|
ÖZET: Başvuru, emlak vergisi tahakkuku sırasında kısıtlılık indiriminin uygulanmadığı gerekçesiyle fazla ödeme yapıldığı iddiasını içermektedir. Başvuran, 1/8 hissesini satın aldığı gayrimenkul için 23.11.2023 tarihinde Ataşehir Belediye Başkanlığı’na kısıtlılık indirimi talebiyle başvurmuş, ancak bu talep reddedilmiştir. Başvuran, daha sonra yapılan işlemler sonucunda indirimin uygulandığını, ancak sonrasında iptal edildiğini belirtmektedir. İddialarına göre, bu durum iki kez mağduriyetine yol açmış ve fazla ödenen miktarın yasal faiziyle geri ödenmesini talep etmiştir.
Ataşehir Belediye Başkanlığı, başvuranın talebine ilişkin olarak, emlak vergisi uygulamalarının 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde yürütüldüğünü belirtmiştir. İdare, başvuranın gayrimenkulünün kısıtlılık durumunun, 20.02.2022 tarihli imar planı değişikliği ile sona erdiğini ve bu nedenle kısıtlı vergi uygulamasının 2023 yılından itibaren geçerli olmadığını ifade etmiştir. Ancak, yapılan incelemelerde, başvuranın taşınmazının kısıtlılık durumunun devam ettiği ve dolayısıyla kısıtlı emlak vergisi uygulamasının sürdürülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabulü ile birlikte, Ataşehir Belediye Başkanlığı’na kısıtlı emlak vergisi uygulamasının devam ettirilmesi ve fazla tahsil edilen tutarın iade edilmesi hususunda tavsiyede bulunmuştur. İdarenin bu tavsiyeye uyması için 30 gün içinde gerekli işlemleri bildirmesi gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/6513-S.24.10218
BAŞVURU NO : 2023/21027
KARAR TARİHİ : 14.06.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ATAŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Başvuranın, emlak vergisi tahakkuku esnasında kısıtlılık indirimi
BAŞVURUNUN KONUSU :
uygulanmayarak kendisinden fazla ödeme yapıldığı iddiası hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 31.12.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza başvuruda bulunan (TCKN: ) tarafından özetle; 01.08.2022
tarihinde babasının hissesinin 1/8’ni satın aldığı, tapu değişikliğinden dolayı belediyeye beyanname verilmesi gerektiğini 23.11.2023 tarihinde öğrendiği ve beyanname verdiği, 24.11.2023 tarihinde kısıtlılık (yeşil alan) indirimi için Ataşehir Belediye Başkanlığına dilekçe verdiği, 28.11.2023 tarihinde dilekçesini alıp tahakkuk birimine verdiği, indirim almak için teslim ettiğinde kısıtlılık hakkının olmadığı söylendiği, daha sonra işlem yapıp indirimi uyguladıkları ve tahakkuk şefine danıştıktan sonra iptal ettikleri, bu sene vergi ödediğini söylemesine rağmen gözükmediği ve yeni çıkarılan beyannameye göre tekrar ödeme yapması gerektiği belirtilerek iki defa mağdur edildiği iddia ve ifade edilerek ödenen fazla miktarında yasal faizi ile tarafına ödenmesi ve mağduriyetinin çözümünün sağlanması talep edilmektedir.
1.1) Başvuranın 2023/19530 numaralı idari başvuru yolları tüketilmeden Kurumumuza yapmış olduğu ilk
başvurusuna 07.12.2023 tarihinde Gönderme Kararı verildiği, söz konusu karara Ataşehir Belediye
Başkanlığı tarafından 19.12.2023 tarih ve sayılı yazı ile Kurumumuza cevap verildiği tespit edilmiştir.
1.2) Başvuran tarafından tarihinde ise ikinci kez Kurumumuza başvuruda bulunularak
2023/19530 numaralı başvuruya Ataşehir Belediyesi Başkanlığınca bir cevap gelmediği iddia edilerek mağduriyetinin devam ettiği ve konunun esastan incelenmesi talep edilmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan talebin
karşılanabilmesi ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca Ataşehir Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
2.1) Ataşehir Belediye Başkanlığının 22.01.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;
2.1.1) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesinde, kanunlar veya diğer kamu düzeni
koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazinin vergisinin devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunacağı, kanunla ve diğer mevzuatla yapılan kısıtlamaların neler olduğunun, süresinin, tevsikinin ve kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumluluklarının Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim, İskân ve İçişleri Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunacağı hükmüne bağlandığı,
2.1.2) Kısıtlı vergi uygulamasının söz konusu hükme istinaden hazırlanan ve 17.11.1986 tarih ve 19284
sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 09.11.1985 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe giren
“Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve arazi hakkındaki Yönetmelik” esaslarına göre yapıldığı, söz konusu yönetmeliğin 2’nci maddesinde; “imar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha, ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufu kısıtlanmış sayılır.” hükmünün yer aldığı,
2.1.3) Kadıköy Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğünün 23.05.2007 tarihli imar durumunu
belirten yazısında, İçerenköy Mahallesi ada, parsel sayılı gayrimenkulün kısmen kentsel hizmet alanında kısmen de yeşil alanda kaldığı belirtildiğinden ’ın başvurusuna istinaden 1319 sayılı
Emlak Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesine istinaden 1/10 oranında kısıtlılık muafiyeti uygulandığının kayıtları tetkikinden anlaşıldığı,
2.1.4) Ancak başvuranın 01.08.2022 tarihinde satın aldığı yeni hisse ile birlikte emlak vergisi bildiriminde
bulunmak üzere idareye başvurduğunda ibraz edilen İmar ve Şehircilik Müdürlüklerinin 28.11.2023 tarihli yazısında; “İçerenköy Mahallesi ada, parsel sayılı gayrimenkulün 20.02.2022 t.t.’li İçerenköy
Küçükbakkalköy Mahalleleri ve yakın çevresine ilişkin 1/5000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Plan değişikliğinde yeniden düzenlenecek alan sınırı içinde kalmakta olduğu, Nazım İmar Planına 1/1000 ölçekli
Uygulama İmar Planı hazırlanıp onanmasının akabinde parselasyon planı yapılıncaya kadar uygulama yapılamamaktadır.” ifade edildiğinden söz konusu gayrimenkulün Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi
Hakkında Yönetmeliğin 2’nci maddesindeki “imar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilemeyen binaların tasarrufu kısıtlanmış sayılır” hükümlerine uymadığından kısıtlı emlak vergisi uygulanamadığı ifadelerine yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve
kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ”,
4) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi”
başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik’in “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır…”,
6) 29.07.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Mevzu” başlıklı 12’inci maddesinde;
“Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar bu kanun hükümlerine göre Arazi Vergisine tabidir.
Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır. Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı Cumhurbaşkanı kararı ile belli edilir. Aksine hüküm olmadıkça bu kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabiri arsaları da kapsar.”,
6.1) “Mükellefiyetin başlaması ve bitmesi” başlıklı 19’uncu maddesinde; “Arazi vergisi mükellefiyeti;
a) 33’üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, b) Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi, c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi, Takip eden bütçe yılından itibaren başlar.
Vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan araziden dolayı mükellefiyet, bu olayın vuku bulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona erer. Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak tasarrufu yasak edilen arazinin vergisi, mükelleflerce keyfiyetin vergi dairesine bildirilmesi veya vergi dairesince re’sen tespit edilmesi üzerine yasaklama tarihini izleyen taksitlerden itibaren bu hallerin devam ettiği sürece alınmaz.
Deprem, su basması, yangın gibi tabii afetler sebebiyle yanan, yıkılan binaların arsalarına ait vergiler, bu olayların vukua geldiği tarihleri takip eden bütçe yılından itibaren iki yıl süre ile alınmaz. Üzerine bina yapılan arsanın Arazi Vergisi mükellefiyeti, inşaatın bittiği yılı takip eden bütçe yılından itibaren sona erer.”,
6.2) “Ödeme Süresi” başlıklı 30’uncu maddesi birinci fıkrasında; “Emlak Vergisi birinci taksiti Mart,
Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksiti Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.”, üçüncü fıkrasında; ‘‘Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina arsa ve arazinin vergisi, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunur. 9 ve 19’uncu madde hükümleri saklıdır.’’, dördüncü fıkrasında; ‘‘Kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırılma tarihini takip eden bütçe yılından itibaren emlakin vergisi, tüm vergi değeri üzerinden ödenir. ’’, altıncı fıkrasında; “Kanunla ve diğer mevzuatla yapılan kısıtlamaların neler olduğu, süresi, tevsiki ve kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumlulukları Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim, Çevre ve Şehircilik Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunur.”,
7) 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık
hali” başlıklı 10’uncu maddesinde; “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili
kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.”,
8) 17.11.1986 tarihli ve 19284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa Ve
Arazi Hakkında Yönetmelik’inin 2’nci maddesinde; ‘‘İmar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufu kısıtlanmış sayılır. Bu hallerde kısıtlı olarak vergileme, imar planının kesinleştiği tarihi izleyen yıl başından itibaren yapılır. Kısıtlama, ilgili arsa veya binanın bulunduğu alan imar programına alınıncaya (imar programının kesinleştiği tarihe)
kadar devam eder. Arsanın imar planında kısıtlılığı gerektiren amaçlara tahsis edildiğinin bu yönetmeliğin 5’inci maddesindeki bildirim mecburiyeti hükümlerine göre tespit edilmemiş olması halinde, arsa veya bina sahibi tarafından yazılı müracaatta bulunularak kısıtlamayı koyan idareden alınacak kısıtlılık durumunu gösteren belge verginin tarhına yetkili daireye ibraz edildiğinde kısıtlılık aynı esaslar dairesinde uygulanır.”,
8.1) 3’üncü maddesi birinci fıkrasında; ‘‘İmar planlarında bulunup da imar programına dâhil olmaması
nedeniyle üzerinde muvakkat inşaat yapılmasına izin verilen ve tapuya bu konuda şerh konulan arsaların da tasarrufu, muvakkat inşaata şümulü olmamak kaydı ile kısıtlanmış kabul edilir. ’’, ikinci fıkrasında; ‘‘Ancak, kısıtlama, imar tatbikatı yapılsın yapılmasın, tapuya verilen şerh tarihinden itibaren on yıldan fazla olamaz. ’’, üçüncü fıkrasında; ‘‘Bu halde inşa edilen muvakkat binanın vergisi bina değeri üzerinden alınmakla beraber, arsa için kısıtlı vergileme, tapuya verilen şerh tarihini izleyen yılın başından itibaren yapılır ve süre buna göre hesaplanır.’’,
8.2) 4’üncü maddesi birinci fıkrasında; ‘‘Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu veya Bölge
Kurullarınca; tarihi, sanat ve bölgesel özellikleri veya diğer özellikleri nedeniyle taşınmaz kültür veya tabiat varlığı olarak tescil ve ilan olunan, arkeolojik veya doğal sit alanı, korunma alanı, koruma amaçlı imar planı içinde olması nedeniyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsa ve arazilerin, ek ve değişikliklerine izin verilmeyen veya ek ve değişikliklerine belirli şartlarla izin verilen binaların (ticaret, san’ at-zanaat veya mesleki bir faaliyet icrası için yapılan tesis maksadı dışında bir fonksiyon verilen veya bu amaçla kullanılanlar hariç) tasarrufu kısıtlanmış sayılır. ’’,ikinci fıkrasında; ‘‘Bu hallerde kısıtlama, adı geçen kurulların kararlarının veya koruma amaçlı imar planının kesinleştiği tarihi izleyen yılın başından başlar ve kurul kararının veya planın kaldırıldığı yılın sonuna kadar devam eder.’’ ,
9) 22.08.2015 tarihli ve 29453 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Taşınmaz Kültür Varlıklarının
Korunmasına Ait Katkı Payına Dair Yönetmeliğinin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; ‘‘Bu
Yönetmeliğin amacı; belediyelerin ve il özel idarelerinin görev alanlarında kalan taşınmaz kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla tahakkuk eden emlak vergisinin %10’u oranında tarh, tahakkuk ve tahsil edilecek katkı payının uygulama esaslarını belirlemektir.”,
9.1) “Katkı Payının Tarh, Tahakkuku ve Tahsili” başlıklı 5’inci maddesi birinci fıkrasında; ‘‘Katkı
payı, bina, arsa ve araziler için, mükellefiyetin başlangıç yılında tespit edilen vergi değeri üzerinden; mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren ise, her yıl, bir önceki yıla ait vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle tespit olunacak değer üzerinden, yıllık olarak tarh, tahakkuk ve tahsil edilen emlak vergisinin yüzde on (%10)’u oranında, emlak vergisiyle birlikte tarh, tahakkuk ve tahsil edilir.’’ ikinci fıkrasında; ‘‘Katkı payının tarh, tahakkuk ve tahsilinde, 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak
Vergisi Kanunu, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.’’ düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10) Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve
tüm dosya birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11) Başvuran tarafından 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere özetle, 01.08.2022 tarihinde babasının
hissesinin 1/8’ni satın aldığı, tapu değişikliğinden beyanname verdiği, 24.11.2023 tarihinde kısıtlılık (yeşil alan) indirimi için Ataşehir Belediyesine dilekçe verdiği, tahakkuk biriminin kısıtlılık hakkının olmadığını söyledikleri, daha sonra işlem yapıp indirimi uyguladıkları ve tahakkuk şefine danıştıktan sonra iptal ettikleri, bu sene vergi ödediğini söylemesine rağmen gözükmediği ve yeni çıkarılan beyannameye göre tekrar ödeme yapması gerektiği ifade edilerek iki defa mağdur edildiği iddia ve ifade edilerek ödenen fazla miktarın da yasal faizi ile tarafına ödenmesi ve mağduriyetinin çözümü talep edilmektedir.
12) Türkiye’de yerel yönetimler anayasal yapı içerisinde oluşturulmuş ve Anayasanın 127’nci maddesinde
yer verilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 59’uncu maddesi birinci fıkrasında belediyelerin gelirlerinin neler olduğu belirlenmiş ve söz konusu maddenin ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır. Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.” hükümleri kapsamında emlak vergisi işlemlerinin ilçe belediyelerince gerçekleştirileceği belirlenmiştir.
13) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 12’inci maddesinde; Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve
arsaların arazi vergisine tabi olduğu ve belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazilerin arsa sayılacağı hükümleri kapsamında vergi alınmasına hükmedilmiştir. Mezkûr Kanunun 30’uncu maddesinde; emlak vergisinin birinci ve ikinci taksit olmak üzere iki eşit taksitte ödeneceği ve kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina arsa ve arazinin vergisinin kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunacağına hükmedilmiştir. Ayrıca, kanunla ve diğer mevzuatla yapılan kısıtlamaların neler olduğu, süresi, tevsiki ve kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumlulukları Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim, Çevre ve Şehircilik Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunacağı hükme bağlanmıştır.
14) Söz konusu hükme göre hazırlanan Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmelikte
kısıtlama ile ilgili hükümler yer almaktadır. Söz konusu Yönetmeliğin 2’nci maddesinde; ‘‘İmar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufu kısıtlanmış sayılır. Bu hallerde kısıtlı olarak vergileme, imar planının kesinleştiği tarihi izleyen yıl başından itibaren yapılır. Kısıtlama, ilgili arsa veya binanın bulunduğu alan imar programına alınıncaya (imar programının kesinleştiği tarihe) kadar devam eder. Arsanın imar planında kısıtlılığı gerektiren amaçlara tahsis edildiğinin bu yönetmeliğin 5’inci maddesindeki bildirim mecburiyeti hükümlerine göre tespit edilmemiş olması halinde, arsa veya bina sahibi tarafından yazılı müracaatta bulunularak kısıtlamayı
koyan idareden alınacak kısıtlılık durumunu gösteren belge verginin tarhına yetkili daireye ibraz edildiğinde kısıtlılık aynı esaslar dairesinde uygulanır.” ifadeleri ile tasarrufu kısıtlanan bina ve arsalara ilişkin kıstaslar belirlenmiştir.
15) Yapılan araştırma sonucunda benzer bir davada; Dava konusu işlem tarihinde nazım imar planı
doğrultusunda hazırlanmakta olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı çalışmalarının halen devam ettiği, bu tarihe kadar uygulama imar planı yapılmadığı ve taşınmaz üzerinde ne tür bir yapılaşmaya gidileceğinin somut olarak belirlenmediği, imar uygulaması çalışması sonuçlandırılmadan taşınmaz üzerinde herhangi bir tasarruf imkânının bulunmadığı durumda, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesi uygulamasına ilişkin olarak;
15.1) Danıştay 9’uncu Dairesinin 27.05.2021 tarihli ve E.2018/5864, K.2021/3369 Sayılı Kararın
hukuki değerlendirme kısmında özetle; “Dosyanın incelenmesinden, davacının maliki olduğu temyize konu İstanbul İli, Şişli İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … ve … parsellerde bulunan davacıya ait taşınmazlar için tahakkuk ettirilen 2015 yılı 2. taksitine ilişkin emlak vergisinin tahsili için dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, söz konusu taşınmazların 08.02.2007 tarihli 1/1000 ölçekli … Planı’nda …
parselin yeşil alan fonksiyonunda, … parsel ise ticaret ve konut alanında kalmakta iken, 16.04.2012 tarihli 1/5000 ölçekli … Nazım İmar Planı’nda …-… parsellerin Yeraltı Otoparkı Zemin Üstü Yeşil Alan’a ayrılmış olduğu, dava konusu işlem tarihinde ise nazım imar planı doğrultusunda hazırlanmakta olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı çalışmalarının halen devam ettiği, bu tarihe kadar uygulama imar planı yapılmadığı ve taşınmaz üzerinde ne tür bir yapılaşmaya gidileceğinin somut olarak belirlenmediği, imar uygulaması çalışması sonuçlandırılmadan taşınmaz üzerinde herhangi bir tasarruf imkanının bulunmadığı anlaşıldığından, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesine göre davacıya ait … ada … ve
… parsellerde bulunan taşınmazların kısıtlı olduğu kabul edilerek emlak vergisinin 1/10 oranında uygulanması gerekirken yukarıda belirtilen gerekçeyle istinaf başvurusunu kısmen kabul eden, kısmen gerekçeli reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu ödeme emrinin … sayılı parseldeki taşınmazlardan kaynaklanan emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payının 1/10 aşan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasında uyarlık bulunmamıştır.” ifade edilerek söz konusu kararın özet kısmında kısaca; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesine göre davacıya ait…ada…ve …parsellerde bulunan taşınmazların kısıtlı olduğu kabul edilerek emlak vergisinin 1/10 oranında uygulanması gerekir hükmüne yer verilmiştir.
15.2) Kısıtlı vergi uygulaması hususunda Gelir İdaresi Başkanlığının (Balıkesir Vergi Dairesi
Başkanlığı-Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü) 07.10.2016 tarih ve 175.01[2015/146]-91 sayılı özelgesinde özetle; “…Parselasyon işleminin idari yargı tarafından iptal edilmiş olması, parselasyon sonucu oluşan parsellerin kendiliğinden ortadan kalkması ve düzenleme öncesi durumun kendiliğinden geri gelmesi sonucunu doğurmaz. Yani arazi ve arsa düzenlemesi işleminin iptal edilmesi, tapu kayıtlarının kendiliğinden hükümsüz hale gelmesine neden olmaz; sadece yolsuz tescil haline getirir. Bu yolsuz tescillerin düzeltilmesi gerekmektedir. Bu kayıtlar ya belediye tarafından yargı kararı uygulanarak geri dönüşüm cetvellerinin hazırlanması ya da parsel maliki tarafından kadastral mülkiyet durumunun ihyası (eski durumuna getirilmesi) davalarının açılması ile düzeltilebilir. Buna göre, bir imar planını değiştiren ya da kaldıran imar planının iptal edilmesi halinde önceki imar planının kendiliğinden yürürlüğe girmeyecek olup İdarenin yeni bir imar planı yapması veya yeni bir işlemle önceki imar planını yürürlüğe koyması gerekmektedir. Bu itibarla, yargı kararıyla iptal edilen imar uygulaması sonrası yetkili makam tarafından kararın gereği olarak parselasyon işlemleri düzeltilmezse, yeni bir imar uygulamasına kadar geçen sürede eski imar uygulamasının geçerli olacaktır. Bu açıklamalar çerçevesinde, Belediyeniz imar sınırları içerisinde 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesine göre yapılan imar uygulaması hakkında
… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve … karar sayılı iptal kararına uyularak Belediye Encümeninin
… tarih ve … sayılı kararı ile imar uygulamasının iptal edilmesinden sonra yeni bir imar uygulaması yapılıncaya kadar geçen sürede eski imar uygulaması geçerli olacağından eski imar planındaki kısıtlılığı gerektiren şartların bulunması halinde kısıtlı emlak vergisi uygulanması mümkün bulunmakta olup söz konusu taşınmazların yeni bir imar uygulaması yapılıncaya kadar eski imar uygulamasındaki vasıfları dikkate alınarak emlak vergisine tabi tutulmaları gerekmektedir.” açıklamalarına yer verilmiştir.
16) Başvuru konusu somut olayda özetle; başvuran tarafından halihazırda kısıtlılık indirimi uygulandığı
arsasına yeni satın aldığı 1/8’lik payı için de 24.11.2023 tarihinde kısıtlılık (yeşil alan) indirimi amacıyla
Ataşehir Belediyesine dilekçe verdiği, tahakkuk biriminin kısıtlılık hakkının olmadığını söyledikleri ve iki defa mağdur edildiği iddia ve ifade edilerek ödenen fazla miktarın da yasal faizi ile tarafına ödenmesi ve mağduriyetinin çözümü talep edilen ilk başvurusuna Kurumumuzca Gönderme Kararı verildiği, akabinde başvuranın mağduriyetinin devam ettiği ve konunun esastan incelenmesi talep edilen ikinci başvurusu kapsamında İdareden bilgi ve belge talep edilmiştir.
16.1) İdarenin kayıtları tetkikinde başvuru konusu taşınmazın Kadıköy Belediye Başkanlığı Plan ve Proje
Müdürlüğünün 23.05.2007 tarihli yazısında kısmen kentsel hizmet alanında kısmen de yeşil alanda kaldığı belirtildiğinden, başvuranın taşınmazına Emlak Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesine istinaden 2007 yılından itibaren 2023 yılına kadar kısıtlı vergi uygulandığı, ancak başvuranın 01.08.2022 tarihli yeni hisse alışı akabinde kısıtlı vergi uygulamasının devamı için yaptığı başvuru ile birlikte ibraz edilen İmar ve
Şehircilik Müdürlüğünün 28.11.2023 tarihli yazısında; bahsi geçen taşınmazın 20.02.2022 t.t’li İçerenköy
Küçükbakkalköy Mahalleleri ve yakın çevresine ilişkin 1/5000 ölçekli revizyon Nazım İmar Planı değişikliğinde Yeniden Düzenlenecek Alan Sınırı içinde kaldığı, Nazım İmar Planına 1/1000 ölçekli
Uygulama İmar Planı hazırlanıp onanmasının akabinde parselasyon planı yapılıncaya kadar uygulama yapılamayacağı ifade edilmiştir.
16.2) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesinden kısıtlı vergi uygulamasının
kısıtlamanın devam ettiği sürece uygulanacağı anlaşılmakla birlikte, İdare tarafından 2007 yılından itibaren kısıtlılık indirimi uygulandığı bildirilen başvuru konusu yerin 20.02.2022 tarihinde yeni imar planında yeniden düzenlenecek alanlardan biri haline geldiği, bu nedenle gayrimenkulün niteliğinin yasada sayılan resmi yapı, tesis ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış alanlardan biri olup olmadığı hususu imar planı kesinleştikten sonra belirleneceğinden kısıtlılık uygulamasına son verildiği ve dolayısıyla bu tarihi takip eden yıl olan 2023 yılından itibaren tam vergi tahakkuk ve tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
16.3) Bu noktada idarenin eki belgelerinde yer alan evraklardan anlaşıldığı üzere vergi tahakkukunda; 2023
yılı için hesaplanan kısıtlı vergi oranı tutarı 252,00-TL (1.taksit 126-TL, 2. Taksit 126-TL) ve Taşınmaz
Kültür Varlıklarının Korunmasına Ait Katkı Payına Dair Yönetmeliğinin 1’inci maddesine istinaden tahakkuk eden emlak vergisinin %10’u oranında tarh, tahakkuk ve tahsil edilecek katkı payı tutarı olarak alınacak olan 25,20-TL (12.60+12,60) olarak toplamda 277,20-TL 09.01.2023 tarihinde tahsil edildiği, ancak 2023 yılı için kısıtlılık uygulaması son verildiğinden yeni hissesi ile birlikte 28.11.2023 tarihinde yeniden hesaplama yapılarak 912-TL( 1.taksit 456-TL, 2. Taksit 456-TL) vergi tutarının da içerisinde yer aldığı kalemlerden toplam 1.536-85-TL tahsilat yapıldığı, ayrıca 2023 yılında kısıtlı vergi üzerinden alınan tutar için toplam 204-TL tutarındaki düzeltme fişine “hatalı 2023 rayici üzerinden vergi için mahsup yapıldı” notu düşüldüğü ve 2024 yılı emlak vergisi 1. taksit tutarından mahsup edildiği tespit edilmiştir.
16.4) Bu noktada, Ataşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 28.11.2023 tarihli
yazısına istinaden, Nazım İmar Planına 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı hazırlanıp onanmasının akabinde parselasyon planı yapılıncaya kadar uygulama yapılamamaktadır gerekçesiyle Tasarrufu
Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmelikte belirtilen alanlar içerisinde kalmadığından kısıtlı emlak vergisi uygulanamadığı ifade edilen alan için 2023 yılından itibaren kısıtlılık indirimine son verildiği anlaşılmaktadır. Ancak 14.no.lu paragrafta yer verilen Danıştay Kararında da ifade edildiği üzere nazım imar planı doğrultusunda hazırlanmakta olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı çalışmalarının halen devam ettiği, bu tarihe kadar uygulama imar planı yapılamadığı ve taşınmaz üzerine ne tür bir yapılaşmaya gidileceğinin somut olarak belirlenmediği, imar uygulaması çalışması sonuçlandırılmadan taşınmaz üzerinde herhangi bir tasarruf imkânının bulunmadığı, ayrıca 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesinde, kısıtlı vergi uygulamasının kısıtlamanın devam ettiği sürece uygulanacağı ve kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırılma tarihini takip eden bütçe yılından itibaren emlakin vergisinin tüm vergi değeri üzerinden ödeneceği hususları öngörüldüğünden somut olayda söz konusun taşınmaz üzerindeki kısıtlamanın kaldırılması halinde tüm vergi üzerinden ödenmesinin mümkün olabileceği, ancak 2007 yılından itibaren kısıtlılık vergisi uygulanan yere ilişkin henüz İdare tarafından da kısıtlama şerhinin kaldırıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı dikkate alındığında bahsi geçen taşınmazın kısıtlı olduğu ve kısıtlı olduğu süre zarfında kısıtlı vergi uygulamasının devam ettirilmesi ve başvurandan alınan tam vergi tutarının düzeltmeye konu edilerek fazla tahsil edilen tutarın tarafına iadesinin sağlanması gerektiği değerlendirilmiştir
17) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, şikâyetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarenin eki belgelerinde yer alan evraklardan anlaşıldığı üzere 2023 yılında kısıtlı vergi üzerinden alınan tutar için toplam 204-TL tutarındaki düzeltme fişine “hatalı 2023 rayici üzerinden vergi için mahsup yapıldı” notu düşüldüğü ve 2024 yılı emlak vergisi 1. taksit tutarından mahsup edildiği tespit edilmiştir.
Başvuranın 2007 yılından itibaren uygulanan kısıtlılık vergisinin 2022 yılında kaldırılmasına ilişkin ise, Belediyelerin 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamındaki yetkilerine istinaden hazırlanan imar planlarında
İçerenköy Mahallesi, ada parsel sayılı gayrimenkulün Kadıköy Belediye Başkanlığı Plan ve Proje
Müdürlüğünün 23.05.2007 tarihli yazısından anlaşıldığı üzere kısmen kentsel hizmet alanında kısmen de yeşil alanda kaldığından başvuranın arsasına Emlak Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesine istinaden,
2007 yılından 2023 yılına kadar kısıtlılık muafiyeti uygulandığı anlaşılmıştır. Ancak başvuranın yeni hisse
alışı esnasında ibraz edilen İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 28.11.2023 tarihli yazısına göre, 20.02.2022 t.t’li İçerenköy Küçükbakkalköy Mahalleleri ve yakın çevresine ilişkin 1/5000 ölçekli revizyon Nazım İmar
Planı değişikliğinde Yeniden Düzenlenecek Alan Sınırı içinde kalmaktadır. Nazım İmar Planına 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı hazırlanıp onanmasının akabinde parselasyon planı yapılıncaya kadar uygulama yapılamayacağı belirtilmiştir. Bu nedenle “1/5000 ölçekli revizyon Nazım İmar Planı değişikliği sonrası Ataşehir Belediye Başkanlığınca Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa Ve Arazi Hakkında
Yönetmelik’inin 2’nci maddesinde; ‘‘İmar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufu kısıtlanmış sayılır.” hükmüne istinaden söz konusu yerin yeni planda yeşil alan olup/olmadığı hususu henüz netleşmediğinden kısıtlı vergi uygulamasına son verildiği anlaşılmaktadır.
17.1) Ancak 1/1000 ölçekli uygulama imar planı çalışmalarının halen devam ettiği, bu tarihe kadar
uygulama imar planı yapılamadığı ve taşınmaz üzerine ne tür bir yapılaşmaya gidileceğinin somut olarak belirlenmediği, 2007 yılından itibaren kısıtlılık vergisi uygulanan taşınmaza ilişkin olarak imar uygulaması çalışması sonuçlandırılmadan taşınmaz üzerinde herhangi bir tasarruf imkânının bulunmadığı, ayrıca 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesinde, kısıtlı vergi uygulamasının kısıtlamanın devam ettiği sürece uygulanacağı ve kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırılma tarihini takip eden bütçe yılından itibaren emlakin vergisinin tüm vergi değeri üzerinden ödeneceği hususları
öngörüldüğünden somut olayda söz konusun taşınmaz üzerindeki kısıtlamanın kaldırılması halinde tüm vergi üzerinden ödenmesinin mümkün olabileceği, nitekim İdare tarafından da kısıtlama şerhinin kaldırıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı dikkate alındığında bahsi geçen taşınmazda kısıtlı emlak vergisi uygulanmaması işleminde hukuka uyarlılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul
Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
KABULÜ İLE;
2023 yılından itibaren kısıtlı emlak vergisi uygulaması sona erdirilen taşınmazın, nazım imar planı
değişikliğinde Yeniden Düzenlenecek Alan Sınırı içerisinde kaldığı anlaşılmakla birlikte herhangi bir tasarruf imkânı bulunmadığı değerlendirildiğinden kısıtlı emlak vergisi uygulamasının devam ettirilmesi ile gerekli düzeltme işleminin yapılarak fazla tahsil edilen tutarın ilgiliye iadesinin sağlanması hususunda
ATAŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve ATAŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından bu karar üzerine
tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi