ÖZET: Başvuran, Hendek Belediyesi’ne yaptığı başvuruda, emlak vergisinden muaf olması gerektiğini belirterek, 2020 yılı itibarıyla ödenen emlak vergilerinin iadesini talep etmiştir. Başvurusu kabul edilmesine rağmen, geçmişte ödediği emlak vergilerinin iadesi talebi reddedilmiştir. Hendek Belediye Başkanlığı, başvuranın emlak vergisi muafiyeti için 24/06/2020 tarihinde başvurduğunu ve bu tarihten itibaren muafiyetin geçerli olduğunu belirtmiştir. Ancak, başvuranın geçmişe dönük vergi iadesi talebi, ilgili mevzuat gereği reddedilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumunu değerlendirerek, emlak vergisi muafiyetinin geçmişe dönük uygulanabileceği ve başvuranın son beş yıl içinde bu muafiyet şartlarını taşıdığı sonucuna varmıştır. Bu bağlamda, başvuranın ödediği emlak vergilerinin iade edilmesi gerektiği önerilmiştir. İlgili mevzuat, hiçbir geliri olmayan mükelleflerin, brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskenleri için emlak vergisi muafiyeti talep etme hakkına sahip olduğunu vurgulamaktadır.

Sonuç olarak, Hendek Belediyesi’ne, başvuranın geçmişe dönük emlak vergisi ödemelerinin iade edilmesi hususunda tavsiyede bulunulmuştur. İlgili idarelerin bu karara uygun işlem yapması ve sonuçları Kamu Denetçiliği Kurumu’na bildirmesi gerekmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/2871-S.21.4592

BAŞVURU NO : 2020/96326

KARAR TARİHİ : 18/02/2021

TAVSİYE KARARI

HENDEK BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Emlak vergisi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11/09/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi; “Ev hanımı olduğunu 5 yıldır emlak vergisini düzenli olarak ödediğini, ancak emlak vergisinden muaf olması gerektiğini öğrenmesi sonrasında 2020 yılı içerisinde emlak vergisinden muaf tutulması hususunda ilgili Belediye’ye başvuruda bulunduğunu, başvurusunun kabul edildiğini ve tarafına artık emlak vergisi tahakkuk etmediğini, ancak 5 yıllık geçmiş emlak vergilerinin tarafına iade edilmesi talebinin ilgili Belediyece reddedildiğini iddia ederek, ödenen emlak vergilerinin iade edilmesini” talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında 28/10/2020 tarihli ve E.93756 sayılı yazıyla Hendek

Belediye Başkanlığı’ndan bilgi-belge talep edilmiştir. Bu kapsamda, Belediye Başkanlığı’nın 27/11/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısı Kurumumuza ulaşmıştır.

2.1. Hendek Belediye Başkanlığı anılan yazısında özetle; “Belediyemizin 28003 sicil numaralı mükellefi 24/06/2020 tarihinde 1319 Sayılı Emlak Vergi

Kanununun 8. Maddesine istinaden kurumumuza Emlak Vergisi muafiyeti başvurusunda bulunmuştur. Bu tarih öncesinde herhangi bir vergi muafiyeti başvurusu bulunmamaktadır.

Başvuru yapmış olduğu tarih itibari ile muafiyet talebinin uygun görülmesi neticesinde başvuru tarihinden itibaren vergi muafiyeti uygulanmıştır.

44 Seri No.1u Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde Taahhüt Belgesi dışında bir belge

istenmesine gerek görülmediği belirtilmiştir İlgili başvuru tarihinde sistemsel sorunlar sebebi ile Takbis, Vergi Dairesi ve Sosyal Güvenlik K sorgulamaları yapılamadığı, Covid-19 Salgını sebebi ile personel eksiliğimiz olması ve vatandaşımzın herhangi bir gecikmeden ötürü mağduriyet yaşamaması adına ilgili ek evraklar kendisinden talep edilmiştir. Şikayete konu alan ile ilgili 24/11/2020 tarihi itibari ile kurumumuzda yürüyen idari iş ve işlem, yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış bir dava yoktur.” denilmektedir.

3. Gelir İdaresi Başkanlığının benzer bir konu hakkındaki 30/11/2015 tarihli ve E.113617 sayılı yazısında; “Bu itibarla indirimli bina vergisi oranı uygulaması için gerekli şartları taşıyan mükelleflerin başvurularında beyan ve taahhütlerin yeterli sayılması ancak söz konusu beyan ve taahhütlerin doğruluğunun mükelleflerden ek belge istenilmeden Belediyelerce ilgili kurum ve kuruluşlardan teyit edilmesi gerekmektedir. Ayrıca mükellefler 1319 sayılı Kanunun

8 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıdıkları tarihten itibaren zamanaşımı

süresi de göz önünde bulundurulmak suretiyle geçmişe dönük olarak indirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlanabileceklerdir.”

4. Gelir İdaresi Başkanlığının 15/08/2018 tarihli ve E.108083 sayılı yazısında da; “1319 sayılı Kanunda emlak vergisinin geçmişe dönük uygulanmayacağına dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulaması şartları geçmiş yıllar itibariyle sağlayan mükelleflerin geçmişe dönük olarak indirimli oran uygulamasından yararlanabilmesi ve düzeltme zamanaşımı süresi göz önünde bulundurulmak suretiyle geçmişe dönük düzeltme yapılarak tahsil edilen emlak vergilerinin iade edilmesi mümkün bulunmaktadır.”

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. Anayasanın;

5.1. “Vergi ödevi” başlıklı 73 üncü maddesi;“Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”

5.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ”

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

7. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun “Nispet” başlıklı 8 inci maddesinin ikinci fıkrası; “Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt

200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu

meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

8. 213 sayılı Vergi usul Kanununun,

8.1. “Vergilendirme hataları” başlıklı 118 inci maddesi; “Vergilendirme hataları

şunlardır:

1. Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır; 2. Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmıyan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır; 3. Mevzuda hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmiyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır.

4. Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.”

8.2. “Düzeltme yetkisi ve reddiyat” başlıklı 120 nci maddesinin birinci fıkrası; “Vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü karar verir. Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlıyarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.”

8.3. “Re’sen düzeltme” başlıklı 121 inci maddesi; “İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hataları re’sen düzeltilir. Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan kimselerin düzeltmeye karşı vergi mahkemesinde dava açma hakları mahfuzdur.”

8.4. “Düzeltmede zamanaşımı” başlıklı 126 nci maddesinin birinci fıkrası; “114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi (5 Yıl) dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez.”

9. 20/12/2006 tarihli ve 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı; “1319 sayılı Emlak

Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı,

2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.”

10. 31/12/2003 tarihli ve 25333 (3. Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Maliye Bakanlığının 38 Seri Nolu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin I. Bölümünün

1 inci ve 2 nci fıkrası; “Bilindiği gibi, Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin değişik

ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2 yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2003/6576 sayılı Bakanlar Kurulu

Kararı(3) ile de, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2′ yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu meskene ait bina vergisi oranı 2004 yılı için sıfıra indirilmiştir.

11. 12/05/2005 tarihinde 25813 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye

Bakanlığının 44 Seri Nolu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin 1 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları; “Ancak, Bakanlığımıza yapılan başvurular üzerine, mükelleflere kolaylık sağlamak amacıyla hiçbir geliri bulunmayan ve Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olan mükelleflerin bu Tebliğ ekinde yer alan

Taahhüt Belgesini ilgili belediyeye vermeleri halinde bu meskenleri için 2004 yılından itibaren indirimli (sıfır) bina vergisi oranının uygulanması uygun görülmüştür.

Bu durumda, söz konusu taahhüt belgesinin verilmesi yeterli olup, ayrıca mükelleflerin ikametgahlarının bulunduğu yer vergi dairesinden gelir vergisi mükellefi olmadıklarına ve T.C.

Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden aktif sigortalı bulunmadıklarına dair belge almalarına gerek bulunmamaktadır.”

IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

12. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu

Denetçisi Fatma Benli YALÇIN tarafından Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

13. Şikayet konusunun, oturmakta olduğu evi dışında bir mülkü bulunmadığını ve çalışmadığını iddia eden şikayetçinin, Emlâk Vergisi indiriminden yararlanma ve geçmiş yıl ödemelerinin iadesi talebinden ibaret olduğu tespit edilmiştir.

14. Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesi çerçevesinde, Bakanlar Kurulu (Cumhurbaşkanı olarak değiştirildi), hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin Emlak Vergisi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu çerçevede, 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu

Kararı gereğince, hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde, söz konusu meskene ait bina vergisi oranı

2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.

15. Yasal mevzuatımıza göre genelgeler, kanunlarla ve yönetmeliklerle düzenlenen hususların idarelerce ve vatandaşlarca uygulamasının nasıl yapılacağını düzenleyen alt düzenleyici işlemlerdir. Bu çerçevede Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin uygulanmasında yaşanan aksaklıkların ve geliri olmayanların yokluk durumunu ispatlamakta yaşadıkları zorlukların giderilmesi amacıyla 44 Seri Nolu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği yayımlanmıştır. Söz konusu Genelge çerçevesinde indirim talep edenlerin taahhüt belgesi vermelerinin yeterli olacağı, emlak vergisi indirimiyle ilgili taahhüt edilenin dışında herhangi bir durumun ortaya çıkması durumunda sorumluluğun taahhüt edende olacağı belirtilmiştir. Bu çerçevede ilgili belediyenin şikayetçinin dilekçesi çerçevesinde “0” oranında emlak vergisi indirimini uygulamaya başladığı görülmektedir.

16. Mevzuatta, hiçbir geliri olmayan mükelleflerin, Taahhüt Belgelerini, ilgili belediyelere ne zaman vereceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu hususta yapılan incelemeler neticesinde, bir vatandaşın, geriye dönük olarak indirimli (sıfır) oranlı emlak vergisi uygulanmasından yararlanılıp yararlanmayacağını ilişkin sorusuna, İstanbul Vergi Dairesi

Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğünün yayımladığı 11/04/2011 tarih ve

006.01258 sayılı özelgede; “İndirimli bina vergisi oranından yararlanabilmeleri için

bildirimde bir süre belirlenmediği ve söz konusu uygulamadan düzeltme zamanaşımı süresi içinde geçmişe yönelik yararlanmanın mümkün olduğu” açıklamıştır.

17. Vergi hatası, müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır. Vergi Usul Kanunu’nun 118 inci maddesinde açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi alınması ve vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasını vergilendirme hatası olarak nitelendirmektedir. Bu çerçevede, 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olan ve hiçbir geliri bulunmayan kişilere indirimli (sıfır) oranlı emlak vergisi oranı uygulanması gerekirken, bu kişilerden vergi alınması vergilendirme hatası olarak değerlendirilmektedir. Vergilendirme hatası söz konusu olduğunda ne tür işlem yapılacağını 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 120 inci maddesinde açıklanmaktadır. Bu maddede hataların düzeltme fişine dayanılarak düzeltilebileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde fazla verginin aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise reddedileceği, bu durumun mükellefe tebliğ edileceği, mükellefin ise tebliğ tarihinden itibaren parasını geri almak için bir yıl içinde müracaat etmemesi durumunda hakkının sakıt olacağı belirtilmektedir. Yine Vergi Usul Kanununca

İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hatalarının re’sen düzeltilebileceği belirtilmiştir.

18. Bu çerçevede, yasal mevzuat uyarınca şikayetçinin son 5 yıldır emlak vergisi muafiyet şartlarını taşıdığına dair, taahhütname alınması sonrasında şikayetçinin düzeltme zaman aşımı süresine (5 yıl) tekabül eden emlak vergisi ödemelerinin iade edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19. İyi yönetim ilkeleri, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde sayılmış olup, bu çerçevede ilgili idarenin Kurumun bilgi ve belge talep yazısındaki “Dostane çözüm” teklifini reddettiği, ödemeleri iade etmediği ve şikayetçiye hak ara yollarını göstermediği tespit edildiği için, iyi yönetim ilkelerinden; “kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı tespit edildiğinden, söz konusu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun

“Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Sakarya Vergi Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Düzeltme zamanaşımı süresi göz önünde bulundurulmak suretiyle şikâyetçiden 2020 yılına kadar tahsil edilen emlak vergilerinin şikâyetçiye iade edilmesi hususunda, HENDEK

BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idarelerce bu karar

üzerine tesis edilecek işlemlerin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın ŞİKAYETÇİ ile HENDEK BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi