ÖZET: Başvuru, Selçuklu Belediye Başkanlığı’na ait emlak vergisi muafiyeti talebinin reddedilmesine ilişkindir. Şikâyetçi, 2009 yılında emlak vergisi beyanında bulunmuş ve 2010 ile 2011 yıllarında vergilerini ödemiştir. 2012 yılında, konutunun brüt alanının 200 m²’yi geçmediği ve emekli olduğu gerekçesiyle muafiyet talep etmiştir. Ancak, 2017 yılında yapılan hesaplamada brüt alanın 201 m² olarak belirlenmesi üzerine, muafiyet talebi reddedilmiş ve ödenen vergilerin iadesi talep edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu inceleyerek Selçuklu Belediyesi’nden bilgi talep etmiştir. İdarenin açıklamalarına göre, emlak vergisi muafiyeti için brüt alanın 200 m²’yi geçmemesi gerektiği belirtilmiştir. Yapılan hesaplamalar sonucunda, şikâyetçinin konutunun brüt alanının 201 m² olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, muafiyet uygulanamamış ve başvurunun reddi yönünde karar verilmiştir.

Sonuç olarak, başvuru, ilgili mevzuat ve yapılan incelemeler doğrultusunda hukuka uygun bulunmuş ve reddedilmiştir. Başvuranın iddiaları ile idarenin açıklamaları dikkate alınarak, emlak vergisi muafiyeti talebinin geçerli şartları taşımadığı sonucuna varılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/15748-S.21.25189

BAŞVURU NO : 2021/9450

KARAR TARİHİ : 03/11/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SELÇUKLU BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Şikâyetçinin, emlak vergisi muafiyeti kapsamında değerlendirilerek ödemiş olduğu verginin iade edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 13/05/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza başvuruda bulunan (TCKNO: ) özetle, 2009

yılında emlak vergisi beyanında bulunulduğu, 2010 ve 2011 yıllarına ait emlak vergisi tutarlarının 2 ödendiği, 2012 yılında İdareye başka bir geliri bulunmadığı, ikamet edilen konutun 200 m ’yi geçmediği ve emekli olduğundan dolayı emlak vergisi muafiyeti kapsamına alınmasına ilişkin dilekçenin verildiği, 200 2 m ’yi geçmeyen konutu için 2011 ve 2012 yılında ödenmiş olduğu tutarların tarafına iade edildiği, 2017 2 yılında yeniden yapılan hesaplama neticesinde brüt alanın 201 m olduğu gerekçesiyle tarafına iade edilen tutarlar da dâhil 2010 yılından itibaren emlak vergisi tutarlarının Belediye tarafından tahsil edildiği, konu ile ilgili tekrar muafiyet dilekçesi verildiği, ancak reddedildiği, yapılan hesaplamanın yanlış olduğu iddia edilerek yeniden ölçüm yapılarak emlak vergisi muafiyetinden yararlandırılması ve ödenen bedellerin tarafına iade edilmesi talep edilmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan

iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18 inci maddesi hükmü uyarınca 22/06/2021 tarihli ve sayılı yazımız ile Selçuklu Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talep edilmiştir. İlgili İdarenin 30/06/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;

2.1) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında, ‘‘Cumhurbaşkanı,

kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından

aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması dâhil) halinde bu meskenlere ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.’’ hükmünün yer aldığı,

2’

2.2) parselde kayıtlı bulunan tüm bağımsız bölümlerin brüt m lerinin belediye personeli mimar kontrol

mühendisi tarafından hesap edildiği, mükellef ’ un parsel Blok .Kat bağımsız bölüm numaralı gayrimenkulün sahibi olduğu, indirimli emlak vergisi muafiyeti için 1319 sayılı 2

Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’nci maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinde yer alan brüt 200 m sınırının 2 ilgili bağımsız bölümün brüt 201 m olması nedeni ile indirimli emlak vergisi muafiyet işleminin uygulanmadığı,

2.3) Bahsi geçen taşınmaz ile ilgili itiraz üzerine tüm bağımsız bölümlerde güncel tapu kayıtlarına göre

2 mimari proje üzerinden yeniden hesaplama işlemi yapıldığı ve 201 m olarak hesap edildiği, 634 Sayılı Kat

Mülkiyeti Kanunu’na göre kalorifer dairesi, sığınak, merdiven ve asansör boşluğu ve sair 4’üncü maddede belirlenmiş yerler her halükarda ortak yerler olduğu, ancak, kömürlük, odunluk, garaj, çamaşırlık gibi yerler, genel tahsisli değil de her bağımsız bölüme ayrı ayrı tahsis edilmişse bu durumda eklenti yani müştemilat olarak; ayrı ayrı tahsis söz konusu değilse o zaman ortak yer olarak nitelendireceği, kat mülkiyeti kurulmuş binalarda eklentiler ait olduğu bağımsız bölümün mütemmimi olduğundan bunların vergilendirilmelerinin bağımsız bölümle birlikte nazara alınacağı, ortak yerlerin ise bağımsız bölüm maliklerinin müşterek mülkiyetle sahip oldukları yer sayıldığından bağımsız bölümün arsa payı oranına göre belirlenen vergi değeri tespit edildiği ve vergilendirilmenin de ona göre yapıldığı,

2.4) Emlak Vergisine esas olacak bina değerinin tespitinde binanın dıştan dışa (brüt) yüz ölçümü esas

alınmakta olduğu, bu şekilde hesaplanan brüt alan, hol, merdiven boşluğu, kapıcı ve kalorifer dairesi, sığınak gibi ortak kullanım yerlerinden gelen paylar ile kömürlük ve çamaşırlık gibi müştemilatın yüz ölçümünü de içerdiği, brüt 200 metre kareyi geçmesi sebebi ile indirimli emlak vergisi muafiyetinin yapılmasının mümkün olmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma

Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.1) “Vergi Ödevi” başlıklı 73’üncü maddesinde; “… Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler

kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”,

4) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün

“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1’inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak

kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”

5) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”

başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5.1) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliği’nin “Karar Verme Süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.’’ ,

6) 29/07/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Mevzu” başlıklı 1’inci maddesinde;

“Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.”,

6.1) “Mükellef” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa

intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.”, ikinci fıkrasında; “Bir araziye paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.”,

6.2) “Nispet” başlıklı 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla

mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” ,

7) 29/12/2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulunun 2006/11450 sayılı Kararında;

“1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı, 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.” ,

8) 29/07/1972 tarihli ve 14260 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Maliye Bakanlığının 6 Seri No.lu

Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin “Ortak Yerlerin Değerlemesi” başlıklı A/1-c bölümünde; “Kat mülkiyeti kurulmuş binalarda ortak yerlerin nasıl değerlendirileceği Emlâk Vergisine Matrah Olacak

Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzüğün 15’ inci maddesinde belirtilmiştir. Bu maddedeki ortak yerler deyimi, kat mülkiyetine konu olabilecek veya ortak faydalanma dışında müstakilen kullanılabilecek duruma getirilen (dükkân, daire, depo gibi) yerleri kapsamaktadır. Bu bakımdan sözü edilen hükümlere göre bu nitelikteki yerlerin ayrıca değerlendirilerek kat (bağımsız bölüm) malikleri tarafından payları oranında ayrı ayrı beyan edilmesi gerekir. Buna karşılık, Kat Mülkiyet Kanununa göre kat maliklerinin ortak kullanımına tahsis edilen ve müstakilen tasarrufu mümkün olmayan (çamaşırlık, sığınak, kapıcı ve kalorifer

dairesi, bahçe, ortak garaj ve benzeri) yerler için, eklentilerde olduğu gibi, bunlar da bağımsız bölümlerin değerini tayin eden kısımlar olduğundan, ayrıca vergi değeri tayin ve takdir edilmeyecek ve bağımsız bölümlerle bağlantıları ölçüsünde bu bölümlerle birlikte değerleme konusu yapılacaktır.”

9) 01/03/1983 tarihli ve 17974 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Maliye Bakanlığının 14 Seri No.lu

Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin “Binanın Dıştan Dışa Yüzölçümünün Tespiti” başlıklı bölümünde; “Emlâk Vergisine esas olacak bina değerinin tespitinde binanın dıştan dışa (brüt) yüzölçümü esas alınmaktadır. Binanın (apartmanlarda ise dairenin) dıştan dışa yüzölçümü dış duvarlar arasındaki 2 mesafeler itibariyle m cinsinden bulunacak alanıdır. Binanın dıştan dışa yüzölçümü kesin olarak bilinemediği takdirde, faydalı yani net alanın % 25 fazlasının dıştan dışa yüzölçümü olarak bildirilmesi 2 mümkün bulunmaktadır. Buna göre net alanı 100 m olan bir apartman dairesinin beyan edilmesi gereken 2 brüt alanı 125 m olacaktır. Bu şekilde hesaplanan brüt alan, hol, merdiven boşluğu, kapıcı ve kalorifer dairesi, sığınak gibi ortak kullanım yerlerinden gelen paylar ile kömürlük ve çamaşırlık gibi müştemilatın yüzölçümünü de içermektedir.” ,

10) 31/12/2003 tarih ve 25333 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu

Genel Tebliğinde; “1.İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanacak Mükellefler” başlığı altında; “Bakanlar Kurulunca belirlenecek indirimli vergi oranından, Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan; – Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, – Gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığından ibaret bulunanlar, … yararlanacaklardır.” düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11) Kamu Denetçisi tarafından; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve

tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; söz konusu dosya hakkında hazırlanan Ret Karar Önerisi

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12) Kurumumuza yapılan başvuruda şikâyetçi tarafından 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere 2017

2 yılında konutu için yeniden yapılan hesaplama neticesinde brüt alanın 201 m olduğu gerekçesiyle 2010

yılından itibaren emlak vergisi tutarlarının Belediye tarafından tahsil edildiği, konu ile ilgili tekrar muafiyet dilekçesi verildiği, ancak reddedildiği, yapılan hesaplamanın yanlış olduğu iddia edilerek yeniden ölçüm yapılarak emlak vergisi muafiyetinden yararlandırılması ve ödenen bedellerin tarafına iade edilmesi talep edilmektedir.

13) Türkiye’de yerel yönetimler anayasal yapı içerisinde oluşturulmuş ve Anayasanın 127’nci

maddesinde; ‘Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.’ olarak tanımlanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 59’uncu maddesi birinci fıkrasında Belediyelerin gelirlerinin neler olduğu belirlenmiş ve söz konusu maddenin ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından

alınır. Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.” hükümleri kapsamında emlak vergisi işlemlerinin ilçe belediyelerince gerçekleştirileceği belirlenmiştir.

14) 29/07/1970 tarihli 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinin ikinci fıkrası ile yasada

belirtilen şartları taşıyanların indirimli emlak vergisi oranından yararlanmasına imkân sağlanmış olup, brüt

200 m²’yi geçmeyen tek meskeni sahip olanların faydalanabileceğine dair düzenleme yapılmıştır.

Zikredilen fıkrada, ‘‘Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye’’ ve bu hükmün, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanacağının, ayrıca geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye de Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.

14.1) Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile

yasada şartları taşıyanların bina vergisi oranının 2007 ve müteakip yıllar için sıfır olarak belirlendiği, “brüt alan” ibaresinden kastın ne olduğu hususunun Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan 6 Seri No.lu

Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin “Ortak Yerlerin Değerlemesi” başlıklı A/1-c bölümünde ve 14

Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin “Binanın Dıştan Dışa Yüzölçümünün Tespiti” başlıklı bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı anlaşılmaktadır.

15) Başvuru konusu somut olayda şikâyetçi, 2012 yılında İdareye başka bir geliri bulunmadığı, ikamet

2 edilen konutun 200 m ’yi geçmediği ve emekli olduğundan dolayı emlak vergisi muafiyeti kapsamına

alınmasına ilişkin dilekçenin verildiği, mukim bulunduğu konutun yüzölçümünün hesaplandığı ve brüt 2 184,55 m olarak bildirildiği, İdare tarafından 2010 ve 2011 yıllarında ödenmiş olan emlak vergisi tutarlarının tarafına iade edildiği, İdare tarafından 06/02/2017 tarihinde yapılan inceleme sonucunda ilgili 2 gayrimenkulün brüt yüz ölçümünün 201 m olduğunun tespit edildiği ve muafiyet işleminin iptal edildiği, mükellefin emlak vergisinin tahakkuk ettirilmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığından gecikme cezası alınmadan 2010-2017 yılları arasında 2.030,60-TL emlak vergisi tutarının 29/03/2017 tarihinde tahakkuk ettirildiği, şikâyetçi tarafından ise çeşitli tarihlerde (03/02/2011-02/02/2012-24/02/2017-06/12/201722/11/2018-14/06/2019) konutun yüzölçümünün yanlış hesaplandığı iddiası ve yeniden hesaplanması talebiyle İdareye başvuru yapıldığı, akabinde Kurumumuza başvurulduğu, İdare tarafından söz konusu dilekçelere brüt yüz ölçümünü gösterir hesap çizelgesi ile cevap verildiği, söz konusu çizelgede bağımsız

2 2

bölüme düşen ortak kullanım alanının 52 m ve bağımsız bölüme ait net kullanım alanının 149 m olarak

2 2

hesaplandığı, bağımsız bölümün brüt yüzölçümünün 201 m ( 149+52=201 m ) olarak bildirildiği, ayrıca şikâyetçiye ait tapu senedin de söz konusu konuta ait bilgilerin; parsel, pafta, 75.806,77 yüzölçümü, arsa payı 150/74880, bağımsız no.lu, . kat, Blok olarak yer aldığı tespit edilmiştir.

15.1) Şikâyetçi tarafından e-devlet aracılığıyla sorgulanan tapu bilgileri sorgulama çıktısında arsa payının

130/74880 olarak belirtildiği, bu durumun arsa payının bağımsız bölüme düşen ortak alan hesaplamasını etkilediği için Kurumumuzca arsa payının netleştirilmesi kapsamında ilgili İdareden 22/10/2021 tarihinde web-tapu aracılığıyla sorgulama yapılması istenildiği, söz konusu payın 150/74880 olarak belirtildiği anlaşılmaktadır.

16) 14 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde; emlak vergisine esas olacak bina değerinin

tespitinde binanın dıştan dışa (brüt) yüzölçümünün esas alınacağı; binanın (apartmanlarda ise dairenin)

2 dıştan dışa yüzölçümünün, dış duvarlar arasındaki mesafeler itibariyle m cinsinden bulunacak alan olduğu;

binanın dıştan dışa yüzölçümü kesin olarak bilinemediği takdirde, faydalı yani net alanın % 25 fazlasının dıştan dışa yüzölçümü olarak bildirilmesinin mümkün olduğu; bu şekilde hesaplanan brüt alanın, hol, merdiven boşluğu, kapıcı ve kalorifer dairesi, sığınak gibi ortak kullanım yerlerinden gelen paylar ile kömürlük ve çamaşırlık gibi müştemilatın yüzölçümünü de içerdiği ifade edilmiştir.

16.1) 6 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde de; Kat Mülkiyet Kanununa göre kat

maliklerinin ortak kullanımına tahsis edilen ve müstakillen tasarrufu mümkün olmayan (çamaşırlık, sığınak, kapıcı ve kalorifer dairesi, bahçe, ortak garaj ve benzeri.) yerler için, eklentilerde olduğu gibi, bunlar da bağımsız bölümlerin değerini tayin eden kısımlar olduğundan, ayrıca vergi değeri tayin ve takdir edilmeyeceği ve bağımsız bölümlerle bağlantıları ölçüsünde bu bölümlerle birlikte değerleme konusu yapılacağı belirtilmiştir.

17) Kurumumuza yapılan benzer bir başvuru için Gelir İdaresi Başkanlığından görüş sorulmuş olup,

Gelir İdaresi Başkanlığının 10/12/2019 tarihli ve E.171362 sayılı yazısında özetle; Binanın brüt alanı ile ilgili olarak 6 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde;

“A – BİNA VERGİSİ

1.Verginin konusu ve bina kavramı

…

c) Ortak yerlerin değerlemesi

Kat mülkiyeti kurulmuş binalarda ortak yerlerin nasıl değerlendirileceği Emlâk Vergisine Matrah Olacak

Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzüğün 15’inci maddesinde belirtilmiştir.

Bu maddedeki ortak yerler deyimi, kat mülkiyetine konu olabilecek veya ortak faydalanma dışında müstakilen kullanılabilecek duruma getirilen (dükkân, daire, depo gibi.) yerleri kapsamaktadır. Bu bakımdan sözü edilen hükümlere göre bu nitelikteki yerlerin ayrıca değerlendirilerek kat (bağımsız bölüm)

malikleri tarafından payları oranında ayrı ayrı beyan edilmesi gerekir. Buna karşılık, Kat Mülkiyet

Kanununa göre kat maliklerinin ortak kullanımına tahsis edilen ve müstakilen tasarrufu mümkün olmayan (çamaşırlık, sığınak, kapıcı ve kalorifer dairesi, bahçe, ortak garaj ve benzeri.) yerler için, eklentilerde olduğu gibi, bunlar da bağımsız bölümlerin değerini tayin eden kısımlar olduğundan, ayrıca vergi değeri tayin ve takdir edilmeyecek ve bağımsız bölümlerle bağlantıları ölçüsünde bu bölümlerle birlikte değerleme konusu yapılacaktır.” denilmektedir.

14 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde ise;

“…

Binanın Dıştan Dışa Yüzölçümünün Tespiti

Emlâk Vergisine esas olacak bina değerinin tespitinde binanın DIŞTAN DIŞA (BRÜT) YÜZÖLÇÜMÜ esas alınmaktadır. Binanın (apartmanlarda ise dairenin) dıştan dışa yüzölçümü dış duvarlar arasındaki mesafeler itibariyle m² cinsinden bulunacak alanıdır. Binanın dıştan dışa yüzölçümü kesin olarak bilinemediği takdirde faydalı yani net alanın % 25 fazlasının dıştan dışa yüzölçümü olarak bildirilmesi mümkün bulunmaktadır. Buna göre net alanı 100 m² olan bir apartman dairesinin bildirilmesi gereken brüt alanı 125 m² olacaktır. Bu şekilde hesaplanan brüt alan hol, merdiven boşluğu, kapıcı ve kalorifer dairesi, sığınak gibi ortak kullanım yerlerinden gelen paylar ile kömürlük ve çamaşırlık gibi müştemilatın

yüzölçümünü de içermektedir.” denilmektedir. Buna göre, genel ortak alanların yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde değerlendirilmesi ve kat maliklerinin ortak kullanımına tahsis edilen ve müstakilen tasarrufu mümkün olmayan yerlerin, mükelleflerin arsa hissesine göre bulunacak payları oranında bağımsız bölümlerle birlikte değerleme konusu yapılarak ilgili Belediye tarafından vergi değerinin hesaplanması gerekmektedir.

Öte yandan, binanın dıştan dışa yüzölçümünün kesin olarak bilinemediği takdirde faydalı, diğer bir ifade ile net alanın % 25 fazlasının dıştan dışa yüzölçümü olarak bildirilmesi mümkün bulunmaktadır. Buna göre net alanı 100 m² olan bir apartman dairesinin bildirilmesi gereken brüt alanı 125 m² olacaktır.

Bu itibarla, indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasında 200 m²’lik brüt alanın yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre hesaplanması gerekmekte olup… Ancak, meskenin alanının brüt 200 m²’yi geçmesi durumunda indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.” açıklamalarına yer verilmiştir. (2019/18089 no.lu başvuruya verilen 03/04/2020 tarihli Ret Kararı)

18) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili

açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 14 seri no.lu Emlak

Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde belirtildiği üzere bina değerinin tespitinde binanın dıştan dışa (brüt)

yüzölçümünün esas alınması gerektiği, binanın (apartmanlarda ise dairenin) dıştan dışa yüzölçümünün 2 ise dış duvarlar arasındaki mesafeler itibariyle m cinsinden bulunacak alan olduğu ve bu şekilde hesaplanan brüt alanın, hol, merdiven boşluğu, kapıcı ve kalorifer dairesi, sığınak gibi ortak kullanım yerlerinden gelen paylar ile kömürlük ve çamaşırlık gibi müştemilatın yüzölçümünü de içermesi gerektiği, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden 22 adet blokun yer aldığı ortak kullanım alanı toplamının 2 2

25829 m , şikâyetçinin payına düşen bağımsız ortak kullanım alanının 52 m ve bağımsız bölüme

2 2

düşen net kullanım alanının 149 m olduğu, şikâyetçiye ilişkin bağımsız bölümün brüt alanın ise 201 m 2 olduğu için şikâyete konu meskenin 200 m ’nin üzerinde olması nedeniyle indirimli bina vergisinden faydalanılması için gereken brüt alanın aşıldığı, açıklanan gerekçelerle tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi

Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuruya ilişkin bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresinde gönderildiği, İdarenin “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine ve

“kararların gerekçeli olması” ve “karara karşı başvuru yolları ve sürelerinin gösterilmesi” ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmaktadır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

20) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu

kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Konya Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN

REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve SELÇUKLU BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi