ÖZET: Başvuran, 2016 yılında memuriyetten ihraç edilmesinin ardından iş bulmakta zorluk çektiğini ve bu süreçte emlak vergisini ödeyemediğini ifade ederek Atakum Belediyesi’ne başvuruda bulunmuş, ancak talebi reddedilmiştir. Başvurusunda, 2016 ile 2019 yılları arasında işsiz kaldığı için emlak vergisi muafiyeti talep eden başvuran, ilgili idarenin bu talebi kabul etmemesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur.

Atakum Belediyesi, başvuranın kamu görevinden çıkarılmasını gerekçe göstererek talebi reddetmiş, Gelir İdaresi Başkanlığı da bu durumu desteklemiştir. Ancak, başvuranın brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olduğu ve hiçbir geliri olmadığını belgelendirdiği dikkate alındığında, indirimli emlak vergisi oranından yararlanması gerektiği sonucuna varılmıştır. İlgili mevzuat, belirli şartları sağlayan mükelleflerin indirimli emlak vergisi uygulamasından faydalanabileceğini öngörmektedir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Atakum Belediyesi’ne başvuranın emlak vergisi muafiyetinin sağlanması yönünde tavsiyede bulunmuştur. İdarenin bu tavsiyeye uygun hareket etmesi ve kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde gerekli işlemleri gerçekleştirmesi gerekmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/11995-S.18561

BAŞVURU NO : 2019/10631

KARAR TARİHİ : 22/11/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ATAKUM BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Emlak vergisi muafiyetinden yararlanma talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 27/05/2019

I. BAŞVURANLARIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 01/09/2016 tarihinde 672 nolu KHK ile memuriyetten atıldığını, yine aynı gün gözaltına alınarak tutuklandığını, 19/04/2018 tarihinde tahliye olduğunu, KHK’lı olduğu gerekçesiyle iş bulmada zorluk çektiğini, 26/01/2019 tarihinde sigortalı işe başladığını, bu süreçte aile geçimini sağlamak için 45.000 TL borç aldığını, bu dönem zarfında kendisinin işsiz eşinin de ev hanımı olması nedeniyle emlak vergisini ödeyemediğini, Atakum Belediyesi’ne bu döneme ait emlak vergisinden muaf tutulması için 07/05/2019 tarihli başvurusunun ilgili idare tarafından reddedildiğini belirterek, 2016 Yılı Ağustos Ayı ile 2019 Yılı Ocak Ayı arası işsiz kalması nedeniyle adına kayıtlı olan evinin 2016 yılı ikinci dönem, 2017 yılı birinci ve ikinci dönem, 2018 yılı birinci ve ikinci döneme ait emlak vergilerinden muaf tutulmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. 05/07/2019 tarihli ve … sayılı yazı ile Atakum Belediye Başkanlığı ile Gelir İdaresi

Başkanlığından başvuruya ilişkin bilgi-belge talep edilmiştir.

Bu kapsamda, Atakum Belediye Başkanlığı’nın 19/07/2019 tarihli ve … sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Şikayetçinin dilekçesine istinaden talebinin incelendiği, adı geçenin başvurusu esnasında bizzat sözlü ve yazılı olarak Kanun Hükmünde Kararname kamu kurumundaki görevinden ihraç olduğunu beyan ettiği, bu nedenle şahsa indirimli (0) oranlı Emlak Vergisi uygulaması konusunda tereddüte düşüldüğü ve Gelir İdaresi Başkanlığından görüş talep edildiği ve alınan görüş çerçevesinde başvuranın indirimli emlak vergisi imkânından faydalanamayacağının bildirildiği, ifade edilmiştir.

3. Ayrıca, Gelir İdaresi Başkanlığının 22/07/2019 tarih ve … sayılı cevap yazısında özetle, 3.1. 1319 sayılı Kanunun 37 nci maddesinde, söz konusu Kanunun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme

Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, 3.2. Emlâk Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde yapılan değişikliklerle Kanunda geçen

“Vergi dairesi” tabirinin belediyeleri ifade edeceği, 11 inci ve 21 inci maddelerinde yapılan değişikliklerle de Bina ve Arazi Vergisinin belediyeler tarafından tarh ve tahakkuk ettirileceğinin hükme bağlandığı, bu hükümler uyarınca Emlâk Vergisi’nin 1.1.1986 tarihinden itibaren belediyelerce tarh, tahakkuk ve tahsil edildiği, 3.3. Bu kapsamda, indirimli bina vergisi uygulamasının, Devlet tarafından sağlanan bir imkân olduğu ve terör örgütleriyle veya Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulananlarla ilişkisi olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılanların söz konusu imkândan yararlanamayacağı, açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler” hükmü yer almaktadır.

5. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir” hükmü yer almaktadır.

6. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde; “Bina vergisinin oranı meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde ikidir. Bu oranlar, 5216 sayılı Kanunun uygulandığı büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde % 100 artırımlı uygulanır.

Cumhurbaşkanı, vergi oranlarını yarısına kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya yetkilidir.

Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

Yeni inşa edilen bina veya binaların vergisi, arsasının (veya arsa payının) vergisinden az olamaz. Bu hüküm binaların inşalarının sona erdiği yılı takip eden bütçe yılından itibaren dört yıl uygulanır” hükmü bulunmaktadır.

6.1. 1319 sayılı Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrası, “Bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır” hükmünü

amirdir.

7. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinin (A) bendinde; “Vergi kanunlarının uygulanması: Bu Kanunda kullanılan “Vergi Kanunu” tabiri işbu Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder.

Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı gözönünde tutularak uygulanır” düzenlemesi bulunmaktadır.

8. 29/12/2006 tarihli ve 26391 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2006/11450 sayılı Bakanlar

Kurulu Kararının 1 inci maddesi, “1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt

200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali

dahil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı, 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir” hükmünü amirdir.

9. 31/12/2003 tarihli ve 25333 sayılı üçüncü mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Emlak

Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde (Seri No: 38), “Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek 2 indirimli vergi oranından, Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan; – Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, – Gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm ve maluliyet aylığından ibaret bulunanlar, – Gaziler, – Şehitlerin dul ve yetimleri, yararlanacaklardır” ifadelerine yer verilmiştir.

10. 12/05/2005 tarihli ve 25813 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Emlak Vergisi Kanunu

Genel Tebliğinde (Seri No: 44), “ … Bakanlığımıza yapılan başvurular üzerine, mükelleflere kolaylık sağlamak amacıyla hiçbir geliri bulunmayan ve Türkiye sınırları içinde brüt 200 2 m ’yi geçmeyen tek meskene sahip olan mükelleflerin bu Tebliğ ekinde yer alan Taahhüt

Belgesini ilgili belediyeye vermeleri halinde bu meskenleri için 2004 yılından itibaren indirimli (sıfır) bina vergisi oranının uygulanması uygun görülmüştür.

Bu durumda, söz konusu taahhüt belgesinin verilmesi yeterli olup, ayrıca mükelleflerin ikametgahlarının bulunduğu yer vergi dairesinden gelir vergisi mükellefi olmadıklarına ve

T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden aktif sigortalı bulunmadıklarına dair belge almalarına gerek bulunmamaktadır”, düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi”

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 12. Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası bağlamında indirimli emlak vergisi oranından yararlanmak suretiyle ilgili dönemler için emlak vergisi muafiyeti talep etmektedir.

13. 1319 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası, bazı şartları sağlayan mükelleflerin, indirimli emlak vergisi oranından yararlanmasına imkân tanımıştır. Bu kapsamda, Türkiye sınırları içinde brüt 200 m² yi geçmeyen tek meskene malik olan (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil) kişilerden, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar dışında hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, geliri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından alınan aylıktan ibaret bulunanlar, gaziler, engelliler ve şehitlerin dulyetimleri söz konusu indirimli vergi uygulamasından faydalanabilmektedir.

14. Anılan şartlardan “hiçbir geliri olmama” hali, başvuru bakımından önem arz etmektedir.

Zira başvuran Atakum Belediye Başkanlığı’na yaptığı müracaatta, Olağanüstü Kanun

Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığını belirterek, hiçbir geliri olmadığına 2 vurgu yapmış ve yüzölçümü 200 m yi aşmayan meskeninin indirimli emlak vergisi oranından faydalanmasını talep etmiştir. Ancak, Atakum Belediye Başkanlığı, Gelir İdaresi

Başkanlığından aldığı görüş doğrultusunda ve söz konusu şartlardan herhangi birisine değinmeyerek sadece olağanüstü hal kapsamında kamu görevinden çıkarılma işlemine dayanarak talebi reddetmiş ve bu durumu da başvurana gerekçe göstererek bildirmiştir.

15. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinin (A) bendi, vergi kanunu tabirinin anılan Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi olan vergi, resim ve harç kanunlarını ifade ettiğini ve vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade edeceğini hükme bağlamıştır. Başvuranın talebi hakkında Atakum Belediyesine görüş veren Gelir İdaresi Başkanlığı da, söz konusu hükmü gerekçe göstererek başvuranın talebinin reddedilmesi gerektiğini bildirmiştir. Oysaki

213 sayılı Kanunun anılan hükmü, lafzın açık olmadığı hallerde, vergi kanunlarının

konuluşundaki maksadın, ilgili hükmün kanunun yapısındaki yerinin ve diğer maddelerle olan bağlantısının dikkate alınacağını düzenlemiştir. Yani herhangi bir kanun maddesinin uygulanmasında öncelik söz konusu hükmün lafzından çıkan anlama verilecektir. Bu kapsamda, 1319 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde de kimlerin indirimli emlak vergisinden 2 yararlanabileceği tahdidi olarak belirlenmiş, brüt 200 m yi geçmeyen tek meskeni olanlardan hiçbir geliri olmayanların söz konusu imkândan faydalanabileceği, maddenin lafzında açıkça ortaya konulmuş ve buna ilişkin kısıtlayıcı başkaca bir esas da getirilmemiştir.

16. Oysaki Kanun koyucu, indirimli vergi oranından yararlanabilecekleri tahdidi surette belirlemiştir. Bu durum, idari mercilerin iş ve işlemlerinde, söz konusu sınırlamalarla bağlı olduğuna işaret etmektedir. Yani ilgili idareler, Kanunda zikredilen unsurların müracaatta bulunanlar bakımından gerçekleşip gerçekleşmediğine bakıp gerekli işlemleri yapmakla yetinecektir. Bunun dışında, yasama organının iradesinin ötesine geçerek yeni şartlar ihdas etmek, idari mercilerin yaptığı işlemleri, hukuka aykırı hale getireceği anlaşılmaktadır.

17. Dolayısıyla indirimli emlak vergisi oranından faydalanmak isteyen başvuranın, olağanüstü hal kapsamında kamu görevinden çıkarıldığı; kendi beyanının hiçbir geliri olmama yönünde ortaya çıktığı; bununla birlikte, ne Atakum Belediye Başkanlığı ne de Gelir İdaresi 2

Başkanlığının, başvuranın sahip olduğu meskenin brüt 200 m den büyük olduğu ve/veya gelirinin bulunduğuna dair bilgi veya belge sunamadığı gözetildiğinde, başvuranın indirimli emlak vergisi oranından yararlanması gerektiği değerlendirilmektedir.

18. Yukarıdan beri anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 2 başvuranın, brüt 200 m yi geçmeyen tek meskene sahip olması ve hiçbir geliri olmadığını ilişikte sunulan SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün tarihli yazısıyla belgelendirdiğinden dolayı, indirimli emlak vergisi oranından yararlandırılması suretiyle ilgili dönemler için emlak vergisi muafiyetinin sağlanması gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuru konusuyla ilgili olarak başvurana gerekçeli olarak cevap verildiği; bu suretle “kararların gerekçeli olması” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı, ancak “karara karşı başvuru yolları ve sürelerinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup, dolayısıyla idareden bundan böyle bu ilkeye de uygun hareket etmesi önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Samsun

Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ ile; Başvuranın hiçbir gelirinin olmadığını belgelendirmesi nedeniyle indirimli emlak vergisi oranından yararlandırılması suretiyle ilgili dönemler için emlak vergisi muafiyetinin sağlanması hususunda ATAKUM BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Bu kapsamda, başvuruya ilişkin verilen Kararın bir örneğinin de bilgi mahiyetinde GELİR

İDARESİ BAŞKANLIĞINA İLETİLMESİNE,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Atakum Belediye

Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA, ATAKUM BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA ve GELİR

İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi