ÖZET: Başvuru, Tokat ili Almus ilçesinde bulunan bir mülkün emlak vergisi iadesi talebine ilişkindir. Şikâyetçi, eşi Çanakkale’de görev yaptığı için boş kalan evinin emlak vergisini ödediğini, ancak muafiyet talebinin reddedildiğini belirtmiştir. İdare, mülkün başlangıçta arsa olarak alındığını ve daha sonra konut haline geldiğini, dolayısıyla vergi iadesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu inceleyerek, ilgili idarenin açıklamalarını ve mevzuatı değerlendirerek bir karar vermiştir. Emlak Vergisi Kanunu’na göre, yalnızca belirli şartları taşıyan mülk sahiplerinin vergi muafiyetinden yararlanabileceği belirtilmiştir. Şikâyetçinin mülkü, satış işlemi sonrası muafiyet şartlarını sağlamadığı için iade talebi reddedilmiştir.

Sonuç olarak, yapılan değerlendirmeler neticesinde, idarenin emlak vergisi iadesini reddetme işleminin hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/10650-S.22.16425

BAŞVURU NO : 2022/3398

KARAR TARİHİ : 22/08/2022

RET KARARI

ALMUS BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Şikâyetçinin, ödediği emlak vergisi tutarlarının iade edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 03/03/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza ( ) tarafından yapılan başvuruda özetle,

Tokat ili Almuş ilçesi sınırları içerisinde bir meskeni olduğu, eşinin Çanakkale’de görev yapmasından dolayı söz konusu evin boş olduğu, hiçbir geliri olmadığı, ancak emlak vergisi bedellerini ödediği, İdareye muafiyet için başvuruda bulunulduğu, İdare tarafından ise emlak vergisinden muaf olunmadığı ve iade işlemi yapılamayacağının bildirildiği ifade ve iddia edilerek ödenen emlak vergisi tutarlarının iade edilmesi talep edilmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan

iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile şikâyetçi arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca 20/04/2022 tarihli ve S.22.8361 sayılı yazımız ile Almus Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili İdarenin 25/04/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;

2.1) İlgilinin bahse konu taşınmazı 15/05/2019 tarihinde arsa olarak satın aldığı, söz konusu yerin arsa

niteliği olmasından dolayı vergi muafiyeti olmadığı, ayrıca söz konusu arsanın 09/07/2019 tarihinde iki katlı betonarme konut ve arsası haline geldiği, ilgiliye ait tapu kayıtlarında bulunan iki katlı betonarme binanın da muafiyet kapsamına girmediği,

2.2) Arsanın meskene dönüşmesi ile birlikte 04/01/2022 tarihinde ilgili tarafından bina satışının yapıldığı,

satıştan sonra da 07/02/2022 tarihinde dilekçe ile Belediyeye başvuruda bulunarak 5 yıllık vergi iadesi

talebinde bulunulduğu, söz konusu şartlarda vergi iadesinin mümkün olmadığı bilgisi verildiği açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma

Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.1) “Vergi Ödevi” başlıklı 73’üncü maddesinde; “… Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler

kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”,

4) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün

“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1’inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,

5) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”

başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5.1) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır…”

6) 03/07/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Gelirleri” başlıklı 59’uncu

maddesinin ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır. Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.”,

7) 29/07/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Mevzu” başlıklı 1’inci maddesinde;

“Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.”,

7.1) “Mükellef” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa

intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.”,

7.2) “Nispet” başlıklı 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında; “(Değişik ikinci fıkra: 30/7/2003-4962/15

mad.) Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve

yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz.

Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

8) 31/12/2003 tarih ve 25333 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu

Genel Tebliğinde; “1.İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanacak Mükellefler” başlığı altında; “Bakanlar Kurulunca belirlenecek indirimli vergi oranından, Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan; – Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, – Gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığından ibaret bulunanlar, … yararlanacaklardır.”,

8.1) “3. İndirimli Vergi Oranının Uygulanması İle İlgili Diğer Hususlar” başlığı altında; “ a) İndirimli

vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceklerdir.

b) 200m2’yi geçmeyen tek meskene hisse ile sahip olunması halinde indirimli vergi oranı, meskenin vergi değerinin hisseye isabet eden kısmına uygulanacaktır.

c) Birden fazla meskeni olanların veya birden fazla meskende hisseye sahip olanların meskenlerine indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır.

d) Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler için söz konusu indirimli vergi oranının uygulanması mümkün değildir.

e) Sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunması halinde, bunların meskenine indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır. Mükelleflerin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları, indirimli vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir.

f) İndirimli vergi oranından yararlanan mükelleflerin, bu orandan yararlanma ile ilgili şartlardan herhangi birini kaybetmeleri halinde, bu durumu mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyeye bildirmeleri gerekmektedir. ”,

9) 12/05/2005 tarih ve 25813 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 44 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu

Genel Tebliğinin “II: Hiçbir Geliri Olmadığını Beyan Eden Mükelleflerin Geliri Veya İkinci Bir

Meskeni Bulunduğunun Tespit Edilmesi Halinde Yapılacak İşlemler’’ başlıklı bölümünde; “Hiçbir geliri olmadığını taahhüt eden mükelleflerin, indirimli vergi oranından yararlanabilmeleri için, gelir vergisine tabi hizmet karşılığı elde edilen ücret, ticari, sınai, mesleki ve zirai faaliyet geliri ile menkul ve gayrimenkul sermaye iradı, faiz ve temettü veya benzeri bir gelirinin olmaması gerekmektedir.

Mükelleflerin, yukarıda belirtilen türden bir gelir elde etmeleri veya ikinci bir meskene sahip olmaları halinde, bu değişikliği mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyeye bildirmeleri zorunludur.

Öte yandan, indirimli vergi oranından yararlanma şartlarını taşımadığı halde, gerçek dışı taahhütte bulunmak suretiyle indirimli vergi oranından yararlanan mükellefler ile durumunda meydana gelen değişikliği bildirmeyen mükelleflerden alınması gereken vergi, cezalı olarak ve gecikme faizi ile birlikte alınacaktır.’’ düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10) Kamu Denetçisi tarafından; şikâyetçinin iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat

ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; söz konusu dosya hakkında hazırlanan Ret Karar Önerisi

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11) Şikâyetçi tarafından iş bu Kararın “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde

ifade edildiği üzere özetle, arsa niteliği olan akabinde iki katlı betonarme konut ve arsası haline gelen ve hâlihazırda satışı yapılmış olan taşınmaza ait ödenmiş olan emlak vergisi tutarlarının iade edilmesi talep edilmektedir.

12) Türkiye’de yerel yönetimler anayasal yapı içerisinde oluşturulmuş ve Anayasanın 127’nci

maddesinde; ‘Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.’ olarak tanımlanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 59’uncu maddesi birinci fıkrasında Belediyelerin gelirlerinin neler olduğu belirlenmiş ve söz konusu maddenin ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır. Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.” hükümleri kapsamında emlak vergisi işlemlerinin ilçe belediyelerince gerçekleştirileceği belirlenmiştir.

13) 29/07/1970 tarihli 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinin ikinci fıkrası ile yasada

belirtilen şartları taşıyanların indirimli emlak vergisi oranından yararlanmasına imkân sağlanmış olup, zikredilen fıkrada Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye ve bu hükmün, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanacağı ve muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hükmün uygulanmayacağı, ayrıca geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye de

Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına alınarak indirimli emlak vergisinden faydalanabileceklere dair düzenleme kanun ile yapılmıştır.

14) Başvuru konusu somut olayda özetle; şikâyetçiye ait Tokat ili, Almus ilçesi,

bulunan niteliği arsa(15/05/2019 tarihli) olan taşınmazın 09/07/2019 tarihinde iki katlı 2 betonarme konut ve arsası haline geldiği, mükellefiyetin tam olduğu ve m ’sinin 491,96 olduğu, söz konusu taşınmazın 04/01/2022 tarihli bildirimde satış işlemi yapıldığının anlaşıldığı, satış işlemi sonrasında İdareye başvuruda bulunularak geriye dönük ödenmiş olan emlak vergisi bedellerinin iadesinin istenildiği, İdare tarafından talebin 1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8’inci madde hükümlerine uymadığı gerekçesiyle reddedildiği, ilgiliye ait (satış sonrası) 06/01/2021 tarihli diğer bir tapu senedi kaydında da Tokat ili, Almus ilçesi, bulunan meskene İdarece muafiyet işlemi uygulandığı tespit edilmiştir.

15) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3’üncü maddesinin (A) bendinde, vergi kanunu tabirinin anılan

Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi olan vergi, resim ve harç kanunlarını ifade ettiğini ve vergi

kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade edeceğini hükme bağlamıştır. 213 sayılı Kanunun anılan hükmü, lafzın açık olmadığı hallerde, vergi kanunlarının konuluşundaki maksadın, ilgili hükmün kanunun yapısındaki yerinin ve diğer maddelerle olan bağlantısının dikkate alınacağını düzenlemiştir. Bir başka deyişle herhangi bir kanun maddesinin uygulanmasında öncelik söz konusu hükmün lafzından çıkan anlama verilecektir. Bu kapsamda, Emlak Vergisi Kanunun 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında ifade edilen indirimli emlak vergisi kapsamındaki hükmün brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olunması ve muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında uygulanmayacağı maddenin lafzında açıkça belirtilmiştir. Emlak vergisi gibi yerel nitelikte olan ve mükellef sayısı geniş kapsamlı olan vergilerde yasada yer alan şartların varlığı halinde emlak vergisinden muafiyet öngörülmüş olup, kişilerin vergilerini ödemesi esas muafiyet ise istisnadır. Bu nedenle sadece şartların varlığı halinde muafiyet uygulanması mümkündür.

16) Bu noktada Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyetçinin iddiaları, idarenin

konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Emlak

Vergisi Kanunun 8’inci madde hükmünde açıkça zikredilen brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olunması hususuna istinaden İdarece Tokat ili, Almus ilçesi, bulunan iki katlı betonarme konut ve arsanın satışı yapıldıktan sonra geriye dönük vergi ödemelerinin İdare tarafından iade edilmemesi işleminde, taşınmaz edinildiğinde mesken değil arsa niteliğinde olması, mesken

2 2

tapusu alındığında 491,96 m olan meskenin büyüklüğünün 200 m ’lik üst sınırı geçmesi ve satış sonrası şikâyetçinin artık taşınmazın maliki olmadığı, bu noktada muafiyet şartlarını sağlamadığı, nitekim satış işlemi sonrası gerekli şartları sağlayan şikâyetçinin mülkiyetindeki farklı bir taşınmaza muafiyet uygulandığı dikkate alındığında, İdarece geçmişe yönelik ödenmiş olan vergilerin iadesinin gerçekleştirilmemesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu konusunda bir tespit yapılamamıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi

Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuruya ilişkin bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresinde ve ayrıntılı gönderildiği, İdarenin “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” , “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı ancak “karara karşı başvuru yolları ve sürelerinin gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, dolayısıyla idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

18) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu

kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Samsun Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN

REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve ALMUS BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi