesinde tebligatın usulüne uygun yapıldığını savunmuş, şikayetçinin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle vergi ziyaı cezası kesildiğini ifade etmiştir. Ayrıca, tebligatın geçerli olduğu ve şikayetçinin bu hususlardan haberdar olduğu sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Keçiören Belediyesi’nin emlak vergisi hesaplamalarında ve tebligat işlemlerinde herhangi bir hata tespit etmemiştir. Ancak, idarenin şikayetçiye itiraz sürecinde gerekli bilgileri sağlamadığı için bu konuda iyileştirme önerilmiştir. Başvurunun reddine karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/65533-S.20.71202

BAŞVURU NO : 2020/1831

KARAR TARİHİ : 23/07/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : KEÇİÖREN BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Emlak vergisi borçlarına ait gecikme zammı ve diğer cezalarda indirim yapılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 27/01/2020

I. BAŞVURU KONUSU

1. Kurumumuza yapılan tarihli başvuruda şikayetçi özetle; “Ankara ili, Keçiören ilçesi Emrah Mahallesi Gülgün Sokak / numaralı adreste bulunan gayrimenkulü ile ilgili olarak beyan vermediği gerekçesiyle Keçiören Belediye Başkanlığı’nca 2016, 2017, 2018 dönemlerine ait olan emlak vergileri hakkında, 23/07/2019 tarih ve 1 ( ) sayılı ödeme emri düzenlendiği ve söz konusu ödeme emirlerinin 16/10/2019 tarihinde kendisine herhangi bir doğrudan tebligat yapılmadan bina girişinde bulunan posta kutusuna bırakıldığını, söz konusu ödeme emirleri incelendiğinde oldukça yüksek gecikme faizi ve vergi ziyaı cezalarının bulunduğunu, Keçiören Belediye Başkanlığı’na tarafına uygun şekilde tebligat yapılmadığı ve ödeme emirlerinin verginin aslından 1750 TL. fazla olduğu gerekçesiyle itiraz ettiğini ancak olumsuz cevap aldığını iddia ederek adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptal edilmesini, emlak vergisinin gecikme zammı olmadan ve cezasız olarak yeniden tespit edilmesini” talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Keçiören Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İlgili idarenin 27/03/2020 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1.“Şikayetçi ‘un 2015 yılı içinde, Keçiören Belediye Başkanlığı’nın emlak vergisi tahakkuk ve tahsil ettiği, Emrah Mahallesi Gülgün Sokak / numaralı adreste bulunan gayrimenkulü ilk defa iktisab ettiği halde emlak vergisi bildiriminde bulunmadığı, keyfiyetin idarelerince 10/12/2018 tarihinde tespit edildiği, 2.2. Buna istinaden idare olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve Emlak Vergisi Kanunu yazı bilmez veya herhangi bir sebeple imza edemeyecek durumda bulunursa sol elinin başparmağı bastırılmak suretiyle tebliğ edilir. Muhatap tebellüğden imtina ederse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır.

Posta memuru, durumu tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza ederek, tebliğ olunacak evrakı tebliği yaptıran idareye teslim eder. Bu durumda tebliğ, pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihte yapılmış sayılır.”,

5.4. “Vergilendirme Hataları” başlıklı 118 inci maddesinde; “Vergilendirme hataları şunlardır: 1. Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır…” 5.5. “Vergi Ziyaı” başlıklı 341’inci maddesinde; “Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder. Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir. Yukarıki fıkralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez.

5.6.Ceza ihbarnamesi başlıklı 366’ncı maddesinde; “Kesilen vergi cezaları ilgililere (Ceza ihbarnamesi) ile tebliğ olunur. Ceza ihbarnamesinde aşağıdaki bilgiler bulunur: 1.

İhbarnamenin sıra numarası; 2. Tanzim tarihi; 3. İlgililerin soyadı, adı ve unvanı; 4. Varsa mükellef numarası; (Mükellef hesap numarası) 5. İlgilinin açık adresi; 6. Olayın izahı; (Kanunun madde ve fıkra numaraları gösterilmek ve mevcut deliller bildirilmek suretiyle) 7.

Olayın ilgili bulunduğu vergilendirme veya hesap dönemi; 8. Varsa cezanın ilgili bulunduğu vergiye ait ihbarnamenin tarih ve numarası; 9. Varsa tekerrür ve içtima durumu; 10. Vergi cezasının hesabı ve miktarı; 11. (Değişik: 23/6/1982-2686/39 md.) Vergi mahkemesinde dava açma süresi. Cezayı gerektiren olayın tespitine dair tutanak sureti ile inceleme raporunun birer örneği ihbarnameye bağlanır.

6. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun, 6.1. “Mükellef” başlıklı 3 üncü maddesinde; “ Bina Vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder. Bir binaya paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.” 6.2. 1319 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” 6.3.“Mükellefiyetin Başlaması ve Bitmesi” başlıklı 9 uncu maddesinin a) bendinde; “(Değişik madde: 17/07/1972 – 1610/5 md.) (Değişik fıkra: 03/04/2002 – 4751 S.K../2. md.)

Bina vergisi mükellefiyeti; a) 33 üncü maddenin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, … Takip eden bütçe yılından itibaren başlar.” 6.4. Bildirim verme ve süresi başlıklı 23 üncü maddesi; Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlâk vergisi bildirimi verilmesi zorunludur.

Devlete ait arazi için bildirim verilmez. Bildirimler; a) Yeni inşa edilen binalar için, inşaatın sona erdiği veya inşaatın sona ermesinden evvel kısmen kullanılmaya başlanmış ise her kısmın kullanılmasına başlandığı bütçe yılı içerisinde, b) Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde, değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içerisinde, Emlakın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verilir. Yukarıdaki fıkralarda yazılı haller bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulduğu takdirde bildirim, olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde verilir. Elbirliği mülkiyetinde mükellefler müşterek imzalı bir bildirim verebilecekleri gibi, münferiden de bildirim verebilirler. Paylı mülkiyet halinde ise bildirim münferiden verilir. Elbirliği mülkiyetinde münferiden bildirim verildiği takdirde, gayrimenkule ait vergi değeri üzerinden hissedarların adedine göre ayrı ayrı tarh ve tahakkuk yapılır. Bildirimlerin şekli ve kapsamı Maliye Bakanlığınca belirlenir.

6.5. Vergi Değerini Tadil Eden Sebepler” başlıklı 33 üncü maddesinde; Vergi değerini tadil eden sebepler aşağıda gösterilmiştir: 6. Bir bina veya arazinin takvim veya ifraz edilmesi veya mükellefinin değişmesi…” 6.6. Usul hükümleri başlıklı 37 inci maddesinde; Bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme

Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu Kanunda geçen “Vergi dairesi” tabiri, belediyeleri ifade eder. Bu Kanunun uygulanmasında, Vergi Usul Kanununun vergi inceleme yetkisi hariç olmak üzere; 1. Belediye gelir şube müdürü, gelir şube müdürü olmayan yerlerde belediye hesap işleri müdürü, hesap işleri müdürü olmayan yerlerde muhasebeci, vergi dairesi müdürü sıfat ve yetkisini haizdir. 2. Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler, belediye başkanları tarafından kullanılır. ” 7. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun, 7.1. Gecikme Zammı, Nispet ve Hesabı başlıklı 51 inci maddesinde; “Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 4 oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir. Gecikme zammı bir milyon liradan az olamaz. Gecikme zammı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan vergi ziyaı cezalarında bu madde uyarınca belirlenen oranda, mahkemeler tarafından verilen ve ceza mahiyetinde olan amme alacaklarında ise bu oranın yarısı ölçüsünde uygulanır. Bunların dışındaki ceza mahiyetinde olan amme alacaklarına gecikme zammı tatbik edilmez. Cumhurbaşkanı, gecikme zammı oranlarını aylar itibarıyla topluca veya her ay için ayrı ayrı, yüzde onuna kadar indirmeye, gecikme zammı oranı ile gecikme zammı asgari tutarını iki katına kadar artırmaya, ayrıca gecikme zammı oranını aylar itibarıyla farklı olarak belirlemeye ve gecikme zammını bileşik faiz usulüyle aylık, üç aylık, altı aylık veya yıllık olarak hesaplatmaya yetkilidir. ( 30/12/2019 tarihli ve 30994 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1947 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, birinci fıkrada yer alan gecikme zammı oranı her ay için ayrı ayrı uygulanmak üzere %1,6 olarak belirlenmiştir. Ödeme emrinin hazırlandığı dönemde bu oran %2 olarak uygulanmıştır.)

7.2. Ödeme Emri Başlıklı 55’inci maddesinde; “Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere,

15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme

emri” ile tebliğ olunur.(1) Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114 üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir…” 8. 7201 sayılı Tebligat Kanununun, 8.1.“Bilinen adreste tebligat” başlıklı 10 uncu maddesinde; Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.” 8.2. Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” 8.3. “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32 nci maddesinde; “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.”,

8.4. “Diğer mali tebligat” başlıklı 51 inci maddesinde; “Mali tebliğler, kendi kanunlarında sarahat bulunmıyan hallerde, bu kanunun umumi hükümlerine tevfikan yapılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

VI. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

fıkrasında ‘Tapu daireleri devir ve ferağ işlemini, işlemin yapıldığı ayı takip eden ayın 15 inci günü akşamına kadar ilgili belediyelere bildirir.’ ifadesi yer almaktadır. Buna göre bildirim yükümlülüğünü mükellef ile işlemi yapan tapu idaresi paylaşmış olmaktadır. Somut olayda şikayetçi 2015 yılı içinde satın alma yoluyla sahip olduğu gayrimenkulü hakkında, idareye herhangi bir bildirimde bulunmadığı, dolayısıyla Kanunda öngörülen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır.

15. Vergi Usul Kanununun‘Vergi Ziyaı’ başlıklı 341’inci maddesinde ‘Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder. Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir. Yukarıki fikralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez.’ ifadeleri yer almaktadır. Buna göre bir mükellefin vergi kaybı oluşturabilmesi için vergi ile ilgili ödevleri zamanında yerine getirmemiş ya da eksik yerine getirmiş olması gerekir. Burada yer alan ödev ibaresinden kasıt beyana dayalı vergilerde beyanname vermemek, bildirime dayalı vergilerde bildirim yapmamak olarak değerlendirilmelidir. Dolayısıyla somut olayda; şikayetçinin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi, söz konusu emlak vergisinin geç tahakkuk etmesine sebep olduğunun, bu durumun mevzuatın öngördüğü şekilde idareyi vergi ziyaı cezası kesmek durumunda bıraktığı, şikayetçiye, mevzuatta ön görülen şekilde her bir yıl için 1 kat vergi ziyaı cezası kesildiği, 2016/1- 2016/2, 2017/1-2017/2, 2018/1- ve 2018/2 dönem emlak vergisi esas borçlarına yönelik hesaplama da da güncel gecikme zamlarının uygulandığı, yani tahakkuk eden emlak vergilerine ödeme emrinin hazırlandığı 23/07/2019 tarihi itibariyle gecikme zamlarının uygulandığı, dolayısıyla idarece herhangi bir maddi hatanın yapılmadığı, tespit edilmiştir.

16. Diğer taraftan başvuran, usulüne uygun tebligat yapılmadığını iddia etmektedir. 1319 sayılı

Emlak Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde aynı kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda ihbarname veya ödeme emri tebliğinde Vergi Usul Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102 nci maddesinde, tebliğ olunacak evrakı içeren zarf posta idaresince muhatabına verileceği ve bu durumun muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması halinde, söz konusu durumun posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ edileceği, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durum posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir.

17. Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 51 inci maddesinde, mali tebliğlerin, kendi kanunlarında sarahat bulunmayan hallerde, bu Kanunun umumi hükümlerine tevkifan yapılacağı; aynı kanunun 32 nci maddesinde de tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağı, muhatabın beyan ettiği tarihin, tebliğ tarihi addolunacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümlere göre, ilgili ihbarnamenin yükümlüye tebliğinde, öncelikle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin uygulanmasının yapılmasının yasal bir zorunluluk olduğu, bu kanun hükümleri uygulanmadan Tebligat Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmaktadır.

(Danıştay konu ile ilgili verdiği kararlar; D. 4. D. 08.02.2000 tarih, E: 1999/1501, K:

2000/3737; D.7. D. 4.05.2009 tarih, E: 2008/1216, K: 2009/2313)

18. Bu kapsamda somut olay incelendiğinde, İdarece Kurumumuza gönderilen ödeme emri suretinde, şikâyetçinin ikametgahının bulunduğu Ankara ili Keçiören İlçesi Emrah Mahallesi Gülgün Sokak / numaralı adresine gidildiği ve 16/10/2019 tarihinde imza karşılığı muhatap ismi tam olarak anlaşılmasa da tebligatın yapıldığı, başvuranın ilgili idareye 13/11/2019 tarihinde itirazda bulunabildiği de göz önünde bulundurulduğunda, şikâyetçinin kendisine tebliğ edilecek hususlara muttali olduğu anlaşılmıştır.

19. Kurumumuzca yapılan nihai değerlendirme neticesinde;, Ankara ili, Keçiören ilçesi

Emrah Mahallesi Gülgün Sokak / numaralı adreste bulunan gayrimenkul hakkında tesis edilen emlak vergisi ve diğer gecikme zammı hesaplamalarının ilgili mevzuat çerçevesinde yapıldığı ve herhangi bir hata olmadığı ayrıca şikayetçiye yapılan tebligat iş ve işlemlerinde de, hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçinin 13/11/2019 tarihli itiraz dilekçesine verilen verdiği 10/12/2019 tarihli cevabi yazıda, şikayetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve KEÇİÖREN BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye

Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi